Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/1844
2025/215
13 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1844
KARAR NO: 2025/215
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 12.04.2021
NUMARASI: 2019/557 Esas - 2021/333 Karar
DAVA: Menfi tespit- İstirdat
Taraflar arasındaki istirdat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... ile yine dava dışı ... arasındaki 01/11/2013 tarihli iş yeri devir sözleşmesine istinaden taşınmazın maliki davalıya tanzim edilmek üzere ıralı 36 adet bonoya kefil sıfatı ile imza attığını, vadesinde ödenmeyen 5 adet bononun davalı tarafından işlem konulduğunu dava dışı taraflar, müvekkili ve davalı arasında 12/06/2017 tarihli sözleşme ile borcun yenilendiğini, müvekkilin sözleşmeye tanık sıfatı ile katıldığını, bu durumda sözleşmede belirtildiğini, ancak imzasının üstüne tanık-kefil ibaresinin yazıldığını, bu sözleşme gereğince 36adet bononun müvekkiline 04/07/2017 tarihinde teslim edildiğine dair tutanak düzenlendiğini ancak davalının 5 adet bononun icra dairesinde olduğunu ileri sürerek 31 adet bonoyu fiili olarak teslim ettiğini, davalı vekili tarafından taraflar arasında yapılan yenileme sözleşmesi hiçe sayılarak müvekkili hakkında başlatılan icra takibi sonucunda müvekkiline ait ... plakalı araca yakalama emri çıkartıldığını, yakalamanın kaldırılması için 4.500,00 TL ödeme yapıldığını belirterek yakalamanın tedbiren durdurularak takibin iptaline karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davacı,01/12/2013 başlangıç tarihli İşletme devir sözleşmesi başlıklı sözleşmeden sonra imzalanan ve bu sözleşmenin yerine geçen 12/06/2017 tarihli Alt Kiracılık sözleşmesi adlı sözleşmeden de sorumlu olduğunu, davacının 12/06/2017 tarihli bu sözleşmenin altında tanık-kefil sıfatıyla imzasının bulunduğunu, 01/12/2013 tarihli sözleşmeye konu senetlerden dolayı kefalet borçlusu olmadığını, aynı zamanda dava dışı Borçlu ... ile yine dava dışı ... arasındaki 01/12/2013 tarihli işyeri devir sözleşmesinin de kefildir, bu kefaleti uyarınca dava dışı alt kiracı ... 'in tüm borçlarından sorumlu olduğunu, 12/06/2017 tarihli sözleşme gereği ödenmesi davacı tarafından üstlenilmiş icra dosyası borcu ödendiğinden bonolar kendilerine iade edileceğini, icra dosyası borcu, diğer icra borçlusu tarafından ödenmediğini, müvekkile davacı veya diğer dosya borçlusu tarafından yapılmış elden bir ödemenin de olmadığını ve bu nedenle mükkerer ödemenin de bulunmadığını, dolayısıyla müvekkilin fazladan tahsil ettiği bir para alacağı olmadığından davacının istirdadını gerektiren bir ödemesinin de olmadığını, davacının ödediği 19.786,00 TL ile sözleşmede kararlaştırılan ödeme miktarı olan 16.500,00 TL arasındaki fark ise davacının yükümlü olduğu ... E. Sayılı icra dosya masraflarından kaynaklandığını, belirterek davacı kefil olarak imzaladığı sözleşmelerden kaynaklanan borunu ödediğini, haksız ve dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... İstanbul 8.İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/670 Esas - 2018/1066 Karar sayılı kararında: "...borçlu hakkında yapılan takiplerin kesinleşmesinden sonra 12/06/2017 tarihinde tarafların düzenledikleri protokol başlıklı belgede borcun sözleşme tarihinden sonraki bir tarihte ödenmesi konusunda anlaştıkları, sözleşmenin takip dosyalarına ilişkin olduğu görülmektedir. Alacaklı vekili tarafından da cevap dilekçesinde sözleşmeye karşı çıkılmamış, sözleşme koşullarına uyulmadığı belirtilmiştir. Bu durumda alacaklılar tarafından borçlulara İİK'nun 71.maddesi uyarınca mehil verilmesi söz konusu olup..." gerekçesiyle İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasıyla yapılan takibin ertelenmesine karar verildiği görülmüştür.Tüm dosya kapsamı ve dava konusu 12/06/2017 tarihli yenileme sözleşmesi incelendiğinde; davalıya karşı borçlu olduğunun sabit olduğu, bu sözleşme ile 2013 yılına ait sözleşmeden doğan borçların itfa edilmediği..." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait araç üzerine konulan yakalama nedeniyle müvekkilinin aracının yakalandığını ve bağlandığını, bu nedenle 19.12.2017 tarihinde müvekkili tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına "dava açma hakkım saklı kabul anlamına gelmemek kaydı ile ödenen" şeklinde ihtirazi kayıt düşülerek 19.786,00 TL ödeme yapıldığını, ardından İstanbul Bölge Adliye Mah.'nin 05.04.2018 gün, 2018/41 Esas, 2018/817 Karar sayılı kararı ile İstanbul 8. İcra Hukuk Mahkemesi'nin davanın reddine ilişkin kararı kaldırılmış ve İstanbul 8. İcra Hukuk Mahkemesi'nce 01.11.2018 gün, 2018/670 Esas, 2018/1066 Karar sayılı karar ile "itirazın kabulüne ve borçlu ... hakkında yürütülen takibin İİK'nun 71/1 maddesi uyarınca ertelenmesine" karar verildiğini, taraflarınca istinaf yoluna başvurulmaması üzerine bahis konusu karar 12.11.2018 tarihi itibariyle kesinleştiğini, ne var ki, müvekkil yenilenen ve bu nedenle talikine karar verilen takipte, davalı takip alacaklısının baskısıyla borçlu olmadığı halde 19.786,00 TL ödemek zorunda kaldığını, bu nedenle huzurdaki davanın ikamesi zorunluluğunun hasıl olduğunu, buna karşın, yerel mahkemece "...dosya kapsamı ve dava konusu 12.06.2017 tarihli yenileme sözleşmesi incelendiğinde; davalıya karşı borçlu olduğunun sabit olduğu, bu sözleşme ile 2013 yılına ait sözleşmeden doğan borçların itfa edilmediği anlaşıldığından..."şeklindeki anlaşılması güç gerekçe ile davanın reddine karar verildiğini, Dava dilekçesinde ve yaklaşık 2 yıl süren dava safahati boyunca hiçbir zaman 2013 yılına ait sözleşmeden doğan borçların itfa edildiğinin iddia edilmediğini, icra mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla da sabit olduğu üzere 2013 yılına ait sözleşmeden doğan borçlar yenilenmek suretiyle sona ermiş ve 12.06.2017 tarihli sözleşme ile sözleşmenin tarafları borç altına girdiklerini, müvekkilinin 12.06.2017 tarihli sözleşmenin tarafı olmadığını ve bu nedenle sorumluluğu bulunmamakta ise de huzurdaki dava bakımından bu durumun tartışılmasına da gerek bulunmadığını, zira istirdada konu edilen miktar 2013 yılına ait sözleşme gereğince davalıya verilen bonoların takibe konu edilmesi ve fakat bilahare takibin yenileme nedeniyle talikine karar verildiği halde haciz baskısı altında müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı miktar olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına ödediği 19.786,00TL'nin istirdadı istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı, dava dışı ... ile yine dava dışı ... arasında 01.02.2013 tarihli işyeri devri sözleşmesi uyarınca dava dışı ... tarafından taşınmaz maliki dava dışı ... lehine 36 adet bono tanzim edilip verildiğini, kendisinin de bonoları kefil sıfatıyla imzaladığını, vadesinde ödenmeyen 5 adet bononun İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında takibe konu edildiğini, takip sonrasında tarafların bir araya gelerek gerek takip konusu bono borçları gerekse devir sözleşmesi uyarınca doğmuş borçların ertelenmesine ilişkin 12.06.2017 tarihli sözleşmeyi imzaladıklarını, bu sözleşme ile takip konusu bono borçlarının da ertelenmiş olmasına rağmen takip alacaklısı davalı tarafından takibe devam edilerek müvekkili adına kayıtlı araçlara haciz uygulandığını, bu nedenle borcun icra baskısı ile ödendiğini ileri sürerek, ödenen tutarın istirdadını talep etmiştir. Davaya konu İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; takip alacaklısının ... olduğu, borçlusunun ... ve ... olduğu, altı adet bonoya dayalı alacak tutarı 18.626,71 TL nin tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davacının bonolarda kefil olduğu, kefil borçlu ... tarafından icra dosyasına 18.12.2017 tarihinde 19.786,03 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. İstanbul 8.İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/670 Esas - 2018/1066 Karar sayılı kararında, "...Borçlu hakkında yapılan takiplerin kesinleşmesinden sonra 12/06/2017 tarihinde tarafların düzenledikleri protokol başlıklı belgede borcun sözleşme tarihinden sonraki bir tarihte ödenmesi konusunda anlaştıkları, sözleşmenin takip dosyalarına ilişkin olduğunun görüldüğü, alacaklı vekili tarafından da cevap dilekçesinde sözleşmeye karşı çıkılmadığı, sözleşme koşullarına uyulmadığının ileri sürüldüğü, buna göre alacaklı tarafından borçlulara İİK'nun 71.maddesi uyarınca mehil verilmesi söz konusu olduğu..." gerekçesiyle İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasıyla yapılan takibin ertelenmesine karar verildiği görülmüştür.İlk derece mahkemesince, 12/06/2017 tarihli yenileme sözleşmesi incelendiğinde; davalıya karşı borçlu olduğunun sabit olduğu, bu sözleşme ile 2013 yılına ait sözleşmeden doğan borçların itfa edilmediği anlaşıldığından davanın reddine karar verildiği anlaşılmakta ise de; davacının delil olarak dayandığı 12.06.2017 tarihli sözleşme hükümleri değerlendirilmeden ve yine sözleşme hükümleri uyarınca takip konusu bonolara ilişkin borcun icra hukuk mahkemesi kararı kapsamında talik edilip edilmediği, talik edilmiş ise ödeme tarihi itibariyle borçlu edimlerinin yerine getirilip getirilmediği değerlendirilmeksizin sonuca gidildiği anlaşılmaktadır. Buna göre uyuşmazlığın esasına etkili olan gerek 01.02.2013 tarihli işyeri devri sözleşmesi gerekse 12.06.2017 tarihli sözleşmenin taraflarca sunulması için taraflara süre verilerek, sunulması hâlinde 12.06.2017 tarihli sözleşme hükümleri değerlendirilmek suretiyle, takibe dayanak bonolara ilişkin borcun talik edilip edilmediği ve yine talik şartları ve tarihi de gözetilerek, davacının istemi kapsamında istirdada ilişkin ödeme tarihi de dikkate alınarak oluşacak sonuca göre değerlendirme yapılması gerekeceğinden, istinafa konu kararın HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,4-Kaldırılan kararın icrasıyla ilgili olarak İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, yeniden verilecek hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 13.02.2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.