Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2026/167

Karar No

2026/175

Karar Tarihi

29 Ocak 2026

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2026/167 Esas
KARAR NO:2026/175 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI:2025/880 Esas (Derdest Dava Dosyası)
TARİH:16/12/2025 (Ara Karar Tarihi)
KARAR TARİHİ:29/01/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davalı şirketin kurucu ortağı olduğunu ve fiilî sermaye katkısı sağladığını, müvekkilinin, davalı şirketin kuruluşundan önce diğer ortak ...'ın kliniği bünyesinde sigortalı olarak çalışmakta iken tarafların mutabakatıyla davalı şirketin kurulmasına ve müvekkilinin de %20 pay ile kurucu ortak olmasına karar verildiğini, kuruluş aşamasında müvekkilinin, şirket hesaplarına kendi varlığından ödemelerde bulunduğunu, şirket adına kayıtlı ... Plakalı ... şaşi, ... motor numaralı ...-... marka 2020 model ... tipinde bir araç mevcut olduğunu, aracın usulsüz şekilde davalı şirketin büyük ortağının şirket dışı özel işleri için ve hatta ailesince kullanıldığını, müvekkilinin ortaklık hakkını kullanmasının engellendiğini, huzur hakkı ve mali haklarının engellendiğini, ortaklık ilişkisinin fiilen sona erdiğini, bu nedenlerden dolayı; müvekkilinin haklı sebebe dayalı çıkma talebi ve şirketten dışlanmış olması da göz önünde tutularak, ileride davanın kazanılması durumunda kararın icrasının imkansızlaşmaması için dava sonuna kadar davalı şirketin malvarlığı üzerine teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına, dava sonuna kadar geçerli olmak üzere müvekkilinin şirket ortağı olması sebebi ile yasaların yüklediği hukuki ve cezai sorumluluklarının doğmaması için borç ve yükümlülüklerinin dondurulması yönünde de tedbir kararı verilmesini talep etmişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 16/12/2025 tarih ve 2025/880 esas sayılı ara kararında; "....Somut olayda talep edenin haklı sebebe dayalı çıkma talebi ve şirketten dışlanmış olması da göz önünde tutularak, ileride davanın kazanılması durumunda kararın icrasının imkansızlaşmaması için dava sonuna kadar davalı şirketin malvarlığı üzerine teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına, dava sonuna kadar geçerli olmak üzere müvekkilinin şirket ortağı olması sebebi ile yasaların yüklediği hukuki ve cezai sorumluluklarının doğmaması için borç ve yükümlülüklerinin dondurulması yönünde de tedbir kararı verilmesini ilişkin ihtiyati tedbir talebinde bulunulmuş ise de; talep dilekçesinde ileri sürülen iddia ve yasal düzenleme ile davacı tarafın öncelikli talebinin ortaklıktan çıkma olması nazara alınarak davalı şirketin fiilen içinin boşaltılması gibi iddialarının ispata yeterli olmaması nedeni ile tedbir talebinin yaklaşık ispat şartı yokluğundan ve tedbir talep edilen davalı şirket malvarlığının doğrudan uyuşmazlık konusu olmaması satışı halinde dahi satış gelirlerinin şirket malvarlığına dahil edilmesi gerektiğinden ileride telafisi imkansız zarar doğma ihtimali de bulunmadığından davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin oyçokluğuyla reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir..."gerekçesi ile, ''1- Davacı tarafın davalı şirketin malvarlığına ihtiyatı tedbir konulmasına yönelik İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararda muhalefet şerhinde de belirtildiği üzere davada ortaklık haklarının fiilen engellenmesi, huzur hakkı ve mali hakların kullandırılmaması gibi vakıaların, tedbir ihtiyacını haklı gösterecek seviyede yaklaşık ispat teşkil ettiğini ve yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini ve ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde HMK m.389’da aranan ciddi zarar, elde etmenin zorlaşması ya da tamamen imkansız hale gelmesi kriterlerinin somut olayda mevcut olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Talep, TTK'nın 638/2 maddesi uyarınca davacının davalı şirket ortaklığından haklı sebeple çıkmasına izin verilerek ayrılma akçesi ve dilekçede belirtilen tüm mali haklarının tespit edilerek tahsili, bu talebin kabul görmemesi halinde şirketin feshi ve tasfiyesine karar verilmesi talepli davada şirketin malvarlığına ihtiyati tedbir konulması ve davacının şirketteki borç ve yükümlülüklerinin tedbiren dondurulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.TTK'nın 638/2 maddesine göre her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir.TTK'nın 636/3 maddesine göre haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir. 6100 Sayılı HMK'nın 389. maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup,1. fıkrasında "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. " hükmü düzenlenmiştir. Buna göre şartların mevcut olması durumunda ancak uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir. Yine 6100 sayılı HMK'nın 390/3 maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili, davacının davalı şirkette % 20 oranında hissesinin bulunduğunu, ancak şirketin diğer ortak tarafından tek ortak gibi yönetildiğini, davacının bilgi alma ve inceleme hakkının kullandırılmadığını, şirketin kötü yönetildiğini, davacının mali haklarının kullandırılmadığını, güven ilişkisinin kalmadığını ve ortaklığın devamının çekilmez hal aldığını ileri sürerek şirket ortaklığından haklı sebeple çıkmasına izin verilerek ayrılma akçesi ve dilekçede belirtilen tüm mali haklarının tespit edilerek tahsili, bu talebin kabul görmemesi halinde şirketin feshi ve tasfiyesine karar verilmesi talepli davada şirketin malvarlığına ihtiyati tedbir konulması ve davacının hukuki ve cezai sorumluluğunun önüne geçilmesi için şirketteki borç ve yükümlülüklerinin tedbiren dondurulmasına karar verilmesini talep etmiş ise de, yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle ve davacı vekili tarafından iddialarına ilişkin dava dilekçesi ekinde herhangi bir delil sunulmadığı gözetildiğinde davacının iddialarının ve taleplerine ilişkin haklı sebeplerin oluştuğuna ve iddia edilen hususların diğer ortaktan kaynaklandığına ve mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağı yönünde yaklaşık ispat koşulunun ve ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi ara karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 29/01/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim