Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/1806
2025/218
13 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1806
KARAR NO:2025/218
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:06/07/2021
NUMARASI:2021/67 E., 2021/536 K.
DAVA:Tazminat (Bankacılık işleminden kaynaklı)
Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından 02/10/2020 tarihinde davalıya "..." bankasına kayıtlı, ... hesap numaralı ... şirketine 25.038,67 Euro tutarında uluslararası para transferi talimatı verildiğini, davalının iş ortağı olan ... BANK'a gönderildiği swift mesajı ile talimatı işleme koyduğunu, 08/10/2020 tarihinde muhabir bankadan davalıya gelen mesajın müvekkiline iletildiğine, ilgili birimde bildirilen alıcı ile hesap numarasının bir biriyle uyuşmadığını, bu nedenle para transferini gerçekleştirilemediğini, 16/10/2020 tarihine kadar eksikliğin düzeltilmesinin talep edildiğini, müvekkilinin bu mesaj üzerine 09/10/2020 tarihinde para transferinin yapıldığı şirket ile iletişime geçtiğini ve alıcı şirket tarafından kendilerine hesap adresi göndermediklerinin, mail atılmadığının beyan edildiğini, müvekkilince 09/10/2020 tarihinde davalı ile iletişime geçildiğini, davalı tarafından müvekkiline iletilen swift mesajlarında müvekkilinin revize ettiği alıcı banka hesap numarasının muhabir bankaya iletildiğine ilişkin herhangi bir ibare olmadığını, 15/10/2020 tarihinde muhabir bankadan davalı tarafa gelen swift mesajında paranın alıcı bankaya ödendiği ancak gerekli bilgilendirmeleri yaptığının yer aldığını, 03/11/2020 tarihinde alıcı banka olan ... Bankın davalıya gönderdiği mesajında 21/10/2020 tarihli mesajlarını aldıklarını ve paranın ödenmiş olması nedeniyle dolandırıcılık birimlerinin 30 gün içinde soruşturmayı tamamlayacaklarını iletildiğini, bu mesajda davalının 21/10/2020 tarihine kadar alıcı banka ile iletişime geçmediğinin görüldüğünü, müvekkilinin dolandırıcılık suçuna konu mail neticesinde hesap numarasının davalıya verildiğini, ancak ilk aşamada ödemenin yapılmadığını, davalının yönlendirmeleri üzerine 09/10/2020 tarihinde paranın transfer edileceği adresin revize edildiğini, yine davalının yönlendirmesi ile 15/10/2020 tarihinde paranın iadesi talebinde bulunulduğunu, davalının aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmediğini beyan ederek; 25.038,67Euro'nun dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden Türk Lirasına çevrilerek davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı tarafa dava dilekçesi ve ekleri 16/02/2021 tarihinde tebliğ edilmiş ve mahkememizin 17/02/2021 tarihli ara kararı uyarınca cevap süresi 1 aylık süreye çıkarılmış ise de davalı vekilince süresi içerisinde davaya cevap dilekçesi sunulmamış olup, sunulan cevap dilekçesi 30/03/2021 tarihli olup, davacı vekilince ön inceleme duruşmasında süresinde sunulmayan cevap dilekçesine muvafakat edilmemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda; davacı tarafça verilen talimatların davalı banka tarafından gecikilmeksizin yerine getirildiği, ilk olarak davacı tarafından 02/10/2020 tarihinde talimat verildiği ve bunun yerine getirildiği, daha sonradan alıcı banka tarafından alıcı bilgilerinin eksik hatalı olduğuna dair gönderilen mesajın davalı tarafından davacıya iletildiği ve 09/10/2020 tarihinde davacının vermiş olduğu talimatı revize ettiği, davalının revize edilen talimatı da aynen yerine getirdiği, davacının kendisine işlemin dolandırıcılık işlemi olduğunu 15/10/2020 tarihinde bildirmesi üzerine davalı tarafça ilgili bankalara aynı tarihte bildirim yapıldığı, ancak nihai alıcı banka tarafından gönderilen 21/10/2020 tarihli mesajda ödemenin 05/10/2020 tarihinde alıcı hesabına yapıldığının bildirildiği görülerek, davalı tarafça davacının talimatlarının aynen ve gecikmeksizin yerine getirildiği ve bu nedenle davalıya atfedilecek bir kusurun olmadığına karar verilerek, davacının davasının reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/19-11-941 Esas ve 2021/144 Karar sayılı ilamı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16.Hukuk Dairesi 2018/3295 Esas ve 2021/1079 Karar sayılı ilamları da bu doğrultudadır..." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Dava konusu uyuşmazlık TBK 555'de tanımı yapılan "havale" işleminde yanlış alıcıya ödeme yapılmasından doğan zararın tazmininden ibaret olduğunu, 02.10.2020 tarihinde davacının "..." bankasına kayıtlı ... hesap numaralı "..." şirketine 25.038,67 Euro tutarında uluslararası para transferi talimatı verdiğini, havale talimatında hesap numarası ile hesap sahibi bilgilerinin uyuşmaması ve bu durumun davalının ifa yardımcısı olan muhabir banka tarafından tespit edilmesi üzerine hem 2015/847 sayılı avrupa birliği Regülasyonlarına hem de hukukumuzdaki mevzuata uygun olarak 08.10.2020 tarihinde muhabir banka "... Bank" gönderdiği swıft mesajı ile ödemenin yapılmadığını ve havale talimatının revize edilmesi gerektiğinin iletildiğini, bunun üzerine müvekkilinin 09.10.2020 tarihinde davalıya yeni ve hatalı bilgi içermeyen havale talimatını verdiğini, bu andan itibaren ilk havale talimatı ile zarar arasındaki illiyet bağının kesildiğini,Kusur tespitine geçmeden önce sorumlulukların tespiti adına, muhabir ve amir banka arasındaki hukuki ilişki ve buna dair hükümlerin incelenmesi gerektiğini, bu hususun ilk olarak akreditife ilişkin bir uyuşmazlıktan doğan dava ile Yargıtay HGK 04.11.1964 tarih 942 E. 637 K. Sayılı ilamı tarafından çözüme kavuşturulduğunu, doktrindeki hakim görüşünh yine bu yönde olduğunu, bu durumda davalının muhabir bankası "... BANK" davalı adına işlemleri yürütmekte olduğundan muhabir bankanın eylemlerinin irdelenmemesi ve kusur sorumluluğunda hesaba katılmamasının kabul edilemez olduğunu, muhabir ... BANK bir ... bankası olup, Avrupa Birliği Regülasyonlarına tabi olduğunu, kaldı ki, muhabir bankanın en azından bu hususta yükümlülüğünü yerine getirdiğini ve alıcının adı ile banka hesap numarası bilgilerinin uyuşmadığını tespit etmiş ve bunu 08.10.2020 tarihli swıft mesajında bildirdiğini, bu durumda kusur değerlendirmesi yapılırken artık asıl husus bankanın alıcı bilgilerinin uyuşup uyuşmadığını kontrol etme yükümlülüğü olup olmadığı değil hesap numarası ile yine havale talimatında belirtilen hesap sahibi bilgilerinin uyuşmadığının tespitine rağmen talimatın işleme konulması olduğunu, bu halde de davalının ve onun ifa yardımcısı olan muhabir bankanın tam kusurlu olduğunun kabulü gerektiğini,İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararda emsal olarak gösterdiği Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/19-11-941 Esas ve 2021/144 Karar sayılı ilamındaki uyuşmazlık ile işbu davadaki uyuşmazlık arasındaki en büyük farklardan birisinin de bu olduğunu, YHGK kararında belirtildiği üzere muhabir banka bir İngiliz bankasıdır ve yukarıda belirtilen regülasyonlara tabi olmadığı gibi kendi iç hukukunda da bankaları alıcı adı ve hesap numarası bilgilerini doğrulamakla yükümlü kılan bir düzenleme mevcut olmadığını,Mahkemenin eksik ve hatalı olan bilirkişi raporuna yaptıkları beyanları görmezden gelerek ve gerekçeli kararda emsal olarak gösterdiği kararların özüne ve detayına inmeden sadece -bankaların IBAN ile alıcı adını doğrulama yükümlülüğü yoktur- çıkarımından yola çıkarak hükme varmış olması kabul edilebilir olmadığını, kaldı ki, Yargıtay 11.HD önüne gelen ve işbu dava konusu ile neredeyse bire bir aynı husustan doğan uyuşmazlık karşısında muhabir bankayı amir bankanın ifa yardımcısı olarak kabul ederek, hesap numarası ile hesap sahibi bilgilerinin uyuşmamasına rağmen havalenin gerçekleştirilmesinde davalı amir bankayı tam sorumlu tuttuğunu, Anayasamızda yer alan "Hukuk Devleti" ilkesinin bir önemli ayağı da yargıda istikrar olduğunu, Yargıtay 1964 yılından bu yana benzeri uyuşmazlıklarda istikrarlı şekilde bankaların sorumluluğunu kabul ettiğini, (Yargıtay 11. HD'nin 31/03/2015 tarihli 2015/14384 E. , 2016/2495 K. Sayılı ilamı) Davalı ve eylemlerinden sorumlu olduğu muhabir banka davacıya yapılan bildirimlerden ve bunların sonuçlarından sorumlu olduğunu, davacının revize ve iptal taleplerini davalıya ulaştırırken ödemenin hala yapılmadığı ve ilgili tutarı geri alacağı bilinciyle hareket ettiğini, 08.10.2020 tarihinde muhabir bankanın gönderdiği ... mesajında ödemenin gerçekleşmediği özellikle belirtildiğini, davalı ödemenin aslında 05.10.2020 tarihinde bilgilerin hatalı olduğu tespit edilmesine rağmen gerçekleştiğini muhabir bankanın 21.10.2020 tarihinde gönderdiği ... mesajı ile öğrendiğini, ne davalı ne de muhabir bankanın bu tarihe kadar ödemenin gerçekleştiği bilgisini davacıya ulaştırmadığını, zararın büyümesine sebep olduğunu, davacının önlem almasının önünü tıkadığını ve adeta dolandırıcılara zaman kazandırdığını, bu husus da göz önüne alındığında davalı bankanın zararın oluşmasında kusurunun bulunmadığı yönündeki hükme katılmalarının mümkün olmadığını,Davacı şirketin başkaca bir saldırgan eylemle muhatap olmadığı düşünüldüğünde, hesap ve transfer bilgilerinin ele geçirilmesinde davalı bankanın kusuru olduğu ihtimali de kuvvetlendiğini, bu yönde herhangi bir araştırma yapılmadan hükme varılması eksik inceleme ile karar verildiğini gösterdiğini,Bankaların uluslararası ticaret ve para transferlerindeki rolü gerekçeli kararda izah edildiği üzere sadece kendilerine verilen talimatların iletilmesini sağlamak olmadığını, aynı zamanda yapılacak işlemin güvenilirliğini ve doğruluğunu da teyit etmekle yükümlü kılındıklarını, keza, bu hususta ifa yardımcısı konumundaki muhabir bankaların kusurundan da amir bankalar sorumlu olacağını ve TBK 116/3 gereğince aksini öngören sözleşme hükümleri kesin olarak hükümsüz sayılacağını, ayrıca kusur ve özen belirlenirken borçlunun faaliyet sahası da önem arz edeceğini, bankacılık sektörü bir bütün olarak riskli bir alan olduğundan bankaların özen borcu da bu riskin sonucuna göre ağırlaşması gerektiğini, YHGK 2013/2426 E. 2015/1540 K. Sayılı ilamının da ekli olduğunu,Deliller yeterince irdelenmeden, gerekli araştırmalar yapılmadan, davalının ifa yardımcısı olan muhabir bankanın kusuru değerlendirilmeden, emsal gösterilen kararlar üstün körü ele alınarak ve eksik ve hatalı bilirkişi raporundan yola çıkılarak verilen hüküm haksız ve hukuka aykırı olduğunu,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, davalı banka aracılığı ile yapılan havale işleminde davalının kusurlu davranışına dayalı zararın tazmini istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İlk derece mahkemesince uyuşmazlığa dayanak yapılan swift işleminde davalı bankanın bankacılık mevzuatından, taraflar arasındaki sözleşme ve davalı ile davalının muhabir bankası arasındaki ilişkiden kaynaklanan yükümlülüklerine uygun davranıp davranmadığı, davacının uğradığını beyan etmiş olduğu 25.038,67 Euro zarar iddiasının gerçekleşmesinde davalının kusurunun olup olmadığı, davacının davalıdan uğradığını iddia etmiş olduğu zararı talep edip edemeyeceği noktalarında bankacılık alanında uzman bilirkişiden rapor alınmış, bilirkişi raporunda yapılan işlemler ve verilen talimatlar tarihleri ile belirtilmek suretiyle, davacının yaşadığı mail dolandırıcılığı neticesinde hatalı talimat düzenlemesi ve davalı bankanın verilen talimatlarda yer alan bilgilere göre aynı şekilde muhabirlerine iletmesi sonucu işlemin gerçekleştiği ve davacının davalıdan uğramış olduğu zararı talep edemeyeceği gerekçesiyle sonuca gidilmiştir.Ancak davacı vekilince alınan bilirkişi raporuna karşı ayrıntılı ve gerekçeleri belirtilerek itiraz edilmiştir. İtirazda muhabir bankanın Avrupa Birliği Regülasyonlarına tabi olduğu da belirtilerek muhabir bankanın davalının ifa yardımcısı olması nedeniyle sorumlu olduğu yönünde davacı bilirkişi raporuna karşı itirazları karşılanmaksızın hüküm kurulmuştur. Davacının hükme esas alındığı anlaşılan bilirkişi raporuna itirazları kapsamında ek rapor alınmaksızın ve itirazlar karşılanmaksızın karar verilmesi usule aykırı bulunmuş ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, işin esası incelenmeksizin, ilk derece mahkemesini istinafa konu kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,4-Kaldırılan kararın icrasıyla ilgili olarak İİK'nın 36.maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine,5-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 13.02.2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.