Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1372

Karar No

2025/230

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1372 Esas
KARAR NO: 2025/230 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2020/74 Esas - 2022/206 Karar
TARİH: 15/03/2022
DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)
KARAR TARİHİ: 13/02/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı bankanın mobil internet bankacılığı müşterisi olduğunu, mobil internet bankacılığı üzerinden 10/08/2018 tarihinde saat 10:00 civarında 60.000 USD'nin satılarak Türk Lirasına çevrilmesi emrinin verildiğini, bu sat emrinin aynı gün saat 12:00'da banka tarafından gerçekleştirildiğini, bu esnada 1 USD'nin 6,0000 TL olduğunu, müvekkilinin hesabındaki paranın 360.000,00 TL olduğunu, aynı gün akşam 19:155'de 60.000 USD alımı yapıldığını, bu esnada 1 USD'nin 6,5192 TL olduğunu, 13/08/2018 tarihinde müvekkilinin hesabındaki 60.000 USD'nin müvekkilinin hiçbir talimatı ve emri bulunmadan banka tarafından 1 USD karşılığı 6,0000 TL'den yeniden satıldığını, ancak işlemin gerçekleştiği saatte 1 USD'nin 6,7200 TL olduğunu, yapılan satış işlemi nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını belirterek; şimdilik 40.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; satış işleminin müvekkili ile davalı arasında akdedilen bilgilendirme formu ve ... Platformu Sözleşmesi doğrultusunda gerçekleştirildiğini, müşterinin verdiği emrin limit emir niteliğinde olması sebebiyle emirde belirtilen döviz kuru fiyatının piyasada fiyatlandığı tespit edildiği anda satım işleminin gerçekleştirildiğini, davacının dava konusu işlemi bilerek limit emir çeşidi ile gerçekleştirdiğini, söz konusu emri iptal etmediğini, 10/08/2018 tarihinde piyasada şiddetli dalgalanmalar olduğunu, dolar kuru aralığının çok yüksek oranda genişlediğini, bu nedenle ... sisteminde yoğunluk yaşandığını ve bir kısım işlemlerin beklemeye alındığını, davacının iki gün boyunca verdiği emri iptal etmediğini, işlem yapılabilir konuma geldiğinde işlemin gerçekleştirildiğini, müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun söz konusu olmadığını savunarak; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 15/03/2022 tarih ve 2020/74 Esas - 2022/206 Karar sayılı kararında; "Dava, mobil bankacılık işlemlerinden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, tarafların ibraz ettiği tüm deliller, banka kayıtları, sistem kayıtları, mahkememizce alınan bilirkişi raporları ile dosya arasındaki tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir. Mahkememizce uyuşmazlık konularına ilişkin olarak bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 24/02/2021 tarihli raporda özetle; 10/08/2018 tarihinde yaşanan kur dalgalanmaları nedeniyle eş zamanlı olarak davalı banka müşterilerinin ... sistemini yoğun şekilde kullanmasına bağlı olarak bankanın mevcut sistem sunucusu kapasitesinin gelen taleplere cevap vermede yetersiz kaldığı, anılan tarih itibariyle sunucu donanımının yetersiz olduğu, aşırı yük neticesinde sistemde duraksamaların ve hizmet kesintilerinin yaşandığı, davacının ... numaralı limit/sat emrinin oluşan bu sistem kesintisi sebebiyle zamanında tetiklenenmiş olduğu, davalı bankanın sistem kesintilerini düzeltmek adına haftasonu sistem bakım ve iyileştirme çalışması yaparak sistem kapasitesini iki katına çıkardığı, tetiklenemeyene ve aktif olarak sistemde asılı kalan limit/sat emrinin 13/08/2018 tarihinde 01:00:15' de ilk kez tetiklendiği, ancak değişen kurdan dolayı talebin red olarak banka sistemine dönmüş olduğu, emrin ikinci kez tetiklenerek satış işleminin gerçekleştiği, davacının ilgili limit/sat emrini elle iptal etmemiş olduğu, sistem kesintisi gerçekleşmemiş olsaydı davacının limit/sat emrinin 10/08/2018 tarihinde tetiklenerek başarıyla sonuçlanacağının somut olduğu, davacının kur farkından dolayı oluşan zararının 53.532,00 TL olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizce davalı yanın itirazları doğrultusunda bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 30/06/2021 tarihli ek raporda özetle; davalı yanın itirazlarının kök rapor ile ayrıntılı olarak cevaplandırıldığı, kök rapordaki tespitlerin tekrar edildiği bildirilmiştir. Mahkememizce bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 28/11/2021 tarihli ek raporda özetle; yapılan değerlendirmeler sonucunda kök raporda varılan tespit ve kanaatleri değiştirecek bir durum olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Davacı vekilince sunulan 20/01/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile 40.000,00 TL olan dava değeri ıslah edilerek 53.532,00-TL'ye çıkarılmış, ıslah harcı yatırılmış, ıslah dilekçesi davalı yana tebliğ edilmiş ve davalı vekilince de ıslaha karşı itirazları bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; davacı tarafça, kendisinin talebi olmamasına rağmen davalı banka tarafından gerçekleştirilen döviz satış işlemiş nedeniyle uğranılan zararının tazmininin talep edildiği; davalı tarafça, davacının satış emrini iptal etmediği ve müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığı savunularak davanın reddinin talep edildiği anlaşılmıştır.Davacı yanın davalı bankanın mobil internet bankacılığı müşterisi olduğu, 10/08/2018 tarihinde davacı tarafından hesabında bulunan 60.000 USD tutarındaki para için sat emrinin verildiği, ancak satış işleminin 13/08/2018 tarihinde gerçekleştiği, taraflar arasında imzalanan ... Platform Sözleşmesinin 4.10 maddesinde "Müşteri, Bankanın kusurundan kaynaklanmayan nedenlerle emrin kısmen ve tamamen gerçekleştirilememesinden ve sistem kaynaklı, piyasa kaynaklı veya müşterinin hesabında oluşan eksikliklerden kaynaklanan zararlardan Banka'nın hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, Müşteri kayıtsız şartsız kabul ve beyan eder." düzenlemesine yer verildiği, maddeye göre davalı bankanın kendi kusurundan kaynaklanmayan sebeplerle sistem veya piyasa kaynaklı olarak oluşan zararlardan davalı bankanın sorumlu tutulamayacağı, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile satış işleminin geç gerçekleşmesinin davalı banka sisteminde yaşanan yoğunluktan kaynaklı olarak aksaklık yaşandığının tespit edildiği, bu nedenle satış emrinin sistemde 13/08/2018 tarihine kadar asılı kaldığı, sistemde yaşanan aksaklığın davalı bankanın sistem sunucularının yetersizliğinden kaynaklandığı, sistemin anılan tarihler arasında bakıma alındığı, güven kurumu olan davalı bankanın hafif kusurundan dahi sorumluluğunun bulunduğu, sat emrinin gerçekleştiği tarih itibariyle Merkez Bankası kayıtlarına göre USD/TL kurunun 6,8922 TL olduğu, satışın ise 6,0000 TL kur üzerinde gerçekleştiği, buna göre davacı zararının 53.532,00 TL olarak bilirkişiler tarafından hesaplandığı, her ne kadar davalı tarafça ıslah dilekçesine karşı itirazları ile döviz kurunun banka kayıtlarına göre belirlenmesi gerektiği savunulmuş ise de, buna ilişkin faiz tabloları dosyaya sunulmadığı gibi, alınan bilirkişi raporlarına karşı da bu yönde herhangi bir itirazda bulunulmadığı, bu nedenle davalı yanın işbu savunmasına itibar edilmediği, tespit olunan miktara talep gibi 40.000,00 TL tutarlı kısmına dava tarihinden, bakiye kısmına ise ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilebileceği kanaatine varılmıştır. Dosya kapsamında tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda açıklandığı üzere Yasa ve Yargıtay İçtihatları gereğince ayrıntılı, detaylı inceleme yapılmış olup, yukarıda gerekçesi de yazılı olduğu üzere davanın bu gerekçe ile kabulüne karar vermek gerekmiştir."gerekçesi ile, ''Davanın KABULÜ İLE, Sabit olan 53.532,00 TL nin 40,000,00 TL sinin dava tarihi olan 24/02/2020 tarihinden itibaren 13.532,00 TL sinin ıslah tarihi olan 20/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından yapılan yargılamada davacı müşteri "... şahıs firması" tacir sıfatını haiz olduğu ve buna bağlı olarak tacir sıfatının sonuçları ve yükümlülüklerini kabul etmesi/ etmiş olması gerektiği hususunun hiçbir şekilde göz önüne alınmamış olması yönüyle oluşturulan kararın hatalı olduğunu, Öncelikle, daha önce yerel mahkeme dosyasına sunmuş oldukları tüm açıklamalarını tekrarla ... platformunu kısaca açıklamaları gerektiğini; ... platformunda müvekkili Bankanın belirlediği döviz ve kıymetli maden alım satımı yapılabilmekte olduğunu; bunun için müşterinin müvekkili Bankada işlem hesabı açtırması gerektiğini; işlem hesabı açılan müşterinin ... platformunda kendisine sunulan üç modülden (arbitraj, teminatlı ve forward işlem modülü) birini seçerek, seçtiği modül doğrultusunda tfxtarget.com.tr adresinden giriş yaparak işleme başlayabileceğini; platformda döviz ve kıymetli maden kurları karşı banka fiyat sağlayıcıları tarafından belirlenmekte, müşterinin emri doğrultusunda işlemler gerçekleşmekte olduğunu; ... geliştirilmiş piyasa takip araçları, kompleks emir türleri ve hesaba entegre portföy yapısı ile yatırım işlemlerin kolayca gerçekleştirilmesini sağlayan bir yatırım platformu olduğunu, ... uygulaması, standart mobil uygulamalara göre özellikleri biraz daha fazla olan fakat özü itibariyle döviz ve kıymetli maden piyasalarındaki fiyat farklarından kar elde etmeyi amaçlayan müşterilerin kullandığı bir bankacılık hizmeti olduğunu; bu gibi yatırım platformlarında olduğu gibi bu uygulamada da müvekkili Bankanın, müşterilerine hiç bir zaman kar garantisi vermediğini; çünkü söz konusu piyasalarda anlık ve çok hızlı değişimler olmakla birlikte kar ya da zararın hiç bir zaman garanti olmadığını; söz konusu piyasaların siyasi ve ekonomik gelişmelerden de çok çabuk etkilenmekte olduğunu, bankaların bu piyasalarda işlem yapan hiç bir müşterilerine kar yapma garantisi vermesinin mümkün olmadığını; müvekkili Banka tarafından da davacı ile yapmış olduğu/dosyada mübrez olduğu üzere müşteriler ile akdedilen sözleşmelerde bu hususa ve bu minvaldeki pek çok hususa yer verildiğini; bununla birlikte yine davacı ile müvekkili Banka arasından akdedilen sözleşmede gerek piyasalardan kaynaklı gerekse müşterinin kendisinden veyahut alt yapı imkanlarından kaynaklanan sorunlar nedeniyle uygulamaya girilememesi, işlem yapılamaması, emir talimat uygulanamaması gibi vb. durumlarda oluşabilecek zararlardan sorumlu olmadığının açıkça kararlaştırıldığını, İşbu dosyada yerel mahkeme tarafından yargılamada ve bilirkişi raporlarında hiçbir şekilde sözleşme maddelerinin incelenmemiş ve söz konusu hususlara her iki tarafın da tacir olduğu hususu gözetilerek irdelenmemiş olmasının taraflarınca anlaşılamadığını, Gerek piyasalardan kaynaklı gerekse müşterinin kendisinden veyahut alt yapı imkanlarından kaynaklanan sorunlar nedeniyle uygulamaya girememiş olması, işlem yapamamış olması ve emir talimat uygulanamaması gibi durumlarda "her iki tarafı tacir" olan aşağıda detayı yazılı sözleşmede müvekkil bankanın sorumlu olmayacağının kararlaştırıldığını, her iki tarafı da tacir olan sözleşmede davacının zarar iddiasını ve maddi olayı, ispatlayıp ispatlayamamasından bağımsız olarak ve her halükarda taraflar arasında imzalanmış olan sözleşme hükümleri kapsamında; müvekkili bankanın, fiyat/kur dalgalanmaları nedeniyle oluşacak zarar iddialarından sorumlu olmadığının ortaya konulmuş olması gerektiğini, yerel mahkemenin eksik incelemeyle vermiş olduğu kararın kaldırılmasına ve dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilerek taraflar arasında imzalanmış olan sözleşme hükümlerinin dikkate alınmasına ve tüm bu beyanları doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini arz ve talep ettiklerini, Davacı tarafından gerçekleştirilen işleminde kurun "düşük" olmasından dolayı müvekkil bankanın sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili banka ile davacı müşteri arasında akdedilmiş sözleşme ve bilgilendirme formuna istinaden kur dalgalanmaları nedeniyle müvekkili bankanın sorumluluğunun bulunmadığını, mahkemeden söz konusu sözleşmenin ilgili maddelerinin "tacirler" arasında yapılmış olduğu göz önünde tutularak değerlendirilmesi taleplerinin olduğunu; müvekkili banka ile davacı müşteri arasında akdedilmiş sözleşme hükümleri değerlendirildiğinde görüleceğini, davacı müşteri kendi kusurlu davranışından/ihmalinden kaynaklanan zararını müvekkili Banka'ya yüklemeyi amaçlamakta olduğunu, davacı ile müvekkili Banka arasında akdedilmiş sözleşmede belirtildiği üzere "kur dalgalanmaları nedeniyle oluşacak sistemsel sorunlara bağlı işlemler nedeniyle müvekkil bankanın sorumluluğu" bulunmadığını; ek olarak bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere, davacının ... platformu üzerinden yüzlerce işlem yaptığı sabit olduğunu, bu nedenle davacının da tacir sıfatı bulunmakta olup, basiretli tacir gibi imzalamış olduğu sözleşmenin tüm şartlarını bilmesi veya biliyor olmasının beklendiğini; bu nedenle davacı ile imzalanan sözleşme uyarınca müvekkil bankanın sorumluluğunun bulunmadığını, Bilirkişi tarafından bu olağanüstü süreçte yaşanan sistemsel yavaşlamalar nedeniyle davacının zararının doğduğu yönünde rapor tanzim edilmiş ise de, müvekkil banka ile davacı arasında imzalanan ... Platformu Sözleşmesi ve ... Platformu Sözleşmesi'ndeki Genel İşlem Şartlarına İlişkin Bilgilendirme Formu uyarınca davacının; müvekkili bankanın kur dalgalanmaları nedeniyle oluşacak zararlarda kusurlu olmayacağını, platformda verdiği emirlerin sistem veya piyasa kaynaklı sebeplerden ötürü kısmen veya tamamen gerçekleşemeyebileceğini, piyasa nedeniyle müşterilerin kar ve zarara uğrayabileceğini bilmekte olup, bu nedenlerden kaynaklanan zararlardan müvekkil Banka'nın hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, kayıtsız şartsız kabul ve beyan ettiğini, yerel mahkeme tarafından yapılan yargılamada davacı müşteri ile müvekkili banka arasında akdedilmiş sözleşmenin hiç irdelenmemiş/ değerlendirilmemiş olmasının taraflarınca anlaşılamamakta olduğunu, Hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın uğramış olduğu zarara sebebiyet veren kusurun kendisi tarafından kaynaklanmadığı kanaati oluşacak ise de müvekkil banka'nın kusurundan/ alt yapı yetersizliği/ sistem sunucularının yetersizliğinin kapsamlı ve teknik bilirkişi raporlarıyla ortaya konmuş olması gerektiğini, ek olarak illiyet bağının ortaya konulamadığını da ayrıca belirttiklerini; yerel mahkemenin kararında yer verdiği şekilde müvekkili Banka'nın sistem sunucularının yetersizliği sebep gösterilmişse de çok sıkı yasa ve usuller kapsamında hizmet vermekte olan ve BDDK denetimi altında faaliyetlerini yürüten bir bankanın sunucularının yetersizliği genel geçer ifadelerle ortaya konmuş bilirkişi raporlarıyla tespit edilemeyeceğini; bu sebeple davacının tam olarak iddia ettiği saatte, ... uygulamasına girmek isteyip "bankadan kaynaklanan bir sebeple" giremediğini ve bu sebeple zarara uğradığını ispat etmesi ve sebep ile zarar arasında illiyet bağını ortaya koyması gerektiğini; aksi takdirde davanın doğrudan reddine karar verilmesini talep ettiklerini, nu hali ile eksik incelemeyle oluşturulmuş bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu; bilirkişi raporunda "sunucuların yetersizliği" tespiti genel geçer ve çok yüzeysel araştırma ve incelemeler sonucunda yapıldığını; daha önce sunmuş oldukları itirazlarını tekrarla söz konusu eksik incelemeyle oluşturulmuş bilirkişi raporu ve eklerini esas alan hükmün kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, Hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla hesaplamaya esas döviz kuru belirlenirken; tüm özel bankalarca işlem günü uygulanan döviz kurlarının tespit edilmesi ve bu kurlar üzerinden ortalama bir hesapla hareket edilmesi gerekirken T.C. Merkez Bankası tarafından belirlenmiş döviz kurlarının alınmış olması yönüyle kurulan kararın hatalı olduğunu, daha önceki beyanlarında/itirazların da ortaya koymuş olduklarını, bilirkişi raporunda esas alınan döviz kuru T.C. Merkez Bankası Döviz Kuru olarak belirlenmiş olması yönüyle hatalı olduğunu; Özel Bankalarca uygulanan döviz kurları bilindiği üzere T.C. Merkez Bankası'nca belirlenmiş olan döviz kurlarını esas almamakta ve çoğu zaman birbirinden farklılıklar göstermekte olduğunu; üstelik bu noktada mahkemeye bir kez daha belirtmek istediklerini, davacının işlemlerini gerçekleştirdiği ... uygulamasının da kullanım amacının döviz kur farklılıklarından kaynaklanan kar elde etmek olduğunu; bilirkişi tarafından -her ne kadar müvekkili Banka tarafından dosyaya sunulamamış olsa da- hakkaniyet gereği yapılması gereken tüm özel bankalarca işlem günü uygulanan döviz kurları tespit edilerek bu kurlar üzerinden ortalama bir hesapla hareket etmek olacağını; hakkaniyetle bağdaşmayan bilirkişi raporu üzerinden ıslah edilen tutarı kabul etmediklerini, Yerel mahkeme tarafından gerekçeli kararda " her ne kadar davalı tarafça ıslah dilekçesine karşı itirazları ile döviz kurunun banka kayıtlarına göre belirlenmesi gerektiği savunulmuş ise de, buna ilişkin faiz tabloları dosyaya sunulmadığı gibi" şeklinde ifade edilmiş olsa da Yerel Mahkeme/bilirkişi tarafından döviz kurunun özel bankalarca uygulanan döviz kurlarının tespit edilmesi gerekir ise müzekkere yazılarak/bilirkişiye inceleme yetkisi vererek tespit ettirmiş olması gerektiğinden söz konusu kararın bu yönüyle kaldırılması ve döviz kurunun belirlenerek ortalama bir hesapla hareket edilmesi ve belirlenecek tutara göre hüküm kurulmasını talep ettiklerini, İleri sürerek, yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle, istinaf başvurularının kabulüne, yasal süresi içerisinde tehiri icra talepli olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olduğuna dair derkenar verilmesi ve mehil vesikası işlemlerinin gerçekleştirilebilmesi adına derkenarın UYAP sistemi aracılığı ile İstanbul Anadolu ... Icra Daıresı ... E. Sayılı dosyasına gönderilmesine, somut duruma ve hukuka aykırı yerel mahkeme kararının yeniden incelenerek kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini, yargılama gider ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasındaki Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi ile ... Platformu Sözleşmesi'ne aykırılık nedeniyle uğranıldığı iddia olunan zararın tespiti ve tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı yan; davalı bankanın müşterisi olduğunu, 10/08/2018 saat 10:00'da davalının mobil internet bankacılığı sistemi üzerinden USD hesabında bulunan 60.000,00-USD'nin 6,00-TL limit emri ile satılması için talimat verdiğini ve banka tarafından bu talimatın gerçekleştirildiğini böylece TL hesabında 360.000,00-TL olduğunu, aynı gün saat 19:15 itibariyle TL hesabında bulunan para ile 6,5192-TL kur üzerinden yeniden 60.000,00-USD satın alarak döviz hesabına aktardığını, başkaca bir talimatı olmamasına rağmen bankanın 13/08/2018 tarihinde 6,00-TL üzerinden hesabındaki 60.000,00-USD'yi sattığını, o sırada kurun 6.72-TL civarında olduğunu, böylece talimatı olmaksızın hesabındaki USD cinsinden parayı TL'ye çeviren davalının zarara sebep olduğunu ileri sürerek, şimdilik 40.000,00-TL'nin tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile bu tutarı 53.532,00-TL'ye çıkarmıştır. Davalı yan; taraflar arasındaki ... Platformu Sözleşmesi bulunduğunu, davacının 10/08/2018 tarihinde USD hesabındaki 60.000,00-USD'nin kur 6,00-TL'ye ulaştığında satılması için limit emri verdiğini, bu emrin mobil bankacılık üzerinden ve iptal edilinceye dek geçerli olmak üzere verildiğini, 10/08/2018 tarihinde yaşanan olağanüstü gelişmeler ve kur dalgalanmaları nedeniyle talep arttığından sistemin kilitlendiğini, bu durumda ortaya çıkabilecek aksaklıklardan davalının sorumlu olmayacağının sözleşme de kararlaştırıldığını, davacının 10/08/2018 tarihinde gerçekleştirilemeyen emrinin, bu davacı tarafından emir iptal de edilmediğinden ve araya hafta sonunun girmesi nedeniyle ilk iş günü olan 13/08/2018 tarihinde talep edilen limit üzerinden gerçekleştirildiğini, davacının talimatına aykırı bir işlem yapılmadığını, 13/08/2018 tarihine dek limitli satış emrinin iptal edilmemiş olması nedeniyle, davalı bankaya herhangi bir kusur veya sorumluluk yüklenemeyeceğini savunmuştur. Mahkemece taraflar arasındaki bankacılık işlemleri sözleşmesi, ... Platformu Sözleşmesi ve bu sözleşmeye ilişkin bilgilendirme ve risk formu, davacının davalı banka nezdindeki uyuşmazlık konusu TL ve UDS hesaplarının hareket dökümleri, davacı tarafından internet bankacılığı üzerinden verilen talimata ve daha sonra gerçekleşen işlemlere ilişkin log kayıtları dosya arasına alınarak, bir bankacı ve bir yazılım mühendisi bilirkişi marifetiyle dosya, banka kayıt ve bilgisayarları üzerinde inceleme yaptırılarak kök ve davalının itirazları üzerine iki ek rapor alınmış, akabinde tahkikat bitirilerek ıslah dilekçesinde talep edilen tutar üzerinden dava kabul edilmiştir. Davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin değerlendirilmediği, taraflar arasındaki ... Platformu sözleşmesi ile bu sözleşmeye bağlı risk formunda kur dalgalanmaları nedeniyle oluşacak sistemsel sorunlara bağlı işlemler nedeniyle bankanın sorumlu olmayacağının açıkça kararlaştırıldığı, tacir olan davalının bu sözleşmeler ile bağlı olduğu, bu sözleşmeler ile davalı bankanın davacının döviz alış ve satış işlemlerinden kar elde etmesini temin edeceğine yönelik bir taahhütte bulunmadığı, ayrıca davalının 10/08/2018 tarihinde davalı bankadan kaynaklanmayan sebeplerle yaşanan olağandışı kur dalgalanmalarına rağmen talimatını iptal etmediği, limit emri talimatının iptal edilinceye dek geçerli olacak şekilde verildiği ve davacının 13/08/2018 tarihine dek işlemini iptal etmediği gibi, bu işlemin iptali için davalı banka sistemlerine girmesine rağmen bunu başaramadığına dair bir iddia ve delil de bulunmadığı, bilirkişilerin davalı bankanın sunucu sistemlerinin yetersiz olduğuna dair tespitlerinin yerinde olmadığı, zira 10/08/2018 tarihinde sistemin çökmeyip sadece bir süreliğine kilitlendiği, davacının da hem o tarihe dek hem de aynı gün içerisinde başka al sat işlemleri yaptığı, yine davacının emrini iptal etmemiş olması nedeniyle, mahkemece kabul edilen sistem yetersizliği ile davacının iddia ettiği zararı arasında bir illiyet bağı da bulunmadığı, davalı sorumlu olmamakla birlikte zarar hesabında TCMB kurunun esas alınmasının da hatalı olduğu, zira özel bankaların kurlarının TCMB ile farklılık gösterdiği, davanın reddi gerektiği yönündedir. Mahkemece aldırılan bilirkişi kök ve ek raporlarında; davacının davalı bankaya 10/08/2018 saat 10:18 tarihi itibariyle 60.000,00-USD'nin 6,00-TL limit emri ile satılması talimatı verildiği, bu talimatın iptal edilinceye dek geçerli olacak şekilde verildiği, ancak talimat verildikten sonra ulusal ve uluslararası düzeydeki gelişmeler nedeniyle kurun geniş bir spektrumda dalgalandığı ve davalı şirket alt yapısının yetersizliği nedeniyle çok sayıda işlem talebi karşılanamadığından sistemin kilitlendiği, dolayısıyla davacının talimatının da 10/08/2018 tarihinde gerçekleştirilemediği, araya giren haftasonu boyunca davalı bankanın yaptığı sistemsel hataların giderilmesi çalışmaları ve Londra Borsalarının açılması ile 13/08/2018 tarihinde daha önce asılı kalan davacı talimatının tetiklendiği ilk tetiklemede kur değişiminden ötürü gerçekleşmeyen işlemin ikinci tetiklenme ile gerçekleştiği ve davacının 60.000,00-USD'sinin limit emrinde belirtilen 6,00-TL kur üzerinden satıldığı, banka tarafından satış işleminin gerçekleştiği, bu ana kadar davacının emri iptal etmemiş olduğu, ancak davalı bankanın aktif işlem emri bulunan müşterilerine, sistemde yaşanan aksaklığı iletip aktif işlemlerini iptal edip etmeyeceklerine dair karara yardımcı olmak amacıyla, telefon, e-mail, sms veya başka bir yolla herhangi bir bilgilendirme yapmadığı, dolayısıyla davacıdan, emrinin askıda kalıp kalmadığını, tetiklenip tetiklenmediğini, emrin halen aktif olup olmadığını ve hangi sebeple aktif emrini iptal etmesi gerektiğini bilmesinin beklenemeyeceği, davalı bankanın satışın yapıldığı saat itibariyle kurun ne kadar olduğuna ilişkin belge sunamadığı, 13/08/2018 tarihi itibariyle TCMB'den en yüksek ve en düşük kurlarının sunulduğunu, gün içerisinde en yüksek kurun 6.8922-TL olduğu, satış işleminin ise 6,00-TL üzerinden yapıldığı, buna göre davacı zararının 53.532,00-TL olduğu kanaatinin bildirildiği mahkemece de bu gerekçelerle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı yan dava dilekçesinde davalı bankaya 10/08/2018 saat 10.00 sıralarında 60.000,00-USD'nin 6,00-TL'den satılması emrini verdiğini, bu emrin yerine getirildiğini ve davacının TL hesabına 360.000,00-TL geçtiğini, akabinde davacının aynı gün saat 19:15 civarında 60.000,00-USD'lik yeni bir alım yaptığını ve bu tutarın satılmasına ilişkin bir talimatı bulunmadığını ileri sürmektedir. Davalı banka tarafından ise davacının 10/08/2018'de verdiği ilk talimatın askıda kaldığını ve davacı tarafından iptal edilmediği için, limit emrinin iptal edilinceye dek geçerli olduğunu, 13/08/2018 tarihinde de halen geçerli olan emre istinaden koşullar sağlandığından, yani kur 6,00-TL'nin üzerine çıktığından, emir doğrultusunda satışın gerçekleştirildiğini, davacının bir zararı bulunmadığını, kur dalgalanmalarından kaynaklanan zararı var ise de bunu sözleşme gereği davalı bankaya yansıtamayacağını savunmuştur. Davacının dosyaya mübrez USD ve TL cinsi hesap hareketleri incelendiğinde gerek 10/08/2018 tarihinde, gerekse 13/08/2018 günü gün boyunca hesap hareketlerinin ve işlemlerinin mevcut olduğu, yine bilirkişi ikinci ek raporunda davacının 10/08/2018 günü ilk olarak 10:18'de verdiği talimattan sonra altı adet farklı al-sat emri verdiği ve bu emirlerin gerçekleştiği, yalnızca ilk emrin gerçekleşmediği ve askıda kaldığı, emrin iptal edilinceye dek geçerli olacak şekilde verildiği belirtilmiş olduğuna göre; davacının verdiği ilk emrin gerçekleşip gerçekleşmediğinden haberdar olup olmadığı, bu emri iptal girişimi bulunup bulunmadığı, diğer ifade ile iptal girişiminin davalı sisteminden kaynaklanan aksaklık nedeniyle olumsuz sonuçlanıp sonuçlanmadığı hususları bilirkişi raporlarında değerlendirilmediği gibi, davalı banka kayıtları ve mümkünse davalının mobil bankacılık sistemini kullandığı cihaz/cihazlar üzerinde bu konuda bir inceleme de yapılmadığı, buna göre davacının meydana geldiğini iddia ettiği zararda, davalı bankanın sorumluluğunu ortadan kaldıracak ve azaltacak düzeyde müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı yönünde bir değerlendirme yapılmadığı, davalı yanın bu yöndeki itirazlarının mahkemece de karşılanmadığı anlaşılmış, davalı yanın istinaf başvurusu bu yönden haklı bulunmuştur. Sonuç itibariyle, davalı yanın istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 ve 355 maddeleri uyarınca kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/03/2022 tarih ve 2020/74 Esas - 2022/206 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 ve 355 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminat var ise talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 13/02/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim