Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/1851

Karar No

2025/211

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1851
KARAR NO: 2025/211
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 06.07.2021
NUMARASI: 2019/284 Esas - 2021/643 Karar
DAVA: Alacak
Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; ... tarafından yaptırılan 600 yatak kapasiteli Sultanbeyli Devlet Hastanesinin yüklenici olarak davalı ve alt yüklenicisi .. San. ve Tic. A.Ş. & ... İnşaat A.Ş. Ortaklığı ile inşaat işini sürdürdüğünü, müvekkili şirketin davalının yüklenicisi olan ortaklığa boya satışı yaptığını, toplam düzenlenen faturanın 95.700,00-TL olduğunu, ancak yapılan ödemenin 30.000,00-TL olduğunu, bakiye kalan alacağın ödenmediğini, bunun üzerine davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu beyanla neticeten itirazın iptaline ve takibin devamına, alacağın %20’sinden az olmamak kaydı ile davalının icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesi talep etmiştir. Yargılama sırasında dava, ıslah suretiyle alacak davasına çevrilmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davacı ile aralarında herhangi bir ticari ilişki ve sözleşme bulunmadığını, icra takibine dayanak yapılan belgelere bakıldığında bunların 23/01/2018 ve 20/03/2018 tarihli, dava dışı ... firması tarafından kendilerine hitaben yazılan ve alacağın davacıya temlik edildiğine dair yazılar olduğunu, kendileri ile dava dışı ... arasındaki sözleşmenin 16.maddesine istinaden, kendilerinin muvafakati olmadan ...’in alacağını 3.kişiye devredemeyeceğini, ayrıca ...’in kendilerinden herhangi bir alacağının olmadığını, davacının taleplerini malzemeleri alan asıl borçluya yöneltmesi gerektiğini beyanla neticeten davacının taraf sıfatı bulunmadığından husumet yokluğu nedeniyle reddine, davanın esastan reddine, yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... davacının dava dışı firmadan yapmış olduğu 30.000,00-TL'lik tahsilata ilişkin çekin davalı tarafından dava dışı ... ...& ... …İş Ortaklığı adına düzenlendiği, dava dışı firma tarafından ise çekin davacıya keşide etmiş olduğu, görülmüştür. Bu durumda dosyada mevcut 23/01/2018 tarihli ve 20/03/2018 tarihli belgelerdeki ödemelerin davacı iddialarına göre davalı şirket tarafından ödenmesi gerektiğinden boyaları teslim alanların davalı ve alt yüklenicisi... San. ve Tic. A.Ş. & ... İnşaat A.Ş. Ortaklığı çalışanlarının olması nedeniyle davacının davalıdan 65.700,00-TL ALACAKLI durumda olduğu kanaatine varılmıştır. Taraflar tacir olduklarından ilişkilerinde faiz esas olup, önceden kararlaştırılmasa bile faiz istenebilir. Bir alacağa faiz istenebilmesi için, ödeneceği tarihin net olarak belli olması veya belli değilse alacaklı tarafından çekilerek bir ihtar veya ihbar ile borçlunun temerrüde düşürülmesi veya icra takibine başvurulması gerekir. Dosyamızda davalının temerrüdüne dair bir belge ve iddia yoktur. Tüm bu nedenlerle itirazın iptali davası alacak davası olarak ıslah edilmiş olmakla davanın kabulü ile 65.700,00-TL üzerinden tahsiline asıl alacak olan bu miktara yasal faizi uygulanmasına karar vermek gerektiği...." gerekçesiyle, davanın kabulü ile dosya alacak davasına çevrilmiş olmakla 65.700-TL üzerinden devamına, asıl alacak olan bu miktara yasal faizi uygulanmasına, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Usule ilişkin olarak huzurdaki dava yazılı yargılama usulüne tabi bir dava iken mahkemece basit usulde yargılama yapılıp sözlü yargılama safhasına geçilmeden ve taraflara son sözleri sorulmadan emredici hükümlere aykırı olarak hüküm kurulmasının hukuka ve yasalara aykırı olduğunu, nitekim Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2019/1748 K. 2019/3583 T. 29.5.2019 kararının da bu yönde olduğunu, yargılamanın basit yargılama usulüne tabi olduğu kabul edilse dahi HMK'nın 321. maddesinde ise basit yargılama usulünde, tahkikatın tamamlanmasından sonra mahkemenin tarafların son beyanlarını alacağı düzenlendiğinden son sözlerinin sorulmadan hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, usul hükümlerine riayet etmeden kurulan mahkeme hükmünün kaldırılması gerektiğini, Davacının davasını tam ıslah ederek alacak davasına çevirmiş ise de yeni bir dava dilekçesi vermediğini, Yargıtay 15. HD., E. 2020/2652 K. 2021/1340 T. 1.4.2021 kararı gereği bu işlemin de usule aykırı olduğunu, öncelikle mahkeme ilamının usulden reddi gerektiğini, Esas ilişkin olaraksa; dava dışı ortaklıkla müvekkili şirket arasında imzalanan sözleşme 04/07/2019 tarihinde UYAP üzerinden gönderilen cevap dilekçelerinin ekinde yer almasına rağmen bilirkişi ve mahkemece dosyaya sunulmadığının kabulü üzerinden değerlendirmelerde bulunularak davanın kabul edilmesi açıkça hukuka aykırı olduğunu, dosyanın UYAP üzerinden incelenmesi halinde sözleşmenin sunulduğunun görüleceğini, açık bir hataya dayanan mahkeme hükmünün bu nedenle hukuka aykırı olup kaldırılması gerektiğini, Mahkemenin davanın kabulünde davacının iddialarına dayandığını, ancak bu iddiaların neden kabul edildiğine dair hiç bir gerekçe göstermediğini, HMK'nın 297. maddesinde hükmün kapsamının delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerini içermesi gerektiğini, iş bu sebeple mahkeme hükmünün hukuka ve yasalara aykırı olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun E. 2017/5-2555 K. 2018/247 T. 21.2.2018 3 ilamının ekli olduğunu, bilirkişi raporunda davacının kendi defterlerine göre 64.594,70 TL alacaklı olduğu belirtilmesine rağmen davanın neden tamamının kabul edildiğine dair hükümde hiç bir gerekçe olmadığını, Davacı ile müvekkili şirket arasında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını, sözleşme incelendiğinde temlik yasağı bulunduğunun görüleceğini, davacı tarafından sunulan yazılarda da müvekkili şirket tarafından temlike onay verilmediği mahkemenin gerekçeli kararında belirtildiğini, buna rağmen davanın kabulünün hukuka aykırı olduğunu, Müvekkili şirket ile dava dışı ... Ortaklığı arasında düzenlenen ve cevap dilekçesinin ekinde UYAP üzerinden dosyaya sundukları sözleşmenin 33. maddesinde; tespiti de müvekkili şirket tarafından alacağın temliğine onay verilmediğini gösterdiğini, kaldı ki ...... Ortaklığı'nın talep evrakı incelendiğinde, her iki evrakta da yalnızca "GÖRÜLDÜ" niteliğinde müvekkili şirket çalışanlarına ait imza bulunmakta olup bu imzaların temliğe müsaade edildiği olarak yorumlanmasının mümkün olmadığını, bu hususta açık bir kayıt bulunmadığı gibi başkaca bir beyan da bulunmadığını, ayrıca söz konusu çalışanların şirketi borç altına sokma, borç ikrarında bulunma gibi yetkileri de bulunmadığını, bu sebeple alacak temlik edilmek istenmiş olsa dahi müvekkili şirketin buna rızası bulunmadığından temlik geçersiz olacağını, bütün bunlara rağmen mahkemenin hangi gerekçeye dayanarak müvekkili şirketin davacıya karşı borçlu olduğunu kabul ettiğinin anlaşılamadığını, mahkeme hükmü açıkça hukuka aykırı olup bozulması gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satımdan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılmış olan ilamsız icra takibine itirazın iptali davası iken ıslah suretiyle alacak davasına dönüştürülmüştür. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın ıslah doğrultusunda kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı ... tarafından yaptırılan Sultanbeyli Devlet Hastanesinin yüklenicisinin davalı ... olduğunu, bu firmanın da işleri alt yüklenici olan ... San.ve Tic.A.Ş. & ... İnşaat A.Ş.ortaklığı ile sürdürdüğünü, davalının, kendilerinden alınacak boya bedellerinin, dava dışı firmanın hak edişlerinden kesilerek ödeneceğini onaylaması üzerine, dava dışı firmaya faturalarla toplam 95.700,00-TL boya satışı yapıldığını, ancak bu ödeme belgelerine istinaden kendilerine sadece 30.000,00-TL ödeme yapıldığını, bakiye 65.700,00-TL'nin ise ödenmediğin ileri sürmüştür. Davalı ise; davacı ile aralarında bir sözleşme bulunmadığını, icra takibine dayanak yapılan 23.01.2018 ve 20.03.2018 tarihli belgelerin dava dışı ... firması tarafından kendilerine hitaben yazılan ve alacağın davacıya temlik edildiğine dair yazılar olduğu, kendileri ile dava dışı ... arasındaki sözleşmenin 16.maddesine istinaden, kendilerinin muvafakati olmadan ...’in alacağını 3.kişiye devredemeyeceği, ayrıca ...’in kendilerinden herhangi bir alacağının olmadığını, davacının alacak talebinin muhatabının kendileri olmayıp, malzemeleri alan asıl borçlu dava dışı ... İnş. Tekstil San.ve Tic.A.Ş. & ... İnşaat A.Ş.ortaklığına yöneltmesi gerektiğini ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesince yazılan gerekçede; dava dışı şirketin düzenlemiş olduğu 23/01/2018 tarihli ve 20/03/2018 tarihli belgelerde davacıya olan borçlarının hak edişlerinden kesilerek davalı şirket tarafından davacıya ödenmesinin talep edildiği, ancak davalı tarafından söz konusu belgelere herhangi bir onay verilmediğinin belirlendiği açıklanmıştır. Yine gerekçeli kararda davalının dava dışı ortaklık ile aralarında bir sözleşme olduğu, dava dışı ortaklık ile aralarındaki sözleşme gereği alacağın temlik edilmesinin mutabakatlarının olmasına bağlandığı, dava konusu hususa ilişkin herhangi bir muvafakat verilmediği iddiasında olduğu, ancak dosyanın tetkikinde herhangi bir sözleşmeye rastlanılmadığından davalı iddiasının kanıtlanmadığı gerekçesiyle kabul kararı verildiği anlaşılmaktadır. Oysa davalı vekilince gerek kök gerekse ek rapora karşı verilen beyan dilekçelerinde sözleşmenin cevap dilekçesi ekinde dosyaya sunulduğu ve sözleşmenin 16 ve 33 maddeleri kapsamında temlikin muvafakata bağlandığı ileri sürülerek savunma ve itirazlarda bulunulmuştur. Davalı ile dava dışı adi ortaklık arasındaki 06.03.2015 tarihli sözleşme örneğinin uyapta yapılan denetimde cevap dilekçesi ekiyle sunulduğu anlaşılmaktadır. Ancak davalı savunma ve itirazları kapsamında davalı ile dava dışı adi ortaklık arasındaki sözleşme hükümleri hiç değerlendirilmeden ve sözleşmenin davalı yanca dosyaya sunulmadığı gerekçesiyle hüküm kurulması doğru görülmemiştir. İlk derece mahkemesi kabulüne göre de; davacı takip ve daha sonra ıslah dilekçesiyle 65.700,00 TL alacağın tahsilini talep etmiş olup, davacı defterlerinde yapılan inceleme sonucu davacının dava dışı adi ortaklıktan kendi defter kayıtları ile 64.594,70.-TL alacaklı görülmesine rağmen, davanın tümüyle kabul edilme gerekçesi de açıklanmamıştır. Yine, ilk derece mahkemesince verilen hüküm de açık ve icraya elverişli değildir. Açık bir alacak tahsil hükmü oluşturulmamış ve sanki itirazın iptali davası gibi takibin devamı anlamına gelecek ibareyle hüküm oluşturulmuştur. Bu durum da açıkça HMK'nın 297. maddesine aykırı olmuştur. Yukarıdaki açıklamalar ışığında davalı savunma ve itirazları kapsamında davalı ile dava dışı ... İnş. Tekstil San.ve Tic.A.Ş. & ... İnşaat A.Ş.ortaklığı arasında imzalanan ve dosyaya sunulan 06.03.2015 tarihli " ince yapı işleri" başlıklı sözleşme hükümleri ( özellikle davalı iddia ve itirazları ışığında sözleşmenin 16 ve 33. Maddeleri ) kapsamında temlik düzenlemeleri ile davacının alacağa dayanak gösterdiği 23.01.2018 ve 20.03.2018 tarihli belgelerin bu sözleşme hükümleri ışığında alacağın temliki olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve davalı sorumluluğu soncuna göre hüküm kurulması gerekmektedir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, işin esası incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,4-Kaldırılan kararın icrasıyla ilgili olarak İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine, 5-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, yeniden verilecek esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 13.02.2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim