Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/981
2026/158
29 Ocak 2026
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2023/981 Esas
KARAR NO:2026/158 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/907 Esas - 2023/253 Karar
TARİHİ:08/03/2023
DAVA:Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı))
KARAR TARİHİ:29/01/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, ... Bankası A.Ş. ... şubesine ait, keşidecisi...Şti. olan, 30/06/2022 keşide tarihli, ... seri numaralı, 35.009,28 TL bedelli çekin meşru hamili olduğunu, müvekkilinin, dava konusu çeki, yasal süresi içinde bankaya ibraz ettiğini ve Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/273 esas sayılı dosyasından ödeme yasağı konulduğunu öğrendiğini, ödeme yasağı nedeniyle çek bedelini tahsil edemeyen müvekkilinin bu kez 05/07/2022 tarihinde İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasıyla, davalı da dahil olmak üzere çek borçluları hakkında kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlattığını, davalının, Ankara 10.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/273 esas dosyası ile iptalini talep ettiği çekin müvekkilinin elinde olduğunu ve müvekkili tarafından İstanbul 14.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasıyla icra takibine konu edildiğini bilmesine rağmen bu konuda hiçbir beyanda bulunmadığını ve mahkemece çekin zayi olduğundan bahisle ilgili çekin iptaline karar verildiğini, davalı tarafın hem çek iptal davasında hem de çekin icra takibine konu edildiği icra dosyasındaki vekilinin Av. ... olduğunu, vekil tarafından 19/07/2022 tarihinde (yani icra takibinden 14 gün sonra) icra dosyasına vekalet sunularak beyanda dahi bulunulduğunu, yani davalı ... Deposu çekin zayi olmadığından haberdar olduğunu, çekin müvekkil elinde olduğunu ve İstanbul 14.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasıyla icra takibine konu edildiğinin bilindiğini, buna rağmen davalının sırf çekin iptalini sağlamak amacıyla işlemlere devam etmesinin kötüniyetli bir davranış biçimi olmakla birlikte aynı zamanda adli makamları da açıkça yanıltmaya yönelik olduğunu, çek iptal davası sırasında çekin bulunmuş olması halinde, çek iptal talebinde bulunan kişiye çeki elinde bulunduran aleyhine istirdat davası açmak üzere süre verilmesi ve akabinde de davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulması gerektiğini, ancak davalının açıkça kötüniyetli davrandığını ve çekin müvekkili elinde olduğunu bilmesine ve müvekkili aleyhine dava açmasına rağmen çek adeta kayıpmış gibi beyanda bulunduğunu ve çekin iptaline karar verilmesini sağladığını, söz konusu olayda çek zayi olmadığından çek iptal kararının kaldırılması gerektiğini, ilgili mahkemece, 3 aylık ibraz süresini beklemeden çekin iptaline karar vermiş olmasınında hatalı olduğunu, belirterek Ankara 10.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/273 esas sayılı dosyasından verilen çek iptal kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın çek iptal kararının talep edildiği çekin müvekkili şirket tarafından keşide edilmediğini, davacı şirket tarafından düzenlenen çeklerin müvekkili şirkete ulaşmadan çalınması sebebiyle taraflarınca suç duyurusunda bulunulduğunu, davaya konu çek hakkında kendilerince çek zayi davasının ikame edildiğini, davacı tarafça davalı aleyhine ödeme yasağı bulunan çeke ilişkin olarak müvekkiline karşı icra takibi başlatılarak müvekkilinin mağdur ettiğini, davacı tarafça çek bankaya ibraz edilmeden usul ve yasaya aykırı olarak ihtiyati hacze konu edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 08/03/2023 tarih ve 2022/907 Esas - 2023/253 Karar sayılı kararında;"...Dava, Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/273 esas, 2022/570 karar sayılı ilamına konu edilen ... Bankası ... şubesine ait, ... seri no'lu, 30/06/2022 keşide tarihli, 35.009,28 TL bedelli çekin iptaline yönelik iptal kararın kaldırılmasına ilişkindir.Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmıştır.Davalı tarafından; ... Bankası ... şubesine ait ... seri no'lu 30/06/2022 keşide tarihli 35.099,28 TL'lik çekin, dava dışı keşideci... Deposu tarafından kargoya verildiğini ve kendilerine ulaşan kargo paketinin boş olması sebebiyle zayi nedeniyle çek iptali davasının açıldığı, Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/273 esas sayılı dosyasıyla yapılan yargılamada mahkeme tarafından "davalının yetkili hamil olduğunun kabul edildiği, yine 30/06/2022 keşide tarihli çeke ilişkin 13/03/2022 tarihinde elde bulunmayan sebeplerle yitirildiğine kanaat getirilmiştir." gerekçesiyle çek iptali kararı verildiği görülmüştür.Davacı tarafından uyuşmazlık konusu çeke ilişkin İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/221 değişik iş, 2022/225 karar sayılı, 18/07/2022 tarihli kararı ile ihtiyati haciz kararı verildiği, yine aynı çeke ilişkin İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasıyla icra takibinde bulunulduğu, davalı tarafından imza itirazında bulunulduğu, davacı tarafın imzaya itirazı kabul etmesi nedeniyle İstanbul 11. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/642 esas, 2022/1067 karar sayılı, 06/09/2022 tarihli kararıyla imza itirazının kabulüyle icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.Yargıtay kararlarında; zayi nedeniyle verilen iptal kararından sonra, senedi elinde bulunduranın bu senede dayanabilmesi için iptal kararını ayrı bir iptal davası ile ortadan kaldırması gerektiği vurgulanmaktadır. Bir çeke ilişkin iki meşru hamil olamayacağından çek iptal kararını alan hamile karşı dava açılması gerektiği içtihatlarda kabul edilmiştir.Tüm dosya kapsamından Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/273 esas sayılı dosyasına konu çekin zayi olmadığı, davacı elinde olduğu, imzaların bağımsızlığı ilkesi uyarınca geçersiz imzanın sahibi yönünden sonuç doğuracağı ve bu durumun senedin geçerliliğini etkilemeyeceği dolayısıyla ciro silsilesinde kopukluk olmayan çekin meşru hamilinin davacı olduğu, davacının çeki kötü niyetli veya ağır kusurlu olarak ele geçirdiğine ilişkin herhangi bir iddianın bulunmadığı anlaşılmakla çek iptali kararının iptaline dair aşağıdaki şeklide hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile, ''Davanın kabulü ile Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/273 esas ve 2022/570 karar sayılı ilamına konu edilen ... Bankası ... Şubesi'ne ait, ... seri no'lu, 30/06/2022 keşide tarihli, 35.009,28 TL bedelli çeke yönelik zayi nedeniyle verilen İPTAL KARARININ KALDIRILMASINA,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu çekil davalı müvekkil şirket tarafından ciro edilmediğini, davalı müvekkil şirket yetkilisine hiçbir zaman ulaşmadığını, davalı müvekkil şirket ile dava dışı... Şirketi arasında ticari ilişki olduğunu, davalı müvekkil şirket ile dava dışı... Deposu arasındaki ticari ilişkiye dayalı cari hesap kayıtlarını ve davalı müvekkil tarafından düzenlenmiş olan 29.03.2022 tarihli ... numaralı fatura ile 09.03.2022 tarihli ...numaralı faturalara istinaden dava dışı... Deposu tarafından 30.06.2022 keşide tarihli ... Bankası ... Şubesi ... seri numaralı 35.009,28 TL bedelli çek ile yine 15.05.2022 keşide tarihli ... Bankası ... Şubesi...seri numaralı 9.882,00 TL bedelli çek keşide edildiğini, söz konusu 2 adet çekin dava dışı şirket tarafından ... kargoya verildiğini, ancak bu iki adet çek kargo firmasından çalınmış olduğunu, davaya konu çeklerin hiçbir şekilde davalı müvekkil şirkete ulaşmadığını, davalı müvekkil şirket tarafından teslim alınan kargo paketinin içinden herhangi bir çek çıkmadığını gören davalı müvekkil şirketin derhal dava dışı keşideci şirket yetkilileri ile iletişime geçtiğini, göndermiş oldukları kargo paketinin boş olduğunu, gelen paket içerisinden herhangi bir çek yaprağının çıkmadığını ifade ettiklerini, davaya konu çekin hırsızlık suçuna konu edilmesi sebebiyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı 2022/42456 Sor. numaralı dosyası ile soruşturma başlatılmış olduğunu, bu soruşturma kapsamında dosyada şüpheli tarafından davaya konu çekin çalındığının kabul edildiğini, tüm bu olaylar davalı müvekkil şirketçe öğrenildiğinde taraflarınca çalınan çeklere ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 2022/106540 Sor. numaralı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, çalınan çeklere ilişkin zayi davası ikame edildiğini ve dava konusu çekin iptaline karar verilerek kararın kesinleştiğini, davacı tarafından çeke ilişkin ihtiyati haciz kararı alınarak icra takibine konulduğu ve davalı tarafça ihtiyati hacize ve çekteki imza ile birlikte borca itiraz edildiğini, imzaya ve borca itirazlarının İstanbul 11. İcra Hukuk Mahkemesi 2022/642 Esas sayılı dosyası ile incelendiğini, davalı ... tarafından çek üzerinde ki imzanın davalı müvekkil şirket yetkilisine ait olmadığının kabul edildiğini, davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, dava açılmasına davalı sebebiyet vermediğinden aleyhine vekalet ücreti takdirine karar verilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; zayi olduğu iddiasıyla iptaline karar verilen dava konusu çekin iptali kararının kaldırılması talebine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Hasımsız olarak açılan davalar sonucu tesis edilen çek iptali kararlarının iptaline ilişkin olarak açıkça bir düzenleme bulunmasa da hukuki menfaati olanların iptal kararının iptalini dava yolu ile isteyebilmeleri mümkündür.Senet zilyedinin senedin meşru hamili olduğunu iddia ederek, çekin iptaline ilişkin hasımsız olarak açılan davalarda kesin hüküm niteliği taşımayacak olan çek iptali kararını ortadan kaldırtıp senede dayalı haklarına kavuşması, bir başka deyişle senede dayanarak ödeme talebinde bulunması mümkündür. (Yargıtay 11 HD 2001/5674 esas - 2001/8724 karar sayılı ilamı). Somut uyuşmazlıkta, davalı tarafından davaya konu çekin kendisine ulaşmadan kargoda çalındığı ve zayi olduğu iddiasıyla iptali için Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/273 esas sayılı dosyasında dava açıldığı, söz konusu yargılamada çekin ödenmemesine ilişkin ödeme yasağı kararı konulduğu, çekin ibrazına ilişkin ilanların yapıldığı, çekin dosyaya ibraz edilmemesi üzerine de Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/09/2022 tarih, 2022/273 esas ve 2022/570 karar sayılı ilamı ile çekin zayi nedeniyle iptaline karar verilmiştir. Ancak dava konusu çekin davalının eline ulaşmadan kargoda kaybolması sebebiyle henüz çekin yetkili hamili olmadığı ve bu sebeple çek iptali davası açma husumetine sahip bulunmadığı, çekin keşide tarihinin 30/06/2022 tarihi olmasına ve çekin ibrazına ilişkin ilanlarda belirtilen 3 aylık sürenin bu tarihten itibaren başlatılarak sürenin 30/09/2022 tarihinde dolmasına rağmen Mahkemece ibraz süreleri dolmadan karar verildiği, yine dava konusu çekin en son yetkili hamili olarak görünen davacının çeki bankaya ibraz ettiği ve ödeme yasağı bulunması sebebiyle ödeme yapılmadığı, akabinde davacının davalının da aralarında bulunduğu çek borçluları aleyhine 05/07/2022 tarihinde İstanbul 14. İcra Dairesi'nin ... sayılı icra takip dosyasında icra takibine koyduğu ve davalının çekin zayi olmadığından haberdar olmasına rağmen karar tarihine kadar Mahkemeye bilgi vermediği dikkate alındığında Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından usul ve yasaya aykırı olarak çekin zayi olduğu kabul edilerek iptaline karar verilmesi isabetli olmamış, Mahkemece söz konusu kararın iptaline karar verilmesi ve HMK'nın 326 maddesi gözetilerek davalı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi yerinde olmuştur. Dava konusu çekin çalınması sonrasında davalı adına sahte imza atılmak suretiyle tedavüle konulması ve davacının kötüniyetli ve iktisapta ağır kusurlu olduğu iddiaları ise istirdat davasının konusu olduğundan bu davada irdelenmesi mümkün olmayıp, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesinin hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.391,48 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 597,87 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.793,61TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 29/01/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.