mahkeme 2022/219 E. 2024/989 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/219

Karar No

2024/989

Karar Tarihi

6 Haziran 2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/219 Esas
KARAR NO: 2024/989 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2020/197 Esas - 2021/405 Karar
TARİH 01/07/2021
DAVA: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 06/06/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili bankanın Gültepe şubesi ile ... Ltd. Şti. arasında imzalanan toplam 7.500.000,00-₺ bedelli 3 adet genel kredi sözleşmesine istinaden borçlu firmaya kredi kullandırıldığını, davalılardan ... ve ... anılan genel kredi sözleşmelerini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, borçlunun kredi hesaplarnın Beşiktaş ... Noterliği'nin 20/08/2018 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kat edildiğini, borcun süresi içerisinde ödenmediğini, davalılar hakkında İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıların borca, borcun faizine ve takibe itirazı neticesinde icra takibinin durduğundan bahisle borçluların itirazının iptaline, haklarında başlatılan icra takibinin devamına, davalıların inkar olunan alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılara usulünce tebligat yapılmış olup, cevap dilekçesi dosyaya sunulmamış, davalılar vekili aşamalardaki beyanında davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 01/07/2021 tarih 2020/197 Esas 2021/405 Karar sayılı kararında;"....Tüm dosya kapsamından; davacı banka ve davalı .... Ltd. Şti. arasında 29/06/2017 tarihli 5.000.000,00-₺ bedelli, 23/01/2015 tarihli 2.000.000,00-₺ bedelli ve 17/03/2014 tarihli 500.000,00-₺ bedelli toplam 3 adet genel kredi sözleşmesi imzalanmış olup, davalı gerçek kişilerin söz konusu genel kredi sözleşmelerini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı sözleşmelerde kefilin sorumlu olduğu azami miktar, kefalet tarihi ve müteselsil kefil ibaresinin yazılı olduğu, kefalet sözleşmesinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 586. maddesindeki yasal koşulları kapsadığı, davalı kefillerin anılan sözleşmelerin akdedildiği tarihlerde borçlu şirketin ortağı oldukları, bu durumda TBK 584 maddesi uyarınca eş muvafakatinin aranmayacağı anlaşılmıştır. Davacı banka tarafından hesap kat edilerek Beşiktaş ... Noterliği'nin 20/08/2018 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiği, davalı asıl borçlu ve davalı kefil ... gönderilen ihtarnamenin 27/08/2018 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarname ile verilen 1 günlük sürenin sonunda temerrütlerinin 29/08/2018 tarihinde gerçekleştiği, davalı ... gönderilen ihtarnamenin ise 29/08/2018 tarihinde iade edildiği, bu durumda adı geçen davalının temerrüdünün ise 03/01/2020 takip tarihi itibari ile gerçekleştiği anlaşılmıştır. Yukarıda yazılı olan ve mahkememizce benimsenen bilirkişi 2. ek raporunda yazılı tutarlar üzerinden davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Alacağın likit ve hesaplanabilir olması, davalı/borçluların itirazlarında haksız olduğunun anlaşılması karşısında hüküm altına alınan asıl alacak ve işlemiş faiz miktarı toplamının %20'si oranında İİK 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına karar verilmiştir. İİK 67 maddesi uyarınca itirazın iptali davasında borçlu-davalı yararına kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibe geçmede haksız ve kötü niyetli olması zorunludur. Somut olayda yasal koşullar oluşmadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerektiği kanaatine varılmıştır..."gerekçesi ile, 1-Davanın kısmen kabulü ile davalıların İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazlarının kısmen iptali ile;A)Davalı ... Ltd. Şti. ve ... yönünden (tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile ve davalı ... Ltd. Şti.'nin 4.800.000,00-₺ ipotek sınırını aşan tutardan sorumlu olması kaydı ile ve davalı ... 800.000,00-₺ ipotek sınırını aşan tutardan sorumlu olması kaydı ile); 3.038.936,96-₺ asıl alacak, 1.615.992,94-₺ işlemiş faiz, 80.799,65-₺ BSMV, 606,00-₺ ihtiyati haciz masrafı üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek %39 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV'si ile takibin devamına, B)Davalı M... yönünden (tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile); 3.004.101,29-₺ asıl alacak, 1.216.612,98-₺ işlemiş faiz, 60.830,65-₺ BSMV, 606,00-₺ ihtiyati haciz masrafı üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek %39 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV'si ile takibin devamına,Fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, yerel mahkeme kararının hatalı olduğunu, Uygulanacak temerrüt faizi sözleşmenin 2/5.1 maddesinde açıkça belirlendiğini, talep edilen %39 oranındaki temerrüt faizi taraflar arasında imzalanan sözleşme ile bankaya tanınan tek taraflı yetkiye istinaden kararlaştırılmış olup, sözleşme ve yasaya uygun olduğunu,Müvekkili Banka ile taraflar arasında imzalanan Kredi Çerçeve Sözleşmesi’nin 2/5.1 maddesinde borçlular; “Müşteri ile ayrıca mutabakata varılmamış ise, faiz TCMB na bildirilen faiz oranlarını geçmemek kaydıyla BANKANIN FİİLİ KULLANDIRIM/İŞLEM TARİHİNDE aynı tür krediler ve hesaplar için cari olan en yüksek oranı üzerinden bankaca belirlenerek banka kredi kullandırımına ait kredi ve faiz tutarlarını, BSMV, KKDF ve sair resim ve harçları ile birlikte müşterinin cari hesabına borç yazabilecektir. “ hükmü ile bu kredi ilişkisinde uygulanacak temerrüt faizinin ne şekilde belirleneceğini açıkça kabul ettiklerini, 01.07.1987 tarih ve 19504 sayılı resmi gazetede yayınlanan 87/11921 sayılı Bakanlar Kurulu kredi faiz oranı başlıklı 3.maddesinde;“Bankalar 5.maddede belirtilen kredi ile reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulayacakları azami faiz oranlarını vade ve türlerine göre serbestçe tespit ederler." hükmü uyarınca kredilere uygulayacakları azami faiz oranlarını serbestçe tespit edip, T.C. Merkez Bankası’na bildirip ilan ettikten sonra uyguladıklarını, Bakanlar Kurulu’nun verdiği yetki ile müvekkili Banka 06.06.2017 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere T.C. Merkez Bankası’na Bankamızda TL kredilerde fiilen uygulanabilecek en yüksek faiz oranının ticari krediler için %26 olarak bildirdiğini,Müvekkili Banka’ca temerrüt faiz oranının ticari krediler için “T.C. Merkez Bankası’na bildirilen en yüksek ticari kredi faiz oranının %50 fazlasıyla” uygulanacağı hükme bağlandığını ve 06.06.2017 tarih ... nolu Genel Mektup ile ilan edildiğini, Dava konusu kredinin kullandırım tarihi 06/06/2017 olup kullandırım tarihi itibarıyle uygulanabilecek en yüksek cari faiz oranı %26, temerrüt faiz oranı da %39 olduğunu, Sözleşme hükümleri doğrultusunda müvekkili Banka’nın takip tarihi itibariyle dava konusu kredi dahil tüm ticari krediler için T.C. Merkez Bankası’na bildirilerek uygulanan en yüksek kredi faiz oranı %26 olup, müvekkili Banka’ya sözleşme ile tanınan tek taraflı yetki doğrultusunda belirlenerek ilan edildiği şekilde bu oranın %50 fazlası nispetinde “%39 oranında temerrüt faizi” talep olunduğunu, Sözleşme ile Bankaya tanınan tek taraflı yetkiye istinaden takipte %39 temerrüt faizi talep edilmesi sözleşme ve yasaya uygun olduğunu, bu yönüyle de bilirkişi raporu hatalı olup eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle tesis edilen hüküm de hatalı olduğunu, Müşterek borçlu ve müteselsil kefillerin kefaleti tüm borcu (çek tazmin bedelleri de dahil olmak üzere ) kapsadığını,Taraflar arasında imzalanan Kredi Çerçeve Sözleşmesi’nin 6.sayfasındaki Kefalat Sözleşmesinin 2.1.maddesi;“TBK.582.maddesi gereği müteselsil kefaletin, doğmuş ve doğacak tüm borçları kapsayacağı, hususlarını kabul ve taahhüt ederler.” hükmünün haiz olduğunu,Sözleşme hükmü çok açık ve net olup müşterek borçlu ve müteselsil kefillerin sorumluluğu doğmuş ve doğacak tüm borçları dolayısı ile çek tazmin bedellerini de kapsadığını, davalı müşterek borçlu ve müteselsil kefillerden, çek tazmin bedelleri yönünden depo talebinde bulunulmasının usul, yasa ve sözleşme hükümlerine uygun olup yerinde olduğunu, Yerel Mahkemenin “ kredi sözleşmelerinde kefiller yönünden gayri nakdi alacak için depo edilmesine ilişkin açık hüküm bulunmadığından kefil olan davalılar .... Ltd.Şti., ... ve ... yönünden gayrinakdi alacağa ilişkin talebin reddine” yönündeki hükmü sözleşme hükümlerine aykırı olup yerinde olmadığını, Bilirkişi raporunda ... yönünden hatalı olduğunu, gönderilen ihtarname; kredi çerçeve sözleşmelerinde kendi el yazısı ile bildirdiği 23.01.2015 tarihli 29.06.2017 tarihli kredi çerçeve sözleşmelerinde ki adreslere tebligat yapıldığını, temerrütün bu şekilde oluştuğunu, Kredi Çerçeve Sözleşmesi için Kefiller ile yapılan Kefalet Sözleşmesi’nde; “2.3. Kefillerin sözleşmede yazılı adresleri ikametgah olarak seçtiği, adres değişikliklerini noter kanalı ile derhal ihbar etmeyi, aksi takdirde iş bu sözleşmede yazılı adrese yapılan veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılacak her türlü tebligatın geçerli olacağı ve şahıslarına yapılmış sayılacağı,” hükme bağlandığını, Beşiktaş .... Noterliği 20.08.2018 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname incelendiğinde görüleceği üzere ...’na gönderilen tebligatlar kendi el yazısı ile bankamıza Kredi Çerçeve Sözleşmelerini imzalarken bildirdiği adreslere yapıldığını, 23.01.2015 ve 29.06.2017 tarihli sözleşmelerde bankamıza bildirilen adreslerine tebligat yapılmış olup kefil ... yönünden temerrüt bu tebligatlar yapıldığında oluştuğunu, tebligatların yapıldığı tarihten 1 günlük ödeme suresi bitimi ile temerrüt faizinin başladığı kabul edilerek faiz hesaplanması gerektiğini, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın davalılar .... Ltd.Şti., ... yönünden kabulüne, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı nakdi ve gayrinakdi alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı Banka ile dava dışı kredi asıl borçlusu ... TİC.LTD.ŞTİ arasında, 29/06/2017 tarihli 5.000.000,00-₺ bedelli, 23/01/2015 tarihli 2.000.000,00-₺ bedelli ve 17/03/2014 tarihli 500.000,00-₺ bedelli toplam 3 adet genel kredi sözleşmesi imzalanmış olup, 17.03.2014 tarihli 500.000,00TL. Miktarlı GKS.ni davalılardan ... müteselsil kefil sıfatı ile imzalamış olduğu ve kefil olunan miktarın 500.000,00-TL. Olduğu, 23.01.2015 tarihli 2.000.000.00TL. miktarlı GKS.ni davalılardan ... müteselsil kefil sıfatı ile imzalamış olduğu ve kefil olunan miktarın 2.000.000,00-TL. Olduğu, 29.06.2017 tarihli 5.000.000.00 TL miktarlı GKS.ni davalılar ... Ltd.Şti. 'nin müteselsil kefil sıfatı ile imzalamış olduğu ve kefil olunan miktarın 5.000.000,00-TL. olduğu anlaşılmaktadır. Kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından Beşiktaş ... Noterliğinin gönderilen 20/08/2018 tarih ve ... yev.nolu ihtarname ile hesabın kat edildiği, İhtarnameye rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle davalı borçlular aleyhinde İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası ile 3 adet kredi çerçeve sözleşmesi, Beşiktaş ... Noterliği'nin 20/08/2018 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi, Kadıköy Tapu Sicil Müdürlüğü'nün 09/07/2018 tarih ve ... yevmiye sayılı Sarıyer Tapu Sicil Müdürlüğü'nün 25/09/2014 tarih ve ... yevmiye sayılı ipotek belgesi" borç sebebi gösterilmek sureti ile toplam: 5.541.629,75 TL. nakdi alacak ile 57.150,00 TL. çek depo bedelinden oluşan gayri nakdi alacağın takip talebinde belirtilen miktarlarda borçlulardan tahsili talebiyle 03/01/2020 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe davalı borçlu kefillerin itiraz etmesi üzerine dava değeri 5.541.629,75 TL. nakdi alacak gösterilerek itirazın iptali davasının açıldığı, Mahkemece bankacı bilirkişilerden oluşan heyetten kök ve 2 ek rapor alınmak suretiyle 2. Ek rapordaki tesbitler doğrultusunda istinafa konu kararın verildiği anlaşılmıştır.Davacı vekilinin gayrinakdi alacağa yönelik istinaf sebebi incelendiğinde;Davacı tarafça itirazın iptali davasının 5.541.629,75 TL. nakdi alacak miktarı dava değeri gösterilerek bu miktar yönünden harç yatırılmak suretiyle davanın açıldığı, gayrinakdi alacak yönünden maktu harç yatırılmak suretiyle usulüne uygun açılmış bir dava olmadığı anlaşılmıştır.Mahkemece, taleple bağlılık kuralı yönünden harç yatırılmak suretiyle usulüne uygun olarak açılmış nakdi alacak yönünden karar verilip usulüne uygun olarak açılmayan gayrinakdi alacak yönünden karar verilmemesi usul ve yasaya uygundur.Kaldı ki, kredi sözleşmesini müteselsil kefil olarak imzalayan davalıların, çek depo talebinden sorumlu olabilmesi için kredi sözleşmesinde bu yönde açık bir hüküm bulunması gerekir. Eldeki Genel Kredi Sözleşmelerinde ise davalı müteselsil kefillerin gayri nakdi alacaktan (çek depo bedelinden ) sorumlu olduklarına dair açık bir hüküm bulunmadığından davacı bankanın çek depo talebinden kaynaklı gayrinakdi alacak talebi yerinde değildir. (Yargıtay HGK'nın 2018/19-689 E., 2018/1624 K ; Yargıtay 19. HD'nin 2015/17912 E., 2016/7998 K. ve 2014/11190 E., 2014/13455 K. sayılı kararları benzer niteliktedir.)Davacı vekilinin temerrüt faiz oranına yönelik istinaf sebebi incelendiğinde;Davacı vekili Uygulanacak temerrüt faizinin sözleşmenin 2/5.1 maddesinde açıkça belirlendiği halde sözleşme hükmüne göre temerrüt faizi uygulanmadığını ileri sürmüş ise de, davacı tarafça icra takibinde % 39 oranında temerrüt faizi talep edildiği, bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda mahkemece hükmedilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren %39 oranında temerrüt faizi uygulanmasına karar verildiği, ayrıca sözleşmenin 2/5.1 maddesinde temerrüt faizinin değil akdi faizin düzenlendiği, davacı vekili yargılama aşamasında akdi faizin sözleşmenin 2/5.1 maddesi uyarınca %26 oranında uygulanması gerekirken bilirkişiler tarafından %16,32 oranında eksik uygulandığını belirtip itiraz ettiği gözetildiğinde davacı tarafın istinaf konusu yaptığı faizin akdi faiz oranı olduğunun anlaşıldığı, GKS. Nin 2/5.1 maddesinde; '' Müşteri ile ayrıca mutabakata varılmamış ise, faiz, TCMB'ye bildirilen faiz oranlarını geçmemek kaydıyla Bankanın filli kullandırım/ işlem tarihinde aynı tür krediler ve hesaplar için cari olan en yüksek oranı Üzerinden Bankaca belirlenecek; Banka, kredi kullandırımına ait kredi ve faiz tutarlarını, BSMV, KKDF ve sair resim ve harçları ile birlikte müsterinin cari hesabına borç yazmaya yetkilidir,'' hükmü düzenlenmiş olup maddede de açıkça belirtildiği üzere banka ile müşterinin mutabakata varılmaması halinde madde hükmünün uygulanacağı belirtilmiş olup bilirkişi 2. Ek raporunda da belirtildiği üzere; Davacı banka tarafından sunulan hesap ektrelerine göre taksitli kredilere yıllık % 16.32, ticari kredilere %33 oranında akdi faiz uygulandığını belirtmiş, bildirilen faiz oranları doğrultusunda bilirkişilerce hesaplama yapılmış olup davacı vekilinin faiz oranına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Davacı vekilinin temerrüt tarihine yönelik istinaf sebebi incelendiğinde;Taraflar arasında imzalanan Kredi Çerçeve Sözleşmelerinin 5.3.maddesinde; "Müşteri ve kefiller aşağıda isim ve imzalarının yanında yazılı yerin kanuni ikametgah kabul edildiğini, belirtilen yerde adres yazmaması halinde ticaret sicil dosyalarındaki son adreslerinin ve/veya adrese dayalı kayıt sisteminde (MERNİS) yer alan adreslerinin kanuni, ikametgah kabul edilerek, Tebligat Kanunu hükümleri doğrultusunda veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılacak her türlü tebligatın geçerli olacağını ve şahıslarına yapılmış sayılacağını kabul ve beyan ederler," hükmünü ihtiva etmektedir.Somut davada, davalı kefillerden ... ve ....Ltd.Şti. Adına gönderilen kat ihtarının 28.08.2018 - tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamenin tebliğ edilmesi karşısında ihtarname ile verilen 1 günlük sürenin sonunda temerrütleri gerçekleşmiştir.Davalı kefillerden ...'nun ihtarnamede bildirilen adreslerine gönderilen kat ihtarnamesinin muhatabın gösterilen adresten sürekli olarak ayrıldığı belirtilerek 29.08.2018 tarihinde bila tebliğ İADE edildiği görülmüştür. Tebligat yapılamayan davalı ... kredi sözleşmesinde müteselsil kefil konumundadır. Davacı banka tarafından gönderilen hesap kat ihtarnamesi bu davalıya tebliğ edilememiştir. İİK’nın 68/b maddesindeki tebliğe ilişkin hüküm davalının kefil olması nedeniyle davalıya uygulanamaz. TTK’nın 7/1. maddesi uyarınca kefile taahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez. Temerrüte düşürülmeyen borçlu kefil temerrüt faizinden sorumlu tutulamayacağından, mahkemece bu davalı yönünden icra takip tarihinden önceki döneme ilişkin temerrüt faizine hükmedilmemesi yerinde olup davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/3334 Esas - 2020/4631 Karar sayılı kararı da benzer mahiyettedir.)Sonuç itibariyle, dosya kapsamı, mahkemenin kabul ve gerekçesi ve istinaf sebepleri gözetildiğinde; mahkeme kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesine göre esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacıdan alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 06/06/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim