mahkeme 2020/1861 E. 2023/2129 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2020/1861
2023/2129
27 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/1861
KARAR NO: 2023/2129
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/07/2020
NUMARASI: 2015/679 E. - 2020/125 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Kurtarma Ve Yardımdan Kaynaklanan)
BİRLEŞEN 2016/262 ESAS ve 2016/589 KARAR SAYILI DOSYASI
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Deniz Taşıma Sözlemesinden Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davaların ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle asıl ve birleşen davaların reddine dair verilen hükme karşı, asıl ve birleşen davada davacı ile davalı ... ve katılma yoluyla davalı ... tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Asıl davada davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin çeşitli tarihlerde davalı şirketlere deniz taşımacılığı hizmeti verdiğini, süresinde limana getirilen malların teslim alınmaması nedeniyle oluşan demuraj alacağının ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın ve özellikle davalı ... ve ... şirketinin alacağın muhatabı olmadığına ilişkin itirazının haksız olduğunu, Libya'ya taşınmasına rağmen teslim alınmayan yük nedeniyle demuraj alacağı doğduğunu, davalılardan ... İnşaat Şirketinin taşıtan sıfatıyla ve Libya'daki projenin ortağı olması nedeniyle sorumlu olduğunu, davalının aynı zamanda Libya'ya gönderilen yükün kullanıcısı olmasına rağmen yükleri Bingazi limanından teslim almadığını, davalının bu durumu kabul ederek taahhüt işini ... Şirketine devrettiğini ileri sürdüğünü, davalılardan ... şirketine izafeten dava yöneltilen ... A.Ş'nin ise Bingazi'de yapılan inşaat işinin ana yüklenicilerinden olduğunu, taşınan yüklerle ilgili tüm konşimentoların bu şirket adına düzenlendiğini, ... ve ... şirketlerinin şirketler topluluğu olarak nitelendirilebileceğini, bu nedenle her iki şirket açısından şirketler topluluğu hükümlerinin uygulanması gerektiğini, diğer davalı ... şirketinin ise ...'nın inşaat işlerini devralan firma olduğunu, dolayısıyla ...'nin de dava konusu taşımadan doğan demuraj alacağından sorumlu olduğunu, müvekkili tarafından Bingazi limanına taşınan 27 adet konteynerin davalılarca teslim alınmaması nedeniyle zarara uğradığını, davalılardan ... İnşaat yetkilisi tarafından konteynerlerin Bingazi Limanında güvenli bir yerde tutulduğunu kabul ettiğini ve davalıların konteynerlere ulaşmaları mümkün olduğu halde konteyner içerisindeki malzemeleri boşaltmaktan kaçındıklarını, müvekkilinin tahaatün ettiği taşıma işlerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, müvekkiline akdediledecek herhangi bir kusur bulunmadığını, Bingazi Limanında ya da Libya'da force majör durum ilan edilmediğinin resmi makamlarca bildirildiğini, BİMER tarafından verilen cevaplarda da bu durumun teyit edildiğini, alacağın tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, davalıların itirazının iptali ile icra takibinin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen davada davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; asıl davadaki iddialarını aynen tekrar ederek müvekkilince taşınarak Bingazi limanına getirilen yükün davalılarca teslim alınmaması nedeniyle demuraj alacağı oluştuğu, bu alacağın tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın iptali için İstanbul 17.ATM'nin 2015/679 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, yeni oluşan ve devam eden demuraj alacağı nedeniyle sürekli şekilde müvekkilinin zararının arttığını, kısmi zararın tahsili amacıyla bu kez İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 136.601,95 USD'nin tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve % 20 oranından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili asıl ve birleşen davalardaki, savunmasında özetle; müvekkili şirketin ... şirketi ile yaptığı 13.11.2013 tarihli sözleşme ile Bingazi'de yapılmakta olan projede taşeron olarak çalışmaya başladığını, müvekkilinin 15.06.2014 tarihinde Libya'daki savaş nedeniyle yaşanan sorunlardan dolayı işin diğer davalı ... şirketine iade ederek bölgeden ayrıldığını, ...'nin inşaat projesi ile ilgili her türlü borç ve alacaklarının ise diğer davalı ... firmasına devredildiğini, demuraj faturalarının kesildiği tarihler göz önüne alındığında davalı ...'nin sorumlu olması gerektiğini, müvekkilinin projeden çekilip işi borç ve alacaklarıyla birlikte diğer davalılara devrettiğinden müvekkiline husumet ehliyeti bulunmadığını, TC Ekonomi Bakanlığı Serbest Bölgeler Yurtdışı Yatırım ve Hizmetler Genel Müdürlüğünün 11.03.2015 tarihli yazısında Bingazi Limanda yoğun çatışmalar bulunduğunun belirtilmesi nedeniyle, savaş koşulları kalkmadan emtianın alınamayacağını, Libya'da savaş halinin devam etmesi nedeniyle konteynerlerin limandan alınmasının büyük risk oluşturduğunu, konşimentodaki yüklerin davalı ... adına taşındığını, müvekkili şirketin taşıtan olarak sorumluluklarını yerine getirip navlun ücretini davacıya ödediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, asıl ve birleşen davaya ilişkin savunmasında özetle; müvekkili ile davacı ve diğer davalılar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığından bu ilişkiye dayanan taşımadan kaynaklı talebin husumetten reddi gerektiğini, müvekkilinin haricen bilgi sahibi olduğu takibe süresinde itiraz ettiğini, takibe konu üç adet faturanın borçlusunun davalı ... olduğunu ve müvekkilinin fatura konusu borçtan sorumlu olmadığını ve müvekkili ile ürünleri taşıtan ... şirketi arasında bir ticari ilişki bulunmadığını, davacının duyuma dayanarak Libya'daki taahhüt işini davalı ... firmasından devir alındığını ileri sürerek talepte bulunduğunu, taşımaya konu inşaat malzemelerinin kullanılacağı inşaatın yüklenicisi ... ve ... ile iş ortaklarının herhangi bir işinin müvekkilince devir alınmadığını, ... şirketinin borçlarından kurtulmak için gerçek dışı beyanlarda bulunduğunu savunarak, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. ... San Tic AŞ asıl ve birleşen davaya ilişkin, savunmasında özetle; ... (...) ile müvekkili ... A.Ş.'nin birbirinden ayrı ve tüzel kişilikler olması nedeniyle birbirini adına işlem yapmaları ve sorumluluk yüklenmelerinin söz konusu olamayacağını, ...'den olan alacak için bu şirketin muhatap gösterilerek dava açılması gerektiğini, müvekkili şirketin ...'nin temsilcisi, şubesi yada acentesi olmadığından ... şirketine karşı başlatılan takip ve dava nedeniyle müvekkilinin muhattap alınamayacağını savunarak, davanın husumet ve esas yönünden reddini istemiştir. ... vekili asıl ve birleşen davaya ilişkin, savunmasında özetle; müvekkilinin konşimento alıcısı olarak yer aldığı ve ... ile müvekkili ... şirketi arasında organik bağ bulunduğu, davalı ...'nin taşıtan sıfatının bulunduğu, ... şirketinin ise Libya'daki inşaat işlerini ...'dan devir alması nedeniyle demuraj alacağından sorumlu tutulduğunu, müvekkili ile dava arasında yapılmış herhangi bir sözleşme bulunmaması nedeniyle MÖHUK hükümlerine göre yetkili mahkemenin Tripoli Libya mahkemeleri olduğunu, davacı ile davalı ... arasında eşya taşıma sözleşmesi bulunmadığından MÖHUK'un 29. maddesinin uygulanamayacağını ve dolayısıyla davaya Türk Hukukunun uygulanamayacağını, navlun sözleşmesinin tarafının diğer davalı ... olması, müvekkilinin dava konusu edilen taşıma sözleşmesinden kaynaklı herhangi bir yükümlülüğü bulunmaması nedeniyle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, Libya'da iç savaş ve karışıklık bulunduğunu, müvekkilinin TC Ekonomi Bakanlığı Serbest Bölgeler, Yurtdışı Yatırım ve Hizmetler Genel Müdürlüğüne başvurduğunu, 11.03.2015 tarihli cevabi yazıda Bingazi'nin Libya'nın en yoğun çatışmaların yaşandığı yerlerinden biri olduğu, limandaki faaliyetlerin uzun süreden beri durdurulduğu, bu itibarla savaş koşulları kalkmadan herhangi bir girişim yapılması imkanı bulunmadığının bildirildiğini, söz konusu yazının Libya'daki savaş ve iç çatışma durumunu ortaya koyduğunu, Libya'daki bu durumun Yargıtay kararlarında mücbir sebep olarak kabul edildiğini savunarak, yetki, husumet ve esastan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...davalılardan ...nin taşıtanı ve yükleteni olduğu konteyner yükünün birçok seferde gemi ile Libya'ya taşındığı, davacı vekilinin 21/10/2016 tarihli yazılı beyanına göre yükün 09/05/2014 ila 19/05/2014 tarihleri arasında Bingazi Limanına tahliye edildiği, Dış İşleri Bakanlığının 05/06/2015 tarihli cevabi yazısında Mayıs 2014 tarihinden itibaren Libya'da yeni bir savaş ortamının oluştuğu belirtilmiş olduğundan yukarıda anılan Yargıtay ilamı gereğince Libya'daki bu durumun mücbir sebep olarak nitelendirilmesi gerektiği, sözkonusu mücbir sebep nedeniyle malın limandan çekilmesinin mümkün olamayacağı, mal limandan çıkarılsa dahi mevcut iç savaş nedeniyle ülke içerisinde güvenli şekilde taşınması alıcıdan beklenemeyeceğinden malın teslim alınıp konteynerlerin iade edilmesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla taşıtanın demuraj ücreti ödeme sorumluluğunun doğmadığı kanaatine varıldığından, bu kanaat ışığında davalı ... Ltd Şti'ne karşı açılan asıl ve birleşen davanın esastan reddine, diğer davalılar hakkında açılan davaların yukarıda açıklanan nedenlerle pasif husumet yokluğundan reddi ile koşulları oluşmadığından davalıların kötü niyet tazminatları taleplerinin de reddine" gerekçesiyle, asıl ve birleşen davada davalılar ... ile davalı ... haklarında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... hakkında açılan davanın esastan reddine, davalılar ... ile davalı ... vekillerinin kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, asıl ve birleşen davalarda davacı ve davalılar ... ile davalı ... vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin çeşitli tarihlerde davalı şirketlere taşıma hizmeti verdiğini, limandan teslim alınmayan yükler nedeniyle müvekkilinin demuraj alacağı doğduğunu, bu durumun taraflarca kabul edilmesine rağmen ödeme yapılmadığını, Dava konusu taşımanın, Libya'daki ana taşeronun davalı ... olduğu "..." projesi için yapıldığını, davalı ...'nin de bu projede alt yüklenici ve aynı zamanda gönderici olduğunu, davalı ...'nin projede yer aldığını ve emtiaları davalı ...'e devrettiğini kabul ettiğini, ancak mahkemece bu iki davalı hakkında husumet yönünden ret kararı verildiğini, mücbir sebep nedeniyle malın limandan çıkarılmasının mümkün olmayacağı tespiti ile diğer davalıya yönelik davanın ise esastan reddedildiğini; Dosyada bulunan bilirkişi raporları ile belirlendiği üzere mücbir sebep bulunmadığını, TC. Dış İşleri Başkanlığının 05.06.2015 tarihli Libyadaki iç karışıklığı ilişkin bilgilerin derlendiği yazısının incelenmesinde, Libya iç savaşının mücbir sebep düzeyinde olmadığının anlaşılacağını, anılan yazıya göre Libya'da Bingazi ve çevresinde 17.02.2011 tarihinde başlayan gösterilerin zamanla iç savaşa dönüştüğü, bu nedenle ülkede bulunan Türk firmalarının ticari ilişkilerini sona erdirerek bir çoğunun Türkiye'ye dönmek zorunda kaldığını, daha sonra yapılan düzenlemelere rağmen savuş öncesi güveni ortama geri dönülmediğini, devlet otoritesi ve asayişin tam olarak tesis edilemediğini, olayın yaşandığı 2014 yılı Mayıs ayına kadar da aynı şekilde olayların devam ettiği, daha sonra olayların arttığı, Bingazi Konsolosluğunun faaliyetlerinin 14.06.2014 tarihinde askıya alındığı, konteynerlerin bulunduğu Bingazi Limanın ise 14.10.2014-15.10.2014 tarihinde güvenlik nedeniyle kapatıldığını, emtianın bu tarihlerden çok önce limana teslim edildiğini, bu nedenle yükleri almayan davalının temerrüde düştüğünün kabulü gerektiğini; Hukuk Genel Kurulunun yine Libyadaki iç savaşa yönelik vermiş olduğu 2017/90 E. 2018/1259 K. Sayılı dosyasında da mücbir sebebin tanımının ayrıntılı olarak yapıldığını, buna göre, mücbir sebebin varlığının kabulü için zarar verenin faaliyet ve işletmesi dışında kalan, zorlayıcı, karşı konulamaz, önlemez, kaçınılamaz ve öngörülemez şartlarının gerçekleşmesi gerektiğini, bu nedenle Libya'daki iç savaşın ilk başladığı süreç öngörülemez olduğundan mücbir sebep sayılabilecekken, 2011 yılından beri devam eden iç savaşın etkilerinin Mayıs 2014'de öngörülemezlik şartını sağlamadığından mücbir sebep kabul edilmesinin mümkün olmadığını, mahkemece Libya'daki iç savaşa yönelik Yargıtay 11. Hukuk Mahkemesinin 05.03.2014 tarihli 2013/12326 E. Ve 2014/4189 K. Sayılı kararına yer verilmesine rağmen, bu kararın somut olaya uymadığını, bu olaydaki taşımanın iç savaştan önce başladığını, demuraj alacağı oluşmaya başladığını, daha sonra da beklenmedik bir şekilde iç savaş meydana geldiğini, kararda iç savaştan önce oluşan demuraj alacağının varlığı kabul edildiğini, ancak iç savaşın tam olarak başladığı ilk tarih olan 15.02.2011 tarihinden sonrası için mücbir sebebin varlığının kabul edildiğini; Taşımanın iç savaşın yükselmesinden daha önce yapıldığından mücbir sebep nedeniyle sorumluluktan kurtulma halinin olayda hiç yer almadığını, basiretli tacir olan davalının 2011 yılından beri istikrarı sağlanamamış bir ülkede 2014 yılında ticari faaliyette bulunurken her türlü duruma hazırlıklı olması gerektiğini, iç savaşın yükselebileceğini öngörmesi gerektiğini, dosyada uzmanlığı bulunan bilirkişilerin de mücbir sebep bulunmadığını beyan ettiklerini, bu nedenle davalı ...'den alacağın talep edilebileceğinin belirtildiğini, Dışişleri Başkanlığınca müvekkiline verilen yazılı cevapta Bingazi'de "force majeure" ilan edildiğine dair herhangi bir açıklama olmadığını, konteynerlerin alt taşıyıcı ... şirketi tarafından alınması nedeniyle oluşan zararlara ilişkin ayrıntılı bir inceleme yapılmadığını, olaya uygun olmayan bir Yargıtay kararı esas alınarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, uyuşmazlığın İstanbul'dan Libya'ya gemi ile konteyner içerisinde taşınan yükün teslim alınmamasından kaynaklanan demuraj alacağına ilişkin olduğunu, taşımanın yapıldığı ve yükün teslim alınmadığının sabit olduğunu, yükleten ve gönderen sıfatına haiz olan davalı ...'nin aynı zamanda Libya'daki inşaat projesinin ortağı olduğunu, bu davalıya ait inşaat malzemelerinin farklı gemilerle Bingazi Limanına taşındığını, bu taşımalarda ... firması fiili taşımayı gerçekleştirdiğini, navlun faturalarının ... İnşaat Ltd. Şti. tarafından müvekkiline ödendiğini, emtianın teslim alınmasına kadar geçen süreler için bekleme ücreti alacağı oluştuğunu, bu nedenle alt taşıyıcıya yapılan ödemelere ilişkin faturaların düzenlenerek davalıya gönderildiğini, bu kapsamda 24.12.2014 tarihinde demuraj alacağına yönelik 191.111,00 USD, 12.01.2016 tarihinde demuraj alacağına yönelik 130.000,00 USD, 12.01.2016 tarihinde konteyner satın alma bedeli olarak 130.000,00 USD ödendiğini, 17.12.2014 tarihinde düzenlenen 101.800,00 USD bedelli 2 adet demuraj faturasına yönelik ise mahsuplaşma yoluna gidildiğini, davalıların eylemleri nedeniyle demuraj bedeli olarak 552.800,00 USD ödeme yapıldığını, müvekkilinin alacağının raporla belirlendiğini ve 90 günlük demuraj alacağı ile 90 gün sonrasında ise konteyner bedelinin talep edilebileceğin tespit edildiğini, mahkemece bu raporun dikkate alınmadan karar verildiğini; Davalılar ... (...) İle ... hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, ... (...) firmasına izafeten ... Tur. San. Ve Tic. A.Ş.'nin Bingazi'de yapılan projenin ana yüklenicisi olduğunu, davaya konu yüklemelere ilişkin tüm konşimentoların da bu kişi adına düzenlendiğini, davalı her ne kadar alıcı olarak gözükse de projedeki sıfatı nedeni ile aynı zaman da yükün göndereni olduğunu, davalı ...'nin beyanlarının da aslında yüklenici olduğu proje nedeniyle yapılan taşımada sorumluluğun davalı ...'da olduğu yönünde olduğunu, davalı ... Şirketinin ise davalılardan ...'dan bölgedeki inşaat işlerinin devredildiği şirket olduğunu, davalı ...'nin keşide ettiği 19.10.2015 tarihli ihtarda bu hususun belirtildiğini, mahkemece ...'den alacağın talep edilemeyeceği belirtildiğini, ... şirketinin ise inşaat işinin davalılardan devredildiğinin ispat edilemediğini belirtilmesine rağmen, taraflar arasındaki mail yazışmalarından görüleceği üzere bu şirketler ile mail yazışmaları yapıldığını ve hatta konteynırların kira ücreti konusunda uzlaşılma yoluna bile gidildiğini, bu görüşmelerde sorumluluğu kabul eden davalı ...'ün aslında yükün yalnızca alıcısı olduğu ve sorumluluğunun bulunmadığına ilişkin kararın hatalı olduğunu, davalı ...'nin protokol yaptıktan sonra sözleşmenin tarafı olmadığını beyan etmesinin kötü niyetli olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmesini istemiştir.Asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece müvekkiline yönelik asıl ve birleşen davaların pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiğini, ancak müvekkili lehine kötü niyet tazminatı verilmemesinin hatalı olduğunu, kötü niyet tazminatının şartlarının oluştuğunu, taraflara arsında hukuki ilişki bulunmadığını, davacının, müvekkiline ilişkin iddiaların ispat edemediğini, takibe ilişkin tebligatların dahi yurt dışı adresi yerine Türkiye'deki yetkisiz kişiye tebligat yapıldığını, müvekkilinin taraf olmadığı bir olayda takibe ve davaya maruz kaldığını, hacze maruz kalma ihtimali olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddi ile kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.Asıl ve birleşen davalarda davalı ... (...) vekili, katılma yoluyla sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinin usulsüz şekilde tebliğ edildiğini, müvekkili ile ilgisi bulunmayan ...’ye izafeten dava açılarak tebligat yapıldığını, Libya'da yerleşik olan müvekkiline asılsız iddialarla Türkiye'de dava açılmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin haricen öğrendiği dava dilekçesine karşı cevap verdiğini, davacının kötü niyeti karşısında mahkemece kötü niyet tazminatına karar verilmesi gerekirken bu talebin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, uyuşmazlık konusunda Türk mahkemelerinin yetkili olmadığını, MÖHK'nın 40.ve HMK'nın 6. maddesine göre Libya mahkemelerinin yetkili olduğuna ilişkin itirazın dikkate alınması gerektiğini, müvekkilinin sözleşmenin de tarafı olmadığını, mahkeme kararında belirtildiği gibi mücbir sebebin bulunduğunu, mahkemece davanın husumet yönünden reddine ilişkin verdiği kararın yerinde olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddi ile kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Asıl ve birleşen davalar taşıtan, gönderilen ve taşıtan yerine geçen davalılara karşı, taşınan emtiaların gönderilen tarafından teslim alınmaması nedeni ile oluşan konteyner demuraj alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine takibe yönelik itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş; bu karara karşı, asıl ve birleşen davada davacı ve davalı ... vekillerince ve katılma yoluyla davalı ... (...) ... vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Asıl ve birleşen davalarda davacı, akdi taşıyıcı olarak, taşıtan/davalı ... Şirketine ait inşaat emtiasını çeşitli tarihlerde İstanbul'dan Bingazi limanına taşıyarak taşıma edimini yerine getirmiştir. Davacı akdi taşıyıcı olup, taşima edimini fiili taşıyıcı olarak dava dışı ... tarafından yerine getirilmiş ve emtianın varma limanında tahliye edilmesine rağmen alıcılar tarafından alınmadığı anlaşılmıştır. Davalı ... Şirketinin taşıtan sıfatıyla ve aynı zamanda Libya'daki projenin ortağı olarak taahhüt işini yerine getirmesi nedeniyle alıcı olarak sorumlu olduğu ileri sürülmektedir. Davalılardan ... şirketine izafeten ... AŞ'nin ise Bingazi'de yapılan projenin ana yüklenicisi olması ve yüklemelere ilişkin tüm konşimentolarda alıcı olarak adının bulunması ve diğer davalı ile birlikte yükün alıcısı olması ve davalı ... tarafından gönderilen ihtarlarda bu davalının projede yer aldığının belirtilmesi nedeniyle davalı olarak gösterilmiştir. Davalı ... şirketi ise davalılardan alınan bilgiye göre ...'dan bu inşaat işlerini devir alması nedeniyle davaya konu yüklemeden kaynaklanan demuraj alacağından sorumlu olduğu belirtilerek dava açılmıştır.Dava dışı taşıyıcı şirketçe, davacı şirkete düzenlenen demuraj ve konteyner bedellerine ilişkin faturalar dosyada bulunmaktadır. Davacı bu faturalara ilişkin ödemeleri yaptıktan sonra yurt dışı demuraj masrafı olarak çeşitli tarihlerde düzenlenen faturalar ile davalı ... şirketinden asıl ve birleşen davalardaki takiplere konu faturaları düzenleyerek talepte bulunmuştur.Davaya konu faturaların, davacı tarafından davalı ... adına düzenlendiği, faturalara göre diğer davalıların borçlu olmadığı açıktır. Taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinin düzenlenen konşimentolara göre yürütülerek ihbar edildiği, bu konşimentolar kapsamında taşıyan tarafından fiili taşıyıcı olan ... şirketine çeşitli tarihlerde fatura karşılığı demuraj ödemesi yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunde, davacının konşimento demuraj tarifesine göre ödemesi gereken miktardan fazla ödeme yaptığını belirlenmiştir. Uyuşmazlığına yabancılık unsuru taşıması nedeniyle MÖHUK'un 40. maddesine göre Türk Mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin, iç hukukun yer itibariyle yetki kurallarına göre tayin edilmesi gerektiğinden HMK'nın 10. maddesine göre taşıma sözleşmesinden kaynaklı demuraj ücretinin davacının Türkiye'deki yerleşim yerinde ifa edilecek olması nedeniyle HMK'nın 7.maddesine göre mahkemenin yetkili olduğu anlaşılmıştır. Davalı ... İnşaata ait emtianın davacı tarafından çeşitli tarihlerde Türkiye'den Libya'ya taşındığı taşımanın fiili taşıyıcı olarak Medkon Line tarafından yerine getirildiği, davalı ... şirketinin yükün alıcısı olarak gösterildiği, taşıma faturalarının davalı ... adına düzenlendiği ve bu şirketçe ödendiği anlaşılmaktadır. Sözleşme konusu emtiaların alıcı tarafından teslim alınmaması nedeniyle TTK'nın 1203.maddesi gereğince yükü teslim almayan alıcının demurajdan sorumlu tutulmaması yerindedir. Ayrıca, ... şirketinin Libya'daki inşaat işini davalılardan ... inşaat firmasına devir edilmesi de usulüne uygun delillerle kanıtlanmadığından, bu davalılara yönelik davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygundur.Diğer yandan, davacının konteyner demuraj ücretinden kaynaklı alacağının haksız olduğunun mahkemece tespit edilmesine rağmen, takip alacaklısının kötü niyetli olduğu kanıtlanmamıştır. Zira, taşıma ilişkisine göre demuraj ücreti bulunduğu belirtilerek fatura düzenlenmiş ve dosyadaki konşimentoya göre talepte bulunabileceği kişiler hakkında takip başlatılmıştır. Bu nedenle HMK'nın 67.maddesine göre kötü niyet tazminatı şartlarının oluşmadığına ilişkin mahkeme kararında yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Davacı vekilinin mücbir sebebe ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde, dosyada yer alan belgelerden taşımaya konu emtiaların 09.05.2014 ile 19.05.2014 tarihleri arasında Bingazi Limanına ulaştığı anlaşılmaktadır. Dışişleri Bakanlığından gönderilen 05.06.2015 tarihli cevabi yazıda Mayıs 2014'ten itibaren Libya'da yeni bir savaş ortamından söz edilmiştir. Ekonomi Bakanlığı tarafından ... şirketine gönderilen 11.03.2015 ve 19.10.2015 tarihli yazılarda Libya'daki iç savaşın devam ettiği bildirilmiştir. Dava konusu emtiaların Libya'daki iç savaşın şiddetlenmesi nedeniyle limandan alınamadığı, asıl dava tarihinden sonra davacı davalı ... ve ... şirketi arasında düzenlenen ancak ...'nin imzalamaması nedeniyle feshedilen 01.07.2015 tarihli protokolden anlaşılmıştır. Yükün tahliye edildiği Bingazi limanının şiddetli askeri çatışmaların yaşandığı bölgeler arasında olduğu dosyadaki resmi belgeler ve taraf beyanları ile sabittir. Bu nedenle davacı tarafından taşınan 27 konteyner hakkında işlem yapılarak bu konteynerler liman bölgesinden alınmamıştır. Yargıtay 11. HD 2013/12326 E 2014/4189 K 05.03.2014 Tarihli emsal karar içeriği de dikkate alındığında, söz konusu tarihlerde Libya'daki savaş ve iç karışıklık hususu mücbir sebep olarak kabul edildiğinden, davalının demuraj alacağından sorumlu tutulması yerinde görülmüştür. Davacı taşıyıcı, konteynerin indirildiği limandaki iç karışıklıkları bilecek ve gerekli önlemleri alacak konumdadır. Varış limanındaki karışıklığı bildiği dosya kapsamıyla anlaşılan davacının, mücbir sebebi bilmediğini, bunun sorumluluğunun kendisinde olmadığı yönündeki savunmasına itibar edilemez. Bu nedenle gönderenin, Libya'da iş yapması nedeniyle askeri çatışmaların şiddetleneceğini öngörmesi nedeniyle mücbir sebep oluşmadığına ilişkin davacı istinafı yerinde değildir. Zira, bu durum davacı tarafından da bilinmektedir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili, davalılar ... ile davalı ... vekillerinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin, davalılar ... ile davalı ... vekillerinin, istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, 2-Asıl ve birleşen davalarda davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 215,45 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3- Asıl ve birleşen davalı ... vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 4- Asıl ve birleşen davada davalı ... vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 215,45 TL karar harcının bu davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 5-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 28.12.2023 tarihinde, oybirliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.
KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.