Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/1506
2025/206
13 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1506 Esas
KARAR NO: 2025/206 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET
TARİHİ: 21/09/2021
NUMARASI: 2018/1180 Esas - 2021/656 Karar
DAVA: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:13/02/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket tarafından 23.02.2017 tarihli mutabakat Mektubunda belirtilen cari alacağın temini talebiyle davacı şirket hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile İcra takibi başlatıldığını, davacı şirket araçlarına yakalama şerhi işlenerek trafikten men edildiğini; Takibe dayanak yapılan 23.02.2017 tarihti Mutabakat Mektubu TTK. 94. md. uyarınca gerekli koşullan taşımadığı gibi müvekkili şirket yetkilileri tarafından da imza atana alınmadığını, davacı şirkete yükümlüsü olmadığı bir borcun isnat edildiğini, zarar verildiğini; Mutabakat Mektubu muhatabının ... San. ve Tic. Ltd. Şti. olduğunun görüleceğini davacı şirketin muhatabı olmadığı bir mektupan dolayı borçlu gösterildiğini, haksız olarak icra takibi başlatıldığını 23.02.2017 tarihli Mutabakat Mektubu'ndaki imzanın davacı şirket yetkilisi tarafından İmza altına alınmadığını, bu nedenle davacı şirket hakkında icra takibine başlanmasının mümkün olmadığını, 23.02.2017 tarihli Mutabakat Mektubunun TTK. 94. md. uyannca gerekli koşulları taşımadığını, takibe konu mektubun karşılıklı imzalı kaşeli bir şekilde teyit edilmesi gerektiğini, mektupta davalı şirket imzasının bulunmadığını belirterek kötü niyetli açılan takibin durdurulmasına ve iptaline, İstanbul Anadolu İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı İcra Dosyasından trafikten men edilen araçlardaki yakalamaların kaldırılmasına, İstanbul Anadolu İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı İcra Dosyasına dayanak teşkil eden 23.02.2017 tarihli Mutabakat Mektubundaki imzanın müvekkil şirket yetkililerine ait olmadığının tespiti ile borçlu olmadığının tespitine, kötü niyette hareket eden davalının %20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini taiep ettikleri görülmüştür. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Takibe dayanak yapılan 23.02.2017 tarihli mutabakat mektubunun TTK. md. 94 uyarınca gerekil koşullan taşıdığını, mutabakat mektubunda her ne kadar ... San. ve Ttc. Ltd. Şti. yazsa da mektubun davacı şirket tarafından kaşelenip imzalandığını, dava konusu olmayan 19.02.2018 tarihli mutabakat mektubunda kaşesi bulunan ... San. ve Tlc Ltd. Şti.'ne ait imza İle davacı şirketin kaşesi üzerindeki İmzaların birbiriyle aynı olduğunu. Ticaret Gazetesindeki kayıtlar incelendiğinde her iki şirketin adreslerinin ve yetkililerinin aynı olduğunun görüleceğini davacı taraf ile ... Gıda Hay. San. ve ... Ltd. Şti. arasında organik ve fiili bağlantı olduğunun açıkça ortada olduğunu, takibe konu mutabakat mektubunun muhatabının davacı şirket olduğunu, davacı yanın dava ve İmza ltirazlannın usul ve yasaya aykırı olduğunu, söz konusu iki şirketin yetklllerinin ... ve ... olduğunu, her iki şirketin kaşeleri üzerindeki imzaların aynı olduğunu, İİK 68/A maddesinin 4. fıkrasına göre yapılacak imza incelemesi neticesinde davacı şirketin tazminatla sorumlu tutulması gerektiğini, taraflarınca girişilen icra takibinin hukuka ve usule uygun olduğunu belirterek, hukuki dayanaktan yoksun kötü niyetle açılmış olan iş bu davanın reddini, 04.01.2019 tarihli ara kararda verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, borca itiraz eden davacının %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ve inua İtirazına karşın %10 dan az olmamak üzere para cezasına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerine bırakılması gerektiğini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 21/09/2021Tarih ve 2018/1180 Esas - 2021/656 Karar sayılı kararında; ".....Davalı alacaklı ... Yapının takip miktarınca alacaklı olduğu konusunda bir çelişki bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlık iş bu borç bedelinden davacının mı sorumlu olduğu yahut dava dışı Resul İnşaatın mı sorumlu olduğu noktasındadır. Nitekim tarafların ve dava dışı ... İnşaatın ticari defterlerinin incelenmesi akabinde ... İnşaat kayıtlarına göre dava dışı şirketin kendi kayıtlarına göre alacaklıya borçlu olduğu tespit edilmiştir. Yine davalı defterlerine göre davalının dava dışı ... İnşaattan alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu görülmüştür. Ancak alacaklısının davalı olduğu mutabakat mektubu incelendiğinde, mutabakat mektubunun ... İnşaata hitaben yazıldığı ve mutabakat mektubunu imza eden tarafın davacı ... olduğu görülmüştür. Ticaret sicilden celp edilen davacı ve dava dışı şirket kayıtları incelendiğinde her iki şirket yetkililerinin ve adreslerinin aynı olduğu, bilirkişi raporlarında tespit edildiği üzere davacı şirket kaşeleri üzerindeki imzalar ile dava dışı şirketkaşeleri üzerindeki imzaların aynı olduğu, davalı alacaklının dava dışı ... İnşaaata gönderdiği mutabakat mektuplarının bazılarının ... İnşaat tarafından imzalandığı bazılarının ise davacı tarafından imzalandığı hususları ile eldeki dosyaya konu borca ilişkin mutabakat mektubunda imza edenin davacı olması birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile dava dışı ... İnşaat arasında fiili ve organik bağ olduğu kanaatine varılarak takibe konu borçtan davacının sorumlu olduğunun tespiti ile davanın reddine karar verilmiştir. Davanın reddedilmesi nedeniyle İİK 72/4.maddesinin amir hükmü gereğince reddedilen miktar üzerinden %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmiştir.Yukarıda belirtilen gerekçeler ışığında tarafların ve dava dışı ... İnşaatın defterlerinin incelenmesi sonucu oluşturulan bilirkişi raporlarına itibar edilerek davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir...."gerekçesi ile, '' Davanın REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21.09.2021 tarih ve 2018/1180 Es., 2021/656 Kr. Sayılı kararı ile müvekkili şirket ile dava dışı ... Hay. San. ve Tic. Ltd. Şti. Arasında organik bağ olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini ve müvekkili aleyhine %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedildiğini, mahkeme tarafından hükme gerekçe olarak mutabakat mektubunun ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye hitaben yazılması ve mutabakat metninin ... San. ve Tic. A.Ş. Tarafından imzalandığının gösterildiğini, Öncelikle belirtmek gerekirse, hükme esas alınan mutabakat metinleri ve onların üzerinde bulunan imzaların müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, müvekkili şirket yetkilisinin imzasının bulunmadığı herhangi bir belge ile müvekkili şirketin sorumluluk altına sokulamayacağı gibi aleyhine bir durumun da yaratılamayacağını, bu sebeple Mahkeme tarafından hükme esas alınan mutabakat metinlerinde bulunan imzaların müvekkili şirket yetkilisine ait olup olmadığı noktasında imza incelemesine gidilmesi ve bu hususun netleştirilmesi gerektiğini, mahkeme tarafından herhangi bir imza incelemesi yaptırılmaksızın mutabakat metinlerindeki imzaların müvekkili şirket yetkilisine ait olduğu ve müvekkili şirketi sorumluluk altına soktuğunun kabul edildiğini, söz konusu eksikliğin giderilmesi amacıyla dosyanın Mahkemesine iade edilmesi gerekmekte aksi takdirde Daireniz tarafından imza incelemesi yapılması gerektiğini, Dosyada sözü edilen her iki şirketin ticari hayatına bakıldığında, aynı zamanlarda farklı projelerde çalıştıkları ve birbirleri ile herhangi bir organik bağlarının bulunmadığının ortada olduğunu, yine dosyada düzenlenmiş olan bilirkişi raporuna bakıldığında, gerek davalı tarafın gerekse müvekkili şirketin ticari defterlerine göre müvekkili şirketin herhangi bir borcunun bulunmadığı açıkça tespit edildiğini, bu sebeple de açılmış olan işbu davanın kabulü ile müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine ve İ.İ.K.'nın 72/5 maddesi gereğince %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, İleri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra dosyasına dayanak teşkil eden 23.02.2017 tarihli Mutabakat Mektubundaki imzanın şirket yetkililerine ait olmadığı iddiasıyla borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin İİK. 72. Madde uyarınca açılan menfi tespit istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna göre; Davalı ile dava dışı ... İnşaat firması arasındaki ticari ilişkinin 01.11.2017 tarihinde başladığı, 30.01.2018 tarihinde sona erdiği, davalının ticari defterlerine göre 31/12/2017 tarihi itibariyle dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'den 25 adet faturadan kaynaklı toplam 67.912,66 TL. alacaklı olduğu, davalı tarafın dava dışı ... İnşaat Şirketinden 30/01/2018 tarihi itibariyle toplam 91.513,67 TL. alacaklı olduğu ve ticari ilişkinin de sonlandığı,Davalının kayıtlarında 120 17 003 hesapta takip edilen dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin takip tarihi 06.12.2018, dava tarihi 31.12.2018 tarihlerinde 91.513,67 TL borç bakiyesi verdiği tespit edilmiş ve bu tutarın 23.02.2017 tarihli mutabakat mektubunda belirtilen cari alacak olduğunun görüldüğünü, söz konusu mutabakat mektubunda, ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin, 31.01.2018 tarihinde ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'den 91.513,67 TL alacaklı olduğunu bildirdiği, davacı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin de mutabık olduklarını bildirerek kaşaleyip Imzaladıklarının tespit edildiği belirtilmiştir. Dava dışı ... San.ve Tic.Ltd.Şti'nin yasal ticari defterlerinin mali müşavir bilirkişiye inceletilmek suretiyle talimat mahkemesince aldırılan bilirkişi raporuna göre; Dava dışı ... İnşaat firması ile davalı arasındaki ticari ilişkinin 01.11.2017 tarihinde başladığı, 30.01.2018 tarihinde sona erdiği, davalı ... San.ve Tic.Ltd.Şti'ne 91.513,67 TL. borçlu olduğu tespit edilmiştir. Davacının ticari defter ve kayıtları inceletilmek suretiyle mali müşavir bilirkişiden alınan ek raporda; Davacı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş.nin incelenen kayıtlarına göre; Davacı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile davalı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. arasında ticari ilişki olmadığı; Davacı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile davadışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında ticari bir ilişki bulunduğu, davacının kayıtlarında 320. ... numaralı alt hesabında kayıtlarının tutulduğu, 31.12.2017 tarihi itibari ile dava dışı ... İnşaatın davacıdan 353.138,55 TL alacaklı olduğu, 31.12.2018 tarihi itibari ile de davacıya 4.184,11 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir.Mahkemece alınan bilirkişi kök raporunda; Davalı cevap dilekçesi ekinde bulunan 25.12.2017 tarihli, davalı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'nin dava dışı ... San. ve Tic, Ltd. Şti.'ne gönderdiği, Kasım 2017 döneminde 12 adet fatura ile KDV hariç 32.420.-TL satış yaptığını bildirdiği mutabakat mektubuna, dava dışı ... San. ve Tic, Ltd, Şti.'nin mutabık olduğunu kaşeleyip imzaladağı; İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... E. dosyasında bulunan 23.02.2017 tarihli, davalı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin dava dışı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne gönderdiği, 31.12.2018 tarihi itibariyle 91.513,67TL borçlu olduğunu bildirdiği mutabakat mektubuna, davacı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin mutabık olduğunu kaşeleyip imzaladığı; Her iki mutabakatta, davadışı şirket ile davacı şirket kaşeleri üzerindeki imzaların aynı olduğunun da görüldüğünü, Davalı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından mahallinde yapılan incelemede tarafına sunuları ...'den, Muhasebe - Sistem Yalıtım'a gönderilmiş 4 adet e-posta yazışmaları rapor ekindeki davalı ... Sanayi ve Ticaret Utd. Şti.'nin dava dışı ... San, ve Tic. Ltd. Şti.'ne gönderdiği: 25.12.2017, 22.01.2018, 19.02.2018 tarihli mutabakatları dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin mutabık olduğunu kaşeleyip imzaladağı; 23.02.2017, 23.02.2017 tarihli mutabakatları davacı ... İnşaat Sanayl ve Ticaret A.Ş.'nin mutabık olduğunu kaşeleyip imzaladağı; Söz konusu mutabakatlarda dava dışı şirket ile davacı şirket kaşeleri üzerindeki imzaların da aynı olduğunun görüldüğü belirtilmiştir.Tüzel kişiliğin varlığı asıl olup borcun yükümlüsü olan bir tüzel kişilik bulunmakta iken şirketin ortaklarına ya da başka bir şirkete karşı bu borçtan dolayı yönelinemeyecektir. Ancak tüzel kişiliğin kötüye kullanıldığı bazı istisnai hallerde tüzel kişilik perdesi aralanmak suretiyle gerçek ya da tüzel kişi ortakların sorumluluğu cihetine gidilebilecektir. Uygulamada ve doktrinde tüzel kişi ile ortaklarının alanlarının ve malvarlığının birbirine karışması halinde, yetersiz sermaye durumunda, aynı şirketler topluluğu içinde yer alan kardeş şirketler arasında koşulların varlığı halinde ve çok istisnai hallerde Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması Teorisinin uygulanmasının mümkün olabileceği de kabul edilmektedir.Tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi her somut olayın özelliği gözetilerek değerlendirilmeli ve TMK’nın 2. maddesi gereğince dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı gözetilerek tüzel kişiliğin alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla kullanılıp kullanılmadığı, tüzel kişiliği düzenleyen normların dışına çıkılıp çıkılmadığı incelenmelidir.Borçlu şirketin yanında aynı ana şirkete bağlı bir kardeş şirketin sorumluluğuna gidilebilmesi tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle mümkün olabilmektedir. Bu durum sadece ana ve kardeş şirket için değil, aynı zamanda grup veya holding sistemi içinde yer alan kardeş şirketler arasında da söz konusu olabilmektedir.Tüzel kişilik perdesinin çapraz aralanmasına benzeyen bir başka kavram organik bağ kavramıdır. Tüzel kişilik perdesinin aralanmasında olduğu gibi organik bağ kavramında da bir tüzel kişinin borçlarından bir başka tüzel kişinin sorumluluğuna gidilmektedir. Bu hâliyle organik bağ kavramının da kaynağını TMK’nın 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı oluşturmaktadır (Öztek/Memiş, s.210). Ancak organik bağ kavramı, tüzel kişilik perdesinin aralanmasına göre daha geniş bir anlama sahip olsa da organik bağın varlığı, tek başına tüzel kişilik perdesinin aralanmasını gerektirmemektedir. Başka bir deyişle şirketler arasında organik bağ tespit edilse dâhi tüzel kişilik perdesinin aralanması ve alacağın perdenin arkasındakinden de istenebilmesi için sırf alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli işlemler yapıldığının da somut verilerle ispatlanması gerekmektedir. Şirketler arasında ortakların akraba olması tek başına organik bağ veya tüzel kişilik perdesinin kaldırılması için yeterli olmadığı gibi şirketlerin aynı faaliyeti yürütüyor olması da organik bağ için yeterli değildir.Şirketler arasında organik bağ olup olmadığı; şirketlerin adreslerinin aynı olması, ortaklık yapılarının ve yönetim kurullarının benzer olması veya temsilcilerinin aynı olması, faaliyet alanları, hisse devirleri, muvazaalı işlemler gibi hususlar ve somut olayın özellikleri de gözetilerek tespit edilebilir. Ancak tüzel kişilik perdesinin çapraz aralanmasında her iki şirketin faaliyet alanı, ortaklık yapısı, ortakları gibi konularda öyle büyük ve derin bir kesişme vardır ki; bu şirketlerle iş yapan kişiler nezdinde iktisadi bir bütünlük içerisinde tek bir şirketle iş yapılıyor algısı oluşmaktadır. Ayrıca üçüncü kişiler nezdinde uyandırılan bu algı neticesinde, ticaret yaparken güçlü bir yapıya sahip görüntüsü oluşturularak, şirketlerden birinin borca batırılması ya da içinin boşaltılıp iş alanının diğerine kaydırılması işlemleri tipik bir hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilmelidir. Yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Gebze Ticaret Sicili Müdürlüğünden mahkemeye gönderilen 20.06.2019 tarihli cevap yazısı ve ekindeki CD'de yer alan kayıtlara göre; ... sicil numaralı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin Adresi: ... Mah, ... Sokak. No:... Gebze/Kocaeli olduğu, 09.06.2011 tarihinde faaliyetine başladığı ve 1.000.000.- TL sermaye İle tescil edildiği, yetkilisinin ... olduğu, 29.08.2017 tarihli ... sayılı T.C. Gebze ... Noterliği tasdikli, 29.08.2017 tarihli, ... sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile 28.08.2020 tarihine kadar, ... Mah. ... Cad. No:... adresinde ikamet eden ...'ın Yönetim Kurulu Başkanı Vekili ve ... Mah. ... Cad. No:... adresinde ikamet eden ...'ın tam yetkili olarak Yönetim kurulu Başkanı seçildiği 29.08.2017 tarihinde tescil edildiği, ... sicil numaralı (flas Nedeniyle) Tasfiye Halinde ... San. ve Tic. Ltd. Şti. Adresi: ... Mah. ... Sokak. No:... Gebze/Kocaeli olduğu, 04.03.1996 tarihinde tescil edilerek 500.000.- TL sermaye İle faaliyetine başladığı, yetkilisinin ... olduğu, 15.02.2013 tarihinde İflasın Ertelenmesi davası açıldığı, 16.01.2013 tarihinde kayyum atandığı, 04.02.2013 tarihinde tescil edildiği, 21.05.2018 tarihinde ortaklardan ...'ın 1.164.000.-TL TL sermaye karşılığı 46.560 adet payını hukuki ve mali yükümlülükleri ile ... Mah, ... Cad. No:... adresinde ikamet eden ...'a devrettiği, tek yetklinin tek ortak olan ... olduğu, sermayenin 5.820.000 .- TL olduğu belirtilen 21.05.2018 tarihli Genel Kurulun 22.05.2018 tarihinde tescil edildiğini, Gebze Ticaret Mahkemesi tarafından 25.06.2018 tarihli 2016/987 Esas sayılı dosyasından iflas kararı verildiği, 19.07.2018 tarihinde iflasın açılmasının tescil edildiği anlaşılmıştır.Dava dışı ... İnşaatın ticari defter ve kayıtlarına göre davalı alacaklıya borçlu olduğunun tespit edildiği, yine davalı defterlerine göre davalının dava dışı ... İnşaattan alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu, icra takibine dayanak mutabakat mektubu incelendiğinde, mutabakat mektubunun davalı tarafından dava dışı ... İnşaata hitaben yazıldığı ve mutabakat mektubunu davacı ... kaşesi vurularak imzalandığı, Ticaret sicilden celp edilen davacı ve dava dışı şirket kayıtları incelendiğinde her iki şirket yetkililerinin ve adreslerinin aynı olduğu, bilirkişi raporlarında tespit edildiği üzere davacı şirket kaşeleri üzerindeki imzalar ile dava dışı şirket kaşesi üzerindeki imzaların aynı olduğu, davalı alacaklının dava dışı ... İnşaaata gönderdiği mutabakat mektuplarının bazılarının ... İnşaat tarafından imzalandığı bazılarının ise davacı tarafından kaşelenip imzalandığı hususları ile eldeki dosyaya konu borca ilişkin mutabakat mektubunda imza edenin davacı olması birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile dava dışı ... İnşaat arasında fiili ve organik bağ olduğuna yönelik mahkeme tespitinin dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olduğundan, davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulduğu da gözetildiğinde mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davacı vekilinin mahkemenin kabulüne yönelik tüm istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,7 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 13/02/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.