mahkeme 2025/1260 E. 2025/1333 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/1260
2025/1333
11 Eylül 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1260 Esas
KARAR NO : 2025/1333 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
ESAS NO: 2025/148 Esas - 2025/557 Karar
TARİHİ: 28/05/2025
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 11/09/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı/borçlu, İstanbul Büyükçekmece İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında borçlu olarak yer aldığını, müvekkilin, davalıdan alacaklı olduğunu, ancak davalı-borçlu, takibe konu 4.200.281,34 TL tutarındaki borcunu ödemediğini, davalı borçlunun borçları işlemiş ve işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsili için İstanbul Büyükçekmece İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosya ile başlatılan icra takibine davalı borçlu itiraz ettiğini, takibin durduğunu, müvekkilin 07.10.2024 tarihinde araç alım ihalesi için İstanbul kemerburgaz emniyet otoparkına giderek orada araç alım satım ihalesi satış yapma yetkisine sahip ... adlı şahıs ile görüşüp orada kendisine gösterilen arabalara bakıp ... ile toplam da farklı model ve markaya sahip 11 araç üzerinde anlaşıp toplamda 3.400.000 TL üzerinden anlaştıklarını, 2.850.000 TL ... mobil bankacılık üzerinden ... tarafından gönderildiğini, geri kalan 550.000 TL'nin ise elden verildiğini, Müvekkil ... ile anlaşıp arabaların ödemesini gerçekleştirip Şanlıurfa' ya döndükten ve aradan 10 gün geçmesine rağmen aralarında anlaşıp ücretini ödediği arabalar hiçbir şekilde kendisine teslim edilmediğini,Müvekkil halihazırda kendisini para iadesi için kendisini aradığında yine aynı şekilde kendisini 10-15 gün daha beklemesi gerektiği şeklinde cevaplar verdiğini, açıklanan ve özellikle vurgulanan konular doğrultusunda,ileri sürülen haklı taleplerin kabul edilmesi durumunda, davalı/borçlu olan ...’in İstanbul Büyükçekmece İcra Müdürlüğü ... esas numaralı dosyasında gerçekleştirdiği haksız ve kötü niyetli itirazın iptaliyle birlikte takibin devam etmesine, takibin durduğu ve alacağın likit olduğu göz önüne alındığında, kötüniyetli davalının lehine olmamak üzere %20 oranında icra inkar tazminatının ödenmesine karar verilmesini, Davalının adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının teminatlı veya teminatsız olarak ihtiyati haczine, Ayrıca yargılama giderleri ve vekâlet ücreti hususlarında da müvekkili lehine bir karar alınması adına, ilgili giderlerin ve vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 28/05/2025 tarih ve 2025/148 Esas - 2025/557 Karar sayılı kararında;
"......Mevcut olayımızda; Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün cevabi yazısına göre davacının gerçek kişi ticari sicil kaydının olmadığı, dava dışı şirketin ortağı olsa da yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre şirket ortağı olunması kişiyi tacir yapmayacağı, davacının vergi beyannamelerine göre uyuşmazlık tarihinde tacir vasfında olmadığı, davacının davasına konu alacağının tarafların ticari işletmesi ile ilgili olmadığı ve uyuşmazlığın da TTK'nın 4/2. maddesinin “a-f” bentlerindeki hususlara ilişkin olmadığı anlaşılmış olup, 6102 sayılı TTK’nın 6335 sayılı Kanunla değişik 5/3. maddesinde ise asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu düzenlemesine istinaden görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile,
''1-HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, görevsizlik nedeniyle davanın usulden REDDİNE, 2- Görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine, HMK. 20 madde gereği süresi içerisinde kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ve taraflardan birinin kararı veren mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dava dosyasının görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde mahkemece davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ile her ne kadar sunulan banka dekontları doğrultusunda borç olduğu belirtilmiş ise de; iş bu hususta gerekli araştırmaların ve incelemelerin yapılması gerektiğini, davacının ileri sürmüş olduğu sebeplerin hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davanın reddinin gerektiğini,
Davacının dava dilekçesinde açıkça belirttiği üzere taraflarca yapılan sözlü sözleşme gereği taraflar arasında ödenen bedellere ilişkin anlaşma sağlandığını, davacının arkadaşı olan polis memuru ...'ın müvekkili arayarak, müvekkilin yapıtğı iş ile ilgili olarak işe dahil olması için kendisine birini yönlendireceğini söylediğini, bu iletişim sonrası müvekkil ile davacının dekontlarda yazılı olan araçlar ile ilgili anlaştıklarını ve davacının bir ödeme yaptığını, işbu araçların teslimi konusunda da yine aracı olan ...'ın iletişime geçerek araçların kendisine teslim edilmesini ve kimlerin adına yapılacağı hususunda davacı ile anlaştıklarını beyan ettiğini, bu konuda da davacı ile mutabakat sağladıklarını belirttiğini, bu doğrultuda da müvekkilin güven ilkesi kendisinine verilen bilgiler ve belgeler ile vekaletnameler doğrultusunda arabaların teslimatını sağladığını, fakat işin neticesinde davalı müvekkilin hem maddi hem de manevi olarak mağdur edildiğini, bu kişi tarafından kandırıldığını ve dolandırıldığını, tüm bu olaylar neticesinde araçların kimde olduğu, kime teslim edildiği, kime devredildiği gibi hususların, kayıtların araştırılması, incelenmesi, tarafların ve tanıkların dinlenmesi gerektiğini, Dosyada dava konusuna ilişkin dekontta belirtilen bedellere ve açıklamalara ilişkin gerekli ve yeterli araştırmaların yapılması ve tanıkların dinlenmesi gerektiğini, davacının amacının borcunu tahsil etmekten öte haciz tehdidi ile haksız olarak fazla kazanç sağlamak olduğunu,
Müvekkilin Türkiye genelinde İl Emniyetleri ve İl Jandarmaların ikince ele ayrılan HEK ve HURDA araç mübadelelerine katılan şahıs firması olduğunu, yani ticaretle uğraştığını, araç alım-satım işlemleri ve kamu ihalelerine katıldığını, bu nedenle davacının iddia ettiği gibi davalı müvekkilin bu durumu kendisine meslek edinmediğini ve kimseyi mağdur etme amacında olmadığını, açılan davanın haksız olduğunu ve müvekkilin mağduriyetine ve ticari itibarının zedelenmesine sebebiyet teşkil edeceğini, davacının amacının müvekkilin ticaretini sekteye uğratarak müvekkile aralarındaki anlaşmaya rağmen belirtilen bedelleri tahsil etmek ve bu doğrultuda da haksız kazanç elde etmek olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak beyanlarının ve taleplerinin kabulü ile bu doğrultuda davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, taraflar arasındaki araç satış sözleşmesi uyarınca banka ödeme dekontunda plakaları yazılı araçların teslim edilmediği iddiasıyla yapılan ödemenin istirdadı talebiyle başlatılan ilamsız icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Mahkemece, davacının gerçek kişi tacir kaydının bulunup bulunmadığı hususunda Şanlıurfa Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye, davacının dava dışı iki ortaklı ...Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ortağı olduğu ve münferit yetkili yetkilisinden biri olduğu , gerçek kişi tacir kaydının mevcut olmadığı yönünde cevap verildiği; Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıya göre, davacının potansiyel vergi mükellefi olduğu olduğu için herhangi bir kaydının olmadığının belirtildiği, davalı ile ilgili Büyükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen cevabi yazıda birinci sınıf tacir olup bilanço esasına göre defter tuttuğunun belirtildiği görülmüştür.Davaya konu icra takibine dayanak banka dekontu incelendiğinde; Davacının ... Bankasındaki hesabından davalı adına 07/10/2024 tarihinde banka dekontunda plakaları yazılı 11 adet aracın satış bedeli olarak 2.825.000,00 TL. Havale yapıldığı anlaşılmıştır.6100 Sayılı HMK.'nın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartlarından olup mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Somut olayda, uyuşmazlığın dayanağı hukuki ilişki satış ilişkisi olup, satış sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklar, TTK'nun 4. Maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı gibi, aynı maddenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na atıfla mutlak ticari dava konusu kabul ettiği sözleşmelerden de değildir. Mahkemece yapılan araştırma neticesinde davacı gerçek kişinin tacir olmadığı tespit edildiğinden, davanın nispi ticari dava mahiyetinde olmadığı yönündeki mahkeme kabulünde isabetsizlik yoktur. Davalı tarafın istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü davanın esasına ilişkin istinaf sebepleri görevli mahkemece yapılacak yargılama sırasında tartışılıp değerlendirilmesi gerektiğinden dairemizce bu aşamada değerlendirilemeyeceğinden davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle, ilk derece mahkemesinin ticari dava olmayan eldeki uyuşmazlığa bakma görevinin asliye hukuk mahkemelerine ait olduğu gerekçesi ile davanın dava şartı yokluğundan reddine dair verdiği karar usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 11/09/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.