Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2026/121
2026/171
29 Ocak 2026
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2026/121 Esas
KARAR NO:2026/171 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI:2025/696 Esas- 2025/950 Karar
TARİH:05/11/2025
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:29/01/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Bursa Ticaret Sicili Müdürlüğü nezdinde ... sicil numarasıyla kayıtlı bir limited şirket olduğunu, 09.04.2018 tarihinde kurulduğunu, şirketin kurucu ortakları davalı ... ile Dr. ... olduğunu, Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan edilen ana sözleşmenin 9. Maddesi gereğince 10 yıl süre ile münferiden temsil ve ilzama yetkili müdür olarak atanmış bulunan davalı ...’ın yetkilerini kötüye kullandığını, şahsi menfaati doğrultusunda hareket ettiğini ve şirketin zararına sebebiyet vermiş olduğu tespit edildiğinden öncelikle şirket faaliyetleri durdurulduğunu akabinde ise iç denetim yapıldığını, davalının zarar vermiş olduğunun tespiti ile 10.11.2023 tarihinde görevinden azledildiğini ve zarar araştırılması derinleştirildiğini, en nihayetinde Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde 13.08.2024 tarihinde suç duyurusunda bulunulduğunu, davalının tamamen kötü niyetle ve hukuka aykırı şekilde Büyükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ... numaralı dosyası ile şirket adına yapılmış masraflar, ödenmemiş kâr payı, ödenmemiş maaş, ödenmemiş kira bedelleri talebiyle ilamsız takipte bulunduğunu, davalının bahsi geçen kalemlerden herhangi birine dair bir alacağı bulunmadığını, aksine müvekkili şirket bilinçli olarak zarara uğratıldığını, davalıya görev yaptığı dönemde ait maaş ödemeleri ile düzenli olarak şirketin "varsayılan" karından pay ödemeleri banka aracılığıyla gerçekleştirildiğini, ödemelerin eksiksiz ve zamanında yapıldığını, kira alacağına ilişkin ileri sürülen iddia tamamen dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin şirket faaliyetlerinin yürütülebileceği bağımsız bir ofis kiralanmasını önerdiğini ancak davalının, şirketi masraftan kurtarmak amacıyla kendi ikametgahından çalışabileceğini beyan ettiğini, bu kapsamda hiçbir kira sözleşmesi yapılmadığını, davalının iddia ettiği üzere şirket adına kendi hesabından herhangi bir masraf yapmadığını, aksine kullanmakla yetkili olduğu şirket hesabından şahsi harcamalar dahil olmak üzere bütün harcamaları gerçekleştirdiğini, davalının ana ortağın muvafakati ve haberi olmaksızın şirket hesabından şahsi hesabına şirketin parasını geçirdiğini beyanla öncelikle icra dosyasının tedbiren durdurulmasını, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini, davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin İTÜ Kimya Mühendisliği mezunu olduğunu, ... şirketinin şu anda hakim şirketi ...’nın hakim teşebbüsü olan Avusturya’da mukim... (...) ile 14 yıl petrokimya sektöründe çalıştığını, Bursa’nın tanınmış ve köklü ailelerinden birinin mensubu olduğunu, ...’nin Türkiye’de şirket kurarak faaliyeti bu şekilde sürdürmek istemesi üzerine, % 95 sermayesi ..., % 5 sermayesi müvekkiline ait olmak üzere davacı ... Şti. Kurulduğunu, şirket sözleşmesinin 7. Maddesi ile müvekkili ve ...’den oluşan müdürler kurulu oluşturulduğu ve ..., müdürler kurulu başkanı olarak atandığını, şirketin faaliyet göstereceği adres olan ... Osmangazi/Bursa’daki gayrimenkul; müvekkilinin rahmetli babasına ait olduğunu, davacı şirket tarafından kurulduğu tarihten bu yana herhangi bir kira ödenmediğini, müvekkili söz konusu kira bedellerini karşıladığını, şirketin faaliyetini sürdürmesi için gerekli olan masrafların karşılanması için zaman zaman ... ödemeler yapılmasına rağmen, çoğunlukla ödemeler müvekkilinin kendi şahsi hesaplarındaki keza zaman zaman da ailesinden ve arkadaşlarından borç aldığı paralarla karşılandığını, ..., Beşiktaş .... Noterliği’nin 21.07.2020 tarih ve ... yevmiye numara ile tasdikli Pay Devir Sözleşmesi ile hisselerini yine kendisine ait olan ...’ya devrettiğini, müdür olarak ayrıca ...’nin oğlu...-... atandığını, ... elde edilen tüm gelirleri Avusturya’ya ve kendi hesaplarına aktardığını,... müvekkili kendisine mahkum kılmak ve sektörden silmek için uydurma sebepler yarattığını, müvekkiline baskı uygulamış ve çeşitli bahaneler ile müvekkilinin hisselerine el koymak istediğini, müvekkilinin ...’nin bu talebini de yerine getirerek Beyoğlu ... Noterliği’nin 10.10.2023 tarih ve... yevmiye numarası ile tasdikli Pay Devir Sözleşmesi ile hisselerini ...’ya devrettiğini, müvekkilinin uğradığı bu haksızlıkları anlayamadığını, tamamen hukuka ve gerçeğe aykırı olarak çeşitli ithamlarda bulunulduğunu ve müvekkiline Beyoğlu ... Noterliği’nin 14 Mart 2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiğini, davacı her nedense alacağının bulunduğunu iddia etmesine rağmen dava açmadığını, müvekkilinin Büyükçekmece İcra Müdürlüğü’nün... sayılı dosyası ile alacaklarını talep ettiğini, davacının süresinde itiraz etmediğini ve takip kesinleştiğini, davacı şirketin müvekkilin 5.000 USD alacağının bulunduğunu ikrar da ettiğini, müvekkilinin hiçbir zaman kendi şahsı için şirketin paralarını kullanmadığını, davacı şirketin müvekkili hisselerini devretmesine rağmen müvekkilinin rahmetli babasına ait olan merkez adresinden ayrılmadığını, 10.01.2024 tarihine kadar burada kalmaya devam ettiğini, müvekkilinin alacağı sabit ve likit olduğunu, davacı haksız ve kötü niyetle huzurdaki davayı ikame ettiğini beyanla davanın reddini, davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 05/11/2025 tarih ve 2025/696 Esas- 2025/950 Karar sayılı kararında;"...6100 sayılı HMK'nın 14/2 maddesi uyarınca: Özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileri ile sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Yetkinin kesin olduğu hallerde, mahkemenin yetkili bulunmasına ilişkin kurallarda kamu düzeninden olması nedeniyle dava şartları arasında sayılmıştır. (HMK 114/1-ç)Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde somut olayda; davacı şirketin, şirket ortağı ve yetkilisi olan davalı aleyhine açtığı menfi tespit davasında, şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olduğu, İİK madde 72/8'de yer alan icra takibini yapıldığı yerde menfi tespit davasının açılabileceğine ilişkin düzenlemenin seçimlik olarak düzenlendiği bu durumun kesin yetkiyi ortadan kaldırmayacağı, (benzer nitelikteki özel yetkinin kesin yetkiyi ortadan kaldırmayacağına ilişkin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 09/07/2025 Tarih, 2025/1006 Esas, 2025/1083 Karar sayılı ilamı), davacı şirketin yerleşim yerinin "... Nilüfer/Bursa" olduğu, davacının yerleşim yerinin mahkememiz yargı çevresinde olmadığı, kesin yetkili mahkemenin Bursa Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu anlaşılmakla mahkememizin yetkisizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir..."gerekçesi ile,
''1-Davacının açtığı davada, mahkememizin yetkili olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(ç) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE; '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, somut olayda ilgili icra takibinin Büyükçekmece İcra Dairesi .. numarası ile gerçekleştirildiğini ilgili takibin kesinleştiğini, davacı tarafın ilgili icra takibine itirazda bulunmadığı gibi, Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/696 Esas sayılı dava dosyası ile dava dilekçesi ile de bir itirazda bulunulmadığını, tüm bu sebepler ile Büyükçekmece Yargı bölgesi Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmadığından, Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi yetkili olması gerektiğini beyanla istinaf mahkemesi tarafından gerekli işlemlerin yapılarak yetkili mahkemenin tespit edilmesi ve akabinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacı şirketin önceki ortağı olan davalı tarafından davacı aleyhine ortaklıktan kaynaklanan kira, ücret, kar payı, şirket adına yapılan masrafların tahsili amacıyla başlatılan icra takibine konu borçtan dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece kesin yetkili Mahkemenin davacı şirketin adresinin bulunduğu Bursa Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Mahkemece de gerekçeli kararda isabetli bir şekilde belirtildiği üzere HMK'nın 14/2. maddesi uyarınca; özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Yine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin; Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Dairelerinin Kesin Nitelikteki Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesine Yönelik 2021/9104 Esas, 2022/2412 Karar sayılı ve 25.03.2022 Tarihli kararı ile; "...Bu itibarla Dairemizin yerleşik uygulamaları ve yukarıda açıklanan hususlar doğrultusunda dava tarihinden önce şirket ortağı olan ve ancak "dava öncesi ortaklık sıfatı sona eren" kişinin, daha sonra ortaklık ilişkisinin mevcut olduğu tarihlerden kaynaklanan hukuki uyuşmazlık nedeni ile ortak veya ortaklığa dava açması ya da bu kişiye dava açılması durumunda HMK’nın 14/2. maddesinde düzenlenen kesin yetki kuralının uygulanması gerektiği" ne karar verildiği, somut uyuşmazlık şirket ile önceki ortağı olan davalı arasında ortaklık ilişkisi ve alacaklarından kaynaklandığından şirketin merkezinin bulunduğu adres dikkate alınarak Bursa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne görevsizlik kararı verilmesi ve HMK'nın 19/1 maddesi uyarınca kesin yetki söz konusu olduğundan taraflar tarafından ileri sürülmese dahi resen gözetilmesi isabetli olup, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 29/01/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-c maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.