mahkeme 2023/2343 E. 2023/2132 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/2343

Karar No

2023/2132

Karar Tarihi

29 Aralık 2023

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/2343 Esas
KARAR NO: 2023/2132 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2023/673 Esas (Derdest Dava Dosyası)
TARİHİ: 16/11/2023 (Ara Karar)
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 29/12/2023
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: İhtiyati haciz talep eden davacı vekili talep dilekçesi ile; dosyadaki bilgi ve belgelere istinaden davalının menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki alacak ve haklarının alacak miktarı kadar ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nin 10/10/2023 tarih ve 2023/673 Esas sayılı ara kararında; "İhtiyati Haciz Kararı verilmesinde alacağın vadesinin gelip gelmediğinin belirlenmesi önemli aşamadır. Eğer, alacağın vadesi gelmiş ve alacak rehinle temin edilmemişse; kural olarak 2004 sayılı İcra ve İflak Kanunu'nun 257/1. Maddesi kapsamında ihtiyati haczin şartları gerçekleşmiş kabul edilerek, ihtiyati hacze karar verilmelidir. (Adem Albayrak, Asliye Hukuk Davaları, Adalet Yayınları, 3.baskı, sayfa 1549) Alacağın muaccel olduğu an ise, tarafların anlaşması veya bir ihbar ya da kanun hükmü veya hukuki ilişkinin mahiyeti ile belirlenecektir. Başka bir anlatımla, muacceliyet samut olayın koşullarına göre değerlendirilecektir. Alacağın vadesinin gelmiş olduğunun tespit edilmesi halinde, ihtiyati haciz talebinin değerlendirilmesi için yapılması gereken ikinci araştırma alacağın rehinle temin edilip edilmediğinin belirlenmesi noktasında ortaya çıkmaktadır. Zira, rehinle temin edilmiş bir alacak için ihtiyati hacze gerek yoktur. Rehnin kapsamı, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 23.maddesinde gösterilmiştir. Kaldı ki; alacak, rehinle temin edilmişse; İcra ve İflas Kanunu'nun 45/1 maddesi uyarınca alacaklı, kural olarak genel haciz veya iflas yoluyla takip de yapamayacaktır. İlk önce rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapmak zorundadır. Hal böyle olunca, vadesi gelmiş bir alacaktan dolayı ihtiyati haciz istenebilmesi için alacağın rehinle temin edilmemiş olması zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Eğer, alacağın vadesi gelmiş ve borç rehinle temin edilmişse, alacaklı İcra ve İflas Kanunu'nun 145 ve devamı maddeleri kapsamında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılabilir.( Albayrak, sayfa 1550 ) Davalının bağlı bulunduğu Sarıgazi Vergi Dairesi Müdürlüğünün davalı için düzenlenen BA formlarını gönderdiği, söz konusu yazı ekinin incelenmesinde davacı ...'dan 1 adet belgeye istinaden 110.300,00 TL lik mal veya hizmet satın alarak vergi dairesine bildirdiği, davacı vekili tarafından davalının ilgili fatura numarası (...) açıklama kısmında gösterilerek 30.000 TL kısmi ödeme yapıldığına ilişkin banka dekontunu dosyaya sunduğu anlaşılmıştır. İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haczin şartları düzenlenmiştir. Buna göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Aynı yasanın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterlidir. (İst. Bam. 13. H.D. 2020/1726 E. 2020/1421 K.) Dosya içine sunulan BA formu, fatura suretli ve kısmi ödemeye ilişkin banka dekontu talep edenin alacaklı olduğunu yaklaşık ispata yeterli olduğu nazara alınarak yaklaşık olarak ispata yeterli olduğu vicdani kanaatine ulaşılmıştır. Kural olarak; İİK'nın 257. maddesince rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde veya 3. şahısta bulunan taşınır ve taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.İncelenen tüm dosya kapsamına ve talebe dayanak faturaların ve Ba formlarının içeriğine göre; yukarıda yazılı alacak miktarının varlığı ve alacağın vadesinin geldiği anlaşılmakla bu alacak için borçlu tarafından verilmiş bir rehinde bulunmadığından ihtiyati haciz isteyenin karşı taraf/borçlular hakkındaki talebinin İİK'nın 257.maddesindeki yasal koşulları gerçekleştiği görülmekle davalı yanın ödemeye ilişkin savunmaları da nazara alınarak davalının hak kaybına uğramaması amacıyla teminat miktarı aşağıdaki şekilde %15 olarak belirlenmiş ve talebin kabulüne karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulması yoluna gidilmiştir." gerekçesi ile, ihtiyati haciz isteyenin, borçlu hakkındaki talebinin; takdiren %15 teminat mukabilinde İTİRAZEN KABULÜ ile; 106.429,40 TL alacak miktarı ile sınırlı olmak üzere İİK'nın 257.maddesi gereğince yukarıda yazılı alacak miktarı kadar borçlunun gerek elindeki gerek üçüncü kişilerdeki menkul ve gayrimenkul malları ile hak ve alacaklarının borca yetecek miktarının İHTİYATİ HACZİNE, karar verilmiş ve verilen karara karşı davalı vekili tarafından itiraz kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili itiraz dilekçesi ile; faturanın tek taraflı düzenlenen bir belge olduğunu, TTK uyarınca itiraz edilmemesinin faturadan kaynaklanan alacağın varlık ve miktarının davacı tarafından kanıtlanması yükümünü ortadan kaldırmayacağını, malların teslim ve eser sözleşmesine konu hizmetler yönünden, işin ifa edildiğinin davacı yanca kanıtlanamaması halinde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının her halükarda takip tarihine kadar faiz talep edemeyeceğini, faiz oranı ve tarihlerinin de hatalı olduğunu, icra inkar tazminatının talep edilemeyeceğini, alacağın likit ve muayyen olmadığını, davacının fatura düzenlemesi alacağı likit hale getirmediğini, mal ve eser sözleşmesine konu türden hizmet satımları yönünden davacının işi layıkı vechile teslim ve ifa ettiğini kanıtlaması ve buna göre alacak iddiasının, düzenlenen fatura bedelinin doğru olup olmadığının denetlenmesi gerektiğini, talebin yargılamayı gerektirir nitelikte olduğundan bahisle Mahkemenin 10/10/2023 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesinin 16/11/2023 tarih ve 2023/673 Esas sayılı ara kararında; "Aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen vekili mahkememizin 10/10/2023 tarihli ihtiyati haciz kararına karşı itirazda bulunduğu anlaşılmıştır. 10/10/2023 tarihli ihtiyati haciz kararının; "İncelenen tüm dosya kapsamına ve talebe dayanak faturaların ve Ba formlarının içeriğine göre; yukarıda yazılı alacak miktarının varlığı ve alacağın vadesinin geldiği anlaşılmakla bu alacak için borçlu tarafından verilmiş bir rehinde bulunmadığından ihtiyati haciz isteyenin karşı taraf/borçlular hakkındaki talebinin İİK'nın 257.maddesindeki yasal koşulları gerçekleştiği görülmekle davalı yanın ödemeye ilişkin savunmaları da nazara alınarak davalının hak kaybına uğramaması amacıyla teminat miktarı aşağıdaki şekilde %15 olarak belirlenmiş ve talebin kabulüne karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulması yoluna gidilmiştir." şeklindeki gerekçelere istinaden; " 1-İhtiyati haciz isteyenin, borçlu hakkındaki talebinin; takdiren %15 teminat mukabilinde İTİRAZEN KABULÜ ile; 106.429,40 TL alacak miktarı ile sınırlı olmak üzere İİK'nın 257.maddesi gereğince yukarıda yazılı alacak miktarı kadar borçlunun gerek elindeki gerek üçüncü kişilerdeki menkul ve gayrimenkul malları ile hak ve alacaklarının borca yetecek miktarının İHTİYATİ HACZİNE," yönünde karar verildiği görülmüştür. Davalının bağlı bulunduğu Sarıgazi Vergi Dairesi Müdürlüğünün davalı için düzenlenen BA formlarını gönderdiği, söz konusu yazı ekinin incelenmesinde davacı ...'dan 1 adet belgeye istinaden 110.300,00 TL lik mal veya hizmet satın alarak vergi dairesine bildirdiği, davacı vekili tarafından davalının ilgili fatura numarası (...) açıklama kısmında gösterilerek 30.000 TL kısmi ödeme yapıldığına ilişkin banka dekontunu dosyaya sunduğu anlaşılmıştır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 2019/938 esas ve 2019/820 karar sayılı ilamında benzer konuya ilişkin; "Talep, bir adet faturadan doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemiyle açılan davada, ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir. İhtiyati haciz talebinin kabulü için; İİK'nın 257.maddesindeki şartların oluşması gerekir. İİK'nın 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı... ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İİK'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Bu madde uyarınca İhtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. Maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır. Alacağın tam olarak ispatı gerekmemektedir. İcra takibi 16/05/2017 tarihli ...-...-...-... numaralı nakdi yekünü KDV hariç 270.083,12- TL, KDV dahil 316.227,85 TL bedelli 1 adet faturaya dayalı yapılmış olup, davacı ve davalıya ait bulunan ve dosyaya getirtilen BA-BS formlarında 1 adet belge ile 5/2017 döneminde (kdv hariç)270.083,12- TL'lik mal alım-satımın yapıldığı her iki tarafça vergi daresine beyan edilmiştir. Buna göre takibe konu faturanın davalının vergi dairesine bildirimde bulunduğu anlaşılmaktadır. Buna göre ihtiyati haciz isteminin kabulü için kanaat verici delillerin davacı tarafından dosyaya sunulduğunun kabulü gerekmektedir. Buna rağmen beyan edilen faturanın takip konusu fatura olup olmadığının belli olmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, istemin reddine ilişkin ara kararın kaldırılarak 316.227,25 -TL alacak için ihtiyati haciz kararı verilmiştir." şeklindeki gerekçelerin ışığı altında aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen davalı vekilinin itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmakla itirazın reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile itirazın reddine karar verilmiş ve verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; Mahkemenin ihtiyati haciz talebini kabul ederken, davacının düzenlediği faturayı ve bu fatura için yapılan kısmi ödemenin derc edildiği banka dekontunu kararına gerekçe yaptığını, Mahkemenin dayanak fatura, BA formu içeriğine göre yaklaşık ispat kurallarının gerçekleştiği ve alacağın muaccel olduğuna kanaat getirdiğini, alacağın da rehinle temin edilmediği gerekçesi ile İİK madde 257 uyarınca %15 teminat mukabili ihtiyati haciz kararı tesis ettiğini, Mahkemenin alacağın muaccel olduğu ve yaklaşık ispat kurallarının gerçekleştiği yönündeki gerekçesinin hukuken hatalı olduğunu, ihtiyati haczin Yargıtay içtihatlarında da;"alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için, mahkeme kararı ile, borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulması", "İİK’nun 257, TTK’nun 713 ve özel kanunlarda gösterilen hallerin varlığı halinde de davadan veya icra takibinden önce veya sonra verilen, dava ve takibin kesinleşmesi üzerine kesin hacze dönüşen geçici bir haciz","icra takibine (icrai hacze) takaddüm eden bir emniyet tedbiri" şeklinde ifade edildiğini, kural olarak ancak vadesi gelmiş olan yani "muaccel olan" alacaklar için ihtiyati haciz istenebileceğini, eğer borç için bir vade öngörülmemişse, o zaman alacaklının ihtarı gerekeceğini; Huzurdaki maddi olayda ise; davacının keşide ettiği fatura ve bu faturaya istinaden yapılan kısmi bir ödeme olduğunu, söz konusu faturanın bütünü itibariyle müvekkili tarafından kabul edildiği sonucunun hukuken hatalı olduğunu, fatura tek başına alacağı kanıtlayan bir belge olmadığı için, fatura tanzimi yanında faturaya konu hizmetin ifa edildiği yada malın teslim edildiği olgusunun da kanıtlanması gerektiğini, faturada ödeme için bir vade tayin edilmediği gibi, alacaklının da fatura bedelinin müvekkili tarafından ödenmesi için bir ihtarı bulunmadığını, dikkat edilirse müvekkilinin faturanın takibe konu edildiği icra dosyasına itiraz ettiğini, yani ihtiyati haczin dayanağı olan faturaya konu alacağın itiraza uğrayacağını, (Yargıtay 19. H.D.; 09.10.2012 T. E:10039, K:14687); (Yargıtay 19. H.D.; 21.03.2012 T. E:2011/12557, K:4600) sayılı kararların işbu davaya örnek teşkil edecek kararlar olduğunu; Yine Yargıtay 19. H.D.'nin 19.10.2011 T. E:10576, K:12853 sayılı kararında fatura ile birlikte sunulan bir kısım belgelerin dahi alacağın varlığını ortaya koymaya yeterli olmadığı yönünde karar verdiğini, itiraza uğrayan bir takibe konu edilen fatura ve bu faturaya istinaden yapılan kısmı ödemeye ilişkin banka dekontunun alacağın varlığına yada alacağın yaklaşık olarak ispat edildiğine dair hukuken muteber bir delil olmadığını, Mahkemece ihtiyati haciz kararının gerek esas bakımından, gerekse usul bakımından hatalı tesis edildiğini, alacaklının alacağını yaklaşık olarak ispat edemediği açıkça ortadayken içeriği tartışmalı bir faturaya istinaden ihtiyati haciz kararı verilmesinin esas bakımından da hatalı olduğunu beyanla İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/673 E. sayılı dosyadan tesis ettiği 10.10.2023 tarihli ihtiyati haciz kararına itiraz üzerine verilen 16.11.2023 tarihli ihtiyati haciz kararına ilişkin itirazın reddi kararının kaldırılarak ihtiyati hacze itirazın kabulüne, İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/673 E. sayılı dosyasından tesis ettiği 10.10.2023 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, itirazın iptali davasında ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkindir. Mahkemece davacının ihtiyati haciz talebinin kabulüne ve bu karara karşı davalı tarafça yapılan itirazın reddine karar verilmiş, verilen itirazın reddine dair ara karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.İİK'nın 257/1. maddesi uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258. maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür. İİK'nın 265. maddesi hükmü gereğince, borçlu kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haciz kararına yönelik haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata, huzuru ile yapılan hacizlerde haczin uygulandığı, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Bu durumda mahkeme, gösterilen itiraz sebepleri ile bağlı inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder.Somut olayda; davacı tarafından faturaya dayalı alacağın tahsili talebiyle başlatılan ve davalı tarafın itirazı üzerine duran icra takibine itirazın iptalinin talep edildiği, yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın kati bir şekilde ispatının gerekmediği, Mahkemece verilen ara karar tarihi itibariyle dosyada mübrez delillere göre davacının alacağını yaklaşık olarak ispat ettiği ve vadesi gelmiş bir para borcu bulunduğundan ihtiyati haciz şartlarının gerçekleştiği anlaşılmakla Mahkemece davalı tarafın ihtiyati haczin sebebine ilişkin yaptığı itirazın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygundur. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle ve Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 29/12/2023 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim