Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/1054

Karar No

2026/164

Karar Tarihi

29 Ocak 2026

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2023/1054 Esas
KARAR NO:2026/164 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2018/1208 Esas - 2021/603 Karar
TARİHİ:30/06/2021
DAVA:İtirazın İptali
KARAR TARİHİ:29/01/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkilleri şirket arasında gerçekleşen ticari ilişkiye istinaden müvekkilleri şirket davalı şirkete ambalaj ürünlerin satışını gerçekleştirdiğini, bu kapsamda faturalar tanzim edildiğini, tanzim edilen faturaların davalı tarafından ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını ve başlatılan takibe istinaden ödeme emri tebliğ edilmişse de buna müteakiben davalı borçlu, itirazda bulunarak borcu kabul etmediğini beyan ettiğini, davalı tarafından 13.07.2018 tarihinde 160.000,00 TL tutarlı ödemede bulunduğunu, davalı şirketin bakiye 31.791,00 USD borcu kaldığını, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takibe konu faturalardan kaynaklı borçlara karşılık, davalı şirket tarafından alacaklı firmaya 05.07.2018 tarihli 160.000,00 TL tutarlı çek verildiğini, söz konusu çek bedelinin ödendiğini, davacı tarafça itirazın iptali dava dilekçesinde takip talebinde gösterilen borcun sebebi değiştirildiğini, davacı haksız ve kötü niyetli olarak, takip talebinde borcun sebebi olarak gösterdiği 4 adet fatura bedeli çek ile ödenmiş olmasına rağmen icra takibi açmış olduğundan davacı aleyhine İİK 67/2 fkrası uyarınca kötü niyet tazminatına ve davanın reddine hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 30/06/2021 tarih ve 2018/1208 Esas - 2021/603 Karar sayılı kararında;"....Mahkememizin iş bu dosyası tüm ibraz edilen delillerin toplanması sonrasında hesaplama yapmak üzere bilirkişiye tevdi edilmiştir. 06/10/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı şirketin incelenen 2018 yılı defterinde takibe konu fatura bedellerinin davalı tarafça 05/07/2018 tarihli 160.000,00TL bedelle ... Bankası... Şubesine ait çek verildiği, çek bedelinin davalı tarafından ödendiği, ancak davacının davalı yandan 75.089,91TL cari hesap yönünden alacaklı olduğu, kur farkından kaynaklı 7.342,91TL cari hesap farklılığının olduğunun bildirildiği görülmüştür. Takip dayanağı yapılan faturalar ve tüm dosya kapsamı da değerlendirilerek kaydedilen faturalardan sonra davalı şirketçe herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının yapıldı ise hangi tarihlerde ve ne kadar yapıldığı hususunda ek rapor tanzim edilmesi için dosyamız yeniden bilirkişiye tevdi edilmiş ve ek rapor alınmıştır. Usul ve yasaya uygun denetime elverişli Ek raporda özetle; yapılan değerlendirme ve inceleme sonucunda, davacının takibe konu ettiği faturaların tümünün davalı ticari defterlerine kayıtlı olduğu, davalının bu faturalara ilişkin olarak 13/07/2018 tarihinde davacı yana 160.000,00TL lik ödeme yaptığı, bu ödeme ile davalı yanın 14/12/2018 takip tarihi itibariyle takibe konulan faturalardan kaynaklı davacı yana borcunun kalmadığının bildirildiği, a görülmüştür. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davanın İİK'nın 67. maddesine dayalı itirazın iptali davası olup, davalı taraf davaya konu faturalar nedeniyle davacıya bir borcu olmadığını savunmaktadır. Davanın temelini oluşturan icra takibinde 4 adet satış faturasına dayanıldığı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 11.05.2015 tarih ve 2014/18888 E. 2015/6936 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere itirazın iptali davaları, dayanağı olan takiple sıkı sıkıya bağlı olduğu, bu nedenle taraflar arasındaki tüm cari hesap ilişkisi değil takibe konu faturalarla sınırlı olarak inceleme ve değerlendirme yapılması gerektiği anlaşılmıştır. Takip ve davaya konu faturalar 22/02/2018tarih -... numaralı, 14/02/2018 tarih-... numaralı ve 31/01/2018 tarih-...numaralı 24/01/2018 tarih-... numaralı faturalar olup, faturaların toplam bedeli 31.791,00USD'dir. Faturalardan sonra yapılan ödemeler toplamı ise 160.000,00TL olduğu, ödeme zamanındaki kur üzerinden kök ve ek bilirkişi raporuna göre faturalardan kaynaklı borcun kalmadığı anlaşılmaktadır.Yukarıdaki açıklamalar ışığında, tarafların tacir olduğu, faturalardan kaynaklanan alacağa dayalı olarak icra takibi yapıldığı, davalı tarafın takibe itirazında tüm ödemelerin yapıldığını beyan ettiği, davacı tarafın ticari defterleri gereğince, davalıdan faturalar nedeniyle alacaklı olduğunu ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve ayrıca davacının kötüniyeti mevcut dosya kapsamı ile davalı tarafından ispat edilemediğinden şartları oluşmayan kötüniyet tazminatına hükmedilmeyerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." gerekçesi ile,
''1-Davanın REDDİNE,
2-Kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki ticari ilişkinin ihraç kayıtlı olması sebebiyle dövizli alım satım ilişkisine dayandığını, satışa konu edilen ürünlerin ihraç kayıtlı olması sebebiyle dolar üzerinden kesildiğini, nitekim tanzim edilen faturaların dolar olarak düzenlenmesinden de bu hususun anlaşıldığını, yabancı para borcunun; borcun konusu olan para biriminin ifa yerindeki resmi para birimi olmadığı para borçları olduğunu, yabancı para borcunda borçlunun temerrüdü üzerine alacaklının alacağın vade veya fiili ödeme tarihindeki kura göre borcun ödenmesinin istenmesi konusunda seçimlik hakkı olduğunu, İİK emredici hükümleri gereğince TL üzerinden icra takibi yapma zorunluluğu olduğundan taraflarınca davalı borçluya İstanbul 37. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyası ile dolar olarak düzenlenen faturalar sebebiyle alacağın, faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TL karşılığı üzerinden takip başlatıldığını, Kök ve ek bilirkişi raporlarında faturaların ödeme tarihindeki kur dikkate alınarak ödeneceği hususunun atlandığını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin yabancı para birimine dayalı olduğunu, bu sebeple davalı borçlunun ödemelerini döviz olarak ifa etme yükümlülüğü olduğunu, fakat bir yandan da VUK ile kayıt nizamına ilişkin hükümler uyarınca kayıtların TL olarak tutulduğunu,Hükme esas alınan kök ve ek raporlar tanzim edilirken bu hususun dikkate alınmadığını, faturaların gerektiği gibi incelenmediğini, dava dosyasına alacağa konu faturalar ibraz edilmiş olmasına rağmen raporda gerekli değerlendirme ve açıklamalara yer verilmediğini, yerel mahkemenin de bu yönde bilirkişiden açıklamaya yönelik bir talepte bulunmadığını, dosyada görevlendirilen bilirkişi tarafların ticari defterlerindeki TL üzerinden yapılması zorunlu olan kayıtları dikkate alığını, döviz üzerinden kesilen faturaların usulünce değerlendirmediğini, VUK kapsamında oluşturulan muhasebe esasları gereğince TL olarak kaydedilmek zorunda olunan faturalar kapsamında faturayı tanzim eden kişinin ödeme günündeki kur üzerinden tahsilat yaptığında arada bir fark oluşması halinde bu fark kadar kur farkı faturası düzenleyerek ödemeyi yapan kişiye teslim etmesi gerektiğini, bu faturayı da ticari defterine işleyerek kazancını muhasebeleştirmesi gerektiğini, henüz müvekkile kur farkından kaynaklanan ödeme yapılmamış olduğundan ticari defterlerde görünmesinin de mümkün olmadığını, bu durum yerel mahkemeye izah edilmiş olmasına rağmen sırf defter kayıtlarındaki TL üzerinden borcun ödenerek sona erdiğinin kabul edilmesi gerektiğini belirten bilirkişi görüş ve değerlendirmesinin kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu kapsamda taraflar arasındaki ticari ilişki dövize dayalı olduğundan ve icra takibi başlatılırken de borcun ödeme gününde ödenmemesi sebebiyle alacağın fiili ödeme günündeki TL karşılığı talep edildiğinden hesaplamanın bu doğrultuda yapılması gerekmekte iken bilirkişi raporunda bu hususun dikkate alınmadığını, bu eksik ve hukuka aykırı kök ve ek rapor hükme esas alınarak hukuka aykırı bir hüküm kurulduğunu, Bilirkişi raporunda davalının açık hesap sebebiyle geçmiş dönemde muaccel olan alacaklara karşı yapmış olduğu ödemeler mahsup edildikten sonra kalan bakiye üzerinden başlatılan davaya konu takip için herhangi bir ödeme yapılmadığından davalı şirketin müvekkil şirkete takip talebinde gösterilen miktarda borçlu olduğunu, kaldı ki davalı borçlunun müvekkil ile olan ticari ilişkiyi inkar etmediğini, ürünlerin alınmadığına yönelik herhangi bir itirazda da bulunmadığını, dolayısıyla kök rapordaki "davalı yanın takibe konu faturalardan dolayı takip tarihi (14.12.2018) itibariyle davacı yana borcunun bulunmadığı,.." yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğunu, bu değerlendirme hatasının bütünüyle bilirkişinin kur değerlerini dikkate almadan yapmış olduğu hesaplamadan kaynaklandığını, icra dosyasında açıkça alacak miktarı olarak toplam 31.791,00 USD bedelli ticari alacaklarının olduğunun belirtildiğini, gerek takipte gerekse de yargılama sırasında döviz alacağı açıkça ortaya konmuş olmasına rağmen ödeme günündeki kur dikkate alınmadan hazırlanan bilirkişi raporu ile bu raporu hükme esas alan yerel mahkeme kararının hatalı olduğunu, davalının müvekkile muhtelif faturalardan kaynaklı borcu bulunduğunu, davalının yapmış olduğu ödemenin hiçbir şekilde takibe konu faturalara özgülenmediğini, her iki tarafın ticari kayıtları incelenmesi sonucunda bu durumun açıkça görüldüğünü, davalı tarafın açık hesap kapsamında yapmış olduğu 160.000 TL'lik çek ödemesinin açık hesaba istinaden yapılmış olduğunu, takibe konu faturalara ilişkin olarak ödeme yapıldığı yönünde davalı tarafın iddiası veya bunu ortaya koyan bir delili dahi bulunmadığını, bu durumda yapılan ödemenin hangi borcuna mahsup edileceğine davalı borçlunun karar veremeyeceğini,Taraflar arasında ticari ilişki kapsamında alacak - borç ilişkisi mevcut olduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin alım satımdan kaynaklanan sıradan bir açık hesap ilişki olduğunu, müvekkil şirketin davalı şirketten olan alacağının bir kısmının müvekkil şirkete ödendiğini ve 6098 Sayılı TTK'nın 101. ve 102. maddelerinde ortaya konan ilkeler kapsamında bakiye kalan alacak için de davaya konu icra takibinin başlatıldığını, bu durumda müvekkil şirketin davalıdan alacağının bakiye kısmının tespiti için delil olarak gösterilen ticari defterlerinin incelenmesi ve bu faturalar ile bu faturalara ilişkin ödeme yapılıp yapılmadığının net olarak ortaya konmasının elzem olduğunu, bakiye alacağın tespit edilmesinin başka bir şekil ve imkanı bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; dava ve icra takibi dayanağı faturalara dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı tarafından takip talebinde icra takip sebebinin "ekte yer alan muhtelif tarihli e-faturalardan kaynaklı toplam 31.791,00 USD bedelli ticari alacaktır" şeklinde gösterildiği ve icra takip talebine 22/02/2018 tarihli 8.351,35 USD bedelli, 14/02/2018 tarihli 11.036,70 USD bedelli, 31/01/2018 tarihli 8.979,40 USD bedelli ve 24/01/2018 tarihli 7.882,50 USD bedelli faturaların eklendiği anlaşılmıştır. Mahkemece de gerekçeli kararda isabetli bir şekilde belirtildiği üzere itirazın iptali davalarının, takibe sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan belgelerle sınırlı olarak incelenip çözümlenmesi gerektiği ve davacı tarafından icra takibinin dayanağı olarak takip talebine ekli faturaların gösterildiği gözetilerek uyuşmazlığın ve ödeme savunmasının bu faturalar dikkate alınarak çözümlenmesi gerektiğinden davacı vekilinin uyuşmazlığın cari hesaba göre çözümlenmesi gerektiğine ilişkin iddia ve istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. 6098 Sayılı TBK'nın 101 maddesine göre birden çok borcu bulunan borçlu, ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirebilir. Borçlu bildirimde bulunmazsa, yapılan ödeme, kendisi tarafından derhâl itiraz edilmiş olmadıkça, alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılır. Aynı Kanunun 102 maddesi uyarınca ise Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur. Birden çok borcun vadesi aynı zamanda gelmişse, mahsup orantılı olarak; borçlardan hiçbirinin vadesi gelmemişse ödeme, güvencesi en az olan borç için yapılmış sayılır. Taraflar arasında dava ve icra takibi dayanağı faturalar konu ürünlerin davalıya teslimi hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki temel ihtilaf davalı tarafından davacıya 160.000,00 TL bedelli çek ile yapılan ödemenin ve diğer ödemelerin icra takibi dayanağı faturalara ilişkin yapılıp yapılmadığı, davacının söz konusu faturalardan kaynaklı alacağının bulunup bulunmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarındadır. Davacı tarafından 160.000,00 TL bedelli çek ile yapılan ödemenin cari hesaba mahsuben yapıldığı iddia edilmiş, davalı tarafından ise icra takibine konu faturalara istinaden yapıldığı savunulmuştur. Ancak çek bedelinin her iki tarafın ticari defterlerinde cari hesaptan mahsup edildiği ve davalı tarafından faturalara istinaden yapıldığı yazılı olarak ispat edilemediğinden davalının bu yöndeki savunmasına itibar edilmemiştir. Bu sebeple Mahkemece taraflar arasında icra takibine konu faturalardan önce başlayan ve devam eden açık cari hesap ilişkisi bulunduğu da dikkate alınarak davalı tarafından yapılan ödemelerin TBK'nın 102 maddesi uyarınca mahsubu sonrasında icra takibi konusu faturalara ilişkin bakiye alacak kalıp kalmadığının bilirkişi marifeti ile tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davalı tarafından yapılan 160.000,00 TL bedelli ödemenin doğrudan faturalara istinaden yapıldığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamış, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür.
Sonuç itibariyle; davacının istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe ile kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddeleri uyarınca kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine iadesine, davacının sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/06/2021 tarih ve 2018/1208 Esas- 2021/603 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
5-Artan gider avansı olması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 29/01/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim