mahkeme 2020/1493 E. 2023/1515 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2020/1493

Karar No

2023/1515

Karar Tarihi

28 Eylül 2023

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/1493
KARAR NO: 2023/1515
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 19.06.2023
NUMARASI: 2019/734 Esas - 2020/199 Karar
DAVA: Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz
Taraflar arasındaki Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; vekiledeni şirketinin 27/11/2019 tarihli ortaklar kurulu kararıyla "... Mahallesi ... Sokak ... No:... Sarıyer/İstanbul" adresinde bulunan şirket merkezini "... Mahallesi ... Caddesi ... ... Blok Numara:... Maltepe/İstanbul" adresine taşındığını ve yasal süresi içinde 28/11/2019 tarihinde adres değişikliğinin tescil ve ilan edilmesi için davalı ... Sicil Müdürlüğüne dayanak belgelerle birlikte başvuruda bulunulduğunu, davalının davacı şirketin tescil talebini 16/12/2019 tarihli kararı ile; Şirketin ortağı ... (aslen iran uyruklu ...'ın Türk vatandaşlığını kabul ve isim değişikliği ile) hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/171305 sayılı soruşturma dosyası kapsamında 30/11/2017 tarihinde "Taşınır ve taşınmaz tüm malvarlıklarına, banka, şirketler ve diğer tüm kurumlar nezdindeki tüm hak ve alacaklarına, şirket hisselerine (tüm mal varlıklarına) 668 sayılı KHK'nin 3-ı bendi ve CMK 128 maddeleri gereğince el konulmasına, karar verildiği sebeple; T.C. Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğünün 02/11/2016 tarih ve ... sayılı yazısında şirket nezdindeki tüm mallarına el koyma tedbiri uygulanan ortağın; el konulan mallarından doğan haklarını kendisi veya yetkilendireceği şahıs aracılığıyla kullanamayacağından, paylarını idare etmek üzere henüz kayyım atanmayan ortağın katılımı ile alınmış genel kurul kararının tescili taleplerinin karşılanmaması gerektiğinin belirtildiği, şirkete kayyım atandığına dair müdürlüklerine intikal eden herhangi bir bildirimin bulunmadığı, hakkında 668 sayılı KHK'nin 3-ı bendi ve CMK 128 maddesine göre El Koyma Kararı bulunan şirket ortağı tarafından alınan 27/11/2019 tarih ve ... sayılı ortaklar kurulu/genel kurul kararının tescili talebinin REDDİNE" gerekçesiyle reddedildiğini, davalı müdürlüğün, tescil talebinin reddi kararının tamamen hukuka aykırı olduğunu, vekiledeni şirketinin adresinin değiştirilmesinin, şirketin ortağı hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/171305 soruşturma numaralı dosyasında verilen 30/11/2017 tarihli kararla, kararın kapsamı, mahiyeti ve amacıyla hiçbir ilgisinin bulunmadığını, savcılığın söz konusu karar ile şirket paylarının 3.kişilere devrini önlemeye yönelik tedbirinin bulunduğunu, vekiledeni şirketin adres değişikliğinin tescil ve ilanı talebi, kanuni olarak tescile tabi, harcı yatırılıp makbuzu talep dilekçesinde eklendiği, şirket sözleşmesi ve kanunun emredici düzenlemesine aykırı olmadığını, hatta tescil edilmemesi şirketin feshe varan çeşitli yaptırımları ve idari para cezalarının uygulanmasını gerektiren ve gerçeği tam olarak yansıtan, bakanlığın veya diğer resmi kurumların iznine yada uygun görüşüne tabi olmadığına kuşku bulunmadığını ve bu nedenle talebin yerine getirilmesinin zorunlu olduğunu ve tüm bu nedenlerle davalı ... Sicil Müdürlüğünün tescil ve ilan talebinin reddine dair 16/12/2019 tarih ... sayılı hukuksuz kararının iptaline ve reddedilen adres değişikliğinin tescil ve ilanı talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalı vekili, savunmasında özetle; Ticaret Siciline tescil konusundaki taleplerin, ilgili yasanın verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirilip sonuca bağlandığını, yargı merci gibi hareket edilmediğini, nitekim bu hususda TTK 32.maddesine dayalı hareket edildiğini, buna göre yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararının verilebileceğini, aksi halde tescil talebinin gerekçe gösterilerek reddetme yetkisine sahip olunduğunu, İstanbul CBS Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu'nun 30/11/2017 tarih 2017/171305 sayılı soruşturması ile el koyma kararıyla, dava konusu şirketin tek ortağı ...'ın "taşınır ve taşınmaz tüm malvarlıklarına, banka, şirketler ve diğer tüm kurumlar nezdindeki tüm hak ve alacaklarına, şirket hisselerine 668 sayılı KHK'nın 3-ı bendi ve CMK 128 maddeleri gereğince el konulmasına karar verildiği" hususunun T.C.İstanbul Valiliği Emniyet Müdürlüğü'nün 30/11/2017 tarih ... sayılı yazısı ile bildirildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve buna ilişkin mevzuat hükümleri gereğince ve bunun bir neticesi olarak da, limited şirketlerde oy hakkı ve aslında, genel kurula katılım hakkı da; hissedarlıklar doğrudan ilintili ve hisseden ayrılamaz nitelikte bir hak olduğundan; yani genel kurula katılım ve oy hakkı adeta hissedarlığın doğal bir uzantısı durumunda bulunduğundan; hisselerine el konulan ...'ın, hissedar sıfatı ile hiçbir işlem yapamayacağı gibi, dava konusu genel kurul kararını alarak, bunun tescili başvurusunda dahi bulunamayacağını, dava konusu şirkette davacının hissedarlık sıfatının bittiğini, hal böyle olunca da dava konusu şirket hissedarı sıfatı ile karar alamayacağını ve dava konusu şirket adına herhangibir işlem yapamayacağını, davacının hisselerine el konulmuş olmasının, davacının şirketle olan ilişkisini bitirdiği ve bu bakımdan da davacının iddia ettiği şekilde, kayyım atanmamış olmasının davacının yetkilerinin devam ettiği anlamını hiçbir şekilde taşımadığını, konuya ilişkin tedbir kararını veren makamdan, hisselerine el konulan ...'ın, hisseleri ile doğrudan ilintili bir hak olan genel kurula katılma ve oy kullanma hakkının bulunduğuna ilişkin açık bir izin yazısınında getirilmediğini, tedbir kararını veren makamın, tedbir kararını değiştirebileceğini veyahutta tedbir kararının içeriğini belirleyeceğini ve dolayısıyla da ancak tedbir veren makamın tescilin yapılabilmesi için izin verebileceğini ve bu nedenle davaya konu şirket adresinin değişikliği hakkındaki genel kurul kararının tescili, dava konusu şirket dosyasında mevcut tedbir kararlarına binaen halihazırda şirket ortağı ve yetkilisi olmayan kişi tarafından imzalandığından hukuka uygun biçimde reddedildiğini ve mevzuata uygun olarak işlem yapıldığını ve bu nedenle davanın reddini talep etmişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Hakkında karar verilen şirketin (...) halen faal olduğu, şirketin tek ortak ve yetkilisinin ... olduğu, ...'ın mal varlığına el konulması kararının (İstanbulCumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunun 2017/171305 Soruşturma nolu 30/11/2017 tarihli) şirket tüzel kişiliğinin devamına engel olmadığı, şahsın hissedarlık sıfatının ve şirketle ilişkisinin mevcut kararla kesilmiş sayılamayacağı, nitekim Ticaret sicil dosyasında ...'ın halen ortak ve yetkili gözüktüğü, sicilden tescil ve ilanı talep edilen kararın adres değişikliği olup, el koyma kararından sonra bir kez aynı şekilde adres değişikliği kararının tescil ve ilan edildiği, en son alınan kararın red gerekçesinin yasal zeminde olmadığı, zira tedbir kararı veren merciin kayyım tayini kararı bulunmadığı gibi, adres değişikliğinin tarafların aleyhine olduğuna dair bilgi ve belge bulunmadığı, kaldıki şirketin fiilen farklı adreste faaliyet göstermesinin yasal olmadığı gibi 3.kişiler açısından da güvenli olmadığı, şirketin mutad işlerinden olan bu hususun halen tek ortak ve yetkili olan kişi tarafından yerine getirilmesi ve bu konuda karar alınmasının yasal olduğu, kararın şirketin yada ortağın malen, bünyesinde herhangibir değişiklik yaratmayacağı, el konulan hakların idaresi ile ilgili olmadığı, anlaşılmakla talebin kabulüne 16/12/2019 tarihli ... sayılı Ticaret sicil Müdürlüğünün red kararının iptaline, adres değişikliğine ilişkin 27/11/2019 tarih ve ... sayılı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ortaklar kurulu kararın tescil ve ilanına karar vermek yasal ve yerinde görüldüğü..." gerekçesiyle, davanın kabulü ile, Ticaret sicil Müdürlüğünün 16/12/2019 tarihli ... sayılı red kararının iptaline, adres değişikliğine ilişkin 27/11/2019 tarih ve ... sayılı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ortaklar kurulu kararın tescil ve ilanına, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Hisselerine elkonulan kişinin, elkoymanın doğal sonucu, elkonulan hisselerle ilgili herhangi bir hakkı kullanamaması ya da hisselerle ilgili herhangi bir tasarruf işlemi yapamaması olduğundan; hatta hisselerine elkonulan kişinin hisselerle kural olarak bağı koptuğundan ve yine, elkoymanın doğal sonucu dışında daha esnek uygulanmasına ya da kuralın istisnai yorumuna da, ancak tedbir makamı karar verebileceğinden; müvekkili müdürlüğün iadesinde herhangi bir hata olmadığını, kaldı ki; Müvekkil tarafından tescil talebinin reddinden sonra açılan davada, Mahkemenin ilgili savcılıkla yaptığı yazışmaya, ilgili savcılıktan gelen cevabi yazıdan da hisselerine elkonulan ortağın genel kurula katılıp hissedarlık haklarına ilişkin bir işlemi yapabileceği sonucu anlaşılamadığını, son olarak, mahkemenin kararında belirtilen benzer şekilde yapılmış bir tescil bulunduğundan hareketle bir kanaat oluşturulması da hukuken doğru bir değerlendirme olmadığını, sehven ya da hatalı yapılan işlemlerin emsal kabul edilemeyeceğini, Bu bağlamda da davaya konu şirket adresinin değişikliği hakkındaki genel kurul kararı, şirketin halihazırda yetkilisi olmayan kişi tarafından imzalandığından hukuka uygun biçimde reddedilmiş olup; mevzuata uygun olarak işlem yaptığından, davanın açılmasına neden olmayan müvekkili bakımından, davanın reddi ile davanın açılmasına neden olmayan müvekkilin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğinin açık olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine ve yargılama giderleriyle vekalet ücreti yönünden müvekkilinin sorumlu tutulmamasına karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 34. maddesi uyarınca ticaret sicil memurluğu kararına itiraza ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Ticaret sicili işlemleri tescil, tadil (değişiklik) ve terkinden ibarettir. Bunlardan ticaret siciline tescil işlemi TTK'nın 27. maddesi ve devamında düzenlenmiştir. Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 28/2. maddesine göre tescil, ticari işletmeyle ilgili belirli hukuki hususların, ticaret sicilindeki ilgili sütunlarına yetkili müdür tarafından ilk kez yazılmasını ifade eden teknik bir terimdir. TTK'nın 28/1. maddesine göre tescil istemi, ilgililer, temsilcileri veya hukuki halefleri tarafından yetkili sicil müdürlüğüne yapılır. TTK'nın 34. maddesine göre ise ilgililer, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğ tarihinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilirler. Eldeki davada da davacı vekili, davacı şirketin 27.11.2019 tarihli ortaklar kurulu kararı ile şirket adres değişikliği kararının tescil ve ilanı isteminin davalı kurumca reddine dair 16.12.2019 tarih ve ... sayılı kararının iptali ile davacı şirketin 27.11.2019 tarihli şirket adresi değişikliğine ilişkin genel kurul kararının tescil ve ilanına karar verilmesini talep etmiştir. Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinde; ilk derce mahkemesi gerekçesinde yer verildiği üzere, davacı ...' nin halen ticaret sicile kayıtlı faal bir şirket olduğu, şirketin tek ortak ve yetkilisinin ... olduğu, ...'ın mal varlığına el konulması kararının (İstanbulCumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunun 2017/171305 Soruşturma nolu 30/11/2017 tarihli) şirket tüzel kişiliğinin devamına engel olmadığı, şahsın hissedarlık sıfatının ve şirketle ilişkisinin mevcut kararla kesilmiş sayılamayacağı, nitekim Ticaret sicil dosyasında ...'ın halen ortak ve yetkili gözüktüğü, sicilden tescil ve ilanı talep edilen kararın adres değişikliği olup, el koyma kararından sonra bir kez aynı şekilde adres değişikliği kararının tescil ve ilan edildiği, en son alınan kararın red gerekçesinin yasal zeminde olmadığı, zira tedbir kararı veren merciin kayyım tayini kararı bulunmadığı gibi, adres değişikliğinin şirketin mutad işlerinden olup, bu hususun halen tek ortak ve yetkili olan kişi tarafından yerine getirilmesi ve bu konuda karar alınmasının yasal olduğu, tescili istenilen hususun şirketin yada ortağın mali bünyesinde herhangi bir değişiklik yaratmayacağı, el konulan hakların idaresi ile ilgili olmadığı anlaşılmakla, talebin kabulüne karar verilmesi isabetli olup aksi yöndeki davalı vekili istinafı yerinde görülmemiştir. Davalı tarafından, davacının tescil isteminin reddi kararının yerinde olmadığı sonucu ile davanın kabul edildiği gözetildiğinde, davalının yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması da isabetlidir. İlk derece mahkemesi karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 215,45 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 28.09.2023 tarihinde, oybirliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.
KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim