mahkeme 2021/1478 E. 2024/1497 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/1478

Karar No

2024/1497

Karar Tarihi

24 Ekim 2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1478
KARAR NO:2024/1497
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:24/05/2021
NUMARASI:2020/158 E. - 2021/236 K.
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi kapsamında müvekkilinin akdi taşıyıcı olarak edimini eksiksiz olarak yerine getirerek, düzenlediği navlun faturalarını davalıya teslim ettiğini, USD olarak düzenlenen fatura borcunun TL olarak ödendiğini, TL ödemelerin yapıldığı tarihteki kurlar üzerinden USD'ye çevrilerek cari hesaba kaydedildiğini, müvekkilince toplam 48.100 USD tutarında navlun faturası düzenlendiğini, davalı tarafından yapılan TL ödemelerin USD karşılığının ise 45.034,04 USD olduğunu, Beyoğlu ... Noterliğinin 26.09.2019 tarihli ihtarına rağmen borcun ödenmemesi üzerine ... sayılı dosyasında 3.065,96 TL alacağın tahsili amacıyla takip başlatıldığını, davalının icra dairesinin yetkine yönelik itirazının haksız olduğunu, navlun sözleşmesinden kaynaklanan para alacağının alacaklının yerleşim yerindeki icra dairesinde takibe konu edilebileceğini, sözleşme ilişkisinin döviz üzerinden kurularak yürütüldüğünü ve taraflar arasında 2018 yılından itibaren döviz cinsinden ticari ilişki bulunduğunu, açık hesap şeklinde yürütülen ticari ilişkide 12.12.2018 tarihli ve 9.250 USD bedelli faturanın bakiye kısmının ödenmediğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını, müvekkiline ait emtianın sınır kapıları ile limanlarda haksız yere bekletildiği süreler için ücret talep edildiğini, emtianın bu süre içinde bozularak kullanılamaz hale geldiğini, davacıdan kaynaklanan nedenlerle alıcısı tarafından kabul edilmeyen ürünlerin davacı tarafından geri taşındığını ve müvekkili aleyhine gerçek dışı kayıtlar oluşturulduğunu, müvekkili tarafından yapılan TL ödemelerin hangi kur üzerinden USD'ye çevrildiğinin bilinmediğini, borcun eksiksiz ödediğini ve müvekkilinin kayıtlarında borç kalmadığını savunarak, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerine yapılan inceleme sonrası dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunda, davacı tarafından sunulan 2018 ve 2019 yılı yasal ticari defterlerinin; TTK'nun 64 ve 65 maddelerinde yer alan defter tutma yükümlülüğü ve defterlerin tutulması hükümlerini ve VUK'nun 220-226' maddelerinde yer alan defterlerin tasdiki hükümlerini ihtiva ettiği, davalı tarafından ticari defter olarak sunulan belgelerin ise sadece 2018 yılına ait olduğu, yevmiye ve defteri kebir defterlerinin noter onaylarını, yevmiye madde numaralarını içermediği ve kanunun aradığı şartları taşımadığı, asıl defter olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığının belirtildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davalının ticari defterlerinin HMK 222/4. Madde gereğince davalı lehine delil niteliği taşımadığı kanaatine varıldığı, davacının ticari defterlerinde davalı adına düzenlenen USD cinsinden navlun fatura bedellerinin fatura tarihinden bir önceki günün döviz alış kuru üzerinden hesaplanan TL karşılığının bu hesaba borç kaydedildiği, davalı tarafından yapılan TL cinsinden ödemelerin, ödeme tarihinden bir önceki günün döviz satış kuruna göre hesaplanan USD karşılığının ise bu hesaba alacak kaydı yapıldığı, davalının takip tarihi itibariyle fatura bedeli olarak 3.065,96 USD borcunun bulunduğu, yurt dışına yapılan deniz taşımaları nedeniyle bedeli yabancı para olarak gösterilen faturalar yönünden akdi ilişkinin yabancı para cinsinden kurulduğunun kabulü gerektiği, yurt dışına yapılan deniz taşımaları nedeniyle takibe konu faturanın ABD Doları döviz para biriminden düzenlendiği, ticari ilişkinin yabancı para ile gerçekleştiğinin faturadan anlaşıldığı..." gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının ...sayılı dosyasına yönelik itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %20'si oranında 3.567,49 TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Taraflar arasında yazılı şekilde düzenlenmiş bir yetki sözleşmesi bulunmadığından, takip ve dava hakkında müvekkilinin yerleşim yeri olan Antalya icra dairesi ve mahkemelerinin yetkili olduğunu, yetkisiz icra dairesinde yapılan takip nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, Müvekkili şirketin, davacıya borçlu olmadığını, müvekkiline ait sebze meyve emtiasının sınır kapılarında ve limanlarda bekletilerek fazladan ücret talep ediliğini, ayrıca bozulan ürünlerin geri getirilerek haksız şekilde cari hesap alacağı oluşturulduğunu, yabancı devletlerin haksız yaptırımları nedeniyle müvekkiline ait bazı ürünlerin, yabancı devletlerin gümrüklerinda bekletildiğini, müvekkilinden kaynaklanmayan nedenlerle oluşan ve mücbir sebep oluşturan bu eylemler nedeniyle yapılan harcamaların müvekkilinden talep edilemeyeceğini,Müvekkilinin, bütün ödemelerini gerek Türk Lirası, gerekse döviz, gerekse döviz kuru değeri üzerinden Türk Lirası olarak eksiksiz şekilde ifa ettiğini, sözleşmelerde de ödemelerin döviz üzerinden yapılması gerektiğine dair bir kayıt bulunmadığını, kur dalgalanmaları nedeniyle dahi olsa hiçbir ödemenin aksatılmadığını, döviz kuru değeri üzerinden Türk Lirasına çevrilen ödemelerin, TCMB'nin USD döviz kuru üzerinden hesaplanarak davacıya ödendiğini, yabancı para alacağının TL karşılığının İİK'nın 58.maddesince gösterilmemesi nedeniyle takibin iptali gerektiğini, müvekkilden istenen faiz oran ve hesabının hatalı olduğunu, fatura alacaklısının dava dışı ... Şirketi olması nedeniyle davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, takibe itiraz edilmesi nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, davacı tarafından davalıya verilen deniz yoluyla taşıma hizmeti nedeniyle oluşan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı, ... sayılı dosyasında davalı aleyhine 3.065,96 USD alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatmıştır. Ödeme emrinin tebliği üzerine süresinde icra dairesinin yetkisi ile borç ve ferilerine itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu, dava ve itirazın süresinde olduğu anlaşılmaktadır. Takip talebinde döviz cinsinde başlatılan takibin Türk Lirası karşılığı ve harca esas değeri 17.651,44 TL olarak gösterilmiş ve İİK'nın 58.maddesindeki döviz alacaklarının talep edildiği kura ilişkin şart yerine getirilmiştir.Davalı vekili, mahkeme ve icra dairesinin yetkisine itiraz ederek Antalya icra daireleri ve mahkemelerinin yetkili olduğunu savunmaktadır. Taraflar arasındaki alacak, navlun sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Para alacakları bakımından İİK'nın 50.maddesi yollamasıyla HMK'nın 10 ve TBK'nın 89. maddesi uyarınca alacaklının yerleşim yeri icra dairesi ve mahkemesi yetkilidir. Dosyada bulunan fatura ve kayıtlardan davalı şirketin muamele merkezinin Beyoğlu ilçesi olduğu, para alacakları yönünden alacaklının yerleşim yeri mahkemesinin ve icra dairesinin yetkili olması nedeniyle takibin doğru icra dairesinde başlatıldığı, davanın da yetkili mahkemede açıldığı anlaşıldığından, icra dairesinin yetkisine yönelik itiraz ile mahkemenin yetkisine yönelik itirazın ön inceleme oturumunda reddedilerek yargılamaya devam edilmesi yerindedir.İlk derece mahkemesince taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin denetlenmesi amacıyla mali müşavir ve taşıma uzmanından bilirkişi raporu alınmıştır. Dosyadaki belgeler ve bilirkişi raporundaki tespitlere göre, davacı akdi taşıyandır. Esasen davalı da taşıma ilişkisini kabul etmiş, ancak taşıma sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödendiğini ve mücbir sebeple oluşan bekleme ücretlerinin gönderenden talep edilemeyeceğini savunmuştur. Davacı, davalıya taşıma hizmeti vermiş ve verilen hizmet karşılığında döviz cinsinden fatura düzenleyerek davalıya tebliğ etmiştir. Davalı bu faturaları ödediğini savunmaktadır. Akdi taşıyıcının navlun faturası düzenledikten sonra, fiili taşımayı üçüncü bir kişiye yaptırması halinde, taşıma ücretine hak kazandığı kabul edilmelidir. Taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin döviz cinsinden kurulmuş olup, davacının taşıma hizmetini vermesi karşısında, taşıma alacağına hak kazandığı açıktır.Davalı tarafından yapılan ödemelerin ödeme tarihindeki kurlar dikkate alınarak muhasebeleştirilmesinden sonra eksik kalan bedelin tahsilini talep etmekte davacının hukuki yararı bulunmaktadır. Taşıma sözleşmesi nedeniyle davacının, somut olarak göndereni zarara uğrattığı kanıtlanmamıştır.Dosyadaki belgelere göre uyuşmazlığın davalı tarafından kısmen ödenen 12.02.2018 tarih ve 9.250 USD bedelli faturanın bir kısmından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Faturanın kabul edilmesinden sonra borcunun döviz üzerinden ödenmesi gerektiğinden, mahkemece itirazın iptaline karar verilmesi yerindedir. Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının likit ve hesaplanabilir olduğu anlaşıldığından, mahkemece İİK'nın 67/2. maddesine göre icra inkar tazminatına karar verilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 906,44 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline,3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.24.10.2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim