mahkeme 2025/1376 E. 2025/1334 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/1376
2025/1334
11 Eylül 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1376 Esas
KARAR NO : 2025/1334 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
ESAS NO: 2025/312 Esas (Derdest Dava Dosyası)
TARİHİ: 27/06/2025 (Ara karar tarihi )
TALEP: İhtiyati haciz
KARAR TARİHİ: 11/09/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili ihtiyati haciz istemli 06/05/2025 tarihli dilekçesinde özetle; mahkemece 08/04/2025 tarihli tensip ara kararları uyarınca vergi dairelerine yazılan yazı cevaplarının dosyaya celp edildiğini, davalının dosyaya cevap verdiğini, borca herhangi bir itirazda bulunmadığını, yalnızca soyut bir iddia olarak muacceliyet şartı gerçekleşmediğini öne sürdüklerini, dilekçe ekinde bilimsel teknik uzman mütalaasını sunduklarını, mütalaada takip tarihindeki dava konusu alacağın muaccel hale geldiğinin tespit edildiğini, ihtiyati haczin temel şartlarından olan alacağın kesine yakın bir şekilde ispatlanmasına ilişkin delillerin toplandığını, davalı şirketin 24/04/2025 tarihli cevap dilekçesinin incelendiğinde borcu mümkün olduğunca geç ödeme çabası içinde olduklarının açıkça görüldüğünü, alacaklarının herhangi bir teminatla da karşılanmadığını, alacaklarını temin etmek için davalı şirketin borca yeter miktarda taşınır, taşınmaz mallarının, banka hesaplarının ve sair üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 27/06/2025 tarih ve 2025/312 Esas sayılı ara kararında;"......Tüm dosya kapsamına göre; mahkememizce 08/04/2025 ve 25/04/2025 tarihli ara karar ile ihtiyati haciz talebinin değerlendirildiği ve reddine karar verildiği, davacı tarafça ara kararın istinaf edilmediği, somut olayda istemde bulunan tarafından tekrardan ihtiyati haciz talep edildiği, alacağın varlığının tespitinin yargılamayı gerektirir nitelikte olduğu, tarafların defter ve belgelerinin incelemesi gerektiği, alacağın varlığının bu aşamada yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlanamadığı, karşı tarafın kaçtığı veya mal kaçırdığına dair de herhangi bir delil bulunmadığı, bu nedenle ihtiyati haczin yasal koşullarının bu aşamada bulunmadığı anlaşılmakla, koşulları oluşmayan ihtiyati haciz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile, ''1-İhtiyati haciz talebinin REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İhtiyati Haciz talep etmenin şartlarının;"-Alacak para alacağı olmalıdır. -Söz konusu alacak rehinle teminat altına alınmamış olmalıdır.-İhtiyati haciz talep edilen alacağın vadesi gelmiş olmalıdır.-Alacağa ilişkin ve ihtiyati haciz talebinin haklı olduğuna ilişkin deliller bulunmalıdır." şeklinde olduğunu, söz konusu davada ise dosyaya sunulan Cari Hesap Ekstresi, faturalar ve davalı şirkete gönderilen ihtarnamenin müvekkil şirketin alacağının varlığını net bir şekilde ortaya koyduğunu, borçlu şirketin icra takibi yapılmadan önceki görüşmelerde ve hatta itiraz üzerine yapılan arabuluculuk görüşmelerinde dahi borcun tamamını kabul etmesine rağmen ödeme yönünde ciddi bir adım atmadığını, sürekli olarak oyaladığını, yerel mahkemedeki cevap dilekçesinde dahi borcun varlığına ilişkin herhangi bir itirazda bulunmadığını, yalnızca soyut bir iddia olarak muacceliyet şartının gerçekleşmediğini öne sürdüğünü, alacak miktarının sabit ve belirli olduğunu, borçlu tarafından kabul edildiğini, İcra İflas Kanunu'nun 257 ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için aranan şartlardan birinin alacağın varlığı hakkında mahkemede kanaat uyandıracak delillerin sunulması olduğunu, yasanın aradığı ispat ölçüsünün kesin değil, yaklaşık ispat olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararında "alacağın varlığının tespitinin yargılamayı gerektirir nitelikte olduğu" ve "alacağın varlığının bu aşamada yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlanamadığı" gerekçesiyle ihtiyati haciz taleplerinin reddedildiğini, ancak somut olayda müvekkilin sadece bir faturaya değil, uzun yıllara dayalı bir cari hesap ilişkisinden kaynaklanan bakiyeye dayandığını, dosyaya sunulan Cari Hesap Ekstresi, ihtarname ve borçlunun borcun miktarını kabul etmesinin alacağın varlığı ve miktarı hususunda mahkemede yeterli kanaati uyandıracak ve yaklaşık ispat ölçüsünü sağlayacak nitelikte olduğunu, nitekim dava dilekçesine eklenen yazılı sözleşme, faturalar ve cari hesap ekstresi gibi belgelerin takip alacağının varlığı hususunda kanaat uyandırıcı nitelikte olduğunu, ihtiyati haciz için koşulların oluştuğunu gösterdiğini, İlk Derece Mahkemesi kararında ayrıca "karşı tarafın kaçtığı veya mal kaçırdığına dair de herhangi bir delil bulunmadığı"nn belirtildiğini, ancak borçlunun borcun miktarını kabul etmesine rağmen ödemeden kaçınmasının itiraz yoluyla takibi durdurarak zaman kazanma çabası ve cevap dilekçesinde yalnızca muacceliyete soyutça itiraz etmesinin, borçlunun iyiniyetli olmadığını ve mal kaçırma şüphesini kuvvetlendirdiğini, müvekkil şirketin biriken yüksek alacak sebebiyle ticari hayatını sürdürmekte güçlük çektiğini, borçlunun bu haksız ve dayanaksız itirazı ve oyalama taktiğinin müvekkilin mağduriyetini artırdığını, borçlunun bu davranışının taahhütlerinden kurtulmak amacıyla alacaklının haklarını ihlal eden işlemlerde bulunmaya hazırlandığına dair kuvvetli bir emare teşkil ettiğini, Yerel Mahkemenin 27.06.2025 tarihli ihtiyati haciz talebimizin reddine ilişkin ara kararında "Tüm dosya kapsamına göre; mahkememizce 08/04/2025 ve 25/04/2025 tarihli ara karar ile ihtiyati haciz talebinin değerlendirildiği ve reddine karar verildiği, davacı tarafça ara kararın istinaf edilmediği, somut olayda istemde bulunan tarafından tekrardan ihtiyati haciz talep edildiği," şeklinde gerekçe oluşturduğunu, ancak mahkemelerin verdikleri karardan rücu etme olanakları olduğunu, bu sebeple 25.04.2025 tarihli ihtiyati haczin reddine ilişkin ara kararı istinaf etmemelerinin davacı şirket aleyhine yorumlanamayacağını, kaldı ki taraflarınca mahkemenin ihtiyati haciz taleplerinin reddine ilişkin karara karşı istinaf süresi içinde tekrar ihtiyati haciz talep edildiğini, yerel mahkemenin ihtiyati hacze ilişkin yeniledikleri taleplerini önceki karara ilişkin istinaf talebi olarak kabul ederek Bölge Adliye Mahkemesine gönderme yetkisi bulunduğunu, bu sebeple yerel mahkemenin ihtiyati haczin reddine yönelik ara kararını istinaf etmemelerinin aleyhe yorumlanması gerektiği şeklindeki tespitin hukuka aykırı olduğunu, Tüm bu sebeplerle, müvekkilin alacağının varlığı ve muacceliyetinin dosyadaki mevcut belgeler, özellikle Cari Hesap Ekstresi, faturalar, ihtarname ve borçlunun kendi kabulü ile kanıtlandığını, borçlunun ödeme yapmaktan kaçınması ve itirazının ardındaki amacın mal kaçırmak olduğu yönündeki kuvvetli şüpheler de dikkate alındığında, İİK'nın 257. maddesi anlamında ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunu, yerel mahkemenin mevcut delil durumunu ve borçlunun davranışlarını yeterince değerlendirmeksizin ihtiyati haciz talebini reddetmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Talep; ticari satış sözleşmesinden doğan bakiye açık hesap alacağının tahsili talebiyle başlatılan ilamsız icra takibe vaki itirazın iptali davasında ihtiyati haciz istemine ilişkindir.Mahkemece, ihtiyati haciz talebinin reddine, karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İİK'nun 257/1 fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nun 258 maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür. Somut olayda; takip talebi ve dava dilekçesi ekinde davacının varlığını iddia ettiği bakiye açık hesap alacağını gösterir hesap mutabakatı bulunmadığı, davalı vekili cevap dilekçesi ile; Cari hesap ilişkisine dayalı olarak taraflar arasında birçok mal ve hizmet alımı ile bunlara bağlı tahsilat işlemleri gerçekleştirilmiş olup, ödeme vadeleri her bir işlemde cari hesap çerçevesinde değerlendirildiğini, alacaklı ... firması tarafından kesilen faturaların ardından ödemeler belirli bir takvim içerisinde, vade tarihlerini takiben kademeli şekilde yapıldığını, 2022-2023-2024 yılına ilişkin cari hesap ekstreleri sunulacağını, bilirkişi incelemesinde de bu durum ortaya çıkacağını beyan ettiği, takip tarihi itibariyle talebe konu alacağın varlığı ve miktarı açılan davada iddia ve savunma doğrultusunda yargılama içinde toplanıp incelenecek deliller ışığında yargılama sırasında ortaya çıkacaktır. Dosyaya sunulan belgeler alacağın miktarı ve muaccel olduğuna dair yaklaşık olarak ispata yeterli olmayıp sunulan belgelere göre yaklaşık isbatın gerçekleşmediği, değişen durum ve şartlara göre de her zaman yeniden talepte bulunulabilecek olup buna göre, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin verilen karar usul ve yasaya uygun olup talep eden davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle, talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 11/09/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.