Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/1034
2026/161
29 Ocak 2026
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2023/1034 Esas
KARAR NO:2026/161 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/776 Esas - 2023/44 Karar
TARİHİ:18/01/2023
DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
KARAR TARİHİ:29/01/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu ilişki kapsamında müvekkili tarafından taşıma hizmeti verildiğini ve hizmet karşılığında toplam 319.248,35-TL tutarlı bir kısım faturaların kesildiğin, davalı tarafından ise muhtelif zamanlarda kısmi ödemeler yapıldığını, davalının müvekkiline borçlu olduğunu, alacağın tahsili için İstanbul 35. İcra Dairesinin ... sayılı icra dosyasından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, yapılan itirazın hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın kabulü ile takibe yapılan itirazın iptaline, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı tarafça davaya cevap verilmemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 18/01/2023 tarihli, 2021/776 Esas - 2023/44 Karar sayılı kararında;"...Bu kapsamda somut olayımıza bakıldığında, davacı ile davalı taraf arasında taşıma işi sebebiyle ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafça, davalı adına düzenlenen 7 adet faturadan kaynaklı toplam 319.284,35 TL cari hesap alacak bakiyesinden, davalı tarafça çek ve nakit olarak ödenen 225.000,00 TL'lik bedelin mahsubu sonucunda bakiye kalan 94.284,35 TL üzerinden takip yapıldığı, davalı tarafın takibe itirazı üzerine duran takibe devam edilebilmesi amacıyla huzurdaki davanın açılmış olduğu, anlaşılmaktadır. Yukarıda ayrıntılarına yer verilen ve dosya kapsamına göre denetime elverişli bulunan davacı tarafın defter ve kayıtlarının incelendiği talimat raporu ve davalı tarafın defter ve kayıtlarının incelendiği birleştirici bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere; her iki tarafın incelenen ticari defter ve kayıtlarının lehlerine delil olma vasfına haiz olduğu ve dava konusu faturaların her iki tarafın defterlerinde de kayıtlı olduğu, davalı tarafça takipten önce ödenen tutarların gerektiği gibi mahsup edilerek bakiye kalan 94.284,35 TL'lik asıl alacak üzerinden takip yapıldığı, takip konusu alacağa ilişkin banka havalesi yolu ile yapılan ödemelerin ise dava tarihi olan 07/12/2021 tarihinden sonra (ilk ödeme tarihi: 26/04/2022 ) yapıldığı bu hali ile, davacı tarafın takip talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı tarafça dava sonrasında yapıldığı banka havale işlemleri, birleştirici bilirkişi raporu, taraf beyanları ve dosya kapsamı ile sabit olan ve aynı zamanda takip talep miktarı ile aynı tutardaki toplam 94.284,35 TL'lik ödemenin infaz aşamasında dikkate alınması gerektiği gözetilerek davanın kabulüne, takip konusu alacağın likit olması ve borçlu davalının itirazında haksız olması sebebiyle aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." gerekçesi ile,
''1-Davanın KABULÜ ile İstanbul 35. İcra Dairesinin ... sayılı icra dosyasına davalı tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİ ile takibin aynen devamına,
-Davalı tarafça dava tarihinden sonra yargılama aşamasında yapılan tüm ödemelerin infaz aşamasında dikkate alınmasına, (Davalı tarafça dava tarihi olan 07/12/2021 tarihinden sonra yapılan toplam 94.284,35 TL'lik ödemenin infaz aşamasında dikkate alınmasına.)
2-Alacağın %20'si oranında hesap edilen 18.856,87TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarında davacının defterinin usulüne uygun olarak tutulup tutulmadığına ilişkin inceleme yapılmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı, dava tarihinden sonra yapılan ödeme ile davanın konusuz kalmasına rağmen davanın kabulü kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; icra takibi dayanağı fatura bedellerinin ödenmediği iddiasıyla alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Mahkemece alınan bilirkişi raporunda davacının işletme hesabına göre defter tuttuğu, her iki tarafın ticari defterlerinde icra takibi dayanağı faturaların kayıtlı olduğu, davalının defter ve kayıtlarındaki ödemelerin davacı tarafından kabul edildiği ve alacaktan mahsup edildiği, tarafların kayıtlarının birbirini teyit ettiği anlaşıldığında taşımaya ilişkin hizmetin verildiği ve davacının kamyon çalışma bedelinden kaynaklı olarak talep edilen miktarda alacaklı olduğu sabit olduğundan bilirkişi tarafından davacının defterinin usulüne uygun olarak tutulup tutulmadığı hususunda tespit yapmamasının sonuca etkisinin bulunmadığı, alacak faturalar ile likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi ve davalı tarafından davadan sonra yapılan ödemenin infaz aşamasında TBK 100 maddesi uyarınca mahsup edilerek kalan bakiye alacak ve fer'ileri üzerinden takip devam edeceğinden davanın konusuz kalmadığı gözetilerek davanın kabulüne, davadan sonra yapılan ödemenin infaz aşamasında dikkate alınmasına karar verilmesi isabetli olup, davalı vekilinin aksi istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, davalının istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.440,56-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 1.610,64 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.830,42 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde avansı yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 29/01/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.