mahkeme 2023/299 E. 2025/1325 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/299

Karar No

2025/1325

Karar Tarihi

11 Eylül 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/299 Esas
KARAR NO : 2025/1325 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2019/727 Esas - 2022/424 Karar
TARİHİ: 10/05/2022
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
KARAR TARİHİ: 11/09/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı sigorta şirketinin sigortalısı olan dava dışı ... İlaç San. ve Tic. AŞ nin Bişkek Kırgızistan'a ihraç ettiği, 40.825 Kg. 90 palet "..." ilaç emtiasının yurtdışı nakliyesi ile ilgili olarak her türlü nakliye rizikolarına karşı 101000019607708 nolu nakliyat sigorta döviz poliçesi ile Intitüte ... ... A (I.C.C.-A) şartları dairesinde güvence altına alındığını, sigortalı firmanın 02/10/2012 tarihli fatura ile ... ... firmasına sattığı 40825 kg. olan 469.686,27 USD değerindeki ilaç malzemesinin nakliyesinin 15/10/2012 tarihli ve 2012-1610 sayılı CMR hamule senedi ile davalı ... Ulus.Taşm.ve Tic Ltd.Şti tarafından üstlendiğini, bu firmanın ... -... plakalı araçlar ile yapılacak taşıma işlemi için sigortalı firmaya 38.400 USD'lik 16/10/2012 tarih 287033 sayılı navlun bedeli faturası kestiğini, sigortalının İstanbul Samandıradaki depolarından bu 3 araca yüklenen ilaç emtiasının Kırgızistan'ın Bişkek Kentine sevk edildiğini, ilaçları taşıyan bu 3 araçtan sürücüsü ... olan ve ... plakalı aracın 27/10/2012 tarihinde Türkmenistan'ın Mari Vilayeti Bayramali İlçesi Niyazov Kasabası sınırlar içerisinde sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybederek" aracını yolun sağ tarafına devirmek sureti ile maddi hasarlı ve ölümlü trafik kazasına karışması sonucu hasar oluştuğu, araç kasasında bulunan 33 palet ... ilaç kargosunun çevreye yayıldığı ve bölgenin yağışlı olması sebebi ile malın uzun süre korumasız etrafa saçılmış ve dağılmış halde kalarak ıslandığı, aracın mazot deposundan sızan mazot ile kirlendiği ve mazot kokusunun ilaçlara sindiği, mazot kokulu olarak alıcısının deposuna ulaştığının tespit edildiğini, davalı sigortada 1934618 sayılı hasar dosyası açılarak, yapılan ekspertiz sonucu zayi olan 47662 kutu ilaç için kutu başı 3.61-USD üzerinden 172.059,82 USD hasar tespiti yapıldığı ve 17.205,98 USD ilaç imha bedeli eklenmesi ile toplam zararın 189.265,80 USD olduğunu, %5 muafiyet tenzili ile sigortalıya 05/03/2013 tarihinde, 18/02/2013 tarihli ibraname ve makbuz-temlikname karşılığında 184.099,25 USD ödendiğini, TTK gereğince kanuni halefiyet ve BK uyarınca akdi halefiyete hak kazanıldığı, davalı sigortanın CMR poliçesi tahtında sorumlu olduğu bedel ile sorumluluğunun bulunduğu belirtilerek 331.028,00 TL hasar tazminatının 05/03/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, masraf ve avukatlık ücreti ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili 10.09.2014 tarihli Dilekçesi ile; davalılardan ... Sigorta A.Ş. tarafından 04.06.2013 tarihinde 206.397,14-TL'nin dava öncesinde kendilerine ödendiğinden dava değerinin 124.630-TL'ye indiğini beyan etmiştir.Davalı ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dışı ... İlaç San. ve Tic. AŞ ile dava dışı ... ... Ltd. Şti. arasındaki satış işleminin peşin yani CIP satış olduğunu, bu satışa istinaden maldaki tüm nefi ve hasarın malın taşıyana teslim ile alıcıya geçtiğini, sigorta ettiren her ne kadar gönderici ... İlaç .... AŞ ise de, sigortanın lehtarının malın taşıyana teslimi ile birlikte artık alıcı firma olduğunu, davacının dava dışı göndericiye yaptığı ödeme sonucu halefiyete dayalı olarak davalı şirketlerden tazminat talep edemeyeceğini ve rücuan tazminat davası açma hakkı ve sıfatı bulunmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, ayrıca davanın fiili taşıcıya ihbarı gerektiğini, 27.10.2012 tarihinde meydana gelen kazada araçta taşınan 48.662 kutu ilaçtan 44.657'sinin hasara uğradığını, söz konusu kaza neticesi Kırgızistan Cumhuriyeti Ticaret ve Sanayi Odası tarafından gerçekleştirilen 16.11.2012 tarihli Bilirkişi incelemesinde, alıcı firmaya 3 araçla sevkıyatı gerçekleştirilen 135.087 kutu üründen 133203 kutu adedinin teslim edildiğinin anlaşıldığını, devrilen araçta bulunan 48.662 kutu üründen 1884 kutunun kaza mahallinden çalındığını, kaybolduğunu veya zayi olduğunu, 2121 kutu ürünün ise hasar görmediğini, 88.546 kutu ürünün alıcıya teslim edildiğini, 46.514 kutu ürünün hasar görmesi sebebiyle alıcısına gereği gibi teslim edilemediğini, malın tamamı hasara uğramış olsa dahi CMR 25 madde uyarınca taşımacının eşyadaki hasardan dolayı sorumluluğunun eşyanın brüt ağırlığı başına 8,33 çekme hakkı ile sınırlı olduğunu, CMR 27/1 uyarınca avans faizi talebinin anılan düzenlemeye aykırı olduğunu, hasarlı emtianın imhası için sarfedilen bedellerden davalının sorumlu olmadığını, davacı tarafından yapılan hesaplamanın CMR hükümlerine aykırı olduğunu, sağlam olarak teslim edilen 2121 kutu emtianın hesaplamada dikkate alınmadığını, ürünlerin tamamı hasarlanmış gibi hesaplama yapıldığını beyanla fiili taşıyıcı ... Trans'a davanın ihbarını ve davanın usul ve esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap süresi uzatım talebi içeren dilekçesinde ;Davaya karşı aynı zamanda poliçe ve hasar dosyasının celbini, ilk itiraz olarak zamanaşımı itirazı ile birlikte cevap süresinin 1 ay süreyle uzatılmasını talep etmiş, verilen süre uzatım kararına rağmen 1 ay içerisinde gerekçeli cevap ve itiraz dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 10/05/2022 tarih ve 2019/727 Esas - 2022/424 Karar sayılı kararında;
".......İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 2018/1016 Esas - 2019/1354 Karar sayılı Kararı ile mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.Dosyanın Mahkemenin yukarıdaki esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur. Mahkemenin 15.09.2020 tarihli ara kararı ile; 5235 sayılı Kanunun 5/3maddesi uyarınca yargılamaya tekli hakim olarak devam olunmasına karar verilmiştir.Mahkemenin 26.01.2021 tarihli ara kararı ile; davalı sigortanın zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir. Şöyle ki; davaya konu alacak, CMR hükümlerine göre taşınan emtiadaki hasardan kaynaklanmış olup, bu nev’i talepler bakımından CMR’nin 32. maddesinin nazara alınması gerekmektedir. CMR m. 32 “(1) Bu Sözleme gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekir. Ancak, bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda, bu süre üç yıldır ve şu tarihlerde başlar: a) Teslimde kısmi kayıp, hasar veya gecikmelerde, teslim tarihinden itibaren, b) Tam kayıplarda, kararlaştırılan zaman limiti bitiminden 30 gün sonra kararlaştırılmış zaman limiti yoksa, yükün taşıyıcı tarafından teslim alınmasından sonraki 60 ıncı günde..” şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Buna göre, sözleşme kapsamındaki taşımalardan kaynaklanan davalar bakımından zamanaşımı süresi 1 yıl olarak kabul edilmiş, taşımacının bilerek kötü hareket olarak kabul edilecek kusurlarının söz konusu olması halinde ise 3 yıl olarak belirlenmiştir. CMR m 32/1’de kısmi kayıp, hasar ve gecikme durumunda, zamanaşımı teslim tarihinden itibaren işlemeye başlayacaktır. Başka bir ifadele burada asıl olan eşyanın kısmen zayi veya hasarlı bir şekilde de olsa eşyanın ilgilisine teslim edilmesi gerekir. Teslimin söz konusu olmadığı yani tam kayıp durumunda ise, artık teslim söz konusu olmadığı için, (a) bendinden farklı bir başlangıç anı esas alınmıştır.Somut olayda taşınan eşyanın 27.10.2012 tarihinde kaza sonucu hasara uğradığı, buna ilişkin olarak Türkmenistan Devleti yetkili makamlarınca tutanak tutulduğu, eldeki davanın 04.10.2013 tarihinde açıldığı görülmektedir. Bu durumda; hasarlı ürünlerin teslim tarihi ve CMR 32/2. Maddesinde yer alan, yazılı istem ve taşımacının bu istemi geri çevirmesine kadar zaman diliminde zamanaşımının duracağı hususu irdelenmeksizin davanın süresinde açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkememiz 10/03/2021 tarihli ara kararında inceleme gün ve saati verilerek, Mali Müşavir, Makine Mühendisi, Sigortacıyı bilirkişi heyetine verilerek, rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti raporunda özetle; Davalı taşıyıcının somut olayda, “üstlendiği taşıma işinin tabi olduğu kurallara” göre araç sürücüsünün “tam kusurlu” olduğu trafik kazası sonucunda, nakliye sürecinde oluşan zararın tazmini bağlamında kendisini mesuliyetten kurtarabilecek beyyinelerin herhangi birinden istifade edemeyeceği, bu durumda, davacının (düzenlediği poliçe şartlarına göre bağımsız ekspere tespit ettirmek suretiyle tazmin ettiği tazminat tutarını değil) somut olay için davalı taşıyıcının kendi akidi olan davacının dava dışı sigortalısı ... İlaç San. ve Tic. A.Ş.'ne karşı tazminat yönünden mesul tutulabileceği 290.197,31 TL. sını, halefiyet ilkesinden istifade ederek (sigortalısının selefi olarak) rücu konusu yapabileceği, bu miktarın her halükarda taşıyıcının CMR md.23/3'de öngörülen ve somut olay için 113.501,25 SDR olarak hesaplanan mesuliyet sınırının çok altında kaldığı; CMR md.23 ile md. 25'de yer alan düzenlemelerle de çelişmediği, Davacı tarafın, işbu dava ikame edilmeden önce davalı taşıyıcının mesuliyet sigortacısı konumundaki (unvanı ...Sigorta A.Ş. olarak değişen) diğer davalı ... Sigorta AŞ. den dava konusu olay nedeniyle 206.397,14 TL. tahsilat yaptığı sırada, davalı sigortacıyı “şartlı ibra” ettiğine hükmedilmesi ve işbu davanın da kabul edilmesi halinde; (davalı ..., bu bedeli ödemekle davalı taşıyıcı yararına düzenlediği mesuliyet poliçesiyle üstlendiği yükümlülüğü eksiksiz yerine getirdiğine dair iddialarına yönelik 25.03.2021 tarihli dilekçe ekli “ibraname-temlikname haricinde” denetime elverişli herhangi bir belge sunmadığından) davacının (290.197,31 - 206.397,14-) 83.800,17 TL.” tutarındaki bakiye alacağını, miktarı infaz aşamasında belirlenmek üzere dava tarihinden (davacının sigartalısına ödeme yaptığı tarihten itibaren rücuen tazminat alacağına faiz isteyebileceğine hükmedilmesi halinde 05.03.2013 tarihinden) itibaren 3095 SK. Md.2/2'ye göre işleyecek avans faizi ile birlikte; sadece davalı taşıyıcıdan değil davalı sigortacıdan da rücuen talep edebileceği, şeklinde raporunu sunmuştur.Mahkemece tarafların itirazları doğrultusunda dosya aynı bilirkişi heyetine verilerek ek rapor alınmıştır. Bilirkişi ek raporunda; kök rapora ilişkin görüşlerinde herhangi bir değişiklik olmadığı şeklinde görüşlerini bildirmişlerdir.Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; Somut uyuşmazlıkta davacı sigortalısına ödenen hasar bedelinin davalı taşıyan ve sigortadan rücuen tazminini talep etmektedir. Alınan bilirkişi kök ve ek raporu oluşa ve denetime elverişli bulunmakla mahkemece de hükme esas alınmıştır.Dava konusu, davacı sigortalısı olan dava dışı ... İlaç San. ve Tic. AŞ'nin Bişkek Kırgızistan'a ihraç ettiği, 40.825 Kg. 90 palet "..." ilaç emtiasının 02/10/2012 tarihli fatura ile ... ... firmasına sattığı 40825 kg. olan 469.686,27 USD değerindeki ilaç malzemesinin nakliyesinin 15/10/2012 tarihli ve 2012-1610 sayılı CMR hamule senedi ile davalı ... Ulus.Taşm.ve Tic Ltd.Şti tarafından üstlendiğini, bu firmanın ... -... plakalı araçlar navlun bedeli karşılığı taşındığı esnada bu üç araçtan sürücüsü ... olan ve ... plakalı aracın 27/10/2012 tarihinde Türkmenistan'ın Mari Vilayeti Bayramali İlçesi Niyazov Kasabası sınırlar içerisinde meydana gelen kaza sonucu araçta bulunan emtianın hasara uğradığı belirli bulunmaktadır.Davacının 01.01.2012-2013 vadeli, 366 gün süreli ... sayılı abonman sigorta sözleşmesine bağlı olarak, dava dışı ... İlaç Tic. AŞ. yararına "İstanbul - Bişkek" arası kamyon sevkiyatına konu "net toplam 36.430,20 kg. / brüt toplam 40.825 kg. luk", 90 palet halindeki ilaç türü yük için 516.654,90 USD teminat bedeli ile 11.10.2012 de düzenlediği 101000019607708 sayılı Nakliyat Sigorta Poliçesine dayanmaktadır. Davalı ... şirketi, taşıma işini 38.400,-USD navlun bedeli karşılığında göndereni ... İlaç San. ve Tic. A.Ş. , alıcısı da Bişkek'deki ... ... unvanlı şirket olan "1012-1610" sayılı uluslararası karayolu taşıma belgesi ile üstlenmiştir.Davalının da uluslararası karayolu taşıma işini üstlendiği; "CİP Bişkek teslim şekliyle" (Milletlerarası Ticaret Odası - ICC tarafından yayınlanan ve INCOTERMS 2000 [2000 International Commercial Terms] adı altında revize edilen yeknesak kurallara göre "alıcısı emrine teslim edilen malın bedeline sigorta primi ve belirlenen yere kadar, somut olayda Bişkek'e kadar navlun ücretinin" dâhil olduğunu teslim şekliyle) 469.686,27 USD. bedelli ilaçların ihracatla ilgili gümrük formalitelerinin Erenköy Gümrük Müdürlüğü nezdinde ... İlaç adına tescilli 15.10.2012 tarih ... sayılı gümrük (çıkış) beyannamesine ve beyannameye ekli 02.10.2012 tarih ... sayılı sevk faturasına kayden (peşin ödeme şekliyle değil) "mal mukabili ödeme şekliyle" tamamlandığı, CİP ve/veya CİF teslim şeklinde, (mal bedeline navlun ve sigorta primi de dâhil edildiğinden) nakliyat sigortasının satıcı tarafından alıcı yararına yaptırılması gerekmekte ise de; somut olayda olduğu gibi mal mukabili ödeme şekliyle yapılan veresiyeye benzer satışta "nakliyat muhataralarından etkilenecek, alıcı değil satıcı olacağından" mal mukabili ödeme şekliyle gerçekleştirilen ihracatta, teslim şekli CİP de olsa; sigorta sözleşmesini, satıcının kendi yararına yaptırması gerektiği, dış ticaret işlemine aracılık eden bankaların bedel transferi konusunda mesuliyet yüklenmedikleri, alıcının kendisine gönderilen malın bedelini transfer etmeden adına gelen malı gümrükten teslim alabilmesine olanak sağlayan, bu yönüyle de "Açık Hesap-Open Account" olarak da adlandırılan ve dâhili ticarette "veresiyeye benzer" ödeme şekli ile tamamlandığı, davacının dava dışı sigortalısının bedelini tahsil etmeden mal mukabili ödeme şekliyle ihraç ettiği ürünler üzerinde para ile ölçülebilir menfaati sürdüğünden ve dava konusu riziko dolayısıyla dava dışı alıcı ...'ın somut olay neticesinde eline geçmeyen ürünlerin bedeli için davacının dava dışı sigortalısına "161.211,77 USD." bedelli iade faturası düzenlemesi nedeniyle, dava dışı şirketin mal mukabili ödeme şekli ile ihraç ettiği ürünlerin nakliye sürecinde meydana gelen tek taraflı trafik kazası yüzünden maddi yönden menfaati fiilen zarar gördüğünden, sigortalının bu miktarın karşılığı 290.197,31 TL. olarak zarar sorumlusundan doğrudan talep edebileceği gibi sigortalı şirkete ödeme yapan davacının da halefiyet hükümleri doğrultusunda talepte bulunabileceği, bu nedenle davalı vekilinin davacının aktif husumeti bulunmadığı yönündeki savunmasının yerinde bulunmadığı değerlendirilmiştir.Bu kapsamda davalı şirketin üstlendiği taşıma esnasında, taşıyıcının çalıştırdığı kişilerin ve taşımanın yapılması için hizmetlerinden yararlandığı diğer kimselerin görevleri sırasında hareket ve ihmallerinden, keza taşımayı yapmak için kullandığı kusurlu taşıtlardan, bu taşıtı kiraladığı kişinin veya vekilinin yahut da çalışanlarının hata ve/veya ihmallerinden dolayı sorumlu olduğu, taşıyıcının, taşıma sorumluluğunu üstlendiği eşyayı varma yerinde "teslim aldığı haliyle" alıcısı emrine veya onun temsilcisine teslim borcunu üstlendiğinden taşıma süresi içerisinde eşyayı gözetim sorumluluğu altında olduğu ve kural olarak yükleme yerinden varış mahalline kadar taşıdığı eşyaya gelecek zararlardan sorumlu olacağı, taşınan yükün hasara uğraması dolayısıyla taşıyıcının gerekli her türlü tedbiri aldığı halde önleyemeyeceği mücbir bir sebebin ya da üçüncü kişinin ağır kusurunun yahut da yükleme hatasının etkili olduğunu yönünde ve CMR Konvansiyonu'nda öngörülen ve kendisini sorumluluktan kurtarabilecek olan beyyinelerden istifade edemeyeceği, CMR Konvansiyonunun 23/1. maddesinin; taşıyıcıyı yükün "kısmen veya tamamen kaybından" dolayı "eşyanın taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine" göre tazminat ödemekle sorumlu tuttuğu, "taşıyıcının ağır kusurlu olmadığı durumlarda" tazminat miktarının eksik brüt ağırlığın kilogramı başına 8.33 hesap birimini (SDR'yi) aşamayacağını, 23/7-2. Maddesinin de üst sınırın belirlenmesinde kullanılacak olan SDR kurunun, taraflar aksini sözleşme ile kararlaştırmamış ise "Mahkemenin karar verdiği tarihteki SDR kuru" olması icap ettiğini hükme bağladığı, nakliye sürecinde imhalık hale geldiği sabit olan brüt 13.625,60 kg. yük için taşıyıcının CMR md.23/3'e göre mesuliyetinin (13.625,60 kg. x 8,33SDR=) "113.501,25 SDR." ile sınırlı olduğu, bununda davacı talebinin üzerinde olduğu, bilirkişi tarafından yapılan hesaplama ile tespit edilmiştir.Taşınan yükün kısmen veya tamamen imhalık hale gelmesi durumunda imha masraflarından taşıyıcının sorumlu olacağına dair bir düzenlemeye CMR Konvansiyonunda yer verilmediği gibi sigortacının sigortalısına poliçede (somut olayda %10 olarak) kararlaştırıldığı için ödenen ilave tazminat bedelinden de "sigorta sözleşmesinin tarafı olmayan taşıyıcının" mesul olmadığı, nakliye sürecinde hasar gören ilaçların davalı taşıyıcıya teslim edildiği yer olan İstanbul'daki üretici firmanın iskontolu (3,61 $./kutu) satış fiyatına; CİP teslim şekli gereği zaten navlun ücreti de dahil olduğundan ve dava dosyasında bu fiyata ilavesi gereken vergi ödemesini ya da taşıma ile ilgili başka bir harcamayı tevsik eden denetime elverişli her hangi bir belge delil olarak sunulmadığından; davalı taşıyıcıdan brüt 13.625,60 kg. ağırlığındaki toplam "44657 kutu" ilaç için talep edilebileceği tazminat tutarının; (44657 kutu x 3,61 $./kutu=) "161.211,77 USD" ile sınırlı olduğu, dava dışı sigortalının, Bişkek'deki müşterisi ...'ın, 28.01.2013 tarih 78127 sayılı "bedelsiz (...)" bir fatura düzenleyerek, "02.12.2012 tarih, ... sayılı faturadan iade edilen mal açıklaması" ile dava konusu trafik kazası yüzünden imhalık hale gelen "44.657 kutu" ilacın (... 12 sase) bedelini, adına tanzimli satış faturasının ıskontolu birim fiyatı ile (44657 kutu x 3,61 $./kutu=) "161.211,77 USD." üzerinden dava dışı sigortalıya iade ettiği belirlenmekle, 161.211,77 USD. karşılığının dava konusu rizikonun doğduğu 27.10.2012 tarihinde geçerli olan TCMB Bülten No: 2012/207'deki $./TL. döviz satış kuru ile (161.211,77 usd. x 1,8001 usd/tl = ) "290.197,31 TL." olacağı bilirkişi hesaplaması ile tespit edilmiş, davacı sigorta şirketinin, diğer davalı ... Sigortadan bu bedelin 206.397,14 TL. lik kısmını tahsil ettiğinden; (290.197,31 - 206.397,14 =) "83.800,17 TL." bakiye tutarı talep edebileceği sonucuna varılmıştır. Davalı sigorta şirketinin 25.03.2021 tarihli dilekçesi ekinde dosyaya sunulan ibraname başlıklı belge suretinde, ödenen tazminat tutarı kadar davalı sigortanın ibra edildiği, davacı tarafça fazlaya ilişkin hakların şaklı tutulduğuna ilişkin şerh düşüldüğü görülmüştür. Dolayısıyla davalı sigortanın bakiye tutar bakımından sorumluluğu devam etmekte olup itirazı yerinde bulunmamaktadır. Belirtilen sebeplerle; davalı sigorta poliçe teminat limitiyle sorumlu olmakla 83.800,17-TL'nin ödeme tarihi olan 05/03/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesi ile, ''1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, 83.800,17-TL'nin ödeme tarihi olan 05/03/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı ... Sigorta vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı ... Sigorta vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacının beyan ve iddialarına karşı sundukları savunma ile delillerin gereğince dikkate alınmaksızın davanın kısmen kabulü yönünde hüküm tesis edilmesi ve müvekkile haksız yere sorumluluk atfedilmesinin hatalı olduğunu, ikame edilen davada, sigorta poliçesinde yer aldığı üzere CMR Konvansiyon hükümlerine atıfta bulunulduğunu, taraflar arasında CMR Konvansiyon hükümlerinin uygulama alanı bulacağı düzenlemesine yer verildiğini ve bu haliyle imza edildiğini, dava konusu taşımanın CMR Konvansiyon hükümlerine tabi bir taşıma olduğunu, bu nedenle CMR zamanaşımı hükümlerinin öncelikli olarak uygulanması gerektiğini, Somut olayda 10 yıllık bir zamanaşımı yerine olaya uygulanması gereken temel mevzuat olan CMR hükümleri uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresinin esas alınması gerektiğini, bu düzenlemeye göre poliçeden kaynaklı taleplerin zamanaşımına uğraması nedeniyle davacı tarafın alacak taleplerinin reddinin gerektiğini, davacı tarafından yapılan lütuf ödemesinin müvekkil sigorta şirketine yöneltilmesinin anlaşma hükümlerine, yasa ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, Söz konusu hasarın davalı taşıma şirketinin kusuru neticesinde gerçekleşip gerçekleşmediği veya taşımacının önlemesine olanak bulunmayan bir halin varlığı irdelenmeksizin genel bir yorumlama ile taşıma şirketinin kusurlu olabileceği şeklinde bir değerlendirme yapıldığını, Sigortalı şirket ile müvekkil davalı şirket arasındaki sigorta ilişkisinin CMR Konvansiyonu hükümleri üzerine kurulduğunu, CMR’nin 17. maddesinin 2. fıkrasındaki açık düzenleme karşısında davalı müvekkil şirketin gerçekleşen hasardan sorumlu tutulmasının sözleşmeye ve hakkaniyete aykırı nitelikte olduğunu,Dosyada mevcut İbraname ve Temlikname Belgesi uyarınca müvekkil sigorta şirketinin iddia konusu hasara ilişkin tüm sorumluluklarını yerine getirmiş olduğunu, bu aşamadan sonra kendisine herhangi bir kusur isnadının mümkün olmadığını, Davalı şirketin 04.06.2013 tarihinde ... Sigorta A.Ş.'ne kendi incelemeleri, hasar dosyası kapsamı, poliçe kapsamındaki sorumluluğu ve ekspertiz raporu da göz önüne alınarak, sorumlu olduğu 206.397,14 TL'lik meblağı ödemiş bulunduğunu, CMR poliçesi kapsamındaki yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini ve ilgili Temlikname belgesi uyarınca müvekkilden herhangi bir talep hakkının kalmadığını, Dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi tarafından verilen 2018/1016 Esas 2019/1354 K. sayılı karar doğrultusunda, ilk derece mahkemesinin söz konusu Temlikname ve İbraname belgesi dikkate alınmaksızın hüküm tesis etmesinin bozmayı gerektirdiğini, bozma kararı doğrultusunda yeniden yapılan yargılamada dosyaya sunulan usulüne uygun şekilde düzenlenen İbranamenin yeniden inceleme dışı bırakılarak müvekkil şirkete rücuen talep yöneltilebileceği yönündeki bir değerlendirmenin yüksek mahkeme kararına da açıkça aykırılık teşkil ettiğini, Bu kapsamda müvekkil şirketin poliçe kapsamındaki yükümlülüğünü yerine getirdiğinin ispat edildiğini, bilirkişi raporunda Temliknameye yapılan atıf ile davacı sigorta şirketinin davalı müvekkil şirketini yapılan ödeme karşısında ibra ettiğinin açıkça tespit edildiğini, ancak raporun netice kısmında dayanak gösterilmeksizin davalı sigortacıya rücuen talep yöneltilebileceği yönündeki değerlendirmelerin hükme esas alınmaya elverişli olduğunun kabul edilebilmesi imkanının bulunmadığını, Müvekkil şirketin poliçe kapsamındaki yükümlülüklerini eksiksiz bir şekilde yerine getirmesi neticesinde davacı tarafından bir İbraname düzenlendiğini ve ibraname üzerine maktu bir kaşe ile ''Davalık Dosyalarda Hukuki Haklarımız Saklıdır.'' ve el yazısı ile ''Fazlayı talep hakkı saklıdır.'' kaydının düşüldüğünü, Davacı tarafın aktif husumet ve davalı şirketin pasif husumet ehliyeti incelendiğinde; ibraname üzerine imza tarihinde yazılıp yazılmadığı dahi belirlenebilir olmayan maktu bir kaşe kaydına ve el yazısına dayanılarak şartlı ibra yorumu yapılması ve resmi geçerliliği olmayan ve davalı şirketin iradi bir onay verdiği belirlenebilir olmayan kayıtlara dayanılarak sorumluluğa ve tazminata hükmedilmesinin mümkün olmadığını, İbraname üzerinde bir İhtirazı kayıt iradesinin kullanılması bakımından belli kişiler arasında bu hakkın kullanılmasının belli geçerlilik şartına bağlandığını, buna ilişkin düzenlemenin TTK’nun 20. maddesinde görüleceğini, Bu kapsamda davacı ve müvekkil şirketin tacir oldukları dikkate alındığında özel usuli şartlara tabi kılınarak ihtirazi kayıtların düzenlenmesi gerektiğini, maktu bir kaşe ve el yazısına dayanılarak davalı şirketten geçerli onay ve icazetin alındığının ispat edilemediği kayıtların geçerli kabul edilmesi ve davalı şirkete bu usule aykırı ve geçerliliği ispat edilememiş kayıtlara dayanılarak sorumluluk atfedilmesinin yasaya ve Anayasa ile ile düzenlenmiş olan adil yargılama ilkelerine açıkça aykırılık teşkil ettiğini, Somut olayda her ne kadar CMR Konvansiyon hükümleri öncelikli olarak uygulama alanı bulmakta ise de Türk Ticaret Kanunu madde 876 düzenlemesi kapsamında davalı taşıma şirketinin ve müvekkil şirketin sorumsuzluğunun kabulünün gerektiğini, zira taşıyıcı firmanın CMR sigortacısı konumunda bulunan müvekkil şirketin sonuçlarının fiilen önlenmesi mümkün olmayan bir kaza sebebi ile sorumlu tutulmasının kendisinden beklenen gerekli özeni gösteren ve tedbirlere uyan basiretli bir taşıyan statüsünde bulunan taşıyıcı için hakkaniyete uygun olmayacağını, taşıyıcının uyuşmazlığa konu trafik kazasını önceden alacağı bir tedbirle önleyebilmesinin sadece teknik olarak değil, fiilen de mümkün olmadığını, bu sebeple davalı taşıyıcı firma ve sigortacısı konumunda bulunan davalı şirket açısından sorumluluğun oluşmayacağının CMR Konvansiyon hükümlerinin yanı sıra TTK düzenlemeleri uyarınca da kabulünün gerektiğini, Dosyada alınan bilirkişi raporunda TTK hükümleri çerçevesinde ve somut olayın maddi vakıaların ele alınması suretiyle herhangi bir inceleme yapılmadığını ve yetersiz bir rapor tanzim edildiğini, Uyuşmazlığa konu taşımanın dava dışı iki şirket arasında yapıldığını, CIP türünden yapılan satış ile hasarın alıcıya geçmiş olduğunu, davacı tarafın gönderici ... İlaç San. ve Tic. Şirketine yaptığı ödeme ile doğru halefiyeti ve sigorta şirketi olarak rücu hakkını elde etmemiş bulunduğunu, bu teslim türünde; teslim yerinde malların nakliyeciye teslim edilmesinden sonra oluşabilecek tüm hasar ve kayıp riskinin alıcıya geçtiğini ve bu bağlamda ödeme şeklinin halefiyetin tesisinde herhangi bir etkisi bulunmadığını,Davacı tarafın müvekkile karşı CMR sigortacısı sıfatı ile doğrudan dava açma hakkının yasal bir dayanağının da bulunmadığını, bu usuli eksiklik nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, mevcut bilirkişi raporunda bu yönden de herhangi bir inceleme yapılmadığını, ek rapora karşı itirazlarının da bu yönden dikkate alınmadığını, Somut olaydaki satış şekline göre davacı tarafça bir ödeme yapılmasının menfaat eksikliği nedeniyle dahi usule aykırı bir işlem olduğunu, ancak bir lütuf ödemesi olarak değerlendirilmesi gerektiğini, Ex-Gratia ödeme Sigorta Hukuku hükümleri uyarınca, Sigorta şirketinin teminata girmeyen ya da teminat kapsamında olup olmadığı tartışmalı hasarlarda yaptığı ödemeler şeklinde açıklandığını,Uygulamada sigortacının, sigortalısının halefi olmasının ilk şartının sigorta teminatı dahilinde bir riziko sonucu gerçekleşen hasarın ödenmesi, ikinci şartı ise sigortacının sözleşmeye uygun ödeme yaptığı sigortalısının, 3. kişilere tazminat talep hakkına sahip olması olduğunu, Hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu hususların inceleme konusu dahi edilmeden ve itirazları değerlendirilmeden davacı sigorta şirketinin genel halefiyet hükümleri uyarınca dava hakkı elde ettiğinin ifade edilmesinin kabul edilebilmesinin mümkün olmadığını ve davanın reddinin gerektiğini,CMR Konvansiyon hükümlerinin tarafların kararlaştırdıkları şekilde uyuşmazlığın esasına uygulanmasına veya işbu davada TTK hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi ihtimalinde dahi davacı şirketin zarardan sorumlu bulunmadığının kabulü ile satıcı / yükleticiye ödenmiş olan tutarın haksız ve yersiz olduğunun ve CMR hükümlerine aykırı bir hesaplama ile fahiş bir talep olduğunun kabulüne karar verilmesi gerektiğini, bu koşullar altında taşıyanın sorumluluğu açısından kesin ve kat'i kanaatlere varılabilmesi için öncelikli olarak dayanakların ve gerekçelerin gösterilmesinin yasa gereği olduğunu, bilirkişi raporunda bu şekilde farazi ve kişisel yorumlamalar ile belli kanaatlere varılması ve davalı taşıma şirketinin sorumlu kabul edilmesi ve dosyaya sunulan Temlikname dikkate alınmaksızın değerlendirme yapılmasının yasaya ve usul hukuku kurallarına aykırılık teşkil ettiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; uluslararası karayolu taşıması esnasında kısmi hasara uğradığı iddia olunan emtia için, Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalısına ödeme yapan davacının, ödediği tutarın davalı akdi taşıyıcı ve CMR Sigortacısından rücuen tahsili talebiyle açılan tazminat davasıdır.Mahkemece, Davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Dairemizin 09/10/2019 Tarih ve 2018/1016 Esas -2019/1354 Karar sayılı kaldırma kararımız doğrultusunda mahkemece eksik delillerin ibrazı sağlanarak bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle istinafa konu karar verilmiştir.Davalı vekili, davacının aktif husumet ehliyetinin olmadığı ve alacağın zamanaşımına uğradığını istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda mahkemece davacının aktif husumet ehliyetinin olup olmadığı ve davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı yönünde değerlendirme yapıp gerekçesi yazılmak suretiyle davalı tarafın zamanaşımı ve husumet itirazlarının reddine karar verilmiş, mahkemenin kabul ve gerekçesi dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olduğundan davalı sigorta vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Davalı Sigorta Şirketi uyuşmazlık konusu hasarın ihbarı neticesinde yapmış olduğu incelemeler ve aldırdığı Ekspertiz Raporu tahtında sorumlu bulunduğu 109.522,86 USD'yi 04.06.2013 tarihindeki banka kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilerek hesaplanan 206.397,14 TL lik tazminat bedelini davacı sigorta şirketine ödemede bulunması karşısında ve mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davalı sigorta şirketi vekilinin hasar miktarı ve sorumlu tutulamayacağına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Dairemiz kaldırma kararından sonra davalı sigorta şirketi vekili tarafından 25/03/2021 tarihli beyan dilekçesi ekinde ibraz ettiği ''İBRANAME VE TEMLİKNAME BAŞLIKLI'' belge ibraz ettiği, ibraz edilen belgede;'' Aşağıdaki imza sahibi ... Sigorta A.Ş., ... Sigorta A.Ş.'den 109.522,86 USD ibaret meblağı iş bu makbuz mukabili aldığını beyan ve ikrar eyler.Mezkur meblağı 27/10/2012 tarihinde vuku bulan BELİRSİZ-BİLDİRİLMEDİ sebebiyle duçar olunan zararlardan dolayı yukarıda numarası yazılı sigorta sözleşmesi gereğince tazminat olarak tediye olunmuştur.... SİGORTA A.Ş.'nin tarafımıza ödediği işbu tazminat bedelini tahsil etmekle, mezkur hadiseden dolayı keşide ettiğimiz ve edeceğimiz ihtarnameler, açmış ve açacağımız dava ve icra takipleri ile işlemiş ve işleyecek faiz ve fazlaya dair haklarımızdan feragat ettiğimizi, ... SİGORTA A.Ş.'ni mezkur hasardan ve poliçeden kendisine teveccüh eden bütün vecibe ve taahhütlerinden başkaca bir alacak ve iddiamız kalmamak kaydıyla tam ve mutlak suretle ibra eylediğimizi, ... SİGORTA A.Ş.'nin sigortalısı / sürücü / malikini ise ödenen tazminat miktarı kadar ve ferileri için ibra ettiğmizi, ileride sorumluluk /kusur oranlarında bir değişiklik olduğu takdirde ... SİGORTA A.Ş.'nin istirdat hakkının saklı olduğunu, üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarımızın aşağıda yazılı tazminat miktarı kadar kısmını ... SİGORTA A.Ş.'ye devir ve temlik ettiğimizi, geri dönülmez şekilde kabul, taahhüt ve beyan ederiz.Yukandaki bilgilerin doğruluğunu beyan eder ve beyanımdaki hatalardan doğacak her türlü sorumluluğu kabul ve taahhüt ederim.(İş bu ibraname, tazminat miktarının yukarıdaki hesaba havalesi halinde geçerli olacaktır.) ibarelerinin bilgisayardan yazıldığı ve altına el ile ''fazlaya ilişkin haklarımız saklıdır,'' ibaresinin yazıldığı, davacının kaşe ve imzasının sol tarafına ise kaşe ile '' davalık dosyalarda hukuki hakkımız saklı kalmak kaydı ile '' ibaresinin yazıldığı görülmüştür. Davalı sigorta şirketi bu ibraname ve temlikname başlıklı belge uyarınca davacı tarafın yapılan ödeme sonucu herhangi bir hakkının olmadığını, kendisini ibra ettiğini ileri sürdüğü, mahkemece verilen hüküm gerekçesinde ise; davacı tarafça fazlaya ilişkin hakların şaklı tutulduğuna ilişkin şerh düşüldüğünden, davalı sigortanın bakiye tutar bakımından sorumluluğu devam ettiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. TBK'nın 131. maddesine göre asıl borç ifa ya da diğer bir sebeple sona erdiği takdirde, rehin, kefalet, faiz ve ceza koşulu gibi buna bağlı hak ve borçlar da sona ermiş olur. İşlemiş faizin ve ceza koşulunun ifasını isteme hakkı sözleşmeyle veya ifa anına kadar yapılacak bir bildirimle saklı tutulmuş ise ya da durum ve koşullardan saklı tutulduğu anlaşılmaktaysa, bu faizler ve ceza koşulu istenebilir.Davalı sigorta şirketi vekili tarafından ibraz edilen ''İBRANAME VE TEMLİKNAME BAŞLIKLI'' belgenin alt tarafında davacı taraf her ne kadar el yazısı ile fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulduğu belirtilmiş ise de bu ibarenin çıkıntı mahiyetinde olup altının davacı tarafça imzalanmadığı ve belgenin üst kısmındaki beyana göre anlam bütünlüğünü bozduğundan değerlendirilmeyeceği, belgenin 2.paragrafında da açıkça;''....... SİGORTA A.Ş.'nin tarafımıza ödediği işbu tazminat bedelini tahsil etmekle, mezkur hadiseden dolayı keşide ettiğimiz ve edeceğimiz ihtarnameler, açmış ve açacağımız dava ve icra takipleri ile işlemiş ve işleyecek faiz ve fazlaya dair haklarımızdan feragat ettiğimizi, ... SİGORTA A.Ş.'yi mezkur hasardan ve poliçeden kendisine teveccüh eden bütün vecibe ve taahhütlerinden başkaca bir alacak ve iddiamız kalmamak kaydıyla tam ve mutlak suretle ibra eylediğimizi...,'' hükmü gözetildiğinde davacının mezkur hasardan kaynaklı ... SİGORTA A.Ş.'den başkaca alacak hakkının kalmadığını, ... Sigorta'yı tam ve mutlak suretle ibra eylediği anlaşılmıştır. İmzası inkar edilmeyen ''İBRANAME VE TEMLİKNAME'' başlıklı belgedeki düzenleme uyarınca davacı şirketin zararının davalı ... Sigorta tarafından karşılandığı, bu zarara ilişkin davacının tüm hak ve taleplerinden vazgeçtiğine ilişkin bir ibra metnidir. İşbu ibra metni ile de davalı şirketin davacıya herhangi bir borcu olmadığı, davacının davalı sigorta şirketinden herhangi bir hak talebinde bulunamayacaktır. Bu tespitler uyarınca mahkemece davalı sigorta şirketine yönelik açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yukarıdaki gerekçe ile kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, Dairemizce, davalı sigorta şirketine yönelik açılan davanın reddine yönelik yeniden karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A-Davalı ... SİGORTA A.Ş. (Eski ünvan: ... Sigorta A.Ş.) vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ İLE, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/05/2022 tarih ve 2019/727 Esas - 2022/424 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 1-Davalılardan ... Ulus.Taşm.ve Tic Ltd.Şti.'ne yönelik açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, 83.800,17-TL'nin ödeme tarihi olan 05/03/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte bu davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,2-Davalılardan ... SİGORTA A.Ş. (Eski ünvan: ... Sigorta A.Ş.)'ye yönelik açılan davanın REDDİNE,İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 3-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 5.724,38 TL karar ve ilam harcından peşin alınan‬ 5.653,15 TL'nin mahsubu ile bakiye 71,23TL'nin davalı ... Ulus.Taşm.ve Tic Ltd.Şti'den alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,4-Davacı tarafından yatırılan 5.653,15 TL peşin harç ve 24,30 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 5.677,45 TL harcın davalı ... Ulus. Taşm. ve Tic. Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan 7.711,70 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesap olunan 1.952,23-TL.'sinin davalı ... Ulus. Taşm. ve Tic. Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,6-Davalı ... Ulus. Taşm. ve Tic. Ltd. Şti tarafından yapılan 111,00-TL. yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesap olunan 82,90-TL'sinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına,7-Davalı ... Sigorta tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 11.694,00 TL. Nispi vekalet ücretinin davalı ... Ulus. Taşm. ve Tic. Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı ... Ulus. Taşm. ve Tic. Ltd. Şti. yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 25.755,95 TL. vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... Ulus. Taşm. ve Tic. Ltd. Şti'ne verilmesine, 10-Davalı ... Sigorta yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... Sigorta'ya verilmesine, 11-Kullanılmayan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, İSTİNAF YÖNÜNDEN: 12-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı ... Sigorta tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 13-Davalı ... Sigorta tarafından yatırılan 1.431,10 TL istinaf karar harcının talep halinde yatıran tarafa iadesine, 14-Davalı ... Sigorta tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 100,00 TL dosya masrafı olmak üzere toplam: 320,70 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta'ya verilmesine, 15-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 16-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 11/09/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim