mahkeme 2023/1484 E. 2023/1596 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/1484
2023/1596
19 Ekim 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1484 Esas
KARAR NO: 2023/1596 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2022/748 Esas - 2023/362 Karar
TARİHİ: 27/04/2023
DAVA: Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı)
KARAR TARİHİ: 19/10/2023
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin kargo dağıtım şirketlerine günlük işçi temininde yardımcı olan bir şirket olduğunu, bu çalışanların taşınması ve şirketin başkaca ihtiyaçları nedeniyle ticari taşımacılık da yapabilecekleri bir araca ihtiyaçları olduğunu, bu ihtiyaç ile beraber müvekkili şirketin yetkilisi ve kurucusu ...'ın dayısı ve şirkette önemli bir pozisyonda çalışan ...'nin aracılığıyla araç alım satım işleri yapan ... ve ... çiftinden 2005 model ... marka model olan ... plakalı aracın alımı konusunda Ağustos 2018 tarihinde 30.000 TL karşılığında anlaşıldığını ve ödeme için 5 adet senet düzenlendiğini, senetlerin müvekkili şirket yetkilisi tarafından düzenli olarak ödendiğini, ilk taksit ödemesi ile beraber aracın zilyetliğinin müvekkiline geçtiğini, son taksit ödemesinin 12.12.2018 tarihinde olduğunu, aracın noter vasıtasıyla devir ve satışı için tüm şartların oluştuğunu ancak davalının aracın devir ve satışınından sürekli kaçındığını, şifahi uyarılara rağmen hiçbir zaman satışı ve devri yapmadığını, satış ve devri yapmamasına rağmen araç adına gelen trafik cezalarını müvekkilinden talep ettiğini ve müvekkilinin bu cezalara ilişkin davalı tarafa 700 TL, 500 TL ve 1000 TL olarak değişik zamanlarda ceza durumuna göre ödemeler yaptığını, müvekkilinin davaya konu aracı adına tescil ettirmeksizin Ağustos 2020 dönemine kadar zilyedinde tutarak ticari faaliyetinin bir parçası yaptığını ve kullandığını ancak şirket içinde yöneticilik yapan ...'nin ...'ın izni olmaksızın müvekkili şirkete gelerek çalışanlardan aracın anahtarını istediğini ve aracı alıp gittiğini, ...'nin şirket adına dışarıda borçlandırıcı işlem tesis edebilme adına yetkili bir kişi olmadığını beyanla ... plakalı aracın müvekkili adına tesciline ve aracın müvekkiline iadesine, dava konusu aracın müvekkiline tescili ve iadesinin mümkün olmaması halinde belirsiz alacak olarak fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.500 TL 'nin davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesine, her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkilinin gerçek kişi olduğunu, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacının belirlenebilir nitelikteki alacak taleplerine ilişkin belirsiz yada kısmi alacak davası açmakta hukuki yararı mevcut olmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, bahsi geçen aracın 15 Ağustos 2018 tarihinde haricen satışı yapıldığını ve davacıya zilyetliğinin geçtiğini, 01.09.2021 tarihine kadar da davacının kullanımında kaldığını, müvekkilinin araç kendisine teslim edildikten sonra aracı getiren şirkette önemli bir pozisyonda çalışan ...'ye 20.000 TL ödeme yaptığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 27/04/2023 tarih ve 2022/748 Esas - 2023/362 Karar sayılı kararında; "Dava; hukuki niteliği itibariyle, 34 GD 154 plakalı aracın davacı şirket adına tescili ve iadesi ile belirsiz alacak olarak 1500 TL 'nin davalıdan tahsili istemine ilişkin alacak davasıdır. Bilindiği üzere Asliye Mahkemeleri, Asliye Hukuk ve Asliye Ticaret Mahkemeleri olarak ikiye ayrılır. Asliye Ticaret Mahkemeleri, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine giren ticari davaların çözümlendiği mahkemelerdir. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevine giren işler dışında kalan tüm uyuşmazlıklar Asliye Hukuk Mahkemesi'nce çözümlenir. Hangi davaların ticari dava olduğu TTK'nun 4.maddesinde sayılmıştır. 6102 sayılı TTK'nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olması ve ticari işletmeleriyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olması gerekli ve yeterlidir.Göreve ilişkin düzenlemelerin kamu düzenine ilişkin olması ve yargılamanın her aşamasında mahkemece resen dikkate alınması gerekmesi sebebiyle, mahkememizce re'sen inceleme kapsamında tensip ara kararı ile davalının tacir olup olmadığına ilişkin İstanbul Ticaret Odası Başkanlığı'na yazı yazılmasına karar verilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmalık; davacının davalıdan bedelini ödeyerek satın aldığını iddia ettiği 2005 model ... marka model olan ... plakalı aracın davalı tarafından noter satışının ve devrinin yapılmaması sebebiyle ... plakalı aracın davacı şirket adına tescili ve iadesi istemine, mümkün olmaması halinde, belirsiz alacak olarak 1500 TL 'nin davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, İstanbul Ticaret Odası'nın müzekkere cevabında davalı asilin gerçek ticari işletme kaydı bulunmadığının beyan edildiği görülmekle, TTK'da ön görülen, tarafların her ikisinin de tacir olması koşulunun davada oluşmadığından uyuşmazlığın çözümünde genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile Mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ve verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; Yerel Mahkemece davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiğini, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin görevsizlik, yetkisizlik, dava ön şartlarının yokluğu veya husumet nedeniyle davanın reddinde, davanın nakli ve açılmamış sayılmasında ücret başlıklı 7. maddesinde; "Ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar davanın nakli, davanın açılmamış sayılması, görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi durumunda bu Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur. Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez." hükmünün yer aldığını, bu kapsamda tarafları lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, beyanla Yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, beyan ve talepleri doğrultusunda yeni bir karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, harici satış sözleşmesine konu aracın tescili ile zilyetliğinin devri, aksi halde bedelinin tahsili talebine ilişkindir.Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi sebebiyle istinaf başvurusunda bulunmuştur.6110 sayılı HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca; görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum eder. Bu düzenleme aynı Kanunun 20. maddesi ile paralel bir düzenlemedir. HMK'nın 323/1-ğ maddesi uyarınca vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti yargılama giderlerindendir.Açıklanan yasal düzenlemeler gereğince Mahkemece verilen görevsizlik kararı nedeniyle davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 89,95 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 19/10/2023 tarihinde HMK'nın 362/1-c maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.