Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/255

Karar No

2025/237

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/255 Esas
KARAR NO: 2025/237 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2024/647 Esas (Derdest Dava Dosyası)
TARİH: 29/11/2024 (Ara Karar Tarihi)
DAVA: Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 13/02/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/3302 D. İş sayılı kararı ile 27/07/2016 tarihinde müvekkili şirket yönetminie kayyım atanmasına karar verildiği ve şirketin yönetim organlarının yetkilerinin tümü kayyım heyetine devredildiğini, davacı şirketin TMSF idaresinde olduğunu, TMSF'nın atadığı yönetim kurulu üyeleri tarafından yönetildiğini, davalılar tarafından şirket nam ve hesabına çekilen kredinin, şirketin o dönemdeki mali durumu ve nakit ihtiyaçları göz önüne alındığında şirket namına gerekli olmadığı ve ilgili kredinin çekilmesiyle şirketin zarara uğratıldığını, eksiklikler sergilendiğini ve şirket varlıklarını koruma görevlerinin ihmal edildiğini, 1.941.867,34 Euro zararın meydana geldiğini belirterek, davalılar adına varsa kayıtlı gayrimenkul ve araçlar ile sair mal varlıklarının devir , temlik ve her türlü hukuki tasarrufları ve banka hesaplarına ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 29/11/2024 (Ara Karar Tarihi) tarih ve 2024/647 Esas (Derdest Dava Dosyası) sayılı kararında; "Mahkememiz dosyasının 27/11/2024 tarihli celsesinde, davacı vekilinin ihtiyati haciz taleplerini yinelediği anlaşılmıştır. İhtiyati hacizin şartları İİK 257. ve devamı madde hükümlerinde genel olarak düzenlenmiştir. Bu yasa hükmüne göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde ve/veya 3. Şahısta olan menkul ve gayrimenkul mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ise yanlız borçlunun muayyen ikametgahı yok ise, yahut borçlu taahütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmağa, veya kendisi kaçmağa hazırlanır, yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden ileri işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz talep edebileceği düzenlenmiştir. İİK 257. ve devamı maddesine göre ihtiyati haciz talep eden taraf öncelikle ihtiyati haciz istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak yasal delillerle ispat etmek zorundadır.Burada sözü edilen ispatın ölçüsü ise, "yaklaşık ispat" kuralına göre belirlenir. Bununla birlikte, ihtiyati hacze karar verirken tarafların çıkar dengesini ve ihtiyati haczin amacının gözetilmesi gerekli ve zorunludur. Kanun koyucu, ihtiyati haciz hakkında karar verecek olan Hakime geniş bir taktir alanı bırakmış ise de, Hakim her somut olayda, ihtiyati haczin şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemeli ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre, ihtiyati haciz kararı verdiğini kararında belirtilmelidir, ihtayati haciz şartları mevcut değilse kanunun ön gördüğü ölçüde ıspat edilememişse, veya yaklaşık da olsa ıspatı yargılamayı gerekiyorsa ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmelidir. Bu düzenlemeye göre de ihtiyati haciz kararı verilmesi için kesin bir ispat aranmamakta ise de; muaccel alacağın varlığı hususunda ihtilaf bulunması, bu ihtilafın çözümünün yargılamayı gerektirmesi halinde, kanunun aradığı ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığının kabulü gerekmektedir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının bulunması ön koşul olup, varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir. Somut olayda, talep davacı şirket adına davalı yöneticiler tarafından çekilen kredi nedeniyle şirketin zarara uğratıldığı iddiasına dayalıdır. Davalı yan söz konusu kredinin davacı şirketin ... park projesinin finansmanı için kullanıldığını ve taşeron ödemelerinin yapıldığını savunmaktadır. Bu hali ile davacı tarafça şirketin zarara uğradığını gösteren bir delil sunulmadığından yaklaşık ispatın sağlanmadığı kabul edilerek ihtiyati haciz talebinin reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir."gerekçesi ile, '' İhtiyati haciz talebinin REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme celbi talep edilen belgeler celp etmeksizin, eksik inceleme yapmak suretiyle hatalı karar verdiğini, Müvekkili şirket nam ve hesabına çekilen kredinin, şirketin o dönem mali durumu ve nakit ihtiyaçları göz önüne alındığında, şirket namına mali olarak gerekli olmadığı ve ilgili kredinin çekilmesi dolayısıyla müvekkil şirketin zarara uğramış olduğunu; ilgili hususta ise ispata yarar, müvekkil şirket kayıtlarında bulunan tüm bilgi ve belgeler ise dosyaya sunulduğunu ancak Yerel Mahkeme evrakları incelemeksizin hatalı karar verdiğini; işbu karar yerinde olmayıp ilgili hususta emsal kararın şu şekilde olduğunu, "Davanın esasını, çözümünü ve sonuçta verilecek kararı doğrudan etkileyecek nitelikteki delillerle ilgili hiç araştırma yapılmaması ya da delillerin sonuç elde edemeyecek derecede eksik toplanması arasında hiç bir fark bulunmamakta, uyuşmazlığın esasına ilişkin eksik delil, ihtilafı ve delil durumunu hiçlik noktasına getirmektedir. Bu durumun yöntemince giderilmesi, gereğinin yerine getirilmesi işlemi ilk derece mahkemesince yapılmalıdır. Yapılan açıklamalar çerçevesinde; 6100 sayılı HMK.’nun 356/1-a.6 maddesi hükmü gereğince yerel mahkeme hükmünün esası incelenmeden kaldırılması ile” (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, 24.01.2017 Tarihli 83/45) Yerel Mahkeme talebimizin reddi kararında konunun yargılama gerektirdiğini belirtmişse de bu gerekçenin hatalı olduğunu, her ne kadar Yerel Mahkeme tarafından kurulan ara karar ile "muaccel alacağın varlığı hususunda ihtilaf bulunması, bu ihtilafın çözümünün yargılamayı gerektirmesi halinde, kanunun aradığı ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığının kabulü gerekmektedir" şeklinde yargılama gerektiridiği belirtilmişse de işbu gerekçe ile verilen red kararı yasaya aykırı olduğunu, Davalılar hakkında terör örgütü yöneticisi ve üyesi olmak suçlaması ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgürlü Suçlar Soruşturma Bürosu 16.01.2020 tarih ve 2019/132120 Soruşturma numaralı dosyası üzerinden hazırlanan iddianamenin kabulü ile açılan kamu davası İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/192 Esas sayılı dosyası ile görüldüğünü; ilgili dosya kapsamında ise 06.12.2024 tarihinde yapılan duruşma ile dosya karara çıkmış olup, davalıların savunmaları alınamadığı için, dosyanın tefrikine karar verildiğini, bu kapsamda söz konusu kişilere ilişkin yapılan yargılama İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2024/455 Esas sayılı dosyası ile yargılamaya devam etmekte olduğunu, görüleceği üzere ilgili kişilerin ceza dosyası kapsamında dahi savunmaları alınmadığından dosyanın kendi adlarına tefrikine sebep olduklarını; bu durum da müvekkili şirketin, davalılar tarafından ödenmesi talep edilen alacaklara dair söz konusu hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması, tamamen imkânsız hale gelmesi veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması endişe edilmesinde haklı ve hukuki nedenleri bulunmakta olduğunu, Bu kapsamda verilen red kararının ilgili deliller ve işbu dilekçede belirtmiş oldukları tüm sebepler ile hatalı olduğu anlaşılmakta olup tüm davalılar adına varsa kayıtlı gayrimenkuller ve araçlar ile sair mal varlıklarının devir, temlik ve her türlü hukuki tasarruflara, tüm davalıların Türkiye Cumhuriyeti ve yurt dışında mevcut banka hesaplarına ihtiyati haciz konulması gerekmekteyken Yerel Mahkeme tarafından verilen kararın bozularak ivedi suretle ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ettiklerini, İleri sürerek, yukarıda belirtilen sebepler ile re’sen gözetilecek nedenlerle istinaf incelemesi yapılarak; İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/647 esas sayılı dosyasından verilen ihtiyati haciz talebinin reddi kararının bozulmasına, mahkemece yapılacak istinaf incelemesi neticesinde davalılar adına varsa kayıtlı gayrimenkuller ve araçlar ile sair mal varlıklarının devir, temlik ve her türlü hukuki tasarruflara, tüm davalıların Türkiye Cumhuriyeti ve yurt dışında mevcut banka hesaplarına ihtiyati haciz konulması gerekmekteyken yerel mahkeme tarafından verilen kararın bozularak ivedi suretle ivedilikle ihtiyati haczine karar verilmesini, talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep; TTK'nun 553 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılmış bulunan yönetici sorumluluğu nedeniyle tazminat istemli davada, uğranıldığı iddia olunan zarardan doğan alacak için davalılar aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesine yönelik olup, mahkemece talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İİK'nın 257/1. maddesi uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258. maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür.Somut olayda; tüm dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna göre; TTK'nun 553 maddesi kapsamında davalılardan talep edilebilecek muaccel ve rehinle temin edilmemiş tazminat alacağının varlığı ve miktarı hususunda yaklaşık düzeyde ispat koşulunun oluşmadığı, davanın bulunduğu aşama itibariyle, mahkemece istemin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmış olup, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından davacı yanın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,8‬0TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 13/02/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim