mahkeme 2025/1456 E. 2025/1337 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/1456

Karar No

2025/1337

Karar Tarihi

11 Eylül 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1456 Esas
KARAR NO : 2025/1337 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
ESAS NO: 2025/3 Esas - 2025/333 Karar
TARİHİ: 10/04/2025
DAVA: Tazminat
KARAR TARİHİ: 11/09/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin tümüyle yerli sermaye ile Kasım 2018'de kurulduğunu, özellikle çalışan ve üreten nüfusun yoğun olduğu bölgelerde yaşanmakta olan trafik sorunlarına basit, hızlı ve çevre dostu çözümler sunma amacıyla hizmet vermekte olan yeni nesil bir elektrikli araç kiralama şirketi olduğunu, müvekkili şirketin mülkiyeti kendisine ait olan martıları bir mobil uygulama üzerinden kullanıcılara kısa süreli olarak kiraladığını, davalının 01.11.2021 - 08.11.2023 tarihleri arasında müvekkili şirket bünyesinde "Finans Direktörü" ünvanı ile üst düzey yönetici olarak çalıştığını, davalının son brüt maaşının 167.225,14 TL olduğunu, müvekkili şirkette çalışmakta iken 09.010.2023 tarihinde istifa ettiğini ve müvekkili şirketin sektördeki rakiplerinden biri olan ...Ulaşım Teknolojileri Ve Taş. A.Ş. (...) isimli firmada yine Finans Direktörü pozisyonunda üst düzey yönetici olarak çalışmaya başladığını, ...Ulaşım Teknolojileri Ve Taş. A.ş'nin rakip firma olduğunu ve davalının benzer faaliyetlerde bulunan bir rakip firmada çalışmaya başlayarak sözleşme kapsamında üstlendiği rekabet yasağını ihlal ettiğini, gerek müvekkili şirketin gerekse davalının çalıştığı ... firmasının ana faaliyet alanlarının birebir aynı olduğunu, akıllı şehir içi ulaşım ve paylaşımlı yoluculuk temeline dayandığını, bu nedenlerle davanın kabulü ile, davalı ...'nin Müvekkili Şirket ile yapmış olduğu rekabet yasağı sözleşmesini ihlal ettiği sabit olup sözleşmede kararlaştırılan her bir ihlal için ayrı ayrı olacak şekilde 24 brüt maaş tutarındaki tazminatın, davalının ...Ulaşım Teknolojileri Ve Taş. A.ş'de çalışmaya başladığı tarihten itibaren işletilecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte müvekkil şirkete ödenmesine, müvekkili Şirket'in uğradığı olumlu zararın tespit edilmesi amacıyla uzman bir bilirkişi görevlendirilerek tespit edilen tutarın sözleşmede yer alan cezai şarta ilaveten müvekkil şirkete ödenmesine, harç, masraf ve diğer tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından rekabet yasağı ve işçi ayartma iddialarının gerçeklikten uzak, delilsiz ve tamamen soyut beyanlara dayandığını, müvekkilinin iş sözleşmesinnde yer alan rekabet etmeme ve ayartmama koşullarıyla ceza şartının hukuken geçersiz olduğunu, her halükarda davalının rekabet etmeme ve ayartmama koşullarını ihlal etmediğini, dava dışı ... ile davacı şirket Martı'nın faaliyet alanlarının farklı olduğunu, davalı müvekkilinin martı çalışanlarını dava dışı ... şirketinde çalışmak için istifa etmeleri için teşvik etmediğini, çalışanların martıdan özgür iradeleriyle ve kendilerine göre geçerli sebeplerle istifa ettiklerinin açıkça ortada olduğunu, yargıtay içtihatlarının da çalışanların iş değiştirme özgürlüğünü anayasal hak olarak tanımladığını, işbu davada zamanaşımı sürelerinin geçmiş olmasından dolayı zamanaşımı definde bulunduklarını, ispat yükü üzerinde olan davacı şirketin dava dilekçesinde hiçbir somut delil sunmadığını, hiçbir iddiasını ispata elverişli delillere dayandırmadığını ve iddiaların ya tutarsa mantığıyla ileri sürüldüğünü, ayartma ve rekabet yasağına aykırılık hakkında dosyada tek bir delil dahi bulunmadığını, görevli mahkemenin İş Mahkemeleri olması sebebiyle görevsizlik verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın öncelikle zamanaşımı ve görev yönünden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 10/04/2025 tarih ve 2025/3 Esas - 2025/333 Karar sayılı kararında;
".....Yukarıda ayrıntılarıyla açıklandığı üzere, İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri ve Yargıtay ilgili daireleri istikrarlı şekilde konuyu yeniden değerlendirerek görevli mahkemelerin İş Mahkemeleri olduğu yönünde görüş bildirmiş, mahkememizce yapılan değerlendirmede de işçi ile işveren arasında sözleşmenin sona ermesinden sonraki dönem için rekabet yasağına ilişkin bir anlaşma olmadıkça, Borçlar Kanunu'ndaki hükümlerin tek başına işverene talep hakkı vermeyeceği, başka bir anlatımla, taraflarca rekabet yasağı konusunda anlaşma yapılmışsa işverenin, sözleşmeye aykırı davranıldığını ileri sürerek cezai şart ya da tazminat talebinde bulunabileceği, bu nedenle, burada borcun kaynağının kanun değil, iş sözleşmesi olduğu, iş sözleşmesi devam ederken işçinin sadakat borcu gereği zaten rekabet yasağı bulunduğundan bu konuda ayrı bir anlaşmanın varlığına gerek olmadığı, rekabet yasağının ihlali halinde işverenin, iş sözleşmesine aykırı davranıştan ötürü sözleşmeyi haklı nedenle feshedebileceği gibi, varsa zararının tazminini de isteyebileceği, Türk Borçlar Kanunu'nun rekabet yasağının sona ermesini düzenleyen 447.maddesinde iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız olarak ya da işçi tarafından haklı nedenle feshedilmiş olması halinde rekabet yasağının sona ereceğinin düzenlendiği, haklı fesih müessesesinin iş hukuku ilkeleri çerçevesinde ticaret mahkemesince değerlendirilmesinin güçlüğünün ortada olduğu, uyuşmazlığın kaynağı iş sözleşmesi olduğundan Türk Borçlar Kanununun 444 ve devamı maddelerine dayalı olarak İş Kanunu kapsamında işçi sayılan kişinin, rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali nedeniyle açılan cezai şartın tahsiline ilişkin davalarda iş mahkemelerinin görevli olduğu, davacının açtığı davada,mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine,mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile, ''1-Davacının açtığı davada,mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,2-Görevli Mahkemenin İstanbul İş Mahkemesi OLDUĞUNA,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirket tarafından davalı aleyhine rekabet etmeme ve işçi ayartmama hükümlerine aykırı davranıldığından bahisle huzurdaki davanın ikame edildiğini, yerel mahkemenin "iş mahkemelerinin görevli olduğuna" dair gerekçesinin hatalı olduğunu, görevsizlik kararına referans gösterilen Yargıtay ve BAM kararların da ticaret mahkemelerinin kararlarını inceleyen dairelere ait olmadığını, iş ilişkisinin sona ermesinden sonra rekabet yasağına aykırı davranılmasından bahisle talep edilen ceza şarta ilişkin görülen davalarda ticaret mahkemelerinin görevli olmasına yönelik bir ihtilaf olmadığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 03.12.2021 Tarih, 2021/1534 Esas ve 2021/6811 Karar sayılı ilamı ile görev hususunun sonuca bağlandığını ve BAM daireleri arasındaki çelişkinin giderildiğini, uyuşmazlığın çözümünde ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu, söz konusu karar uyarınca ticaret mahkemelerinin görevli olduğunun açıkça belirtildiğini ve istinaf daireleri arasındaki çelişkinin giderildiğini, Yerel mahkemenin gerekçeli kararda referans gösterdiği 9. Hukuk Dairesi kararının ticaret mahkemelerini bağlamayacağını, nitekim ilk derece ticaret mahkemelerinden çıkan kararların inceleme merci ilgili BAM daireleri ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesi olduğunu, dolayısıyla ticaret mahkemelerinin bağlı olduğu daire kararları açıkça görevli mahkemelerin ticaret mahkemesi olduğunu belirtmesine rağmen aksi yönde görevsizlik kararı verilmesinin usul, yasa ve içtihatlara aykırı olduğunu, ayrıca yerel mahkeme tarafından referans gösterilen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13., 14 ve 43. Hukuk Daireleri'nin de güncel içtihatlarının ticaret mahkemelerinin görevli olduğuna yönelik olduğunu, -İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. H.D, 26.12.2024 T., 2024/1816 E., 2024/2096 K.-İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. H.D, 19.12.2024 T., 2024/931 E., 2024/1885 K.-İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. H.D, 12.12.2024 T., 2024/1226 E., 2024/1823 K.Künyesi belirtilen BAM kararlarında da ticaret mahkemelerinin görevli olduğuna karar verildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava, TBK'nun 444 ve devamı maddeleri kapsamında davalının, iş sözleşmesinin sona ermesi akabinde uymakla yükümlü olduğu rekabet yasağına aykırı davrandığından bahisle cezai şart tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli İstanbul İş Mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Taraflar arasında 01/11/2021 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesi akdedilmiş ve davalının davacı şirkette 01/11/2021 tarihinde işe başladığı ve 09/10/2023 tarihinde istifa ederek davacı şirketten ayrıldığı anlaşılmıştır.Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 03.12.2021 Tarih ve 2021/1534 Esas- 2021/6811Karar sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Daireleri’nin kesin nitelikteki kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine yönelik kararı ile;''.... TBK’nın 444 vd. maddelerinde düzenlenen rekabet yasağına ilişkin hükümlerin ve buna bağlı olarak bu yasağın ihlali halinde ortaya çıkacak uyuşmazlıkların, 7306 sayılı Kanun’un 5/1. maddesi kapsamında, iş ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlık olarak tanımlanması ve giderek İş Mahkemelerinin görevi kapsamında addedilmesi yerinde bir yaklaşım değildir. Bu çerçevede, İş Mahkemeleri ile Ticaret Mahkemelerinin görev alanları bakımından bir hüküm uyuşmazlığından bahsedilemeyeceği gibi 7306 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesi ile TBK’daki rekabet yasağına ilişkin hükümlerin mutlak ticari dava olarak tanımlanmasına ilişkin TTK’nın 4. maddesi hükmünün zımnen ilga edilmiş olduğu da ileri sürülemez.Sonuç olarak, TBK’nın 444-447 maddelerinden doğan rekabet yasağının ihlaline dair uyuşmazlıklara bakma görevinin TTK’nın 4/1–c maddesi gereğince aynı Kanunun 5. maddesi uyarınca Ticaret Mahkemelerine ait olacağına, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nin 13 ve 43. Hukuk Daireleri ile 12 ve 14. Hukuk Daireleri arasındaki uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine,'' karar verilmiştir.Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 13/06/2025 Tarih ve 2023/1 Esas-2025/3 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ile de; TBK’nın 444-447 maddeleri uyarınca rekabet yasağına aykırılık sebebiyle açılacak davalarda görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğuna karar verilmiştir.Yukarıda yazılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun kararı uyarınca, TBK’nın 444-447 maddelerinden doğan rekabet yasağının ihlaline dair uyuşmazlıklara bakma görevinin TTK’nın 4/1–c maddesi gereğince aynı Kanunun 5. maddesi uyarınca Ticaret Mahkemelerinin görev alanına girdiği, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesince yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a3 maddesi ile uyarınca kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/04/2025 Tarih ve 2025/3 Esas - 2025/333 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a3 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 11/09/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-c maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim