Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1686

Karar No

2025/216

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1686 Esas
KARAR NO: 2025/216 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 05/04/2022
NUMARASI: 2020/572 Esas - 2022/291 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:13/02/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile borçlu-davalı şirket arasında ticari bir ilişki mevcut olduğu, bu kapsamda müvekkil şirket tarafından davalı şirkete mal teslim edildiği ve müvekkil şirketin davalıdan 35.535,50-TL alacağı kaldığı, davalı şirket tarafından bu bedel ödenmeyince İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı beyan edilmiştir. İcra takibinden hemen sonra, davalı şirketin teslim almış olduğu malların bedelini ödemediği gibi müvekkil şirketin bilgisi dışında ve muvafakati alınmaksızın 31.08.2017 tarihli ... NOLU 35.535,70-TL iade fatura düzenlenip müvekkil şirkete gönderildiği, müvekkil şirket tarafından da Beyoğlu ... Noterliğinin 03.10.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile iade edildiği, davalı şirket tarafından tekrar Gebze ... Noterliğinin 11.10.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile tekrar gönderildiği, müvekkil şirket tarafından bu tebliği kabul edilmeyerek Beyoğlu ... Noterliği 17.10.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile iade edildiği bildirilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile davacı şirket arasında süre gelen bir ticari ilişkinin olduğu, müvekkil şirketin davacı şirkete borçlarını ödediği, ancak ödenen bedel karşılığında teslim etmesi gereken ürünleri eksik teslim ettiği, bu sebeple talep ettiği, 35.535,50-TL'lik tutar müvekkil firma tarafından ödenmeyerek eksik ürünlere istinaden dosyada bulunan ... numaralı iade fatura kesildiği, eksik ürünlerin dışında kalan miktarın davacıya ödendiği, Müvekkil şirketin gönderilen kolilerin içerisinde koli içerisinde ürün miktarlarının farklı olduğu, sayıca fazla olan ürünlerin sayımının müvekkil firma tarafından yapıldığı, ürünlerin sayılmasında ciddi eksikliğin olduğu, bunun üzerine yasal süre içerisinde davacı şirkete ihbarda bulunulduğu, davacı şirket yetkilisinin bizzat durumdan haberdar olduğu ancak geri dönüş yapılmadığı, Faturanın davacı edimlerini yerine getirmeden düzenlendiği, davacının dosyaya malları eksiksiz teslim edildiğini ispatlayacak belge sunmadığı, Bu nedende davanın reddine ve haksız ve kötü niyetli açılmış olan takip ve itirazın iptali ile %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıya tahmiline karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 05/04/2022 Tarih ve 2020/572 Esas - 2022/291Karar sayılı kararında; "....Davacı ...nin, Davalı ... İth. Ihr. A.Ş.den cari hesaptan kaynaklı takip tarihi itibari ile 35.535,50-TL alacağının olduğu anlaşıldığından davanın ve şartları oluşan icra inkar tazminatının kabulüne ,asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar avans faizi uygulanmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur...."gerekçesi ile, '' Davanın KABULÜ ile 1- İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğün ... esas sayılı takip dosyasından davalının itirazının iptali ile takibin 35.535,50 TL asıl alacak bakımından DEVAMINA, 2-Asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar avans faizi UYGULANMASINA, 3-Asıl alacak 35.535,50 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "1-Sayın Mahkeme Bilirkişi Raporunu Mutlak Doğru kabul ederek kararını vermiştir. Oysa, Sayın Bilirkişinin daha önce sadece davacının tek taraflı olarak incelediği Ticari Defterlerine göre düzenlediği 26.09.2018 tarihli Bilirkişi Raporu ile birebir aynı olup sadece müvekkil şirketin defter bilgilerini eklemekle yetinmiştir. Oysa Sayın Bilirkişinin; Müvekkil şirketin davacıya gönderdiği malların sürekli eksik çıktığına dair bilgilendirme e-mail mesajlarını, davacı şirketin imza yetkilisi ...'e bizzat gönderilen eksiklik ve üretim hatası e-mailini davacı şirket yetkilisinin itiraz etmeyerek kabullenen cevabi e-mail mesajını, Davacı tarafın kestiği sevk irsaliyelerindeki ciddi ve tolere edilmesi mümkün olmayacak nitelikteki adetsel eksiklik ve yanlışlıklarla dolu mal teslimatlarına ilişkin sunduğu Sevk İrsaliyeleri ve Faturalarını, davacı şirketin çok da ciddi ve kurumsal çalışmayan bir üretici profilini, Müvekkil şirketin e-mail ikazlarından sonra kendisinden aldığı 13.003.540 adet ürünün tek tek sayılmasının ciddi zaman ve emek alacak olması gerçeğini, Taraflar arasında yıllara sari cari hesap ilişkisi gereğince 8 günlük fatura iade süresi ile bağlı olunmayacağı hukuki gerçeğini, Üretici olan davacının ürünlerindeki eksiklik ve kusurları tekeffül eden hukuki hükümleri, Davacının sürekli eksik gönderdiği ürünleri saymakla meşgul olarak davacının hata ve kusurlarını telafi etmesini beklerken davacı şirketin kötüniyetli olarak müvekkil şirket aleyhine icra takibi başlatması karşısında müvekkil şirketin kötüniyetli bu tutuma karşı aksiyon alarak elindeki eksik ve kusurlu ürünlerin faturasını kesmesi gayet normal iken, eksik olan ürünlerin iadesinin de doğal olarak sevk irsaliyesi ile iade edilmesinin de söz konusu olamayacağı, Gerçeklerini dikkate almayan müvekkil şirket aleyhine düzenlediği dosya münderecatı ile hiç bir ilgisi olmayan raporuna itirazlarını Sayın Mahkeme hiç nazara almadan karar vermiştir. 2- Öte yandan Sayın Mahkemenin kararına esas aldığı bilirkişi raporu sadece işin hesap yönünü incelemiştir. Oysa dava konusu sadece işin hesap yönü ile ilgili olmayıp işin üretim yönü yani hatalı üretim ve eksik teslimat yönleri de olup, plastik ürünlerin üretiminde ve üretimden kaynaklanan hata ve kusurlar ile eksik teslim edilmesinden ve bu işlerin ticari teamüller ve sektör yönünden değerlendirilmesi için konusunda uzman Plastik Ürünler Üretiminden Anlayan bir bilirkişiden de rapor alınmasının hak ve nesafet kurallarına uygun bir karar verebilmek için elzem olduğu taleplerimiz de Sayın Mahkemece hiç nazara alınmadan karar verilmiştir. 3- Sayın Bilirkişinin raporunda: "Davalı firmanın, davacı firmaya 31.08.2017 gün ve ... numaralı 35.535,70 TL tutarındaki ... Çatal pembe-250.000 adet ve ... Lüks kaşık pembe-352.300 adet açıklamalı fatura içeriği ürünün eksik olduğu ile ilgili herhangi bir belgenin dosyada olmadığı gibi iade faturanın son düzenlenen faturadan 3 ay 22 gün sonra düzenlendiği," şeklindeki tespit ve beyanının son derece yanlış ve dosyaya sunduğumuz delillerimizi hiç incelemediği veya eksik incelediğini açıkça göstermekte olduğu, müvekkil şirket ile davacı şirket arasında cari hesap ilişkisi mevcut olup, davacı tarafın teslim ettiği ürünler müvekkil şirket tarafından tek tek sayılmakta tasnif edilmekte ve müvekkil şirket kendi ambalaj malzemeleri ile paketleyerek piyasaya ürünlerin satışını yapmaktadır. Dolayısı ile aşağıda sunulan Tabloda da görüleceği üzere davacıdan sadece 2017 yılı Nisan ve Mayıs aylarında 1 ay içinde teslim alınan ürün adedinin 13.003.540 adet olduğu ve bu kadar adetli ürünlerin daha önceden davacının eksik ürünler gönderdiği de ortada iken kurumsal bir firma olan müvekkilimin bu ürünleri saymadan davacının eksik gönderdiği ürünleri piyasaya doğrudan sürmesinin kendisinden beklenemeyeceği gerçeği karşısında sayılması ve tasnif edilmesi, eksikliklerin belirlenmesi ciddi zaman ve emek alan hususlardır. Buna rağmen müvekkil şirket davacı şirketi ilk andan itibaren eksik teslimatları ve hatalı üretimleri konusunda zamanında uyarmış ve aşağıda detayları verilen e-mail mesajları ile gerekli bildirim ve uyarıları yapmıştır. Şöyle ki; a) Dosyada müvekkil şirket yetkilisi ve ortağı olan ... tarafından davacı firma yetkilisi ...'in ...@...com.tr e mail adresine 10 Nisan 2017 tarihinde "... bey merhaba , Ekteki resimlerde görüldüğü gibi ürünlerde üretim hatası vardır. Gelecek ürünlerde bu tür sorunlar olmaması için gereken önlemlerin alınmasını rica ederiz. Ayrıca bozuk ürünleri ayırıyoruz. iade edeceğiz bilginize." Şeklinde gönderdiği Hatalı Ürün Bildirimi ve Hatalı Ürünleri İade İradesini Açıkça Beyan Eden mesajı Sayın Bilirkişi tarafından hiç dikkate alınmamıştır. Yine müvekkil şirket yetkilisinin bu e mail yazışmasına cevaben davacı şirket ortağı ve yetkilisi olan ...'in "... Hanım merhabalar, konuyla ilgili tüm birimlerimizi uyaracağım. geri dönüşünüz için teşekkür ediyorum. Kolay gelsin. Saygılarımla," şeklinde olayı kabullenir tarzdaki beyanları da gerek bilirkişi raporunda ve gerekse Sayın Mahkemeni kararında hiç nazara alınmamıştır. b) Yine müvekkil şirket yetkilisi ve ortağı olan ... tarafından 22 Nisan 2017 tarihinde davacı şirket yetkilisi ...'e e mail yolu ile gönderdiği "... bey merhaba, ürünlerin koli içi adetleri yazan rakamlardan eksik çıkıyor. Örneğin bugün gelen 1500 lü kolinin içinden 1.163 adet ürün çıkan koli var 1000 li koliler 993 lü çıkıyor. 880 çıkan koli de var. Bunlara dikkat edelim lütfen karşılıklı birbirimizin hakkına girmeyelim. Gelen ürünlerin tamamı paketlendiğinde toplam eksikle alakalı tarafınıza bilgi verilecektir. " Şeklinde gönderdiği mesajı gerek bilirkişi raporunda ve gerekse Sayın Mahkemeni kararında hiç dikkate alınmamıştır. Yine müvekkil şirket yetkilisinin bu e-mail yazışmasına cevaben davacı şirket ortağı ve yetkilisi ... tarafından 22 Nisan 2017 de "... hanım merhaba, konu şikayetiniz ile alakalı ... bey ile görüştüm. gerekli kontroller tarafımızca sağlanacaktır." şeklinde olayı kabullenir tarzdaki cevabi e mail beyanları da gerek bilirkişi raporunda ve gerekse Sayın Mahkemeni kararında hiç nazara alınmamıştır. Davacı şirket yetkilisinin mesajında bahsettiği " ... bey" ise müvekkil şirket Genel müdürü ve ortağıdır. Sayın bilirkişinin ve Sayın Mahkemenin dosyada delillerimiz arasında bulunan müvekkil şirketin davacı şirketin teslimatlarına ilişkin bu eksiklik ve üretim hatası bildirimlerini hiç nazara almamış olmasını, hukuki hiç bir değer atfetmemiş olmasını anlamak mümkün değildir. 4- Sayın bilirkişinin raporunda "Davalı firmanın düzenlediği faturanın davacı firma tarafından teslim alınmadığı," şeklinde beyanı ile bunun müvekkil aleyhine bir hususmuş gibi belirtilmesine itirazlarımız da hiç nazara alınmamıştır. Müvekkil şirketin e-mail yolu ile önceden bildirdiği iade iradesini daha sonradan satın aldığı 13.000.000 adet ürünün tek tek sayılması sonunda iade fatura keserek de ticari defterlerine işlemiş ve davacı şirketin de "Temel Fatura" olarak Temel Faturanın hukuki niteliği sebebi ile davacının hiç bir kabulü ve onayı olmadan davacının Ticari Defterlerine işlenmiştir. Davacı kesilen bu Temel Fatura'yı Ticari Defterlerine işledikten sonra iade etmiş müvekkil şirket tekrar davacıya göndermiş ve davacı şirket bu defa yine faturayı keşide ettiği ihtarname eşliğinde iade etmiştir. Bu fatura iade gel-gitlerinin daha fazla uzamaması sebebi ile müvekkil şirket kestiği faturayı iptal etmemiş ve Ticari Defterlerine işlemiştir. Burada davacının Ticari Defterlerine işlenen faturayı tekrar iade etmesinin müvekkil şirket açısından hiç bir önemi bulunmamaktadır. Sayın Bilirkişinin bu hususları hiç nazara almadan raporunda "Davacının davalı şirketten cari hesaptan kaynaklı takip tarihi itibari ile 35.535,50 TL alacağının olduğu, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas Numaralı dosyası bu alacak tutarı olan 35.535,50 TL ile alacak tutarına takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz olarak talep edildiği ve uygun olduğu," şeklindeki bilirkişi beyanına ve Sayın Mahkemenin bu yönde verdiği kararı açıkça dosya münderecaatına aykırıdır. 5- Müvekkil şirket davacı şirketten sadece 1 ay içerisinde 13.003.540 adet ürün almıştır. Davacı şirketin dosyada delillerimiz arasında bulunan adet hataların düzeltildiği sevk irsaliyelerinde teslim alınan ürün adedi 3.074.300 adet olduğu halde bu dört sevk irsaliyesindeki eksik ürün adedi 256.600 adet olup, bu yanlışlık ve tespit edilen hataları davacı şirket de kabullenerek sevk irsaliyeleri üzerinde düzeltmiş olması davacı şirketin kurumsal bir yapı içerisinde olmadığını göstermektedir. Davacının gönderdiği sadece bu 4 sevk irsaliyesindeki ürün adedi 3.074.300 iken bu 4 irsaliyede eksik ürün 256.600 adet olarak tespit edilmiş ise davacıdan müvekkil şirketin sadece 2017 yılı Nisan ve Mayıs ayı başında 1 aylık sürede aldığı ürün adedinin 13.003.540 adet olduğu gerçeği karşısında bu eksik ürün oranı olan %8 dahi esas alınsa davacının 1 ayda eksik teslim ettiği ürün adedinin 13.003.540x%8= 1.040.283 adet eksik ürün demektir ki 1 aylık eksik ürün bedeli 1.040.283 adet x 0,050 = 52.014 TL +KDV eder, ki müvekkil tarafından toplam kesilen eksik fatura tutarı KDV dahil 35.535,70 TL.dir. Müvekkilim şirketin kestiği iade faturası emsal eksiklikler nazara alındığında kadr-i maruf olduğu çok açık olarak gözükmektedir. Müvekkil Şirketin Toplamda 13.003.540 Adet Ürün Karşılığında 981.017,70 TL Ödeme Yaptığı Halde 35.535,50 TL ye Tenezzül Etmeyeceğinin Hayatın Olağan Akışına Aykırı Olması Ve Kadri Maruf Nitelikte Bir İade Olduğu ve Bunun da Daha Önceden Davacı Şirket Yetkilisi ...'e e-mail Yolu ile İade İradesini Önceden Bildirilmiş Olmasına Rağmen Aleyhe Rapor Düzenlenmesine İtirazlarımız Sayın Mahkemece Hiç Nazara alınmamıştır. Sayın Mahkeme Dosyadaki Delilleri Yeterince Tetkik Etmemiş Ve Eksik İnceleme İle Karar Vermiştir. Sadece Ticari Defterlere Bakarak Borç Alacak Hesap Edilemez, Nitekim Müvekkilim Şirketin Ticari Defterlerinde İade Faturası Sebebi İle Davacı Şirkete Hiç Bir Borcu Olmadığı Ortada İken ve Sayın Bilirkişinin de Raporunda Açıkça Belirttiği Üzere Müvekkil Şirket Defterlerinin de Usulüne Uygun Olarak Açılış ve Kapanış Tasdiklerinin Yapıldığı ve Usule Uygun Tutulduğu Gerçeği Karşısında Davacı Şirketin Buna Rağmen Alacaklı Olduğunun İddia Edilmesi Kabul Edilemez. Tarafların Karşılılı Yazışmaları, Yaşanan Olaylar Birlikte Değerlendirilmelidir. 6- Yine Sayın Bilirkişi ve Sayın Mahkeme Dosyada Bulunan Hatalı Ürün Görsellerini De Hiç Nazara Alınmamıştır. Bu İtibarla Dosyanın Plastik Tabak Üretim Sektöründen Anlayan Bir Bilirkişiden Rapor Alınmasını Bu Hususların Hesap Bilirkişi İle Aydınlığa Kavuşmasının Mümkün Olmaması Sebebi İle Rapora Yaptığımız İtirazlarımız da hiç nazara alınmadan karar verilmiştir. 7- Daha da önemlisi davacının bu kadar amotör çalışan kurumsal bir yapı olmamasına rağmen, defalarca adetsel hatalı ürünler göndermiş olmasına rağmen müvekkilimin mağduriyeti hiç nazara alınmadan sanki müvekkil davacının hakkı olan bir alacağı ödemiyormuş gibi kabul edilerek , taraflar arasında yazışmalar hiç nazara alınmadan %20 İcra İnkar Tazminatına Hükmedilmesi de müvekkil şirketin adalete bakışını olumsuz yönde etkileyecek bir yaklaşımdır. Müvekkil haklı olduğu savunmasında haksız pozisyona düşürülmüştür. Bu itibarla usul ve esas yönünden mevzuata dosya münderecaatına uygun olmayan kararın istinaf yolu ile kaldırılması gerektiği kanaatindeyiz. " Şeklinde istinaf sesepleri ileri sürmüştür.Davalı vekili ek istinaf dilekçesinde özetle; "1- Öncelikle 18.09.2022 tarihli İstinaf Dilekçemizi Aynen Tekrar ediyoruz. 2- Alacağı temlik alan avukat artık avukat sıfatını kullanarak kendi kendisinin avukatı olarak davayı takip edemez, icra takibi yapamaz, kendi alacağı için avukat sıfatı ile avukatlık ücreti alamaz: Davacı/Alacaklı vekili Av.... müvekkili ... SAN. TİC. A.Ş. Adına İstanbul Anadolu ...İcra Müd.lüğünde ... E nolu dosya ile 35.535,50 TL. Lık alacak iddiası ile 25.10.2017 tarihinde İlamsız İcra Takibi başlatmıştır. İcra takibine müvekkilim ... KÖMÜR ÜRET. İTH.İHR. A.Ş. nin itirazı ile takip durmuş, Müvekkil şirketin itirazının iptali ve takibin devamı için dava açılmış, İstanbul Anadolu 4.Asliye Ticaret Mah.nin 16.10.2018 tarih ve 2017/1330 E, 2018/977 K sayılı hükmü ile takibin devamına, %20 İcra İnkar tazminatına ve vekalet ücreti, faiz, yargılama masrafı ve peşin harcın ödenmesine hükmetmiştir. Davacı/Alacaklı vekili iptal kararını icraya vererek asıl alacak, yargılama masrafları, icra inkar tazminatı, harç ve vekalet ücreti ve faiz ile birlikte yapılan Kapak Hesabında ortaya çıkan toplam 66.624,64 TL si alacağı Bakırköy ...Noterliği'nin 26.06.2019 tarih ve ... Yevmiye nolu Temliknamesi ile müvekkili ... SAN. TİC. A.Ş. denTemlik Almış ve Temliknameyi İstanbul Anadolu ...İcra Müd.lüğünde ... E nolu dosyasına 03.07.2019 tarihinde sunmuş ve kendisini alacaklı asil olarak dosyaya söz konusu Temliknameye istinaden ekletmiştir. (EK.1. Temlikname) Davacı/Alacaklı vekili takip konusu alacağı temlik alıp kendisini alacaklı asil olarak dosyaya kaydettirdikten sonra artık 66.624,64 TL için vekil sıfatı düşmekte ve asil olarak dosyada alacaklı olarak yer almaktadır. Dolayısı ile Davacı/Alacaklı vekili takip konusu alacağın 66.624,64 TL si için vekil sıfatı olmadığı ve kendisini de yargılama boyunca her hangi bir vekil ile temsil ettirmediği için gerek İstanbul And. 4.Asliye Ticaret Mah. Nin 05.04.2022 tarih 2020/572 E, 2022/291 K. Sayılı Hükmü ile ve gerekse İstanbul Anadolu ...İcra Müd.lüğünde ... E nolu dosyası alacağının 66.624,64 TL Lık kısmı için her hangi bir şekilde avukatlık ücretine hükmedilmesi ve avukatlık ücreti hesap edilememesi gerekirken Sayın Mahkeme eksik inceleme ile Alacaklı asil olan Av.... lehine alacağın tamamı üzerinden 5.330,33 TL Vekalet ücretine hükmetmiştir. 3- Karar 18.07.2022 tarihli İstinaf Sebeplerimizden ayrı olarak vekalet ücreti yönü ile de hukuka ve mevzuata açıkça aykırı olup, İstinaf Yolu İle Vekalet Ücretine yönelik kısmının Kaldırılması gerektiği kanaatindeyiz," şeklinde istinaf sebepleri ileri sürerek, İlk derece mahkemesi kararının Hükmünün tümü ile ve vekalet Ücreti yönü ile İstinaf Yolu ile kaldırılarak, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dairemizin 08/10/2020 tarih ve 2019/166 Esas - 2020/1060 Karar sayılı HMK'nın 353/1-a4 maddesi uyarınca yapılan kaldırma kararından sonra mahkemece yapılan yargılama sonucunda istinafa konu karar verilmiştir. Dava, açık hesap ticari ilişkiden kaynaklı bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Mahkemece, davanın kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 6100 Sayılı HMK'nun 125/2 fıkrası uyarınca, davanın açılmasından sonra dava konusunun davacı tarafından devredilmesi halinde, devralmış olan kişinin görülmekte olan davada davacı yerine geçeceği ve davanın kaldığı yerden devam edeceği düzenlenmiş olup, fıkra gerekçesinde de, davacının dava konusunu devretmesi halinde devralan üçüncü kişinin hukuk gereği (ipso iure) davacı sıfatını ve buna bağlı olarak dava takip yetkisini kazanacağı ve davanın yeni davacı ile süreceği esasının getirildiği açıkça belirtilmiş olup somut olayda, davaya konu İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosya alacağının davacı ... tarafından av....'a avukatlık sözleşmesinden doğan borcuna karşılık temlik edildiğine dair 26/06/2019 tarih ve ... yevmiye nolu temliknamenin icra dosyasına 03/07/2019 tarihinde ibraz edilip alacaklı olarak temlik alanın icra dosyasına kayıt edildiği halde temlik alan Av....'ın temlik alan sıfatıyla mahkemeye temliknameyi ibraz edip kendi adına davayı takip etmediği gibi temlik eden davacı şirketin vekili olarak ibraz ettiği vekaletname ve yetki belgelerine istinaden yetkilendirdiği vekilleri vasıtasıyla temlik eden davacı şirketin vekili olarak duruşmaları takip ettiği ve temlik eden davacı şirket lehine hüküm kurulduğu ve karar başlığında da temlik alan vekilin temlik eden davacı şirketin vekili olarak gösterildiği anlaşılmıştır.Bu durumda mahkemece, icra dosyasına ibraz edilen temlikname uyarınca, HMK'nun 125/1-a bendi uyarınca, dava konusu alacağı devreden davacı ( temlik eden ) şirketin taraf sıfatının sona erip ermediği, bu davacı şirketin yerine av....'ın geçip geçmediği değerlendirilip sonucuna göre hüküm tesis edilmesi gerekirken temlikname değerlendirilmeden hüküm tesis edilmesi yerinde görülmemiştir. Davalı vekilinin ibraz ettiği maillerin mahkemece değerlendirilmediğine yönelik istinaf sebepleri incelendiğinde, Davalı vekili, dairemiz kaldırma kararından sonra aldırılan bilirkişi raporuna karşı itirazlarını içerir verdiği beyan dilekçesinde; Müvekkili şirketin davacı şirkete ilk andan itibaren eksik teslimatları ve hatalı üretimleri konusunda zamanında uyardığını ve detayları verilen e-mail mesajları ile gerekli bildirim ve uyarıları yaptığını beyan edip buna göre iade faturasının düzenlendiği belirtilerek itiraz edildiği halde mahkemece verilen hüküm gerekçesinde bu itirazların ve mail içeriklerinin tartışılıp değerlendirilmediği ve davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı verdiği beyan dilekçesindeki itirazların istinaf dilekçesinde istinaf sebebi olarak ileri sürüldüğü görülmüştür. HMK 297/1-c ve 297/2. maddesi uyarınca taleplerden her biri hakkında ne hüküm verildiği ve gerekçesinin açıklanması gerekmektedir.HMK'nın 297. maddesine uygun olarak verilmeyen kararın istinaf aşamasında denetlenmesine imkan bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 297, 353/1-a.6 maddeleri uyarınca kaldırılmasına, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/04/2022 Tarih ve 2020/572 Esas - 2022/291 Karar sayılı kararının HMK'nın 297, 353/1-a6 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 13/02/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim