Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/2265

Karar No

2025/202

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/2265
KARAR NO:2025/202
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:28/09/2021
NUMARASI:2018/1094 E. - 2021/672 K.
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili arasında var olan ticari ilişki sebebiyle müvekkilinin, davalıdan satın alacağı mallara ilişkin olarak ... Bankası AŞ, ...Şubesi'ne ait 16.11.2018 tarihli, ...çek seri nolu, 138.000,00 TL bedelli çekin verildiğini, ancak çek konusu malların teslimatının yapılmadığını, davalının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve müvekkili tarafından da teslim alınmayan malların bedelinin ödenmeyeceğinin aşikar olduğunu, davalı ....Şti nin dava konusu çeki diğer davalı ...'ye teminat için verdiğini, davalının dava konusu çek bedeline hak kazanmadığını, alacaklı sıfatına da haiz olmadığını ileri sürerek, davacının davalılara çekten doğan borcunun bulunmadığının tespiti ile dava konusu çekin hükümsüzlüğüne ve iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili, savunmasında özetle; müvekkili ile diğer davalı arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan krediler sebebiyle, tahsil edilmesi halinde kredi borcuna mahsup edilmek üzere dava konusu çekin müvekkili bankaya ciro edildiğini, çekin ibraz süresi içerisinde muhatap bankadan sorulduğunu, karşılığı bulunmaması üzerine karşılıksız olduğunun şerh edildiğini, iyi niyetli meşru hamil olan müvekkil Bankanın, çek karşılığı keşideci ve lehdar arasındaki ilişkiyi bilmek ve bu konuda araştırma yapmak gibi bir yükümlülüğü bulunmadığını, TTK'nın 659. ve 687. maddeleri gereğince davacının 3. şahıslarla arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan defileri iyiniyetli meşru hamil konumunda bu olan müvekkili bankaya karşı ileri süremeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... Şti vekili, savunmasında özetle; davacı ile davalı arasında var olan ticari ilişki sebebiyle davacının davalıdan mal aldığını karşılığında müvekkiline çek verdiğini, ancak davacının iddialarının aksine müvekkilinin işbu ticari ilişki gereği malları teslim etmiş olmasına rağmen, malların karşılığını çeklerin karşılıksız çıkması nedeniyle davacıdan alamadığını, çeklerin karşılığının bulunmaması sebebiyle alacağını tahsil edemeyen müvekkilinin mağdur olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında, davalıya verilmiş olan çekten dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. ...Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde,Davacının ...Bankası A.Ş... Şubesi'ne ait 16.11.2018 tarih ... çek seri nolu 138.000,00 TL bedelli çekten ötürü borçlu olmadığının tespitini istediği, davalı ... Şti. nin davacıya mal teslim edildiğini, ancak dava konusu edilen çekin karşılıksı olduğunu ve bedelinin tahsil edilemediğini, davalı bankanın çekin iyi niyetli hamili olduğunu savunduğu ve davanın reddini talep ettikleri görülmüştür.Dava konusu çekin davacı tarafça aralarındaki ticari alım satıma istinaden davalıya verildiği, davalı tarafça da diğer davalıyla arasındaki sözleşmenin teminatı olarak davalı bankaya verildiği anlaşılmıştır.Mahkememizce dosyamız davacısı ve davalı ... Şti nin ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan inceleme aldırılan ek ve kök raporlar ile davacı defterlerine göre davalıya 1.562.344,20 TL borçlu olduğunun, buna karşılık davalıya toplam 1.598.000 TL tutarında çekler verdiği, hesap edilen borca karşılık davacının davalıya yaptığı ödemeye dair belge ve makbuzun olmadığı, davacı tarafça davalıya yapılmış fazla ödemenin bulunmadığı tespit ve rapor edilmiştir.Davalı taraf ticari defter ve kayıtları yapılan yasal ihtara rağmen ibraz edilmediğinden incelenememiş, davacı tarafın mali müşavir bilirkişi incelemesi için sunulan 2018 yılı ticari defter ve kayıtlarının usul ve yasa hükümlerine göre tutulup tasdiklerinin yapıldığı görülmüş, davacının ticari kayıtlarına göre davalıya borçlu olduğu, bu borçlarına karşılık yaptığı fazladan bir ödemenin olmadığı, bu borcuna karşılık çek verdiği, ancak borcun ödendiğine ve davalıya borcunun kalmadığına dair bir kaydın mevcut olmadığı ve nihayetinde davacının hukuki delil vasfı taşıyan kendi ticari kayıtlarına göre davalı ... Şti ne borçlu olduğu tespit edilmiş olmakla, dava konusu ... Bankası A.Ş. ...Şubesi'ne ait 16.11.2018 tarih ...çek seri nolu 138.000,00 TL bedelli çekten dolayı davalılara borcunun olmadığını ve davasını ispatlayamadığı kanaatine varılmış, davacının davasının reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ... " gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ispat külfetinin davacıda olmamasına rağmen davacı üzerine bırakılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, davalının ticari defter ve kayıtlarını yapılan yasal ihtara rağmen ibraz etmediğini, davalının tacir olduğu, defterleri koruma ve usulüne uygun tutma zorunluluğunun bulunduğu göz önüne alındığında ibraz edilmemesi sebebiyle sahibi aleyhine delil teşkil ettiğini, davalı tarafından ticari defterler sunulmamasına rağmen, salt müvekkilinin sunduğu ve ancak lehine delil niteliği taşıyan işbu defterlere istinaden aleyhe hüküm kurulmasının isabetsiz olduğunu, davalının kasti ve kötü niyetli olarak ticari defterlerini ibraz etmediğini, davalı yanın ticari defter ve kayıtları incelendiği takdirde müvekkilinin borcunun bulunmadığının, dava konusu çekin davalı kayıtlarında "iade edilen çek" olarak yer aldığının görüleceğini, bilirkişi tarafından bu hususlar göz ardı edilerek salt müvekkilinin ticari defterleri esas alınarak varsayımsal çıkarımlar ile hatalı tespitlerde bulunulduğunu, bilirkişi raporunda, müvekkilinin cari hesabından yapılan ödemeye ilişkin belge ve makbuz yer almadığından bahisle müvekkilin davalıya borçlu olduğu yönünde hatalı tespitte bulunulduğunu, ancak davacının davalı süregelen bir ticari ilişkisi bulunduğunu, bu nedenle taraflar arasında toplu ödemelerin yapılmasında ve hesap hareketlerinde ilgili toplu ödemeleri gösterir kayıtların yer almasında hayatın olağan akışına aykırı bir durum bulunmadığını, bilirkişi tarafından ilgili kaydın davalı kayıtlarında yer alıp almadığı dahi tespit edilmeden, salt müvekkilinin ticari defteri esas alınarak varsayımsal çıkarımlar ile hatalı tespitlerde bulunulduğunu, mahkemece de dosyaya sunulan gerçeğe aykırı bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm tesis edildiğini, davalının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, tarafların beyaz eşya ticareti sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalının davacıya toptan ürün sağladığını, bu alanın tabiatı gereği, bedeli ödenerek alıcı tarafından satın alınan ürünlerin, sağlayıcı/satıcı depolarında uzunca bir süre muhafaza edilmeye devam edildiğini, talebin ve kârın durumuna göre, ihtiyaç dahilinde, alıcının önceden bedelini ödemiş olduğu bu ürünlerin satışını yapılmak üzere alıcının mağazasına ilerleyen tarihlerde getirildiğini, ticari örf ve uygulama gereği önden yüklemeli alışveriş yapıldığını, bu nedenle davalı tarafından davacı müvekkile verilen ancak ilerleyen bir tarihte teslim edilmesi kararlaştırılan malların müvekkilinin ticari defterlerine işlenmesinin hayatın olağan akışına uygun olduğunu, ancak, davalı tarafından sözleşme yükümlülükleri yerine getirilmediğini, teslim edileceği belirtilen malların teslimatını gerçekleştirilmediğini, alıcı davacının yapılan ödemeleri kanıtlamakla yükümlü olduğu gibi, davalı satıcının da malın alıcıya teslim edildiğini ispatla yükümlü olduğunu, fakat malların teslimine ilişkin hiçbir belge ibraz edilmediğini, bir çekte herhangi bir nedenle temel alacak bulunmuyorsa, o çekin bedelsiz bir kambiyo senedi olduğunu, bu anlamda, senedin bedelsiz sayılmasında esas alınan şeyin, temel borç ilişkisinin kendisi değil, bu temel borç ilişkisinden doğan temel alacak olduğunu, kambiyo senetlerinin düzenlenmesine vesile olan temel alacağın aynı zamanda temel borç ilişkisinden doğan dar anlamda bir borç olup, daima bir para alacağı ve de çoğu zaman karşı bir edimle mübadele ilişkisi içinde olduğunu, temel alacak niteliğindeki bu para alacağının ifa, takas, ibra, satılan malın hasarlı veya ayıplı çıkması nedeniyle iade edilmesi, keza işbu çekte olduğu gibi satılan malın teslim edilmemiş olması ve yahut senedin hatır senedi olduğu savı gibi, değişik nedenlerle karşılıksız kalmış olabileceğini, çekin bedelsiz kalması nedeniyle, borçlu tarafından açılan bedelsizlik davası ise nitelik itibariyle İİK m. 72/1 anlamında bir menfi tespit davası olduğunu, bu davanın temelinde sebepsiz zenginleşme iddiası bulunduğunu, zira bedelsiz bir çekten kaynaklı olarak çek bedeli tahsil edilecek olursa sebepsiz zenginleşme gerçekleşeceğini, davalı ...'nin yetkili hamil olmadığını, alacaklı sıfatı bulunmadığını, çekte tahrifat yapıldığını, takas anındaki görüntüsü ile icra dosyasındaki görüntüsü incelendiğinde, ciroların üzerine bir takım eklemeler ve imzalar atıldığının açıkça anlaşılacağını, takas anında çekteki cirolarda imza eksikliği olduğunu, çekin lehtarı "...Şti.'nin adına imza yetkisinin ... ve ...'ın müştereken yetkili olduğunu, dava konusu çekin, 22.11.2018 tarihinde,...bank ... Şubesi'ne ibraz edildiğini, çekin tahsili için takas sistemine sokulduğunu, lehtar "... Şti."nin cirosu üzerinde ... ve ...'ın müştereken imzası olması gerekirken, sadece bir adet imzanın olduğunu, ...bank ...Şubesi'nin, bankaya ibraz anında şube yetkililerinin imzasını içeren cirosunun bulunmadığının görüleceğini, çekin bu haliyle ciro silsilesinin kopuk olduğu, bu nedenle ...'ın yetkili hamil olmadığını, dDevamında ise, ...bank ... tarafından, müvekkili aleyhinde icra takibi başlatıldığını, nitekim, icra dosyasına konulan çek fotokopisi incelendiğinde, ...bank ... Şubesi yetkilileri tarafından çekte tahrifat yapılarak, bir takım imzaların eklendiğinin görüleceğini, ...bank...Şubesi'nin, bankaya ibraz anında, şube yetkililerinin imzasını içeren cirosunun olmadığını, icra takibine konulduğunda ise, ...bank ... Şubesi'nin kaşesinin üzerine bir takım imzaların eklendiğini, ...bank ...'nin kendisini yetkili ve meşru hamil yapmak ve alacaklı sıfatına sahip olabilmek amacıyla çek de tahrifat yaptığını, aynı şekilde, lehtar "... Şti." nin kaşesi üzerinde, TBK m. 183 uyarınca alacak temliki olduğuna ilişkin bir kaşenin bulunduğunu, takas anında bu kaşede imza yokken, takibe konulduğunda bir takım imza ve karalamaların eklendiğinin görüldüğünü, tüm bu sebeplerle, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na 2019/133267 soruşturma numarası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına, vekalet ücreti ve masrafların karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, avans çeki olarak verildiği iddia olunan çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili; davacının davalı şirket alım satım ilişkisi bulunduğunu, davalının, satım konusu malları davacıya verme edimini üstlendiğini, bu kapsamda davalıya dava konusu çekin avans olarak verdiğini ancak davalının malları teslim etmediğini, davalı bankanın ise bu çeki teminat amacıyla aldığını iddia ederek davacının dava konusu çek yönünden davalılara borçlu olmadığının tespitini istemiş, davalı şirket vekili, malların teslim edildiğini savunmuş, davalı banka vekili ise davalı şirketin müvekkiline genel kredi sözleşmesi sebebiyle borçlu olduğunu, bu borcuna karşılık olmak üzere dava konusu çeki müvekkiline cirolayıp verdiğini, müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu savunmuştur.Dava konusu çekin, ... Bankası AŞ, ... Şubesi'ne ait 16.11.2018 tarihli, ...çek seri nolu ve138.000,00 TL bedelli çek olduğu, keşidecisinin davacı, lehtarının davalı şirket olduğu, çekin lehtar tarafından davalı bankaya ciro edildiği, davalı banka tarafından çekin 22.11.2018 tarihinde ibra edildiği, çekin karşılıksız çıktığı görülmüştür.Davalı şirket yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda;Çek bir ödeme aracı olup, kural olarak mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verildiği kabul edilir. Somut olayda olduğu gibi, aksinin iddia edilmesi halinde, bir başka ifade ile çekin avans olarak verildiği, ancak karşılığında mal teslim edilmediğinin iddia edilmesi halinde ispat yükü, malın teslim edilmediğini iddia eden tarafa, somut olayda davacı tarafa düşmektedir. TBK'nın 207. maddesi uyarınca davacının, davalıya, mal alımı için avans ödemesi yaptığının usulüne uygun delillerle ispatının gerektiği, aslolanın peşin satış olup satıcı ve alıcının borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlü olduğu, ödeme aracı olan çekin borcun tediyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerektiği ve aksini iddia eden ve çeklerin sipariş edilen mallara karşılık avans olarak verildiği ve malın teslim edilmediğinin iddia eden tarafından yazılı delillerle ve koşulları varsa yemin delili ile ispatı gerekir.Somut olayda, dava konusu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti bakımından ispat yükü davacıya aittir. Diğer bir deyişle alım-satım ilişkilerinde alıcı ve satıcının edimlerini aynı anda eda etmeleri esastır. O hâlde mesela; alım satım akdine konu malı teslim almadan satıcıya çeki verdigini iddia eden menfi tespit davacısı, asıl olanın veya karinenin hilafını iddia ettiğinden bu iddiasını ispat yükü altındadır.Davalının malların teslim edildiğini belirtmesi ispat yükünün davalıya geçtiğini göstermez. Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelemesinden anlaşılacağı üzere, davacı tarafın iddiasını kanıtlayamadığı görülmektedir. Davalı banka yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda;Davacı, dava konusu çekin davalı bankaca rehin ve/veya teminat cirosuyla iktisap edildiğini, ciro silsilesinde kopukluk olduğunu ileri sürmüş, davalı banka ise, çekin davalı şirkete verilen kredi borcuna karşılık temlik cirosuyla edinildiğini, rehin ve/veya teminat cirosu iddiasının doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.Dava konusu çekin, keşidecisinin davacı, lehtarının davalı şirket olduğu, çekin lehtar tarafından onun temlik cirosuyla davalı bankaya ciro edildiği, davalı bankanın çekin hamili olduğu ve çekin süresi içinde muhatap bankaya ibrazında karşılığının bulunmadığına dair şerhin bulunduğu görülmüştür.6102 sayılı TTK'nın 818.maddesi çekler hakkında uygulanacak poliçe hükümlerine ilişkin atıf maddesi olup TTK'nın 689. maddesinde yer alan poliçe ile ilgili rehin cirosuna atıf yapılmadığından çeklerde rehin cirosunun uygulanması mümkün olmayıp, böyle bir ciro yapılsa bile yok hükmündedir (Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 09.07.2020 tarihli ve 2019/407 Esas, 2020/1389 Karar sayılı kararı ).Somut olayda, davaya konu çekin davalı bankaca davalı şirketin kredi borcuna karşılık ödeme amaçlı temlik cirosuyla alındığı, çek metninde ''..'' ''...'' ibaresi veya rehnetmeyi belirten diğer herhangi bir kaydın bulunmadığı, bu sebeple cironun, TTK'nın 684. maddesi anlamında devir cirosu niteliğinde olduğunun kabulü gerekir.Ciro temlik cirosu olup 6102 sayılı TTK'nın 687 (6762 sayılı TTK'nın m.599) maddesi uyarınca keşidece ile lehtar arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan şahsi def'ilerin ciro yolu ile hamil olan davalı bankaya karşı ileri sürülebilmesinin çekin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olması şartına bağlıdır. Davacı, TTK'nın 818/1.e maddesi atfıyla, aynı Kanun'un 687. maddesi uyarınca, davalı bankanın, çekin bedelsiz olduğunu bilerek ve davacıya zarar vermek kastıyla çeki iktisap ettiğini de ispat edememiştir. Davacı vekili, davalı şirketin çift imza ile temsil edilmesine rağmen çekin tek imza bankaya ile cirolandığını, davalı bankanın da çeki bankaya ibrazı sırasında şube yetkililerinin imzası bulunmadığını, icraya konulan çekte bir takım imzaların eklendiğini, savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını ileri sürmüş ise de; bu iddialar çekte ciro silsilesinde kopukluk olduğunu göstermemektedir.Açıklanan bu nedenlerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 556,1‬0 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.13.02.2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim