Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/195
2025/236
13 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/195 Esas
KARAR NO: 2025/236 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2024/1114 Esas (Derdest Dava Dosyası)
TARİH: 30/12/2024 (Ara Karar Tarihi)
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 13/02/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ... San. Ve. Ltd. Şti.'nin davalı ... Tekstil San. Ve Tic. Ltd. Şti. ile kurmuş olduğu ticari ilişkiye istinaden 01/01/2023 ile 23/10/2023 tarihleri arasında müvekkilinin davalı tarafa yapmış olduğu kumaş satışı sebebiyle toplamda 885.890,90 TL alacağının bulunduğunu, 17/04/2023 tarihli 451.111,08 TL'lik kumaş satışının müvekkili şirketçe yapılmış olduğunu, 10/05/2023 tarihinde davalı tarafça müvekkili şirkete 459,466,00 TL'lik çek ödemesi yapıldığını, müvekkili şirketle davalının anlaşması neticesinde sipariş föyünde de ödeme yöntemi olarak 120 gün vadeli çek kur farklı ödeme kabul edildiğini, müvekkili şirketi tarafından da ödemelerin vadesinde yapılmaması sebebiyle vade tarihi itibariyle kur farkının davalı tarafa yansıtılmış olduğunu 23/10/2023 tarihli ... numarası ile fatura kesildiğini, cari faturaya istinaden bakiyenin 485.474,46-TL'lik yönünden müvekkili şirket tarafından işbu borcun ödenmesi noktasında davalıya ihtarın yapılmış olduğunu, bakiye borç miktarının ödenmediğini, ayrıca 25/10/2023 tarihinde müvekkili şirkete kesilen ... numaralı faturanın, 23/10/2023 tarihinde müvekkili şirketçe davalıya yansıtılan kur farkından kaynaklı faturaya ilişkin kesildiğini, sipariş föylerinde de davalı tarafça kur farkının kabul edildiğini, bu süreçte 06/01/2024 ile 31/03/2024 tarihli çeklerin müvekkili şirkete verilmiş olduğunu, borcun borçlu tarafından kabul edildiğini ve kısmen ödeme yapıldığını, 214.521,00-TL ile 130.000,00 TL'lik iki çek toplamı 344.521,00-TL'nin müvekkili şirkete ödenmiş olduğunu, borçluların mal kaçırma hazırlığı içinde olduğunun istihbar edildiğini, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, alacağın tahsilini teminen müracaatla borçluların menkul, gayrimenkul malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini isteme zorunluluğunun doğduğunu, ihtiyati haciz talebinin kabulü ile borçlu hakkında şimdilik 391.427,04-TL için borçlunun menkul ve gayrimenkul malları, banka hesapları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının teminatsız olarak ihtiyaten haczini, esas yönden davanın kabulü ile borçlu tarafın yapmış olduğu itirazın iptalini ve Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün 2024/227001E. Sayılı icra takibinin devamını, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin borçluya tahmiline karar verilmesini talep etmişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 30/12/2024 (Ara Karar Tarihi) tarih ve 2024/1114 Esas (Derdest Dava Dosyası) sayılı kararında; "Talep; İİK 257. madde de düzenlenen ihtiyati haciz istemine ilişkindir. Bilindiği üzere ihtiyati haciz, İİK'nın 257. vd. maddelerinde düzenlenmiş olup, bir para alacağının zamanında ödenmesini temin etmek için, mahkeme kararı ile borçlunun mal varlığına geçici olarak el konulması halidir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için, talepte bulunanın alacaklı olması, bu alacağın muaccel bulunması ve rehinle temin edilmemiş olması gerekir. İİK'nın 258/1. maddesinde ise; ihtiyati haciz isteyenin alacaklı olduğunu yaklaşık ispat kuralına göre ispat edebilmiş olması düzenlenmiştir. O halde İİK'nın 258/1. maddesinde getirilen yaklaşık ispat ölçütüne göre ihtiyati haciz istemine konu alacağın varlığının ispatında Mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulması yeterli görülmüştür. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin emsal içtihatlarına göre ihtiyati haciz kararı verilmesinde mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmadığı, yaklaşık ispat ölçülerinde ispatın yeterli olacağı belirtilmiştir (26/02/2014 tarihli 2013/16354 esas 2014/3605 karar sayılı emsal içtihadı). Somut olayda, davacı vekilince her ne kadar davalının adına kayıtlı, dava konusu alacağının karşılar nitelikteki menkul ve gayrimenkul malları, banka hesapları üzerine ihtiyati haciz karar verilmesine talep etmiş ise de talep yargılamayı gerektirdiğinden ve İİK 257/1 md. yasal şartları taşımadığından ihtiyati haciz talebinin reddine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, ''Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yukarıda dosya numarası yazılı İtirazın İptali davasına ilişkin olarak 30/12/2024 tarihli tensip zaptında itiyati haciz taleplerinin; "Somut olayda, davacı vekilince her ne kadar davalının adına kayıtlı, dava konusu alacağının karşılar nitelikteki menkul ve gayrimenkul malları, banka hesapları üzerine ihtiyati haciz karar verilmesine talep etmiş ise de talep yargılamayı gerektirdiğinden ve İİK 257/1 md. yasal şartları taşımadığından ihtiyati haciz talebinin reddine,karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur." şeklinde gerekçesiz olarak "talep yargılamayı gerektirdiğinden" şeklindeki genel geçer ve ihtiyati haciz müessesesinin mantığına aykırı bir şekilde reddedildiğini, Dava dilekçesinde de belirtildiği üzere davalıya 17/04/2023 tarihli 451.111,08 TL'lik kumaş satışı yapıldığını, 10/05/2023 tarihinde davalı tarafça müvekkili şirkete 459,466,00-TL'lik çek ödemesi yapıldığını, müvekkili şirketle davalının anlaşması neticesinde sipariş föyünde de ödeme yöntemi olarak 120 gün vadeli çek kur farklı ödeme kabul edildiğini, müvekkili şirket tarafından da ödemelerin vadesinde yapılmaması sebebiyle vade tarihi itibariyle kur farkı davalı tarafa yansıtılmış olup 23/10/2023 tarihli ... numarası ile fatura kesildiğini; cari faturaya istinaden bakiye 485.474,46-TL'lik yönünden müvekkili şirket tarafından da işbu borcun ödenmesi için davalıya ihtar yapılmış olsa da bakiye borç miktarı ödenmediğini, Ayrıca 25/10/2023 tarihinde müvekkili şirkete kesilen ... numaralı faturanın, 23/10/2023 tarihinde müvekkil şirketçe davalıya yansıtılan kur farkından kaynaklı faturaya ilişkin kesilmiş bulunduğunu; sipariş föylerinde de davalı tarafça kur farkının kabul edildiğini; faturaların, cari ekstrenin ve sipariş föyünün mahkeme dosyasına sunulmasına, sipariş föylerinde de kur farkı davalı tarafça kabul edilmesine, yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmesine rağmen, mahkeme tarafından ihtiyati haciz taleplerinin reddedildiğini, Bu hususa istinaden davalı Silivri ...Noterliğinin Noterliğinin 02/11/2023 tarihli ... Yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiğini ve ihtarname ile tebliğ mazbatası dava dosyasına sunulduğunu, belirtilen sürede ödeme yapılmaması üzerine Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... (Yeni Esas : Büyükçekmece İcra Dairesi ...) dosyası ile icra takibi başlatıldığını, 27/11/2023 tarihinde borçlu şirketin itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğunu, icra takibine itirazın öğrenilmesi akabinde 03/01/2024 tarihinde ivedilikle arabuluculuk süreci başlatıldığını; ancak yapılan görüşmeler kapsamında anlaşamama tutanağı tanzim edildiğini ve dosyaya sunulduğunu, Bu süreçte 06/01/2024 ile 31/03/2024 tarihli 214.521,00 TL ile 130.000,00 TL'lik iki çekin müvekkili şirkete verildiğini ve borcun borçlu tarafından kabul edildiğini, yapılan toplam 344.521,00-TL kısmi ödeme bulunduğunu, takip dosyasına kısmen haricen tahsil bildirimi yapıldığını, işlemiş faizlerle birlikte icra müdürlüğünce hesaplanan güncel borç miktarının 25/12/2024 tarihi itibariyle 391.427,04-TL olup dava tarihi itibariyle güncel olan rakam yönünden İtirazın İptali davası ikame edildiğini ve kısmi ödeme konusu çeklerin mahkeme dosyasına sunulduğunu, Yerel mahkemece, faturaların (Müvekkil şirket ile davalı arasında ticari ilişkiye konu olan faturalar dosyada mübrezdir), cari ekstrenin (Müvekkil şirket ile davalı arasında daha önce gerçekleşen ticari ilişkilerden doğan cari hesap dökümleri de sunulmuştur), sipariş föylerinin (Sipariş föylerinde, davalı tarafça kur farkı ödeneceği açıkça kabul edilmiştir), ihtarnamenin ve borçlu tarafından icra takibi sonrasında yapılan kısmi ödemenin, ödemeye ilişkin yatırılan tahsil harcının dikkate alınmadığını, talep konusu yargılama gerektiğinden şeklinde basit ve genel geçer bir ifade ile gerekçesiz olarak ihtiyati haciz taleplerinin reddedildiğini; sundukları delillerle, alacağın varlığı ve miktarının yaklaşık ispatının sağlandığını; özellikle, davalı tarafın icra takibi sonrası yaptığı kısmi ödemenin, borcun ve alacağın varlığını kabul anlamına geldiğini, mahkemece bu hususların dikkate alınmamasının yerinde olmadığını, İhtiyati haciz, tedbir niteliğinde bir müessese olup davanın esası yönünden verilen bir karar olmadığını; kaldı ki yerel mahkemenin yargılama yapılması gerekçesi bir arada değerlendiriliğinde hiçbir dava ve talebe ilişkin ihtiyati haciz kararının verilmesinin mümkün olmadığını; ayrıca dava açılmadan önce de Değişik İş kararı ile yargılama yapılmadan ihtiyati haciz kararları verilebilmekte olduğunu; mahkemenin gerekçesinin İİK 257'nin ruhuna aykırı olduğunu, davalı tarafın borcuna ilişkin daha önce yapılmış kısmi ödemeler ve kalan bakiye dikkate alındığında, ihtiyati haciz talebinin kabul edilmemesinin, alacağın tahsilinin ciddi şekilde riske girmesine neden olacağını; ihtiyati haczin, esas yönünden bir karar olmayıp, yalnızca alacağın güvence altına alınmasını amaçlayan bir tedbir olduğunu; bu nedenle ihtiyati haciz şartlarının oluştuğu durumda mahkeme tarafından talebimizin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, İİK m.257/1 hükmü gereğince, rehinsiz bir alacak için ihtiyati haciz kararı alınabilmesi, alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacaklının bu alacağın varlığını yaklaşık olarak ispat etmesinin yeterli olduğunu; dosyaya sundukları delillerin bu şartı sağladığını; alacak miktarının, davalı tarafça yapılan ödemeler sonrası da net olarak ortaya konulduğunu, borcun varlığı noktasında sunulması gereken ne kadar evrak ve delil varsa mahkemeye sunulmasına rağmen mahkemece ret kararının verilmesi hukuka ve usule aykırıdır ve işbu kararın kaldırılarak ihtiyati haciz talebimizin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, İleri sürerek, yukarıda açıklanan sebeplerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; ilk derece mahkemesinin ret kararının kaldırılarak ihtiyati haciz talebinin kabulü ile şimdilik 391.427,04-TL için borçlunun menkul ve gayrimenkul malları, banka hesapları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının teminatsız olarak ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep; davacının ticari satış ilişkisinden doğan bakiye açık hesap alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine başlattığı ilamsız takibe vaki itirazın iptali davasında, takip konusu alacağın tahsilini teminen ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İİK'nun 257/1 fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nun 257/2 fıkrası; "Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1 – Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2 – Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;" düzenlemesini içermektedir. Müeccel alacaklar yönünden İİK'nun 257/2 fıkrasının 1 ve 2 nolu bentlerinde sayılan sebepler sınırlı sayıda olup, müeccel alacaklar için başka herhangi bir sebebe dayalı ihtiyati haciz kararı verilemez(Bkz. Kuru/BAKİ, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, ikinci bası, Adalet Yayınevi, Ankara 2013, s. 1039). İİK'nun 258 maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür. Dava konusu takip dosyası kapsamından, davacının davalı aleyhine 01/01/2023-23/10/2023 tarihleri arası bakiye cari hesap ve 23/10/2023 tarihli kur farkı faturasından doğan alacak açıklaması ile 485.474,46-TL asıl alacak 1.426,50-TL işlemiş faiz toplamı 486.900,96-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlattığı, davalının takibe yasal sürede itiraz ettiği, davacının 24/12/2024 tarihinde davalı tarafından 06/01/2024 keşide tarihli 214.521,00-TL bedelli, 31/03/2024 keşide tarihli 130.000,00-TL bedelli iki adet çek ile toplam 344.521,00 TL kısmi ödeme yapıldığını belirterek haricen tahsil beyanında bulunduğu ve kapak hesabı talep ettiği, haricen tahsil harcını yatırdığı, icra müdürlüğünce 25/12/2024 tarihli kapak hesabı yapıldığı ve bu tarih itibariyle bakiye takip tutarının, işlemiş faiz, icra masraf ve harçları ile icra vekalet ücreti toplamından haricen tahsil edilen tutarın mahsubu sonucu 391.427,04-TL olduğunun belirtildiği, davacının bu tutar üzerinden eldeki itirazın iptali davasını açtığı ve bu tutar üzerinden ihtiyati haciz talep ettiği anlaşılmıştır. Somut olayda, davacı dilekçesi ekinde sunulan açık hesap ekstresi, kur farkı faturası, 17/04/2023 tarihli satış faturası, sipariş föyü, çek suretleri ve tediye makbuzları, icra dosyası kapsamı ile tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacının bakiye açık hesap esktresinde 13/10/2023 tarihli kur farkı faturası ile 17/04/2023 tarihli satış faturası haricinde başka satış faturalarının da bulunduğu, dosyaya sunulan sipariş föyünün tek bir satış faturasına ilişkin olduğunun anlaşıldığı, davalı tarafından davacının kestiği kur farkı faturası tutarında iade kur farkı faturası kesilmiş olduğu, davacının davalıdan açık hesaba konu tüm faturalar nedeniyle bakiye alacağının miktarının, davalının takibe itiraz etmiş olması karşısında, davalı tarafından takipten sonra çekle yapıldığı belirtilen kısmi ödemenin tüm borcun kabulü anlamına gelip gelmediğinin yapılacak yargılama ile ortaya çıkacağı, buna göre davacının ihtiyati haciz talebine konu ettiği alacak tutarı bakımından İİK'nun 257 maddesinde düzenlenen koşuların oluştuğunun, İİK'nun 258 maddesi uyarınca yaklaşık düzeyde ispat olunamadığı, davanın bulunduğu aşama itibariyle, mahkemece istemin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmış olup, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından davacı yanın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 13/02/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.