mahkeme 2022/639 E. 2024/1232 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/639

Karar No

2024/1232

Karar Tarihi

12 Temmuz 2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/639 Esas
KARAR NO: 2024/1232 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEME: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 20/01/2022
NUMARASI: 2018/482 Esas 2022/50 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 12/07/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalı şirkete ... nolu 30.06.2018 tarihli 84.332,25 & tutarlı faturanın tanzim edildiğini fakat davalının fatura bedelini ödemediğini, bunun üzerine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının haksız olarak itiraz ettiğini, bu nedenle itirazın iptali ve alacağın e 20 sinden az olmamak üzere İcra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini...” dava ve talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında süregelen ticari bir ilişki bulunduğunu, davacı tarafça faturası kesilen malın teslimi yapıldıktan sonra, bedelin davalı tarafından çek ile ödendiğini, uyuşmazlığa konu faturanın mal tesliminden önce davalı şirkete teslim edildiğini, fakat fatura içeriğinin teslim edilmemesi üzerine davalı şirket tarafından 23.09.2018 tarih ... nolu iade faturası düzenlendiğini, açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 20/01/2022 tarih 2018/482 Esas 2022/50 Karar sayılı kararında; "...Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan toplam 84.332,25 TL alacaklı olduğu, form BA-BS beyannamelerinden davalının davacıdan fatura alarak kayıtlarına intikal ettirmesi karşısında artık ispat yükünün davalı tarafa geçmiş olduğu ve aksinin dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği, alacağın faturaya dayalı ve likit olması nedeniyle davacının ayrıca icra inkar tazminatına müstahak bulunduğu anlaşılmakla 84.332,25 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur..."gerekçesi ile, ''1-Davanın KABULÜNE; davalı tarafından İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin DEVAMINA, 2-Davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından asıl alacak olan 84.332,25 TL üzerinden % 20 oranında olmak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya VERİLMESİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında dava konusu olaydan önce süregelen bir ticaret ilişkisi olduğunu, bu kapsamda davacı şirket tarafından müvekkil şirkete asfalt gönderildiğini; müvekkil şirketin de mal kendisine teslim edildikçe çek ile davacı şirkete ödeme yaptığını, bu hususun dosyada mevcut ticari defterlerde de açıkça görüldüğünü, dava konusu olayda da asfalt alım satımı konusunda tarafların anlaştığını, daha öncesindeki süregelen ticari ilişkiye güvenen müvekkil şirketin bu alışverişi ticari defterlerine işlediğini, ancak davacı tarafın malı teslim etmediğinden; müvekkil şirket tarafından iade faturası düzenlenerek davacıya ihtarda bulunulduğunu, bunun üzerine müvekkil şirketin ticari defterine de bu iade işlemini kaydettiğini, tüm bu hususların işbu dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında da tespit edildiğini, davacı şirketin malı teslim etmediğinden müvekkilin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, zaten taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinin niteliği gereği; mal teslim edilmiş olsa müvekkilin ödeme yapmaması için hiçbir neden olmadığını, daha önce teslim aldığı malların bedelini ödeyen müvekkilin; dava konusu olaya ilişkin davacıya iade faturası düzenlemesi ve ihtar göndermesinin, malın teslim edilmediğini açıkça gösterdiğini, Malın teslim edildiğini ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, ancak buna rağmen ilk derece mahkemesinin ispat yükünün müvekkil davalı üzerinde olduğundan bahisle davanın kabulüne karar verdiğini, bu kararın hukuka aykırı olduğunu, yapılmayan veya olmayan bir şeyin ispatının teknik olarak mümkün olmadığını, hukukun temel mantığı gereğince bir şeyin yapıldığını iddia edenin bunu ispat etmesi gerektiğini, malın teslim edilmediğini ispat etme ihmalinin dahi bulunmadığını, zira temel mantık kuralları gereği malın teslim edildiğinin ispatlanması gerektiğin, davacı şirketin malın teslim edildiğini ispatlayamamış olmasına karşın davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka uygun olmadığını, İşbu dosya kapsamında üç farklı bilirkişi raporu aldırılmış olup; bu durumun usul ekonomisi ilkesine aykırı olduğunu, 05.02.2020 tarihinde düzenlenen ilk raporda "davalının davacıya 31.12.2018 tarihi itibari ile borcunun bulunmadığı" yönünde tespit yapıldığını, Dr. ... tarafından düzenlenen ikinci bilirkişi raporunda; "... isimli şahsın davalı şirket çalışanı olmadığının tespiti halinde davacı şirketin davalı şirketten 30.06.2018 tarihli 84.332,25 TL faturaya istinaden cari hesap alacağı bulunmayacağı" yönünde tespit yapıldığını, mahkemece bu hususa ilişkin kayıtlar dosya kapsamında alındığından ...'in müvekkil şirketin çalışanı olmadığının anlaşıldığını, dolayısıyla davacı şirketin teslim iddiasının ispat olunamadığını, Mahkemece tekrar rapor alınmak üzere dosyanın bilirkişiye gönderildiğini, son raporda ise; bilirkişi tarafından mahkemenin talepleri aşılmak suretiyle adeta hukuki görüş bildirildiği, bu raporun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, işbu dosya kapsamında tek uyuşmazlığın sözleşme konusu malın davacı tarafından müvekkile teslim edilip edilmediği olduğu, dosyadaki son bilirkişi raporunda bu uyuşmazlığa ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadığından bu raporun sonuca yönelik bir etkisi olmadığını, müvekkilin alacaklı olduğunun kabulüne karar verilebilmesi için, malın teslim edildiğinin davacı tarafça ispatlanması gerektiğini, ancak davacı tarafın sözleşme konusu malı müvekkile teslim ettiğini ispatlayamadığını, buna rağmen davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğundan ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra dosyasında, işbu yargılama sonuçlanana dek tehir-i icra kararı verilmesini, ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, ticari satım sözleşmesinden kaynaklı fatura dayalı cari hesap alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, davanın kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı tarafça; Davalı ile arasındaki iş ilişkisi nedeniyle davalı adına ... nolu 30.06.2018 tarihli fatura düzenlendiğini, bedelin ödenmemesi nedeniyle icra takibi başlatıldığını fakat davalının kötü niyetle borca itiraz ettiğini, anılan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, talep etmiştir. Davalı tarafça; Davacının düzenlediği faturaya konu ürünün teslim edilmediğini, davacının malı fiilen teslim ettiğini ispat etmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine, davacının asıl alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini savunmuştur. Dava ve takibe konu davacının davalı adına düzenlediği 30.06.2018 tarih, ... sıra no, “160/220 Asfalt" açıklamalı, 24.880 kilogram karşılığı 84.332,75 TL tutarlı faturanın bağlı olduğu 30.06.2018 tarih ... sıra numaralı, 24.880 kg Asfalt ürününü içerir sevk irsaliyesinin teslim alan kısmında ... isimli şahsın imzasının bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafça davacı adına düzenlenen dosyada mübrez 23.09.2018 tarih, ... sıra no, “160/220 Asfalt” açıklamalı, 24.880 Kg karşılığı 84.332,25 TL tutarlı iade faturasının davacı tarafa ne zaman teslim edildiğine ilişkin dosyada tebliğ belgesi olmasa da, Davacının 22.10.2018 tarihinde davalıya gönderdiği ... yevmiye numaralı noter ihtarnamesinde; Davalı tarafından düzenlenen 23.09.2018 tarih, ... sıra no, 84.332,25 TL tutarlı iade faturasının 18.10.2018 tarihinde Ptt'nin ... barkod numaralı gönderisiyle davalıya iade edildiği, bahsi geçen faturayla ilgili davalıya herhangi bir borç bulunmadığı belirtilmiştir. Mahkemece, mal ve hizmet satımına ilişkin davacı tarafın BS formları ile mal ve hizmet alımına ilişkin davalı tarafın BA formlarının ilgili vergi dairesi müdürlüklerinden getirtilerek dosya arasına konulduğu, davalı firmanın adresinin mahkemenin yargı çevresinde bulunmaması sebebiyle yasa gereği talimat yazılmak suretiyle davalının ticari defter ve kayıtları talimat mahkemesince inceletilerek mali müşavir bilirkişiden rapor alındığı, yerel mahkemece, davacı tarafın ticari defter ve kayıtları da inceletilmek suretiyle mali müşavir bilirkişiden rapor alındığı, 28/10/2021 tarihli duruşmanın ara kararında gerekçesi açıklanmak suretiyle dosyanın mali müşavir bilirkişiye verilmek suretiyle dosya kapsamına göre tekrardan rapor alındığı, bilirkişi raporu taktiri delil olup, hukuki nitelendirme mahkemeye ait olduğundan, mahkemece, dosya kapsamındaki deliller ışığında tarafların ticari defterlerindeki kayıtların değerlendirilmek ve gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulduğu da gözetildiğinde; mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davalı vekilinin raporlar arasında çelişki olduğu ve usul ekonomisine aykırı şekilde üç ayrı rapor alındığına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.HMK 190/1 maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Fatura içeriği malın davalıya teslim edildiği ve faturadan kaynaklı alacaklı olduğunun ispat külfeti davacıya aittir. Faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. (Yargıtay 19. HD' nin 2015/12329 E., 2016/6138 K. ve 2014/11846-15110 E.K. sayılı kararları da bu yöndedir.) Faturanın davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiğini kanıtlama yükümlülüğü davacı tarafta olup, davacının bu hususu kanıtlaması halinde, bu kez, TTK'nın 21/2. maddesinde yazılı 8 günlük yasal süre içerisinde faturaya itiraz ve iade ettiğini kanıtlama yükümlülüğü ise, davalı tarafa aittir. TTK'nın 21/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını (HMK m. 222) uyarınca ispatlamış olur.Somut olaya döndüğümüzde, 6100 Sayılı HMK.' nın 222 maddesi uyarınca kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhine delil sayıldığı, bu durumda ispat külfeti davacı tarafta olup tüm bu değerlendirmeler ışığında, ibraz edilen fatura içeriği malların davalıya teslim edildiği ve davalıdan alacaklı olduğunun davacı tarafça kanıtlanması gerekmektedir. İcra takibine ve davaya konu cari hesaba dayanak 30.06.2018 tarih, ... sıra no, “160/220 Asfalt" açıklamalı, 24.880 kilogram karşılığı 84.332,75 TL tutarlı faturanın davacı tarafından davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalının TTK'nın 21/2. maddesinde yazılı 8 günlük yasal süre içerisinde faturaya itiraz edip iade etmediği, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olup BA formu ile vergi dairesine beyan ettiği davacının tanzim etmiş olduğu dava konusu 30.06.2018 tarih, ... sıra no, “160/220 Asfalt" açıklamalı, 24.880 kilogram karşılığı 84.332,75 TL tutarlı faturanın davalı şirket tarafından ticari defterlerine kaydedilip ve BA formu ile vergi dairesine bildirildikten sonra yasal süre sonunda yaklaşık 3 ay sonra 23.09.2018 tarih, ... sıra no, 84.332,25 TL tutarlı iade faturasını düzenleyip davacıya gönderildiği, davacının ise 22.10.2018 tarihinde davalıya gönderdiği 23068 yevmiye numaralı noter ihtarnamesi ile bu iade faturasına itiraz ederek davalıya iade ettiği, davacının tanzim etmiş olduğu dava konusu 30.06.2018 tarihli, ... sıra no, 84.332,75 TL tutarlı fatura davalı ticari defterlerinde kayıtlı olup davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması gözetildiğinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiği ve davacının faturaya dayalı alacağın varlığını HMK'nın 222. maddesi uyarınca kanıtlanmış olduğu, davalının defterlerine kaydettiği fatura ile ilgili yasal süre sonunda iade faturası düzenlemesinin sonuca etkisinin bulunmadığı, bu tesbitler doğrultusunda davacının davalıya mal teslim ettiğini ve davalıdan alacaklı olduğunu ispat etmiştir. Bu durumda ispat külfeti davalı tarafta olup tüm bu değerlendirmeler ışığında, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olan faturaya dayalı malların teslim alınmadığını/borcu ödediğini ancak yazılı delillerle ispat edebilir. Davalı tarafça yazılı delillerle malların teslim alınmadığını ispat edemediği gibi davacı tarafa ödeme yapıldığına dair ödeme belgesinin de sunulmadığı ve tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde, yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, İlk Derece Mahkemesinin kabul ve gerekçesine göre davalı vekilinin aksi yöndeki tüm istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç itibariyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalıdan alınması gereken 5.760,73-TL istinaf karar harcından, istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 1.440,19-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.320,54-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/07/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim