Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2026/127
2026/172
29 Ocak 2026
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2026/127 Esas
KARAR NO:2026/172 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:KÜÇÜKÇEKMECE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI:2025/336 Esas (Derdest Dava Dosyası)
TARİH:24/12/2025 (Ara Karar Tarihi)
TALEP:İhtiyati Tedbir
KARAR TARİHİ:29/01/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;davalı şirketin 30/07/2025 tarihinde yapılan 2024 yılı olağan genel kurul toplantısında müvekkillerinin olumsuz oyları ve muhalefet şerhlerine karşılık çoğunluk oylarıyla karar alındığını, toplantı tutanağının 7, 8 ve 9. maddelerinde yer alan kararların açıkça hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketin kar dağıtma gerekçesi ile ileri sürdüğü projelerin gerçeği yansıtmadığını, müvekkillerinin yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin oy haklarının engellendiğini, engelleme yapılarak alınan kurul kararlarının geçersiz olduğunu, bu sebeplerle 2024 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan kararlardan 9 numaralı maddenin iptali ile yargılama neticeleninceye kadar yürütmenin geri bırakılması hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 2025/336 Esas ve 24/12/2025 tarihli ara kararında;"...Somut olayda, dava dilekçesindeki anlatımlar ile dilekçe ekinde sunulan diğer belgelerin yaklaşık ispat kuralını bu aşamada tam olarak sağlamadığı, yargılamanın ilerleyen aşamalarında tedbir talebinin yeniden değerlendirilmesinin hukuken mümkün olacağı da nazara alınarak talebin bu aşamada reddine karar vermek gerekmiştir..."gerekçesi ile, ''1-Davacı tarafın, ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin 2024 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda alınan kararlardan; yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödenmesine ilişkin 9 numaralı kararın yürütülmesinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararın, yaklaşık ispat şartının sağlanmadığı şeklindeki hatalı gerekçeye dayanmakla, hukuka aykırı ve hatalı olduğunu, huzurdaki dosyaya birebir emsal teşkil eden pek çok yüksek mahkeme kararında ilk derece mahkemesinin hatalı gerekçesine başvurulmadan ihtiyati tedbir taleplerinin haklılığı esas bakımından incelendiğini beyanla, Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/336E. Sayılı dosyası üzerinden verilen 24.12.2025 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararın istinaf incelemesi sonucunda kaldırılarak davalı şirketin 30.07.2025 tarihinde yapılan 2024 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda alınan kararlardan; yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödenmesine ilişkin 9 numaralı kararın işbu dava sonuçlanıncaya kadar icrasının durdurulması hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, davalı şirketin 30/07/2025 tarihinde gerçekleştirilen 2024 yılına ilişkin Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan 7, 8 ve 9 numaralı maddelerinde alınan kararların iptaline karar verilmesi talepli davada 9 numaralı maddesinde alınan yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödenmesine ilişkin kararın yürütmesinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, yürütmesinin durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.TTK 449.maddesine göre, genel kurul kararlarının iptali ve butlanı davası açıldığı taktirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra dava konusu kararların yürütmesinin geri bırakılmasına karar verebilir. Mahkemenin bu konudaki takdir hakkının nasıl kullanacağı konusunda, tamamlayıcı hukuk kuralı olarak HMK 389 vd. maddelerinden yararlanılması gerekir.Mahkemece, dava konusu kararların yürütülmesinin geri bırakılmasına dair talep değerlendirilmeden önce yönetim kurulu üyelerinin görüşü alınmıştır.HMK'nın 389. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.Aynı yasanın 390/3 maddesi,'' Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Buna göre, tedbir talep edenin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.Davacılar vekili, dava konusu genel kurul toplantısının 9 numaralı maddesinde alınan yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödenmesine ilişkin kararın yönetim kurulu başkan ve vekiline diğer yönetim kurulu üyelerinden fazla miktarda huzur hakkı ödenmesinin örtülü olarak kar payı dağıtımı niteliğinde olduğu, eşit işlem ilkesine, dürüstlük kuralına ve hakkaniyete aykırı ve orantısız olduğunu ileri sürmüş ise de, yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle iddia edilen hususların bu aşamada yaklaşık olarak ispat edilemediği ve yargılamayı gerektirdiği, kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına dair tedbir kararı verilmediği takdirde, HMK 389/1 maddesinde belirtilen mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinin gerçekleştiği hususunda yeterli delilde bulunmadığı gözetildiğinde Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup, davacılar vekilinin aksi istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Dava dosyası içindeki belge ve bilgilere, yargılamanın bulunduğu aşamaya, yargılamayı yürütüp uyuşmazlığı esastan karara bağlayacak olan ilk derece mahkemesinin takdirine göre ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığından, davacıların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 29/01/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.