mahkeme 2022/805 E. 2025/1399 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/805

Karar No

2025/1399

Karar Tarihi

12 Eylül 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/805
KARAR NO : 2025/1399
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/11/2021
NUMARASI : 2017/903 E. - 2021/773 K.
DAVANIN KONUSU: Şirket ortaklığından kaynaklı kâr payı alacağı.
Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ün, İstanbul Ticaret Sicili memurluğunun ... sicil no'suna kayıtlı davalı şirketin, %10 hissesine sahip ortağı bulunduğunu, İstanbul, Fatih, Eminönü, Demirtaş Mh., Ord. ...Cad. No:...'deki 4675 m2 sahalı yerin, otopark işletmeciliği, müvekkilimin de hissedarı bulunduğu, şirket tarafından yapılmakta olduğunu, 01.11.2010 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile aylık 18.000 TL bedel ile 10 yıl süre ile ...den kiralanan 7 katlı otopark işyerinin, geçici çalışma izin belgesinin 18.10.2010 tarihinde, Fatih Belediye Başkanlığı'ndan alınmış olduğunu, müvekkilinin ortağı bulunduğu davalı şirketin, aylık 200 sabit, günlük 350-400 araç giriş çıkışı olan, otopark işletmeciliği yapılan işyeri nedeni ile 2015 yılından beri şirketin hiçbir ödeme yapmadığını, tüm gider ve masraflardan sonra, aylık net 50.000-TL gelir elde edilen otopark işletmeciliği nedeniyle, müvekkilinin şirketteki payına göre ödeme yapılmaması nedeniyle, müvekkilinin ortağı bulunduğu şirkete, Beyoğlu 1. Noterliği'nin 98.08.2017 günlü, ... sayılı ihtarnamenin keşide edilmiş olduğunu, davalı şirket tarafından verilen, Beyoğlu 26. Noterliği'nin 17.08.2017 günlü... sayılı cevabi ihtarnamede, şirketin çalıştırmakta olduğu otoparkın, kira personel ve asansör sistemi ile çalışan otopark olmasından dolayı, normal otoparklara göre, gelirlerinin giderlerini karşılayamadığının açıklanmış olduğunu, davalı şirketin beyan ve açıklamalarının gerçeğe ve fiili duruma uygun bulunmadığını, davalı şirketin çalıştırmakta olduğu otoparkın, 2015 yılından itibaren gelir ve giderlerinin bilirkişi marifeti ile tespit edilerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik müvekkilinin şirketteki payına göre 30.000.-TL alacak talep etmek zorunluluğu hasıl olduğunu iddia ederek, 6100 sayılı H.M.K.nun 107. Maddesi uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kaymak kaydıyla, şimdilik şirketteki payına göre, 30.000.-TL alacağının davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; Davacının dava dilekçesinde bahsettiği %10'luk sermayesine karşılık gelen sermaye borcunu müvekkil şirkete ödemediğini, ticaret sicilden de anlaşılacağı üzere şirketin aslında bir aile şirketi olduğunu davacı tarafın sırf müvekkili şirket yöneticileri tarafından kendisine katkı olsun diye %10 luk hisse verilmiş olduğunu, ödemelerde karşılıklı güvene dayandığı için elden yapılmış olduğunu, elden yapılan bu ödemelerin, 2011 yılında ortaklığın kurulmasından itibaren aylık 1.100,00 TL, 2012 yılında aylık 1.100,00 TL, 2013 yılında aylık 1.200,00 TL, 2014 yılında aylık 1.350,00 TL, 2015 yılında aylık 1.350,00 TL, 2016 yılında aylık 1.350.00 TL şeklinde ödemelerde bulunulduğunu, yine davacıya bu ödemeler dışında oturmakta olduğu evine bakım masrafı olarak 3.500,00 TL yazlık evinin bakım onarım masrafı için 3.000.00 TL ve bir davadan dolayı avukat masrafı olarak 2.000.00 TL olarak elden ödemelerde bulunmuş olduğunu, ortaklığın kurulması ile ilk zamanlardan sonra davacı yanın sadece para almak için iş yerine uğradığını bunun dışında işlerle ilgilenmediğini, müvekkili şirketin yetkilisinin davacıya defalarca ödemesi hususunda uyarmasına rağmen eskiden tanıdığı olması ve paraya ihtiyacı olması sebebiyle bu zamana kadar idare ettiğini ancak davacı yanın bununla yetinmeyerek iş bu davayı ikame etmiş olduğunu, muhasebe kayıtlarından da anlaşılacağı üzere müvekkili şirketin son yıllardaki ekonomik şartların ağırlaşması ile zarar etmekte olduğunu, işletilen otoparkın asansör sistemi ile çalışmakta olduğunu, bu sistem arızalandığında otoparkın çalıştırlamadığını, zararın tespiti için dava da İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/362 Esas sayılı dosyası celp edildiğinde anlaşılacağını, yine davacı tarafın dava dilekçesinde bahsettiği gibi otoparkın 7 katlı değil 5 katlı olduğunu, günlük araç sayısının da 100 araç civarında araç barındırmakta olduğunu, davacının ortağı olduğu iş yeri hakkında bilgisi olmaması işi ile ilgilenmemesinden kaynaklı olduğunu, yine davacı yanın açmış olduğu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmaması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; ".. .6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 616/1-e maddesi ile limited şirketlerde kâr payı dağıtımı konusunda münhasır yetkili organın limited şirket genel kurulu olduğu, bu yetkinin devredilemez olduğu düzenlenmiştir. Davalı şirketin yasal defter ve vergi kayıtlarının incelenmesiyle düzenlenen bilirkişi raporlarında davacının kar elde etmediği tespit edilmiş olup, bununla birlikte limited şirketlerde şirketin kâr elde etmiş olmasının ortaklara doğrudan kâr payı talep etme yetkisi vermeyeceği, kâr payı dağıtılabilmesi için öncelikle ortaklara kâr payı dağıtılması yönünde ortaklar kurulunca bir kararın alınması gerektiği, kâr payının, genel kurulda verilen dağıtım kararından sonra ortaklarca talep edilebilir hale geleceğinden ve genel kurulda kâr payı dağıtımına ilişkin karar alınmadığı müddetçe kâr payı dağıtımının yapılmasının mümkün olmadığından ...." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 22.03.2019 tarihli bilirkişi raporunda 2015 yılı dahil 2017 yılı sonrasında davacıya kâr payı ödemesi yapılmadığını, davacının sermaye koyma borcunu yerine getirdiğini, dava konusu şirketin kuruluş yılından itibaren bilançosunu zararla kapattığını, 2017 takvim yılı bilançosunda geçmiş yıllar zararlarının 524.233,48 TL olarak beyan edildiğinden davacının kar payı alacağının bulunmadığı, şirketin bilanço karı elde etmeye başlaması sonrasında genel kurulda alınacak kar dağıtım kararının tescil ve ilanı ile kar payı alacağının doğacağını, davalı şirketin 20.09.2010 kuruluş tarihinden itibaren otopark işletmeciliğinde zarar gösterdiği, kafe gelirlerini de yasal defterlerinde göstermemesi sebebiyle kötü niyetli olduğunun açıkça görüldüğünü, 22.03.2015 günlü raporda, otoparkın fiziki yapısının incelendiğini, gece gündüz talep gören bölgenin otopark ihtiyacını artırdığı değerlendirilmesinde bulunulduğunu, kötü niyetli olduğu açıkça görülen davalının otopark işletmesi nedeniyle otoparka araç giriş ve çıkışları ile park sebebiyle son 20 günlük kamera görüntülerinin istenmemesi deliller toplanmadan eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen bilirkişi raporunun hükme dayanak yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, limited şirket ortağının kâr payı alacağının tahsili istemiyle açtığı bir alacak davasıdır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, davacının davalı şirketin %10 hissesine sahip ortağı olduğu, davalı şirketin faaliyetinin katlı otopark faaliyeti olduğu konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, davacının davalı hissedar olduğu şirketten kar payı alacağının olup olmadığı, mahkemece yapılan inceleme ve değerlendirmenin yerinde ve yeterli olup olmadığı ile kararın usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davalı şirketin 2010 yılında kurulduğu, şirket yetkilisinin ... olduğu, davacı vekili tarafından 08.08.2017 tarihinde Beyoğlu 1. Noterliğinde düzenlenen ihtarnamenin davalı şirkete temsilen şirket müdürü ... adına düzenlendiği, söz konusu ihtarnamede müvekkilinin %10 hissesinin ortak olduğu şirketin İstanbul ili Fatih ilçesinde 4675 m2 sahalı yerin otopark işletmeciliğini gerçekleştirdiğini, ...den 01.11.2010 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile aylık 18.000,00 TL bedel ile 10 yıl süre ile kiralanan 7 katlı otopark iş yerinin geçici çalışma izin belgesinin 18.10.2010 tarihinde müvekkili tarafından Fatih Belediye Başkanlığından alındığını, 200 sabit, günlük 350 - 400 araç giriş çıkışı olan otopark işletmeciliği yapılan iş yeri nedeni ile 2012 yılından beri müvekkilinin şirketteki payına göre hiçbir ödeme yapılmadığını, tüm gider ve masraflardan sonra aylık net 50.000,00 TL gelir elde edilen otopark işletmeciliği nedeniyle müvekkiline ödeme yapılmamasından dolayı yargı yoluna başvurulacağını bu nedenle ayrıca Maliye ve Çalışma Bakanlığına başvurulduğunu belirterek geçici izin belgesinin iki yıldır İstanbul Böyükşehir Belediyesi Başkanlığından yenilenmeme ihtimalide dikkate alınarak otopark işletmesi nedeniyle elde edilen gelirden müvekkilinin payına 2012 yılından itibaren isabet eden ödemelerin yapılmasını talep ettiği, davalı şirket tarafından 17.08.2017 tarihli cevabı ihtarname ile ihtarnamede belirtilen hususların gerçeği yansıtmadığı, müvekkili şirketin kuruluş aşamasından itibaren zarar ettiğini, çalışmakta olduğu otoparkın kira, personel ve asansör sistemi ile çalışan bir otopark olmasından dolayı gelirlerinin giderlerini zaman zaman karşılayamadığı, şirkete ait otoparkın Fatih Belediyesi tarafından 2013 yılında ruhsatsız faaliyetten dolayı mühürlendiğini, uzun süre faaliyet gösteremediğini, bundan dolayı zarara uğradığını, geçici çalışma iznini davacı tarafça alınmadığını, müvekkilinin vergi ve SGK borçlarının bulunduğunu, borçların yapılandırarak taksitli bir şekilde ödemelerinin devam ettiğini belirttiği, davacının ise iş bu davayı açmış olduğu, davalı şirket ile dava dışı ...arasında 01.11.2010 kira başlangıcı ile 10 yıl süreli otopark kira sözleşmesinin gerçekleştirilmiş olduğu, Fatih Belediye Başkanlığı tarafından davalı şirkete 15.10.2010 tarih 2010/62 sayılı karar ile bir yıl süreli geçici çalışma izin belgesi verildiği, bitiş tarihinin 18.10.2013 olarak belirtildiği, iş yerinin 4675 m2 katlı otopark olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, tarafların delillerini ibrazı ile birlikte bilirkişi incelemesi yaptırılmış, 22.03.2019 tarihli bilirkişi heyet raporu alınmıştır.Davacı vekili bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde; 2015 ve 2016 yıllarına ait elde edilen gelir giderle birlikte günlük ve aylık miktarların ne kadar olması gerektiğinin tespitinin gerektiğini, ayrıca raporda 2015 - 2016- 2017 yıllarında iki katın kafe olarak kullanılması ile ilgili gelir ya da gidere ait belge ibraz edilmediğinden yasal defterlerde kafe gelir ve giderlerine rastlanmadığının belirtildiği, otoparkın iki katının kafe yapılması ile ilgili şirket kararı ile birlikte maliyeye bildirim yapılmış olup olmadığının yapılmış ise kimin adına yapıldığının tespiti gerektiği, vergi kaybının önlenmesi için ayrıca günlük hasılat tespitinin yapılmasınında zaruri olduğunu, vergi dairesinden gerekli belgelerin istenmesini belirterek ek rapor almasını talep etmiştir. Davalı şirket temsilcisi rapora beyan dilekçesinde; önceki beyanlarında belirtmiş olduğu üzere temsilcisi bulunduğu şirketin kuruluş aşamasından beri zarar ettiğini, bir dönem Fatih Belediyesi tarafından mühürlenerek faaliyetinin kapatıldığını, davalı şirketin kar elde edemediğinden kar dağıtımının mümkün olmadığını, kaldı ki emsal ilamda da belirtildiği üzere limited şirketlerde şirketin kar elde etmiş olmasının kendiliğinden limited şirket ortağına kar payı talep etme yetkisi vermeyeceğini, ortaklara kar payı dağıtılabilmesi için öncelikle ortaklar kurulunca bir kararın alınmasını gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İtirazlar değerlendirilmek üzere 14.04.2021 tarihli ek bilirkişi heyet raporu alınmıştır. 16.08.2021 tarihli 2.ek bilirkişi heyet raporunda; mahkemece yapılan incelemeye rağmen şirketin yeniden 2015, 2016 ve 2017 yıllarına ait vergi kayıtlarının incelenmesini talep ettiği, şirketin yasal defterleri ve bu ilgili dönem Kurumlar Vergisi Beyannamelerinde mevcut veriler ışığında heyetçe yapılabilecek herhangi bir işlem ya da tespit mümkün olmadığı çünkü gereken incelemeler zaten kök ve ek raporda da yapılmış, sonuçlarının mahkeme ile paylaşıldığı, kök raporda verilen görüşe aynen bağlı kalındığı, dava dosyasına görüş ve kanaatin değişmediği, yasal defter ve belgelerde yer almayan soyut, afaki bilgilerle tahmin yürütmemizin mümkün olmadığı göz önüne alındığında, ek raporda da belirtildiği üzere, mahkeme tarafından otoparkın kamera kayıtlarının temin edilmesi halinde bu kayıtlardan günlük araç sayısı tespit edilebilecek olup bunlar yasal defterlerle karşılaştırılabileceği, tarafınca yapılan inceleme sadece yasal defter ve belgeler ile sınırlı olduğu, bu durumun kök ve ek raporda da belirtildiği, şayet mahkeme şirket gelirlerinin tespiti hakkında daha fazla bilgiye ihtiyaç duyacak olursa yetkili mercii şirketin bağlı olduğu vergi dairesi olduğu belirtilmiştir. Davacı bilirkişi raporuna karşı itiraz etmiştir. Mahkemece, yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davanın reddine dair hüküm tesis edilmiştir. Davacının davalı şirketin hissedarı olduğu tartışmasızdır. Dosya içerisine ibraz edilen bilgi ve belgelerden davalı şirket tarafından kiralanan yerde katlı otopark işletmeciliği gerçekleştirilmektedir. Yerinde incelemede 7 katlı olarak kiralanan yerin iki katının kafe olarak kullanıldığı, 5 katının ise otopark olarak kullanıldığı tespit edilmiştir. Davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtlarının açılış ve kapanışlarının zamanında yapıldığı, sahibi lehine delil olabilme vasfına haiz olduğu belirlenmiştir. Davacı şirket 15.09.2010 tarihinde tescil edilmiş, şirket hissedarlarından ... tarafından şirketteki mevcut 20.000,00 TL kıymetindeki sermayesinin 12.000,00 TL'si 25.04.2011 tarihli devir temlik sözleşmesi ile davacıya temlik edilmiştir. Ticari defter ve kayıtlar ile mahallinde yapılan incelemede davacı şirketin 2015 - 2016- 2017 yıllarında zarar ettiği, beyannameler göre kar elde etmeyen şirketin kar dağıtımı da yapmadığı tespit edilmiştir. Dosya içeriğine ibraz edilen davalı şirkete ait genel kurul toplantılarında kar dağıtımına dair herhangi bir karar alınmamıştır. TTK'nın 608. maddesinde kâr payı ve yedek akçeler başlığı ile1.fıkrasında; kâr payının sadece net dönem kârından ve bunun için ayrılmış yedek akçelerden dağıtabileceği, kâr payı dağıtımını ancak kanun ve şirket sözleşmesi uyarınca ayrılması gereken kanuni yedek akçelerle şirket sözleşmesinde öngörülmüş yedek akçeler ayrıldığı takdirde karar verilebileceği belirtilmiştir. TTK'nın 616 maddede ise şirketi genel kurulunun yetkileri düzenlenmiştir. 616/1-e bendinde; yıl sonu finansal tablolarının ve yıllık faaliyet raporunun onaylanması, kâr payı hakkında karar verilmesi, kazanç paylarının belirlenmesi, şirket genel kurulunun yetkileri arasında sayılmıştır. Davacının hissedarı olduğu şirket limited şirkettir. Sermaye şirketlerinin kuruluşunda temel amaç kâr elde etmek ve nihayetinde bu kârı ortaklara dağıtmaktır. Davalı şirket bir limited şirket olup yukarıda ifade edildiği üzere TTK'nın 616/1-e düzenlemesine göre, genel kurul kâr payı hakkında karar verme yetkisine sahiptir. Salt şirketin kâr etmiş olması, ortakların kâr payını talep etmesi için yeterli değildir. Ayrıca genel kurulun kâr payı dağıtımına ilişkin karar alması gerekir. Somut olayda ise davalı şirketin kâr elde etmediği, üst üste zarar ile kapatmış olduğu tespit edilmiştir. Kaldı ki; yasanın emredici düzenlemesi gereğince kârın dağıtılmasına karar verme yetkisi münhasıran şirket genel kuruluna aittir. Dosyada, şirket genel kurulu tarafından kâr payı dağıtımına dair herhangi bir karar mevcut değildir. Bu yönde alınmış bir karar olmadan mahkemenin ortaklar kurulu yerine geçerek ortağın kâr payı vermesi mümkün değildir. Bu nedenle davacı vekilinin aksine iddia ve istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 12.09.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.
KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim