Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/1652
2025/198
13 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1652
KARAR NO:2025/198
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:15/06/2021
NUMARASI:2020/409 E. - 2021/507 K.
DAVANIN KONUSU:İstirdat
Taraflar arasındaki çek istirdadı davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı ve feri müdahil vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin faaliyette bulunduğu ''... Sefaköy/İSTANBUL'' adresinde 09.05.2013 tarihinde gerçekleşen hırsızlık sonucu, müvekkilinin ticari faaliyette bulunduğu şirketler tarafından keşide edilerek verilen ve davacı müvekkilinin meşru hamili olduğu çeklerin şirket kasasından çalındığını, davacının hırsızlık olayının hemen akabinde çalınan çeklerle ilgili olarak çek zayi davası açtığını, çalınan çekler hakkında teminat yatırmak suretiyle ödeme yasağı kararı aldığını, ilgili tüm banka şubelerine anılan karar tebliğ edildiğini, 24.06.2013 tarihinde, 1 nolu davalı tarafından çek keşidecisi olan ...'ne hacze gidildiğini, çek keşidecisi olan şirketin haciz baskısı altında dosya borcunu ödemek zorunda kaldığını öğrendiklerini, davalı ... ... AŞ'nin ... nolu dosyası ile başlattı takibin konusunun davacının işyerinden çalınan, 16.06.2013 tarihi ve 25.000TL tutarlı çek olduğunu, anılan çekin ...Şti. tarafından tahsilat makbuzu ile davacıya verildiğini, davacının çekin meşru hamili iken çalındığını, ciro silsilesine bakıldığında ...Şti'ne ait sahte kaşe oluşturulduğunun, imzanın sahte olduğunun anlaşıldığını, ciro silsilesi sahte kaşe ve sahte imza ile kırıldıktan sonra da 2 nolu davalı tarafından 3 nolu davalıya çekin ciro edildiğini, 3 nolu davalının da çeki 1 nolu davalıya ciro ettiğini, gelinen nokta itibariyle, davacının meşru hamili olduğu çekin 1 nolu davalı tarafından tahsil edilmek üzere, işleme konulduğunu, çekin arkasında ödeme yasağı kararı olduğu anlaşıldığı halde, 1 nolu davalının anılan çek iptali dava dosyasına müdahil olma gereği duymadığını, ciro silsilesinde görülen 2 ve 3 nolu davalılara ait kaşelerdeki telefon numaralarından böyle şirket ve şahısların olmadığının, kaşedeki telefon numaralarının kapalı olduğunun/başka şirkete ait olduğunun anlaşıldığını, 3 nolu davalı şirketin ise, Factoring kuruluşu olup basiretli tacir gibi davranmadığını, ciro yoluyla çeki alırken, çek keşidecisi firmayı, çekin bağlı bulunduğu bankayı aramadığını, çeklerin çalındığı tarih olan 09.05.2013 ile çekin ellerine geçtiği tarih arasında uzun bir süre olmadığını, gerekli araştırmaları yapmayarak, en önemlisi de cirantaların meşru hamil olup olmadıklarını sorgulamayarak, hem davacıyı mağdur ettiğini, hem de davacı çekin meşru hamili olmasına rağmen davacıya ait ödemeyi tahsil etmeye çalıştığını, ciro silsilesi sahte kaşe üzerine atılan ve bu yolla kırılan bir çok, meşru hamil olmadıkları sabit olan, paravan şirket ve şahıslarca 1 nolu davalıya ciro edildiğini, TCK kapsamında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarının da konusu olan bir çeki, iyi niyetli 3.şahıs ve meşru hamil iddialarıyla tahsil edebilmesi için iyi niyetli olunması ve meşru hamil olunması gerektiğini, davalıların iyiniyetli olmadığını, 1 nolu davalı ... şirketinin takip konusu çeki usulüne uygun elinde bulundurmadığını, müvekkilinin meşru hamil olduğunu, 1 nolu davalının çeki elde edişi bakımından ağır kusurlu olduğunu, buna rağmen çek bedelini tahsil amacıyla takip yaptığını, ciro silsilesinde adı geçen 2 ve 3 nolu davalıların da iddialarının tevsik edilmesi amacıyla davaya dahil edilerek, işbu davayı açma zaruretleri doğduğunu ileri sürerek, haciz baskısı ile keşideci şirket tarafından, dosyaya ödenmek zorunda kalınan paranın karar verilinceye dek ödenmesinin önüne geçilmesi için tedbir kararı verilmesine, çek istirdadına ya da bedeline yönelik davanın kabulü ile icra dosyasına yatan paranın davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... AŞ vekili, savunmasında özetle; dava konusu çekte davacının cirosunun bulunmadığını, bu nedenle alacaklı olduğunun ticari defter ve kayıtları ile ispat edilmesi gerektiğini, davacının aktif husumetinin bulunmadığını, müvekkilinin iyiniyetli yetkili hamil olduğunu, müvekkilinin çeki faktoring yönetmeliğine uygun olarak iktisap ettiğini, takip konusu çekin, müvekkilinin müşterisi olan ...'ün ... Şti.'den ciro yoluyla aldığını, müvekkilinin çekteki cirantaların ticari ilişkilerini incelemekle yükümlü olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Feri Müdahil olan ... Şti.vekili, müdahale dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı şirketin iştigal konusu, imza yetkilisi, ortaklık yapısı ve faaliyette bulunduğu yer konusunda organik bağın bulunduğunu belirterek davaya davacı yanında müdahil olarak katılma talep etmiştir. Mahkemenin 17.11.2014 tarihli ara kararı ile müdahillik talebinin kabulüne karar verilmiştir.Diğer davalılar, davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Mahkememizce dava konusu ... sayılı dosyasının celp edilip incelenmesinde; takibin davalı ... tarafından borçlular ... Şti., ... A.Ş., ... ile ... adına 16/06/2013 tanzim tarihli, 16/06/2013 vade tarihli 25.000,00 TL bedelli çeke ilişkin asıl alacak bedeli ile 47,09 TL işlemiş faiz, 2.500,00 TL % 10 tazminatı, 75,00 TL % 0,30 komisyon bedeli, 313,05 TL masraf ve vekalet ücretinden oluşan toplam 27. 935,14 TL bedelin tahsili amacıyla takip başlatıldığı, dosyaya yapılan itiraz kapsamında İstanbul 21. İcra Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, itirazın kabulü ile ... sayılı dosyası üzerinden ... Şti. hakkında başlatılan takibin durdurulmasına yönelik karar verilmiştir.Mahkememizce dava konusu Bakırköy 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/301 esas sayılı dosyasının celp edilip incelenmesi neticesinde; dava konusu çekin iptaline ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.Mahkememizin 2013/200 esas 2018/638 karar sayılı 01/06/2018 tarihli mahkeme ilamında; davacının davasının kabulü ile 25.106,85 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine dair karar verilmiştir. Davalı ... vekili 15/08/2018 havale tarihli dilekçesi ile davacı vekilinin 06/09/2018 havale tarihli dilekçesi ile mahkeme kararını istinaf ettikleri anlaşıldı. İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesinin 2018/2021 esas, 2020/604 karar sayılı 18/06/2020 tarihli ilamı ile mahkememizin istinafa konu kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. İstinaf ilamı kapsamında yeniden mahkememizce alınan esas numarası alan dosyada tarafların iddia ve savunmaları ile celp edilen delillerin dosya kapsamında değerlendirilmesi amacıyla grafolog bilirkişiye tevdii edilen dosyaya 24/02/2021 tarihinde tanzim olunan bilirkişi raporunda özetle; inceleme konusu ... Bankası ... Şubesine ait, 16.06.2013 keşide tarihli, ... seri nolu, 25.000 TL'lik çekin arka yüzünde feri müdahil şirket ... Şti.'ne atfen atılmış imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla söz konusu şirket yetkilisi ...'ın eli ürünü olmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava; davacı iş yerinde 09/05/2013 tarihinde hırsızlık sonucu çalınan ve davacının meşru hamili olduğunu iddia ettiği dava konusu çekin diğer çeklerle birlikte çek zayi davasına konu iken ve bu davanın Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/277 esas sayılı dosyası üzerinden çekin yargılaması sürerken dava konusu çekin ... şirketince bu dosyaya sunulması ve çekin ... sayılı takip dosyasına konu yapılması sonucunda icra dosyasına çek bedelinin keşidecisi tarafından ödenmesi sonucunda bu ödemenin davalı ... şirketinden tahsiline ve çekin davalılardan istirdatına dair açılan davadır. Dava, TTK'nın 792. maddesi uyarınca çek istirdadı davasıdır.Dava konusu çekin incelenmesinde, keşidecinin ... AŞ, lehtarın ... Şti, ilk cirantanın ... Şti. , ikinci cirantanın ...-..., üçüncü cirantanın ... şirketi olduğu görülmektedir...Müşteki davacı şirket yetkilisi ...'ın şikayeti üzerine, davalıların da aralarında bulunduğu bazı şüpheliler hakkında kilitlenmek suretiyle muhafaza hakkında eşya hakkında hırsızlık, iş yerini dokunmazlığı ihlal suçlamalarıyla soruşturma açıldığı, ek kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği, 17.04.2014 tarihinde şüphelisinin faili meçhul olduğu belirtilerek daimi ara kararı verilmiştir. Davacının aktif husumet ehliyetinin denetlenmesi noktasında dosya içerisinde davacının lehtar ...'den dava konusu çekle birlikte dört adet çeki aldığına ilişkin çek tahsilat makbuzunu dosyaya sunduğu görülmekle dava konusu çekin lehdarı ve ilk cirantası ...'in asli müdahil sıfatının bulunduğu ve ... ile davacı şirketin ticari defterlerinin bilirkişi tarafından incelenerek ticari ilişkilerinin varlığı her türlü tereddütten uzak şekilde ortaya konmakla davacının aktif dava ehliyeti bulunduğu tespit edilmiştir.Dosya kapsamında, ... tarafından keşide edilen irsaliyeli fatura mevcuttur. Söz konusu faturanın incelenmesinde, söz konusu fatura üzerinde ... Şti.'nin imza ve kaşesi bulunduğu ve faturanın borçlusunun ... olduğu anlaşılmaktadır. Bu faturadan doğan alacağın 25.000,00 TL'lik kısmının 14.05.2013 tarihinde ... Faktoring'e devir ve temlik edilmiştir. Dosya içerisinde kambiyo senedi teslim bordrosu olmakla ... Faktoring ve ... arasında faktoring ve temlik sözleşmesi de mevcuttur.TTK'nın 792. maddesine göre; "Çek herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddesine göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çek geri vermekle hükümlüdür." 6361 sayılı Yasa'nın 9/2 maddesi hükmü ve yukarıda sözü edilen yönetmeliğin 8. maddesi, faktoring şirketlerine, kambiyo senetlerine dayalı olsa bile temlike konu alacağın bir mal veya hizmet satışından doğduğunu fatura ile tevsik etme ve kambiyo senedi ile faturanın uyumlu olduğunu araştırma yükümlülüğünü yüklemiş, TTK'nın 790. maddesi ise ciro silsilinde dış görünüş itibari ile kopukluk olup olmadığını inceleme yükümlülüğünü yüklemiştir. ... şirketlerine bunların dışında daha fazla yükümlülük yükleyen bir mevzuat hükmü bulunmamakta olduğundan davalı ... şirketinin faktoring ilişkisi çerçevesinde alacağını tevsik eder fatura ve belgelerle çeki iktisap etmiş olduğu anlaşılmıştır. Çek kimin uhdesindeyse ancak çekin ondan istirdatına karar verilebileceği dikkate alındığında çek keşideci ... şirketinde olduğundan davalılar yönünden çekin istirdatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı ... yönünden çekin istirdatı talebinin değerlendirilmesinde son yetkili hamil davalı ... şirketinin ciranta davacının imzasının kendisine ait olup olmadığını bilmesi beklenemeyeceğinden ayrıca ceza soruşturmasında alınan beyanlar sonucunda daimi arama kararı verildiği gözetildiğinde davalı hamil ... şirketinin ağır kusurlu ve kötü niyetli olup olmadığı hususunun dosya kapsamında ispat edilemediği, bu hususun tanıkla da ispatı mümkün olmadığından davalı ... şirketinin ağır kusurlu ve kötü niyetli olmadığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamında alınan grafolog bilirkişi raporuna göre, çekteki imzanın lehtar ... Şti. yetkilisinin eli ürünü olmadığı tespit edilmiş olup bu hususun kendisinden sonraki ciranta olan ... Ltd. Şti tarafından bilinebileceği ve bu şirketin kötü niyetli olduğu 18/09/2020 tarihli savcılık ... iddianame nolu iddianame ile de.. Tekstil yetkilisi ...'ın çekin alınışını ispat edemediği anlaşılmakla birlikte davacı vekili tarafından istinaf dilekçesinde çek bedelinin tahsilinin son yetkili hamil davalı ... şirketinden talep edilmesi nedeniyle yukarıda açıklanan gerekçelerle de faktoring şirketinin ağır kusurlu ve kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden çek bedelinin iadesi davasının davalı ... yönünden reddine karar verilmiştir."gerekçesiyle, çekin istirdatı davasının tüm davalılar yönünden reddine, çek bedelinin iadesi davasının davalı ... yönünden reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı ve feri müdahil vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı ve feri müdahil vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı ... şirketinin çekin yasal hamili olduğunu beyan ederek Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesine müracaat ederek ödeme yasağı kararını kaldırdığını, akabinde çeke dayalı olarak icra takibi yaptığını, davalı ...,nin ... sayılı icra takip dosyası ile çekin keşidecisi olan ... AŞ'ne hacze giderek haciz baskısı ile çek bedelini tahsil ettiğini, davacı tarafından 28.06.2013 tarihinde çek bedelinin tahsili (istirdat) talebiyle huzurdaki davanın açıldığını, yargılamada davamızın kabulüne karar verildiğini, İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesince kararın kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki olduğu gerekçesiyle kaldırıldığını, yapılan yargılama sonucunda bu kez davanın reddine karar verildiğini, davalı ... şirketinin davacı şirketten çalınan çeki kabul noktasında ağır kusurlu olduğunun bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, çekin müvekkili davacıdan hırsızlık yoluyla çalındığının sabit olduğunu, çeki çalan hırsızların, çek üzerine müvekkili ... Şirketi adına sahte bir ciro işlemi yaptıktan sonra yine sahte olduğu açıkça belli olan ciro işlemleri ile çeki davalı ... şirketine verdiğini, ... şirketlerinin faaliyetlerini düzenleyen mevzuata göre, bir kıymetli evrakı ... şirketine veren kişinin, bu çeki meşru ticari faaliyet kapsamında almış olduğunu, şahıs ya da şirkete ait faturasını da ... şirketine ibraz etmek zorunda olduğunu, dava konusu çeki davalı ... şirketine veren kişinin, aktif dağıtım ve otomasyon unvanlı iş yerinin sahibi görünen ... olduğunu, ...'ün 14.05.2013 tarihinde çeki... şirketine verdiğini, bu kişinin, çeki ...Tekstil ... Şirketinden aldığına ilişkin 31.03.2013 tarihli bir faturayı ve çeki ... şirketine verdiğini, ...şirketi bu çeki kabul ederken, bankaya telefon ederek çek hakkında bilgi almak istemiş olsaydı bu çekin çalıntı olduğunu öğrenebileceğini, daha da önemlisi, ... şirketi kendisine sunulan fatura ile çek üzerindeki ciroları dikkatle incelemiş olsaydı, ... Tekstil firmasına ait cirodaki unvan ile kendisine sunulan faturadaki unvanın farklı olduğunu, ciroda yazılı olan telefon numaralarının sahte, geçersiz numaralar olduğunu anlayabilecek olduğunu, ... Şirketinin dava konusu çekle ilgili yapmakla yükümlü olduğu araştırmayı yapmadığından çeki kabul etme noktasında ağır kusurlu olduğunu, ağır kusurlu olduğunun 14.03.2017 tarihli bilirkişi raporuyla da sabit olduğunu, mahkemece bu bilirkişi raporunun adeta yok sayıldığını, mahkemece ilk kararında davalı ... şirketinin çeki iktisapta ağır kusurlu olduğuna karar verildiğini, mahkemenin bu konuda yeni bir delil ortaya konulmadığı halde istinaf edilen kararda tam aksi yönde hüküm kurmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, bozmadan sonra yapılan yargılamada, davalı ... şirketinin çekle ilgili istihbarat çalışması yaptığına veya faturadaki unvan ile çek üzerindeki unvanının farklı olmasının sebebini araştırdığı veya başkaca bir araştırma yaptığına ilişkin dosyaya yeni bir bilgi veya belge sunulmadığını, mahkemenin, ilk kararındaki gerekçesini neden değiştirdiğinin ilk kararda bilirkişi raporundaki tespitlere dayalı olarak faktoring şirketini ağır kusurlu bulduğu halde istinaf edilen bu kararda hangi gerekçe ile faktoring şirketini ağır kusurlu kabul etmediğinin gerekçeli karar içeriğinde herhangi bir şekilde açıklanmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, davacının elinden rızası dışında çıktığı ileri sürülen çekin TTK'nın 792. maddesi uyarınca istirdadı veya icra dosyasına yatan paranın davacıya ödenmesi istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı ve feri müdahil vekillerince, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava dilekçesinde davacı vekili; davacının dava konusu ... Bankası ... Şubesi'ne ait 16.06.2013 tarihi ve 25.000TL tutarlı çeki lehtar olan ...Şti.'den tahsilat makbuzu ile teslim aldığını, iş yerinden hırsızlık sırasında çekin çalındığını, çekin keşideci tarafından ödendiğini, çekin davalıların eline geçtiğini, davalıların çeki iktisapta ağır kusurlu ve kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, çekin istirdadına veya icra dosyasına yatan paranın davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Factoring ... AŞ vekili ise; takip konusu çekin müvekkilinin müşterisi olan ... tarafından ... Ltd. Şti.'den ciro yoluyla alındığını, çekin ticari ilişki sebebiyle ciro edildiğini, faktoring sözleşmesi ve temlik sözleşmesinin bulunduğunu, davalının kötüniyet ve kusurunun bulunmadığını savunmuştur.Dava konusu ...Bankası ... Şubesi'ne ait 16.06.2013 tarihli, ... no'lu, 25.000 TL bedelli çekin dava dışı ... AŞ tarafından feri müdahil .... Ltd. Şti.lehine keşide edildiği, feri müdahilin lehtar ve birinci ciranta olduğu, davalı ... Şti'ne ciro ettiği, ardından sırasıyla davalı ... Otomasyon/...'e ve son olarak da davalı ... Factoring ... AŞ'ye cirolandığı, davalı ... Factoring ... AŞ tarafından 17.06.2013 tarihinde çekin ibraz edildiği, ödemeden men kararı sebebiyle ödeme yapılmadığı, söz onusu çekin, alınan ihtiyati haciz kararı sonrasında davalı ... Factoring ... AŞ tarafından, ... AŞ, ... Şti., ... Şti.ve ... Otomasyon/... aleyhine 24.06.2013 tarihinde ... sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ilamsız icra takibine konu edildiği anlaşılmaktadır. İcra dosyası kapsamında çek bedelinin keşidecisi ... AŞ tarafından 24.06.20213 tarihinde ihtiyati haciz sırasında ödendiği görülmektedir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen ilk kararın davacı ve davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 10.07.2020 tarihli ve 2018/2021 Esas, 2020/604 Karar sayılı kararı ile '' ... 6361 sayılı Yasa'nın 9/2 maddesi hükmü ve yukarıda sözü edilen yönetmeliğin 8. maddesi, faktoring şirketlerine, kambiyo senetlerine dayalı olsa bile temlike konu alacağın bir mal veya hizmet satışından doğduğunu fatura ile tevsik etme ve kambiyo senedi ile faturanın uyumlu olduğunu araştırma yükümlülüğünü yüklemiş, TTK'nın 790. maddesi ise ciro silsilinde dış görünüş itibari ile kopukluk olup olmadığını inceleme yükümlülüğünü yüklemiştir. ... şirketlerine bunların dışında daha fazla yükümlülük yükleyen bir mevzuat hükmü bulunmamaktadır.... İlk derece mahkemesinin kısa kararı ile gerekçeli kararı arasında çelişki bulunduğu, zira her bir davalının hukuki durumunun ve sorumluluk sebeplerinin ayrı ayrı değerlendirilerek hüküm kurulması gerekirken buna uyulmadığı, çek kimin uhdesindeyse ancak çekin ondan istirdatına karar verilebileceği bu haliyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 297.maddesindeki zorunlu unsurları taşımadığı, diğer taraftan hamilin kötü niyetli olup olmadığına ve buna göre çeki veya bedelini iade yükümlülüğünün bulunup bulunmadığına dair denetlenebilir bir gerekçe ortaya konulmadığı...'' gerekçesiyle HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir.Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine dair eldeki karar verilmiş, bu karar davacı ve feri müdahil tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekilince ilk karara karşı sunulan 06.09.2018 tarihli istinaf dilekçesinde; yargılama devam ederken, davaya konu çekin bedelinin davalı ... AŞ tarafından icra marifetiyle tahsil edildiği, bu sebeple bu şirkete yönelik çek bedelinin istirdatı davalarının kabulü ile davaya konu çekin bedelinin bu davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, dava konusu çek bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmiş olmasının hatalı olduğu belirtilerek kararın istinaf edildiği, bu beyana göre davacının çekin istirdadı ile çek bedelinin ödenmesi talebini, davalı ... Factoring ... AŞ'ye yönelttiği, diğer davalılardan çek istirdadı talebinde bulunduğu tespit edilmiştir.Çek istirdadı talebinin davalılar... Şti.ve ... Otomasyon/... yönünden incelenmesinde; Çek istirdadı davası, çekin rızası hilafına elinden çıktığını iddia eden meşru hamili tarafından, yeni hamile karşı açılabilecek bir davadır. Yani çek istirdadı davasının davacısı çek elinde iken çekin rızası dışında elinden çıktığını ileri süren hamil, davalısı ise çekin nihai hamilidir. Diğer cirantaların, çek istirdadı davasında davalı sıfatı (pasif husumet ehliyeti) yoktur.Somut olayda, çek elinde bulunan ve bu kapsamda dava konusu çeki takip konusu yapan davalı ... Factoring ... AŞ'dir. Davalılar .... Şti.ve ... Otomasyon/... ise davalı son hamil ... Factoring ... AŞ'den önceki ikinci ve üçüncü cirantalar olup çek istirdadı davası yönünden pasif husumet ehliyetleri bulunmamaktadır. Zira sıfat deyimi dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle (usul hukuku sorunu) ilgili olduğu halde; taraf sıfatı, dava konusu sübjektif hakka (maddi hukuk sorunu) ilişkindir.Sübjektif bir hakkı dava etme yetkisi (davacı sıfatı-dava hakkı) o hakkın sahibine ait olup (aktif husumet); hakkını o hakka uymakla yükümlü kişiden (davalı sıfatı-pasif husumet) isteyebilecektir. Husumet (taraf sıfatı) resen nazara alınması gereken bir husus olduğundan, mahkemece davalılar .... Şti.ve .. Otomasyon/...'ün pasif husumeti bulunmadığından çek istirdadı davasının bu iki davalı yönünden pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken, bu davalılar yönünden de esastan reddine karar verilmesi hatalı olduğundan, ilk derece mahkemesinin kararının resen düzeltilmesine karar vermek gerekmiştir.Davalı ... Factoring ... AŞ'ye yönelik çek istirdadı ve çek bedelinin ödenmesi talebi yönünden yapılan incelemede ise; Somut olayda, çek elinde bulunan ve bu kapsamda dava konusu çeki takip konusu yapan davalı ... Factoring ... AŞ'dir. Davalılar .... Şti.ve ... Otomasyon/... ise davalı son hamil ...Factoring ... AŞ'den önceki üçüncü ve dördüncü cirantalardır. Bu açıdan davalı ... Factoring ... AŞ'nin çek istirdadı davası yönünden pasif husumet ehliyeti bulunmaktadır. TTK'nın 792. maddesi; ''Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmünü haiz olup anılan kanunî hüküm bağlamında iyi niyetli hamilin hak sahibi olmayan kimselerden elde ettiği kazanımlar korunmaktadır. Bu kapsamda bir kimsenin muntazam bir ciro zinciriyle çeki iktisabı, kendisine ancak şeklî anlamda meşru hamil sıfatını kazandıracak olup maddi hukuk anlamında hak sahipliğinin mevcudiyeti için devralanın çeki iktisabında kötü niyetinin yahut ağır kusurunun bulunmaması gerekmektedir. Aksi takdirde TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılacak istirdat davası sonucu çeki iadeye mecbur kalır. Bu davada, davacının çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve çeki elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir. Aynı Kanunun 790.maddesinde ise "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve bir birine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir beyaz ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır" düzenlemesi bulunmaktadır. TTK'nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, TTK’nın 792. maddesindeki ''Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...'' ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hâmil korunur. Bu tür davalarda, yukarıda da belirtildiği gibi çekin önceki hâmilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hâmil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delile kanıtlanabilir (Yargıtay HGK'nın 06/04/2021, E. 2017/11-159, K. 2021/417 tarih ve sayılı kararı). Bu bilgilere göre davacı, dava konusu edilen çekin yetkili hamili iken hırsızlık olayı sebebiyle rızası dışında elinden çıktığını ve davalı ... Factoring ... AŞ'nin çeki iktisabında kötüniyetli veya ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlamakla yükümlüdür. Öte yandan, 13.12.2012 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6361 sayılı ... ve... Şirketler Kanunu'nun 9/2. maddesine göre, "... şirketi kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz ve tahsilini üstlenemez." düzenlemesi bulunmaktadır. Maddenin 3. Fıkrasında ise, "Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğerki, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." düzenlemesi bulunmaktadır.Bu açıklamalar ışığında somut olayın değerlendirilmesinde; davacının çekte ciranta olarak yer almadığı ancak lehtar ile ticari ilişkisinin bulunduğu ve çeki teslim aldığı, ceza dosyasından çekin davacı nezdinde iken çalındığı belirtilerek, davacı tarafça şikayetçi olunduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca davalı ... Factoring ... AŞ ile dava dışı ... Otomasyon/... arasında düzenlenen faktoring sözleşmesi kapsamında dava konusu çekin davalı ... Otomasyon/... tarafından davalı ... şirketine ciro edildiği görülmektedir. Sözleşme ekinde dava dışı ... Otomasyon/... ile yine davalı .... Şti. arasında ticari satıma konu edilen 31.03.2013 tarihli faturanın düzenlenmiş olduğu, buna göre davalı ... Factoring ...AŞ'nin dava konusu çeki faturasıyla birlikte ve faktoring mevzuatına uygun olarak iktisap ettiği, davacının zararına olarak ve çekin zayi edildiğini bilerek davacıya zarar vermek amacıyla hareket ettiğine dair somut bir olgunun ispat edilemediği kanaatine varılmıştır. Bu nedenlerle, davalı ... Factoring ... AŞ yönünden davanın reddi yerinde olmuştur.Dairemiz kaldırma kararında da belirtildiği üzere 6361 sayılı Yasa'nın 9/2-3 maddesi hükmü, faktoring şirketlerine, kambiyo senetlerine dayalı olsa bile temlike konu alacağın bir mal veya hizmet satışından doğduğunu fatura ile tevsik etme ve kambiyo senedi ile faturanın uyumlu olduğunu araştırma yükümlülüğünü yüklemiş, TTK'nın 790. maddesi ise ciro silsilinde dış görünüş itibari ile kopukluk olup olmadığını inceleme yükümlülüğünü yüklemiştir. Faktoring şirketlerine bunların dışında daha fazla yükümlülük yükleyen bir mevzuat hükmü bulunmamaktadır.Davacı ve feri müdahil vekili davalının istihbarat çalışması yapmadığını ileri sürmüş ise de; eldeki davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan mevzuat 6361 sayılı .... ve ... Şirketler Kanunu olup anılan Kanunun yukarıda yer verilen 9/2 maddesi ile yüklenen yükümlülük dışında faktoring şirketine bir yükümlülük yüklenmemiştir. Bu Kanun ile birlikte dava tarihinden yürürlükte bulunan, 10.10.2006 tarihli ve 26315 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan ... ve ... Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik'in 22/2 maddesinde de Kanunun 9/2 maddesine paralel bir düzenleme yapılmıştır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 21.05.2019 tarihli ve 2017/19-900 Esas, 2019/591 Karar sayılı kararı). Bu sebeple aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde değildir. Davacı ve feri müdahil vekili her ne kadar ilk kararda davanın kabul edildiğini, Dairemizce kararın usulen kaldırıldığını, esas yönünden kaldırma yapılmadığını ileri sürmüş ise de, ilk derece mahkemesinin önceki kararının Dairemizce HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılması ile bu karar tüm sonuçları ile ortadan kalkmıştır. Bölge adliye mahkemesi kaldırma kararı kapsamında taraflar yönünden usuli kazanılmış hak oluşturmayacağından, mahkemece kaldırma kararından sonra yeniden yapılacak değerlendirme ile önceki kararla bağlı olmaksızın her türlü karar verilebileceğinden, davacı ve feri müdahil vekilinin yerinde görülmeyen bu istinaf sebebinin de reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, davacı ve feri müdahil vekilinin istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemekle birlikte, davalılar .... Şti.ve ... Otomasyon/...'ün pasif husumeti bulunmadığından çek istirdadı davasının bu davalılar yönünden pasif husumet ehliyetlerinin bulunmaması sebebiyle, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının bu yönden resen düzeltilmesi gerektiğinden, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, neticeten çek istirdadı davasının davalılar .... Şti.ve ... Otomasyon/...'ün yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... ...AŞ yönünden esas bakımından reddine, davalı ... AŞ'ye yönelik çek bedeli davasının esas bakımından reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.Dairemizce yeniden hüküm kurulurken, davacı ve feri müdahil vekillerinin istinaf nedenleri yerinde görülmeyip hükmün resen düzeltilmesine karar verildiğinden, ilk derece mahkemesince davalılar lehine hükmedilen vekalet ücreti aynen muhafaza edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 hükümleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı ve feri müdahil vekilleri tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmemekle birlikte, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının resen düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;1-Çek istirdadı davasının, davalılar ... Şti. ile ... Otomasyon/... yönünden pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine; davalı ... ... AŞ yönünden esas bakımından reddine,2-Davalı ... AŞ'ye yönelik çek bedelinin iadesi davasının reddine, 3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 426,95 TL harçtan mahsubu ile bakiye 188,45 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalılar tarafından yargılama gideri yapılmadığından, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,6-Davalı ... AŞ duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden, reddedilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı ... AŞ'ye verilmesine, 7-Bakiye gider avansının, karar kesinleştiğinde, yatıran tarafa iadesine,8-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden; a) Davacı ve feri müdahil tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; istinaf peşin karar harçlarının ise talepleri hâlinde, ilk derece mahkemesince, yatıran taraflara iadesine,b) Davacı ve feri müdahil tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına, 9-Gerekçeli kararın, ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,10-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 33, 355 ve 353.1.b.2. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 13.02.2025 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.