Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/1610

Karar No

2025/196

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1610
KARAR NO:2025/196
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:20/04/2021
NUMARASI:2018/281 E. - 2021/322 K.
DAVANIN KONUSU:Alacak
Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı adına kayıtlı ... plakalı, ... nolu ticari minibüsün 10.10.2016 tarihinde ....Ştiç.'den satın alındığını, bu araç ile Küçükçekmece-Kanarya Cennnet arası »Küçükçekmece ... Mahallesi-Mehmet AkiIf Hastanesl- arasında,K.Çekmece-Kanarya-Mehmet Akif- Sefaköy Belediyesi güzergahında yolcu taşındığını, davalının ithalatçı firma olduğunu, araca garanti veren şirket olduğunu, garanti süresinin iki yıl olduğunu, yakıtın sürekli ....AŞ'den alındığını, aracın 25.10.2017 tarihinde arızalandığını ve çekiciyle ...'nun yetkili servisi ....AŞ'ye götürüldüğünü, araca ilişkin 31.10.2017 tarihli teknisyen raporunun verildiğini, bu rapor itiraz ettiklerini, 02.11.2017 tarihinde ... adresine mail atarak bu rapora karşı itirazlarını ilettiklerini, ...yetkili servisi .... AŞ'nin 31.10.2017 tarihli raporlarında belirttiği gibi söz konusu arızanın zaman içerisinde kullanılan yakıtın neden olduğundan bahisle aracı garantiden tamir etmediğini, 03.11.2017 tarihli fatura ile aracı 15.243TL'ye tamir ettirebildiklerini, davacının bu faturayı garanti verene, satıcıya, yetkili servise ve ...'ye rücu etmek kaydıyla ihtirazi kayıtla alarak ödediğini, aslında arızanın katalizörün düzgün çalışmaması nedeniyle kurum bağlamasından kaynaklandığını, yakıttan kaynaklanmadığını, davacının yakıt aldığı şirkete başvurduğunu, yakıtın incelendiğini, firmanın 30.10.2017 tarihli ve kendi yakıtlarının standartlara uygun olduğuna dair rapor verdiğini, davayı ... AŞ ihbar ettiklerini, ayrıca davalının arızanın pompa ve enjektörlerin vazifesini yapmadığından dolayı olup olmadığı yönünden enjektör ve basınç pompasının 28.10.2017 tarihinde .... Şti.'ne gönderdiğini, bu şirket raporunda ''Enjektörlerin ve Basınç pompasının tümünün yakıt miktarları ... standartlarındadır, Malzeme ve işçilik hatası görülmemiştir. Pompa ve Enjektör kullanılabilir durumdadır'' diye rapor verildiğini, davalıya 02.11.2017 tarihinde mail atılarak ayıp ihbarında bulunulduğunu, arızanın garantiden yapılmasını istediklerini, Bakırköy ... Noterliğinden 17.11.2017 tarihinde keşide edilen ... yevmiye nolu ihtarnameyle ayıp ihbarında bulunduklarını, davalının Kadıköy ...Noterliğinin 24.11.2017 tarihli cevabi ihtarnamesiyle taleplerinin reddedildiğini, davacının ihtirazi kayıtla ödediği 15.243,51 TL tamirat fatura bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 25.10.2017- 03.11.2017 tarihleri arası tamirde kalan ve çalışamayan araç nedeniyle ticari aracın işten güçten kaldığı süredeki kazancının tespitiyle tazminine, ayrıca araçtaki ayıp nedeniyle aracın değer kaybının tespitini ve tazminini talep ettiklerini ileri sürerek, öncelikle davanının .... AŞ'ye ve ... Şti.'ne ihbarına, fazlaya lişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla HMK'nın 107.maddesine göre şimdilik 15.248,51 TL tamirat bedelinin, 500.00 TL kazanç kaybının, 500.00 TL değer kaybınının tespitiyle davalıya keşide edilen ihtarname tarihinden itibaren en yüksek reoskont faiziyle davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; davalının aracın satıcısı değil ithalatçısı olduğunu, arızanın, araçta uygun olmayan yakıt kullanılmasından kaynaklandığının teknik uzmanlarca tespit edildiğini, davaya konu araçta arızalı parçaların fotoğraflarının da arızanın uygun olmayan yakıt kullanılmasından kaynaklandığını teyit eder nitelikte olduğunu, araçta üretimden kaynaklı herhangi bir arıza olmadığını, uygun olmayan yakıt kullanılması sebebiyle araçta oluşan arızaların garanti kapsamında olmadığını, araçta uygun olmayan yakıt kullanımının arızaya sebep olabileceği pek çok parça bulunduğunu, bazı durumlarda arıza pek çok parçada oluşabilirken bazı durumlarda sadece bir-iki parçada arıza oluşabileceğini, davaya konu aracın parçalarından bir kısmında (pompa ve enjektörler) üretimden kaynaklı bir arıza olup olmadığının tespiti için üçüncü kişi konumunda olan ... servisine teste gönderildiğini, ... servisinin yaptığı incelemede söz konusu parçalarda malzeme ve işçilik hatası olmadığına dair bir tespitte bulunduğunu, teknisyen raporunun tespiti ile ... servisinin tespitinin birbiri ile uyumlu olduğunu, araçtaki arızanın uygun olmayan yakıt kullanımından kaynaklandığının başka delilleri de bulunduğunu, davaya konu araçta uygun olmayan yakıt sebebiyle arızalanan parçalar değiştirilip/onatıldıktan sonra aracın motorunun yine çalışmadığını, araçtaki yakıt deposu ve yakıt boruları boşaltılıp araca yeni ve temiz yakıt konulunca aracın normal bir şekilde çalıştığını, bu konudaki tanıklarının da gerekli görülmesi halinde dinletilebileceğini, aracın arızasının ile ilgili teknik tespitler, teknik bir veri içermeyen akaryakıt faturaları ile çürütülemeyeceğini, analiz raporunun geçmiş günler ile ilgili olmaması ve en önemlisi akaryakıtı sadece bu akaryakıt istasyonundan aldığının ispatının mümkün olmaması karşısında, akaryakıt istasyonunun analiz raporunun bu davada bir önemi olmadığını, arıza aracın davacıya teslim edilmesinden yaklaşık 1 yıl sonra ve araç 35.558 km'deyken oluştuğunu, araçta üretimden kaynaklı bir ayıp olsa aracın sorunsuz olarak bu kadar çalışabilemeyeceğini, davacının bakiye fatura bedelini ödemediğini,KDV'nin talep edilmesinin davacının sebepsiz zenginleşmesine sebep olacağını, davacının, süresinde ve usulüne uygun bir ayıp ihbarı bulunmadığını, davalının sadece ithalatçı olduğunu ithalatçının ticari satıma konu olan araçtaki ayıptan sorumlu olacağına dair düzenleme olmadığını,Yargıtay kararlarında, ticari satışlara konu olan araçlardaki ayıplarından ithalatçının sadece verdiği garanti kapsamında sorumlu tutulabileceğinin ifade edildiğini, ithalatçının sadece garanti şartlarında kabul ettiği şartlar kapsamında sorumlu tutulabileceğini, arızanın araçta herhangi bir değer kaybına kazanç kaybına sebep verecek nitelikte olmadığını,davaya konu arıza 1 gün içinde onarılabilecek bir arıza olduğunu, davacının arızanın ücreti karşılığında hemen onarımına onay vermediğini, arızanın garanti kapsamına girip girmediğini araştırılmasını istediğini savunarak davanın reddini istemiştir.İhbar olunan ... AŞ vekili, beyanında özetle; davalı yanın dava dilekçesi ile ileri sürmüş bulunduğu hususların kabulü mümkün olmayıp huzurdaki davanın reddi gerektiğini, süresinde ve usulüne uygun ayıp ihbarında bulunulmadığını, tarafça ayıp ihbar yükümlülüğünün süresinde yerine getirilmediğini, davacı tarafın talepleri zamanaşımına uğramış olup zamanaşımı itirazında bulunduklarını, müvekkili şirketin araç üreticisi olmadığını, araç müvekkili şirket tarafından davacı yana satılmış olup bunun dışında müvekkili şirketin konu ile herhangi bir ilgisi bulunmadığını, davaya konu edilen arızanın, davacının araçta uygun olmayan, kötü, kalitesiz yakıt kullanması sebebiyle sonradan süreç içinde oluştuğunu, araçta üretimden kaynaklanan bir hata/ayıp söz konusu olmadığını, bahse konu arızanın, aracın davacıya teslim edilmesinden yaklaşık 1 yıl sonra ve araç 35.558 km’ de iken oluştuğunu, dava konusu araçtaki mevcut arızanın kullanıcı hatasından kaynaklandığını beyan ile, huzurdaki haksız davanın reddini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Davacı tarafından ... plakalı aracın 10/10/2016 tarihinde dava dışı ....Şti den satın alındığı, davalı şirketin aracın garanti vereni olduğu, garantinin devam ettiği sırada aracın arıza yaptığını, arıza onarımının garanti kapsamında karşılanmadığını beyanla arıza onarım bedelinin, onarım süresince oluşan kazanç kaybının ve araçta meydana gelen değer kaybının tazmini talebiyle eldeki davanın açıldığı davalının hasarın uygun olmayan yakıt alımından kaynaklandığı ve garanti kapsamında bulunduğu iddiasıyla davanın reddini dilediği anlaşılmıştır.Dosya kapsamında alınan bilirkişi heyet raporlarında; arızanın katalizör ve ...'deki rejenerasyon sağlanamaması nedeniyle motordaki ve egzoz sistemindeki is birikiminden kaynaklandığının tespit edildiği, araçtaki egzoz sistemindeki katalizör ve ... sorunu, rejenerasyon algoritmasının aracın kullanıldığı bölgedeki trafik şartlarının getirdiği gereksinimleri sağlayamamasından kaynaklandığı ve bu durumun aracın imalatına dayalı arızanın varlığını gösterdiğinin tespit edildiği anlaşılmıştır.Dosya kapsamında yer alan bilirkişi heyet raporları birbirleriyle ve dosya kapsamı ile uyumlu olması nedeniyle hükme esas alınmıştır.Davaya konu aracın hatlı minibüs olarak kullanılmaması gerektiğine ilişkin herhangi bir üretici uyarısının bulunduğunun iddia ve ispat edilmediği, bu nedenle ... basınç farkının yüksek olması, ... sıcaklığının uygun olması ve aracın hız ve motor devrinin yüksek olarak bir süre kullanılması halinde regenerasyon işleminin başlayacağı ancak minibüs misyonundaki araçlar için bu şartların her zaman yerine getirilememesinden bu işlemin başlamayabileceği şeklindeki savunmanın davacıya karşı ileri sürülemeyeceği, bunun gibi aracın regenerasyon aşamasına geçtiğinde yandığı beyan olunan ikaz lambasının kullanıcı tarafından arıza lambası zannedilerek motorun bu ikaz lambasının yanmasından sonra durdurulmasının muhtemel olduğu iddia edilmekle birlikte dosyada bu yönde bir ispat bulunmadığı, davalının garanti sözleşmesi kapsamında davacının aracının ücretsiz onarılmasına ilişkin sorumluluğunun bulunduğu, buna karşın garanti sözleşmesinde onarım süresinin 30 iş günü olduğu ve onarım süresi içinde kar kaybı ve tazminat talep edilemeyeceğinin düzenlendiği, bu kapsamda kar kaybı ve değer kaybı tazminatı taleplerinin garanti sözleşmesi kapsamında bulunmadığından yerinde olmadığı, davacı tarafça ıslah dilekçesi ile faturanın ödenmeyen kısmından dolayı borçlu olmadıklarının tespiti talep edilmiş ise de dava dilekçesinde böyle bir talep bulunmadığından ve dava dilekçesinde talep edilmeyen şeyin ıslah dilekçesi ile talep edilmesinin mümkün olmaması nedeniyle bu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği, davaya konu aracın ticari nitelikte olması nedeniyle kabulüne karar verilen alacağa ihtarname tebliğ tarihi olan 27/11/2017 tarihinden itibaren reeskont faizi işletilmesi gerektiği sonuç ve vicdani kanaatine(Ay. m.138) varılarak onarım bedeli yönünden davanın kısmen kabulüne, değer azalması ve mahrum kalınan kar yönünden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 14.953,00 TL onarım bedelinin 27.11.2017 tarihinden işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafın değer azalması ve mahrum kalınan kar yönünden açtığı davaların reddine, davacı tarafın borçlu olmadığının tespiti yönündeki talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporu kendi içinde çelişkili ve teknik gerçeklere aykırı olduğunu, bu bilirkişilerin davaya konu arıza ve araç ile ilgili hiçbir bilgileri olmadığının, Yıldız Teknik Üniversitesinden bilirkişi seçilmesine artık son verilmesi gerektiğinin mahkemeye açıklandığını, ancak mahkemece bu beyanlara itibar edilmediğini, son derece yanlış bir karar verdiğini, bilirkişilerin görüşüne göre tüm akaryakıt istasyonlarının denetlendiği sonucu çıktığını, 365 günde 3 veya 4 defa denetlenen akaryakıt istasyonlarının 365 gün hep iyi kalite yakıt sattığı varsayımını hayretle karşıladıklarını, bu sektörde çalışan herkesin Türkiye'deki araçların kötü kalite yakıt veya uygun olmayan yakıt veya katkı maddesi kullanımına dayalı pek çok arıza yaşadığını ve hatta araç yangınlarının oluştuğunu (haberlere yansıyan otobüs yangınları vs. gibi) bileceğini, kötü yakıtın sebep olduğu arızaların aracın son kullandığı yakıtın (deposundaki mevcut yakıtın) tahlil edilmesi ile tespit edilemeyeceğini, kötü yakıtın süreç içinde araca zarar vereceğini, aracın rejenerasyon yapma ihtiyacı ortaya çıkmış ise bunun sebebinin kötü yakıttan kaynaklanan olumsuzluklar olduğunu, bir yandan rejenerasyon işlemi yapılması gerektiğini kabul edip diğer yandan araçta kötü yakıt kullanılmadığını iddia etmenin teknik olarak kabul edilebilir bir durum olmadığını, kötü yakıt bilinen bir vakıa olduğundan, gelişen teknolojiler ile bu durumda aracın kendisini temizleyebilmesi adına ek sistemler araca konduğunu, bu konuda bilgilendirmenin de kullanım kitapçıklarında yapıldığını, öyle bir durumda, sürücü aracın motorunu işlem tamamlanıncaya kadar yaklaşık 10-15 dakika kapatmaması gerektiğini, eğer işlem tamamlanamamışşa da sürücünün aracı servise götürerek kötü yakıttan kaynaklanan temizliği yaptırması gerektiğini, görüldüğü gibi, bu teknoloji ile araç sürücüsünün kötü yakıt kullanımdan kaynaklı bireysel hatasının sürücü bu teknoloji ile araç sürücüsünün kötü yakıt kullanımdan kaynaklı bireysel hatası sürücü yararına düzeltilmeye çalışıldığını, bilirkişilerin, bu bakış açısıyla, sürücülerin aracın zamanında yağını değiştirmesine ve bakımını yaptırmasına, olası bir arıza hainde aracın kaputunu vs açmasına ve belki de araca benzin almak için benzin istasyonuna girmesine dahi karşı olduklarını, Yargıtay kararına göre bir araç rejenerasyon işlemine ihtiyaç duymuş ise bunun sebebinin aracın kötü kullanımı veya araçta kötü yakıt kullanılması olduğunu, dava konusu araçta arızanın rejenerasyon aşaması ile ilgili olduğunu bilirkişiler kabul ettiğine göre, bu arızadan aracı kötü kullanan veya kötü yakıt kullanan davacının sorumlu olduğunu,Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 26.2.2020 tarihli 2019/1940 E. 2020/2822 K, sayılı kararı ile onanan ve işbu davadaki ihtilaf bakımından emsal olan kararda ''Yerel mahkemece, somut olayda üretimden kaynaklı ayıp bulunmadığı, motor ikaz aşıklarının yanmasının aracın rejenerasyon yapmasından kaynaklı olduğu, rejenerasyonun sebebinin de kötü kullanım yada kötü akıt kullanılmasından kaynaklandığı ve oluşan arızaların esasa müessir olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir... Bölge A dliye Muhkemesi 3. Hukuk Dairesi davacı vekilinin İstinaf başvurusunu esastan red etmiştir... Yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına,... 26.2.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.'' denildiğini, Yargıtay kararından da görüldüğü gibi, rejenerasyonun sebebinin aracın kötü kullanımı yada araçta kötü yakıt kullanılmasından kaynaklandığını, araç rejenerasyona ihtiyacı varsa bunun sebebinin üretim hatası olmadığını, bilirkişilerce hasarın rejenerasyon işleminin tamamlanamamasından (-ki bu duruma sürücünün bu işlem sırasında kullanım kitapçığında belirtilmiş olmasına rağmen aracın motorunu kapatması sebep olmuştur) kaynaklandığı kabul edildiğine göre ve rejenerasyon işleminin yapılmasına sürücünün engel olduğuna göre (- ki bilirkişiler bu konuda sürücünün bu işlem sırasında motoru kapatmamasının istenemeyeceğini ileri sürerek yukarıda açıklandığımız üzere hatalı düşünmektedir) ve her halükarda rejenerasyon işlemine ihtiyaç duyulmasının araçta kötü yakıt kullanmasının sebep olduğu dikkate alındığında, bilirkişilerin rejenerasyon işlemi ile ilgili vardıkları sonucun hatalı ve Yargıtay kararına açıkça aykırı olduğunu, rejenerasyon işlemine araç sürücüsünün olumsuz şekilde müdahale etmemesi, ediyorsa da ilk fırsatta yetkile servise aracı bu konudaki işlemin yapılabilmesi için götürmesi gerektiğini, bilirkişilerin aksi yöndeki görüşleri teknik gerçeklere ve hukuka aykırı olduğunu, araçtaki sistemin, rejenerasyon yapmak suretiyle ... in temizlenmesini sağladığını, ...'nin temizlenebilmesi için rejenerasyon başladığında aracın motorunun kullanıcı tarafından durdurulmaması gerektiğini, bu rejenerasyon bitinceye kadar aracın durdurulmaması gerektiğini, aracın motoru rejenerasyon bitmeden kullanıcı tarafından durdurulursa aracın filtresi tıkanmaya ve bloke olmaya başlayacağını, bilirkişilerin görüşünün aksine, aracın rejenarasyon yapmasına sürücü aracın motorunu durdurarak müdahale edebilir ve rejenerasyonu engelleyebileceğini, sürücünün bu tür davranışı da kusurlu bir davranış olduğunu, bilirkişilerin aksi yöndeki beyanları davaya konu aracı hiçbir şekilde bilmediklerini ve dolayısıyla işbu davada bilirkişi olamayacaklarını teyit ettiğini, araç rejenerasyonu yapamadığında aracın gösterge panelinde ikaz lambası yanar ve böyle bir durumda kullanıcı tarafından aracın acilen etkili servise götürülmesi gerektiğini, ancak, davacının bunu da yapmadığını, bilirkişi raporlarında “2 adet .... 1 Ade ...3- ... (...) ... arızalarının araç beyninde (...) kaydedilmiş olduğu tespit edildiğini, davalının belirttiği üzere “... (...)” hata kodunun sürücüye regenerasyon yapılmadığı ile ilgili verilen ikaz olduğu bilgisi tarafımıza iletilmiştir (bkz. 3. sayfa başı 4 nolu bent) ” şeklindeki ifadeler ille bu uyarının yapıldığının bellek kaydında olduğu tespit edilmiştir. Kaldı ki, Bilirkişi 2. Ek Raporunda araç bellek kaydında tespit edilen 2 adet ... arıza uyarıları da kötü yakıt kaynaklı olacak şekilde aracın emisyon sisteminde sorun oluştuğu anlamına gelen uyarılar olduğunu, ancak, bilirkişiler bu uyarıların dahi ne anlama geldiğini araştırma zahmetine girmediğini, davacının rejenerasyon işlemini engellemesi ve sonrasında da zamanında aracı yetkili servise götürmemesi sebebiyle davaya konu aracın arızalanması üzerine aracın götürüldüğü yetkili servis ... AŞ'de davaya konu aracın bellek kayıtları incelendiğini, aracın rejenarasyon ve emisyon sistemi ile ilgili kullanıcıyı gösterge panelinde ikaz etmiş olmasına rağmen kullanıcısının bu ikazı dikkate almayarak aracı kullanmaya devam ettiğinin tespit edildiğini, tüm bu sebeplerle hükme esas alınan bilirkişi raporları ve dolayısıyla mahkeme kararının son derece hatalı olduğunu ve kararın bozulması gerektiğini, mahkemenin onarım bedeline, hukuka uygun bir temerrüt ihtarı olmadan, farklı bir anlamdaki ihtarnameyi esas alarak o ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 27.11.2017 tarihinden faiz yürütmesinin de hukuka açıkça aykırı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, ticari satım konusu ayıplı mal nedeniyle, ayıbın garanti kapsamında olduğu iddiasıyla ayıbın giderilmesi için gerçekleştirilen hizmet bedelinin davalı ithalatçıdan tahsili istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı, dava konusu aracı 10.10.2016 tarihinde dava dışı yetkili satıcıdan 115.000,000 TL bedel karşılığında sıfır km olarak satın almış olup aracın 25.10.2017 tarihinde arızalanması ile aracın çekici ile yetkili servise götürüldüğü, yetkili serviste aracın onarıldığı, ancak aracın arızalanmasına kullanılan yakıtın sebep olduğu gerekçesiyle onarımın garanti kapsamında olmadığı belirtilmiş ve 15.243,51 TL bedel karşılığında onarılmış olduğu anlaşılmaktadır. Davacı taraf belirsiz alacak davası olarak açtığı eldeki davada, bu fatura bedeli ile değer kaybı ve kazanç kaybı olmak üzere toplam 16.243,51 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Dosyada bulunan garanti belgesine göre aracın ithalatçısı olan davalı tarafından araç için 2 yıllık garanti verildiği görülmektedir. Mahkemece dava konusu arızaya ve tarafların itirazlarına göre iki kök rapor, iki ek rapor alınmış ve davacının ödediği onarım bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.Mahkemece alınan 04.11.2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda; araçtaki arızanın kötü kalitede yakıt kullanımından kaynaklanmadığı, kötü kalitede yakıtın zarara neden olacağı ilk parça olan enjektörlerde herhangi bir sorun olmadığı, hatta aynı enjektörlerin onarımdan sonra da araçta kullanılmaya devam edildiği, dosyada yer alan dava konusu araca ait diagnostik test kayıtlarındaki hatalar incelendiğinde de bu hataların egzoz sistemindeki rejenerasyon işleminin fonksiyonunu doğru bir şekilde yerine getirmediğini, dava konusu araçtaki arızanın kullanıcı ve kötü kalitedeki yakıt kaynaklı olmayıp imalata dayalı olduğunu, arızanın garanti kapsamında kaldığı belirtilmiştir.Tarafların itirazı üzerine alınan 30.01.2020 tarihli ikinci bilirkişi heyet raporunda ve aynı heyetçe itiraz üzerine alınan iki ek raporda özetle ; davaya konu araçta meydana gelmiş olan hasarın dizel partikül filtresindeki rejenerasyon işlemi fonksiyonunun doğru bir şekilde yerine getirilmemesi nedeni ile ortaya çıktığı, kötü yakıt kaynaklı olmayıp imalat kaynaklı olduğu ve ilgili arızanın satın alanın yeterli ve makul bir süre incelemesi ile anlaşılamayacak nitelikte ayıplı olduğu, yakıt sistemi elemanlarının üzerinde,üreticisi ... yetkili servisi tarafından yapılan testlerde bir anormallik tespit edilmediği, aracın kullandığı yakıtın standartların dışında olduğunu kanıtlayacak bir teknik belgenin bulunmadığı birlikte değerlendirildiğinde hasarın kötü yakıt kullanımından kaynaklanmadığı, aracın aşırı doldurma sistemi elemanlarında (... vb) herhangi bir hasar olmadığı dikkate alındığında oluşmuş olan kurumun motora hava gönderen sistemin hatalı olmasından kaynaklanmış olacağı savunmasının isabetli olmadığı, diognistik kayıtlar incelendiğinde egzoz sistemindeki ... rejenerasyon fonksiyonunun doğru bir şekilde yerine getirilemediği, ... rejenerasyonun iki metot ile yapıldığı, birisinin, egzoz üzerinde kullanılan ekstra bir enjektör kullanımı olduğunu, bunun kullanım şartından ve sürücüden bağımsız olarak rejenerasyonu sağlayan bir metot olduğunu, diğer metodun ise enjektör kullanmadan motor sistemlerinin kontrolü ile gerçekleşen rejenerasyon olduğu, ... rejenerasyonunun gerçekleşmesi için üretici tarafından kullanıcı davacının karşılayamayacağı kullanım koşullarında aracın kullanımının beklenemeyeceği ve aracın kullanımının kısıtlanamayacağı, bellek kayıtları olsun ya da olmasın davalının, motorun durdurulmaması, aracın normal olmayan kullanım şartına zorlanması, gibi bir konuyu kullanım kitapçığına yazarak, aracın kullanımını sürücü tarafından sağlanması mümkün olmayan şartlar ile kısıtlamaya yönelik tedbir alamayacağı kanaati bildirilmiştir.Davalı vekili Yıldız Teknik Üniversitesinden rapor alınmaması gerektiğini, raporların yetersiz olduğunu ileri sürmüş ancak bunun dayanağı olarak somut bir sebep ileri sürmemiştir. Mahkemece, ikinci heyet bilirkişi raporu ile ek raporları dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup söz konusu bilirkişi raporları Dairemizce de denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuştur Bu sebeple, aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Davalı, araçtaki arızanın kötü yakıt kullanımından kaynaklandığı ileri sürmekte ise de; bu konuda bir delil ortaya koyamamıştır. Dosya kapsamında davacı aracında kötü yakıt kullanıldığına dair bir belge bulunmamaktadır. Ayrıca hükme esas alınan bilirkişi raporunda, standart dışı yakıt kullanımı durumunda egzoz sistemi ile birlikte yakıt sistemi elemanlarının da (enjektör, pompa vs) hasar görmesinin bekleneceği, ancak aracın yakıt sistemi elemanlarının üzerinde üreticisi ...yetkili servisi tarafından yapılan testlerde bir anormallik tespit edilmediği belirtilmiştir. Dosya kapsamında alınan birinci ve ikinci bilirkişi raporunda da aynı yönde tespitte bulunulmuştur. Bu tespit ve dosya kapsamına göre araçtaki arızanın kötü /standart dışı yakıt kullanımından yani kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı kanaatine varılmış olup aksi yöndeki davalı istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davalı tarafça Yargıtay kararı sunulmuş ise de, her somut olayın, aracın özeliklerinin birbirinden farklı olduğu nazara alındığında bu kararın eldeki dava için emsal kabul edilmesi mümkün değildir.Davalı vekili, davacının kullanım kılavuzuna aykırı olarak aracın rejenerasyonu başladığından ...'nin temizlenebilmesi için aracın motorunun kullanıcı tarafından durdurulmaması gerekmesine rağmen davacının motoru durdurduğunu ve servise gelmediğini ileri sürmüştür. Bilirkişi kök ve ek raporunda araçtaki arızanın dizel partikül filtresindeki rejenerasyon işlemi fonksiyonunun doğru bir şekilde yerine getirilmemesi nedeni ile ortaya çıktığı, araçta enjektör kullanmadan motor sistemlerinin kontrolü ile gerçekleşen rejenerasyon olduğu, ... rejenerasyonunun gerçekleşmesi için üretici tarafından kullanıcı davacının karşılayamayacağı kullanım koşullarında aracın kullanımının beklenemeyeceği ve aracın kullanımının kısıtlanamayacağı, bellek kayıtları olsun ya da olmasın davalının, motorun durdurulmaması, aracın normal olmayan kullanım şartına zorlanması gibi bir konuyu kullanım kitapçığına yazarak, aracın kullanımını sürücü tarafından sağlanması mümkün olmayan şartlar ile kısıtlamaya yönelik tedbir alamayacağı görüşü belirtilmiş olup bilirkişi raporunda da ifade edildiği üzere satılanın kullanımının bu şekilde kullanımın kısıtlanması ve davacıya bu şekilde bir yükümlülük yüklenmesi yerinde görülmediğinden aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Davacı taraf, davalıya Bakırköy ...Noterliğinin 17.11.2017 tarihli ihtarnamesi ile davalıdan onarım bedelini talep etmiş ve 7 günlük süre vermiştir. Bu ihtarname davalıya 20.11.2017 tarihinde tebliğ edilmiş olup mahkemece bu sürenin üzerine 7 günlük süre eklenmesi ile bulunan temerrüt tarihi olan 27.11.2017 tarihinden itibaren faiz işletilmesi de yerinde olup aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu nedenlerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 667,44‬ TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline,3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda,oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.13.02.2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim