mahkeme 2020/1038 E. 2023/981 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2020/1038
2023/981
1 Haziran 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/1038
KARAR NO: 2023/981
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 10.12.2019
NUMARASI: 2018/540 Esas - 2019/499 Karar
DAVA: İtirazın İptali
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalılar vekillerince ve davacı vekilince katılma yoluyla istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Sigorta AŞ’nin sigortacılık işi ile iştigal eden Türkiye'nin önde gelen şirketlerinden biri olduğunu, sigortalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.’ne ait emtianın Nakliyat Emtea Sigorta Poliçesi ile teminat altına alındığını, sigortalısına ait boş parfüm şişesi emtiasının 16.11.2017 tarihli ... numaralı konşimento tahtında ... gemisine yüklenerek Çin'den Türkiye'ye taşındığını, Konteynerlerin tahliyesi esnasında kolilerin hasarlı ve içindeki parfüm şişelerinin kırık olduğunun görüldüğünü, yapılan eksper incelemesinde hasarın Çin'den Türkiye'ye yapılan taşıma sırasında limanlarda yapılan sert clleçleme sebebiyle oluştuğunu, hasardan taşıyanın sorumlu olduğu tespitlerinde bulunulduğunu, emtiaların hasarlı olarak teslim edildiğine ilişkin tutanak tanzim edildiğini, ayrıca davalı taşıyana noter kanalıyla ihtarname gönderilerek bildirimde bulunulduğunu, 1. davalının navlun faturasını düzenlediğini ve TTK m. 1138 ve Yargıtay içtihatları gereğince somut olaya konu taşımada "akdi taşıyan" olarak hareket etmiş olduğundan sorumluluğunun söz konusu olduğunu, 2. davalının ise 16/11/2017 tarihli ... numaralı konşimentoyu düzenlediğini ve dava konusu olayda TTK m. 1191 gereğince fiili taşıyan konumunda bulunduğunu, 3. davalının dava konusu olayda hasarın meydana gelmesinde taşıyan sıfatıyla sorumlu olduğunu ve hasar nedeniyle sigortalısının uğradığı zararı tazmin etmiş olduğunu ve 6102 sayılı TTK 1472. maddesine göre hukuken sigortalının haklarına halef olduğunu, taşıyanın hem kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermediğini hem de hasarın eşyanın kendi hakimiyetinde bulunduğu sırada meydana geldiğini, dolayısıyla TTK m. 1178 uyarınca taşıyanın sorumluluğunun söz konusu olduğunu belirterek İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. dosyasına borçlular/davalılar tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamını, haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet veren borçlular/davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 1 ve 2 nolu davalılar vekili, savunmasında özetle; sözleşmenin sigorta ve navlun ödenmiş CİF olarak kurulduğunu, beyannameye göre de teslim şekli olarak CİF kararlaştırıldığını, CİF satışta hasarın eşyanın yükleme limanında taşıyana teslim edilmesi ile birlikte alıcıya geçtiğini, sigorta sözleşmesini kurma borcunun satıcının üzerinde olduğunu, davacının kendisine sigorta tazminatı ödenen dava dışı satıcının haklarına halef olamadığını, sigorta hukuku bakımından sigorta ettiren sıfatının dava dışı satıcıya ait olduğundan husumet yönünden itiraz ettiklerini, taşıyıcı olmadığı ve kendisine iş bu davada taşıyan sıfatıyla husumet yöneltilemeyeceğini, sigorta şirketlerinin sigortalıya hasar tazminatını ödedikten sonra haleliyet prensibi gereği hasara sebebiyet veren kişi veya kurumlara karşı ödediği bedel tutarında tazminat talebinde bulunduklarını, sigorta şirketinin bu hakkı kullanabilmesi için hasarın nedeninin hukuki delil ve kanıta dayandırılması gerektiğini, nakliyeci firmanın emtiayı sigortalıya teslim ederken bir hasar tespit edilmesi durumunda nakliyecinin de imzasının bulunduğu bir hasar tutanağı düzenlenmesi gerektiğini, ilk aşamada hasarın fark edilmesinin olanaksız olduğu durumlarda emtianın nakliyeciden teslim alındığı tarihten itibaren yedi gün içinde nakliyeci firmaya noter aracılığıyla ihtarname çekilmesi gerektiğini, süresi içinde çekilen ihtarnamelerin de hasar tutanağı yerine geçmekte olduğunu, ancak ihtarname süresi içinde çekilmez ise hasar olsa dahi nakliyeci firmanın sorumluluktan kurtulduğunu, davaya konu sigorta poliçesinde taşınmakta olan koııteynerin numarasının yazılmadığını, emtianın sadece cinsi, adetleri ve ağırlıkları ile tanımlandığı ve sigorta kapsamı altına alındığını, geçerli ve uygun bir hasar tespit tutanağının delil olarak dosyada bulunmadığını, emtianın tamamen kapalı ambalajı açıldıktan sonra ortaya çıkan durumun alıcı tarafından fotoğraflanarak hasar bildirimi yapıldığını, hasarın nerede ve nasıl olduğuna dair bir delil bulunmadığını, bu hasarların emtianın asli fonksiyonunu oluşturmadığını, zarar gören malların pahalı malzeme olmayan demir veya demir alaşımlarından imal edilmiş olmasının ve Çin'deki işgücü maliyetleri düşünüldüğünde alıcı firmanın talep ettiği tamirat/kayıp/hasar bedeli olan 5.931,56 TL’nin yüksek ve fahiş olduğunu belirterek davanın husumet yönünden ve esas yönünden reddini, masraf, harç ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
3 nolu davalı vekili, savunmasında özetle; üzerine düşen sorumluluğunu eksiksiz yerine getirdiğini, görevlerinin gümrüklü sahadaki firmaya ait olan mühürlü konteyneri liman içinden mühürlü bir şekilde teslim almak ve yine firma adresindeki yetkiliye mühürlü bir şekilde teslimi etmek olduğunu, firmalarının mühürlü olan konteyneri açmak, içine koli yüklemek ya da yüklenmiş olan eşyaları kontrol etmek ve boşaltma yapmak gibi bir yetkisi bulunmadığını, firma yetkilisi ite birlikte tuttukları tutanakla da belirttikleri gibi konteyner içerisinde olan söz konusu ürünleri Ambarlı limanından kapalı ve mühürlü bir şekilde teslim aldıkları ve firma yetkilisine teslim ettiklerini, eşyalara zarar vermeleri için arabayı devirme ya da ciddi bir şekilde kaza geçirmiş olmaları gerektiğini, konteynerde böyle bir hasarın ya da kazanın söz konusu olmadığını, söz konusu eşyaların yurt dışı göndericisi tarafından mı hasarlı yüklendiği ya da liman içinde mi hasar oluştuğunun tespit edilmesi gerektiğini, eşyalara kendilerinden kaynaklı hasar olmadığını beyan ederek icra takibine, alacağa, faize ve tüm yan alacak kalemlerine itiraz ettiklerini bildirmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dosyaya sunulan, mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunan ve dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler bakımından da mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunarak benimsenen bilirkişi raporu teknik incelemesi sonucunda "hasarın her iki konteynerdeki yükte de olması ve her iki konteynerin de aynı gemide aynı seferde taşımaya konu olması'' nedeniyle "hasarın deniz taşıması sırasında oluştuğu; eksper raporundaki resimlerden parfüm şişelerinin ambalajı ile ilgili bir eksiklik olmadığı ve ambalajlarının deniz taşımasına uygun olduğu kanaatine” ulaşıldığı belirtilmiştir. Ayrıca dosyada bulunan konişmentoda matbu olarak "aksi yönde şerh düşülmediği sürece harici görünüşüne nazaran iyi durumda teslim alındı” kaydı bulunmakla konişmentoda aksi yönde bir şerhin de bulunmadığı anlaşılmakla konişmento TTK 1239/2 maddesi uyarınca eşyanın taşıyan tarafından iyi durumda teslim alındığına karine teşkil etmektedir. Bu karinenin aksini ispatlayan bir belge ya da bilgi dosyaya sunulmamıştır. Bilirkişi kurulunda bulunan uzman bilirkişinin teknik değerlendirmesi zararın deniz yolu ile taşıma esnasında gerçekleştiği yönünde olmakla ve emtiaların taşıyan tarafından iyi durumda teslim alındığı ancak hasarlı teslim edildiği anlaşılmakla zararın taşıyanın sorumluluk süresi içinde meydana geldiği, davacı tarafından TTK 1185/4 maddesi gereği karinenin aksinin ispat edildiği kabul edilmiştir. Dosyada alının bilirkişi raporunda zararın tespiti bakımından yapılan değerlendirmede ise hasarın 5.365,62 TL (1386 USD) olduğu belirtilmekle kararda esas alınan bilirkişi raporunun bu tespiti gereği davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalılar vekillerince ve davacı vekilince katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalılar ... Şirketi ve ... Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; TTK'nın 1185/1.maddesi gereği davaya konu hasarın ihbarı usulüne göre yapılmadığını, Davaya konu hasarın "hasar tutanağı" usulüne göre düzenlenmediğini, "25.12.2017 tarihli tutanakta taşıyan temsilcisinin imzası bulunmamaktadır" denilerek bu hususun teyit edildiğini ve dava dışı ... tarafından müvekkili ...'a düzenlenen ... noterliğinden gönderilen ihtarnamenin hasar tutanağının geçersiz olduğunu, TTK 1185/4 anlamında müvekkili firmanın sorumluluğuna ilişkin net bir ihtimalden bahsedilmemekte ve olabilirlikten yola çıkarak ve yorum yapılarak karar verildiğini, Sigorta ve Navlunun ödeniş şekli, beyannamede yer alan bilgiden teslim şekli dikkate alındığında CİF olarak kurulduğunun anlaşıldığını, CIF satışta hasar eşyanın yükleme limanında taşıyana teslim edilmesi ile birlikte alıcıya geçeceğini, sigorta sözleşmesini kurma borcu satıcının üzerinde olduğunu, bu nedenlerden: davacının kendisine sigorta tazminatı olarak ödenen dava harici satıcının haklarına halef olmadığını, Sigorta Hukuku bakımından sigorta ettiren sıfatı davanın dışındaki malın satıcısı olduğundan husumet yönünden itiraz etiğini, Çin’deki iş gücü maliyetleri düşünüldüğünde, alıcı firmanın talep ettiği tamirat/kayıp/hasar bedeli olan 5.931,56 TL yüksek ve fahiş olduğunu, zarar gören malların pahalı malzeme olmayan demir veya demir alaşımlarından imal edilmiş olması nedeniyle hesaplamanın yanlış yapıldığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, istinaf başvurusunda özetle; ... Nakliyat ... olarak firmalarının üzerine düşen sorumluluğu eksiksiz yerine getirdiğini, firmanın gümrüklü sahalarda mühürlü olan konteyneri gemiden indirme gemiye yükleme ve elleçleme yapma gibi bir yetkisi olmadığını, iç nakliye firmalarının gümrük işlemleri bitmiş olan eşyayı kapalı konteyner içerisin de mühürlü bir şekilde teslim alıp ve yine mühürlü bir şekilde teslim ettiğini, ... Nakliyat ... firmalarının eşyayı tutanakta da belirtiltigi gibi 21.12.2017 tarihinde kapalı ve mühürlü konteyner içerisinde olan eşyayı o tarihte kapalı ve mühürlü bir şekilde firma yetkilisi ...â teslim etmiş olup konteyner mühürü firma yetkilileri tarafından açıldığını, kolilerin dıştan barkodlu ve sağlam olduğunun görüldüğünü ve eşyaların o şekli ile 21.12.2017 tarihinde taraflarınca teslim edildiğini, 25.12.2017 tarihinde yani taşımadan 3 gün sonra ... Ltd. Şti. Firması tarafından düzenlenen tutanak şahit olarak taraflarına imzalatılmak istenmiş olup tutanakta belirtilen 1056 kap eşyanın taraflarınca tek tek sayılmadığını, davaya konu hasar tutanağının usulüne göre düzenlenmediğini, Emtianın tamamen kapalı ambalajı açıldıktan sonra ortaya çıkan durum alıcı tarafından fotoğraflanarak hasar bildirimi yapıldığını, hasarın nerede ve nasıl olduğuna dair bir delil bulunmadığını, bu yönden kararın kaldırılması gerektiğini, Firmanın sorumluluğuna ilişkin net bir ihtimalden bahsedilmemekte ve olabilirlikten yola çıkarak ve yorum yapılarak kararın ekspertiz raporunda belirtildiği üzre "Çin'den Türkiye'ye yapılan taşıma esnasında meydana geldiği, elleçleme den olabileceği elirtilmiştir" denildiğini, deniz taşımasında konşimentonun esas olduğunu, konşimentoda aksi bir şerh yoksa eşyanın taşıyanı tarafından iyi durumda teslim alındığını ifade ettiğini, dosyada hasardan kendilerinin sorumlu olduğu bir sebepten ileri geldiğine ilişkin dosyada, eskper raporunda, mahkemeye sunulan bilirkişi raporunda bir bilgi ve delil bulunmadığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili, istinaf başvurusunda özetle; Mahkemece, atıfta bulunulan bilirkişi raporunda, %10 ilave bedelin taşıyandan talep edilemeyeceğinin belirtildiğini, taşıyandan tazmini talep edilebilir tutarın 1.386 USD karşılığı 5.365,62 TL olduğu tespitinde bulunulduğunu, Yargıtay kararları ve Emtea Nakliyat Sigortası Genel Şartları uyarınca müvekkilinin bu bedeli talep edebilecek olduğundan mahkeme kararının reddedilen kısım bakımından hatalı olduğunu, reddedilen 565,38 TL bakımından kaldırılarak, davanın tamamen kabul edilerek takibin 5.931,00 TL üzerinden devamına karar verilmesi gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararının kaldırılmasına ve talepleri gibi davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davacının nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında, taşıma sırasında yükte meydana gelen hasar karşılığı dava dışı sigortalısına yaptığı ödemenin davalı taşıyanlardan rücuen tahsili istemiyle başlatılan takibe vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derce mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, her iki taraf vekillerince, yasal süreleri içinda istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı, dava dışı sigortalısı ile davalılar arasında taşıma sözleşme ilişkisinin bulunduğu, hasara konu emtianın Çin 'den deniz yolu ile İstanbul Ambarlıya konteynerler içinde taşındığını, 1 nolu davalının navlun faturası kesen akdi taşıyıcı olduğunu, 2 nolu davalının ise konşimento düzenleyen fiili taşıyan olduğunu, 3 nolu davalının ise deniz taşımasından sonra ambarlıdan dava dışı sigortalı adresine karayolu ile konteynerleri taşıyan olup, hasardan sorumlu olduğunu ileri sürmüş, dava dayanağı icra takibinde de her üç davalıyı takip borçlusu olarak göstermiş, itiraz üzerine açılan eldeki davada da her üç davalıyı hasım göstererek itirazın iptali davasını açmıştır. İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporu içeriğindeki tespitlere yer verilerek, Bilirkişi kurulunda bulunan uzman bilirkişinin teknik değerlendirmesi doğrultusunda hasarın deniz yolu ile taşıma esnasında gerçekleştiği kabul edildiği gerekçesiyle sonuca gidilerek davanın her üç davalı yönünden kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. İlk derce mahkemesi gerekçesinde hasarın denizyolu ile taşıma esnasında meydana geldiğinin benimsendiği belirtilmesine karşın, 3 nolu davalının ise ayrı taşıma faturası ile limandan dava dışı sigortalı adresine yurt içi taşımasını yapan taşıyıcı olduğu ihtilafsız olmasına karşın, 3 nolu davalıyı da hasardan diğer davalılar ile birlikte sorumlu tutar şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Buna göre ilk derece mahkemesi hükmü ile karar gerekçesinin çeliştiği anlaşılmaktadır. Çünkü hasarın deniz taşıması aşamasında olduğunun kabulüne rağmen, deniz taşıması tamamlandıktan sonra limandan dava dışı sigortalı adresine ayrı taşıma navlun faturası ile taşıma yapan ( kara taşıma kısmını) 3 nolu davalının da sorumluluğunu doğuracak şekilde hüküm kurulmasının gerekçesi bulunmadığı gibi gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturmuştur. Buna göre mahkeme gerekçesi ile kurulan hüküm fıkrası kapsamında çelişki bulunması nedeniyle istinaf denetimine uygun bir kararın varlığından söz edilemez.Açıklana bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, işin esası incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle: 1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Taraflarca yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince iadesine,4-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 01.06.2023
KANUN YOLU :HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca karar kesindir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.