Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1580

Karar No

2025/214

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1580 Esas
KARAR NO: 2025/214 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 14/04/2022
NUMARASI: 2021/14 Esas - 2022/320 Karar
DAVA: Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)
KARAR TARİHİ:13/02/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin cari hesaba dayalı alacağının tahsili için davalı şirket aleyhine İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosya ile ilamsız icra takibi başlattığını, davalı şirketin icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını iddia ederek; davanın kabulü ile itirazın iptalini, kötü niyetli davalı hakkında icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraftan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesi ve tensip zaptının davalı tarafa tebliğ olduğu, davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşıldı.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 14/04/2022 Tarih ve 2021/14 Esas -2022/320Karar Sayılı kararında; "....Dosyaya ibraz edilen faturalar tetkik edildiğinde davalı adına düzenlenen faturaların 99.497,54 TL ‘sinin kapalı fatura olduğu (imzanın faturanın ortasında altında olduğu) 266.458,26 TL sinin açık fatura olduğu tespit edilmiştir. Davacı icraya konu alacak miktarı hesabını yukarıdaki şekilde yaptığını beyan etmiştir. Taraflar arasında sözleşme olmadığı açık hesap ilişkisine dayalı fatura ve ödemelerin davalı adına açılmış muavin defter kaydında davacı ticari defterlerinde tutulduğu , ancak davacı kabulünde olan davalının düzenlediği fatura ve ödemelerin ticari defter kayıtlarında olmadığı, kapalı olarak düzenlenen faturaların açık olarak defter kayıtlarına işlendiği davacının 30.06.2020 tarihli 200.000,00 TL ödeme kaydı olduğu bu kayıttan sonra davacının davalıdan 92.555,80 TL bakiye ile alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davacının dava konusu malları ve faturaları teslim ettiğine daire davalıdan sadır imzalı sevk irsaliyesi veya imzalı belge sunulmamıştır. Ancak mahkememizce celp edilen B/A formlarının tetkiki ile davalının rapor içeriğinde izah ettiğimiz şekilde faturaları alım olarak bildirdiği ve takip tarihi itibarı ile davacının 92.555,80 TL bakiye ile alacaklı olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir...."gerekçesi ile, '1-Davanın kısmen kabulüne, davalı borçlunun İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 92.555,80 TL üzerinden devamına, 2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, 3-Alacağın likit olması nedeniyle davacı lehine 92.555,80 TL'nin %20 si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemece bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde belirttiği hususlarda araştırma yapmaksızın eksik inceleme sonucu davanın kısmen kabulüne karar verdiğini, Müvekkili Şirketin davacıya hiçbir surette borcu bulunmadığını, şirket kayıtları üzerinde yeterli ve gerekli tüm inceleme yapılmadığını,Davacı tarafından tanzim edilen bir kısım faturaların taraflarına ulaşmadığını ve kayıtlarında olmadığını, davacı tarafından yapılmış ürün teslimatının da olmadığını, Ayrıca davacı tarafından davalı şirkete bazı faturalar kesilmiş olsa da iddia edildiği gibi ... şirketi tarafından teslim alındığına dair herhangi bir fatura veya sevk irsaliyesi olmadığını, ürün teslimine ilişkin kim tarafından teslim alındığına dair imzalı belge de bulunmadığını, şirket yetkilisi veya çalışanları tarafından imza karşılığı teslim bulunmadığını, teslimatı yapılmayan ürünlerin faturaları her ne kadar kesilmiş olsa da aslında ortada iddia edildiği gibi mal sevkiyatının hiç olmadığını, teslim alınan bir malın olmadığını, faturalar incelendiğinde ... Şirket yetkilisinin veya çalışanının imzasının olmadığının anlaşılacağını,Bununla birlikte reel olarak ödedikleri makbuzların davacıdan alınamadığını, söz konusu faturalar dış muhasebeye iletildiği sonradan anlaşılmış olup ürünün teslim edilmediğine dair muhasebede bir bilgi olmadığı için muhasebe tarafından bir kısım faturaları teslim alındığını, oysa bu faturaların karşılığında ürün teslimi davacı tarafından kesinlikle yapılmadığını, dış muhasebenin malın teslimine ilişkin bilgisi olması veya sorumluluğu bulunmadığını, dış muhasebe kendisine teslim edilen faturaları kayıt altına almakla yükümlü olduğunu fakat mal teslimini araştırma yükümlülüğünün olmadığını, Davacı kötü niyetli olarak teslim etmediği ama kestiği bir kısım faturalara dayalı olarak icra takibi yaptığını, ürün tesliminden önce sevk irsaliyesi yerel Mahkeme tarafından celp edilmediğini, oysa bu sevk irsaliyesi davacının haksız ve kötü niyetli olarak açtığı davanın reddini gerektireceğini, İleri sürerek, ilk derece mahkemesi kararında davalı aleyhine olan kısımların kaldırılarak davalı lehine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, ticari satım sözleşmesinden kaynaklı fatura dayalı cari hesap alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı taraf; Davalı ile arasında açık hesap ticari ilişki olduğu, bakiye cari hesap alacağının ödenmemesi nedeniyle icra takibi başlatıldığını fakat davalının kötü niyetle borca itiraz ettiğini, anılan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, talep etmiştir. Mahkemece, davalı tarafa dava dilekçesinin tebliğ edilmesine rağmen davaya cevap vermediği görülmüş ve münkir sayılmıştır. Davacı tarafça, taraflar arasındaki cari alacağa konu faturaların ibraz edildiği, mahkemece, taraf ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle mali müşavir bilirkişiden rapor alınmasına karar verildiği, davalı tarafa defter incelenmesine ilişkin ara kararın tebliğ edilmesire rağmen ticari defter ve kayıtları bilirkişi incelemesine ibraz etmediği, mali müşavir bilirkişi, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarını incelemek suretiyle rapor ibraz ettiği, bilirkişi raporuna tarafların itirazı üzerine mahkemece, mal ve hizmet alımına ilişkin davalı tarafa ait BA formlarının ilgili vergi dairesi müdürlüğünden getirtildikten sonra bilirkişiden ek rapor alındığı ve ek rapor doğrultusunda istinafa konu kararın verildiği anlaşılmıştır. 6100 Sayılı HMK.' nın 222 maddesi uyarınca kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhine delil sayıldığı, bu durumda ispat külfeti davacı tarafta olup tüm bu değerlendirmeler ışığında, ibraz edilen fatura içeriği malların davalıya teslim edildiği ve davalıdan alacaklı olduğunun davacı tarafça kanıtlanması gerekmektedir. İcra takibine ve davaya konu cari hesaba dayanak davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturalardan 99.497,54 TL “sinin kapalı fatura olduğu (imzanın faturanın ortasında- altında olduğu) 266.458,26 TL sinin açık fatura olduğu bilirkişi tarafından ibraz edilen faturalara göre tespit edildiği, kapalı fatura kural olarak ödemeye karine teşkil eder, kaşenin bulunup bulunmaması ise kapalılık özelliğini etkilemez(Yargıtay 19.HD 01/10/2019 tarih 2018/1961 E.2019/4580 K. sayılı, 13/11/2018 tarih 2017/5197 E., 2018/5724 K. sayılı emsal kararları). Bu durumda kapalı faturalara konu malların davalıya teslim edildiği ve davalı tarafçada ödemesinin yapıldığına karine teşkil ettiği, cari hesaba konu bakiye 266.458,26 TL. tutarlı açık faturaların ise bilirkişi ek raporunda belirtildiği üzere davalı tarafça mal ve hizmet alımına ilişkin BA formu ile ilgili vergi dairesi müdürlüğüne beyan ettiği, davacının tanzim etmiş olduğu cari hesaba konu açık faturaların davalı şirket tarafından BA formu ile vergi dairesine bildirilmiş olması gözetildiğinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiği ve davacının faturaya dayalı alacağın varlığını HMK'nın 222. maddesi uyarınca kanıtlanmış olduğu,mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davacı ticari defter ve kayıtlarına göre davalıdan 92.555,80 TL. Alacaklı olduğunun belirtildiği, bu tesbitler doğrultusunda davacının davalıya mal teslim ettiğini ve davalıdan alacaklı olduğunu ispat etmiştir. Bu durumda ispat külfeti davalı tarafta olup tüm bu değerlendirmeler ışığında, davalının BA formu ile vergi dairesi müdürlüğüne bildirdiği faturaya dayalı malların teslim alınmadığını/borcu ödediğini ancak yazılı delillerle ispat edebilir. Davalı tarafça yazılı delillerle malların teslim alınmadığını ispat edemediği gibi davacı tarafa ödeme yapıldığına dair ödeme belgesinin de sunulmadığı anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri yargılama aşamasında bilirkişi kök raporuna karşı verilen itiraz ve beyan dilekçeleri ile de ileri sürülmüş, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda ve mahkemece verilen hüküm gerekçesinde bu iddialar ve itirazlar değerlendirilmiştir. İlk Derece Mahkemesine sunulan deliller, hükme esas alınan bilirkişi rapor içeriğindeki tespitler ışığında mahkemece davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, mahkemenin kabul ve gerekçesine yönelik davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.322,49 TL istinaf karar harcından, istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 1.583,12 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.739,37‬ TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 13/02/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim