mahkeme 2020/1562 E. 2023/1497 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2020/1562
2023/1497
28 Eylül 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/1562
KARAR NO: 2023/1497
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/01/2020
NUMARASI: 2018/354 E. - 2020/31 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin dava dışı sigortalısı ... Ticaret Ltd. Şti.'nin ... Ltd.adlı şirketten satın aldığı 552 adet akü emtiasının denizyolu nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalandığını, söz konusu emtianın ... gemisi ile denizyoluyla ... numaralı konteyner içerisinde Kore'den İzmir'e nakliyesi esnasında lokasyonu bilinmeyen bir limanda ... isimli gemiye aktarılmış olduğunu, emtiaların konteyner tavanındaki delikten içeri giren su ile temas ederek ıslanmış ve hasara uğramış olduğunu, emtiaların nakliye işleminin davalı ...'nin sorumluluğunda gerçekleştirilmiş olduğunu, fatura ve yapılan tespitler gereğince sovtaj durumu da dikkate alınarak 12.515,12 TL sigortalı zararının sigortalıya ödendiğini, TTK, TBK ve poliçe hükümleri ile banka ödeme dekontu, halefiyet kuralları gereğince müvekkilinin sigortalının haklarına halef olduğunu ve davalılara rücu hakkının doğduğunu, davalı ...'a konişmento belgelerini düzenleyen taşıyan - forwarder sıfatıyla tüzel kişilik olarak, davalı ...'ye ise ... isimli gemiyle fiili taşıyan sıfatıyla tüzel kişilik olarak dava açılmış olduğunu, sigortalısına ait emtiaların Kore'den İzmir'e nakliyesi sonrası sigortalı tarafından emtiaların hasara uğradığının tespit edildiğini ve emtia üzerinde ekspertiz, çalışması yapılmış olduğunu, hasarın konteyner içerisine sızan su nedeniyle meydana geldiğinin eksperlerce tespit edilmiş olduğunu, emtia üzerinde yapılan kontrolde, kolilerin ıslanma nedeniyle dağıldığı, parçalandığı, emtianın üzerinde ıslanma nedeniyle oksitlenmeler olduğunun görüldüğünü, bunun üzerine emtialarda yapılan detaylı incelemede, görsel hasarın yanı sıra emtianın büyük bir kısmının ağır hasara uğradığının görülmüş olduğunu, konu ile ilgili sovtaj araştırması neticesinde bir kısım ambalaj hasarlı ürünlerin %20 değer kaybı ile sigortalıya bırakıldığını, sadece ağır hasarlı ürünlerin sovtaj satışına onay verildiğinin belirtilmiş olduğunu, davalıların basiretli bir taşıyıcı olarak gerekli dikkat ve özeni göstermemiş olması neticesinde işbu hasarın meydana gelmiş olduğunu, söz konusu miktarın davalılardan rücen tahsili için İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalılarca takibe itiraz edildiğini, itirazın haksız olduuğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmayan oranda icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... AŞ vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin İsviçre Cenevre merkezli deniz yolu ile konteyner içerisinde yük taşıma işi ile iştigal eden ... şirketinin Türkiye acentesi olduğunu, TTK m. 105'e göre acentenin akdettiği ve akdedilmesine aracılık ettiği sözleşmelerden doğan itilaflardan dolayı müvekkili namına acenteye karşı dava açılabileceğini, yani açılacak davaların müvekkiline izafeten acenteye yöneltilmesinin gerektiğini, bu sebeple müvekkilinin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, taşıma sözleşmesi şartlarının yer aldığı konişmentonun 10. maddesi ile yetkili mahkemenin Londra Mahkemeleri ve uygulanacak hukukun İngiliz Hukuku olarak belirlendiğini, davacının dava konusu uyuşmazlığa konu taşımaya ilişkin olarak dava dilekçesinin ekinde sunmuş olduğu iki adet konişmento bulunduğunu, acentesi olduğu dava dışı ... tarafından düzenlenen ve davacının davasına dayanak olan ... numaralı konişmento hükümleri incelendiğinde, yükleyicinin ... LTD, alıcının da ... AŞ olduğunun anlaşılmakta olduğunu, görüleceği üzere davacının "... Ticaret Ltdi Şti."nin işbu taşıma sözleşmesini gösterir konişmentonun taraflarından birisi olmadığını, davacının sigortalısı ile müvekkili şirket arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığından bahisle davacı sigorta şirketinin işbu davayı açabilmesi bakımından aktif husumetinin bulunmadığını, davacı tarafından dava konusu hasar ile ilgili olarak taşıyana TTK. m. 1185 gereğince süresinde bir ihbarın yapılmamış olduğunu ve her iki tarafın da katıldığı bir tespitin bulunmadığını, iddia edilen hasarın taşımanın hangi aşamasında meydana geldiğinin belli olmadığını, konteyner muhteviyatı malların ne şekilde ve neden hasarlandığının net olarak anlaşılamadığını, yükleme ve boşaltma limanında hasara ilişkin kayıt bulunmadığını, ekspertiz raporunun konteyner incelenerek düzenlenmemiş olduğunu, söz konusu ekspertiz raporunun sadece konteynere ilişkin evrak üzerinden inceleme yapılarak düzenlenmiş olduğunu, davacı yanın iddia edilen husus ile ilgili olarak olay yerinde ve mallar üzerinde herhangi bir incelemesinin bulunmadığını, kaldı ki raporda da bu durumun belirtilen şeklide kabul edilmiş olduğunu, söz konusu hasarın deniz taşımasından kaynaklanmamış olduğunu savunarak, davanın reddi ile %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.Davalı ... AŞ vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin taşıyan sıfatını haiz olmadığını, davanın pasif husumet eksikliğinden reddine karar verilmesi ve ayrıca asıl taşıyan şirkete ihbarının gerektiğini, davacı tarafın iddiasının aksine müvekkilinin söz konusu emtialarla ilgili konişmento belgelerini düzenleyen taşıyan olmadığını, zira davacı tarafın sigortalısı ile müvekkili arasında tanzim edilmiş bir navlun sözleşmesinin bulunmadığını, TTK'nın 1238. maddesine göre konişmentoyu taşıyan sıfatıyla imzalayan veya konişmento kendi nam ve hesabına imzalanan kişinin taşıyan olduğunu, ancak ... numaralı konişmentoda kendisinin yükün tesliminde iletişim kurulacak taraf, ... numaralı konişmentoda ise ilk konişmentoya istinaden davacının sigortalısı alıcı yerine alıcı ve ihbar edilen taraf olarak gösterildiğini, davanın, açıkça taşıyan olmadığı anlaşılan müvekkiline değil ... şirketine yahut TTK'nın 105. maddesi gereğince ... AŞ aleyhine ikame edilmesi gerektiğini, davacı tarafın dayandığı tek taraflı olarak hazırlanmış ekspertiz raporunun huzurdaki dava yönünden hiçbir geçerliliğinin bulunmadığını, davacı tarafından iddia olunduğu gibi bir hasar mevcut ise, hasardan ve dolayısıyla ortaya çıkan zarardan sorumlu olanın belirlenebilmesi yönünden dava konusu hasarın ne zaman, nerede ve nasıl meydana geldiğinin ve taşıyanın sorumsuzluk sebeplerinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitinin zaruri olduğunu, huzurdaki davanın gerek usul yönünden gerekse de esas yönünden haksız ve hukuka aykırı olarak ikame edilmiş olduğunu savunarak, davanın reddi ile %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Mahkememizce aldırılan 21/06/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava dışı sigortalı alıcının dava konusu yük üzerinde sigortalanabilir menfaati bulunduğu, davacı sigortacının aktif husumet ehliyetine sahip bulunduğu, l. davalı ...'un dava konusu taşıma bakımından taşıyan sıfatını haiz olduğu ispatlanmadığından kendisinden bu sıfatla bir talepte bulunulmayacağı, 2. Nolu davalı ...'nin dava konusu taşıma işinde, dava dışı fiili taşıyanın acentesi sıfatıyla hareket ettiği, dolayısıyla kendisine karşı doğrudan husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığı, 2. davalıya ancak acentesi olduğu fiili taşıyana izafeten husumet yöneltilebileceği, hasarın TTK m. 1185' ye uygun şekilde taşıyana ihbar edildiğine yahut TTK m 1185/1 uygun olarak tarafların katılımıyla mahkemece inceleme yapıldığına dair bir belge ya da bilgi bulunmadığından TTK. m, 1185/4 uyarınca ispat yükünün yer değiştirdiği, kurulumuzda bulunan uzman bilirkişinin teknik değerlendirmeleri çerçevesinde dava konusu yük hasarının ne zaman gerçekleştiğinin tespit edilemediği, TTK m. 1185/4 uyarınca ispat yükü taşıyandan talepte bulunana ait olduğundan ve ıslanma hasarının taşıyanın sorumlu olduğu bir sebeplen ileri geldiği hususu ispatlanamamış bulunduğundan, taşıyanın bu eksiklikten sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, Mahkeme aksi kanaatte olursa, kurullarında bulunan uzman bilirkişinin görüşüne göre ekspertiz raporunda 4.229.94 USD olarak hesaplanan zarar miktarının kadri maruf olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Dava; davacı sigorta şirketine nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı emtianın davalının sorumluluğunda taşınması sırasında oluştuğu iddia edilen emtiadaki sigortalısına ödediği hasar bedelinin davalıdan rücuen tahsili amacıyla açılan tazminat davasıdır.Taraf vekillerince davaya ilişkin tüm delilleri, konişmento, nakliyat sigorta poliçe örneği, ödeme belgesi, hasar dosyası dosyaya sunulmuştur.Her ne kadar davalı ... Acenteliğince milletlerarası yetki itirazında bulunulmuş ise de Türk firması olan davalının kendini daha rahat savunacağı mahkemede milletlerarası yetki itirazında bulunması MK m.2 'ye aykırı olduğundan itirazın reddine karar vermek gerekmiştir. Yerleşik Yargıtay İçtihatları ve davacı vekilinin 11.07.2019 tarihli beyan dilekçesi göz önüne alınarak, doğru acenteye karşı asaleten dava açılması durumunun maddi hata olarak kabulüne karar vermek gerekmiş ve 2 nolu davalının ...'ya izafeten ... Acenteliği olarak kabulüne ve bu hali ile ileri sürülen milletlerarası yetki itirazının sigortalının milletlerası yetki kaydının bulunduğu konişmentoya taraf olmaması nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı ... vekilinin ihbar talebinin kabulü ile davanın ...'ya izafeten Acentesi ... Acenteliğine ihbarına karar verilmiş ise de; mahkememizin 30.01.2020 tarihli celsesinde kurulan 1 nolu hüküm gereğince ...'nın davada taraf haline geldiği görülmekle mahkememizin 13/12/2018 tarihli duruşmasının ihbara ilişkin ara kararından dönülmesine karar verilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama, aldırılan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı deliller birlikte incelendiğinde, dosyada bulunan ve dava dışı sancı ... Ltd. tarafından, dava dışı sigortalı alıcı ... Tic. Ltd. Şti. adına düzenlenen, 10.11.2016 tarihli ticari faturanın incelenmesinde, dava konusu jel akü emtiasının toplam 58.510,20 USD bedel üzerinden FOB teslim şekli ile satıcı ... tarafından alıcı ...' a satıldığı, FOB tipi teslim şeklinde satıcının malları belirlenen tarihte ve yerde alıcı tarafından temin edilen gemiye yükleyeceği, malların geminin küpeştesini geçmesiyle birlikte hasarın alıcıya intikal edeceği, navlun sözleşmesini akdetmek ve malları nakliye rizikolarına karşı sigortalatmanın alıcının sorumluluğunda olduğu, bu şekilde dava dışı sigortalı alıcının dava konusu yük üzerinde sigortalanabilir menfaati bulunduğu sonucuna varılmıştır. Dosyaya sunulan ...'a ait 3.4.2017 işlem tarihli dekonttan, davacının dava dışı sigortalısına 12.515,12 TL ödediği, bu belgeler çerçevesinde davacının, sigorta himayesi kapsamındaki rizikonun gerçekleşmesi sonucunda, geçerli bir sigorta sözleşmesine dayanarak ödemesi gereken sigorta tazminatım ödediği, dolayısıyla dava dışı sigortalısının haklarına TTK m. 1472 uyarınca halef olduğu ve aklif husumet ehliyetine sahip bulunduğu sonucuna varılmıştır. Dava dışı ... Ltd. tarafından düzenlenmiş olan 25.11.2016 tarih ve ... numaralı konişmentoda yükleten ..., gönderden ..., ihbar adresi ... teslim alma yeri ..., yükleme limanı Busan, gemi adı ..., boşaltma limanı İzmir, teslim veri İzmir olarak gösterildiği, konişmentoda yükün teslimi için irtibata geçilecek tarafın ... A.Ş kaydı yer aldığı, dava konusu taşımaya ilişkin olarak dava dışı ... tarafından düzenlenmiş olan 26.11.2016 tarih ve ... numaralı konişmentoda yükleten ..., gönderilen ..., ihbar adresi ..., gemi adı ..., yükleme limanı Busan, boşaltma limanı İzmir olarak gösterildiği, dosyada bulunan ve 2. davalı ... Acenteliği tarafından düzenlenmiş olan ... numaralı yük teslim formundan dava konusu yükün 1. davalı ... tarafından teslim alındığı anlaşıldığı, dosya içeriğinde 1. davalı ...'un dava konusu taşıma işini üstlendiğine dair bir belge ya da bilgi bulunmadığı, dosyaya 1. davalı ... tarafından düzenlenmiş bir konişmento, navlun faturası vs. sunulmadığı, bu durumda 1. davalı ...'un dava konusu taşıma bakımından taşıyan sıfatı olduğu ispattanamadığından 1 nolu davalı ... A.Ş aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. ... Acenteliği tarafından 1. davalı ... adına düzenlenmiş olan 2.1.2017 tarihli faturada ithalat navlunu bedeli toplam 950 USD olarak gösterildiği, faturada "işbu navlun bedeli ...' nın acentesi sıfatıyla ve ... adına ve hesabına havale edilmek üzere tahsil edilmiştir' kaydı yer aldığı, bu durumda konişmento kayıtları da göz önüne alınarak ...' nın fiili taşıyan sıfatıyla pasif husumet ehliyeti olduğu ve ...'nin dava konusu taşıma işinde, fiili taşıyanın acentesi sıfatıyla hareket ettiği anlaşılmakla fiili taşıyana izafeten husumet yöneltilebileceği kanaatine ulaşılmıştır. Dosya içeriğinde hasarın TTK m. 1185/1 'e uygun şekilde taşıyana ihbar edildiğine yahut TTK m. 1185/2've uygun olarak tarafların katılımıyla mahkemece inceleme yapıldığına dair bir belge ya da bilgi bulunmadığı, uyuşmazlığın ... numaralı konteynerin tavan panelinde üzeri geçici yama ile kapatılmış olan yırtıktan içeriye giren su nedeniyle bir kısım emtianın ıslanma sonucu hasarlanmış olmasından dolayı taşıyanın sorumlu olduğu iddiasına dayandığı, dosyadaki bilgi ve belge ve ekspertiz raporuna göre geminin İzmir Limanı' na ulaşmasını müteakip gümrük işlemlerinin 16.01.2017 tarihinde tamamlandığı ve ... numaralı konteynerin içerisindeki emtia ile birlikte 17.01.2017 tarihinde karayolu ile sigortalının deposuna sevk edildiği, aynı gün sigortalının deposuna ulaşan konteynerden yapılan tahliye işlemleri esnasında konteyner tavan panelinde delik ve altındaki emtiada ıslanma tespit edildiği, hasarın tespit edilmesinin ardından, ıslak emtianın ekspertize kadar sigortalının mekanında muhafaza edildiği, hasar ile ilgili herhangi bir tutanak tanzim edilmediği, sigortalının sadece konteyner tahliyesi sırasında dosyaya sunulan fotoğrafları çektiği ve 18.01,2017 tarihinde davacı sigorta şirketine hasar ihbarında bulunduğu, teknik bilirkişi tarafından kabul edilen ve mahkememizce kabul edilen görüşe göre de, konteynerdeki hasara yol açan olayın taşımanın hangi safhasında meydana geldiğinin tespit edilemediği, ıslak koliler ve aküler üzerinde yapılan gümüş nitrat testinde ıslaklığın tuzlu su kaynaklı olmadığının da tespit edilmesi karşısında, TTK m. 1185/4 uyarınca ispat yükü taşıyandan talepte bulunana ait olduğundan vc ıslanma hasarının taşıyanın sorumlu olduğu bir sebepten ileri geldiği hususu ispatlanamamış bulunduğundan 2 nolu davalı ...'ya karşı açılan davanın esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle davalı ... AŞ aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ...'ya karşı açılan davanın esastan reddine, davacının kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı ... şirketinin pasif husumet ehliyeti bulunduğunu, taşıyan sıfatını haiz olduğunu, bilirkişilerin aksi yöndeki tespitine ve ilk derece mahkemesinin buna ilişkin kararına itiraz ettiklerini, dava dilekçesi ekindeki 3 nolu delil olan ... konşimentosu bulunduğunu, bu belgenin davalının taşıyıcı olduğunu alenen ispatladığını, konşimentoda da görüleceği üzere Busan'dan İzmir'e gönderilen emtiaların "cargo release" yani "tahliye" hususunda ...'un sorumlu olduğu ifade edildiğin, aksi kanaat halinde kıyasen TTK m.928 taşıma işleri komisyoncusuna ilişkin hükümlerin uygulanmasının imkan dahilinde olduğunu, ancak davalının iddialarının aksine, iddialarının somut delillere dayandığını, davalının navlun faturasını düzenleyen taşıyan sıfatıyla pasif husumet ehliyeti bulunduğunu, taşımayı fiilen bir başka firmanın gerçekleştirmiş olmasının müvekkili sigortalısı ile davalı taraf arasındaki ilişkiye etki etmediğini, davalının taşıma işlemini bir başka taşıyıcıya yaptırmış olması ve bunun sonuçları taşıma işinin tamamını organize eden taraf olarak davalının sorumluluğunda olduğunu, diğer davalının da ...'nın acentesi olduğunu ikrar ettiğini, davalının iddialarını kabul etmemekle birlikte, bir an için böyle bir durumun var olduğu kabul edilse dahi Yargıtay içtihatında da ifade edildiği üzere, ilk derece mahkemesi davalının acente sıfatını haiz olması (davalıların ikrarı ile sabit olduğu üzere) halinde dahi, asaleten davalı sıfatıyla husumet yöneltilen acenteye, asıl davalıya izafeten acente aleyhine açıldığı kabul edilmek suretiyle davaya devam edilebileceğini, ayrıca zararın taşıma esnasında meydana geldiğinin sabit olduğunu, davalıların işbu taşımadan müteselsilen sorumlu olduğunu, TTK m. 875 uyarınca emtianın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde eşyanın zıyaından, hasarından ya da teslimde gecikmeden doğan zararlardan sorumlu olduğun, TTK m. 888 kapsamında, davalı asıl taşıyıcının diğer davalı fiili taşıyıcı ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğunu, bilirkişi raporunda davalı tarafın ispat etmesi gereken hususların sanki davacı tarafın ispatlaması gerekirmiş gibi bir ifade kullanıldığını, zararın taşıma esnasında meydana geldiğinin sabit olduğunu, davalı her ne kadar hasarın yüklemeden önce var olup olmadığı hususu belli değil şeklinde savunmada bulunmuşsa da emtianın yükleme işlemi sırasında ya da taşıma işleminden önce herhangi bir aşamada gemi kaptanı/ diğer yetkililer tarafından kabul edilmemesi ya da konşimento üzerine bu hususun not edilmesi/ şerh düşülmesi gerekirken böyle bir şerhin düşülmediğini, TTK m. 1178 uyarınca; "Taşıyan, navlun sözleşmesinin ifasında, özellikle eşyanın yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlüdür... ....Eşya, yükleten veya onun adına veya hesabına hareket eden bir kişiden yahut yükleme limanında uygulanan kanun ve düzenlemeler uyarınca eşyanın taşınmak üzere kendilerine teslimi zorunlu makamlardan ya da üçüncü kişilerden taşıyanca teslim alındığı andan; taşıyan tarafından gönderilene teslim edildiği ana kadar taşıyanın hâkimiyetinde sayılacağını, taşıyanın herhalde basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, denizyolu nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödeme yapan davacının ödediği bedelin rücuen tahsili için başlattığı ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamında bulunan ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından, dava dışı borçlu ... Ltd. İle davalı takip borçluları aleyhine 12.515,12 TL asıl alacak ve 564,98 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.080.10 TL alacak yönünden 19.09.2017 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçlular tarafından verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. Davacı, dava dışı sigortalısı ... Tic. Ltd. Şti.'nin dava dışı ... Ltd.şirketinden aldığı 522 ünite akü emtiasının denizyolu nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalandığını, emtianın Kore'den İzmir'e nakliyesi esnasında hasarlandığını, bu nedenle poliçe kapsamında sigortalısına 03.04.2017 tarihinde 12.515,12 TL ödeme yaptığını, söz konusu zarardan davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek ilamsız icra takibi başlatmış, davalıların itirazı üzerine eldeki davayı açmıştır. Dosya kapsamının incelenmesinde; 10.11.2016 tarili ticari mal faturasının satıcı ... Ltd. tarafından, dava dışı sigortalı alıcı ... Tic. Ltd. Şti. adına düzenlendiği, jel akü emtiasının toplam 58.510,20 USD bedel üzerinden FOB teslim şekli ile alıcı ...' a FOB tipi teslim şeklinde satıldığı, sigortalı ... Tic. Ltd. Şti.'nin dava dışı ... Ltd.şirketinden aldığı 522 ünite akü emtiasının denizyolu nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalandığı, dava dışı ... Ltd. tarafından düzenlenmiş olan 25.11.2016 tarih ve ...16GT11020 numaralı konişmentoda, yükletenin Kore'de mukim ... Ltd., gönderilen alıcının ... Ltd. Şti.olduğu, emtianın 12 palet 30.932 kg ağırlığındaki 522 adet akü olduğu, ... numaralı konteyner içindeki emtianın 25.11.2016 tarihinde ''...'' isimli gemiye Busan limanından yüklendiği, varış yerinin İzmir Limanı olduğu, konişmentonun taşıyan sıfatıyla ... Ltd.tarafından imzalandığı, ... tarafından düzenlenen 26.11.2016 tarihli ... numaralı konişmentoda ise, yükletenin ...Ltd., alıcı/ihbar olunanın davalı ... AŞ, emtianın ... numaralı konteyner 12 palet 30.932 kg ağırlığındaki 522 adet akü olduğu, taşıyanın ... olduğu, belgenin ... adına ... Ltd.tarafından acenta sıfatıyla imzalandığı, davalı ... AŞ tarafından düzenlenen 02.01.2017 tarihli yük teslim formuna göre söz konusu yükün davalı ... firması tarafından teslim alınmasında sakınca olmadığının belirtildiği ... şirketi adına ... tarafından teslim alındığının belirtildiği, davalı ... tarafından düzenlenen ve imzalanan ordinoda, İzmir limanına getirilen emtianın teslim alınması için ... Ltd. Şti.'nin yetkili kılındığının belirtildiği, davalı ... AŞ tarafından davalı ... adına düzenlenmiş olan 02.01.1.2017 tarihli faturada ithalat navlunu bedelinin toplam 950 USD olarak gösterildiği, faturada "işbu navlun bedeli ...' nın acentesi sıfatıyla ve ... adına ve hesabına havale edilmek üzere tahsil edilmiştir'' kaydının yer aldığı görülmektedir. Davalı ... AŞ yönünden yapılan incelemede; dava dışı ... Ltd. tarafından düzenlenmiş olan 25.11.2016 tarih ve ... numaralı konişmentoda yükün teslimi için irtibata geçilecek tarafın ... AŞ olduğunun belirtildiği, yine dava dışı ... tarafından düzenlenmiş olan 26.11.2016 tarih ve ... numaralı konişmentoda davalı ... şirketinin gönderilen ve adresinin de ihbar adresi olduğu, davalı ... şirketi tarafından düzenlenmiş olan ... numaralı yük teslim formundan dava konusu yükün davalı ... şirketi tarafından teslim alındığı, bu bilgilere ve belgelere göre davalı ... şirketinin dava konusu taşıma işini üstlendiğine dair bir belge ya da bilgi bulunmadığı, bu davalı tarafından düzenlenmiş bir konişmento ve navlun faturasının sunulmadığı, bu durumda davalı ... şirketinin dava konusu taşıma bakımından taşıyan sıfatı olduğu ispatlanamamıştır. Bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesi yerinde olmuştur. Her ne kadar davacı vekili, TTK'nın 928.maddesinin uygulanmasını talep etmiş ise de somut olaya konu olan taşımanın deniz taşıması olup TTK'nın 931.ve devamı maddelerinin uygulanması gerekir. Davalı ... AŞ yönünden yapılan incelemede; Mahkemece, yerleşik Yargıtay İçtihatları ve davacı vekilinin 11.07.2019 tarihli beyan dilekçesi göz önüne alınarak, doğru acenteye karşı asaleten dava açılması durumunun isabetli bir şekilde maddi hata olarak kabulüne karar verilmiş olup davanın, ...'ya izafeten ... AŞ'ye açıldığı kabul edilmiş ve işin esası incelenmiştir. TTK'nın 1185. maddesi gereğince, ziya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır. Ziya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin üç gün içerisinde yapılması yeterlidir. Aynı maddenin 4. fıkrasında, eşyanın ziya veya hasarı ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir ziya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur. Şu kadar ki bu karinenin aksi ispat olunabilinir. Buna göre somut olayda, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, hasarın TTK'1185/1 maddesine uygun şekilde taşıyana ihbar edildiğine yahut TTK'nın 1185/2 maddesine uygun olarak tarafların katılımıyla mahkemece inceleme yapıldığına dair bir belge ya da bilgi bulunmadığı, uyuşmazlığın ... numaralı konteynerin tavan panelinde üzeri geçici yama ile kapatılmış olan yırtıktan içeriye giren su nedeniyle bir kısım emtianın ıslanma sonucu hasarlanmış olmasından dolayı taşıyanın sorumlu olduğu iddiasına dayandığı, dosyadaki bilgi ve belge ve ekspertiz raporuna göre geminin İzmir Limanı'na ulaşmasını müteakip gümrük işlemlerinin 16.01.2017 tarihinde tamamlandığı ve ... numaralı konteynerin içerisindeki emtia ile birlikte 17.01.2017 tarihinde karayolu ile sigortalının deposuna sevk edildiği, aynı gün sigortalının deposuna ulaşan konteynerden yapılan tahliye işlemleri esnasında konteyner tavan panelinde delik ve altındaki emtiada ıslanma tespit edildiği, hasarın tespit edilmesinin ardından, ıslak emtianın ekspertize kadar sigortalının mekanında muhafaza edildiği, hasar ile ilgili herhangi bir tutanak tanzim edilmediği, dava dışı sigortalının sadece konteyner tahliyesi sırasında çektiği bir kısım fotoğrafları dosyaya sunduğu, konteynerdeki hasara yol açan olayın taşımanın hangi safhasında meydana geldiğinin tespit edilemediği, eksper raporunda ıslak koliler ve aküler üzerinde yapılan gümüş nitrat testinde ıslaklığın tuzlu su kaynaklı olmadığının da tespit edilmesi karşısında, TTK m. 1185/4 uyarınca ispat yükü taşıyandan talepte bulunana ait olduğundan ve ıslanma hasarının taşıyanın sorumlu olduğu bir sebepten ileri geldiği hususunun ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Kaldı ki, 25.11.2016 tarihli ve ... numaralı ana konişmentoda ''CY/CY'' kaydının bulunduğu, buna göre taşıma ilişkisinde taşıyanın yükün ambalaj, istif ve yüklenmesine nezaret etme sorumluluğu bulunmakta ise de konşimentodaki ''CY/CY'' kaydı bulunduğu, taşınan yük bakımından taşıyanın konteyner içini denetleme yükümlülüğü ve konteyner içeriği yükün yükleme- istiflemesine nezaret etme yükümlülüğünden söz edilemeyeceği, bu durumda davalının sorumluluğu bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda ...'nin konteyner içeriği yükün yükleme-istiflemesine nezaret etme yükümlülüğünden söz edilemeyecek olup bu durumda adı geçen davalının sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu nedenle, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1.maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 215,45 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline, 3-Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.28.09.2023
KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun değerine göre karar kesindir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.