Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/961
2026/156
29 Ocak 2026
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2023/961 Esas
KARAR NO:2026/156 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI:2022/65 Esas - 2023/202 Karar
TARİHİ:28/03/2023
DAVA:Tazminat (Rücuen Tazminat)
KARAR TARİHİ:29/01/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... A.Ş. ile davalı ... A.Ş. aleyhine İstanbul 15.Md. E. Sayılı icra dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı tarafın itiraz etmesiyle durdurulduğu, dava dışı sigortalı .... A.Ş. tarafından İngiltere'de yerleşik ... isimli firmaya 78 kap oto aksam ve parçaları (5184 adet Brüt 13.692 kg) satışı gerçekleştiği, Türkiye'den İngiltere'ye seferi yapılacak olan emtiaların ... numaralı 06/11/2020 tanzim tarihli ... Poliçesi ile teminat altına alındığı, .... A.Ş. firmasının taşımaya konu ürünlerin sevkiyatı için ... A.Ş. ile anlaşıldığı, ... plakalı tır araç ile ... Firmasına sevkiyatın gerçekleştirildiği, konu taşımanın ... A.Ş. firması sorumluluğunda iken gerçekleştiği, CMR belgesinde görüleceği gibi mallar hasarsız ve eksiksiz olarak taşıma işini üstlenen firmaya teslim edildiği, 16/10/2020 tarihinde taşıma başladığı, 30/10/2020 tarihinde ise varış yerine geldiği tahliye öncesi 4 paletin ıslanarak hasarlandığının tespit edildiği, CMR belgesine şerh düşülerek tarafından imza altına alındığı, hasar sonrası ... Poliçesi gereği ortaya çıkan hasarların tanzim edildiği, hasar bedelinin rücuen tahsili için İstanbul Anadolu 15.İcra Md.lüğüne .... Sayılı dosya üzerinden takip başlatıldığı ancak davalı tarafından itiraz edildiği, 04/12/2020 tarih ve... nolu rapor ile hasar toplam maliyeti 19.826,44 TL olarak hesaplandığı ve ..., A.Ş.'ye 19.826,44 TL ödendiğini, yapılan ödeme ile sigortalının haklarına halef olduklarını, yapılan arabuluculuk görüşmelerinde de bir sonuç alınamadığını beyanla; davalı borçlunun takibe, asıl alacağa, faize ve ferilerine ilişkin haksız tüm itirazlarının iptaline, İstanbul Anadolu 15. İcra Md.lüğüne ... Sayılı dosyası ile başlatılan takibin devamına, davalı/borçluların alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İddia edilen hasarın ambalajlama hatası olduğu, dava dışı sigortalının kusuru neticesinde meydana geldiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı şirketin tazminat talebinin fahiş olduğunu ve konvansiyona aykırı olduğunu, sovtaj bedelinin hesap edilmediğini beyanla, dava konusu hasar talebinin zamanaşımı ve husumet itirazları doğrultusunda reddine, iddia edilen hasarda müvekkili şirketin sorumluğunun bulunmadığını, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına talep hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 28/03/2023 tarih ve 2022/65 Esas - 2023/202 Karar sayılı kararında;".....Bilirkişi tarafından verilen raporda özetle; " Dava konusu olayda, davalı ... A.Ş.nin AŞ'nin akdi ve fiili taşıyıcı olduğu, taşıma işinde meydana gelen hasarın CMR Konvansiyonu 23'üncü ve 25'nci madde kapsamında sovtaj tenzili sonrası net 19.945,56 TL olduğu, zararın davalı fiili taşıyıcının sorumluluğunda olan emtianın taşıma esnasında ıslanması sonucu oluştuğu, Davacı sigorta şirketinin 6102 sayılı TTK 1472'nci maddesine göre şartlarının varlığının yerine geldiği, sübuta ermiş olması nedeni ile halefiyet hakkı elde ettiği, elde etmiş olduğu halefiyet gereğince, zararın meydana gelmesinde tek başına sorumlu olduğu, tespit edilen akdi fiili taşıyıcı davalı/borçlu ... AŞ'den CMR 25'nci madde gereğince hesaplanan 19.945,56TL'nı değil, ödemiş olduğu ve takipte talep edebileceği, davacının Anadolu 15. İcra Dairesinin ...sayıl dosyası nezdinde başlatmış olduğu takibe vaki itirazın iptalini talep edebileceği, bu hususta takdirin Mahkemeye ait olduğu " şeklinde rapor sunulmuştur. Davalı yan süresinde cevap dilekçesi sunmuş ve cevap dilekçesinde zamanaşımı defini ileri sürmüştür. CMR 31 gereği hasardan dolayı zamanaşımı süresi 1 yıl ise de , taşıyıcının bilerek kötü hareketi ve kasti davranması halinde zamanaşımının 3 yıl olduğu 32.maddede düzenlenmiştir. Davacı tarafından dava dışı sigortalısına 23/12/2020 tarihinde ödeme yapıldığı, icra takibinin 25/01/2021 tarihinde başlatıldığı, takibin başlaması ile zamanaşımının kesildiği, arabulucuya 25/08/2021 tarihinde başvurulduğu, arabuluculuk sürecinin 09/09/2021 tarihinde sonuçlandığı, arabuluculuk aşamasında zamanaşımı sürelerinin işlemeyeceği dolasıyla arabuluculuk sürcinde geçen süre eklendiğinde zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından davalı tarafın zamanaşımı defi reddedilmiştir.6102 sayılı TTK.nun 1472'nci maddesi uyarınca; sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Başka bir ifade ile sigortacı, ödediği tazminat dolayısıyla, sigortalının zarara neden olan kişilere karşı açabileceği tüm davaları açabilir ve meydana gelen zararın tazminini talep edebilir. Buna halefiyet hakkı denilmektedir.Ancak sigortacının halefiyet hakkını elde edebilmesi için, sigortacı ile zarar gören arasında geçerli bîr sigorta sözleşmesi mevcut olmalı ve sigorta kapsamında bir zarar meydana gelmiş olmalıdır. Buna göre, zarar konusu olay sigorta teminatı kapsamında değilse sigortacının tazminat ödeme yükümlülüğü doğmayacağından halefiyet hakkı da olmayacaktır.Eldeki davada davacı sigorta şirketi dava dışı sigortalısına 23/12/2020 tarihinde taşıma esnasında meydana gelen zararını ödediği dolasıyla sigortalısının haklarına halef olduğu, aktif husumetinin bulunduğu görülmüştür.Davaya konu uyuşmazlık uluslararası kara yoluyla taşımadan kaynaklandığından olaya CMR konvansiyonu hükümleri uygulanacaktır.CMR konvansiyonu 17. Maddesinde "1.Taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur.
2. Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz.
3.Taşımacı taşımayı yapmak için kullandığı kusurlu taşıtları, bu taşıtı kiraladığı kişinin veya vekilinin yahut çalışanlarının hata ve veya ihmallerinden dolayı sorumludur.
4. Madde 18 paragraf 2 ila 5'e uygun olmak üzere kayıp veya hasar durumları aşağıda belirtilen koşullardan bir veya bir kaçının doğal sonucu olan özel risklerden doğmuş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz.
a) Kullanılmasında anlaşmaya varılmış ve sevk mektubunda açıkça belirtilmiş olduğu üzere, madeni levha ile kaplanmamış açık taşıtlar kullanılması,
b) Ambalajlanmadıkları veya kötü ambalajlandıkları zaman, özellikleri gereği fire veren veya hasara uğrayan malların ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmış olması,
c)Yükün gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden kişiler tarafından alınması, taşınması, yüklenmesi, yığılması veya boşaltılması,
d) Özellikle kırılma, paslanma, çürüme, kuruma, normal fire yahut da güve ve haşerattan kısmen veya tamamen zarar görebilecek malların özelliği,
e) Sandık veya paketlerin üzerindeki marka veya numaraların yetersiz veya hatalı oluşu,
f) Canlı hayvan nakli,
5.Kayıp, hasar ve gecikmeye neden olan faktörlerden bazıları bakımından bu maddeye göre sorumlu olduğu faktörlerin kayıp, hasar ve gecikmeye yaptıkları katkı oranında sorumlu olacaktır." hükmü düzenlenmiştir.Konvansiyonun 17. maddesinde taşıyıcının sorumluluktan kurtulma halleri düzenlenmiştir.Taşıyıcı 17. maddede öngörülen hallerden birinin olayda gerçekleştiğini ispatladığı durumda taşımadan kaynaklanan hasardan sorumlu olmayacaktır.Somut olayda dava dışı sigortalının davalı tarafından taşınan oto aksamlarından bir kısmının ıslanarak hasara uğradığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Usul ve yasaya uygun bilirkişi raporunda hasarın araç brandasının su geçirmez vasfını kaybetmesi ya da dorse branda/kapak bağlantı noktalarındaki boşluklardan içeri sızan yağmur suları nedeniyle meydana geldiğinin tespit edildiği, bu durumun akdi ve fiili taşıyıcı olan davalının sorumluluğunda olduğu tespit edilmiştir.Davalı taraf hasarın meydana gelmesinde kusuru olmadığını ispatlar delil sunamamıştır. Tüm dosya kapsamına göre, davacının dava dışı sigortalısı .... AŞ'ye taşıma esnasında meydana gelen zararı ödediği, meydana gelen zararın 19.945,56 TL olduğu, davacı tarafından zarar bedeli olarak 19.826,44 TL talep edildiği, davalının karar tarihindeki SDR kuruna göre sorumluluğunun 147.178,84 TL olduğu, davacının zararın davalının kusurlu hareketlerinden ileri geldiği, mahkememizce aldırılan raporun uygulama ve mevzuata göre yerinde olup hükme esas alınmaya elverişli olduğu, zarardan davalının sorumlu olduğu kanaatine varıldığından, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Eldeki davada alacağın niteliği itibariyle belirlenebilir olmayıp, tazminat kabilinden olduğu,miktarının tespitinin yargılamayı gerektirmesi nedeniyle icra inkar tazminatı koşulları oluşmadığından davacı tarafın icra inkar tazminatı talebi reddedilmiştir. İstanbul BAM 12. HD. 2019/13 E., 2021/1154 K. Sayılı kararı da aynı doğurltudadır." gerekçesi ile, ''Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
1-Davalının İstanbul Anadolu 15. İcra Müdürlüğünün ...Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile, takibin 19.826,44 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; iddia edilen hasardan müvekkil şirketin sorumlu olmadığını, yalnızca ekspertiz raporuna dayanılarak hasar ve kusur tespiti yapılmasının hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil eder nitelikte olduğunu, yalnızca ekspertiz raporu dikkate alınarak, müvekkil şirkete tüm kusurun izafe edilmesi, göndericiye ise hiçbir kusur atfında bulunulmamasının hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, kusur tespitinin bilirkişilerce, somut veriler değerlendirilerek, hayatın olağan akışı göz önünde bulundurularak yapılması gerektiğini, zira davacı tarafından kesin hasar nedenini, hasarın miktarını ispatlamasının zaruri olduğunu, CMR ve emsal kararlar doğrultusunda yükleyiciden alınıp; arkadan yükleme organize edilerek; aktarmadan, elleçlemeden direkt boşaltma adresine teslim edilen yüklerdeki hasarlardan taşıyıcının palet içi ürün hasarında sorumlu olmadığını, hasarın taşıma esnasında olduğu kabul edilse dahi, müvekkil şirketin kusurundan veya müvekkil şirkete ait muhtaralardan kaynaklanan bir sebepten dolayı değil, yükleme, ambalajlama ve istifleme hatasından kaynaklandığını, buna bağlı olarak davacı tarafın müvekkilden talep edebileceği tazminat tutarının ancak gerçek zarar miktarı ile sınırlı olduğunu, müvekkilin sorumluluk miktarının CMR Konvansiyonunun 23.maddesinde öngörülen usul ile emtianın hasarlı kısmının eksik brüt ağırlığının 8.33 SDR karşılığını aşamayacağını, buna karşılık, dosyaya sunulan ekspertiz raporunda da hasarın niteliği ve nedeni konusunda tespit yapılmadığını, bilirkişiler tarafından hasarın var olduğu dahi tespit edilmeden müvekkil şirketi sorumlu tutmaya çalışmalarının kabulünün mümkün olmadığını, düzenlen 30.12.2022 tarihli raporun maddi gerçekliği ortaya çıkarmadığını, açıklanan nedenlerden dolayı ve iddia konusu hasarın mevcut olduğuna dair herhangi bir bulgu olmadığından müvekkil şirkete sorumluluk atfının kabul edilemeyeceğini, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığı ve davalıya süresinde hasar ihbarında bulunulmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; davacı nezdinde nakliyat emtia abonman alt sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı şirket tarafından ihraç edilen emtianın uluslararası kara yolu ile taşınması sırasında hasara uğradığı iddiasıyla sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Somut uyuşmazlığa uygulanan CMR 32/1 maddesi uyarınca; konvansiyona tabi taşımalardan doğacak davalar bir yıllık zamanaşımına tabi olduğu, dava konusu emtianın 30/10/2020 tarihinde teslim edildiği, icra takibinin 23/01/2021 tarihinde başlatıldığı ve bu tarihte zamanaşımının kesilerek yeniden başladığı, arabuluculuk süreci olan 25/08/2021-09/09/2021 tarihleri arasında zamanaşımının durduğu, duran süre dikkate alındığında zamanaşımı süresinin son gününün07/02/2022 tarihi olduğu ve davanın 29/01/2022 tarihinde açıldığı gözetildiğinde davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Yine davacı vekili tarafından dosyaya sunulan göndericinin sigortalı, gönderilenin yurt dışı alıcı firma gözüktüğü CMR senedinde hasar kaydının düşüldüğü ve şoför tarafından imzalandığı, bu durumda hasar ihbarının süresinde yapıldığının anlaşıldığı, davalı vekili tarafından istinaf dilekçesi ekinde sunulan CMR senedinde göndericinin davalı, gönderilenin yurt dışı alıcı firma olduğu, bu CMR senedinin emtianın davalıya teslimine ilişkin olduğu ve davalı tarafından emtiaya ve ambalajlanmasına ilişkin bir çekince konulmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Dava konusu emtianın çekincesiz olarak taşınmak üzere davalı taşıcı tarafından teslim alındığı gözetildiğinde emtianın hasarsız olarak davalı tarafından teslim alındığının kabulünün gerektiği, emtianın teslimi sırasında dört paletteki ıslanma sebebiyle paslandığı ve zarar gördüğünün tespit edildiği, emtiaya ilişkin fotoğraflar incelendiğinde dava konusu oto koltuk karkası emtianın niteliğine uygun olarak karton kutular ile ambalajlandığının ve istiflendiğinin görüldüğü, 78 kap emtiadan sadece 4 paletinin ıslanma sebebiyle zarar gördüğü de dikkate alındığında ambalaj ve istif hatasının bulunmadığı, davalı taşıyıcının emtianın nakli sırasında ıslanmaya karşı araçla ilgili yeterli önlemi almaması sebebiyle emtianın hasara uğradığının anlaşıldığı, hasar miktarının uygun olduğunun bilirkişi heyeti tarafından tespit edildiği, hasardan davalı taşıyan sorumlu olduğundan ve gerçek zarar miktarı sorumluluk sınırının altında kaldığından hüküm altına alınmasının yerinde olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesinin hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.354,34 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 338,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.015,44 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 29/01/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.