mahkeme 2022/919 E. 2025/1403 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/919

Karar No

2025/1403

Karar Tarihi

12 Eylül 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/919
KARAR NO : 2025/1403
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 21/01/2020
NUMARASI : 2016/822 Esas- 2020/30 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı hakkında komisyon alacağının tahsili amacıyla 28.01.2016 tarihinde İzmir 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik yetki üzerine, İstanbul 3. İcra Müdürlüğüne gönderildiğini, anılan müdürlüğün ... Esas sayılı dosyasında gönderilen ödeme emrine de haksız şekilde itiraz edildiğini, müvekkilince verilen hizmetler nedeniyle davalı şirketçe sigorta gider belge belgesi düzenlediğini, istihsal komisyonunca kaza bedeli olarak 39.037,72 TL bedel belirlenmesine rağmen iptal komisyonunca kaza bedelinin 7.333,35 TL düşürüldüğünü, davalının bu faturaya istinaden müvekkiline 31.907,88 TL ödemesi gerekirken ödeme yapmadığını, ticari nitelikteki işlem için talep edilen faizin yerinde olduğunu ileri sürerek, takibe yenilik itirazın iptali ile takibin 22.775,37 TL üzerinden devamına ve bu miktar üzerinden icra inkar tazminatına karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Tüm dosya kapsamı, taraf beyanları ve mevcut delilleri,sigorta komisyon gider belgeleri, İstanbul 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, yukarıda özetlenen bilirkişi raporu ile birlikte dosya içerisinde mevcut tüm belgeler değerlendirildiğinde; Davacının davalıya sunmuş olduğu hizmet karşılığı düzenlenen sigorta gider belgesine istinaden davalıdan alacaklı olduğu, bu hususun bilirkişi incelemesi neticesinde tespit edilerek icra takip tarihi itibarı ile davacının davalıdan 29.033,35 TL alacak talep edebileceği, bilirkişi raporu doğrultusunda davacı tarafın, 01.08.2016 dava tarihi itibarı ile- talep ettiği 22.775,37 TL'yi 05.02.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile 29.033,35 TL olarak neticelendirdiği, ancak; ıslah tarihi itibariyle, ıslah edilen miktar yönünden itirazın iptali davasına ilişkin 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği ve ıslahla artırılan 6.257,98 TL yönünden davanın reddedilmesi gerektiği, davalının davaya cevap vermeyerek defter ve kayıtlarını sunmadığı, taraflarca hazırlama ilkesinin geçerli olduğu davada denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu neticesinde davacının davalıdan 22.775.37 TL alacaklı olduğu, böylece davacı tarafından davalı aleyhine girişilen davaya konu İstanbul 3. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında davacının icra takibinde kısmen haklı olduğu anlaşılarak alacağın likit ve itirazın haksız olduğu..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul 3. İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı dosyasına yönelik itirazın 22.775,37 TL asıl alacak üzerinden iptaline ve takibin devamına, ıslah talebindeki istemin reddine, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Sigorta AŞ'nin ... sayılı Sigortacılık Kanun'unun 20. maddesine istinaden Hazine Müsteşarlığı tarafından Başbakan Yardımcılığı Makamının 07.08.2015 tarih ve 24316 sayılı onayı ile tüm branşlardaki ruhsatlarının iptal edildiğini ve yönetim kuruluna Hazine Müsteşarlığı tarafından yeni yönetim kurulu üyeleri atandığını, şirketin tüm malvarlıklarına Hazine Müsteşarlığı tarafından bloke konulduğunu, 07.08.2015 tarihinde poliçe tanzim etme ruhsatlarının iptali nedeniyle bu tarihten itibaren yeni poliçe düzenlenmediğini, yürürlükte olan poliçelerinin birkısmı müşterilerin talebi üzerine iptal edildiğini, bir kısmı ise vadelerinin ise 07.08.2016 tarihinde sona erdiğini, Mahkemece müvekkilinin ticari kayıt ve defterleri üzerine inceleme yapılmadan, sadece davacının defterleri incelenerek karar verildiğini, oysa sözleşmenin 25. maddesine göre müvekkilinin belgelerinin münhasır delil olduğunu, mahkemece delil sözleşmesine aykırı şekilde karar verildiğini, Mahkemenin eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporunda iptallerden kaynaklanan komisyon iadelerini mahsup etmediğini, acentenin 07.08.2015 tarihinden önce düzenlediği poliçelerin bir kısmının iptal edildiğini, poliçe iptallerinden kaynaklanan komisyon iadelerinin acentelerin muavin hesaplarına yansıtıldığını, davacının iptal ettiği poliçeler bakımından da bu işlemlerin yapıldığını, bilirkişi raporlarında iptal edilen poliçelerin iadeleri tespit edilerek hesaplamadan düşülmediğini, müvekkilinin kayıtlarına kabul anlamına gelmemek üzere 2022 yılı muavin kaydına göre 23.346,27 TL'lik bakiye tutar göründüğünü, buna rağmen bilirkişi tarafından acentenin kayıtlarında 29.033.35 TL alacak belirlendiğini, bilirkişi tarafından davacı ve davalı kayıtları arasındaki mutabakatsızlığın nedenlerinin belirlenmeden eksik incele ile düzenlenen raporun, mahkemece hükme esas alındığını, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatına karar verilemeyeceğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine, karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasında düzenlenen acentelik sözleşmesi kapsamında, davacı acente tarafından düzenlenen poliçelere isabet eden komisyon bedellerinin tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacının 31.907,88 TL asıl alacak ve 3.249,36 TL işlenmiş faiz olmak üzere toplam 35.157,24 TL alacağın tahsil amacıyla ilamsız takip başlattığı, takibin dayanağına 07.02.2015 tarihli ... no'lu komisyon gider belgesi olduğu anlaşılmıştır. Takibin yetkili icra dairesinde yapılmaması nedeniyle dosyanın gönderildiği yetkili icra dairesinde gönderilen ödeme emrine süresinde itiraz edildiği, itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Davalı ... AŞ'nin ... sayılı Sigortacılık Kanununun 20. maddesine istinaden Hazine Müsteşarlığı tarafından Başbakan Yardımcılığı Makamının 07.08.2015 tarihli ve 24316 sayılı onayı ile tüm branşlardaki ruhsatları iptal edilmiş ve yönetim kuruluna Hazine Müsteşarlığı tarafından Hazine Müsteşarlığına bağlı yeni yönetim kurulu üyeleri atanmıştır. Sigortacılık Kanunu’na göre şirketin tüm malvarlıklarına Hazine Müsteşarlığı tarafından bloke konulmuştur. 07.08.2015 tarihinde davalının poliçe düzenleme izinleri iptal edilmiştir. Davalı sigortanın üçüncü kişilere verdiği teminatlara ilişkin bir kısım poliçeler iptal edilmiş olup, iptal edilmeyenlerin ise sözleşme süresinin sonunda yenilenmediği anlaşılmıştır. Taraflar arasında düzenlenen 16.04.2014 tarihli acentelik sözleşmesi ile acentelik ilişkisi başlamıştır. Acentelik sözleşmesi yukarıda belirtilen idari tasarrufla sonlandırılmıştır. Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden önce davalı şirketçe gönderilen ve takip dayanağı olan 07.02.2015 tarih ... no'lu sigorta komisyon gider belgesinin davalı ... şirketince düzenlenerek davacıya gönderildiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinde, acente tarafından tahsil edilen primlerin ne şekilde aktarılacağı, acente komisyonu ve uyuşmazlık halinde davacı şirketin defter ve kayıtlarının HMUK'nın 287.maddesine göre münhasır delil olduğu konusunda düzenlemeler yapmışlardır. Sözleşmenin 54.maddesinde açıkça davalı delillerinin münhasır delil olduğu kabul edilmiştir. Bu nedenlerle uyuşmazlıkta öncelikle davalı defterlerinin incelenmesi gerekmektedir. Mahkemece davacının ticari defterleri incelenmiş ve davacının alacağı belirlenmiştir. Alınan bilirkişi raporunda davacının alacağı kendi defterlerine göre 29.033,35 TL olarak belirlenmesinden sonra davacı vekili 05.02.2019 tarihi ıslah dilekçesiyle itirazın iptali davasını ıslah etmiştir. Ancak ıslah bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde yapılmadığından mahkemece davanın ıslah edilen kısmına yönelik talep reddedilmiştir. Davacı vekilinin reddedilen kısma ilişkin bir istinafı bulunmadığından sadece davanın kabul edilen kısmının yerinde olup olmadığı incelenecektir. Yukarıda belirtildiği üzere taraflar arasındaki sözleşmede münhasır delil sözleşmesi bulunmaktadır. İlk derece mahkemesince 13.10.2017 tarihli duruşmada uyuşmazlık tespit edilerek davanın cevap dilekçesi sunmadığı belirlenmiş ve tahkikat duruşmasından geçileceğine ilişkin ara karar verilerek taraf vekillerine tebligat gönderilmiştir. Bu duruşmada verilen ara kararla davacı defterlerinin incelenmesi için İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmasına karar verilmiştir. Davacının kesin süre içerisinde gider avanslarını yatırması nedeniyle talimat yazılmış bilirkişiden rapor ve ek rapor alınmıştır. Her iki raporda davacının defter ve belgeleri incelenmiş, davalının ticari defterleri ise incelenmemiştir. Devam eden oturumlarda mahkemece davalının ticari defterlerinin incelenmesi hususunda herhangi bir ara karar oluşturulmamıştır. Ek rapor alındıktan sonra 30.04.2019 tarihli duruşmada sözlü yargılamaya geçilmiş devam eden oturumlarda tarafların mazeretleri kabul edilerek 21.01.2020 tarihinde karar verilmiştir. Bir davada çekişmeli olan hususların ispatı için taraflardan delil istenir. İspat esasen davadaki çekişmeli olan hususların aydınlatılması için yürütülen bir yargılama faaliyetidir. Tarafların kabulüne olan hususların aydınlatılması için herhangi bir araştırma yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Bu tür bir uyuşmazlıkta taraflar arasındaki sözleşmedeki derin hükmüyle dikkate alındığında öncelikle davalının ticari defterlerinin incelenmesi gerekmektedir. Mahkeme bu husustaki ispat yükümlülüğü yerine getirilmemiştir. Ancak davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde davalının 2020 yılı muavin kayıtlarına göre davacının 23.346,27 TL alacağı bulunduğu, buna rağmen davacı acente kayıtlarında bu alacağın bilirkişi tarafından 29.033,35 TL olarak belirlendiği beyan edilmiştir. Davalı vekilinin bu beyanlarına göre davacının, davalı kayıtlarına göre 23.346,26 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekili istinaf dilekçesine 2020 yılı muavin kayıtlarını eklemiştir. Davalı şirketin faaliyet izninin kaldırılması ve yeni poliçe düzenlenmemesi, aradan geçen sürede poliçelerin süresinin ve iptal işlemlerine ilişkin tüm sürelerin dolması nedeniyle davalı vekilinin beyan ve sunulan deftere itibar edilerek borcun belirlenmesi gerekmektedir. Davalı tarafından beyan edilen bu hususun araştırılması için yeniden davalının ticari defterlerinin incelenmesine gerek bulunmamaktadır. Mahkemece hüküm altına alınan alacağın 22.775,37 TL olduğu dikkate alındığında, davalı defterindeki alacak miktarının bundan daha fazla olduğunun beyan edilmesi karşısında, ilk derece mahkemesi kararının bu yönüyle kaldırılması usul ekonomisine aykırı olduğundan davacı vekilinin buna ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın, davacının düzenlendiği poliçelerden kaynaklı prim komisyonu olması nedeniyle, bu alacağın davalı tarafından hesaplanabilir ve likit olduğu anlaşılmakla, davalının icra inkâr tazminatına yönelik istinaf başvuru nedenleri de yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, davalı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 1.170,00 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,6-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 12.09.2025
KANUN YOLU : HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun miktarına göre karar kesindir.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim