mahkeme 2022/485 E. 2024/1239 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/485
2024/1239
12 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/485 Esas
KARAR NO: 2024/1239 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2017/1273 Esas - 2021/120 Karar
TARİHİ: 23/02/2021
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 12/07/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili tarafından ... nolu Emtia Blok Abonman Sigorta Poliçesi ile sigortalanan dava dışı ... Tic. AŞ'ye ait lamineli çift cam emtialarının Türkiye'den Kazakistan'a nakliyesi için davalı ... sorumluluğunda gerçekleştirildiğini, davalı ... navlun faturasını düzenleyen forwarder sıfatıyla tüzel kişilik olarak dava açıldığını, diğer davalı ... davalı ...'ın fiili taşımayı gerçekleştirmiş olduğu iddiası ile fiili taşıyıcı sıfatıyla tüzel kişilik olarak dava açıldığını, emtiaların Türkiye'den Kazakistan'a sevk edildiğini, emtiaların araçtan tahliyesi esnasında 123,08 m2'sinin hasarlı olduğunun fark edildiğini, CMR belgesine "34 adet 7005 kodlu cam hasarlı geldiğini, 2801x1293 ebatlarında toplam 123,08 m2" notunun şerh edildiğini, hasarla ilgili ekspertiz raporu hazırlandığını, fatura ve yapılan tespitler gereğince 9.467,16 USD (36.579,21 TL) sigortalı zararı müvekkil şirket tarafından tazmin edildiğini ve ibraname gereğince halefiyet ve temlik esaslarına göre sigortalısının haklarını devralan müvekkilinin davalılara rücu hakkı doğduğunu, davalılara müracaat edildiğini ve sonuç alınamadığını iddia ederek; müvekkilinin davalıdan olan 9.467,16 USD alacağına ilişkin icra takibine yapılan itirazın iptali, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla CMR Konvansiyonunun m.27 de belirlenen miktardan az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile birlikte yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının aktif husumet ehliyetinin olmadığını, dava dışı sigortalı ... sistemleri'nin davalıya karşı herhangi bir alacak hakkının olması için öncelikle sigortalının dava konusu taşımadan zarar görmesi gerektiğini, bu hasardan sigortalının zarar görmesi için satışın gerçekleşmemiş olması gerektiğini, ancak satış faturasında iş bu taşımanın teslim şekillerinden "CIP" klozuna uygun olarak yapıldığı ibaresinin bulunduğunu, CIP klozunun taşıma ve sigorta ödenmiş olarak anlamına geldiğini, taşıma acentesi ile sözleşme yaparak varış yerine kadar olan navlun ücretini satıcının ödediğini, satıcının masrafları kendisine ait olmak üzere gönderdiği malın sigortasını yapacağını, malları ilk taşıyıcının gözetimine devrettiği andan itibaren ilgili risk ve masraflardan kurtulacağını, CIP klozuna göre ... Tic. AŞ yükleri taşıyıcıya teslim ettiği anda emtianın maliki alıcı firma olan ... olduğunu, ... iş bu taşımada zarar gören taraf olmadığı için davalılara karşı doğan bir dava hakkı ve davacı sigorta şirketine temliğe dayalı rücu hakkının bulunmadığını, taşıma ve satış sözleşmesine uygun yapılmış bir sigorta sözleşmesinin bulunmadığını, davacı tarafın sigortalısının yapmış olduğu satış ve taşıma sözleşmeleri uyarınca yaptırması gereken sigortanın lehdarının malların alıcısı ... olması gerektiğini, yükleme bittiği anda artık emtianın malikinin ... olduğunu, davacı tarafın müşterisinin kusurlu davranışı sonucunda sözleşmenin lehdarı bulunmadığı için aralarındaki sözleşmenin geçerli olmadığını, bu kapsamda davacının sigortalısına yapılan ödeme lütuf ödemesi olduğunu ve davacı sigorta şirketinin hükümsüz bir alacağı temlik alamayacağının kabulünün gerektiğini, zamanaşımı definde bulunduklarını, sözleşme gereğince yapılan taşımalarda doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerektiğini, dosyaya sunulan ekspertiz raporunda hasar nedeninin açıkça belirtilmediğini, iş bu taşıma nezdinde müvekkilinin akdi taşıyan sıfatına haiz olduğunu, fiili taşımanın ise diğer davalı ... Taşımacılık tarafından gerçekleştirildiğini, taşıma sözleşmesinin 11.maddesinde açıklandığı üzere "taşıma konusu emtia ile ilgili yükleme, istifleme ve boşaltma işlemlerini gönderen firma gerçekleştirecektir" ibaresinin olduğunu, icra takibinden sonra dosyanın sulhen çözümlenmesi için alt taşıyan ve davacı taraf ile anlaşmaya çalışıldığını, diğer davalı ile yapılan görüşmede talebin %30'unun karşılanabileceğinin ifade edildiğini, yapılan görüşmelerde %50'sinin müvekkili tarafından, %50'sinin diğer davalı ... Taşımacılık tarafından ödenmesi hususunda sulh görüşmelerinin devam ettiğini, müvekkilinin 10.647,40 TL ödeme yaptığını, bu tutarın asıl alacak miktarı olan 9.312,55 $'ın TL karşılığı olan 26.618,50 TL'nin %50'si olan 13.309,25 TL'den müvekkil şirketin sigorta poliçesindeki %20 muafiyet oranı indirilerek hesaplandığını, iddia edilen zarardan her türlü diğer davalı ... Taşımacılık'ın sorumlu olduğunu, dava konusu taşımada hasar ihbar süresine uyulmadığını, davacı tarafın talep ettiği alacağın likit olmadığını, talep edilen zarar ve faizin fahiş olduğunu savunarak; davanın husumetten ve zamanaşımı definin dikkate alınarak reddini, davanın esastan reddini, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, delillerin tebliğ edilmesini, dava konusunun uluslararası taşımacılık olduğunu CMR hükümlerinin uygulanması gerektiğini, davacının taraf sıfatını ispat etmesi gerektiğini, dava konusu taşımanın 19/02/2016 yükleme tarihli olduğunu, davanın 14/11/2017 tarihinde açıldığını, dava zamanaşımı süresi geçtiğini, taşımanın CMR Konvansiyonu gereğince yapıldığını ve bu davanın bir yıl içinde açılması gerektiğini, aracın yükle yola elverişli seferini tamamladığını herhangi bir kaza geçirmediğini, eksper raporunun evrak üzerinde inceleme yapılarak hazırlandığını, araç, mallar ve hasar durumu görülmeden hasardan yaklaşık 2 ay sonra yapıldığını, bu nedenle ekspertiz raporunun geçerliliğinin olmadığını, malların uygun ambalaj ve istif görevinin malı gönderene ait olduğunu, kötü ambalaj ve istiften nakliyecinin sorumlu olmadığını, yüklemenin gönderici firma elemanları tarafından yapıldığını, süresinde yapılmış bir hasar ihbarının olmadığını, faiz talebinin yasa ve usule aykırı olduğunu, fahiş ve mesnetsiz olduğunu, CMR 23/3 maddesi gereğince ödenecek tutarın KG başına 8,33 SDR olduğunu, dava konusu alacağın likit olmadığını, hasar miktarının ispatlanması gerektiğini, hasar miktarına ve kusur durumuna itiraz ettiklerini savunarak, husumet ve zamanaşımı itirazlarının kabulüne, davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 23/02/2021 tarih 2017/1273 Esas - 2021/120 Karar sayılı kararında; "Dava, taşıma sigortası kapsamında ödenen zararın rücüen tazminine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkili tarafından ... nolu Emtia Blok Abonman Sigorta Poliçesi ile sigortalanan dava dışı ... Tic. AŞ'ye ait lamineli çift cam emtialarının Türkiye'den Kazakistan'a nakliyesinin davalıların sorumluluğunda gerçekleştiğini, meydana gelen ve müvekkili sigorta şirketi tarafından tazmin edilen zarardan davalıların sorumlu olduğunu iddia etmekte, davalılar ise zarardan sorumlu olmadııklarını ve davanın reddini savunmaktadır. Dava Konusu Blok Emtia ABONMAN Sigorta Poliçesi incelendiğinde; ... nolu poliçede SİGORTALININ UNVANI ... TİC.A.Ş., SİGORTALAYANIN UNVANI: ... TİC.A Ş. yazdığı, buradan ... Sistemlerinin hem sigorta ettiren hem de sigortalı olduğu anlaşılmaktadır, sigorta başlangıç tarihi 16.11.2015, bitiş tarihi 16.11.2016 olduğu, Taşınan Emtia : iştigal konusu emtialar, sevkiyat başlangıç yeri Türkiye, Sevkiyat Bitiş yeri Tüm Dünya-Transit Taşımalar Araç başı limit 1.000.000USD. Sigorta Teminatı Yıllık Taşıma Kapasitesi 41.000.000, Araç Başı taşıma bedeli 1.000.000 HARP/GREV TEMİNATI 41.000.000 olduğu görülmektedir.Mal Cinsi; Melal, cam aliminyıım cephe giydirme ekipmanları, makine emtialar!, aliminyum inşaat aksamı, demir çelikten inşaat aksamı, inşaatta kullanılmak üzere levhalar, alimunyum kapı , inşaatta kullanılmak üzere hazırlanan aliminyum saçlar , aliminyum pencere kanadı ve aksesuar malzemeleri, camdan mamul panolar, cam , detf^standı ve aksesuar malzemeleri olarak görülmektedir.GÜZERGAH: Türkiye- Tüm Dünya Ülkeleri (İHRACAT) Dünya ülkelerinden dünya ülkelerine (Jransit Taşımalar) Transit taşımalar (SANCTION ÜLKELERİ HARİÇ OLMAK ÜZERE) Araç başı maksimum 1.000.000 USD bedeli ile teminata dahil olduğu anlaşılmaktadır.BLOK ABONMAN Sigorta Poliçesinin 3.sayfasında ÖZEL ŞARTLAR başlığı atında, 2 maddesinde; Sigorta fanusu emtianın özelliği gereği yetersiz veya uygun olmayan ambalajlama nedeniyle meydana gelebilecek ziya, hasar ve masrafları teminat kapsamından, hariç tutulduğu anlaşılmaktadır.Yukarıda incelenen ve dava dosyasında mevcut olan ... Nolu Blok Abonman Sigorta Poliçesinin, çerçeve nitelikte bir abonman sigorta poliçesi olduğu, Abonman sigorta poliçeleri çerçeve niteliğindeki poliçeler olup, her bir taşıma için bu poliçeye dayanarak münferit ayrı poliçeler tanzim edildiği ,Ancak CMR Belgesinde somutlaşan dava konusu taşıma için ... Nolu Blok Abonman Sigorta Poliçesinden başka ayrıca düzenlenmiş Ambarlı/Türkiye-Astana/Kazakistan taşıma işi için düzenlenmiş münferit bir poliçe dosyada bulunduğu anlaşılmaktadır. ... SİGORTA tarafından tanzim edilmiş, ... Yapı imza ve kaşesi bulunan İBRANAME, MUTABAKATNAME VE TAZMİNAT MAKBUZU başlıklı belgeye göre; ... Nolu Hasar dosyasında sigortalı ... 27.04.2016 tarihindeki hasar için 9.312,55USD tutarında tazminat aldığını, sigortacının taahhütlerini yerine getirdiğini , sigortacıyı ibra ve konu olaydan doğan tüm haklarından feragat ettiğini ve üçüncü kişilere karşı olan takip ve dava haklarını tazminat miktarı kadar ... SİGORTA'ya TTK 1472 ve BK 183.maddesi gereğince temlik ettiğini beyan etmiştir.CMR BELGESİnin incelenmesinde; Gönderenin ... Tic. A Ş. ve alıcının ... ulusrarası olduğu, Üzerinde Hasar Notunun olduğu altında ismi okunmayan Ambar Şefi ile ... isimli kişilerin imzalarının bulunduğu, CMR belgesinde mühürde 01/3/2016 tarihinin yazdığı görülmektedir. ... DÜZENLEDİĞİ 20/02/2016 TARİHLİ ... NOLU NAVLUN FATURASI; Navlun faturası, davacının sigortalısı ... adına düzenlendiği görülmektedir. Navlun bedeli 7.700USD, Güzergah İstanbul/Türkiye- Astana/Kazakistan olarak belirtilmiştir.FOTOĞRAFLAR Dosyada Hasarlı emtiaya ilişkin fotoğraf fotokopileri bulunmaktadır. Ayrıca dava konusu taşman emtiaya ilişkin ... bulunmaktadır. İHTARNAME ... ...'a çektiği 5.5.2016 tarihli ihtarname ile 18.03.2016 tarihinde ... ait emtiların Astana/Kazakistan'da hasarlı teslim edildiği ihtarı yapılarak, hasar bedellerinin müvekkil şirket hesabına ödenmesi talep edilmiştir. ... yetkilisinin 28.4.2017 Tarihli yazısı ile Yargıtay kararlarına göre hasarın %30 unu sulhen ödemeyi teklif ettikleri görülmektedir. 15.122017 Tarihli ... Bankası DEKONTU, ... aracısı tarafından ... 10.647,40TL. gönderilmiş olduğunu göstermektedir.... ile ... ARASINDA AKDEDİLMİŞ TAŞIMA SÖZLEŞMESİ Taşıma Sözleşmesinin 11. Maddesinde, taşıma konusu emtiaların yükleme, istifleme ve boşaltma işlemlerinin gönderen firma tarafından gerçekleştireceği, taşıma konusu emtialara bir zarar gelmesi, hasar oluşması halinde emtia tesliminin gecikmesi halinde ...' ın herhangi bir sorumluluğunun olmayacağı,Maddesinin Taşıyanın yükleme sırasında yükün ambalajını kontrol edeceği, ambalaj hataları tespit etmesi durumunda taşıtana bilgi vereceği, ve hamule senedine (CMR) gördüğü eksiklere dair çekincelerini yazıp gönderici firma yetkilisine de imzalatacağı, taşıyanın istiflemeyi ve sabitîemeyi kontrol edeceği, yükün kendi özelliklerine ve yol şartlarına uygun olarak bağlanmasını ve istif edilmesini sağlayacağı, Gönderenin istifi ve bağlamayı taşıyanın istemi gibi yapmaması halinde hamule senedine/CMR' ye çekince koyacağı,Maddesinin Yapılan Yüklemeler sırasında Taşıyan tarafından tam ve eksiksiz olarak teslim alındığı kabul edileceği, bu sırada herhangi bir istifleme hatası ve/veya hasar CMR' de beyan edilmediği veya yazılı bilgi verilmediği takdirde doğabilecek problemlerden taşıyanın sorumlu tutulacağı böyle bir durumda taşıyan yazılı talimat olmaksızın aracı yükleme adresinden hareket ettiremeyeceği, Şeklinde düzenlendiği görülmektedir.Eksper raporunda EK.2 olarak belirtilen davacı sigortacının sigortalısı ... Yapı'nın ihraç ettiği mallara ilişkin olarak düzenlenmiş 19.02.2016 TARİHLİ ... NOLU MAL FATURASININ dosyada mevcut olmadığı tespit edilmiştir.20.02.2019 Tarihinde Öğr. Gör. ... ve Makine Mühendisi ... tarafından ilk rapor verilmiştir Raporda sonuç kısmında;Davada uygulanması gereken hukukun CMR Konvansiyonu hükümleri olduğu, dava ikamede zamanaşımı olup olmadığı Mahkemenin hukukunda bulunduğu, Hasar / ortaya çıkan zarar taşıyıcıların kabulünde olmasına göre; davacının, davada aktif husumet yokluğu itirazın değerlendirilmesi Mahkemenin hukukunda bulunduğu, CMR senedinde şerh bulunmakla; taşıyıcılara hasar ihbarının yapıldığı kabul edildiği, Davacı sigortacının sigortalısına ödediği hasar tazminatında ( ex - gratia) lütuf ödemesi bulunmadığı, hasar bedeli / tazminat kadri marufunda ve poliçe kapsamında olduğu, Hasarın meydana gelmesinde ve dolayısıyla zararın ortaya çıkmasında; yükün göndereni ile davalı fiili taşıyıcının ortak kusurları bulunduğu ve bu nedenle; hasar / zarardan % 50' şer oranında onlara kusur izafe edildiği, Hasar/zarardan davalı taşıyıcılar müteselsil ve müştereken sorumlu olduğu ve bu nedenle; kalan kısım 1.862.15 USD tazminatın riicuen davacıya ödenmesi gerekeceği, Belirlenen tazminatı ödemesi halinde; 1 no.lu davalı Akdi Taşıyıcının (CMR m. 36737.1 .a. Hükmünde) 2 no.lu davalı Fiili Taşıyıcıya rücu hakkı bulunduğu tespitinde bulunulmuştur.Raporla ilgili hem davalı taraf hem davacı taraf farklı hususlarda itiraz etmişlerdir. Sigorta ve CMR konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyetinden tekrar rapor alınması istenmiştir.13.11.2019 Tarihinde Uzm. Ekn. ... ve Sigorta Uzmanı ... tarafından ikinci rapor verilmiştir. Raporda sonuç kısmında;Dosyada olması gereken hasar gören emtiaya ait mal faturasının olmaması nedeniyle, hasar gördüğü iddia edilen emtianın hasar tespitinin sadece dosyadaki fotoğraflardan yapabilmenin mümkün olamayacağı, fatura dosyada mevcut olmadığı için, satış şekli bilinemediğinden, husumet iddialarının araştırılamayacağı, dosyaya sunulu CMR senedinin fiili taşıyıcıda bulunması gereken 3'ncü nüshasının dosyaya sunulu olmaması, CMR üzerindeki şerhin kimin tarafından ve hangi tarihte konulduğunun belli olmaması, sürücünün imzasını ihtiva etmemesi gibi nedenlerle, davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ödediği bedeli rücuen tahsil edebileceğine dair bir değerlendirme yapabilmek için dosyadaki verilerin yeterli olmadığı, bu haliyle itirazın iptalinin gerekip gerekmediği konusunda bir kanaat oluşturulamayacağı sonuç ve görüşlerine ulaşılmıştır. Davaya konu uyuşmazlık, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılıp açılmadığı, meydana gelen hasar tutarının ne kadar olduğu davalıların meydana gelen hasardan sorumlu olup olmadıkları, davacının hasar nedeniyle doğan zararı davalılardan talep edip edemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.Bir yıllık zamanaşımı süresinin davacı sigortacının 15.11.2016 tarihinde yaptığı icra takibi ile kesildiği ve TBK m. 154 uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresinin işlemeye başladığı, 14.11.2017 tarihinde açılan huzurdaki davanın zamanaşımı süresi içinde açıldığı anlaşılmaktadır.Yukarıda açıklanan deliller birlikte incelendiğinde; Dava konusu taşıma, yükleme yeri ve varma yeri farklı ülkelerde olan luslararası kafayotuyla yapılan bir taşıma olması sebebiyle CMR hükümlerinin ve konuya ilişkin TTK hükümleri kapsamındadır.13/10/2020 tarihli bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere 9.846,40 USD miktarında emtianın zarar gördüğü anlaşılmaktadır.Tespit edilen zarardan kimin sorumlu olduğunun tespiti gerekir.Dava konusu malların Lamine Çift camların dava dışı gönderici .... Şti. tarafından ambalajlanıp araca istiflendiği, fiilitaşıyıcı ... Ltd. Şti. 'nın nezaret ettiği, yükün ve yolun özelliği nedeni ile, yüklemeden sonra araç sürücüsü tarafından yükün takoz ve spanzetlerle yeterli ölçüde sabitlenmesi gerektiği (Bağlama, Emniyete Alma, Destekleme), seyir halindeyken azami dikkati göstermesi gerektiği gerek ekspertiz raporunda gerekse13/10/2020 tarihli bilirkişi raporunu tanzim eden heyette bulunan emtia bilirkişisi tarafından da belirlendiği üzere hasarın fiili taşıyıcının ... Ltd. Şti. sorumluluğunda seyir halindeyken gerçekleştiği anlaşılmakla meydana gelen zarardan .... Ltd. Şti. Sorumludur. Davalı ....A.Ş ise taşımanın yapılması için hizmetlerinden yararlandığı fiili taşımacının hareket ve ihmallerinden, sanki bu hareket ve ihmalleri kendisi yapmış gibi sorumlu bulunduğundan, dava konusu taşımada meydana gelen hasardan da fiili taşıyıcı ile birlikte müteselsilen sorumlu tutmak gerekir.Davalılar arasında akdedilen taşıma sözleşmesinin 11, 13 ve 14. Maddelerinin CMR Konvansiyonunun 8. ve 9. Maddeleri ile uyumlu olduğu, davalı ... Ltd. Şti'nin, davalı .... Ltd. Şti. 'ne emtianın yüklenmesine nezaret edeceği, istifleme ve bağlamada bir problem gördüğünde CMR belgesine şerh koyma ve bildirim yükümlülüğünü verdiği, aksine durumda taşıyıcının ... Ltd. Şti.' nin hasardan sorumlu olacağı hüküm altına alındığı, dava konusu emtianın araca yiiklenilmesinde CMR senedinde bir şerhin olmadığı, dolayısı ile fiili taşıyıcının dava konusu yükün kendi özelliklerine ve yol şartlarına uygun olarak bağlandığını kabul etmiş olacağı ve doğacak hasarlardan da sorumlu olacağı tespit edilmiş olup, davacı sigortalısının ambalajlama ve istifleme konusunda kusurunun bulunduğuna dair bir tespite uluşılmamıştır.Davacının meydana gelen zararı davalılardan talep edip etmeyeceği konusunun tartışılması gerekir.Davacı sigortacının sigortalısı ... CMR belgesinde görünmemesi karşısında Eğer 19.02 2016 tarihli ... Nolu Fatura mevcut ve dosyaya ibraz edilirse, bu faturada satıcı ... ise ve teslim alıcısı firma olarak ... Tic.A.Ş gösterilmişse o zaman davacının sigortalısının taşınan emtianın satıcısı sıfatıyla satış bedelini tahsil etmemesi durumunda, Sembol uluslararası yatırım firmasının ise faturada teslim alıcısı görünmesi sıfatıyla taşıma konusu emtia ile bir menfaat ilişkisi kurulmuş olur.Davacı vekili 24/11/2020 tarihli beyan dilekçesinin ekinde 19.02 2016 tarihli ... Nolu Faturayı sunmuş olmakla menfaat ilişkisi kurulmuştur.Davacı ... tarafından tanzim edilmiş, ... imza ve kaşesi bulunan İBRANAME, MUTABAKATNAME VE TAZMİNAT MAKBUZU başlıklı belgeye göre; ... Nolu Hasar dosyasında sigortalı ... 27.04.2016 tarihindeki hasar için 9.312,55USD tutarında tazminat aldığını, sigortacının taahhütlerini yerine getirdiğini , sigortacyı ibra ve konu olaydan doğan tüm haklarından feragat ettiğini ve üçüncü kişilere karşı olan takip ve dava haklarını tazminat miktarı kadar ... SİGORTA'ya TTK 1472 ve BK 183.maddesi gereğince temlik ettiğini beyan etmiştir.Dolayısıyla davacı sigorta şirketi poliçe kapsamında yapmış olduğu ödeme ile halefiyet kazanmış olup aktif meydana gelen zararı talep etme hakkına sahip olmuştur.Davaya konu emtia ile ilgili hasann CMR Konvansiyonu' nun 18/3 maddesi Tazminat, noksan olan brüt ağırlığın beher kilogramı için 8.33 hesap birimini geçemez "hükmü gereği ve 25/2.b maddeleri gereği üst sınırın 86.702,24 USD olduğu ve belirlenen 9.312,55 USD tutarındaki tazminatın üst sınırı aşmadığından, bilirkişi heyeti tarafından belirlenen tazminat tutarının esas alınmıştır.Dolayısıyla tüm dosya kapsamında bulunan bütün deliller üzerinde yapılan inceleme sonucunda; Dava konusu emtialar ile ilgili tazminatın davalılara rücu edilebileceği, Davacının 9.312,55 USD asıl alacak üzerinden icra takibi başlattığı, davalı ... adına ödenen 10.647,40 TL' nin ödeme tarihindeki TCMB Döviz alış kuruna göre 2.759,04 USD tutarın hükmün infazında dikkate alınması gerektiği ancak faiz hesaplanmasında Takibe konu edilen 9.312,55 USD tutarındaki alacağa takip tarihinden itibaren 15/12/2017 tarihine kadar, 6.553,51 USD tutarındaki alacağa ise 15/12/2017 tarihinden fiili ödeme gününe kadar %5'den fazla olmamak üzere %3 ve değişen oranlarda faiz uygulanması gerektiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir."gerekçesi ile, "Davanın kısmen kabulüne, davalıların İstanbul Anadolu ....İcra Müdürlüğü ... esas sayılı icra dosyasına yapmış oldukları itirazın kısmen iptali ile, takibin 9.312,55 USD asıl alacak, 153,84 USD işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 9.466,39 USD üzerinden devamına, dava tarihinden sonra yapılan 2.759,04 USD tutarındaki ödemenin hükmün icrasında/infazında dikkate alınmasına, Takibe konu edilen 9.312,55 USD tutarındaki alacağa takip tarihinden itibaren 15/12/2017 tarihine kadar, 6.553,51 USD tutarındaki alacağa ise 15/12/2017 tarihinden fiili ödeme gününe kadar %5'den fazla olmamak üzere %3 ve değişen oranlarda faiz uygulanmasına, Alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine," karar verilmiş ve karara karşı davacı (katılma yoluyla) vekili, davalı ... Ltd. Şti. vekili ve davalı ... A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle, taraflarına tahakkuk eden vekalet ücretinin hatalı olarak hesaplandığını; işbu sebeple vekalet ücretinin harca esas miktar üzerinden değil, usd üzerinden hesaplanması gerektiğini, eavalılar lehine icra takibinin USD üzerinden devamına karar verildiğini, işbu sebeple taraflarına tahakkuk eden vekalet ücretinin harca esas değer üzerinden değil, 9466,39 USD üzerinden hesaplanması gerektiğini, dabancı para alacağında vekalet ücreti hesaplanırken, karar tarihindeki TC Merkez Bankası Efektif Satış Kuru üzerinden yabancı paranın TL karşılığının bulunması gerektiğini ve bu miktar üzerinden vekalet ücreti hesaplanması gerektiğini; dolayısı ile bu hususun istinaf mahkemesince göz önünde bulundurulması gerektiğini, Davalıların icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini; davalının itirazda haksız olduğunun tespit edildiğini; bu sebeple müvekkilinin tazminatı talep hakkına haiz olduğunu, bilirkişilerce, müvekkillerinin dava dışı sigortalısının zararını sigorta poliçesi kapsamında giderdiği, haklarına halef olduğu davalının da zarardan sorumlu olup, icra takibine itirazında haksız olduğunun tespit edildiğini; dolayısı ile icra inkar tazminatı taleplerinde haklılıklarının ispatlandığını; dava konusunun likit alacak olduğunu; ödeme dekontu ve eksper raporundaki hesaplamalar ile de bu hususun sabit olduğunu, Müvekkilinin aktif husumet ehliyeti varlığının yanı sıra, TBK 183 hükümlerine göre sigortalı ayrıca hak ve alacaklarını müvekkiline temlik etmiş durumda olduğunu, amablaj ve istif hususunda bilirkişlerce yapılan tespite karşın, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için hasarın bu nedenlerle gerçekleştiği kabul edilse dahi taşıyıcının sorumluluğunun devam edeceğini, bilirkişilerin hasarın davalıların sorumluluğunda meydana geldiğini tespit ettiklerini; bu tespite katıldıklarını ve davalı taşıyıcının aksini ispatlayan herhangi bir delilinin olmadığını ancak müterafik kusura ilişkin yapılan tespite itiraz ettiklerini, bilirkişi raporunda davalı tarafın ispat etmesi gereken hususların sanki davacı tarafın ispatlaması gerekirmiş gibi bir ifade kullanıldığını; zararın taşıma esnasında meydana geldiğinin sabit olduğunu, Davalının iddialarının aksine CMR belgesinde hasara ilişkin şerhin bulunduğunu; ekspertiz raporunda da bu bilgiye yer verildiğini; bu kapsamda davalının ihbara ilişkin itirazlarının da yerinde olmadığını; bilirkişilerce de bu hususun tespit edildiğini; 24 numaralı sütunda olması gereken kabul mührünün bulunduğunu, bilirkişiler 1 no'lu davalının; (delil no 5) navlun faturası, 2 no'lu davalının cmr belgesi uyarınca taşıyan sıfatına sahip oldukları bilirkişilerce tespit edildiğini, bu tespite katıldıklarını, İleri sürerek, yukarıda izah olunan sebeplerle İstinaf başvurularının kabulü ile; esasa dair beyan ve itirazları doğrultusunda ilk derece mahkemesinin kısmen kabul, kısmen red kararının bozularak davanın tam kabulüne, İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı dosyasında 9.467,16 USD lik icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin USD üzerinden devamına, sigortalıya ödeme tarihinden itibaren işleyecek usd faizi ile birlikte müteselsil sorumlu olan davalılardan tahsiline, alacak likit ve belirli olduğundan davalıların %20 den az olmayan miktarda icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin güncel dava değeri esas alınarak davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle, husumet itirazlarının mahkemece doğru değerlendirilmediğini, Davacı yanın taraf sıfatı olmamasına rağmen mahkemenin bu hususu dikkate almadığını; davacının sigortalısı yerine işbu davayı açabilmesi için, sigortalısı ... Sistemleri Tic. A.ş'nin alacağına halef olduğunu ispatlaması gerektiğini; davacı sigorta şirketinin, hasar bedelini ödediğini ve bu ödemeyi gerçekten zarar gören, doğru tarafa yaptığını ispat etmesi gerektiğini; dava açılırken dosyaya, mal faturası, gümrük çıkış beyannamesi, hasar talep yazısı ve rücu ihtarnamesi ibraz edilmediğini; davacının bu delilleri sunamadığından, halefiyetini de ispat edemediğini; tabii olarak taraf sıfatını da kazanamadığını; Bilirkişi raporlarınca da bu hususun sabit olduğunu; ayrıca CMR belgesinde gönderici ... A.Ş., alıcı ... olarak gözükmekte olduğunu; CMR senedi uyarınca davacının sigortalısı ... Tic. A.Ş.'nin bu taşımada yer aldığına dair herhangi bir belgenin de dosyada bulunmadığını; alıcı olarak gösterilen ... şirketinin de CMR belgesinde yer almamakta olduğunu; davacının sigortalısının bu taşıma ilişkisinde varlığını dahi kanıtlamadığını, Davacının lütuf ödemesi yaptığını; bu nedenle rücuen tazminat talep edemeyeceğini, taşımanın, CIP teslim şekliyle gerçekleştirildiğini; CIP teslim şeklinde, satıcı emtiayı taşıyıcının aracına aktarması ile teslim sorumluluğunu yerine getirmiş olduğunu; bu durumda, emtianın taşıyıcıya teslimi ile birlikte tüm masraf ve risklerin alıcıya geçtiğini yani mülkiyet alıcıya geçtiğini; bu durumda alıcının mülkiyet sahibi olduğu için dava hakkının da alıcıda olduğunu: davacının sigortalısının gönderen olduğu varsayımında bile, davacının sigortalısının yine de hasar gören taraf olamayacağını; bu nedenle emtiada meydana gelen zarar dolayısı ile davacının sigortalısının bir alacak hakkının doğmayacağını; buna bağlı olarak da davacının da rücu hakkının gündeme gelmeyeceğini, davacının sigortalısı gönderen dahi olsa, taşıma CIP klozu ile gerçekleştirildiğinden mülkiyetin alıcıya geçtiğini; sigortalının malın maliki olmadığı için hasarı yanlış kişiye ödediğini veya lütuf (ex gratia) ödemesi yaptığını; Lütuf ödemesinin ise davacıya rücu hakkı vermediğini; bu haliyle de, davacının TTK 1472.md gereği halefiyet hakkı doğmayacağından, davalılara husumet yöneltmesinin hukuken mümkün olmadığını; HMK'da aranan dava şartı yerine getirilmemişken; mahkemece davanın kabul edilmesinin açıkça hukuka ve kanuna aykırı olduğunu ve bozmayı gerektirdiğini, Mahkemenin hasarın oluş şeklini tam olarak tespit etmediğini, bu nedenle hatalı karar verdiğini, hasarın nereden kaynaklandığının tam anlamıyla tespitinin yapılamadığını; eksper raporunun ''Hasarın Oluş Şekli ve Nedeni'' bölümünde hasarın kimden kaynaklandığı ve nasıl oluştuğu tespitinin yer almadığını; ekspertiz incelemesinin evrak üzerinden yapıldığını; eksperin emteayı, yüklemenin durumunu, ambalajı görmeden evrak üzerinde uygun yapıldığını söylediğini, herhangi bir inceleme ve tespit yapmadığını; bilirkişi raporlarıyla da sabit olduğu üzere, hasarın meydana gelmesinde tarafların kusur durumuna somut olarak ulaşılamadığını; bu haliyle davacının zararın oluş şeklini, iddialarını, zarar miktarını ispat edilemediğinin bilirkişilerce de ortaya konulduğunu: eksper raporunun delil niteliğinde olduğu varsayıldığında dahi müvekkili şirketin sorumluluğuna yol açacak, davacı tarafın iddialarını doğrular nitelikte bir rapor olmadığını; eksper raporu işlevi gereği, hasarın meydana gelişi, hasara kimin sebep olduğu, hasarın meydana gelmesinde alınmayan tedbirlerin kimin sorumluluğunda olduğu, kısaca maddi vakıanın nasıl meydana geldiği konusunda açıklayıcı olması gerektiğini; olaydaki eksper raporunun ise açıklayıcılıktan uzak olduğunu; mahkemenin sadece emtia bilirkişisinin sonucunu baz alarak fiili taşıyıcı müvekkili ...'ı sorumlu tuttuğunu; hükme de yalnızca bu kısmı esas aldığını ancak dosyada bunun tam tersi yönde bilirkişi raporlarının olduğunu; mahkemenin bilirkişi raporları arasında ki çelişkiyi dahi gidermediğini, Hasarın ambalaj - istif hatasından kaynaklanmakta olduğunu; ambalaj ve istifin göndericinin sorumluluğunda olduğunu, ancak mahkemenin bu konuda tespit yapmadığını, hükmün gerekçesinde, emtiada meydana gelen hasarın taşıma sırasında meydana geldiği, yüklemeden sonra yükün araç sürücüsü tarafından takoz ve spanzetlerle yeterli ölçüde sabitlenmesi gerektiği bu nedenle hasardan fiili taşıyıcı müvekkili ...'ın sorumluluğunda olduğunun belirtildiğini; Yerel mahkeme öncelikle ambalaj ve istifin kimin sorumluluğunda olduğunu tespit edip ondan hasarın neden meydana geldiğini tespit ederek hüküm kurması gerekirken hiçbir araştırma yapmadan direk ambalaj ve istifin müvekkili şirket sorumluluğunda olduğunu varsayarak hüküm kurmasının hatalı olduğunu; ambalaj ve istifin gönderen tarafından gerçekleştirildiğini, müvekkili şirketin sadece taşıma işini yaptığını; bu kadar ağır tonajlı emtianın yüklemesini ve sabitlemesini şoförün tek başına elle yapmasının beklenemeyeceğini; TTK.M.863/1 hükmü gereği eşyanın güvenli yükleme, istifleme, boşaltmanın gönderinin sorumluluğunda olduğunu; CMR 17/4-b-c hükümleri gereği gönderen tarafından yola uygun yüklenmeyen, en önemlisi yüke ve yola uygun şekilde ambalajlanmayan emtiada meydana gelecek zararlardan taşıyıcı sorumlu olmayacağını; buradan hareketle, yükün sabitlenmesi, emniyetli şekilde yüklenmesinin taşıyıcının değil gönderenin sorumluluğunda olacağını; Bilirkişi raporlarından da anlaşılacağı üzere, hasarın ambalajlama ve istifleme hatasından kaynaklanmakta olduğunu; göndericinin her türlü yol koşulunu ve emtianın cinsini dikkate alarak ambalaj ve istifi, yüke ve yola uygun, doğru ve güvenli şekilde yapması gerekirken yapmadığının emtiaların hasarlanmasından da belli olduğunu; 19/11/2019 tarihli bilirkişi raporunun da bu durumu doğrulamakta olduğunu; emtiayı taşıyan şirkete ait aracın, seferini yüke ve yola elverişli olarak tamamladığını, yolda herhangi bir kazaya karışmadığını ve yükü tam ve zamanında teslim ettiğini, Ancak mahkemenin, bilirkişi raporlarında yükleme ve ambalajlama hatasının gönderene ait olduğu tespit edilmişken, ambalajlama ve istifleme konusunda gönderenin kusurunu tespit etmediğini ve yükte meydana gelen zararın taşıyıcının sorumluluğunda olduğu sonucuna ulaştığını; yerel mahkeme kararının açıkça hatalı olup bu nedenle kararı istinaf ettiklerini, Göndericinin her türlü yol koşulunu dikkate alarak ambalaj ve istifi doğru, yeterli, güven verici şekilde yapması gerekirken yapmadığını, taşınan emtianın cam olup ahşap kasaların içine konulduğunu; aralarında da boşluk olduğu bilirkişi raporlarınca da tespit edildiğini; ahşap kasa kapalı bir ambalaj şekli olup müvekkili şirketin şoförünün ahşap kasaları açıp, içerisindeki yükün ambalajını kontrol etme yükümlülüğünün olmadığını; Dürüstlük kuralı gereği çıplak gözle görülebilecek istif ve ambalaj hatalarını gönderene bildirmek gibi sınırlı bir yükümlülüğü olduğunu; dürüstlük kuralı gereği çıplak gözle görülebilecek istif ve ambalaj hatalarını gönderene bildirmek gibi sınırlı bir yükümlülüğünün olduğunu; ancak hüküm gerekçesinde, davalılar ... A.Ş. arasında imzalanan sözleşme hükümleri uyarınca, müvekkili ... Taşımacılık'ın emtianın yüklenmesine nezaret edeceği, istifleme ve bağlamada bir problem gördüğünde CMR belgesine şerh koyma ve bildirim yükümlülüğü olduğu, aksi halde meydana gelecek zarardan müvekkilin sorumlu olacağı, CMR belgesinde de müvekkili tarafından herhangi bir şerh veya itirazi kayıt olmadığından; yükün kendine ve yola uygun bağlandığını kabul ettiği, bu nedenle meydana gelen zarardan sorumlu olacağının kabulü ile hasardan tamamıyla müvekkilinin sorumlu tutulduğunu; kararın bu yönüyle tamamen hatalı olup istinaf ettiklerini, Yüklemenin taşıyıcıya ait değil ise taşıyıcının sadece yüklemeye nezarete ilişkin MK 2 iyiniyet kuralları gereğince sınırlı bir seviyede sorumluluk yüklenebileceğini; asıl sorumluluğun ise eksik-hatalı ambalajı yapan göndericinin olduğunu; cam emteasının ahşap kasaların içine konulduğunu ve aralarında boşluklar olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiğini; ahşap kasanın kapalı bir ambalaj şekli olup müvekkili şirketin şoförünün ahşap kasaları kırarak içerisinde ki yükün ambalajını kontrol etme görevinin olmadığını; ancak MK 2 iyiniyet kuralları gereği çıplak gözle görülebilecek istif ve ambalaj hatalarını gönderene bildirmek gibi sınırlı bir yükümlülüğünün olduğunu; ancak olayda şoförün ahşap kasaların içini çıplak gözle görebilme imkanının olmadığını; bu durumda müvekkile kanundan belirtilenden daha yüksek bir sorumluluk yüklemenin yada görmediği kasanın içini görmesini bekleyerek şerh düşmesini istemenin hukuken mümkün olmadığını; bu durumda müvekkili şirkete atfedilebilecek bir kusurun olmadığını; Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarının ise taşıyıcıya sınırlı seviyede bir kusur yüklemekte olduğunu, Mahkemece davalılar arasında yapılan sözleşmeye atıf yapılarak sorumluluk tespiti yapılmasının hatalı olduğunu; sözleşmenin nispiliği ilkesi gereği müvekkili şirket ile diğer davalı arasında yapılan sözleşmenin ancak tarafları bağladığını; davalı taşıyıcıların, müvekkili ... Taş. ile ... A.ş arasında bir ihtilaf çıkması halinde, taşıyan tarafa bir sorumluluk yüklendiğinde kendi aralarında nasıl paylaşacaklarını hüküm altına aldıklarını; söz konusu sözleşmenin müvekkilin, davacının sigortalısı ile olan ihtilafında dikkate alınamayacağını; davacının sigortalısı ile davalı taşıyıcılar arasındaki ihtilafta, hasarda meydana gelen sorumluluğa kimin katlanacağının kanun hükümlerince belirleneceğini; ancak mahkemenin bu konuda hatalı hüküm tesis ettiğini; bu haliyle de gerekçenin hukuka aykırı olup nihai kararı gerekçesiz ve hukuki dayanaktan yoksun hale getirmekte olduğunu; bu nedenle de kararı istinaf ettiklerini, Davalı tarafın süresi içinde hasar ihbarında bulunmadığını, davacı sigortalısının süresinde hasar ihbarında bulunmadığını; savunmalarında sıklıkla yer vermelerine rağmen, mahkemece bu hususun hiç değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu; hasar ihbarının TTK/889 ve CMR/30 maddeleri uyarınca teslim anında veya en geç teslimden 7 gün içinde yapılması gerektiğini; davaya konu olayda ise, ne teslim anında ne de teslimden 7 gün içinde hasar ihbarı yapılmadığını; davacı tarafından her ne kadar CMR belgesine hasar şerhi düşüldüğü iddia edilse de; söz konusu yazı okunmamakta ve imza bulunmamakta olduğunu; bu halde CMR.M.17 uyarınca hasarın taşıma sırasında ve taşıma nedeniyle meydana gelmediğine dair ispat yükünün yer değiştireceğini; artık davacının hasarın taşıma esnasında meydana geldiğini ispatlaması gerektiğini; CMR senetlerinin 3 nüshasının da dosyada bulunmadığından, taşıyıcının da olan nüshaya şerh düşüldüğünün davacı tarafından ispatlanamadığını; dolayısıyla ortada usulüne uygun bir hasar bildirimi olmadığını; mahkemeye bu hususu hatırlatmalarına rağmen, değerlendirilmediğini; eksik inceleme ile nihai karar verildiğini, Diğer davalı tarafından davacıya yapılan ödemenin mahkemece düşülmeden karar kurulduğunu, diğer davalı ... A.Ş .... Şti. %50 kusur hesabıyla hasar bedelini davacıya ödediğini, dosyada ödeme dekontunun da mevcut olduğunu; eğer davacı şirket hasar ödemesi almış ise bu davayı açmamış olması veya aldığı parayı mahsup ederek açmış olması gerektiğini ancak ödemeye rağmen davacı tarafın hiç ödeme alınmamış gibi tam hasar miktarı üzerinden her iki taşıyıcıya da dava açıldığını; mahkemenin ödenen bu miktarı, hasar bedelinden mahsup ederek hüküm kurması gerekirken kararda mahsubu gerekir diye hüküm kurduğunu; yine mahkemenin tüm tazminat rakamı üzerinden vekalet ücreti ve diğer masrafların kabulüne karar verdiğini oysa ki ödenen rakamı düşüp tam tazminat rakamını hükümde belirtmesi yine bu rakam üzerinden mahkeme masrafları ve vekalet ücretine hükmetmesi gerekirken yapmadığını; bu nedenle yerel mahkeme kararının hatalı olup istinaf ettiklerini ve yerel mahkemenin kararının kaldırılmasını talep ettiklerini; yine zamanaşımı itirazlarını mahkemece değerlendirilmediğini; bu nedenle de kararı istinaf ettiklerini, İleri sürerek, yukarıda açıklanan nedenlerle, öncelikle ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, yerel mahkemenin 2017/1273 E ve 2021/120 K. sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde ‘kaldırılması’ ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesine, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle, usule ilişkin itirazlarının değerlendirilmediğini, Davacı şirketin aktif husumet ehliyetinin olmadığını, davacı ... Şirketi, sigortalısına 9.312,55 $ ödediğini ve sigortalının rücu hakkını temlik aldığını iddia ettiğini; o halde davacının aktif husumet ehliyeti olması için başta sigortalının davalılara karşı bir alacak hakkını haiz olması gerektiğini, sigortalı ... Tic. A.Ş.’nin davalıya karşı herhangi bir alacak hakkı olması için öncelikle sigortalının dava konusu taşımadan zarar görmesi gerektiğini; taşımada emtianın hasarlandığı ve zayi olduğu iddia edildiğine göre bu hasardan sigortalının zarar görmesi için satışın gerçekleşmemiş olması gerektiğini ancak hem dosya kapsamına ibraz edilen ekspertiz raporunda hem de satış faturasında işbu taşımanın teslim şekillerinden “CIP” klozuna uygun olarak yapıldığı ibaresinin bulunduğunu; CIP klozu; Taşıma Ve Sigorta Ödenmiş Olarak (Carriage And Insured Paid To) anlamına gelmekte olduğunu, bu kuralın, satıcının malları kendisinin seçtiği bir taşıyıcı veya diğer bir kişiye belirlenen yerde (eğer taraflarca böyle bir yer kararlaştırılmamış ise) teslim edeceğini ve satıcının, malların belirtilen varış noktasına getirilmesi gereken taşıma sözleşmesini yapmak ve taşıma masraflarını ödemek zorunda olduğunu ifade ettiğini, CIP kuralı kullanıldığında, satıcı teslim yükümlülüğünü mallar varma yerine ulaştığında değil, malları ilgili kural uyarınca taşıyıcıya tevdi ettiğinde yerine getireceğini; bu teslim şeklinde satıcı sigorta primi, navlun ve yükleme masrafları ve riskleri üstlenerek malları yükleyeceği yere getireceğini; satıcının taşıyıcı ile anlaştığını ve temin ettiğini; satış sözleşmesindeki malların belirtilen tarihte ve yerde yüklemesinin yapıldığını alıcıya bildirdiğini, taşıma acentesi ile sözleşme yaparak varış yerine kadar olan navlun ücretini satıcının ödeyeceğini; satıcının masrafları kendisine ait olmak üzere, gönderdiği malın sigortasını yaptırdığını; alıcıya, sigorta poliçesini veya sigorta teminatına ilişkin diğer bir kanıt vermesi gerektiğini; malları ilk taşıyıcının gözetimine devrettiği andan itibaren ilgili risk ve masraflardan kurtulunduğunu; bu andan itibaren navlun ve sigorta primi dışındaki malla ilgili tüm masraf ve risklerin alıcıya ait olduğunu; teslimi gerçekleştirdiğini ve muhtemel varış tarihini alıcıya bildirdiğini, CIP klozuna dair yukarıda yer alan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere ... Tic. A.Ş yükleri taşıyıcıya teslim ettiği anda emtianın maliki alıcı firma olan ... olduğunu; bu sebeple .... A.Ş. işbu taşımada zarar gören taraf olmadığı için davalılara karşı doğan bir dava hakkı ve davacı sigorta şirketinin temliğe dayalı rücu hakkı bulunmayacağını; .... A.Ş ve malların sigortacısı ... şirketi tacir sıfatına haiz olduğu için sözleşmedeki CIP taşıma şeklinin özelliklerini ve hasarın kimde olduğunu bilmeme ya da uygulamama hakkına sahip olmadığını,CIP klozuna dair yukarıdaki açıklamaları saklı kalmak kaydıyla her ne kadar davacı tarafından delil listesinde belirtilmemiş olsa da ekspertiz raporunda yer aldığı bilgiye göre zaten satıcı sigortalı firma alıcı firmaya emtianın faturasını gönderdiğini; ekpertiz raporunda belirtildiği şekilde işbu fatura satıcı firma tarafından 19.02.2016 tarihinde düzenlendiğini, işbu faturada belirtilen miktarın zaten satıcı firma tarafından tahsil edilmişse, sigortalının iddia edilen hasardan zarar görmediği ve bu nedenle de temlik edilecek bir alacak hakkının bulunmadığının ortada olduğunu; davacı tarafın sigortalısının bu emtia bedelini almamış olduğunu kanıtlaması gerektiğini, yine de her halükarda taraflar arasında teslim şekli CIP olarak belirlenmiş olduğundan ve satıcı firma sigortalının dava konusu zarardan alacak hakkı bulunmadığından, emtianın taşıyana teslim edilmesiyle birlikte tüm masraf ve riskler alıcıya geçtiğinden davacı sigorta şirketinin işbu davayı açmakta hiçbir hukuki yararının bulunmadığını, Ayrıca TTK’nın 1421. maddesi uyarınca sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalının prim borcunun ilk taksini ödemesi ile başlayacağını; dolayısıyla davacı sigorta şirketinden sigortalısının prim ödeme tarihinin sorulmasına ve gerektiğinde davacının ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmesini talep ettiklerini, [Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin aşağıda yer alan 2009/7735 E. – 2011/2561 K. numara ve 11.3.2011 tarihli kararı bu kuralı net bir şekilde ifade etmektedir: “Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigorta priminin ilk taksitinin poliçenin imzalandığı 13.07.2007 tarihinde ödenmediği, hırsızlık olayının gerçekleşmesinden sonra ödemenin yapıldığı, bu durumda davalının sorumluluğunun doğmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.”] Açıklanan hususlar çerçevesinde, davacı taraf işbu taşımada iddia edilen hasardan zarar görenin sigortalısı olduğunu yazılı delille kanıtlayamadığı için işbu davada zarar gören tarafın bulunmadığını ve davacı tarafın aktif husumet ehliyetini haiz olmadığını; dolayısıyla, itirazları doğrultusunda işbu davanın aktif husumet ehliyeti eksikliği nedeniyle yerel mahkeme kararının kaldırılarak usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, Taşıma ve satış sözleşmesine uygun yapılmış bir sigorta sözleşmesinin olmadığını, davacı tarafın sigortalısının yapmış olduğu satış ve taşıma sözleşmeleri uyarınca yaptırması gereken sigortanın lehtarı, malların alıcısının ... olması gerektiğini çünkü yükleme bittiği anda artık emtianın malikinin ... olduğunu; davacı tarafın müşterisinin kusurlu davranışı sonucunda abonman sigorta sözleşmesinin lehtarı bulunmadığı için aralarındaki sözleşmenin geçerli olmadığını, hiçbir şekilde taraflarınca kabulü mümkün olmasa da bir an için sigorta sözleşmesinin uygun olduğunu düşünülse bile abonman sigorta sözleşmesi uyarınca sigortanın kurulabilmesi için yükleme konusunda sigortalının gerekli ihbarı yaptığına ve sigortacının onay verdiğine dair bir bilginin dosyada bulunmadığını; sigorta sözleşmesinin kurulduğunu davacı tarafın ispatlaması gerektiğini; yine hasar ihbarının da sigortacıya 3 günlük süre içinde yapıldığının kanıtlanması gerektiğini, davacı sigorta şirketi tarafından gerçek lehtar olmayan sigortalısına yapılan ödemenin geçerli bir sigorta ilişkisinin varlığına dayanmadığı sebebiyle ex gratia (lütuf ödemesi) niteliği taşıdığı ve bu sebeple de halefiyetin söz konusu olamayacağı dosya kapsamında incelenen delillerden anlaşılacağı üzere izahtan vareste olduğunu, Dava konusu taşımada zarar görenin davacının sigortalısı değil, alıcı şirket olduğunu; ayrıca satıcı ile alıcının anlaşmış olduğunun aksi doğrultusunda bir sigorta sözleşmesi yapıldığını; bu kapsamda davacının sigortasına yapılan ödemenin lütuf ödemesi olup davacı sigorta şirketinin hükümsüz bir alacağı temlik alamayacağının kabulü gerektiğini, Dava konusu zararın oluşmamış olup yapılan ödemenin lütuf ödemesi olduğunu, ... Sigorta ve Reasürans Şirketler Birliği'nin resmi Internet sayfasında “ex gratia” ödeme hakkında yapılan açıklamanın “Sigorta şirketlerinin, kendi sigortaları ile içinde bulunduğu iyi ilişkilerini veya ticari itibarını koruma düşüncesi, lütuf ödemesinin nedenleri arasında gösterilebilir. Bu tür ödemelerin önemli bir sonucu, rücu imkanını ortadan kaldırmasıdır.” şeklinde olduğunu, dava konusu taşımada zarar görenin davacının sigortalısı ... A.Ş. değil, alıcı ... şirketi olduğunu; ayrıca sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı belli olmadığından bu hususun bilirkişi raporu ile tespit edileceğini; davacının sigortasına yapılan ödemenin lütuf ödemesi olup davacı sigorta şirketinin hükümsüz bir alacağı temlik aldığının kabulü gerektiğini, davacının sigortasına yapılan ödemenin lütuf ödemesi olup davacı sigorta şirketi TTK. uyarınca sigortalının taşıyana karşı iddia ettiği alacak hakkına halef olmadığını; dolayısıyla davacının işbu davada rücu hakkı ve aktif husumet ehliyeti bulunmamakta olup, işbu davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddedilmesini talep ettiklerini, Zamanaşımı def'ilerinin nazara alınmadığını, CMR 32/1. maddesi "Bu sözleşme gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekir." şeklinde olduğunu; davacı tarafça gönderilmiş olan ihtarname de emtianın 27.04.2016 tarihinde hasarlandığının iddia edildiğini; mahkemede görülmekte olan davanın ise 14.11.2017 tarihinde açıldığını; bu sebeple davanın zamanaşımı def'ilerinin nazara alınıp yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın usulden reddini talep ettiklerini, Hasardan müvekkillerinin sorumlu olmadığını, davacı tarafından dosyaya ibraz edilen ekspertiz raporunda hasar nedeni açıkça belirtilmediğini ancak dosya kapsamında değerlendirme yapılırken şu hususların bilinmesi gerektiğini, işbu taşıma nezdinde Müvekkili Şirket akdi taşıyan sıfatını haiz olup, fiili taşımanın ise diğer davalı ,,, Taşımacılık tarafından gerçekleştirildiğini; müvekkili Şirket ile fiili taşıyan ,,, Taşımacılık arasında taşıma sözleşmesinin akdedildiğini, İşbu taşıma sözleşmesinin 11. maddesinde açıklandığı üzere “taşıma konusu emtia ile ilgili yükleme, istifleme ve boşaltma işlemlerini gönderen firma gerçekleştirecektir.” Yine 13. Maddede açıklandığı üzere fiili taşıyan gönderici tarafından yapılan istifleme, yüklemeyi ve yükün ambalajını kontrol edecek, hataları tespit etmesi durumunda Müvekkili Şirkete haber edeceğini, gördüğü eksiklikleri CMR’ye yazacağını, şbu sözleşme metninde görüleceği üzere dava konusu taşımada yükleme, istifleme dava dışı gönderici firma, sigortalı tarafından yapıldığını ve yükleme sırasında fiili taşıyana sözleşme ile bu yüklemeye nezaret etmesi sorumluluğu verildiğini; her ne kadar daivacı tarafından yaptırılan ekspertiz raporunda hasarın nedeni açık olarak yazılmamışsa da taşıma esnasında sürücünün de herhangi bir kusuru bulunmayan işbu davada iddia edilen hasarın ya ambalaj yetersizliğinden ya da yükleme sırasındaki yanlış istiflemeden kaynaklandığının anlaşılmakta olduğunu; her ihtimalde ise Müvekkili Şirkete herhangi bir kusur atfedilemeyeceğini, İşbu davada davacı tarafın herhangi bir alacak hakkı bulunmadığının yukarıda detaylıca açıklanmış ise de davacı tarafından Müvekkili Şirkete karşı icra takibi başlatıldıktan sonra dosyanın sulhen çözümlenmesi için efor sarf edildiğini, davacının haksız iddiasının dava aşamasına geçmemesi için taraflarınca alt taşıyan ve davacı taraf ile anlaşılmaya çalışıldığını, bu minvalde ilk önce alt taşıyan ... Taşımacılık ile iletişime geçildiğini ve Müvekkili Şirketin sorumluluk alanında gerçekleşmeyen bu iddianın taraflarınca karşılanması talep edildiğini ancak diğer davalı ... Taşımacılık’ın 28.04.2017 tarihli sulh taleplerine binaen göndermiş olduğu cevabında taraflarınca ancak talebin %30’unun karşılanabileceğinin ifade edildiğini, ayrıca göndermiş oldukları bu cevapta hasarın sebebinin yetersiz sabitleme olduğunun belirtildiğini; hasarın sebebinin diğer davalının iddia ettiği üzere yetersiz sabitleme olduğu ve bu yükleme işleminin göndericinin sorumluluğunda olduğu düşünülse bile Müvekkili Şirket ile diğer davalı arasında imzalanan taşıma sözleşmesinde açıklandığı üzere yine de alt taşıyanın bu yüklemeye nezaret yükümlülüğünün bulunduğu ve sorumluluktan bu şekilde kaçamayacağını, bu hususlar alt taşıyana tekrar hatırlatıldıktan sonra alt taşıyan teklifini % 30’dan, % 50’ye çıkardığını belirtmiş ve neticesinde de davacı sigorta şirketinin dava konusu talebinin % 50’si Müvekkil Şirket tarafından % 50’si ise diğer davalı ... Taşımacılık tarafından ödenmesi hususunda uzun bir sulh görüşmeleri başladığını; o yüzden işbu iddianın dava aşamasına geçmeden kapanması için Müvekkili Şirketin sigortacısı, sigorta poliçesi doğrultusunda brokeri aracılığıyla davacı sigorta şirketine 10.647,40 -TL. ödeme yaptığını, 10.647,40 -TL.’lik ödemede ise davacının asıl alacak miktarı olan 9.312,55 $’ın 26.618,50 -TL. değerindeki karşılığının alındığını ve bu meblağın 26.618,50 -TL.’nin % 50'si olan 13.309,25 -TL.’den Müvekkili Şirketin sigorta poliçesindeki % 20 muafiyet oranı indirilerek hesaplandığını, ancak Müvekkili Şirketin sigortacısıyla irtibata geçerek göstermiş olduğu bu iyi niyet, iddia edildiği gibi bir hasar vuku bulmuşsa şayet, tüm sorumluluk alt taşıyanın üzerinde olmasına rağmen alt taşıyan tarafından devam ettirilmediğini ve Müvekkili Şirketin sulh girişimlerinin sonuçsuz kaldığını; diğer davalı alt taşıyan sulh görüşmelerinde kararlaştırıldığı üzere kendisine düşen kısmı ödemediğini ve Müvekkili Şirketin iyi niyetini suistimal ettiğini, Davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, iddia edilen zarardan fiili taşıyan ... Taşımacılığın sorumlu olduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için taşıma sırasında iddia edildiği gibi mallarda zarar meydana geldiği kabul edilse dahi bu zarardan dolayı tüm sorumluluğun, fiili taşıyan diğer davalı ... Taşımacılık üzerinde olduğunu, davacı tarafın dosyaya ibraz etmiş olduğu CMR belgesinde ve işbu dilekçe ekinde dosyaya sunulan daha okunaklı halinde görüleceği üzere taşıyan olarak diğer davalı ... ’ın imzası bulunduğunu, ayrıca işbu dilekçe ekinde ibraz edilen aynı taşımaya ilişkin düzenlenen diğer davalı tarafından tanzim edilen CMR belgesinde görüleceği üzere taşıma bizzat ... tarafından gerçekleştirildiğini, mezkur olay gerek yukarıdaki açıklamalarından gerek Müvekkili Şirket ile diğer davalı arasında imzalanan taşıma sözleşmesinden anlaşılacağı üzere tamamen diğer davalı ... Taşımacılık’ın sorumluluk alanında gerçekleştiğini, Dava konusu taşımada hasar ihbar süresine uyulmadığını, yukarıda açıklanan hususlar dâhilinde ve fakat Müvekkili Şirkete kusur atfedilebilecek bir sebepten dolayı ortaya çıkan herhangi bir zararın ve sorumluluğun varlığını kabul anlamına gelmemek üzere; hasar bildiriminin yasal süresi içerisinde yapılmadığını; Türk Ticaret Kanununun ve CMR sözleşmesinin ilgili hükümleri uyarınca, hasar tespitine ilişkin “resmi” makamlar tarafından veya müşterek katılımlı bir raporun da taraflarına gönderilmediğini, dava konusu taşımada yükleme tarihi 19.02.2016, emtianın Kazakistan’a varış tarihinin ise 01.03.2016 olduğunu; bu hususun ekspertiz raporunda “Hasarın Oluş Şekli ve Nedeni” kısmında açıkça belirtildiğini ancak taraflarınca anlaşılması mümkün olmayacak şekilde davacı tarafından dosyaya ibraz edilmiş olan ibranamede hasar tarihinin 27.04.2016 olarak belirtildiğini, bu durumda iki ihtimalin akla geldiğini; ya iddia edilen hasarın emtia alıcıya teslim edildikten sonra gerçekleştiğini, ki bu durumda taşıyanın herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığının izahtan vareste olduğunu ya da hasar ihbarının taşıyana geç yapıldığı için bunu gizlemek adına kasıtlı olarak hasar tarihinin 27.04.2016 olarak belirtildiğini, ancak her durumda dava dışı sigortalının kötü niyetini bir kenara bıraksak bile işbu taşımada CMR hükümlerine göre hasar, yasal bildirim süresi içerisinde taşıyana ihbar edilmediğini, Dava dosyasına sunulmuş olan bilirkişi raporunda;"Kırılmaların nakliye sırasındaki ahşap kasada oluşan boşluklarda köşe noktaların burulup-çarpıp oluşturduğu çatlakların yoldaki titreşimlerle daha da ilerlediği izlenimi oluşturmuştur" [Bilirkişi raporunun 6. sayfa, son iki paragrafı] "Dava konusu malların lamine çift camların dava dışı gönderici.... Şti. tarafından ambalajlanıp araca istiflendiği" [Bilirkişi raporunun 8. sayfa, 5. paragrafın ilk cümlesi] "Sürücü hatası, kusurunu destekleyici bilgi ve belge bulunmamaktadır" [Bilirkişi raporunun 19. sayfa, sondan 2. paragrafın son cümlesi] "Yargıtay uygulamasında da, istif ve yükleme, boşaltma hatalarında göndereni uyarması gerektiği, bu gerekliliği yerine getirmeyen taşıyanın BK. m. 44 uyarınca mütefarik kusurlu olduğu yönünde kararları mevcuttur" [Bilirkişi raporunun 23. sayfa, sondan 4. paragraf] "Buna karşılık ... firmasının CMR belgesinde alıcı olarak gözükmediği, ... firmasının gönderen, aynı firmanın şubesinin de alıcı olarak gözüktüğü, davacı sigortacının sigortalı ... CMR belgesinde gönderen olarak gözükmediği" [Bilirkişi raporunun 28. sayfa, 5. paragraf]"Taşıma konusu emtia ile bir menfaat ilişkisi kurulacağı ve sigorta sözleşmesinin geçerli olacağı, aksi halde dava konusu sigorta sözleşmesinin TTK. m. 1408 uyarınca geçersiz olacağı" [Bilirkişi raporunun 28. sayfa, sondan 6. paragraf] ibarelerinin yer aldığını, Mütefarik kusur incelemesi yapılmadığını, bilirkişi raporunda "Yargıtay uygulamasında da, istif ve yükleme, boşaltma hatalarında göndereni uyarması gerektiği, bu gerekliliği yerine getirmeyen taşıyanın BK. m. 44 uyarınca mütefarik kusurlu olduğu yönünde kararları mevcuttur" [Bilirkişi raporunun 23. sayfa, sondan 4. Paragraf] ibaresinin yer aldığını, taleplerin kabulü anlamına gelmemek kaydı ile dava dosyasına sunulmuş olan bilirkişi raporunda, mütefarik kusur incelemesi yapılmadığını, kusurun sorumluluğu belirlenirken; hasarın yükleme ve istifleme hatasından meydana geldiği ancak; yükleme ve istiflemenin kimin tarafından yapıldığı ve müterafik kusurunun bulunup/bulunmadığı önem arz ettiğinden bu hususunda araştırılması gerektiğini, bilirkişi raporunda açıkça; yükleme ve istiflemenin kimin tarafından yapıldığı ve mütefarik kusurun mevcut olup/olmadığının tespit edilmediğini, müvekkili şirketin hasarlandığı iddia edilen emtianın yüklenmesi, istiflenmesi ve boşaltılması edimini üstlenmediğini; bu hususta yazılı bir evrakın dava dosyasında da bulunmadığını ancak bilirkişilerin mevcut durumu görmezden gelerek hareket ettiğini ve müvekkili şirketin zarardan sorumlu olduğunu yasal mevzuata aykırı olarak tespit ettiklerini, Gerek TTK'da gerekse CMR'de yükleme, istifleme ve boşaltma yükümlülüğünün kimin üzerinde olduğu konusunda açık bir hüküm bulunmadığını; bu nedenle taraflarca bu konu hakkında açıkça yapılmış bir düzenleme yoksa, genel olarak yüklemenin ve boşaltmanın gönderen ve gönderilenin yükümlülüğünde olduğunun kabul edilmekte olduğunu, (CMR Konvansiyonu Şerhi, Av.Engin ERDİL, Vedat Kitapçılık, İstanbul, 2007, s.168, (Kübra YETİŞ ŞAMLI, Taşıyıcının/Taşıyanın Sınırlı Sorumluluktan Yararlanma Hakkının Kaybı, Oniki Levha Yayıncılık, Eylül 2008, S.13) Taşıyıcı (davalı müvekkil), nezaret etme yükümlülüğüne uygun davranmadığı takdirde; ortaya çıkan zarardan müterafik kusuru oranında sorumlu tutulması gerektiğini, (Hakan Karan, "Karayolunda Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesi Hakkında Konvansiyon CMR Şerhi" Ankara 2011, s. 342.) örneğin, hafif bir eşyanın üzerine ağır bir eşyanın konulması durumunda taşıyıcı bunu derhal fark etmesi gerektiğini, gönderene bildirimde bulunmalı, bununla ilgili talimat almalı ve taşıma işini ona göre devam ettirmesi gerektiğini, (Hakan Karan, "Karayolunda Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesi Hakkında Konvansiyon CMR Şerhi" Ankara 2011, s. 342, 343.) Bu tür hatalı işlemlere rağmen taşımaya başlayan taşıyıcının kusurlu sayıldığını, (Hakan Karan, "Karayolunda Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesi Hakkında Konvansiyon CMR Şerhi" Ankara 2011, s. 258.) Ancak dava konusu olayda dahi müvekkil şirketin böyle bir kusurunun bulunmadığını; bulunduğunun kabulü halinde dahi mütefarik kusur hükümlerinin uygulanması gerektiğini, Müvekkili şirket kusurlu olabilmesi için, eşyanın mutlak zarara uğrayacağının bilincinde olmasına rağmen bu durumu dikkate almayarak taşımaya devam etmiş olması gerektiğini, Bu hususta Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2015/15558 E., 2017/2556 K. sayılı ve 02.05.2017 tarihli kararının ilgili kısmını sunmakta fayda gördüklerini, “Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı gönderen firmanın kusuru olmasa da yetersiz ambalajlamadan ve işaretlemeden kaynaklanan taşıyıcının zararını karşılamak zorunda olduğu, davalı taşıyıcının da gönderen tarafından yapılan yetersiz ambalajlama sonucu meydana gelen hasar ile ilgili sorumluluktan kurtulacağı, ancak kendisine teslim edilen eşyanın taşınmaya elverişli şekilde ambalajlanıp ambalajlanmadığını denetlemek, elverişli değilse bu konuda taşıma belgesine şerh koymak veya göndereni uyarmakla yükümlü olduğu, bu sebeple her iki davalının %50 oranında kusurlu olduğu, müteselsil sorumluluğun olmadığı gerekçesiyle her bir davalı 2.000,00 TL‘den sorumlu olmak üzere 4.000,00 TL‘nin daval ... Tic. A.Ş. için 10.05.2013, diğer davalı için dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı ... Tic. A.Ş. vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... Ticaret A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.”İleri sürerek, yukarıda arz ve izah edilen ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle; usul ve yasaya aykırı İstanbul/Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1273 E. - 2021/120 K. sayılı kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; uluslararası karayolu taşıması sırasında hasarlandığı iddia olunan emtia nedeniyle sigortalıya ödenen bedelin davalı taşıyıcılardan rücuen tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup,mahkemece itirazın iptali istemi kabul edilmiş, inkar tazminatı istemi ise reddedilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri, USD cinsinden hüküm altına alınan alacağın karar tarihindeki kura göre değeri belirlenerek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, inkar tazminatı koşullarının oluştuğu yönündedir. Davalı ... Şirketi tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; davacının aktif husumetinin bulunmadığına yönelik itirazlarının değerlendirilmediği, davacının sigortalısına ait emtia faturasında teslim şeklinin CIP olarak belirlendiği, emtianın taşıyıcıya teslimi ile hasar ve yararın alıcıya geçtiği, sigortalının hasar bedeline ilişkin alacak hakkı olmadığından davacının ne halefiyet ne de temlik yolu ile sigortalısına halef olamayacağı, taşıma ve satış sözleşmesine uygun yapılmış bir sigorta sözleşmesi bulunmadığı, zamanaşımı def'inin nazara alınmadığı, kabul anlamına gelmemek kaydıyla taşımada ihbar süresine uyulmadığı, mahkemece hükme esas alınan son bilirkişi raporunda yükleme ve istifleme sorumluluğunun kime ait olduğunun ve müterafik kusur hususunun değerlendirilmediği, hasardan fiili taşıyıcının sorumlu olduğu yönündedir. Davalı ... tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri;avacının aktif husumetinin bulunmadığına yönelik itirazlarının değerlendirilmediği, davacının sigortalısına ait emtia faturasında teslim şeklinin CIP olarak belirlendiği, emtianın taşıyıcıya teslimi ile hasar ve yararın alıcıya geçtiği, sigortalının hasar bedeline ilişkin alacak hakkı olmadığından davacının ne halefiyet ne de temlik yolu ile sigortalısına halef olamayacağı, hasarın oluş şeklinin tespit edilemediği, hasarın kaynağının ambalaj istif hatası olduğu, ambalaj ve istifleme yükümlülüğünün ise gönderene ait olduğu, bu hususun mahkemece değerlendirilmediği, süresinde ihbarda bulunulmadığı, diğer davalının sigortacısı tarafından yapılan ödeme mahsup edilerek karar verilmesi gerektiği yönündedir.Mahkemece tarafların dosyaya sundukları deliller ve dosya üzerinde önce bir taşıma uzmanı ve bir sigorta uzmanından oluşan bilirkişi heyetine inceleme yaptırılarak kök rapor alınmış, bu raporda hasarın yükleme ve istiflemenin yetersizliğinden kaynaklandığı, davalıların nezaret yükümlülüklerine aykırılık nedeniyle hasardan %50 oranında sorumlu oldukları kanaati bildirilmiş, tarafların itirazları üzerine dosya bir taşıma uzmanı ve bir sigorta uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdii edilmiş, bu heyet tarafından davacının sigortalısına ait mallara ilişkin satış faturasının, dava konusu taşımaya ilişkin gümrük belgelerinin, CMR senedinin orijinalinin dosyada olmadığı, CMR senedinde gönderen olarak davacının sigortalısı ... Sistemleri Şirketinin adının geçmediği, dosyaya mübrez CMR senedinde yer alan şerhlerin tarih içermediği, bu delillerin dosyaya sunulması halinde inceleme yapılabileceği kanaati bildirilmiştir. Mahkemece dosyaya mübrez raporlar arasında çelişki olduğundan bahisle dosya bir cam emtiası konusunda uzman sektör bilirkişisi, bir taşıma uzmanı ve bir sigorta uzmanından oluşan heyete tevdii edilerek yeni bir rapor alınmış, bu raporun ibrazından sonra dosyaya mal satış faturası sunulmuş, akabinde tahkikat bitirilerek istinafa konu karar verilmiştir. Davacı yan, sigortalısı tarafından Türkiye'den Kazakistan'a akdi taşıyıcı ... ve fiili taşıyıcı ... firmaları aracılığı gönderilen cam emtiasının 34 adedinin hasarlandığının CMR senedine şerh düşüldüğünü belirterek sigortalısına yaptığı ödemenin davalılardan tahsilini talep etmektedir. Dosyaya mübrez nakliyat emtia abonman poliçesi incelendiğinde, sigortalısının dava dışı ... Anonim Şirketi olduğu, 16/11/2015 başlangıç ve 16/11/2016 bitiş tarihli poliçenin cam emtiasının Türkiye'den dünyanın muhtelif yerlerine taşınması esnasında meydana gelecek hasarları teminat altına aldığı anlaşılmıştır. Davacının sunduğu ibra ve temlik belgesi kapsamından ödemenin ... Şirketi ... yapıldığı görülmüştür. Davacı vekili tarafından son bilirkişi raporunun ibrazından sonra dosyaya sunulan 19/02/2016 tarihli satış faturası incelendiğinde, satıcının ... Şirketi ... ve Ortakları, alıcısının ..., ..., Dubai, Birleşik Arap Emirlikleri adresinde mukim ... şirketi olduğu, faturada "..." kaydının yer aldığı, emtianın 325,98 m2 lamineli çift cam olduğu, fatura bedelinin 22.818,60-Euro olduğu, net ağırlığın 19.557 kg, brüt ağırlığın 20.232 kg, teslim adresinin ... Astana Kazakistan olduğu, fatura üzerinde 34 SU 131 plaka kaydının bulunduğu anlaşılmıştır. Dosyaya mübrez, üzerindeki şerh ve kaşeler okunaklı olmayan, tercümesi yapılmamış ve orijinal nüsha olmayıp, fotoğraf çekimi olduğu görülen CMR senedi incelendiğinde, gönderenin ... Tic A.Ş olduğu, alıcının ... olduğu, emtianın 9 kap laminated double glass olduğu, senet üzerinde "36 adet 7005 kodlu cam hasarlı geldi. 280 x 1293 ebatlarında toplam 123,08 m2" ibarelerinin bulunduğu, altında Ambar şefinin ve ... isimli kişinin imzasının bulunduğu, bu hasar kaydı altında tarih mevcut olmadığı, senedin tercümesi bulunmadığı için eşyanın Astana Gümrüğü'ne ne zaman geldiğinin denetlenemediği anlaşılmıştır. CMR senedinde taşıyıcı olarak davalı ... firmasının kaşesi bulunmaktadır. Yine izinli gönderici tır karnesi incelendiğinde, 9 kap 20.232,00 kg ağırlığındaki laminated duoble glas emtiasının davalı ... Taşımacılık'ın .../... plakalı tırlarına yüklendiği görülmektedir. Mahkemece; poliçede yer alan sigortalı şirket unvanı ile satış faturası ve ibranamede yer alan şirket unvanlarının farklı olduğu, poliçede sigortalı şirketin imza ve kaşesinin bulunmadığı da nazara alınarak, davacı vekiline bu hususta açıklama yaptırılmaması, dava konusu taşımada gönderici olduğu iddia olunan şirket ile sigortalı şirketin aynı olup olmadıklarının, buna göre dava konusu taşımanın dayanak poliçe kapsamında olup olmadığının tespit edilmemesi yerinde olmamıştır. Somut olayda; gümrük çıkış belgeleri mevcut olmamakla birlikte, taşıma konusuna ilişkin satış faturası dosyaya sunulmuş olup, fatura üzerinde CIP kaydının bulunduğu, bu teslim şeklinde emtianın navlun ve sigorta bedeli ödenmiş olarak taşıyıcıya teslim edildiği ve taşıyıcıya teslim ile emtia açısından yarar ve hasarın kural olarak alıcıya geçtiği, bu durumun istinasını satıcının riskin gerçekleştiği anda henüz satış bedelini tahsil etmemiş olması halinin teşkil ettiği, davalıların gerek cevap dilekçelerinde gerekse bilirkişi raporlarına itiraz dilekçelerinde bu gerekçe ile aktif husumet itirazında bulundukları, mahkemece davacının sigortalısının ... Şirketi ... ve Ortakları olduğunun tespit edilmesi halinde, bu şirketin ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırılarak, satış bedelinin dava dışı alıcıdan tahsil edilip edilmediğinin, buna göre taşıyıcıya teslim ile hasar ve yararın alıcıya geçip geçmediğinin tespit edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davalıların bu itirazları hakkında olumlu olumsuz bir değerlendirme yapılmaması yerinde olmamış, her iki davalının bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde bulunmuştur. Dosyaya mübrez CMR senedinde hasar kaydı altında tarih bulunmadığı gibi, kayıt altında ambar şefi dışında imzası bulunan ... davalı taşıyıcıların çalışanı olup olmadığı mahkemece açıklattırılmamış, diğer ifade ile CMR senedi ile taşıyıcılara bildirim yapılmış kabul edilip edilemeyeceği ve teslim tarihinin ne olduğu netleştirilmemiş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dahi ... taşıyıcı çalışanı/şoförü veya temsilcisi olması halinde hasar ihbarının süresinde yapılmış kabul edilebileceği belirtilmesine rağmen, davalıların hasar ihbarının süresinde yapılmadığına yönelik itirazları gerekçeleri de açıklanarak değerlendirilmemiş olup, davalıların bun yöndeki istinaf sebebi de yerinde bulunmuştur. Mahkemece daha önce alınan iki ayrı bilirkişi heyeti raporunda çelişki bulunduğundan bahisle dosya yeni bir heyete tevdi edilmiş ise de, öncelikle alınan ikinci heyet raporunda eksik belgeler bulunduğu gerekçesi ile herhangi bir kanaat bildirilmediği, dolayısıyla birinci ve ikinci raporlar arasında çelişki bulunduğundan bahsedilemeyeceği, alınan son raporda cam emtiası konusunda uzman bilirkişinin, hasar fotoğrafları incelendiğinde, kırılmaların genel olarak köşelerden patlama olması şeklinde gerçekleştiği, buna göre nakliye esnasında ahşap kasada oluşan boşluklarda köşe noktaların burulup-çarpıp oluşturduğu çatlakların yoldaki titreşimlerle daha ilerlediği izleniminin oluştuğu, ekspertiz raporuna göre ambalajlamanın yeterli olduğu, fakat yolda oluşan tek bir çukurlu alanın dahi bu sonucun oluşmasına neden olabileceği kanaatinin bildirildiği, taşıma uzmanı bilirkişi tarafından ise dava konusu malların dava dışı ... tarafından ambalajlanıp araca istiflendiği, fiili taşıyıcı ... firması tarafından yüklemeye nezaret edildiği, taşımacının yükün ve yolun özelliği gereği yükü takoz ve spanzetlerle araca yeterli ölçüde sabitlemesi gerektiği, hasarın fiili taşıyıcının sorumluluğu kapsamında seyir halinde gerçekleştiği kanaati bildirilmiştir. CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi uyuşmazlık konusu taşıma bakımından, Konvansiyonda yükleme ve istiflemenin kimin sorumluluğunda olduğuna dair açık bir düzenleme bulunmadığı, Konvansiyonda hüküm bulunmaması halinde, MÖHUK'un 29/2 fıkrası uyarınca TTK'nun taşımaya ilişkin hükümlerinin uygulama alanı bulacağı, TTK'nun 863/1 fıkrası uyarınca sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça, gönderenin eşyayı taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koymak, istiflemek, bağlamak ve sabitleyerek yüklemek zorunda olduğu, taşıyıcının ise yüklemenin işletme güvenliğine uygunluğunu sağlamakla yükümlü olduğu, buna göre mahkemece aldırılan ilk ve üçüncü bilirkişi heyet raporları arasında, hem hasarın meydana geliş sebebi ve ambalaj yeterliliği, hem de yükleme ve istiflemenin kimin sorumluluğunda olduğu, buna göre taşıyıların sorumluluğunun kapsamı hususunda çelişki oluştuğu, davalıların hasarın ambalajlama yetersizliği ile yükleme ve istif hatasından meydana geldiği, bu nedenle sorumlu olmadıkları, aksi kabul edilse dahi müterafik kusurun düşük takdir edilmesi gerektiği yönündeki savunma ve itirazları bakımından raporlar arasındaki çelişki giderilmediği gibi, mahkeme gerekçesinde de bu itirazların tartışılıp değerlendirilmediği anlaşılmış, davalıların bu yöndeki istinaf sebepleri de yerinde bulunmuştur. Mahkemece yapılması gerek iş, öncelikle sigorta poliçesinde yer alan sigortalının dava konusu taşıma sözleşmesinin tarafı olan şirket olup olmadığını tespit etmek, CMR senedinin orijinal ve okunaklı nüshasını ve yeminli tercümesini getirtmek, dava konusu taşımaya ilişkin gümrük belgelerini getirtmek, davalıların CIP teslim şekline tabi satışta hasar ve yararın dava dışı alıcıya geçtiğine, dolayısıyla davacının ne TTK'nun 1472 maddesi ne de temlik yolu ile sigortalısına galef olamayacağı yönündeki aktif husumet itirazlarını değerlendirmek için dava dışı sigortalı şirket defterleri üzerinde satış bedelinin tahsil edilip edilmediğini tespit için inceleme yaptırmak, akabinde dosyaya mübrez birinci ve son heyet raporları arasındaki, hasarın meydana geliş sebebi, şekli, yükleme ve istiflemenin kimin sorumluluğunda olduğu, gönderen sorumluluğunda ise davalı taşıyıcıların nezaret yükümlülükleri çerçevesinde kusurlarının bulunup bulunmadığı hususlarındaki çelişkileri gidermek üzere yeni bir heyete inceleme yaptırılarak rapor aldırmak ve oluşacak sonuca göre karar vermektir. Sonuç itibariyle, davalılar ... Limited Şirketi ile ...Anonim Şirketi'nin istinaf başvurularının yukarıdaki sebeplerle kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davalıların ve davacının diğer istinaf sebeplerinin bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına, dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalılar ... Limited Şirketi ile ...Anonim Şirketi'nin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/02/2021 tarih ve 2017/1273 Esas - 2021/120 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Davalıların ve davacının diğer istinaf sebeplerinin bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına,3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf talep edenler tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde davacı ve davalılara iadesine, 5-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 7-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine,8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/07/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.