Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1352

Karar No

2025/228

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/1352 Esas
KARAR NO:2025/228 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI:2019/650 Esas - 2021/973 Karar
TARİH:16/03/2021
DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 13 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN
2020/952 ESAS SAYILI DOSYASI
DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
KARAR TARİHİ:13/02/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin borcundan dolayı davalılar/ borçlular aleyhine, ... sayılı icra dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, müvekkil firmanın davalıların takibe itiraz gelmesi üzerine 18/09/2019 tarihinde dava şartı arabuluculuk yoluna başvurduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, dava dışı sigortalı ... ve ortağı ...'in ... numaralı ve 23.03.2018 – 22.05.2018 vadeli ... Poliçesi ile müvekkil tarafından teminat altında olduğunu, 22.03.2018 tarihinde ... no.lu irsaliye numaralı ve ...-...-...-... no.lu satış faturaları düzenlendiğini, dava dışı sigortalı davalı ... Lojistik ile Taşıma Sözleşmesi akdettiğini, sigorta konusu emtianın, sigortalı ... Lojistik firmasının sorumluluğunda ... plakalı araca parsiyel mal olarak yüklendiğini, teslimat adresinin Almanya olduğunu, taşımaya konu 21 Sandık hava emiş makinesine ait sac parçaları türündeki muhtelif malzemenin fabrikaya teslim anında ... Makine Almanya temsilcisi ve... firmasının yönetici ve çalışanları tarafından hasar gördüğü ve kullanılamaz durumda olduğunun sigortalı firmaya bildirildiğini, hasarın CMR evrakı üzerine şerh düşüldüğünü, hasar ihbarı gelmesi üzerine müvekkil şirketin ... numaralı hasar dosyasını düzenleyerek ekspertiz faaliyetlerini icra etmesi için ...ve ... Sigorta ....Şti. ile anlaştığını, 03.05.2017 tarihinde düzenlenen ... numaralı raporda hasar tazminatı 9.047,20 EURO olarak tespit edildiğini, müvekkil şirket tarafından hasar tazminatının 24.05.2018 tarihinde zarar görene ödendiğini, düzenlenen ekspertiz raporunda hasar ile ilgili "İstanbul-Almanya arasında yapılan karayolu taşıması sırasında sandıkların araç içindeki sabitlemesinin yetersiz olması sonucu birbiri üzerine devrilmesiyle meydana gelmiş olabileceği kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş bildirildiğini, Türk Ticaret Kanunu gereğince davalı/borçlunun hasarın taşımanın hangi evresinde olursa olsun sorumluluğunun bulunacağı gerek kanun hükümlerince açık bir şekilde belirtilmiş olup, davalı/borçlunun borcunun olmadığına dair iddialarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, halefiyet ilkesi gereğince rücu haklarının hukuken haklı olduğunu, zarara yol açan fiilin, ister haksız fiilden, ister akitten, isterse kusursuz sorumluluk hallerinden doğsun, sigortacının sorumlu kişiye karşı rücu hakkını kullanabildiğini, bu sebeple de dava ve takip haklarının bulunduğunu, davalı tarafın yasal evraklar, ekspertiz raporu ve banka ödemesi ile likit bir alacağa karşı kötüniyetli olarak borcu olmadıgı yönünde itiraz ettiğini, müvekkilinin alacağını almasında gecikmeye sebebiyet verdiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulüne, borçlunun takibe, asıl alacağa, faize ve ferilerine ilişkin haksız itirazlarının iptaline, takibin devamına, davalı borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada ... Lojistik ... Şirketi tarafından 6100 Sayılı HMK'nın 126-131 maddeleri kapsamında davaya cevap dilekçesi verilmemiştir. Davalı şirket kendisini vekille temsil de ettirmemiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile borçlular ... Nakliyat Tic.Ltd.Şti. ve ....Şti. aleyhine ... sayılı icra dosyası üzerinden icra takibi yapıldığını, icra borçlularının icra takibine haksız itirazda bulunulduğunu, dava şartı olarak arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak anlaşamama tutanağının düzenlendiğini, dava dışı sigortalı ... ve ortağı ... numaralı ve 23.03.2018 – 22.05.2018 vadeli ... Poliçesi ile müvekkil... Sigorta A.Ş. tarafından teminat altına alındığını, sigorta konusu emtia, sigortalı firmanın adresinde ... Lojistik Firmasının sorumluluğunda yüklendiğini, taşımaya konu hava emiş makinesine ait sac parçaları türündeki muhtelif malzemelerin fabrikaya teslim anında ...Makine Almanya temsilcisi ve alıcı Alman firmasının yöneticileri ve çalışanları tarafından hasar gördüğü ve kullanılamaz durumda olduğu sigortalı firmaya bildirildiğini, hasar CMR evrakının üzerine şerh düşüldüğünü, davacı müvekkilinin ekspertiz işlerinin yürütülmesi için başkaca ekspertiz şirketi ile anlaştığını ve rapor hazırlandığını, rapora göre "İstanbul-Almanya arasında yapılan karayolu taşıması sırasında sandıkların araç içindeki sabitlemesinin yetersiz olması sonucu birbiri üzerine devrilmesiyle meydana gelmiş olabileceği kanaatine varıldığını, tespit edilen 9.047,20 Euro hasar tazminatını zarar görene ödediğini, icra dosyası borçlusu ... Lojistik itirazda bulunarak sorumluluğun alt taşıyıcı ...'te olduğunu beyan etmiş olduğunu, meydana gelen hasarın müvekkili tarafından karşılandığını ve takibin devamı ile alacağın icra borçlularından tahsili gerektiğini, zarara yol açan fiil, ister haksız fiilden, ister akitten, isterse kusursuz sorumluluk hallerinden doğsun, sigortacı sorumlu kişiye karşı rücu hakkını kullanabildiğini, bu nedenle dava ve takip haklarının olduğunu, müvekkil tarafından eksper raporunun bağlayıcı olduğunu ve icra inkar tazminatı taleplerinde haklı olduklarını, davamızın kabulüne, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline, davaya konu icra takibinin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin adresinin Beylikdüzü olması nedeniyle yetkili icra müdürlüğünün Büyükçekmece olduğundan yetkili mahkemenin de Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacının delilleri tarafımıza tebliğ edilmediğini, davacı taleplerinin zamanaşımı sebebiyle usulden reddi gerektiğini, dava konusu taşıma esnasında oluşan hasarın ispata muhtaç olduğunu, cmr belgesinde hasara ilişkin bir çekince bulunmaması eşyanın tam ve eksiksiz tespit edildiğini ispatladığını, emtiaların yükleme, sabitleme ve boşaltma işlemi müvekkili tarafından yapılmadığını, davacı tarafından alınan ekspertiz raporunun yanlı olduğunu, kesin bulgular içerdiğini, raporda rücu talebinin davalı ... Lojistik'e yöneltildiğini, bu nedenle müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, davacı firmanın sigortalısı tarafından müvekkiline hasara ilişkin herhangi bir ihbarı veya bildirimi olmadığını, davanın ... LTD. Firmasına da ihbar edilmesi gerektiğini, hülasa dava şartı yokluğu ve haksız alacak taleplerinden dolayı davanın reddini, davacının icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 16/03/2021 tarih ve 2019/650 Esas - 2021/973 Karar sayılı kararında;" Asıl ve Birleşen Dava, İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir. Asıl ve birleşen dava yönünden esasen icra takibi de davada birlikte açılmış; birleşen dosya davalı vekilinin yetki itirazı nedeniyle işbu davalı yönünden dosya tefrik edilmiş ve yetkisizlik kararı verilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 12.11.2020 tarih ve 2020/1586 E.2020/1265 K. Sayılı ilamıyla mahkememiz kararı kaldırılmış ve dosya yeniden mahkememize gelmiştir. Bu sefer ilgili dosya asıl dosya ile birleştirilerek yargılamaya devam edilmiş ve tahkikat tamamlanmıştır. Bu aşamadan önce her iki davalı yönünden dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak ön inceleme duruşmaları icra edilmiş ve ön inceleme duruşmasında tarafların sulh olmaması nedeniyle uyuşmazlık belirlenmiş ve tahkikata geçilerek deliller toplamış incelenmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan hususlara göre icra takibi ve dava esasen davalılara karşı birlikte açıldığından yapılacak açıklamalar ve gerekçenin her iki davalı yönünden geçerli olduğu ifade edilmelidir. Ne var ki hüküm tekniği ve tefrik-birleşme kararları gereğince hükmün sonuç kısımları ayrı ayrı yer alacaktır. Asıl ve birleşyen dosya yönünden davaya esas İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası getirtilerek, incelenmiştir. Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu görülmüştür.2004 Sayılı İİK.'nın 67.maddesi; "(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmüne amirdir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun "Halefiyet" başlıklı 1472. maddesinde " (1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. (2) Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur." hükmü bulunmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 875/1 maddesinde "Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur." denilmek suretiyle taşıyıcının sorumluluğu düzenlenmiş, sorumluluktan kurtulma halleri 876 ve 878 maddelerinde,sorumluluğun sınırı ise 882 maddede belirtilmiştir.sorumluluktan kurtulma halleri 876 ve 878 maddelerinde, sorumluluğun sınırı ise 882 maddede belirtilmiştir. 886. madde de " Zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879 uncu maddede belirtilen kişiler, bu Kısımda öngörülen sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz."denilmiştir.6102 Sayılı TTK.'nın 876 Maddesinde;'' (1) Zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur,'' hükmü düzenlenmiştir. 6102 Sayılı TTK.'nın 886 Maddesinde;''(1) Zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879 uncu maddede belirtilen kişiler, bu Kısımda öngörülen sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz,'' hükmü düzenlenmiştir. Yukarıda anlan yasal düzenlemeler ,yapılan yargılama ve toplanan deliler ışığında somut olaya bakıldığında; dava dışı sigortalı ... ve ... ile davacı sigorta şirketi arasında 23/02/2018 tanzim tarihli- 23/03/2018-22/05/2018 başlangıç- bitiş tarihli emtia blok nakliyat abonman sigorta poliçesi bulunduğu tartışmasızdır. Dava dışı sigortalı ile davalı ... Lojistik Ltd,Şti arasında taşıma sözleşmesi yapılmış ve bu kapsamda taşımaya konu emtia araca yüklenerek Almanya'ya teslim için gönderilmiştir. Teslim sırasında taşımaya konu malın hasarlı olduğu anlaşılmış ve CMR belgesine bu durum şerh edilmiştir. Hasar ihbarı üzerine davacı sigorta şirketi tarafından eksper atanarak zarar tespit edilmiş ve netice itibariyle zarar gören sigortalıya 9.047,20 Euro ödeme yapılmıştır. Davacı sigorta şirketi 6102 sayılı TTK'nın 1472 maddesine göre halefiyet ilkesi gereğince ödediği tazminatın tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Dairesnin ... sayılı dosyasından icra takibi başlatmış ve vaki itirazlar üzerine bir senelik yasal süre içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce taraflarca gösterilen deliler toplanmış ve dosya bilirkişi raporu düzenlenmesi için üç kişiden oluşan bilirkişi hetetine verilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan rapora göre özetle olayda; dava dışı cema makina ile dava ... Lojistik arasında taşıma sözleşmesi yapıldığı, taşımanın fiilen diğer davalı ... tarafından gerçekleştirildiği hasarın taşıma sırasında meydana geldiği, her iki davalının zarardan müteselsilen sorumlu oldukları, hasarın poliçe kapsamında kaldığı ve rücu edilebileceği yönünde tespit ve görüşlerini içeren rapor vermişlerdir. Bilirkişi raporu taraf ve taraf vekillerine tebliğ edilerek vaki beyan ve itirazlar da değerlendirilmiştir. Bu kapsamda dosya ek rapor düzenlenmesi için aynı heyete tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından verilen ek raporda kök rapordaki görüşlerinin korunduğu bildirilmiştir. Mahkememizce yapılan değerlendirmede uyuşmazlığa CMR Konvansiyonun uygulanması gerektiği, meydana gelen zararın ekspertiz raporu ve işbu raporu doğrulayan bilirkişi heyet raporuna, göre kadri maruf olduğu, davalıların taşıma sözleşmesi ve fiil taşıyıcı olarak CMR, 3,17,34 vd hükümlerine göre doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları anlaşılmıştır. Ancak davacı sigorta şirketinin CMR hükümlerine göre gerçek zarar tutarına ilişkin takipten önce ihtarı bulunmadığından ve dolayısıyla temerrüt icra takibiyle oluştuğundan işleyen faiz talebi yerinde bulunmamıştır. Binaenaleyh; bilirkişi raporlarının gerekçeli, hüküm kurmaya elverişli ve yerinde olduğu kabul ve takdir edilerek usulüne uygun olarak alacağın varlığına ve miktarına ilişkin ispatlanan davanın kısmen kabul; kısmen reddi ile, davalı-borçluların İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasına konu 9.047,20 Euro asıl alacağa yönelik yapmış olduğu itirazlarının iptali ile , icra takibinin işbu asıl alacağa takip tarihinden itibaren, CMR Konvansiyonunun 27. maddesi uyarınca yıllık % 5 oranında faiz uygulanmak ve fiili ödeme günündeki ... 'nin efektif döviz satış kuru üzerinden hesaplanmak suretiyle devamına, fazlaya/faizi ilişkin (395,60 euro) talebin ise reddine, karar verilmiştir.Davacının İcra İnkar Tazminatı İsteğine ilişkin yapılan değerlendirmede ise Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre itirazın iptali davalarında İİK’nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada borçlunun itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmamaktadır. Bu yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması, başka bir ifadeyle borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Somut olayda , asıl alacağın varlığı ve miktarının davalı tarafından tayin ve tespit edilebilir ve dolayısıyla alacak/borç likit ve muayyen olmadığından alacağın miktarı ve varlığı yargılama ve bilirkişi raporuna göre saptandığından davacının İcra İflas Kanununun 67/2.maddesi gereğince şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebi dinlenmemiştir. Öte yandan davalı ... Ltd. Şti'nin de İcra İflas Kanununun 67/2.maddesi gereğince kötü niyet tazminatı talebi de takibin asıl alacağa ilişkin haklı olması ve işlemiş faiz talebine ilişkin de kötü niyete ilişkin hiçbir delil gösterilmediğinden reddedilmiştir. "gerekçesi ile, ''MAHKEMEMİZİN 2019/650 ESAS SAYILI ASIL DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN;1-)Davanın KISMEN KABUL;KISMEN REDDİNE, 2-)2004 sayılı İİK'nın 67/I Maddesi gereğince davalı-borçlu ...Şti'nin İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasına konu 9.047,20 Euro asıl alacağa yönelik yapmış olduğu itirazının İPTALİ ile , icra takibinin işbu asıl alacağa takip tarihinden itibaren, CMR Konvansiyonunun 27. maddesi uyarınca yıllık % 5 oranında faiz uygulanmak ve fiili ödeme günündeki ...'nin efektif döviz satış kuru üzerinden hesaplanmak suretiyle DEVAMINA, fazlaya/faizi ilişkin(395,60 Euro) talebin Reddine, 3-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nın 67/II maddesi gereğince icra inkar tazminatı talebinin, koşulları oluşmadığından REDDİNE,
B- MAHKEMEMİZİN 2020/952 ESAS SAYILI BİRLEŞEN DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN;1-)Davanın KISMEN KABUL;KISMEN REDDİNE, 2-)2004 sayılı İİK'nın 67/I Maddesi gereğince davalı-borçlu ... Ltd.Şti.'nin İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasına konu 9.047,20 Euro asıl alacağa yönelik yapmış olduğu itirazının İPTALİ ile icra takibinin işbu asıl alacağa takip tarihinden itibaren, CMR Konvansiyonunun 27. maddesi uyarınca yıllık % 5 oranında faiz uygulanmak ve fiili ödeme günündeki ... 'nin efektif döviz satış kuru üzerinden hesaplanmak suretiyle DEVAMINA, fazlaya/faizi ilişkin (395,60 Euro) talebin Reddine,3-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nın 67/II maddesi gereğince icra inkar tazminatı talebinin, koşulları oluşmadığından REDDİNE,4-)Davalı ...Şti.'nin 2004 sayılı İİK'nın 67/II maddesi gereğince haksız ve kötü niyetli takip tazminatı talebinin REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı ... Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı ... Şirketivekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyaya esas alınan icra dosyasında yetki itirazlarının bulunduğunu; bu sebeple dava açılan İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili mahkeme olarak kabul edilmediğini; aşağıdaki kararda belirtildiği gibi yetki itirazında bulunulmuş olmasının mahkemece göz önünde tutulması gerektiğini, Davacı işbu davayı İstanbul Anadolu Adliyesinde ikame ettiğini; taraflarınca; icra takibine borca ve yetkiye itiraz edildiğini; müvekkili adresinin "... Beylikdüzü/ İstanbul" olması sebebiyle yetkili İcra Müdürlüğü Büyükçekmece İcra Müdürlükleri; dolayısıyla yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri oldunu; işbu sebeple davanın usulden reddini talep ettiklerini; yerel mahkemece Yargıtay H.G.K. Kararına göre “somut olayda davalının icra dairesinin yetkisine ilişkin itirazının değerlendirerek “yetki yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,Davacı taleplerinin zamanaşımı sebebiyle usulden reddi gerektiğini; ilk derece mahkemesince zamanaşımına yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını; hasar ihbarının yasal süresi içerisinde gerçekleştirilmediğini, Dava konusu taşıma emtianın uluslararası taşıması olup, davanın öncelikle CMR 32. Maddede düzenlenen zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini; davacı sigorta şirketinin iddia ettiği alacağa ilişkin hasar tarihinin (tam net olmamak ve kabul anlamına gelmemekle birlikte - davacı eksper raporunda dahi net hasar tarihi belirtilmemiştir.) 05.04.2018 olduğunu; mahkemede ikame edilen davanın ise 11.11.2019 Tarihinde açılmış olup 1 Yıllık Hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, CMR 32. Maddede belirtilen 1 yıllık sürenin geçirilmesi dolayısıyla davanın usulden reddi gerektiğini, Öte yandan; Davacı tarafça hasar iddiası ile müvekkili aleyhine takip başlatılmış ise de CMR 30. Maddesine uygun şekilde müvekkile ihbar yapılmadığını; CMR Konvansiyonu "Talep ve Davalar" başlıklı 30. Maddenin 1.fıkrasında "Alıcı, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden, veya ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde alındığına kanıt oluşturur." hükmü yer almakta olduğunu,İlk derece mahkemesince davacı tarafın aktif husumetine yönelik olarak yeterli araştırmaya gidilmemiş, dava dışı sigortalının gerçek zararı tespit edilmemiştir. davacı tarafından yapılan ödemenin "ex-gratia" hatır ödemesi olduğunu,Emtiaların yükleme, sabitleme ve boşaltma işleminin müvekkili tarafından yapılmadığını; davacı tarafın bu sorumlulukların taşıyıcı tarafta olduğunu ispatla mükellef olduğunu; öte yandan ana nakliyeci diğer davalı ... lojistik firması olup, fiili nakliye işlemi ise dava dışı ... firması tarafından gerçekleştirildiğini; müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, Taşıma sözleşmesinin diğer davalı ... Firması ile akdedilmiş olup, ilgili sözleşmede de istif ve yüklemenin taşıyıcı tarafından yapılacağına dair herhangi bir ibare bulunmadığını; bu durumda sorumluluğun davacının kendi üzerinde olduğunu; emtiaların fiili nakliye işleminin de dava dışı ... firması tarafında gerçekleştirildiğinden müvekkilin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını; davacı sigortalısının emteası Türkiye'den diğer davalı ... Lojistik firması sorumluluğunda fiili nakliyeci ... tarafından taşındığını; CMR Belgesi ve Tır Karnesi detaylı olarak incelendiğinde taşımada kullanılan ... plakalı aracın... ait olduğunun tartışmasız olduğunu; lakin emtiaların paletleme ve yükleme işlemlerinin davacı sigortalısı tarafından gerçekleştirildiğini,Tek taraflı olarak hazırlanan eksper raporunda şufahi bir değerlendirme ile; " araç içi yükleme ve sabitleme işlemi sigortalı tarafından yapılmadığından teminat kapsamındadır" ibaresi mevcut olduğunu; öncelikle davacı yükleme ve sabitleme işleminin müvekkile ait olduğununun ispatla mükellef olduğunu; tek taraflı bir rapor ile hasarın teminat kapsamında olduğu ve/veya sovtaj değerinin bulunup bulunmadığının değerlendirilemeyeceğini; üstelik raporda açıkça emtianın sovtaj değerine ilişkin olarak tamamen "Sigortalı beyanı esas alınarak" tek yanlı değerlendirme ile emtiaların sovtaj değerinin bulunmadığına kanaat getirildiğini, işbu sebeple davacı sigorta şirketinin sigortalısına hatır ödemesinde bulunduğunu, hatır ödemelerinin sigorta şirketine rücu imkanı vermediğini, Öte yandan CMR belgesinde, hasarın taşıma periyodu içerisinde olduğunu kanıtlayan bir hasar ve kayıp tutanağının olmadığını; hasarın taşıma esnasında gerçekleştiğinin ispata muhtaç olduğunu; bu konuda herhangi bir çekince veya şerh düşülmediğini; dolayısıyla müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını; söz konusu CMR belgesinde böyle bir çekincenin bulunmaması eşyanın tam ve eksiksiz tespit edildiğini ispatlamakta olduğunu; söz konusu taşımaya ilişkin CMR belgesinde bahsi geçen "..." şeklinde hasar notu olduğu iddia edilen yazının ne zaman, kim tarafından yazıldığı belirli olmadığını; emtianın hasarlandığını gösterir net bir ibare olmadığını; söz konusu tarihsiz yazının kim tarafından ne zaman yazıldığı tespit edilmeksizin emtianın dava dışı sigortalı beyanı ile uğradığı iddia edilen zarardan müvekkilinin sorumlu tutulmasının taraflarınca kabul edilemez nitelikte olduğunu; hasar şerhlerinin tarihleri ile birlikte yazılması gerekmekte olup, aksi halde davacı uhdesinde bulunan nüshaya atılmış tek taraflı bir beyandan öteye gidemeyeceğini; dolayısıyla söz konusu davanın müvekkili açısından reddi gerekirken, ilk derece mahkemesince kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu,Davacı tarafın dayanmış olduğu eksper raporunun tek taraflı bir delil olup olay hakkında kesin bulgular içermemekte olduğunu; müvekkili şirket yokluğunda tek taraflı olarak düzenlenen bu rapora itibar edilemeyeceğini,Davacı tarafça; dava dışı sigortalının uğramış olduğu zarara yönelik olarak yalnızca tek taraflı olan eksper raporuna dayalı olarak ödeme yapıldığının ifade edildiğini; ilk derece Mahkemesince de yalnızca tek taraflı olarak yapılan bu zararın hesabına riayet edilerek hüküm kurulduğunu; oysa ki; ekspertiz raporunun, tek taraflı ve dosya üzerinden yapılmış incelemeye bağlı olarak düzenlenmiş bir rapor olup, bu rapor müvekkil şirketin sorumluluğunu belirlemede dikkate alınamayacağını; Yargıtay tarafından da benimsenen görüşün; taşıyanın veya temsilcisinin yokluğunda yapılan hasar tespitlerinin taşıyıcı tarafından esas alınamayacağı yönünde olduğunu; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 14.05.2001 tarih, 2001/2137 E. ve 2001/4213 K. sayılı emsal kararında "...taşıyıcı veya temsilcilerinin yokluğunda yapılan hasar tespitinin taşıyıcıyı bağlamayacağı..." şeklinde hüküm tesis ettiğini,Meydana gelen hasarı ve zararı kabul etmemekle birlikte zamanaşımı itirazlarını tekrarla, davacı tarafın rücu talebi fahiş olduğu, gerçek zararın tespite muhtaç olduğu sayın istinaf mahkemesince dikkate alınması gerektiğini,Dosyada mübrez olan bilirkişi kök ve ek raporlarında taraflarınca gerçekleştirilen itirazların hiç bir suret ile dikkate alınmadığnıı; ilk derece mahkemesine ibraz edilen "sözde" ek rapor, kök raporun aynısı olup hüküm kurmaya elverişli olmadığını; mahkeme tarafından oluşrulan ara karara riayet edilmeyerek inceleme konusu uzmanlık alanı dışında kalan bilirkişiler tarafından cmr'nin emredici hükmünün aksine raporlar tanzim edildiğini; işbu durumun açıkça bozma nedeni olduğunu,Mevcut bilirkişi raporlarında kusur ve sorumluluğun ispatı açsından herhangi bir değerlendirme yapılmadığını; taraflarınca; ilk derece mahkemesinden, dosyanın taşıma, nakliye lojistik hukuku ve nakliyat sigortaları konusunda uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmesi için bir ara karar oluşturulmasını talep edilse de mahkeme tarafından itirazları nazara alınmadan hüküm kurma yoluna gidildiğini; söz konusu durumda herhangi bir kabul anlamına gelmemek kaydıyla bilhassa müterafik kusurun bulunup bulunmadığı, yükleme ve istif sorumluluğunun kimin uhdesinde olduğunun tespiti açısından inceleme yapılmadığını; bilirkişi, sigorta, nakliye ve lojistik hukuku, taşıma sözleşmesi ve TTK kuralları nezdinde davalıların sorumlu olup olmadığı hususunu değerlendirmek yerine HMK 279/4 kapsamında olayın esası ile ilgili hukuki değerlendirmede bulunduğunu; bu hususu kabul etmediklerini,Hiç bir kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkemece aksi kanaatin oluşması durumunda müvekkilinin sınırlı sorumluluk hükümlerinden faydalanmakta olduğunu; davacı tarafın ekspertiz raporunun 5. sayfasında dahi bu hususu açıkça belirtildiğini; gerek ilk derece mahkemesince, gerek bilirkişiler tarafından itirazlarına rağmen bu yönde bir değerlendirme yapılmadığını; oysa ki tam tazmin sorumluluğunun aksine sınırlı sorumluluk karine teşkil etmekte olduğunu; aşan kısım yönünden de somut olayda taşıyıcılara atfedilebilecek ağır kusur, pervasızca hareket bulunmamakta olduğunu,Hiçbir suretle kabul veya ikrar anlamına gelmemekle birlikte; Mahkemece müvekkilinin sorumluluğuna hükmedilmesi halinde ise tazminat miktarının CMR Konvansiyonuna uygun şekilde tespit edilmesi gerektiğini; buna göre sorumluluğun brüt kg bazında 8.33 SDR ile sınırlandırıldığını; ayrıca SDR hesabı yapılırken sovtaj değerinin de dikkate alınması ve sovtaj değerleri hesaplandıktan sonra kalan miktar üzerinden SDR hesabı yapılması gerektiğini; ayrıca davacı tarafça talep edilen faizin de fahiş olduğunu; CMR Konvansiyonuna göre talep edilecek yıllık faiz % 5 ile sınırlı olduğunu; davacı tarafından ödenen tazminat taşıyıcı tarafından ancak gerçek mal bedeli üzerinden tazmin edilebileceğini, dolayısıyla diğer tutarlardan taşıyıcının sorumlu tutulamayacağını, davacı tarafça talep edilen, dava dışı taraflar arasında düzenlenen satış faturası ve farazi hesaplamalar dikkate alınarak objektif olmayan ve CMR 23. maddeye aykırı şekilde belirlenen tazminat miktarını kabul etmediklerini; sorumluluk miktarının her halükarda CMR md.25/b uyarınca eksilen kısım için ödenmesi gereken miktarı aşamayacağını; tazminat miktarı hasar gören emteanın hasarlı kısmının eksik brüt ağırlığının beher kg. başına 8.33 SDR hesap birimi karşılığını aşmamak üzere ve değeri yine objektif olarak Konvansiyonda öngörülen usul dikkate alınarak tespiti sağlanması gerektiğini, hiç bir kabul anlamına gelmemek kaydı ile en azından müterafik kusur tespiti yapılmadığını,İleri sürerek, yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle; öncelikle usuli ve esasa dair tüm beyan ve itirazlarımız ile birlikte istinaf mahkemesince re'sen nazara alınacak sebeplerle, istinaf başvurumuzun kabulü ile, ilk derece mahkemesinin kısmen kabul, kısmen red şeklindeki kararının kaldırılarak haksız alacak taleplerinden dolayı davanın tümden reddine, davacının %20'den az olmayan oranda kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine,yargılama giderleri ve avukatlık ücretlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; uluslararası karayolu taşıması esnasında kısmi hasara uğradığı iddia olunan emtia için, emtia nakliyat poliçesi kapsamında sigortalısına ödeme yapan davacının, ödediği tutarın taşıyıcılardan tahsili amacıyla başlattığı takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından her iki davalıya karşı birlikte ikame edilen davada, davalı ... Limited Şirketi tarafından yapılan icra dairesinin ve mahkemenin yetkisine yönelik itiraz üzerine bu davalı yönünden dosyanın tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedildiği ve bu davalıya karşı açılan davanın takibin yetkisiz icra dairesinde yapıldığı gerekçesi ile usulden reddedildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun Dairemizin 12/11/2020 tarih ve 2020/1586 esas, 2020/1265 karar sayılı kararı ile kaldırıldığı, dosyanın mahkemesine iade edildiği ve yeni aldığı 2020/952 esas üzerinden ilk açılan dava ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece asıl dava ve birleşen davada davalılar aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, bu karara karşı davalı Hellmann Şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Mahkemece icra dosyası celbedilmiş, CMR senedi ve uluslararası taşıma belgesi tercümeleri, taşınan emtiaya ilişkin satış faturası, davacının sigortalısı ile davalı ... Lojistik Şirketi arasındaki taşıma sözleşmesi, navlun faturası, eskpertiz raporu, dava dışı sigortalının ... Taşımacılık firmasına gönderdiği, ancak tebliğ belgesi bulunmayan 16/04/2018 tarihli ihtarname, yine sigortalının davacı sigortacıya yazmış olduğu 09/04/2018 tarihli hasar bildirim yazısı, davacının sigortalısına yaptığı ödemeye dair dekont, temlik ve ibra belgesi dosya arasına alınmış, dosya ve davacı sigorta şirketinin defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir, makine mühendisi ve taşıma uzmanı bilirkişilerden oluşan heyet marifetiyle bilirkişi incelemesi yaptırılarak kök ve davalı ... itirazları üzerine ek rapor alınarak asıl ve birleşen davanın; takipte talep edilen asıl alacak yerinde bulunup, işlemiş faiz istemi yerinde bulunmadığından kısmen kabulüne, inkar tazminatı isteminin reddine dair istinafa konu karar verilmiştir.Davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; yetki itirazlarının ve zamanaşımı def'ilerinin değerlendirilmediği, hasar bildiriminin süresinde yapılmadığı savunmalarının değerlendirilmediği, tek taraflı düzenlenen ekspertiz raporunda hasarın sabitleme hatasından meydana geldiği belirtilmesine, yükleme ve sabitleme taşıyıcının sorumluluğunda olmamasına rağmen, teminat kapsamında olmayan hasar için sigortalısına ödeme yapan davacının aktif husumetine yönelik itirazının değerlendirilmediği, davalının fiili taşıyıcı olmadığı, akdi taşıyıcının ... Lojistik, fiili taşıyıcının IV Tırans firması olduğu, pasif husumet itirazının değerlendirilmediği, CMR senedinde hasarın taşıma sırasında meydana geldiğine dair bir kayıt bulunmadığı, senette bulunan tarihsiz "..." ifadesinin kim tarafından ne zaman yazıldığının belli olmadığı, ekspertiz raporunun tek taraflı ve sigortalı beyanına dayalı olarak düzenlendiği, bilirkişi raporunun da ekspertiz raporuna dayalı düzenlendiği, raporda kusur yönünden inceleme yapılmadığı, kök rapora yaptıkları itirazların ek raporda değerlendirilmediği, kök rapor ile aynı raporun tekrar sunulduğu, hasarlı olduğu iddia olunan emtianın sovtaj değeri hakkında sadece sigortalı beyanına göre hazırlanmış ekspertiz raporuna göre rapor düzenlendiği, kabul anlamına gelmemek kaydıyla sınırlı sorumluluk değerlendirmesi de yapılmadığı yönündedir. Davalının icra dairesinin ve mahkemenin yetkisine yönelik itirazı, hakkındaki davanın tefriki sonrası verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 2020/1586 esas, 2020/1265 karar sayılı ilamı ile incelenmiş ve mahkeme kararı yerinde bulunmayarak kaldırılmış olup, bu karar, tefrik edilen dava dosyasının tekrar birleştirildiği ana dosyada yargılamaya devam eden mahkeme yönünden bağlayıcı nitelikte olduğundan, yetki itirazının değerlendirilmediğine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davacı sigorta şirketi'nin sigortalısına yaptığı ödeme sonrası, sigortalısının hasar sorumlularından talep edebileceği alacağı temlik almış olduğundan, TBK'nun 183 ve devamı maddeleri uyarınca aktif husumetinin bulunduğu anlaşılmış olup, davalı yanın hasarın teminat kapsamında olmadığı ve sigortalıya hatır ödemesi yapıldığı, bu nedenle davacının aktif husumetinin bulunmadığına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Dosyaya mübrez taşıma sözleşmesi ve CMR senedi ile taşımayı yapan tıra ilişkin dolaşım belgesi, davalı ... tarafından sunulan dava dışı... firması ile bu davalının yaptığı sözleşme ve yükleme talimatı, incelendiğinde, davacının sigortalısına ait makine yedek parçası niteliğindeki 21 kap emtianın İstanbul'dan Almanya'daki alıcısı... firmasına ...(...) teslim şekli taşınması için sigortalı ile davalı ... Lojistik arasında 22/03/2018 tarihli taşıma sözleşmesinin yapıldığı, sözleşmede emtianın 21 palet, brüt 6402 kg, net 5916,83-kg olduğunun, paletlerin ebatlarının belirtildiği, ayrıca üstüste istiflenebileceklerinin yazılı olduğu, yine taşımanın parsiyel yükleme olarak gerçekleştirileceğinin yazılı olduğu, CMR senedinde göndericinin sigortalı, alıcının... firması, taşıyıcının ise davalı ... firması olarak göründüğü, ayrıca taşıyıcı kısmında dava dışı ... Ltd firmasına ait kaşe ve imza bulunduğu, fiili taşımanın yapıldığı tırın bu firmaya ait olduğunun tır karnesinden anlaşıldığı, böylece davalı ... Lojistlik'in akdi taşıyıcısı, davalı ... firmasının alt taşıyıcı, dava dışı ... firmasının ise fiili taşıyıcı olduğu anlaşılmıştır. Emtianın bu organizasyon ile 24/03/2018 tarihinde yüklenerek taşımasının gerçekleştiği, CMR senedi üzerinde el yazısı ile nakliye hasarı (...) ibaresinin yer aldığı, teslim alan kısmında dava dışı... firmasının kaşe ve imzasınınn mevcut olduğu, yine hemen yanında taşıyıcı sıfatıyla dava dışı ... firmasının kaşe ve imzasının bulunduğu, teslim tarihinin yazılı olmadığı anlaşılmıştır.Davalının ... Şirketi'nin dava konusu taşımada alt taşıyıcı olduğu, akdi taşıyıcı ile arasındaki alt taşıma ilişkisi kapsamında aldığı taşıma işini fiili taşıyıcı dava dışı ... Şirketi'ne yaptırdığı, dava konusu talep bakımından pasif husumetinin mevcut olduğu, aksi yöndeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Dava konusu taşıma uluslararası karayolu taşıması mahiyetinde bulunduğundan CMR hükümlerine tabi olup, Konvansiyonun 17/2 fıkrası uyarınca taşıyıcının sorumluluğu yükün kendisine teslimiyle başlayıp teslim edene kadar olan dönemi kapsayacaktır. Uyuşmazlık konusu taşıma bakımından, Konvansiyonda hüküm bulunmaması halinde, MÖHUK'un 29/2 fıkrası uyarınca TTK'nun taşımaya ilişkin hükümleri uygulama alanı bulacaktır.CMR Konvansiyonu'nun 32/1-a bendi uyarınca, taşıma sözleşmesine konu emtianın kısmi veya tam hasara uğraması halinde açılacak davalar bir yıllık zamanaşımına tabidir. Ancak, bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda, bu süre üç yıldır. Hükmün 32/2 fıkrasında zamanaşımını durduran sebepler düzenlenmiş, hükmün 32/3 fıkrasında ise zamanaşımına ilişkin diğer hallerin davaya bakan yer mahkemesinin kararlarına göre belirleneceği, diğer ifade ile uyuşmazlığı gören tahkim heyeti veya mahkemenin hukukuna göre belirleneceği hüküm altına alınmıştır.Dolayısıyla Konvansiyonun 32/2 fıkrasında yer alan zamanaşımını durduran hal haricindeki zamanaşımını durduran veya kesen sebepler bakımından somut uyuşmazlıkta Türk Hukuku uygulanacaktır(bkz. Özdemir, Turkay; Uluslararası Eşya Taşıma Hukuku, Birinci Bası, Vedat Kitapçılık, İstanbul, 2006, s.315 vd) Somut olayda; aavalı ... vekili tarafından süresinde sunulan cevap dilekçesi ile zamanaşımı def'i ileri sürülmüş olup, mahkemece teslim tarihi tespit edilerek, takip ve dava tarihleri itibariyle zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı hususunda olumlu olumsuz bir değerlendirme yapılmaması yerinde olmamış, davalı yanın zamanaşımı def'inin değerlendirilmediğine yönelik istinaf sebebi haklı bulunmuştur. Mahkemece dosyanın tevdii edildiği kök ve ek bilirkişi raporlarının birbirinin tekrarı mahiyetinde bulundukları ve davalı ... vekilinin kök rapora özellikle kusur bakımından yapılan itirazlarının ek raporda karşılanmadığı, yine gerek kök gerekse ek bilirkişi raporlarında hasarın meydana geliş şekli ve gerçek hasar tutarı bakımından ekspertiz raporunun tekrarı ile yetinildiği, yine davalı ... vekilinin sınırlı sorumluluk itirazı bakımından kök ve ek bilirkişi raporlarında herhangi bir değerlendirme yer almadığı gibi, mahkeme gerekçesinde de bu konuda bir değerlendirme yapılmadığı, bilirkişi raporlarına da esas alınan ekspertiz raporu incelendiğinde, raporun sigortalının beyanları ile sigortalı ile dava dışı alıcı tarafından çekilen hasar fotoğraflarına dayandığı, hasarlı olduğu iddia olunan emtianın ihracat faturası üzerinde sigortalı ve dava dışı alıcı tarafından işaretlendiği belirtilerek bu işaretli emtianın fatura değeri üzerinden sınırlı sorumluluk hükümlerine göre hasar bedeli olarak hesaplandığı, fotoğraflara dayalı olarak hasarın taşıma esnasında ürünlerin birbirleri üzerine devrilmeleri sonucu oluştuğunun, hasarsız emtianın bedelinin alıcı tarafından sigortalıya ödendiğinin, hasarlı emtianın ise kabul edilmediğinin belirtildiği, yine hasarlı emtianın yurt dışında olması nedeniyle sovtaj değerinin hesaplanmadığının belirtildiği, ne varki dosya içerisinde ekspertiz raporunun dayanağını şekil eden hasar fotoğrafları mevcut olmadığı gibi, hasarlı emtianın üzerinde işaretlendiği belirtilen ihracat faturasının da dosya içerisinde mevcut olmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece ekspertiz raporunun dayanağını teşkil eden bu deliller dosyaya celp edilerek, davalı savunmalarını ve rapora itirazlarını da karşılar şekilde, hasarın meydana geliş şekil ve sebebinin tespiti, davacının sigortalısı ... Makina ... ve Ortakları'nın defterleri üzerinde inceleme yapılarak taşımaya konu ihracat faturasında işaretlenmiş ve hasarlı olduğu iddia olunan emtianın bedelinin dava dışı alıcı tarafından ödenip ödenmediğinin, davacının sigortalısının iddia ettiği hasar tutarı ile ödenmeyen emtia tutarının birbiri ile uyumlu olup olmadığının, buna göre gerçek hasar tutarının tespiti, taşımanın parsiyel olduğu gözden kaçırılmaksızın, yükleme/istifleme ve sabitlemenin kimin yükümlülüğünde olduğunun tespiti, taşıyıcının sorumluluğunda ise buna göre bir değerlendirme yapılması, taşıyıcının sorumluluğunda değil ise, CMR Konvansiyonu'nda bu yönde bir hüküm bulunmadığından, TTK'nun 863/1 fıkrası uyarınca taşıyıcının nezaret yükümlülüğüne uygun davranıp davranmadığının tespiti ve her halde taşıyıcının sorumlu olacağı bir tutar varsa bu tutar bakımından CMR'nin 23/3 ve 29 maddelerine göre sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının, uygulanacak ise taşıyıcının sorumlu olacağı tutarın ne olduğunun tespiti amacıyla uzman bilirkişilerden oluşan ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik tahkikat ile yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde olmamış, davalı ... vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde bulunmuştur. Sonuç itibariyle; davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırımasına, dosyanın kaldırma kararı doğrultusunda tahkikat yapılmak üzere mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/03/2021 tarih ve 2019/650 Esas - 2021/973 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 13/02/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim