mahkeme 2022/492 E. 2024/1240 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/492
2024/1240
12 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/492 Esas
KARAR NO: 2024/1240 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2019/315 Esas - 2021/605 Karar
TARİHİ: 16/09/2021
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
KARAR TARİHİ: 12/07/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkiline borcundan dolayı davalı (eksi ünvanı ... Ltd. Şti) aleyhine Beykoz İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe ve borca itiraz edildiğini, müvekkilinin dava dışı sigortalısı ... AŞ tarafından dava dışı firmadan satın alınan malzemelerin ana taşıyıcı ... firması ve fiili taşımayı gerçekleştiren alt-taşıyıcı Silk Way Havayolları tarafından Şangay-Çin'den Ankara-Türkiye'deki sigortalı firmaya sevkiyatı esnasında yükün ıslanması ve diğer taşınan emtialarla temas etmesi sonucunda hasarın meydana geldiğini, yapılan incelemelerde malzemelerin bir kısmının kullanılamaz hale geldiğinin tespit edildiğini, bunun üzerine meydana gelen hasarın tespit ve tazmini için sigortalının müvekkiline ihbarda bulunduğunu, müvekkil şirket nezdinde hasar ve rücu dosyası açıldığını, ekspertiz çalışmaları için ... Ltd. Şti'yi yönlendirdiklerini, ekspertiz çalışmasında nakliye işlemleri için ... şirketi ile anlaşıldığını, fiili taşımanın Silk Way Havayolları tarafından gerçekleştirildiğini, 21/12/2017 tarihinde Esenboğa Havalimanında 17 kutu üründe hasar meydana geldiğinin gözlemlendiğini, bu duruma ilişkin tutanak tutulduğunu, ürünlerin sigortalı firmaya ulaşması akabinde taşımaya konu kıymetlerin içerisinde bulunduğu mukavva kutulardan 7 adedinin ıslak ve yırtık olduğunun görüldüğünün tespit edildiğini, sigortalı tarafından iletilen talepname tetkikinden hasar gören 5.966 adet gözlük camına ilişkin 1.968,78 USD talep edildiğini, eksper tarafından talebin uygun olduğu anlaşılmakla hasarın toplam miktarının 1.913,00 USD olarak hesaplandığını, sigortalı tarafından hasar gören ürünlerin ambalajına ilişkin 29,83 USD talep edildiğini, talebin uygun olduğunu, müvekkilinin sigortalısına 1.913,00 USD ödediğini, bu bedelden taşıyanın sorumlu olduğunu, taşıyanın ağır ihmal ve kusurundan dolayı sınırlı sorumluluktan yararlanamayacağını, davalının yasal evraklar, ekspertiz raporu ve banka ödemesi ile likit bir alacağa karşı kötü niyetli olarak borcu olmadığı yönünde itiraz ettiğini, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini iddia ederek; davanın kabulünü, borçlunun takibe, asıla alacağa ve faize ilişkin haksız itirazlarının kaldırılmasını, Beykoz İcra müdürlüğü ... esas sayılı icra dosyasındaki takibin devamını, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, zorunlu arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini, davanın usul yönünden reddi gerektiğini, dava konusu uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi olduğunu, davacının aktif husumet ehliyetinin olmadığını, müvekkilinin pasif husumet ehliyetinin olmadığını, taşıma konusu emtiaların müvekkili tarafından yapılan taşıma sırasında hasara uğradığı iddiasını kabul etmediklerini, taraflar arasındaki uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi olduğunu, dava konusu hasara ilişkin tazminat miktarının da CMR Konvansiyonu uyarınca hesaplanması gerektiğini, hasara uğradığı iddia edilen emtianın uzman tarafından incelenmediğini, dava konusu emtianın gözlük camı olduğunu, hasara uğradığı iddia edilen ürün miktarı dikkate alınarak fatura bedeli üzerinden hesaplama yapıldığını, teknik olarak hasarın neden olduğu, emtianın kurtarılabilir olup olmadığının tartışılmadığını, eksper raporunda anlaşıldığı gibi emtianın ne zaman hasara uğradığının kesin olmadığını, ihbar sürelerine uyulmadığını, hasar ambalajlamadaki kusur sebebi ile meydana geldiğini ve dava konusu zarardan müvekkilin sorumlu tutulamayacağını, dava konusu alacağın likit olmadığını ve müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, davanın Silk Way Havayollarına ihbar edilmesi gerektiğini savunarak; davanın aktif ve pasif husumet yokluğu nedeniyle reddini, davanın usuli ve esasa ilişkin itirazları çerçevesinde reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 16/09/2021 tarih 2019/315 Esas - 2021/605 Karar sayılı kararında; "Dava, taşıma sözleşmesi kapsamında doğan zararın rücuen tazmini için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı sigortalısı ... AŞ tarafından dava dışı firmadan satın alınan malzemelerin ana taşıyıcı ... firması ve fiili taşımayı gerçekleştiren alt-taşıyıcı Silk Way Havayolları tarafından Şangay-Çin'den Ankara-Türkiye'deki sigortalı firmaya sevkiyatı esnasında yükün ıslanması ve diğer taşınan emtialarla temas etmesi sonucunda hasarın meydana geldiğini, doğan zarardan davalının sorumlu olduğunu iddia etmekte, davalı vekili ise dava konusu uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi olduğunu, davacının aktif husumet ehliyetinin olmadığını, müvekkilinin pasif husumet ehliyetinin olmadığını, taşıma konusu emtiaların müvekkili tarafından yapılan taşıma sırasında hasara uğradığı iddiasını kabul etmediklerini, müvekkilinin doğan zarardan sorumlu olmadığını savunmaktadır.Davaya konu uyuşmazlığın; Hasar konu emtianın zarara uğramasında davalı tarafın kusurlu olup olmadığı, söz konusu emtia hasarına hatalı bir ambalajlamanın sebep olup olmadığı, zarar tutarının ne kadar olduğu, davacının meydana gelen zararı davalıdan talep edip edemeyeceği hususlarından kaynaklandığı anlaşılmakla, yargılama bu noktalar üzerinden yürütülmüştür. Beykoz İcra müdürlüğü ... esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde, davacı vekilinin 20/03/2018 tarihinde 06/02/2018 tarihli nakliyat hasarı - ... A.Ş 06/02/2018 ödeme tarihli ... Nolu Hasar Tazminatı Rücu Alacağı 1.913,00 USD davalı hakkında 7.241,47 TL tutarında icra takibine giriştiği, davalının itirazı üzerine takibin durduğu ve davacı vekilinin "1" yıllık hak düşürücü süre içerisinde itirazın iptali davası açtığı anlaşılmaktadır.06.01.2018 günlü Nakliyat Ekspertiz Raporu'nda, hasarın nakliye sırasında ıslanma sonrası hasar gördüğü , hasar gören emtea miktarının toplam 7 kolide bulunan Gözlük Camı ile ambalaj bedeli olmak üzere (%1 lik muafiyet tenzili sonrası) toplam 1.913,12-USD olduğu görüşü sunulmuştur.Davacı ... A.Ş dosyaya 08.12.2017/06.02.2018 günleri arasında teminat veren ... nolu Nakliyat Emtia Abonman Alt Sigorta Poliçesi sunmuştur. Poliçede sigortalı .... A.Ş'dir.Sefer poliçesi 12.12.2017 günü tanzim edilmiş olup, ... / ... transport tarafından ile Çin-Ankara arası ... ile sevk edilecek 5.060,55 - USD' lik Gözlük Camı Malzemesi için teminat verilmiştir.Davalı ... tarafından tanzim edilen Havayolu Konşimentosu 05.12.2017 olup sevkiyat tarihi ise 07.12.2017 günlüdür. Bu halde tanzim edilen 173696769 nolu Nakliyat Emtia Abonman Alt Sigorta Poliçesi , 08.12.2020 günlü nakliye için teminat vermiştir. Dosyaya sunulan poliçe üzerinde kayıtlanmış emtia bilgileri ile, taşımaya konu tanzim edilen Taşıma belgeleri, taşıma giriş kayıtları ile örtüşmektedir. Buna bağlı olarak dosyaya sunulan alt poliçenin dava konusu taşıma için tanzim edildiği sonucuna varılmıştır.Poliçe konusu optik camdır. Mahkememizce görevlendirilen emtia uzmanı tarafından yapılan inceleme sonucunda, Kutulama ve ambalajlama işlemleri ise organik camların taşınmasında kullanılan karton kutular, ambalajlanması ise baskılı, markalı ve üzerinde numaraları belirtecek şekilde usulüne uygun şekilde yapıldığı, dolayısıyla taşıtanın kusurundan değil, taşıyan davalını kusurundan ileri gelen bir zararın söz konusu olduğu anlaşılmaktadır.Bu kapsamda davacının meydana gelen zararı davalıdan talep edip edemeyeceğinin tartışılması gerekir. Bu nedenle hasara uğrayan veya zayi olan emtianın sigorta teminatı kapsamına alınıp alınmadığı, davacının sigortalısına meydana gelen zarar nedeniyle herhangi bir ödeme yapıp yapmadığı, dolayısıyla davacının sigortalısının haklarına halef olup olmadığı hususlarının tartışılması gerekir. Poliçede sigortalı ... A.Ş olarak yer almıştır. Sigortalı 26.12.2017 günlü yaptığı Zarar, ziyan talebi ile 1.968,78 - USD'lik zararlarının tanzimini talep etmiştir. Dosyada Mevcut 06.01.2018 günlü eksper raporu ile sigortalının zararının 1.968,78-USD olduğu, 55,66- USD lik muafiyet bedeli tenzili sonrası hasar tutarının 1.913,12 - USD olabileceği kayıt altına alınmıştır.Davacı ... tarafından sigortalısı Işbir' e 3,769'luk dolar kuru üzerinden 06.02.2018 tarihinde 7.212,01-TL bedelli ödemesini sigortalısına yapmıştır. Ödeme miktarı hasar miktarı ile uyuşmaktadır.Yukarıda varılan sonuçlar kapsamında, hasarın Davacı ... tarafından tanzim edilen ... nolu Nakliyat Emtia Abonman Alt Sigorta Poliçesi kapsamında Olduğu ve Davacın Sigortacı ... hasar ödemesini, hasar üzerinde hak sahibi olan sigortalısına yapmak ile TTK1472. maddesine göre kanuni halef sıfatı kazandığı ve meydana gelen zararı davalıdan talep edebileceği anlaşılmakta olup davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir."gerekçesi ile, "Davanın KABULÜNE, Davalı borçlunun Beykoz İcra Müdürlüğü ... esas sayılı icra dosyası üzerinden başlatılan icra takibine yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, Alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine," karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, ilgili davanın açılış tarihinin 30/05/2019 olup, işbu davanın kanun gereği zorunlu olan arabuluculuk şartı yerine getirilmeksizin açıldığını; böylelikle davanın usul yönünden reddi gerektiğini; işbu durum dikkate alınmaksızın mahkemenin vermiş olduğu kararın hukuka aykırı olduğunu; ilgili davanın arabuluculuk şartı eksikliğinden reddi gerektiğini, Davacı tarafça TTK ve CMR 'de belirtilmiş olan ihbar sürelerine uyulmadığını; bu sebeple müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsetmenin mümkün olmadığını, CMR’nin 30/1 maddesi hükmü gereğince; "Alıcı, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden, veya ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde alındığına kanıt oluşturur. Açıkça gözükmeyen ziyan veya hasarlarda bildirme yazılı olarak yapılacaktır."demekte olduğunu, Eksper Raporunda ise aynen; “Sigortalı yük üzerindeki hasar boyutu belirgindir. Bu nedenle İstanbul Havaalanında fark edilmemesi mümkün değildir. Atatürk Havalimanı ile Esenboğa Havalimanı arasındaki nakliye süreçlerinden herhangi birinde söz konusu hasarın gerçekleşmiş olacağı görüşüne varılmıştır” denmek sureti ile hasarın net bir şekilde görülmüş olacağı ve hasarın teslim anında öğrenilebileceği, bu sebeple öğrenilme ve ihbar edilmesi gereken tarihlerin net olarak bilinebileceği, kesinlik kazanmakta olduğunu, Oysa yine eksper raporunda belirtildiği üzere hasar tarihinin 21/12/2017 bildirim tarihinin ise aradan 5 gün geçtikten sonra 26/12/2017 olduğunu, Davacının, hasarı öğrendiği anda, taşıyıcı firmaya ihbarda bulunmadığını; böylelikle müvekkilinin sorumluluğuna gidilebilmesinin mümkün olmadığını; ilgili emtianın taşıma sözleşmesine uygun olarak teslim edildiğinin kabul edilmesi gerektiğini, İlgili hasarın Atatürk Havalimanı ile Esenboğa Havalimanı arasındaki kara yolu nakliye sürecinde gerçekleştiğini; bu husus doğru olduğu takdirde dava konusu uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi olacağını, Türkiye, CMR’ye (Eşyaların Karayolunda Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi) 3939 sayılı yasa ile taraf olmuştur, İlgili sözleşme 4 Ocak 1995’te yürürlüğe girmiş olup Anayasamızın 90/5 maddesi uyarınca Kanun hükmünde olduğunu, CMR Konvansiyonu’nun 1. Maddesinin açıkça ve aynen; “Bu Sözleşme, Sözleşmede belirtildiği gibi yükleme yeri ve teslim için belirlenen yerin en az biri akit ülke olan iki ayrı ülkede olması halinde, tarafların ikametgahı ve milliyetine bakılmaksızın ücret karşılığında yüklerin taşıt ile karadan taşınmasına ait her mukaveleye uygulanacaktır.” demekte olduğunu, Dava konusu uyuşmazlıkta boşaltma yeri Ankara olduğundan, uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi olduğunu; böylelikle davacı tarafın dilekçesinde belirtmiş olduğu TTK hükümleri ile birlikte CMR hükümlerinin dikkate alınarak yargılamanın tamamlanması gerektiğini, Dava konusu zararın, davacı tarafından tanzim edilen sigorta poliçesinde öngörülen teminat kapsamında olup olmadığı hususunun tartışmalı olduğunu; bu yönüyle davacı tarafın sigortalısına yaptığı ödemenin hatır ödemesi niteliğinde değerlendirilmesi kuvvetle muhtemel olduğunu; böylelikle davacı tarafın işbu uyuşmazlık bakımından aktif husumet ehliyetinin olmadığını, mahkemenin işbu durumu dikkate alması ve karara bağlaması gerekliyken ilgili durum üzerinde eksik inceleme yapıldığını, Hiçbir şekilde kabul anlamında olmamakla birlikte, davalı müvekkilinin hasardan sorumlu olduğu düşünülse dahi dava dilekçelerinde de belirttildiğini, tazminat miktarının CMR’nin 23. ve 25. hükümleri uyarınca hesaplanması gerektiğini, Taraflar arasındaki uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi olduğundan, dava konusu hasara ilişkin tazminat miktarının da, CMR Konvansiyonu uyarınca hesaplanması gerektiğini, Müvekkili aleyhine hükmedilecek tazminat miktarının üst sınırı CMR uyarınca, hasarlı emtianın kilogramı başına 8,33 SDR ile sınırlı olacağını, davacı tarafın işbu dava kapsamındaki talebin, CMR uyarınca hesaplanmadığını; ekspertiz raporunda buna ilişkin hiçbir açıklama bulunmadığını; davacı tarafın tazminat talebinin CMR m. 23 ve 25 hükümlerine uygun olmadığını; işbu yönde verilmiş olan mahkeme kararının yapılacak olan istinaf incelemesi sonrasında hukuka aykırı olduğunun açığa çıkacağını; DSV Hava ve Deniz Taşımacılığı ile birleşen ... Ltd. Şti. sorumlu olduğu kanaatine varılması durumunda tazminat miktarının CMR’nin 23 ve 25. maddeleri uyarınca yeniden hesaplanması gerektiğini, Hasara uğradığı iddia edilen emtianın hiçbir surette uzmanı tarafından incelenmediğini; eksper raporunda belirtildiği üzere dava konusu emtianın gözlük camı olup hasara uğradığı iddia edilen ürün miktarı dikkate alınarak fatura bedeli üzerinden hesaplama yapıldığını; teknik olarak hasarın neden olduğu, emtianın kurtarılabilir olup olmadığının tartışılmadığını; işbu durumun mahkeme tarafından eksik incelendiğini; istinaf incelemesi sonrasında ilgili durumun açığa çıkacağını, Eksper Raporundan da anlaşıldığı üzere emtianın ne zaman hasara uğradığının bilinmediğini, Eksper raporunda ; “sigortalı yük üzerindeki hasar boyutu belirgindir. Bu nedenle İstanbul Havaalanında fark edilmemesi mümkün değildir. Atatürk Havalimanı ile Esenboğa Havalimanı arasındaki nakliye süreçlerinden herhangi birinde söz konusu hasarın gerçekleşmiş olacağı görüşüne varılmıştır” denmekte olduğunu, davaya dayanak yapılan eksper raporunun dahi hasarın tam olarak nerede olduğunu açıkça göz önüne serememekte olduğunu; Hasarın Çin’deki yükleme esnasında olması veya Ankara’daki depoya alınma aşamasında olmasının dahi kuvvetle muhtemel olduğunu; bu hali ile ihtimale dayanılarak müvekkile kusur izafe edilmeye çalışılmasının TTK ve CMR hükümlerine aykırı olduğunu, hasar ambalajlamadaki kusur sebebi ile meydana gelmiş olup dava konusu zarardan müvekkilin sorumlu tutulabilmesinin mümkün olmadığını, emtianın mukavva kutularda gönderilmiş olduğunu; gözlük camı gibi hassas bir emtianın Çin’den Türkiye’ye basit mukavva kutular içerisinde gönderilmiş olmasının açıkça gönderici ve alıcı firmanın kusurlu olduğunu gösterdiğini; başlı başına bu durumun bile müvekkili şirketin sorumluluğunu CMR'nın 17/4-b bendi uyarınca ortadan kaldırmakta olduğunu, Müvekkilinin üstlendiği taşımacılık işinde müvekkili şirketin alt taşıyıcı kullanmış olup diğer davalılar ... Ltd. Şti. ile ... Ltd Şti. ilgili taşıma işlemini gerçekleştirdiklerini; taşıma sırasında bir hasar oluşursa bu zarardan sorumluluğun alt taşıyıcı firmalara ait olduğunu; işbu doğrultuda da zararı rücu haklarını saklı tuttuklarını, İleri sürerek, yukarıda açıklanan ve resen incelenecek nedenler ile istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkemenin hukuka aykırı olan kararının istinaf incelemesi ile yeniden incelenerek ortadan kaldırılmasına, tüm dosya kapsamındaki delil ve beyanlarının nazara alınarak davanın reddine karar verilmesini, tehiri icra taleplerinin kabulünü dava masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, hava ve kara yoluyla yapılan karma taşıma sırasında meydana geldiği iddia olunan hasar nedeniyle davacının sigortalısına taptığı ödemenin davalıdan tahsili amacıyla başlattığı icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketince nakliyat emtia abonman alt sigorta poliçesi ile sigortalı olan dava dışı sigortalısı İşbir Optik firmasına ait emtianın Çin/Shangai'den - Ankara Esenboğa Havalimanı'na taşınması işinin forwarder sıfatıyla davalı tarafından yapıldığını, optik gözlük camı emtiasının Atatürk Havalimanı'ndan Ankara Esenboğa Havalimanı gümrüğüne kamyon ile taşındığını, ilk hasar tespitinin yükün kamyondan boşaltılması sırasında yapıldığını ve tutanak tutulduğunu, sigortalının ihbarı sonucu yaptırılan ekspertiz incelemesi akabinde, 17 koliden yedisinde ıslanma, dağılma ve yırtılma olduğunun ve bu yedi kolideki yüzey sertleştirmesi henüz yapılmamış optik camların kullanılamaz hale geldiği tespit edilerek sigortalıya 1.913,12-USD karşılığı 7.212,01-TL ödeme yapıldığını, TTK 1472. maddesi gereğince sigortalıya halef olan davacının hasardan sorumlu olan ve Çin- Ankara arası taşımanın tamamını forwarder sıfatıyla üstelenen davalı şirkete rucü hakkının doğduğunu, bu amaçla başlatılan takibe haksız itiraz edildiğini ileri sürmüştür. Davalı yan; davanın dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurulmadan açıldığını, davacının aktif husumetinin bulunmadığını, zararın teminat kapsamında olup olmadığının belli olmadığını, davacının hatır ödemesi yaptığını, davalının pasif husumeti bulunmadığını, fiili taşımayı gerçekleştiren hava yolu şirketine dava açılması gerektiğini, taşımanın CMR hükümlerine tabi olduğunu, ihbarın süresinde yapılmadığını, emtianın hangi aşamada hasara uğradığının belli olmadığını, emtianın uzman tarafından incelenmediğini, hasarlanan emtianın kullanılabilir olup olmadığının belirlenmediğini, hasarın ambalaj hatasından kaynaklandığını, taşıyıcı sorumluluğu bulunmadığını, aksi kabul edilse dahi sınırlı sorumluluk hükümleri uygulanması gerektiğini savunmuş, bu savunmaları istinaf sebebi olarak da ileri sürmüştür. Mahkemece hasar dosyası celbedilmiş ve alt poliçe celbedilmiş, sigorta ve taşıma uzmanı ile optisyen bilirkişiden rapor alınarak istinafa konu karar verilmiştir. Dosyaya mübrez; göndereni Jiangsu Wanxin firması, alıcısı ...Anonim Şirketi olan ... numaralı havayolu taşıma senedi kapsamından, davalının 17 koli emtianın Pudong Shangai Havalimanı'ndan Ankara Esenboğa Havalimanı'na taşınması işini taşıma işleri organizatörü sıfatıyla üstlendiği, ancak taşımanın havayolu kısmının Pudong Havalimanı ile İstanbul Atatürk Havalimanı arasında Silkway Havayolu ile gerçekleştirildiği, İstanbul Atatürk Havalimanı ile Ankara Esenboğa Havalimanı arasındaki taşımanın ise 21/12/2017 tarihli ordino kapsamında davalının alt taşıyıcısı ... firması tarafından ... plakalı kamyon ile karayolu taşıması olarak gerçekleştirildiği,ordino üzerinde eşyanın tesliminde bir sakınca yoktur kaydı bulunduğu, 21/12/2017 tarihinde emtianın Esenboğa Havalimanı'na ulaştığı, burada düzenlenen aynı tarihli hasar tutanağında ... nolu konşimento kapsamında Atatürk Havalimanı'ndan ... plakalı kamyon ile gelen 17 adet karton kutunun ıslak, yırtık ve dış ambalajlarının hasarlı olduğunun tespit edildiğinin kayıtlı olduğu, tutanak altının gümrük memuru, ... A.Ş. Kargo Memuru ve ... firması memuru tarafından imzalandığı, alıcı ve sigortalı tarafından 26/12/2017 tarihinde davacı sigorta şirketine 17 koliden yedisinin hasarlı olduğuna ilişkin ihbarda bulunulduğu, aynı tarihte e-mail yolu ile davalı firmaya da bildirim yapıldığı, düzenlenen ekspertiz raporunda sigortalı yük üzerindeki hasarın belirgin olduğu, hasarın İstanbul Havalimanı'nda fark edilmemesinin mümkün olmadığı, bu nedenle hasarın Atatürk Havalimanı Ankara Esenboğa Havalimanı arası taşıma sürecinde gerçekleşmiş olacağı kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır. Davacının aktif husumeti bulunmadığı, poliçe kapsamında olmayan hasarın ödendiği yönündeki istinaf sebebi incelendiğinde, dosyada yalnızca dava konusu taşıma için düzenlenmiş 08/12/2017 başlangıç-06/12/2018 bitiş tarihli 173696769 numaralı nakliyat emtia abonman alt sigorta poliçesinin mevcut olduğu, alt poliçede sigortalının ... Anonim Şirketi olduğu, sevikatın başlangıç ve bitiş yerinin Shangai/Çin Ankara olduğu, uçuş numarasının 501-0421 6273 ve nakil vasıtasının Ankara olduğu, poliçenin %10 bedel artışı ile havayolu yurt dışı taşımasından doğacak riskleri teminat altına aldığı, bu poliçenin bağlı olduğu ... numaralı ana poliçenin dosyaya ibraz edilmediği, nitekim bu husususun bilirkişi raporunda da belirtildiği, ekspertiz raporundan farklı olarak bilirkişi raporunda hasarın taşımanın hangi ayağında gerçekleştiğinin tespit edilemediğinin belirtildiği, buna göre mahkemece, davacı tarafından sigortalısından ödeme karşılığında alınmış ibraname ve temlik belgesi varsa bu belgeleri ve dava konusu taşımayı sigortalayan alt poliçenin bağlı olduğu ana poliçeyi dosyaya getirtmek, dosyaya mübrez karayolu taşımasına ilişkin ordino belgesi ve üzerindeki kayıtlar da değerlendirilerek, gerekirse ek veya yeni rapor alınmak suretiyle, hasarın taşımanın hangi ayağında meydana geldiği tespit edilmek, buna göre dava konusu hasar karayolu taşıması aşamasında meydana gelmiş ise, poliçenin bu hasarı da teminat altında alıp almadığı, ödemenin poliçe kapsamında mı yapıldığını, hatır ödemesi mi olduğu belirlenmek ve davacının aktif husumet itirazı bu şekilde değerlendirilmek gerekirken, gerekçesi açıklanmaksızın hasarın poliçe kapsamında olduğunun belirtilmesi yerinde olmadığı gibi, kabule göre de davalının sınırlı sorumluluk savunması hakkında olumlu olumsuz bir değerlendirme yapılmamış olması, her iki hususta davalı vekilinin ilirkişi raporuna itirazlarının karşılanmamış olması isabetsiz olmuş, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri haklı bulunmuştur.Sonuç itibariyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davalı vekilinin diğer istinaf sebeplerinin bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına, dosyanın kaldırma kararı doğrultusunda mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/09/2021 tarih ve 2019/315 Esas - 2021/605 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Davalı vekilinin diğer istinaf sebeplerinin bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına,3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 5-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 7-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine,8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/07/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.