Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1485

Karar No

2025/232

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1485 Esas
KARAR NO: 2025/232 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2021/659 Esas- 2022/187 Karar
TARİH: 18/03/2022
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 13/02/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin, 22/12/2007 tarihinde, ... Model NB cihazı 1.805,40 USD tutarında satın aldığını, bu kapsamda davalı tarafından 1.805,40 USD tutarlı e-fatura müvekkili şirkete düzenlendiğini, ancak ... Model ... cihazda sonradan ortaya çıkan ayıp sebebiyle, müvekkil şirket tarafından cihaz kullanılamadığını, bu kapsamda ... marka cihaz, ...'un yetkili servislerine tamir için götürülmüşse de ayıplı cihaz tamir edilemediğini, cihazın tamir edilememesi akabinde müvekkil şirketin öncelikle ...'a başvurduğunu, ...'a yapılan başvuru neticesinde, cihazın tamirinin mümkün olmaması durumunda, ... tarafından iade/değişim belgesinin tanzim edilerek müvekkili şirkete bu belgeye dayanarak cihazı satın almış olduğu firmadan iade ya da değişim hakkı talep edebilmesi imkanı tanındığını, müvekkil şirketin iade/değişim belgesine dayanarak ... yetkili servisi olan davalı tarafa başvuruda bulunduğunu ve cihazı teslim ettiğini, ancak davalı tarafından, müvekkil şirkete fatura bedeli olan 1.805,40 USD ödenmediğini, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasında ilamsız icra takibi yapılarak müvekkili şirketin, davalı tarafa ödemiş olduğu 1.805,40 USD talep edildiğini, izah olunan nedenlerle, fazlaya ilişkin hakları ve ileride her türlü delile karşı beyan ve itirazları sunma hakkları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulüne, davalı hakkında alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet/icra inkâr tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili olan firmanın, bilişim sistemleri, bilgisayar, bilgisayar donanım elemanlarının ithalat ve satışı işi yaptığını, davalı taraf, müvekkilinden 22.12.2007 tarihinde, ... Model ... cihazı (1.805,40 USD karşılığı) 6.913,24.TL tutarında ürün satın aldığını, ancak belli bir süre sonra (3 yılı aşkın süre sonra) davalı tarafın ürünü kullandığını ve arızalanıp tamir edilemediği için ürünün iadesi ürünün ithalatçı firması ... firması tarafından uygun görüldüğünü, buna göre de davacı tarafın ürünü taraflarına iade ettiğini, davacı firma, ürün bedelini USD cinsi ile kendisine iade edilmesini talep ettiğini, oysa ki, ayıplı olduğu iddiasıyla müvekkile iade edilen ürün davacıya TL fatura edildiğini, 22.12.2017 tarihinde davacıya kesilen fatura nüshasında USD karşılığı yazıyor olmasına rağmen faturanın karşılığı TL olarak gösterildiğini ve de ürün meblağı fatura kesildikten yaklaşık 45 gün sonra firmamız hesabına (USD olarak değil) TL'sı olarak ödendiğini, İstanbul ...İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyası üzerinden girişilen icra takibinde, müvekkilinin kendisine düşen iade yükümlülüğü olan 6.913,24.TL ile bu miktara eklenene ferilerini icra dosyasına ödediğini, kalan miktara kısmi itirazımız üzerine, müvekkilinin üzerine düşen bütün sorumluluğu eksiksiz yerine getirdiğini, açıklanan nedenlerle, davacının davasının tümüyle reddine, HMK.329 maddesi gereğince davacı asil aleyhinde en yüksek disiplin para cezası verilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 18/03/2022 tarih 2021/659 Esas, 2022/187 Karar sayılı kararında;Dava, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine faturadan kaynaklanan alacak nedeniyle İİK 67 maddesi kapsamında açılan itirazın iptali davasıdır. Davacı taraf, 22.12.2007 tarihinde almış olduğu ... marka ... Model ... cihazda sonradan ortaya çıkan ayıp nedeniyle cihazı kullanamadığını, bunun üzerine tamir için cihazın yetkili servise götürülmesi sonucunda kendisine tamir imkanı olmadığından iade -değişim belgesi verildiğini ancak cihazın yetkili servise iade edilmesine rağmen fatura bedelinin verilmediğini, bu nedenle fatura konusu alacağına ilişkin başlattığı icra takibine davalı yetkili servisin kısmen ödeme yaparak geriye kalan bedel üzerinden itiraz ettiğini beyan ederek borçlu davalının haksız itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafa dava dilekçesi ve ekleri usul ve yasaya uygun olarak tebligat yapılmış davalı taraf süresi içinde cevap dilekçesi sunmuştur. Davalı taraf beyan dilekçesinde, davaya konu faturanın TL olarak düzenlendiğini, ürün meblağı faturanın kesilmesinden yaklaşık 45 gün sonra firma hesabına TL olarak ödeme yapıldığını, davacı tarafın haksız kazanç sağlama niyetinde olduğunu, haksız bedel üzerinden başlatılan icra takibi sonucunda iade yükümlülük miktarı olan 6.913,24-TL ile bu miktara eklenen ferilerinin toplamının icra dosyasına ödendiğini, davacının talebi üzerine konuyu açıklığa kavuşturmak üzere ilgili vergi dairesine başvuruda bulunduklarını, başvuru üzerine verilen cevapta iade ödemelerin vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği ilk teslim tarihinde geçerli olan döviz alış kuru esas alınarak gerçekleştirilmesinin gerektiğini, iş bu sebeple davalı şirkete herhangi bir borcunun olmadığını, haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyasının UYAP sistemi üzerinden kaydının yapılarak mahkememiz dosyası arasına alındığı anlaşıldı. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 1.805,40-USD asıl alacak olmak üzere borcun ödenmesi amacıyla icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 16/08/2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 18/08/2021 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamında davacı şirket tarafından sunulan faturanın incelenmesinde, faturanın 22.12.2017 tarihinde düzenlendiği, hizmet açıklaması kısmında ... bilgilerinin yer aldığı, birim fiyatının 1.530,00 USD olduğu, döviz kurunun 3,8292-TL olduğu, vergiler dahil ödenecek tutarın 1.805,40 USD ve karşılığı olan TL üzerinden fiyatının vergiler dahil 6.913,24-TL olduğu bilgileri yer almaktadır. Mahkememizce yapılan yargılama , taraf beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı ile davalı arasında faturaya dayalı ticari alım satım ilişkisinin bulunduğu, davacı şirketin dosyaya sunduğu e- fatura, iade-değişim belgesi ve davalı şirketin başvurusu üzerine ilgili vergi dairesi cevabına göre döviz karşılığı teslimi yapılan malların iade edilmesine yönelik işlemlerin 3065 s. Kanunu'nun 26. ve 35. maddelerine göre vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği ilk teslim tarihinde geçerli olan döviz alış kuru esas alınarak gerçekleştirilmesi gerektiğinin tespit edildiği, davalı şirketin de vergiyi doğuran satış işleminin gerçekleştiği fatura düzenleme tarihi olan 22.12.2017 tarihi itibariyle davacıya iade etmesi gereken bedeli ilk teslim tarihindeki bedel üzerinden iade ettiği anlaşılmakla davalının davaya konu ticari satıma ilişkin başkaca bir borcu kalmadığı anlaşıldığından davacının sübut bulmayan davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. "gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 22/12/2007 tarihinde, ... Model NB cihazı 1.805,40 USD tutarında satın aldığını, cihazın tamir edilememesi akabinde davacının öncelikle ...'a başvurduğunu, ...'a yapılan başvuru neticesinde; cihazın tamirinin mümkün olmaması durumunda, ... tarafından iade/değişim belgesinin tanzim edilerek bu belgeye dayanarak cihazın satın alınmış olduğu firmadan iade ya da değişim hakkı talep edebilmesi imkanı tanındığını, buna karşın davalı şirketin cihazı değiştirmediği gibi ödemenin iadesini de yapmadığını, bu kapsamda başlatılan takip sonucu da kısmi ödeme yaparak dosya borcunun kalan borcuna itiraz ettiğini, yerel mahkemece de davalı şirketin KDV ödemelerine ilişkin kanunun esas alındığı vergi dairesinin hatalı tespiti dikkate alınarak davanın reddine karar verildiğini, Gerekçede de bahsedildiği üzere ilgili kararda Gelir İdaresi Başkanlığı İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Gelir Kanunları KDV-ÖTV Grup Müdürlüğü tarafından verilen 12/10/2021 tarihli cevabi yazının dikkate alındığını, ancak kurumun tespitinin hatalı, hatalı tespite dayanılarak karar verilmesinin de haksız ve hukuka aykırı olduğunu, nitekim kurumun yazısında; "3065 sayılı KDV Kanununun, 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, 26 ncı maddesinde, bedelin döviz ile hesaplanması halinde dövizin, vergiyi doğuran olayın meydana geldiği andaki cari kur üzerinden Türk parasına çevrileceği, 10/a maddesinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması anında vergiyi doğuran olayın meydana geldiği, 35 inci maddesinde ise malların iade edilmesi, işlemin gerçekleşmemesi, işlemden vazgeçilmesi veya sair sebeplerle matrahta değişiklik vuku bulduğu hallerde, vergiye tabi işlemleri yapmış olan mükellef bunlar için borçlandığı vergiyi; bu işlemlere muhatap olan mükellef ise indirme hakkı bulunan vergiyi değişikliğin mahiyetine uygun şekilde ve değişikliğin vuku bulduğu dönem içinde düzelteceği, şu kadar ki, iade olunan malların fiilen işletmeye girmiş olması ve bu girişin defter kayıtları ile beyannamede gösterilmesinin şart olduğu hüküm altına alınmıştır." denildiğini, bahse konu düzenlemenin iade bedeline ilişkin bir açıklık getirmediğini, kurumun bu hususu dikkate almaksızın vermiş olduğu cevabın hatalı olduğunu, mahkemece buna dayanılarak verilen kararın da bu nedenle hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, Tüketicinin mağdur edildiği bu işlemin kabulünün mümkün olmadığını, ürünün alındığı tarih ile günümüz şartlarında eşdeğer bir ürünün fiyatlarının aynı olması beklenemeyeceği gibi bu yönde verilen kararın açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiğini, davalı tarafça açıkça kötüniyetli davranıldığını, tüm bu açıklanan nedenlerle verilen haksız ve hukuka aykırı kararın bozulmasını talep etme zarureti doğduğunu,İleri sürerek; yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle, İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/659 E. 2022/187 K. Sayılı dosyasında verilen 18.03.2022 tarihli kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davalıdan satın alınan bilgisayarın ayıp nedeniyle davalıya iade edilmesine rağmen, fatura bedelinin davacıya ödenmemesi üzerine başlatılan ilamsız takibe vaki kısmi itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı yan; davalıdan 22/12/2017 tarihli 1.805,40-USD bedelli fatura karşılığı satın alınan bilgisayarın arıza vermesi nedeniyle, üretici olan dava dışı ...'a başvurulduğunu, ....'un iade/değişim formu ile bilgisayarı satan davalıya başvurularak iade veya değişim talebinde bulunulabileceğini belirttiğini, bilgisayarın ... tarafından düzenlenen 26/07/2021 tarihli iade/değişim formuna dayalı olarak davalıya iade edildiğini, davalının ise 1.805,40-USD fatura bedelini davacıya ödemediğini, bu amaçla başlatılan takip dosyasına kısmi ödeme yapıldığını, kalan kısmına ise haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürmüştür.Davalı yan; davacının iade ettiği bilgisayarın faturadaki bedelinin 1.805,40-USD karşılığı 6.913,24-TL olduğunu, davacının bilgisayar bedelini faturanın kesildiği tarihten kırkbeş gün sonra ve TL cinsinden davalı hesabına yatırdığını, USD cinsinden ödeme alınmadığını, bu nedenle davalının iade yükümlülüğü olan 6.913,24-TL ile icra müdürlüğünce yapılan kapak hesabına göre bu asıl alacağa bağlı feriler toplamı 8.081,00-TL'nin icra dosyasına ödendiğini, davacını haksız kazanç elde etmeye çalıştığını savunmuştur. Dava konusu takip dosyası kapsamından; davacının davalı aleyhine 04/08/2021 tarihinde 22/12/2017 tarihli faturaya dayalı olarak 1.805,40-USD asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlattığı, davalının 16/08/2021 tarihinde ödeme emrini tebliğ aldığı, aynı tarihli borca kısmi itiraz dilekçesi ile takipte talep edilen asıl alacağın 6.913,24-TL 'sini kabul ettiklerini, buna göre dosya borcunun fer'ileri ile birlikte 8.081,00-TL olarak ödeneceğini belirttiği ve 17/08/2021 tarihinde dosyaya 8.081,00-TL ödediği anlaşılmıştır. Mahkemece tarafların sunduğu deliller haricinde; takip dosyası, takip dayanağı fatura aslı celbedilmiş, davalı şirketin başvurusu üzerine ilgili vergi dairesinin davalıya verdiği yazı cevabına göre döviz karşılığı teslimi yapılan malların iade edilmesine yönelik işlemlerin 3065 s. Kanunu'nun 26. ve 35. maddelerine göre vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği ilk teslim tarihinde geçerli olan döviz alış kuru esas alınarak gerçekleştirilmesi gerektiği, davalının da 22/12/2017 tarihli fatura tarihindeki bedel üzerinden davacıya satış bedelini iade ettiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebebi; davalının dosyaya sunduğu gelir idaresi yazı cevabının iade bedeline ilişkin bir açıklık içermediği, bu cevaba dayalı hüküm tesis edilemeyeceği, ürünün alındığı tarih ile ürün bedelinin iade edilmesi gereken tarih arasında değişen koşullar nedeniyle iade edilen bedel ile aynı şartlarda bir eşdeğer bir ürün alınmayacağı, davanın kabulü gerektiği yönündedir. 6098 Sayılı TBK'nun 99/1 fıkrası uyarınca konusu para olan borç ülke parası ile ödenir. Maddenin 99/2 fıkrasına göre borcun yabancı para birimi ile ödenmesi kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç değer üzerinden ülke parası ile ödenir. Maddenin 99/3 fıkrası uyarınca yabancı para alacaklısı, sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen başka bir ifade bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi halinde, alacağının aynen, veya vade tarihinde yahut fiili ödeme tarihinde rayiç olan kur üzerinden ülke parası ile ödenmesini talep edebilir. Bu halde yabancı para alacaklısına seçimlik bir yetki tanınmıştır. Bu seçimlik yetki kullanılmakla tükenir (Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 2016/13885 esas, 2018/7128 karar sayılı 19/11/2018 tarihli; 2017/4863 esas, 2018/3504 karar sayılı, 14/05/2018 tarihli ilamları). İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı, alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurul unun 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). Usulüne uygun bir takibin varlığı itirazın iptali davaları bakımından dava şartı olduğundan, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 2023/379 esas, 2023/1206 karar sayılı 28/02/2023 tarihli kararında da belirtildiği üzere, Türk Lirası cinsinden bir alacağın yabancı para üzerinden takibe konulması halinde, usulüne uygun olarak başlatılmış bir takibin varlığından söz edilemez. Bu husus itirazın iptali davaları bakımından özel dava şartı mahiyetindedir ve yargılamanın her aşamasında re'sen nazara alınır. Somut olayda; davacı yan 1.805,40-USD tutarlı fatura karşılığı satın alınan bilgisayarın iade edilmesine rağmen bedelinin ödenmediğini ileri sürmüş, davalı yan fatura karşılığı yapılan ödemenin fatura üzerinde de ayrıca gösterilen TL cinsinden bedel üzerinden ödendiğini, bu ödemenin de davacıya iade edildiğini savunmuş olup, dosyada yapılan ödemeye ilişkin bir dekont bulunmadığı gibi, tarafların defterleri üzerinde inceleme de yapılmadığından, ödemenin TL cinsinden mi USD cinsinden mi yapıldığı anlaşılamamıştır. Davacı takibi USD cinsinden başlatmış olup, mahkemece yapılması gereken iş davacının fatura tutarını davalıya TL cinsinden mi, USD cinsinden mi ödediğini, ödeme belgesini getirtip taraf defterleri üzerinde inceleme yaptırarak tespit etmek, ödeme TL cinsinden yapılmış ise, iade alacağı da TL cinsinden doğacağından, USD cinsinden başlatılmış takibin usulüne uygun kabul edilip edilemeyeceğini ve HMK'nun 114/2 ve 115/2 fıkraları kapsamında özel dava şartı noksanlığı bulunup bulunmadığını belirleyip öncelikle bu hususta bir karar vermek; ödeme USD cinsinden yapılmış ise iade alacağı da USD cinsinden talep edilebileceğinden buna göre bir değerlendirme yapmaktan ibaret olup, yazılı gerekçe ile karar verilmesi isabetsiz olmuş davacı yanın istinaf başvurusu bu yönden yerinde bulunmuştur. Sonuç itibariyle; davacının istinaf başvurusunu kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 ve 355 maddeleri uyarınca kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/03/2022 tarih ve 2021/659 Esas- 2022/187 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 ve 355 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 13/02/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim