Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/1632

Karar No

2025/197

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1632
KARAR NO:2025/197
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:11/12/2020
NUMARASI:2016/1158 E. - 2020/624 K.
DAVANIN KONUSU:Çek İstirdadı
Taraflar arasındaki çek istirdadı davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin merkezinde (... İşhanında) 13.11.2014 tarihinde sabah 06.45 dolayında işyerine hırsız girdiğini, kasa kırılmak suretiyle dava konusu çekin de dahil olduğu çekler ile bir kısım paranın çalındığını, bununla ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğunu, soruşturma başlatıldığını, İstanbul 21.Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/250 Esas sayılı dava dosyası açıldığını, davanın derdest olduğunu, söz konusu çekin arka yüzündeki kaşe ve imzanın müvekkiline ait olmadığını ve sahte olduğunu, çekleri çalınan müvekkilinin ilgili mercilere başvuruda bulunduğunu, İstanbul 3.ATM'nin 2015/423 Esas, 2016/55 Karar sayılı kararı ile zayi nedeniyle çekin iptaline karar verildiğini ve davanın kesinleştiğini, 14.11.2014 tarihinde çekin muhatabı ... Bankası AŞ'ye ifade tutanağı, çalınan çek döküman listesi, imza sirküleri ile birlikte ihbar edildiğini, işbu belgelerin davalı şirketin bağlı bulunduğu faktoring derneğine de ihbar edildiğini, davalının çeki hırsızlık olayından sonra iktisap ettiğini, muhatap bankanın da bilgisi dahilinde olduğu dikkate alındığında davalının çalıntı ihbarını değerlendirmeyerek çekin iktisabını yaptığını, bunun davalının basiretli tacirden uzak tutumu ve ağır kusuru olduğunu gösterdiğini, davalı factoring şirketinin ödeme yasağı olan ilgili çeki bankaya sorduğunda çok kolay bir şekilde çekin hırsızlık çeki olduğunu öğrenmemesinin mümkün olmaması karşısında, çek sorgulaması yapmayarak basiretli bir tacir gibi davranmadığını, davalının her ne kadar iyi niyetli hamil olduğunu iddia etse de özen yükümlülüğünü ve basiretli tacir olma yükümlülüğüne aykırı davrandığını, hayatın olağan akışında çok kolay şekilde çekin çalıntı olduğunu öğrenebilecek iken bu özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davalının tüm bunları bildiği halde kötü niyetli olarak ...sayılı dosyasından müvekkili aleyhine takip başlattığını, takibin kaldırılması için İstanbul 16. İcra Hukuk Mahkemesine başvurulduğunu, mahkemenin 2015/558 Esas ve 2015/797 Karar sayılı ilamı ile takibin durdurulmasına karar verildiğini, takip nedeniyle çek aslının ... kasasında saklandığını ileri sürerek, ... Bnakası AŞ ... Şubesine ait, 30.04.2015 tarihli ve 15.000 TL bedelli, ... seri nolu çekin haksız ve kötü niyetli olarak çeki elinde bulundurarak icra takibine koyan davalıdan geri alınarak müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin faktoring müşterisi ... tarafından bedeli, faktoring borcuna mahsup edilmek ve faktoring sözleşmesinin teminatı olmak üzere kayıtsız şartsız ciro ile dava dışı ....AŞ tarafından keşide olunan 30.04.2015 keşide tarihli 15.000,00 TL bedelli, 0849123 seri nolu çekin teslim edildiğini, bedelinin müşterinin talimatına istinaden belirttiği banka hesabına EFT yapıldığını, genel faktoring sözleşmesine istinaden ödemelerini ifa etmeyen müşterinin faktoring konusu edilen çekinin ibrazı suretiyle tahsile çalışıldığını, ödeme yasağı kararı nedeni ile karşılığının tahsil edilemediğini, karşılığı tahsil edilemeyen ...seri nolu çekin ... sayılı dosyası ile davalının da bulunduğu borçlular aleyhine icra takibine geçildiğini, davacı ile birlikte diğer icra dosya borçlusu ....AŞ tarafından, İstanbul 16.İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/558-Esas sayılı dosyası ile imzaya ve borca itiraz edildiğini, itiraz neticesinde 03.11.2015 tarihinde davacı yönünden "imzaya, ....AŞ, yönünden borca itirazın kabulü ile davacılar yönünden takibin durdurulmasına" karar verildiğini, kararın davacı dışındaki ... yönünden temyiz edildiğini, temyiz taleplerinin süre yönünden reddedildiğini, bu kez red kararının temyiz edildiğini, ... sayılı dosyası ile birlikte henüz Yargıtaydan dönmediğini, dava dışı, keşideci ....AŞ tarafından, İstanbul 16.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/638-Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası ikame edildiğini, davanın derdest olduğunu, müvekkili tarafından keşideci ....AŞ aleyhinde İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/173-Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası ikame edildiğini, iki dosyanın birleştirildiğini, müvekkilinin, huzurdaki dava ile birlikte dava konusu çekin iptal edildiğini öğrendikten sonra 04.01.2017 tarihinde İstanbul 18.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/11-Esas sayılı dosyası ile çek iptali kararının iptali amacı ile dava ikame ettiğini, davacının hırsızlık olayı ile ilgili olarak İstanbul 21.Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/250-Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını beyan etmiş ise de söz konusu davada müvekkili şirketin veya yetkililerinin herhangi bir şekilde taraf olmadığından dava konusu açısından bir sonucu olmadığını, davacı taraf, aleyhinde başlatılan icra takibinde takibin durdurulması kararı alındığını, icra takibi davacı yönünden durduğunu, durdurma kararı nedeni ile davacı yönünden herhangi bir icra işlemi yapılamayacağını, davacının icra tehdidi altında da olmayıp herhangi bir şekilde icra dosya borcunu ödemediğini, davalının davacı dışındaki icra dosya borçlularından herhangi bir tahsilat yapmadığını, davacı tarafın çek bedelinin istirdadını değil çekin istirdadını dava ettiğini, davalı şirketin, davacı dışındaki cirantalara karşı müracaat haklarını elinden alacak şekilde çekin istirdadına karar verilemeyeceğini, müvekkilinin çek bedelini tahsil etmediğine göre bedelinin de istirdadının mümkün olmadığını, dava konusu çekin usulune uygun ve hukuken geçerli bir faktoring işlemi neticesinde iyiniyetle iktisap edildiğini, TTK.md.790 ve 792 maddelerine göre davalının iyiniyetli meşru hamil olduğunu, davalının 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring Ve Finansman Şirketleri Kanunun 9/2 maddesi hükmüne tamamen uygun bir şekilde faktoring işlemi tesis ettiğini, yasal düzenlemelere tamamen uygun bir şekilde yapılan işlemle... tarafından bir mal veya hizmet satışından doğmuş olan fatura ile tevsik edilmiş bulunan bir alacak ve bu alacağın ödenmesi amacıyla tanzim olunan kambiyo senedi (çek) iktisap edildiğini, çek ile ilgili olarak ödeme yasağı kararı alınmış olmasının hamilin icra takibi yapmasına etkili olmayacağını, kötüniyetini göstermeyeceğini, çekin istirdadına karar verilebilmesi için davacının, müvekkili şirketin çeki bile bile borçlu zararına iktisap ettiğini kanıtlaması gerektiğini, kıymetli evrakın mücerretliği ilkesi gereği müvekkilinin keşideci ile ciranta arasındaki borcun doğuş sebebini araştırmak ve kanıtlamakla yükümlü olmadığını, davacı tarafın hamile karşı bedelsiz senedi, bile bile kendisinin zararına hareketle iktisap ettiğini, iktisapta ağır kusurlu olduğunu kanıtlaması gerektiğini, kıymetli evrakın mücerretliği ilkesi gereği müvekkili şirketin her ne kadar çeki araştırma yükümlülüğü bulunmasa da ve iktisapta kötüniyeti ve ağır kusuru olmadığını ispatlamakla yükümlü olmasa da, çeki teslim alırken, çek keşidecisi ile ilgili yapılan araştırmada, keşidecinin çek bedellerini ödediğini, karşılıksız çekinin bulunmadığını, ticari itibarının bulunduğunu, ödemelerini zamanında ifa ettiği tespit etiğini, iyiniyet veya kötüniyetin tespitinde önemli olan anın çekin davalı tarafından iktisabı anı olduğunu, iktisaptan sonraki gelişmelere dayalı olarak müktesibin iyiniyetli veya kötüniyetli addedilmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davanın; istirdat davasından ibaret olduğu anlaşılmıştır.Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmişler. İstanbul 21. Ağır ceza mahkemesinin 2015/250 Esas sayılı dosyası, İstanbul 3 ATM 2015/423 E 2016/55-K sayılı dosyası, ..., ... sayılı dosyası, ... Bankasının 14/11/2014 tarihinde verdiği evrakları vs. deliline dayanmışlardır.Mahkememizce toplanan delillere, iddia ve savunmaya göre davacının, davalı borçludan alacaklı olup olmadığı hususunda bilirkişiden rapor alınmış 12/10/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Türk Ticaret Kanunu ve 6361 sayılı Finansal Kiralama Kanunu hükümlerine göre ciro yoluyla dava konusu çeki devralan davalı ... şirketine karşı davacının çek keşidesine mesnet teşkil eden borç ilişkisine ait defileri ileri süremeyeceği, davalı ... şirketinin iyi niyetli yetkili hamil olduğu, dava konusu çeki iktisap ederken bile bile borçlu zararına hareket ettiği hususunun kanıtlanamadığı, bu nedenle davacının talebinin kabulüne olanak bulunmadığı hususu tespit ve rapor edilmiştir.Tarafların iddia ve savunmaları, taraf ticari defter kayıtları, icra dosyası, İstanbul C.Başsavcılığı Soruşturma dosyası, açılan çek iptal/ödemeden men dava dosyası ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu istirdatı istenen çekinde aralarında bulunduğu çeklerin ve boş çek yapraklarının, davacı şirket işyerinde 13.11.2014 tarihinde gerçekleşen hırsızlık olayı ile çalındığını, çalınan çeklerden dava konusu çekin, davacı şirket ile çek keşidecisi ... A.Ş arasındaki ticari ilişki gereğince davacı adına düzenlendiği, istirdatı istenen çekin arka yüzünde davacı şirket kaşe ve imzasının bulunmasına karşılık davacının bu kaşe ve imzanın sahte olduğunu, kendisinin çeki ciro yoluyla ... Şti’ne ciro etmediği beyanına ilişkin olarak davacının incelenen 2014 yılı ticari defterlerinde, davacı ile dava dışı... Şti arasında ticari ilişkinin olduğuna dair her hangi bir tespit yapılamadığı, dava konusu çek ile ilgili olarak ... Bankası A.Ş'de ödemeden yasağı bulunan çekin son hamil konumundaki davalı ... A.ş tarafından çekin bankaya 06.05.2015 tarihinde ibraz edildiği ve mahkeme kararı gereğince çek bedelinin ödenmediği, ödemeden men kararı verilen 30.04.2015 tarihli ... seri nolu 15.000 TL bedelli çekin davalı tarafından ibrazı ile ödenmemesi üzerine, çek keşidecisi ve kendisinden önceki cirantalar aleyhine ... 11.05.2015 tarih ... Sayılı dosyası üzerinden kambiyo takibi başlatıldığı,Somut olayda olduğu gibi çekin çalıntı olduğuna ilişkin bir iddia da kişisel bir defi oluşturup bu yöndeki iddianın da cirantaya karşı ileri sürütebilmesi için cirantanın kötünüyetli olduğunun kanıtlanmasının gerekeceği, davacı tarafından, çekin çalıntı olduğu ve bu hususun da davalı tarafından bilindiği, buna rağmen bile bile çekin devir alınarak tahsil için bankaya ibraz edildiği, dolayısıyla da bir kötüniyetin bulunduğu hususları geçerli delillerle ispat edilemediği, bilirkişi raporundaki mali inceleme bölümünde de ifade edilmiş olduğu üzere, davalının dava konusu çeki bir faktoring sözleşmesine istinaden aldığı, faktoring sözleşmesine konu hizmetleri fatura karşılığında ifa ettiği de anlaşıldığından, davalının kötüniyeti olduğunun kabulüne olanak bulunmadığı, Türk Ticaret Kanunu ve 6361 sayılı Finansal Kiralama Kanunu hükümlerine göre ciro yoluyla dava konusu çeki devralan davalı ... şirketine karşı davacının çek keşidesine mesnet teşkil eden borç ilişkisine ait defileri ileri süremeyeceği, davalı... şirketinin iyi niyetli yetkili hamil olduğu, dava konusu çeki iktisap ederken bile bile borçlu zararına hareket ettiği hususunun kanıtlanamadığı, bu nedenle davacının talebinin kabulüne olanak bulunmadığı hususunun tespit ve rapor edildiği anlaşılmakla, denetlemeye ve hükme dayanak etmeye elverişli bilirkişi raporuna göre davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, davacının davasının reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; çekin arka yüzündeki imza ve kaşe müvekkiline ait olmadığını, sahte olduğunu, çekin iş yerinden çalındığını, ceza davası açıldığını, çekin iptaline karar verildiğini, çekin muhatabı ... Bankası Genel Müdürlüğü'ne ifade tutanağı, çalınan çek doküman listesi, imza sirküleri ile birlikte ihbar edildiğini, bu belgelerin yine müvekkili tarafından davalı şirketin bağlı bulunduğu faktoring derneğine de ihbar edildiğini, davalının çeki hırsızlık olayından sonra iktisap ettiğini, muhatap bankanın da bilgisi dahilinde olduğu dikkate alınarak davalı şirketin çalıntı ihbarını değerlendirmeyerek iktisap ettiğini, ... firmalarının bu durumlardaki bilgisi ve deneyimi göz önünde alındığında çekin durumunun bankaya sorulmadan alınmasının faktoring şirketinin basiretli tacirden uzak tutumunu ve ağır kusurunu gözler önüne serdiğini, ... şirketi ödeme yasağı olan ilgili çeki bankaya sorduğunda çok kolay bir şekilde ödeme yasağı olduğunu hırsızlık çeki olduğunu anlayacakken, sormamış ve basiretli tacir gibi davranmadığını, her ne kadar davalı ... iyi niyetli hamil olduğunu belirtsede yukarıdada belirttiğimiz üzere faktoring şirketi özen yükümlülüğüne ve basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı davrandığını, hayatın olağan akışında çok kolay bir şekilde çalıntı çek olduğunu öğrenebilecekken öğrenmediğini, davalının tüm bunları bildiği halde kötüniyetli olarak ... dosyası müvekkili hakkında takip başlatığını, bu takibin kaldırılması için İstanbul 16. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/558 Esas, 2015/797 Karar sayılı ilamı ile takibin durdurulmasına karar verildiğini, yargılama esnasında alınan bilirkişi raporunun değerlendirme bölümünün 4.maddesinde (raporun 7. sayfası) ''dava konusu çekin bankaya davalı ... tarafından 06.05.2015 tarihinde ibraz edildiği ve mahkeme kararı gereğince çek bedelinin ödenmediğini tespit ettiği, Devamla BDDK'nın 04.02.2015 tarih 29257 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ... işlemlerinde uygulanacak usul ve esaslarını açıklamış ve ... firmasına söz konusu fatura ile malın tesliminin veya hizmetinin yerine getirilip getirilmediği bilgisinin ... firmasınca araştırılması gerektiğinden bahsederek ... firmalarına bir takım mükellefiyetler yüklemiştir. Bilirkişi raporunca davalı ... firmasının dava konusu 15. 000 TL bedelli çek ile ilgili gerekli araştırma ve değerlendirmeyi yapmadığı''ndan kusurlu olduğununun açıkça saptandığını, iştigal konusu, çeklerin kırdırılarak paraya çevrilmesi olan faktoring şirketinin böyle bir araştırma yapmamasının ağır kusur olduğunu, faktoring şirketinin çekin hırsızlık çeki olduğunu ve çek ile ilgili mahkeme kararı olduğunu bildiği halde bile bile çeki aldığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, TTK'nın 792. maddesi gereğince çek istirdatı talebine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı, davaya konu çekin rızası hilafına elinden çıktığını, çekin davalı yanda olduğunu ve davalının çeki iktisabında kötüniyetli ve ağır kusurlu olduğunu, çekin davalı yanca icra takibine konu edildiğini iddia ederek, dava konusu çekin istirdadına karar verilmesini talep etmiş, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.Dava konusu çekin incelenmesinde; ... Bankası ... Şubesine ait, 30.04.2018 tarihli ve 15.000,00 TL bedelli çekin ....AŞ tarafından keşide edildiği, lehtarın davacı .... Şti.olduğu, çekin davacı lehtarın cirosuyla dava dışı ... Şti.'ne, ardından sırasıyla ...'a, ondan da davalıya ciro edildiği, imza ve kaşelerin bulunduğu anlaşılmaktadır.Ciro edilen çekin davalı ciranta tarafından bankaya ibraz edildiği, ödemeden men kararı sebebiyle ödeme yapılmadığı, davalı yetkili hamil tarafından çekin ... sayılı dosyası ile ciranta, lehtar ve keşideci aleyhine takibe konulduğu, davacının takibe ve imaya itirazı üzerine İstanbul 16. İcra Hukuk Mahkemesinin 03.11.2015 tarihli ve 2015/558 Esas, 2015/797 Karar sayılı dosyası ile imzaya ve borca itiraz edildiğini, itiraz neticesinde 03.11.2015 tarihinde eldeki davanın davacısı yönünden imzaya itirazın kabulü ile davacı yönünden takibin durdurulmasın karar verildiği görülmektedir. Davacı, çekin istirdadını talep etmektedir. TTK'nın 792. maddesi; ''Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmünü haiz olup anılan kanunî hüküm bağlamında iyi niyetli hamilin hak sahibi olmayan kimselerden elde ettiği kazanımlar korunmaktadır. Bu kapsamda bir kimsenin muntazam bir ciro zinciriyle çeki iktisabı, kendisine ancak şeklî anlamda meşru hamil sıfatını kazandıracak olup maddi hukuk anlamında hak sahipliğinin mevcudiyeti için devralanın çeki iktisabında kötü niyetinin yahut ağır kusurunun bulunmaması gerekmektedir. Aksi takdirde TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılacak istirdat davası sonucu çeki iadeye mecbur kalır. Bu davada, davacının çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve çeki elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir. Aynı Kanunun 790.maddesinde ise "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve bir birine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir beyaz ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır" düzenlemesi bulunmaktadır.TTK'nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, TTK’nın 792. maddesindeki ''Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...'' ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hâmil korunur. Bu tür davalarda, yukarıda da belirtildiği gibi çekin önceki hâmilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hâmil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delile kanıtlanabilir (Yargıtay HGK'nın 06/04/2021, E. 2017/11-159, K. 2021/417 tarih ve sayılı kararı).Bu bilgilere göre davacı, dava konusu edilen çekin yetkili hamili iken hırsızlık olayı sebebiyle rızası dışında elinden çıktığını ve davalının çeki iktisabında kötüniyetli veya ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlamakla yükümlüdür. Öte yandan, 6361 sayılı ... ve ... Şirketler Kanunu'nun 9/2. maddesine göre, "... şirketi kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz ve tahsilini üstlenemez." düzenlemesi bulunmaktadır. Maddenin 3.fıkrasında ise, "Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğerki, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." düzenlemesi bulunmaktadır,04.02.2015 tarih ve 29257 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 8/1 madesinde ise "Faturalı alacağa istinaden kambiyo senedi veya diğer senetlerin alınması halinde alınan kambiyo senedi veya diğer senetteki ciro silsilesinde kuruluşa kambiyo senedi ve diğer senedi ciro edip veren kişinin, devralınan faturada alacaklı olarak gözüken kişi ve bu kişiden bir önceki cirantanın veya keşidecinin de faturadaki borçlu ile aynı kişi olması gerekir. Fatura ile kambiyo senedi veya diğer senetteki tutarın uyumlu olmasına dikkat edilir." düzenlemesine yer verilmiştir.Somut olayda, davalı ile dava dışı ... arasında düzenlenen 01.07.2014 tarihli faktoring sözleşmesi kapsamında dava konusu çekin dava dışı ... tarafından davalı ... şirketine ciro edildiği anlaşılmaktadır. Sözleşme ekinde, dava dışı ... ile dava dışı .... Şti. arasında ticari satıma konu edilen 04.11.2014 tarihli ve 35.684,00TL'lik faturanın, fatura giriş bordrosunun yer aldığı, buna göre davalının, dava konusu çeki faturasıyla birlikte ve faktoring mevzuatına uygun olarak iktisap ettiği, davacının zararına olarak ve çekin zayi edildiğini bilerek davacıya zarar vermek amacıyla hareket ettiğine dair somut bir olgunun ispat edilemediği kanaatine varılmıştır. Bu nedenlerle, ilk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan bu nedenlerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 358,40 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.13.02.2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim