Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1586

Karar No

2025/215

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1586 Esas
KARAR NO: 2025/215 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 27/01/2022
NUMARASI: 2018/481 Esas - 2022/66 Karar
DAVA: Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
KARAR TARİHİ:13/02/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı taraf ile akdedilen "personel taşıma sözleşmesi" gereğince "... No:... Ergene/Tekirdağ" adresinde yer alan "... San. ve Tic. A.Ş" isimli şirket çalışanı işçilerin fabrikaya ulaşımı ile ilgili servis hizmeti verdiği, Davalı taraf ile dava dışı "... San. ve Tic. A.Ş." (...) arasında “Personel servisleri mukavelesi" başlıklı sözleşme mevcut olup davalı taraf sözleşmeden doğan hizmet görme borcunu davacı aracılığıyla ifa ettiğini, davacı ile davalı arasında 01/01/2016-31/12/2016 tarihleri arasında akdedilen taşımacılık sözleşmesi daha sonra tarafların fiilen sözleşmede birbirlerine yüklenen edimleri ifaya devam etmeleri sebebiyle 2017 yılının tamamında ve 2018 yılının Ocak ve Şubat aylarında da devam ettiğini, davacı taraf ile davalı arasında devam eden sözleşme gereği taraflar edimlerini ifa ederken 2018 yılının Ocak ve Şubat ayları için davacı tarafça tanzim edilen aşağıda dökümü yapılan 2 adet fatura davalıya tebliğ edilmiş ve fakat davalı tarafça fatura bedellerinin ödenmediğini, ... Sıra ve Seri No'lu 31.01.2018 tarihli ve 33.150,17 TL bedelli fatura, ... Sıra ve Seri No'lu 28.02.2018 tarihli ve 28.236,45 TL bedelli fatura, davalı taraf, davacı ile arasındaki akdi feshetmeksizin ve hiçbir bildirimde bulunmaksızın faturaların kendisine tebliğ edilmesi ile birlikte davacıya ödeme yapılmayacağını bildirmiş, davacı tarafça davalının personel taşıma işi ifa edilmiş olmasına rağmen davalı taraf kendi üzerine düşen para borcunun ifası edimini yerine getirmediğini, Davalı tarafın dava dışı ... şirketi nezdindeki servis puantajlarında da davacıya ait ... plakalı araç ve şoförü ..., ... plakalı araç ve şoförü ..., ... plakalı araç ve şoförü ...'nın isim ve kayıtlarının yer aldığının, davalı taraf, davacı ile süre gelen ticari ilişkilerinde kendisine ait para ödeme borcunu arka arkaya 2 ay yerine getirmediğinden 31.01.2018 tarihli faturayı iadeli taahhütlü posta yoluyla 23.02.2018 tarihinde, 28.02.2018 tarihli faturayı ise Lüleburgaz ... Noterliği'nin 02.03.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya tebliğ edildiği, buna karşılık olarak davalı tarafça Beşiktaş ... Noterliği'nin 07.03.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ve yine Beşiktaş ... Noterliği'nin 27.02.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı tarafça faturalara haksız olarak itiraz edilmiş ve faturalar davacıya iade edildiği, açıklanan nedenlerle davalı tarafça kendisine tebliğden sonra haksız olarak itiraz ve iade edilen ve yukarıda dökümü yapılmış olan iki adet faturadan doğan 61.386,626'lik alacağın temerrüt tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etme zaruretimiz doğduğunu, arz ve izah edilen sebepler ile davamızın kabulü ile davalı taraftan olan 61.386,62 TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline, masraf ve ücreti vekâletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf, taraflar arasında devam eden sözleşme gereği 'Personel Taşıması edimini ifa etmesine ve bu amaçla fatura düzenlemesine karşın müvekkil-davalı firmanın ödeme yapmadığı, borçlu bulunduğunu haksız yere iddia ederek huzurda 61.386.62 TL. tutarlı alacak davası açtığı,i savunmalarının hiçbirisi kısmen dahi dava-aleyhe iddiaları kabul anlamına gelmemekle birlikte haksız-dayanaksız davanın reddi gerektiği, davacı taraf, dava dışı ... Gıda San. ve Tic. A.Ş. ile müvekkil firma arasında akdedilen sözleşme kapsamında yüklenici müvekkil-firma hesabına ifada bulunduğunu ve böylece alacaklı olduğunu iddia ettiği, müvekkil firmanın davacıya borçlu olmadığı ikame olunan dava mesnetsiz ve haksız olduğunu, davacının, müvekkilden hiçbir alacağı bulunmadığı, müvekkil- firma ile dava dışı ... Gıda San. ve Tic, A.Ş firması arasında taşımacılık ilişkisi, 01.01.2018 tarihinden itibaren (şeklen devam ediyor görünsede) fiilen, gerçekte, ... firmasının istemi nedeniyle ... San. Ve Tic. Ltd.Şti'ne bırakılmıştır. Ancak .... firmasının yine istemi doğrultusunda şeklen fatura müvekkil firma tarafından kesilmiş ve ödeme alındığı, alınan ödeme de ... Firmasına aktarıldığı, davacının da çok iyi bildiği üzere, taşıma işinin gerçek yüklenicisi, iş sahibi karşınsındaki gerçek muhatabının ... Şti. (var ise bir hizmet alımı) davacıyı görevlendiren de ...Şti olduğunu, bu süreci davacı da çok iyi bildiğini ve vakıalara tam olarak vakıf olduğu, şayet davacı taşımacılık yapmış ise muhatabı, iş bedelini talep edeceği yüklenici, müvekkil firma olmayıp, söz konusu işin gerçek yüklenicisi ... Şti olduğu, davacının var ise hak ediş bedelini ...Şti.'den talep edeceği yerde müvekkilden talep etmesi, kestiği faturaları ... firması yerine müvekkile göndermesi bir de huzurdaki davayı açmasının anlaşılmaz bir tutum olduğunu, faturanın tek taraflı olarak her zaman düzenlenmesi mümkün olan bir belge olup tek başına alacağın, varlığın ve muaccel olduğunu göstermeye yetecek belge olarak kabul edilemeyeceği, fatura kesilmesi ve hatta tebliği alacaklılığın varlığının ispatı olmadığı, ikame edilen davaya konu faturaların, hizmet ifa edildiği iddia edilen süreye nazaran - müvekkil firma hesabına böyle bir hizmet verilmemesi bir yana farzı muhal olsa idi kanuni süre içerisinde düzenlenmediği, faturaların kanunen bir hükmü bulunmadığı, TTK'nın 18. maddesinde de yer aldığı üzere, her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği, davacının -var ise bir çalışması- hangi yüklenici-taşıyıcı ile olan anlaşması kapsamında çalıştığını bilmemesinin beklenemeyeceği; bu nedenle de davacı kötüniyetli olarak işbu mesnetten mahrum davayı açmıştır. Davacının, davada delil olarak dayandığı sözleşme 01/01/2016- 31/12/2016 tarihleri arasındaki ilişkiyi belirleyen sözleşme olduğu, halbuki davaya konu yanılan dönem 2018 yılı olduğunu, bu döneme ilişkin var ise sözleşmenin davacı tarafından sunulması gerektiği, usul ve esas itibariyle haksız ve dayanaksız davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 27/01/2022 Tarih ve 2018/481 Esas - 2022/66 Karar Sayılı kararında; "....Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının dava konusunu oluşturan faturalardaki hizmeti ifa ettiğini yöntemince ispat ettiği, davalının ise iş bu hizmet bedelinin dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş firmasından tahsil ettiği, iş bu sebepten dolayı 61.386,62.-TL tutarındaki faturalardan dolayı davacının davalıdan alacaklı olduğu, davalı tarafından dava konusu faturalara konu borcun sona erdiğine ilişkin herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığı, Lüleburgaz ... Noterliği 02/03/2018 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi dikkate alındığında temerrüt tarihinin 06/03/2018 olduğu anlaşılmış, davanın kabulüne, 61.386,62-TL'nin 06/03/2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...."gerekçesi ile, ''1-Davanın KABULÜNE, A-61.386,62-TL'nin 06/03/2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket'in davacı yana herhangi bir borcu bulunmamakta olup yerel mahkeme tarafından görülen yargılamada da davacı tarafından ileri sürülen alacak iddialarının ispatının sağlanamadığını, Cevap dilekçesinde defaatle beyan edildiği üzere; Müvekkili Firma ile dava dışı ... San. Ve Tic. A.Ş. Arasındaki "taşımacılık ilişkisi" 01/01/2018 tarihinden itibaren (şeklen devam ediyor gözükmekteyse de) fiilen anılan firmanın talebi üzerine ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne bırakıldığını ancak dava dışı ... San. Ve Tic. A.Ş.'nin talebi doğrultusunda şeklen faturanın Müvekkili Şirket tarafından tanzim edildiği ve ödemenin alındığını, alınan ödeme de ... San. Ve Tic. Ltd. Şti'ne aktarıldığını, Bu doğrultuda "taşıma" işinin gerçek yüklenicisi ve gerçek muhatabı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. olduğundan davacı tarafından ifa edildiği iddia edilen hizmete ilişkin ödeme taleplerinin de bahsi geçen şirket olduğunu, Sayın Mahkemece de takdir olunacağı üzere Davacının -varsa- hak ediş bedellerini Müvekkili Şirketten değil ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nden talep etmesi gerektiğini, Öte yandan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 231'inci maddesinde, faturanın, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami 7 gün içinde düzenleneceği, bu süre içerisinde düzenlenemeyen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağı hükmünü içerdiğini, hal böyle olunca davaya konu edilen faturaların kanuni bir hükmünün dahi olmadığını, Yalnızca itiraza uğramış ve süresi içerisinde tanzim edilmemiş davaya konu faturalara dayanılarak hüküm tesis edilen işbu Yerel Mahkeme kararı hukuka aykırı olup Davacının sebepsiz zenginleşmesine matuf olduğunu, bu sebeplerle Yerel Mahkemece kurulan hükmün kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Davacının, iddia ettiği üzere müvekkil adına iş görmeyi ifa edip etmediğini bizzat ispat etmesi gerektiğini ancak itiraza uğramış işbu faturanın dayanak gösterildiği alacaklara ilişkin hiçbir ispat sunulamayan işbu davanın reddi gerektiğini, Bilindiği üzere Türk Ticaret Kanunu'nun 23. Maddesinde zikredilen karineden bahsedebilmek için birtakım şartların mevcudiyeti gerekmektedir. Faturanın içeriğine 8 gün içerisinde itiraz edilmiş olması halinde; muhatabın faturanın içeriğini kabul etmiş sayılması söz konusu olmadığı gibi itiraz edilen hususların ispatlanmasına da gerek olmadığını, bu durumda faturayı düzenleyenin, iddia ettiği hususları ispat etmesi gerektiğini, Zira sekiz günlük süre içinde faturaya itiraz edilmiş olması halinde, tarafların fatura içeriğinde uzlaşamamış olduklarının kabul edildiğini, bu durumda, fatura içeriğinin doğru olduğunu ispatlamak, faturayı düzenleyen tacire düştüğünü,Bilirkişi Raporunda; dava konusu olan alacağı oluşturan faturaların; davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmakla birlikte Müvekkilinin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı tespitinde bulunduğunu, Davacının davaya konu ettiği faturalara ilişkin alacakları ispat edemediğini, Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK’nın 222. maddesinde ticari defterlerin delil olmasının koşulları düzenlenmiş olup, taraflar ticari defterlerini, yasaya uygun tutmuş olsalar bile iki tarafın defterleri birbirine aykırı ise ticari defterler yine delil vasfı kazanmayacağını, bu bakımdan ticari defterlerdeki bu ayrıksılığa rağmen Yerel Mahkemece davanın kabulüne ilişkin kurulan hükmün neye göre verildiğini anlamadıklarını, Zira Yerel Mahkemece huzurdaki davada ispat yükünün davacıda olduğu kabul edilmekle birlikte, hizmetin verilmesine ve alacağın varlığına ilişkin hiçbir yeterli delil olmaksızın davanın kabulüne karar verilmiş olmasının hiçbir izahı bulunmadığını, Tarafların ticari defterlerindeki içeriklerin birbirine uygun olmamasına ve itiraza uğramış bir faturanın dayanak edildiği alacağın varlığı ispat edilememiş olmasına rağmen huzurdaki davanın kabulüne karar verilmesi ispat kurallarına ve kanuna aykırılık teşkil ettiğini, Öte yandan servis puantaj listesinde birtakım araç plakalarının bulunması davaya konu edilen faturaya dayanak hizmetin gerçekleştiği, bu hizmete ilişkin bir alacağın doğduğunu ve bu alacağın tahsil edilmediği/edilemediği anlamına gelmeyeceğini, bu yolla davaya konu alacağa ilişkin bir ispatın da söz konusu olmadığını, Zira Sayın Mahkemece de takdir edileceği üzere, senetle ispat kuralları mucibince davacı, yaptığı ifayı ve ifa nedeniyle müvekkilimden alacaklı olduğunu yazılı-kesin delil ile ispatlamak zorunda olduğunu, kesin delil ile ispatı gereken hususlarda, varsayım ve tahmin ile ispat mümkün olmadığını, İleri sürerek, ilk derece mahkemesi kararını kaldırılarak yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinden kaynaklı alacak davasıdır.Mahkemece, davanın kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı taraf, davalı ile dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş. arasında “Personel servisleri mukavelesi" başlıklı sözleşme mevcut olup davalı taraf sözleşmeden doğan hizmet görme borcunu davacı aracılığıyla ifa ettiğini, davacı ile davalı arasında 01/01/2016-31/12/2016 tarihleri arasında akdedilen taşımacılık sözleşmesi daha sonra tarafların fiilen sözleşmede birbirlerine yüklenen edimleri ifaya devam etmeleri sebebiyle 2017 yılının tamamında ve 2018 yılının Ocak ve Şubat aylarında da devam ettiğini, davacı taraf ile davalı arasında devam eden sözleşme gereği taraflar edimlerini ifa ederken 2018 yılının Ocak ve Şubat ayları için ... Sıra ve Seri No'lu 31.01.2018 tarihli ve 33.150,17 TL bedelli fatura, ... Sıra ve Seri No'lu 28.02.2018 tarihli ve 28.236,45 TL bedelli fatura düzenlendiğini, davalı tarafa faturaların tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafça faturaların iade edildiğini, davalının personel taşıma işi ifa edilmiş olmasına rağmen davalı taraf kendi üzerine düşen para borcunun ifası edimini yerine getirmediğini, davalı tarafın dava dışı ... şirketi nezdindeki servis puantajlarında da davacıya ait ... plakalı araç ve şoförü ..., ... plakalı araç ve şoförü ..., ... plakalı araç ve şoförü ...'nın isim ve kayıtlarının yer aldığını, servis puantajları dava dışı şirketten istenildiğinde taşıma hizmetinin verildiğinin görüleceğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf ise, dava dışı ... Gıda San. ve Tic. A.Ş firması ile arasındaki taşımacılık ilişkisinin, 01.01.2018 tarihinden itibaren (şeklen devam ediyor görünsede) fiilen, gerçekte, ... firmasının istemi nedeniyle ... San. Ve Tic. Ltd.Şti'ne bırakıldığını ancak ... firmasının yine istemi doğrultusunda şeklen fatura kendisi tarafından kesildiğini ve ödemeyi de kendisinin aldığını, alınan ödemenin de ... Firmasına aktarıldığını, davacının da çok iyi bildiği üzere, taşıma işinin gerçek yüklenicisi, iş sahibi, karşısındaki gerçek muhatabın ... Şti. (var ise bir hizmet alımı) olduğunu, davacıyı görevlendirenin de ...Şti. olduğunu, bu süreci davacının da çok iyi bildiğini ve vakıalara tam olarak vakıf olduğunu, şayet davacı taşımacılık yapmış ise muhatabının ve iş bedelini talep edeceği yüklenicinin, davalı firma olmayıp, söz konusu işin gerçek yüklenicisi ... Şti olduğunu, davacının, delil olarak dayandığı taraflar arasındaki sözleşmenin 01/01/2016- 31/12/2016 tarihleri arasındaki ilişkiyi belirleyen sözleşme olduğunu, halbuki davaya konu faturaların 2018 yılına ait olduğunu, bu döneme ilişkin var ise sözleşmenin davacı tarafından sunulması gerektiğini belirterek haksız ve dayanaksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ....Şirketi ile dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş. Arasında 01/01/2016 tarihli ''personel servisleri mukavelesi'' başlıklı sözleşme imzalandığı, bu sözleşmenin 3. Maddesine göre davalının, sözleşmede belirtilen güzergahlarda şirketin personelinin veya misafirlerinin mesai başlangıç ve bitimine rastlayan zamanlarda belirtilen mahallere götürülmesi ve yine aynı şekilde terminale getirilmesi işini üstlendiği, sözleşmenin 14. Maddesine göre, sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 1 yıl süre ile geçerli olduğu, şirketin talebine istinaden en fazla 2 ay uzatılabileceği düzenlenmiştir. Davalı ...Şirketi'nin taşıtıcı, davacının araç sahibi,taşıyıcı olarak aralarında '' taşıma sözleşmesi'' başlıklı sözleşme imzalandığı, bu sözleşmede davacıya ait ... plakalı araç, ... plakalı araç ve ... plakalı aracın ... - Lüleburgaz- Büyükkarıştıran güzergahında servis hizmeti vereceğinin düzenlendiği, sözleşmenin altında sözleşmenin 01/01/2016 - 31/12/2016 tarihleri arasında yürürlükte olduğunun düzenlendiği, sözleşmenin altının taşıtıcı ... Turizm, taşıtıcı ..., taşıyıcı ... olarak yazılıp imzalandığı görülmüştür. Mahkemece, dava dışı ... Gıda San. ve Tic. A.Ş.'den ilgili döneme ait servis puantaj cetvelleri getirtilip davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının talimat mahkemesince inceletilmek suretiyle mali müşavir bilirkişiden rapor alındığı, davalının ticari defter ve kayıtları ise ilk derece mahkemesince mali müşavir bilirkişiye inceletilmek suretiyle rapor alınıp bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda istinafa konu karar verilmiştir.Dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş. firmasından dava dosyasına sunulan Ocak ve Şubat 2018 aylarına ait servis puantaj listesine göre; davacıya ait ... — ... - ... plakalı araçların 2018 Yılı Ocak - Şubat Aylarında personel servis hizmeti verdiği ve dava konusunu oluşturan 61.386,62.-TL tutarındaki 2 adet faturalardaki taşıma hizmetini davacının yaptığı tespit edilmiştir. Davalı ile dava dışı ... Gıda San. ve Tic. A.Ş. Arasındaki taşıma sözleşmesinin 14. Maddesine göre 1 yıl süreli olarak imzalanmış ise de davalı ticari defter ve kayıtlarına göre sözleşme süresinin zımnen yenilenerek uzatıldığı davalının ticari defter ve kayıtları ile tespit edildiği, davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarına göre; Davalı şirketin dava dışı ... Gıda San. ve Tic. A.Ş. firmasına 15.02.2018 tarihli 188.594,68.-TL tutarlı servis bedeli faturası ve 28.02.2018 tarihli 174.654,75.-TL tutarlı servis bedeli faturası düzenlediği ve iş bu fatura bedellerini dava dışı firmadan tahsil ettiği tespit edilmiştir. İlk Derece Mahkemesine sunulan deliller, bilirkişi rapor içeriğindeki tespitler de gözetildiğinde; Davalı şirketin dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş firmasına düzenlediği fatura içeriklerine göre, davalı firmanın 2018 yılı Ocak ve Şubat Aylarında servis hizmetlerini üstendiği, iş bu hizmet karşılığında dava dışı firmaya fatura düzenlediği ve fatura bedellerini dava dışı firmadan tahsil ettiği bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davacının dava konusunu oluşturan faturalardaki hizmeti ifa ettiği, davalının ise davacının ifa ettiği iş bu hizmet bedelini dava dışı ... Gıda San. ve Tic. A.Ş firmasından tahsil ettiği gözetildiğinde, davacının iş bu dava konusu 2 adet faturaya konu taşıma hizmetini alt taşıyıcı olarak davalı adına yaptığı, davalının cevap dilekçesinde ileri sürdüğü iş bu faturalara konusu taşıma hizmetinin dava dışı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. Adına yapıldığına dair delil ibraz edilmediği ve davalının bu iddiasını ispat edemediği ve davacının davalı adına düzenlemiş olduğu dava konusunu oluşturan toplam 61.386,62.-TL tutarlı 2 adet faturadan kaynaklı davalıdan alacaklı olduğu tespit edilmekle, mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulduğu da gözetildiğinde mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davalı vekilinin aksi yöndeki tüm istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.193,32- TL istinaf karar harcından, istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 1.048,33‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 3.144,99 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 13/02/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim