mahkeme 2023/270 E. 2023/904 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/270

Karar No

2023/904

Karar Tarihi

25 Mayıs 2023

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/270 Esas
KARAR NO: 2023/904 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
NUMARASI: 2022/355 Esas - 2022/573 Karar
TARİHİ: 06/10/2022
DAVA:Tazminat (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 25/05/2023
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalının mülkiyetinde bulunan ... Sicil Numaralı ve ... isimli, ... Sicil Numaralı ve ... isimli Çamur Gemilerinin, açık icap ve kabuller neticesinde kurulan sözleşmeler ile müvekkiline devri konusunda tarafların anlaştığını, müvekkili tarafından yine anlaşma gereği vadelere uygun şekilde, 18.02.2022 tarihinde 50.000,00 USD, 22.03.2022 tarihinde 275.000,00 USD ve 27.04.2022 tarihinde ise 400.000,00 USD olmak üzere toplam 725.000,00 USD, davalıya nakden ödendiğini, sözleşmeye konu gemilerin müvekkil şirket adına tescili için, müvekkil şirket yönetim kurulu kararı dahi alındığını, gemilerin finansmanı için ... Bankası’ndan 1.250.000,00 (birmilyonikiyüzelllibindolar) USD anapara üzerinden finansman kredisi kullanıldığını, sözleşme konusu gemiler üzerinde davalı aleyhine kurulu rehinlere sebep kredi, müvekkil tarafından ödenen bedeller ile davalı tarafından ödendiğini, müvekkil, kurulu sözleşmeler kapsamında yukarıda özetle sayıldığı üzere tüm yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesine rağmen, 25.05.2022 tarihinde davalının, 725.000,00 USD’ın iade ettiği banka hesap hareketlerinden tespit edildiğini, davalı tarafın sözleşmeyi tamamlamamış olması, açıkça haksız ve kötüniyetli olduğunu belirterek davaya konu gemilerin müvekkil lehine teslim ve tescilini, aksi kanaat oluşması halinde, fazlaya ilişkin alacak hak, talep ve alacak kalemleri saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL'nin davalıdan tazminini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili şirket ile davacı arasında dava konusu gemilerin satışına ilişkin akdedilen bir sözleşme olmadığından davacı tarafın iddiaları haksız ve hukuki mesnetten noksan olduğunu, öncelikle ve önemle belirtmek gerekirse; davacı taraf, müvekkil şirkete ait olan ... ve ... isimli gemilerin, davacı şirkete satışına ilişkin olarak müvekkil şirket ile bir sözleşme akdedildiğini ileri sürmüş olmasına karşın, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında böyle bir sözleşme veya anlaşma kesinlikle mevcut olmadığını, davacı yan taraflar arasında mevcut olmadığı halde bir sözleşmenin varlığından bahsederek ve hatta bu sözleşmeyi ekte sunduklarını belirterek ve pek tabii sunamayarak mahkemeyi açıkça yanıltmaya çalıştığını, davacı tarafın dürüstlük kurallarına aykırı şekilde hareketleri nedeniyle taraflar arasında dürüstlük kuralına dayanan bir güven ilişkisi olmadığından müvekkil şirketin sözleşme öncesi görüşmelerden doğan sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, davacı taraf sözleşme öncesi görüşmelerde mutabık kalınan ödeme planına uymayarak; dürüstlük kurallarını ihlal ettiğini ve taraflar arasındaki güven ilişkisinin zedelenmesine sebep olduğunu, davacı taraf nakit olarak ödeme planına uymadıktan ve ödemeleri yapamadıktan sonra bu sefer müvekkil şirket yetkililerine "çek" ile ödeme yapma talebini ilettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 06/10/2022 tarih 2022/355 Esas - 2022/573 Karar sayılı kararında; "Dava; geminin satışından kaynaklanan zararın tahsili isteğine ilişkindir. Mahkemenin görevi HMK'nun 114.maddesi gereğince kamu düzeni ile ilgili bir dava şartı olduğundan, HMK'nun 115.maddesine göre yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekmektedir.Mahkememiz Deniz Hukukuna ilişkin ihtilaflara bakmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemesi adıyla kurulmuş olup, 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nun 5.maddesi uyarınca Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu 1.Dairesinin 10/07/2012 tarih ve 1888 sayılı kararıyla Türk Ticaret Kanunundan ve diğer kanunlardan doğan Deniz Ticaretine ve Deniz Sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde ... Sicil Numaralı ve ... isimli, ... Sicil Numaralı ve ... isimli Çamur Gemilerinin, açık icap ve kabuller neticesinde kurulan sözleşmeler ile müvekkiline devri konusunda anlaşmaya varıldığı, anlaşma gereği belirlenen vadelere uygun olarak davalı tarafa ödeme yapıldığı ancak davalı tarafından bu bedellerin iade edilerek gemilerin tescilinin sağlanmadığını belirterek gemilerin davacı adına teslim ve tescili ile meydana gelen zararın tazminini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 112 ve devamı maddelerinde düzenlenen alım satım ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Uyuşmazlık TTK'nın 5. kitabında düzenlenen Deniz ticaretinden veya deniz sigortasından kaynaklanmadığı gibi, deniz ticaretine ilişkin hükümlerin uygulanmasını gerektirecek iddia ya da savunma da bulunmamaktadır. TTK 1352. Maddesinde geminin satışına ilişkin bir sözleşmeden kaynaklanan her türlü alacak deniz alacağı olarak belirtilmiş ise de bu husus "cebri icraya ilişkin özel hükümler" başlığı altında düzenlenmiş olup, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 2022/934 Esas 2022/1024 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere mahkemenin görevinin belirlenmesinde esas alınması alınamayacağı, görev tayini taraflar arasındaki temel hukuki ilişkiye göre belirleneceğinden ticari satımdan kaynaklanan eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla Mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir."gerekçesi ile, "Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunun TESPİTİNE," karar verilmiş ve karara karşı davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davalının mülkiyetinde bulunan ... Sicil Numaralı ve ... isimli, ... Sicil Numaralı ve ... isimli Çamur Gemilerinin, açık icap ve kabuller neticesinde kurulan sözleşmeler ile müvekkile devri konusunda tarafların anlaştığını, Müvekkili tarafından yine anlaşma gereği vadelere uygun şekilde, 18.02.2022 tarihinde 50.000,00 USD, 22.03.2022 tarihinde 275.000,00 USD ve 27.04.2022 tarihinde ise 400.000,00 USD olmak üzere toplam 725.000,00 USD'nin, davalıya nakden ödendiğini, Davalının ise hiçbir haklı sebep yokken ve müvekkile herhangi bir bildirim yapmadan 25.05.2022 tarihinden müvekkili şirket tarafından ödenen bedelin tamamını iade ederek taraflar arasındaki sözleşmeyi ve ticari ilişkiyi sona erdirdiğini, Söz konusu ticari ilişkinin ve sözleşmenin davalı tarafından hiçbir haklı neden olmaksızın sona erdirilmesi sonucu müvekkilinin doğan zararlarının giderilmesi amacıyla iş bu davanın idame edildiğini, Yerel Mahkemenin görevsizlik kararına ilişkin gerekçesinde; " iş bu dava konusuna esas ticari ilişkinin gemi satımına ilişkin değil, cebri icraya ilişkin özel hükümlere tabi olduğunu" beyan etmek suretiyle görevsizlik kararı verdiğini, Yerel Mahkemenin gerekçeli kararında görev tayininin taraflar arasındaki temel hukuki ilişkiye göre belirleneceğinden söz konusu davanın ticari satımdan kaynaklandığını bu nedenle Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu kararına vardığını, Ancak taraflar arasındaki ticari ilişkinin salt, basit bir ticari ilişki olarak nitelendirilemeyeceğini; Gemi Satımına dayalı bir ticari ilişkiye dayandığını, Mahkemelerin görevini düzenleyen TTK Madde 5/2'ye göre: "Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir." denildiğini, Dava konusu ticari ilişkinin TTK 5. Kitap olan Deniz Ticaretinde özel olarak düzenlendiğini; mahkemenin her ne kadar iş bu sözleşmenin TTK Madde 1352 Cebri İcraya İlişkin Özel Hükümlere tabi olduğu için esas alınması gereken ticari satımdan kaynaklandığını beyan etse de bu hususun uyuşmazlığa konu ticari faaliyeti tam olarak ifade edemediğini, İş bu dava konusunu salt Ticari Satım olarak nitelendirmenin açıkça hatalı olduğunu; bahse konu satım GEMİ SATIMI OLDUĞUNDAN TTK Madde 1001 kapsamına girdiğini; söz konusu satım ilişkisinin basit bir mal, emtia yahut taşınmaz satımı değil açıkça TTK 'nın 5. Kitabında yer alan Denizcilik Hükümlerinin uygulanması gereken Gemilerin Satımı olduğundan söz konusu uyuşmazlığında deniz ticaret hukukuna dayalı bir uyuşmazlık olduğunu; bu nedenle denizcilik ihtisas mahkemelerinin görevli olması gerektiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin 15. H.D.'nin 2022/27 E.-2022/46 K. Ve 12.01.2022 tarihli kararında; "TTK'nın 1352. Maddesinde deniz alacakları sayılmıştır. Buna göre, doğrudan deniz ticareti alanıyla ilgili tazminat ve alacaklar deniz alacağı olarak tanımlanmıştır." denildiğini, Yukarıda yer verilen karar da incelendiğinden iş bu dava konusu doğrudan TTK madde 1352'de yer alan deniz alacaklarından olduğu ve görevli mahkemenin Denizcilik İhtisas Mahkemesi olduğunun görüleceğini, İleri sürerek, yukarıda detaylı olarak açıkladıkları ve re'sen dikkate alınacak sebeplerle iş bu istinaf başvurularıyla Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak iş bu davaya bakma konusunda görevli Mahkemenin Denizcilik İhtisas Mahkemesi olduğu yönünde karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, İstinaf konusu görevsizlik kararı kamu düzenine ilişkin olduğundan ve her ne kadar mahkemenin görevinin belirlenmesinde taraflar arasındaki temel ilişki esas alınacak olsa da, işbu temel ilişki deniz ticaretinden kaynaklanmakta olduğundan davanın Denizcilik ve İhtisas Mahkemesinde görülmesinin gerektiğini, Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle, davalının mülkiyetinde bulunan ... Sicil Numaralı ve ... isimli, ... Sicil Numaralı ve ... isimli Çamur Gemilerinin, açık icap ve kabuller neticesinde kurulan sözleşmeler ile müvekkile devri konusunda tarafların anlaştığını, müvekkili tarafından yine anlaşma gereği vadelere uygun şekilde, 18.02.2022 tarihinde 50.000,00 USD, 22.03.2022 tarihinde 275.000,00 USD ve 27.04.2022 tarihinde ise 400.000,00 USD olmak üzere toplam 725.000,00 USD'nin, davalıya nakden ödendiğini, davalının ise hiçbir haklı sebep yokken ve müvekkile herhangi bir bildirim yapmadan 25.05.2022 tarihinden müvekkili şirket tarafından ödenen bedelin tamamını iade ederek taraflar arasındaki sözleşmeyi ve ticari ilişkiyi sona erdirdiğini, söz konusu ticari ilişkinin ve sözleşmenin davalı tarafından hiçbir haklı neden olmaksızın sona erdirilmesi sonucu müvekkilinin doğan zararlarının giderilmesi amacıyla iş bu davanın idame edildiğini ileri sürdüğünü, Yerel Mahkemenin görevsizlik kararına ilişkin gerekçesinde; " iş bu dava konusuna esas ticari ilişkinin gemi satımına ilişkin değil, cebri icraya ilişkin özel hükümlere tabi olduğunu" beyan etmek suretiyle görevsizlik kararı verdiğini, Yerel Mahkemenin gerekçeli kararında görev tayininin taraflar arasındaki temel hukuki ilişkiye göre belirleneceğinden söz konusu davanın ticari satımdan kaynaklandığını bu nedenle Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu kararına vardığını, Ancak taraflar arasındaki ticari ilişkinin salt, basit bir ticari ilişki olarak nitelendirilemeyeceğini; gemi satımına dayalı bir ticari ilişkiye dayandığını, Mahkemelerin görevini düzenleyen TTK Madde 5/2'ye göre: "Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir." denildiğini, Dava konusu ticari ilişkinin TTK 5. Kitap olan Deniz Ticaretinde özel olarak düzenlendiğini; mahkeme her ne kadar iş bu sözleşmenin TTK Madde 1352 Cebri İcraya İlişkin Özel Hükümlere tabi olduğu için esas alınması gereken ticari satımdan kaynaklandığını beyan etse de bu hususun uyuşmazlığa konu ticari faaliyeti tam olarak ifade edemediğini, İş bu dava konusunu salt Ticari Satım olarak nitelendirmenin açıkça hatalı olduğunu; bahse konu satım GEMİ SATIMI OLDUĞUNDAN TTK Madde 1001 kapsamına girmekte olduğunu; söz konusu satım ilişkisinin basit bir mal, emtia yahut taşınmaz satımı değil açıkça TTK 'nın 5. Kitabında yer alan Denizcilik Hükümlerinin uygulanması gereken Gemilerin Satımı olduğundan söz konusu uyuşmazlığın deniz ticaret hukukuna dayalı bir uyuşmazlık olduğunu; bu nedenle denizcilik ihtisas mahkemelerinin görevli olması gerektiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. H.D.'nin 2022/27 E.-2022/46 K. Ve 12.01.2022 tarihli kararında; "TTK'nın 1352. Maddesinde deniz alacakları sayılmıştır. Buna göre, doğrudan deniz ticareti alanıyla ilgili tazminat ve alacaklar deniz alacağı olarak tanımlanmıştır." denildiğini, Yukarıda yer verilen karar da incelendiğinden iş bu dava konusu doğrudan TTK madde 1352'de yer alan deniz alacaklarından olduğu ve görevli mahkemenin Denizcilik İhtisas Mahkemesi olduğunun görüleceğini, İleri sürerek, yukarıda detaylı olarak açıklanan ve re'sen dikkate alınacak sebeplerle iş bu istinaf başvurularıyla Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak iş bu davaya bakma konusunda görevli Mahkemenin Denizcilik İhtisas Mahkemesi olduğu yönünde karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davalının mülkiyetinde bulunan ... Sicil Numaralı ve ... isimli, ... Sicil Numaralı ve ... isimli Çamur Gemilerinin davacıya 725.000,00-USD bedelle satılması konusunda anlaşıldığı, davacının ödeme yükümlülüğünü yerine getirdiği, ancak davalının ödenen tutarı iade ederek devir ve tescilden kaçındığı iddiasına dayalı olarak, dava konusu gemilerin davacıya teslim ve davalı adına tescili, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde; fazlaya ilişkin alacak hak ve alacak kalemleri saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL'nin davalıdan tazmini istemlerine ilişkindir. Davalı tarafından; taraflar arasında sözleşme öncesi görüşmeler yapılmakla birlikte, gemi satışına yönelik bir sözleşme kurulmadığını savunularak davanın reddin talep edilmiştir.Mahkemece uyuşmazlığın ticari satış ilişkisine dayalı olduğu ve denizcilik ihtisas mahkemesinin görev alanına girmediği gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş, taraf vekillerince karara karşı süresinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. HMK’nun 115/1.maddesi uyarınca dava şartlarının bulunup bulunmadığı davanın her aşamasında resen araştırılır. HMK’nun 114/1-c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde; tacir olan her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava olarak tanımlandıktan sonra, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar belirlenmiş ve son olarak yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi koşulu ile havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların da ticari dava olduğu kabul edilmiştir. TTK'nın 5. maddesinde "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir" hükmü getirilerek görev hususunun kapsamı düzenlenmiştir. TTK'nın Beşinci kitap kısmında "Deniz Ticareti" başlığı altında sıralanmış bulunan düzenlemelere ilişkin davalar ise Denizcilik İhtisas Mahkemesinin görev alanına girmektedir. TTK'nun Beşinci Kitabının dördüncü bölümü gemi mülkiyeti ve diğer ayni haklara ilişkin olup, bu bölümün mülkiyet başlıklı ikinci ayrımında yer alan 1001 maddesinde; gemi siciline kayıtlı olan bir geminin devri için, malik ile iktisap edenin, mülkiyetin İktisap edene devri hususunda anlaşmaları ve geminin zilyetliğinin geçirilmesinin şart olduğu, mülkiyetin devrine ilişkin anlaşmanın yazılı şekilde yapılması ve imzaların noterce onaylı olması gerektiği, bu anlaşmanın gemi sicil müdürlüğünde de yapılabileceği düzenlenmiştir. Davacı tarafından; taraflar arasında geçerli bir gemi devri anlaşmasının mevcut olduğu iddia edildiğine, davacının ilk talebinin varlığı iddia olunan gemilerin devir ve tescilinin yapılmasına, terditli talebinin ise tazminata ilişkin olduğu nazara alındığında, uyuşmazlığın TTK'nun beşinci kitap dördüncü bölümünde yer alan düzenlemeler çerçevesinde çözülmesi gerektiği, görevli mahkemenin Denizcilik İhtisas Mahkemesi olduğu anlaşılmış olup, taraf vekillerinin göreve yönelik istinaf başvuruları yerinde bulunmuştur. Yukarıda izah edilen gerekçe ile; tarafların istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a3 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın karar doğrultusunda mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Tarafların istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ( Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla ) 06/10/2022 tarih ve 2022/355 Esas - 2022/573 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a3 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harçlarının talep halinde taraflara iadesine, 3-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 4-Artan gider avansı olması halinde, avansı yatıran tarafa iadesine, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25/05/2023 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim