Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1956

Karar No

2025/217

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1956 Esas
KARAR NO: 2025/217 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/05/2022
NUMARASI: 2020/715 Esas- 2022/333 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:13/02/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında ticari iş ilişkisi kurulmuş olup, bu ticari işe istinaden düzenlenen 27.12.2019 tarihli 116.640,00 TL miktarlı fatura tahsil edilemeyince, fatura alacağının tahsili için davalı şirket aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı şirketin herhangi bir borcu olmadığından bahisle icra takibine itiraz ettiğini, müvekkilinin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini ve istenilen ürünleri davalı tarafa teslim ettiğini, müvekkilinin, fatura bedeli kadar davalıdan alacaklı olduğunu, davaya konu ihtilafın arabuluculuk yöntemiyle çözümlenmesi için tarafların yaptığı görüşmeler neticesinde müzakerelerde anlaşmaya varılamadığına dair 04.12.2020 tarihli tutanak düzenlendiğini belirterek davalı şirketin İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 17/05/2022 Tarih ve 2020/715 Esas-2022/333 Karar sayılı kararında; "......Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; İddia, icra takibine itiraz dilekçesi, fatura, icra dosyası ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli denetime elverişli olduğu, her ne kadar davacı taraf, davalı tarafından Ba formu ile faturanın bildirilen 2.154.000,00 TL içinde dava konusu edilen faturanında olduğu, davalının cevap vermediği delil sunmadığı, hukuki ilişkiyi inkar etmediği bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyan etmiş ise de; davalının icra takibine konu ettiği faturanın irsaliyeli fatura olduğu ve teslim alan kısmının boş olduğu, fatura düzenlenmesinin alacağı ispata yeterli olmadığı, fatura konusu malın davacıya teslim edildiğini davacının ispat etmesi gerektiği, davacının defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmadığının anlaşıldığı, yine muavin defter dökümünün bilirkişi incelemesine sunulmadığı ve davalı tarafından vergi dairesine beyan edilen 2.154.000,00 TL alımın dava konusu e faturayı içerip içermediğinin tespitinin yapılamadığı hususları hep birlikte değerlendirildiğinde ispat edilemeyen davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...."gerekçesi ile, '' Davacının davasının reddine, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davalı şirket arasında ticari iş ilişkisi kurulmuş olup ,bu ticari işe istinaden düzenlenen 27.12.2019 tarihli 116.640,00.TL miktarlı fatura alacağının tahsili için İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, yapılan itiraz üzerine itirazın iptali ve takibin devamı için huzurdaki davanın açıldığını,Dosyaya sunulan 09.03.2022 tarihli bilirkişi ek raporu'nda; "Davacı şirket tarafından ibraz edilen 2019 yılına ait ticari defterlerin döktürülmemiş olduğu, bu sebeple defterler üzerinde tespit yapılamadığı, dolayısıyla defterlerin usulüne uygun tutulmadığı ve sahibi lehine delil olma niteliği taşımadığı kanaatine varıldığı, davalı şirket ile ilgili işlemleri içeren muavin defter dökümünün de ibraz edilmediği, Davacı şirketçe Beykoz Vergi Dairesi Müdürlüğü’ne bildirimi yapılan 2019 yılı Aralık ayı BS formundan, ilgili dönemde davalı şirkete 21 adet belge karşılığı KDV hariç 2.154.000 TL tutarında satış yapıldığının görüldüğü, takip ve dava konusu faturanın, bildirimde beyan edilen belge sayısı ve tutara dahil olup olmadığı yönünde tespit yapılmasının mümkün olmadığının," beyan edildiğini, Davalı tarafın,davaya cevap vermeyip, taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi inkar etmediğini, duruşmalara katılmamış ve iddianın aksini ispatlar delil de dosyaya sunmadığını, Atışalanı Vergi Dairesi tarafından dosyaya sunulan yazı cevabında "davalı şirkete 21 adet belge karşılığı KDV hariç 2.154.000 TL tutarında satış yapıldığının" açıkça görüldüğünü, ayrıca davalının da bu işlemlere bir itirazının olmadığını, bu fatura alacağının bu düzenlenen bu belgelerden biri olduğundan davanın kabulünü talep ettiğini, Davalı tarafça, taraflar arasındaki hukuki ilişki inkar edilmediğinden ve dosya kapsamına göre taraflar arasında 21 adet belge karşılığı KDV hariç 2.154.000 TL tutarında satış yapıldığı açıkça anlaşıldığından,fatura bedelinin de ödendiğine dair davalının bir iddiası olmadığından davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, İleri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, fatura alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı tarafın, davaya konu icra takibinde 27/12/2019 tarihli ... nolu 116.640,00 TL. Miktarlı irsaliye faturaya dayandığı, irsaliye fatura üzerinde teslim eden ve teslim alan bölümlerinin boş olduğu, ad-soyad ve imza olmadığı görülmüştür.Mahkemece, davacı tarafın mal ve hizmet satımına ilişkin BS kayıtları ile davalı tarafın mal ve hizmet alımına ilişkin BA vergi kayıtlarının ilgili vergi dairesi müdürlüklerinden istenildiği ve tarafların ticari defter ve kayıtların incelenerek mali müşavir bilirkişiden rapor alınmasına karar verildiği, tarafların bilirkişi incelemesine ticari defterlerini ibraz etmediğinden bilirkişi tarafından davalı tarafa ait BA vergi kayıtların incelenmek suretiyle düzenlenen kök raporda; Davacı şirket tarafından, 27.12.2019 tarihli, ... no.lu 116.640,00 TL'lık faturanın takip ve dava konusu edildiği, taraflara ait ticari defter ve belgelerin ibraz edilmemesi üzerine, dosya içeriği belge ve bilgiler doğrultusunda rapor hazırlanması yoluna gidildiği, dosyada mevcut fatura fotokopisi Üzerinde, faturanın tebliği ve içeriği ürünlerin davalı şirkete teslimine ilişkin herhangi bir bilgi bulunmadığı, dosyada buna yönelik başka herhangi bir belge ve bilginin de mevcut olmadığı, Davalı şirkete ait 2019 dönemi BA-BS incelenmiş olup: Formun bir yıllık dönemi kapsadığı, bu dönem içinde davacı şirketten 22 adet belge karşılığı KDV hariç 2.298.000,00 TL tutarında alım yapıldığının bildirildiği, bir yıllık dönemdeki faturaları kapsıyor olması sebebiyle, formun içeriğinden, takip ve dava konusu faturanın bildirim konusu yapılıp yapılmadığı yönünde tespit yapılmasının mümkün olmadığının belirtildiği, davacı tarafın ticari defter ve kayıtları ile davacı tarafa ait BS formları incelenmek suretiyle düzenlenen bilirkişi ek raporunda ise ; Davacı şirketin ticari defterlerinin açılış onayları yasal süresinde alınmış ise de, defterlerin döktürülmemiş (boş) olduğu , yevmiye kapanış onayının alınmadığı, bu sebeple defterlerin usulüne uygun tutulmadığı, sahipleri lehine delil olma niteliği taşımadığı kanaatine varıldığını, davacı şirket tarafından, davalı şirketle ilgili muavin defter de ibraz edilmemiş olup, belirtilen sebeplerle ticari defter ve belgeler üzerinde tespit yapılmasının mümkün olmadığını, davacı şirket tarafından ibraz edilen, Beykoz Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne bildirimi yapılan, 2019 yılı Aralık ayı BS formu incelenmiş olup: Formun 16. Sırasında, ilgili dönemde davalı şirkete 21 adet belge karşılığı, KDV hariç 2.154.000 TL tutarında satış yapıldığının bildirildiği görülmüş ise de, takip ve dava konusu faturanın, bildirimde beyan edilen belge sayısı ve tutara dahil olup olmadığı yönünde tespit yapılmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir.HMK 190/1 maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Fatura içeriği malların teslim edildiği ve faturadan kaynaklı alacaklı olduğunun ispat külfeti davacı satıcıya aittir. Tek başına fatura düzenlenmesi alacağı kanıtlamadığı gibi faturanın tebliğ edilmiş olması da fatura içeriği malların teslimi sonucunu doğurmayacaktır. (Yargıtay 19 Hukuk Dairesi' nin 2016/7819 Esas ve 2017/2738 Karar sayılı içtihadı,Yargıtay 19 Hukuk Dairesi' nin 2014/12574 Esas - 2014/16692 Karar sayılı içtihadı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/3142 Esas - 2021/4987 Karar sayılı içtihadı benzer mahiyettedir. ) Somut olayda, davalı tarafça icra dosyasına verilen itiraz dilekçesinde borca itiraz ettiği, yargılama aşamasında davaya cevap verilmeyerek münkir sayıldığı ve davacı iddiaları davalı tarafça kabul edilmediğinden, dava ve icra takibine konu fatura içeriği malların teslim edildiğinin ve bu faturadan kaynaklı alacaklı olduğunun ispat külfeti davacı satıcıya aittir. Kural olarak satıcı mal teslimini kanıtlamak zorundadır. Davaya konu faturanın davacının ticari defterlerinde de kayıtlı olmadığı, davacının delil olarak sunduğu irsaliye fatura da teslim eden ve teslim alan imzalarının bulunmadığı, mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davaya konu faturanın davacının BS ve davalının BA vergi kayıtları içerisinde olup olmadığının tespit edilemediğinin belirtildiği, dolayısıyla tek başına, teslim alan imzası bulunmayan irsaliye faturanın malın teslimini ispata yeterli olmadığından fatura içeriği malların teslimi sonucunu doğurmaz. Davacı tarafça tarafların ticari defter ve kayıtlarına delil olarak dayanılmış olup, davacı tarafından münhasıran davalının ticari defterlerine dayanılmamış olduğuna göre, davalının ticari defter ve kayıtlarını bilirkişi incelemesine ibraz etmemesinin davacı lehine sonuç doğurmayacağı, dosyaya ibraz edilen belge içeriklerine göre, davacı tarafça fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğini ve bu faturadan kaynaklı alacaklı olduğunu isbat edemediği anlaşılmakla; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulduğu da gözetildiğinde mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davacı vekilinin mahkemenin kabulüne ve malın teslim edildiğine yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye534,7‬ TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 13/02/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim