mahkeme 2022/893 E. 2025/1381 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/893

Karar No

2025/1381

Karar Tarihi

11 Eylül 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/893
KARAR NO : 2025/1381
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/03/2022
NUMARASI : 2019/591 Esas - 2022/246 Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak (Ayıplı mal satımından kaynaklanan)
Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin inşa ettiği otelde kullanılmak üzere davalıdan ... rölesi satın alarak satış bedelini ödediğini, satın alınan ürünlerden 50 adet rölenin her birinin farklı tarihlerde arızalandığını, ürünlerin ayıplı olması ve yangın tehlikesi dikkate alınarak diğer ürünlerin kullanımına son verildiğini, Rize 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/10 D. İş sayılı dosyasında yaptırılan delil tespiti sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, otelin elektrik sisteminin ve elektrik gerilim değerinin sorunsuz olduğu, satılan ürünlerin ayıplı olduğunun belirlendiğini, Rize 3. Noterliğinin 16.03.2018 tarihli ihtarı ile ödenen 91.000,00 TL satım bedelinin iadesinin istendiğini, cevabi ihtarda talebin kabul edilmediğini ileri sürerek, satım bedeli olan 91.000,00 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; taraflar arasında yapılan satım sözleşmesi kapsamında ürünlerin teslimi ile müvekkilinin edimini yerine getirdiğini, ürünlerin davacı şirketin Rize'de yaptırdığı otele montajının müvekkilinin sorumluluğunda olmadığını, ürünlerin tam, çalışır ve sağlam olarak davalıya teslim edildiğini, ürünlerin montajı ve devreye alınma işlemlerinin davacı veya anlaştığı elektrikçi tarafından yapıldığını, davacı şirketin şikayeti üzerine müvekkili şirket görevlilerinin yaptığı incelemede cihazların elektrik bağlantılarının neredeyse tamamının hatalı yapıldığı, tüm oda içi elektrik dağılımlarının tek bir röle üzerinden yapıldığı, bazı odalarda röle girişine iki adet faz bağlandığının belirlendiğini, müvekkili şirketin gözetiminde yapılan çalışma ile 60 odanın bağlantılarının düzeltildiğini, rölelerin hatalı elektrik bağlantısı nedeniyle yandığını ve bunun sorumluluğun bağlantıyı yapan ve davacının çalıştırdığı elektrikçiler olduğunu, tespit raporunda rölelerin hep aynı şekilde bakır yollarının koptuğu ve yandığının belirtildiğini, bunun sebebinin ise otel inşaatında trifaze elektrik kullanılması, pek çok odada energy saver cihazlarına gelen elektrik sisteminde hatalı şekilde çift bazlı olması, cihazın çıkışında yüksek akımın klemense bakır yollarını eriterek kopmasına ve kısa devre yaptıracak bağlantıların faz çakışmaları olduğunu, energy saver cihazlarının adaptörlerinin ters bağlantı nedeniyle yandığını, 60 odada müvekkilinin mühendisinin denetiminde bu hataların giderildiğini, satılan energy saver cihazları ve rölelerinde ayıp bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davacı tarafından talebi ile Rize1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/10 d.iş sayılı dosyası ile yapılan tespit neticesinde düzenlenen 16.03.2018 tarihli bilirkişi raporu ile 'ürünün kullanımı durumunda istenilen verimi ilk kullanımdan itibaren yerine getirememesi dolayısıyla ayıplı olduğu değerlendirilmektedir.' açıklaması ile ürünlerin ayıplı olduğuna dair rapor düzenlendiği ancak raporda ürünler de ki ayıbın açık veya gizli olduğuna dair tespit yapılmadığı gibi davalı tarafın kendisine 02.04.2018 tarihinde tebliğ edilen rapora süresi içerisinde 06.04.2018 tarihinde itiraz ettiği görülmüştür. Mahkememizce bunun üzerine yeni bir heyetten rapor alınmış 23.09.2021 tarihli raporda arızanın hatalı montaj yapılması ve yüksek akım verilmesinden kaynaklandığı ürünlerde açık veya gizli ayıp bulunmadığı tespit edilmiştir. Rize 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden alınan rapor ve mahkememizce alınan bilirkişi raporu arasında çelişki bulunması ve davacı tarafından rapora itiraz ile talep edilmesi üzerine satış konusu ürünlerin davacıya ait otelin elektrik tesisatında denenmesine karar verilmiş, talimat yolu ile mahallinde uygulama neticesinde düzenlenen 28.01.2022 tarihli bilirkişi heyet raporu ile davacı sorumluluğunda olan montaj neticesinde yüksek akım çekilmesi veya tesisatta meydana gelen kısa devreler sonucu kart üzerinde ki bakır hatların eriyerek koptuğu, ürünlerde gizli veya açık ayıp bulunmadığı bildirilmiştir. Mahkememizce yargılama sırasında alınan 23.09.2021 ve 28.01.2022 tarihli her iki rapora da itibar edilmiş, bu suretle ürünlerin ayıplı olmadığı..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilince ürünlerde ayıp bulunup bulunmadığının tespiti için delil tespiti yaptırıldığını ve alınan raporda ürünlerin ayıplı olduğunun belirlendiğini, mahkemece talimat yoluyla yaptırılan keşifte ise denenen ürünün patlamadığını, bu hususun ürünlerin ayıplı olduğunu kabul etmek için yeterli olmadığını, zira keşif esnasında ürünler 20 dakika süreyle denendiğini, davalıdan satın alınan ürünlerin sisteme montajından sonra bir kısım ürünlerin anında, bir kısmının ise 2 gün ile bir hafta arasında yandığını, ürünlerin ayıplı olup olmadığının tespiti için ürünün deneme işleminin en az 1 hafta boyunca yapılması gerektiğini, 20 dakikalık bir deneme sonucunda ürünlerin ayıplı olmadığına dair düzenlenen bilirkişi raporunun esas alınarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, TBK'nın 227/1 maddesi uyarınca, satım konusu emtiaların ayıplı olması nedeniyle satım sözleşmesinin feshi ile ödenen satım bedelinin geri tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında elektrik energy sarver ve implus rölesi satımı konusunda sözleşme ilişkisi bulunduğu, davalı tarafından gönderilen teklifin, davacı tarafından kabul edilerek satım sözleşmesi ilişkisinin kurulduğu, satım konusu emtiaların 10.10.2017 tarih ve ... nolu irsaliyeli fatura ile davacıya teslim edildiği; satım bedelinin davacı tarafından ödenerek sözleşmenin karşılıklı olarak ifa edildiği anlaşılmıştır. Sözleşmede davalının ürünleri satacağı, montajının ise davacıya ait olduğu anlaşılmaktadır. Davacı, elektrik sistemine monte ettiği ürünlerde ayıp bulunduğu iddiasıyla 12.03.2018 tarihinde Rize 1. Asliye Hukuk Mahkemesine delil tespiti için başvurmuştur. Mahkemece oluşturulan bilirkişi kurulunun yapmış olduğu incelemeden satım konusu ürünlerin ayıplı olduğu elektrik sisteminde herhangi bir sorun olmadığı gerilimin sorunsuz geldiği belirlenmiştir. Bunun üzerine davacı tarafından düzenlenen Rize 3. Noterliğinin 16.03.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarı ile satın alınan 300 adet energy sarver ve implus rölesi emtiasının ayıplı olduğu, satılan ürünlerin sisteme takılarak, denendiğini, elektrik verildikten sonra 50 rölede bir hafta içerisinde arıza meydana geldiği belirtilerek rölelerin iade alınarak satım bedelinin ödenmesi istenmiştir. Davalı şirketçe düzenlenen Kadıköy 30. Noterliğinin 02.04.2018 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarında, davacının ihbarı üzerine yandığı iddia edilen röle sayısının 25 olduğu, bu rölelerin bir kısmının 12 volt yerine 220 volt elektrik verilmesi nedeniyle, bir kısmının ise hatalı bağlantı sonucu kısa devre yaparak yandığı belirtilmiştir. Davanın açıldığı mahkemece verilen yetkisizlik kararı üzerine, dava dosyasının gönderildiği görevli ve yetkili mahkemece tarafların delilleri toplanarak, bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Satım konusu emtiada ayıp bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa ayıbın niteliğinin belirlenmesi amacıyla mahkemece HMK'nın 266. maddesi gereğince bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 23.09.2021 tarihli raporda, dava konusu sarver ve implus rölesi emtiasının montajının davacı şirket sorumluluğunda olduğunu, ürünün besleme girişi ve role çıkış uçlarına hatalı monte edildiğini, ürünün yüksek akım çekilmesi, yüksek gerilim verilmesi sonrası, ürünlerde bakır hatların eriyerek koptuğu veya varistörlerin yandığı, varistörlerin yanması elektronik devrenin korunması, elektronik derelere zarar gelmemesi için koruma amaçlı elemanlar olduğundan bu durumun normal olduğu, ürünlerde açık veya gizli ayıp bulunmadığı belirlenmiştir.Mahkemece yazılan talimat üzerine davacıya ait otelde monte edilen satım konusu emtia üzerinde keşif yapılarak bilirkişi raporu düzenlenmiştir. Bilirkişi kurulunca düzenlenen 28.01.2022 tarihli rapordu montajı davacı şirketin sorumluluğunda olan energy saver ve impuls röle sisteminin röle çıkış uçlarından yüksek akım çekilmesi veya tesisatta meydana gelen kısa devreler sonucu kart üzerindeki bakır hatların eriyerek koptuğu, ürünlerde gizli veya açık ayıp tespit edilmediği belirlenmiştir.Davacının yaptırmış olduğu delil tespitinde ürünlerde ayıp bulunduğu tespit edilmiştir. Ancak mahkemece yerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda ürünlerde ayıp bulunmadığı, aksine elektrik sistemindeki hatalar ve olması gerekenden yüksek akıp verilmesi nedeniyle bir kısım rolelerin yandığı tespit edilmiştir. Talimat yoluyla alınan bilirkişi raporunda, bilirkişilerin teknik bilgisi çerçevesinde gerekli olan süre kadar elektrik akımı sisteme verilmiştir. Bu sürenin yeterli olup olmadığına ilişkin teknik bilgi oluşturulan bilirkişi kurulunda mevcuttur. Bilirkişiler sistemin denenmesi için gerekli olan 20 dakikalık süre içerisinde verilen enerjiden ürünlerin etkilenmediği, kusurlu ürünlerin laboratuvar ortamında incelenmesinde bir aksaklık görülmediği belirlenmiştir. Sistemdeki yüksek gerilim veya kısa devreden kaynaklı bir arızanın tespiti için ürünün belli bir süre elektrik akımına maruz bırakılmasına gerek bulunmamaktadır. Zira kısa devre sonucu oluşacak arızaların hemen oluşacağı, bilirkişi incelemesinde de normal elektrik akımı altında ürünlerin zarar görmeyeceği kesin şekilde belirlenmiştir. Bilirkişi kurulunun gerek laboratuvar ortamında gerekse ürünlerin uygulandığı sistem üzerine yapmış olduğu inceleme sonucu düzenlenen rapor yeterli olup, ürünlerde gizli veya açık bir ayıp bulunmadığı kesin şekilde belirlendiğinden yeniden keşif veya bilirkişi incelemesine gerek bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf nedenlerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜYukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara tebliğine,5-Dosyanın, karar kesinleştiğinde, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 11.09.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.
KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim