mahkeme 2024/1605 E. 2024/1685 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/1605
2024/1685
24 Ekim 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1605 Esas
KARAR NO: 2024/1685 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2024/311 Esas (Derdest Dava Dosyası)
TARİHİ: 25/07/2024 (Ara Karar Tarihi)
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 24/10/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında inşaat demiri alımına dayalı devam eden ticari ilişki kapsamında davalı Şirketten; 12.3.2024 günü 46,2 ton 20’lik, 18,5 ton 12’lik, 5,4 ton 10’luk, 3,5 ton 14’lük nevrülü inşaat demiri satın alındığını, davalı tarafından ... no’lu KDV dahil 1.907.513,96-TL tutarlı fatura düzenlendiğini, fatura bedelinin, müvekkili Şirket’in keşide ettiği 26.3.2024 tarihli toplam 2.050.000,00 TL bedelli üç ayrı çek ile ödendiğini ancak bedel peşin olarak ödenmesine karşın demirlerin bir kısmı taahhüt edilen tarihte teslim edilmediğini, müvekkilinin 3. Kişiler nezdinde hukuki maddi sorun yaşamamak ve ima inşa işlerinin durmaması için bu demiri başka firmalardan edindiğini, teslim edilmeyen malların fatura içeriğinde yer verilen değerleri itibariyle toplam 593.534,94 TL' ye tekabül ettiğini, müvekkilin şirket yetkilileri davalı firmanın piyasada bir çok kişi ve şirketten ödemeyi peşin aldığı halde eksik ve/veya hiç mal teslimi yapmadığına ilişkin bilgi edindiğini ve yine piyasadan alınan duyum ile davalı şirket merkezininde boşaltıldığına dair haberler alındığını, davalı firma yetkilileri ile iletişim kurulmaya çalışıldığını ancak şirket telefonları cevap vermediğini beyan ederek 593.534,94 TL alacağa ilişkin borçlunun mal kaçırma ihtimaline karşı, açılı davanın sonuçsuz kalmaması açısından borçlunun menkul, gayrimenkul ve 3.şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İİK’da ihtiyati haciz için aranan koşullar bulunduğundan öncelikle teminatsız olarak, mahkemeniz aksi takdirde ise mahkemenizce takdir edilecek olan teminatın yatırılması karşılığında ihtiyati haciz konulmasını, masrafların davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 25/07/2024 (Ara Karar Tarihi) tarih ve 2024/311 Esas (Derdest Dava Dosyası) sayılı kararında; "Talep ihtiyati hacze ilişkindir. İhtiyati haciz müessesesi İİK'nun 257-268. maddelerinde düzenlenmiştir. İİK m.257 hükmü; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz isteyebileceği gibi borçlunun belirli yerleşim yeri yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa da alacaklı vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz isteyebilir." düzenlemesine haiz olup, ihtiyati haciz talep edebilmek için rehinle temin edilmemiş bir alacağın mevcut olması ve bu alacağın istenebilir olması gerekmektedir. İİK m.258/I hükmünün ikinci cümlesinde ise "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur. " şeklinde bir düzenleme mevcut olup bu hüküm doktrin ve uygulamada yaklaşık ispat kuralı olarak açıklanan ispat kuralını ihtiva eder. Yaklaşık ispat kuralı ile alacaklının ihtiyati haciz talep edebilmesi ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve istenebilir olduğunun tam ve kesin olarak ispat edilmesi gerekliliği aranmamış olmakla birlikte bu konuda mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulması gerekli ve yeterli olarak kabul edilmiştir. Somut uyuşmazlık, yapılan genel açıklamalar ve bahse konu yasa maddeleri ile bir bütün halinde değerlendirildiğinde, alım satım ilişkisinde asıl olanın peşin satış olduğu, ihtiyati haciz talep edenin yaptığı ödemeye rağmen malların teslim edilmediğini yaklaşık olarak ispatlayamadığı dikkate alınarak muaccel bir alacağın varlığına dair "yaklaşık ispat" koşulunun gerçekleşmediğinden ihtiyati haczin şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir."gerekçesi ile, '' Davacının ihtiyati haciz talebinin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 25.07.2024 tarihli hukuka ve hakkaniyete aykırı ara kararını istinaf etme gereğinin hasıl olduğunu, Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında inşaat demiri alımına dayalı devam eden ticari ilişki kapsamında davalı şirketten; 12.3.2024 günü 46,2 ton 20’lik, 18,5 ton 12’lik, 5,4 ton 10’luk, 3,5 ton 14’lük nevrülü inşaat demiri satın alındığını, davalı tarafından .. no’lu KDV dahil 1.907.513,96-TL tutarlı fatura düzenlendiğini; fatura bedelinin, müvekkili şirketin keşide ettiği 26.3.2024 tarihli toplam 2.050.000,00 TL bedelli üç ayrı çek ile ödendiğini, Ancak, bedelin peşin olarak ödenmesine karşın demirlerin bir kısmının taahhüt edilen tarihte teslim edilmediğini; müvekkilinin 3. kişiler nezdinde hukuki maddi sorun yaşamamak ve ima inşa işlerinin durmaması için bu demiri başka firmalardan edindiğini; teslim edilmeyen 21.180 kg 20 mm nervürlü demir, 180 kg 14 mm nervürlü demir, 3990 kg 12 mm nervürlü demir, 90 kg 10 mm nervürlü demir olup, fatura içeriğinde yer verilen değerleri itibariyle toplam bedelin, 593.534,94 TL' ye tekabül etmekte olduğunu, Müvekkili şirket yetkilileri davalı firmanın piyasada birçok kişi ve şirketten ödemeyi peşin aldığı halde eksik ve/veya hiç mal teslimi yapmadığına ilişkin bilgi edindiğini ve yine piyasadan alınan duyum ile davalı şirket merkezinin de boşaltıldığına dair haberler alındığını; bunu üzerine davalı firma adresine gidildiğini, depo ve merkezde davalı firma çalışan ve yetkililerinin olmadığı 3. Kişilerce iş yerinin boşaltıldığının görüldüğünü; işbu açıklamalara ilişkin fotoğrafların dosya nezdinde 24.07.2024 tarihli talep evrakı eklerinde sunulduğunu; bütün bu verilere ek olarak görülen davanın 30.04.2024 tarihinde açılmış olmasına rağmen davalı tarafından cevap dilekçesi dahi sunulmadığını; sonuç olarak müvekkili şirketin borcunu ileri sürebileceği muhatabın adeta kaçmakta ve müvekkilin alacak hakkının zedelenmekte olduğunu, Dava dilekçeleri itibariyle davalının telafisi güç ve imkânsız zararlara sebebiyet verecek hareketleri açıklandığını, belgelerle sunulmuş olmasına rağmen ihtiyati tedbir taleplerinin “YAKLAŞIK İSPAT” koşulunun gerçekleşmemesi sebep gösterilerek reddedildiğini; oysaki dava dilekçeleri ekinde sunulan ve günbegün tutulan imzalı tutanaklar eşliğinde ve dosya kapsamında sunmuş oldukları tüm deliller incelendiğinde görüleceğini, iddialarının yaklaşık olarak dahi ispat edilmemiş olduğu hususu öne sürülerek taleplerinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, İhtiyati haczin kanun ve Yargıtay kararlarında vurgulandığı üzere geçici hukuki koruma yöntemi oludunu; geçici hukuki koruma tedbirlerinin amacı yargı organları önünde hak arayan kişilerin nihai olarak elde etmeyi umdukları haklarına erişimi kolaylaştırmakta olduğunu; bu durumun hak arama özgürlüğünü, adil yargılanma hakkını ve hukuk devleti ilkesini de yakından ilgilendirmekte olduğunu, Açıklanan nedenlerle, borçlunun mal kaçırma ihtimaline karşın, açılan davanın sonuçsuz kalmaması açısından borçlunun menkul, gayrimenkul ve 3. şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İİK’da ihtiyati haciz için aranan koşullar bulunduğundan ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekmekteyken İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin hukuka aykırı işbu ara kararını istinaf etme gereğinin hasıl olduğunu, İleri sürerek, mahkemeden İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 25.07.2024 tarihli ara kararının kaldırılmasına, alacakları için borçlunun 593.534,94 TL’lik borcuna ilişkin olarak taşınır, taşınmaz malları ve 3.kişilerdeki hak ve alacakları, maaşları üzerine öncelikle teminatsız olarak, mahkeme aksi takdirde ise takdir edilecek olan teminatın yatırılması karşılığında ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasındaki inşaat demiri satışına yönelik ilişki kapsamında, fatura karşılığı satın alınan demir bedeli çeklerle ödenmiş olmasına rağmen, fatura konusu demirlerden bir kısmının teslim edilmediği iddiasına dayalı olup, teslim edilmeyen demirlerin bedelinin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemeden davalı aleyhine iade alacağı tutarını karşılayacak şekilde ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiş, talebin reddine dair 25/07/2024 tarihli ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İİK'nun 257/1 fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nun 257/2 fıkrası; "Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir 1 – Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;2 – Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;" düzenlemesini içermektedir. Müeccel alacaklar yönünden İİK'nun 257/2 fıkrasının 1 ve 2 nolu bentlerinde sayılan sebepler sınırlı sayıda olup, müeccel alacaklar için başka herhangi bir sebebe dayalı ihtiyati haciz kararı verilemez(Bkz. Kuru/BAKİ, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, ikinci bası, Adalet Yayınevi, Ankara 2013, s. 1039). İİK'nun 258 maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür. Somut olayda, dava dilekçesi ekinde yer alan deliller ile tüm dosya kapsamına göre, davacının çekle bedelini ödediğini iddia ettiği demirlerin teslim edilmeyen kısmına ilişkin doğduğunu iddia ettiği, muaccel ve rehinle temin edilmemiş iade alacağının varlığı ve miktarı hususunda, yargılamanın bulunduğu aşama ve mevcut delil durumuna göre yaklaşık ispat koşulu oluşmadığı gibi, İİK'nun 257/2 fıkrasında aranan koşulların mevcut olduğunun da yaklaşık düzeyde ispat olunamadığı anlaşılmış olup, mahkemece talebin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından davacı yanın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 24/10/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.