Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/1322
2025/227
13 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/1322 Esas
KARAR NO:2025/227 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI:2020/258 Esas - 2022/295 Karar
TARİH:29/03/2022
DAVA:İtirazın İptali
KARAR TARİHİ:13/02/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında 01/04/2019 tarihli satış noktası sözleşmesi imzalandığını, davacının kararlaştırılan edimlerini yerine getirdiğini, Ek Özel Şartları'nın 7. maddesi gereğince KDV dahil 44.999,30 TL nakit yardımı verildiğini, davalının ise edimlerini yerine getirmediğini, cari hesap borcunu vadesinde ödemediğini ve sözleşmenin özen borcunda belirtilen aylık 50 kasa koli ürün kotasını doldurmadığını, cari hesap borcunun ödenmemesi nedeniyle sözleşmenin haklı sebeple feshedildiğini, nakit yardımın iadesi ve cari hesap alacağı için icra takibi başlatıldığını, davalının borcu ödememek adına haksız ve kötüniyetli olarak borca ve ferilerine itiraz ettiğini belirtmiş; davalının İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, borçlu aleyhine alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı borçlu üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.Davalı yana dava dilekçesinin tebliğ edildiği, ancak süresinde cevap dilekçesi sunmadığı tespit edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 29/03/2022 tarih ve 2020/258 Esas - 2022/295 Karar sayılı kararında; "Dava, satış noktası sözleşmesi uyarınca nakit yardımı ve cari hesap alacağının tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı ile davalı arasında satış noktası sözleşmesi bulunup bulunmadığı, ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalıya faturalara konu mal ve hizmetin teslim edilip edilmediği, teslim edilen mal ve hizmetler karşılığı bedelin davalı tarafından ifa edilip edilmediği, ifa edilen tutarın ne olduğu, davacının cari hesaptan kaynaklanan bakiye alacağı bulunup bulunmadığı, davalının sözleşme uyarınca ürün alımını kesip kesmediği, hangi miktarda ürün teslim aldığı, sözleşme gerçekleşme oranının ne olduğu, sözleşmenin haklı nedenle feshedilip edilmediği, davalının iade etmesi gereken bedelin ne olduğu, bu itibarla İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ... sayılı takip dosyasına yapılan itirazın haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde; 22/11/2019 tarihinde başlatılan takibin alacaklısının davacı ... Şirketi borçlusunun davalı ... Şirketi olduğu, takip talebinde yazılı sözleşmeye dayalı toplam 51.830,68 TL'nin fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla icra takibi yapıldığı, örnek no: 7 ödeme emrinin borçluya 20/02/2029 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilince verilen itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, hak düşürücü sürede davanın açıldığı görülmüştür.Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Küçükyalı Vergi Dairesi'ne yazılan yazıya cevap verildiği, davalının 2019 yılı BA formlarının mahkememize gönderildiği görüldü. Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 05/11/2021 tarihli raporda; davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, münhasır satış ve reklam yeri bedelinin 14/03/2019 tarihli toplam 44.999,30 TL bedelli fatura ile davalıya ödendiği, davalıya satışı yapılan ürünlere ait 25/05/2019 tarihli irsaliyeli faturanın ...'e imza karşılığı teslim edildiğini, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre 19/09/2019 icra takip tarihi itibarıyla 13.034,15 TL cari hesap alacağı bulunduğu, sözleşmenin gerçekleşme oranının %11,86 olduğu, 33.611,77 TL tutarın davacı tarafa iadesi gerektiği, 12.068,00 TL + KDV tutarlı faturanın BA formu ile davalının bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirildiği, davacının 661,53 TL işlemiş faiz talep edebileceği mütalaa edilmiştir.Davacı, taraflar arasında 01/04/2019 tarihli satış noktası sözleşmesi imzalandığını ileri sürmüş, sözleşme nüshasını dosyaya sunmuştur. Mahkememizce davalının isticvabına karar verilmiş, belirlenen duruşma gün ve saatinde davalı duruşmaya katılmamıştır. Bu itibarla, dava konusu sözleşmedeki imzanın davalıdan sadır olduğu ve taraflar arasında satış sözleşmesi bulunduğunun kabulü gerekir. Dava konusu 01/04/2019 tarihli satış noktası sözleşmesinin “Sözleşmenin Süresi” başlıklı maddesinde; "a)Sözleşme'nin süresi Sözleşme'de belirtilen tarihten başlayarak 3 (üç) yıl süreli ve 1800 (bin sekiz yüz) koli kotalıdır. Süre dolmuş olmasına rağmen henüz belirlenen kotaya ulaşılmamış ise Sözleşme kota doluncaya kadar devam eder. Süre dolmamış olmasına rağmen kota dolmuş ise Sözleşme süresi tamamlanmış sayılır... ...b)Sözleşme'nin süresi veya Sözleşme kotasının dolması için geçecek zaman hiçbir şekilde taraflarca imza edildiği tarihten itibaren (5) beş yılı geçemez. MÜŞTERİ, 5 yıl olan maksimum sözleşme süresi sonuna kadar taahhüt ettiği kotayı dolduramaz ise, MÜŞTERİ, ...'den aldığı tüm Yatırım Bedellerini tamamlamadığı kota oranında derhal ve nakden ...'ye iade etmekle yükümlüdür... ...d)..., 1 (bir) ay önceden MÜŞTERİ'ye ihbarda bulunmak kaydı ile Sözleşme'yi dilediği zamanda tazminatsız olarak sona erdirme hakkına sahiptir. Böyle bir fesih durumunda, MÜŞTERİ, ...'den aldığı tüm Yatırım Bedellerini tamamlamadığı kota oranında derhal ve nakden ...'ye iade etmekle yükümlüdür..." hükümlerine yer verilmiştir. Bununla birlikte, genel şartların "Bildirim" başlıklı maddesinde; "Sözleşme'den kaynaklı olarak gönderilecek olan tüm ihtar, vs. gibi bildirimler yazılı olarak iadeli taahhütlü mektupla veya tercihen noter marifetiyle yapılacaktır." hükmü düzenlenmiştir.Buna göre, sözleşmenin 3 yılık süresi 01/04/2022 tarihinde dolmaktadır. Belirlenen kotanın dolmadığı ise alınan bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. Sözleşmenin taraflarca feshedildiği ispat edilemediğine göre, sözleşme aynı süre ve kota ile kota doluncaya kadar 01/04/2022 tarihine kadar devam edecektir. Dolayısıyla bu tarihe kadar davalının sözleşmede belirlenen kotayı tamamlayacak şekilde ürün satın alma hakkı bulunmakta olup, davalının yükümlülüklerine uymadığından söz edilemez. Sözleşme uyarınca davalıya tanınan hak ve imtiyazların iadesi, ancak davalının yükümlülüklerine uymaması koşuluyla ve sözleşmenin süresinden önce sona ermesi halinde talep edilebilir (Benzer yönde; İstanbul BAM. 13. HD. 2019/2398 Esas, 2021/1769 Karar). Açıklanan nedenlerle, münhasır satış ve reklam yeri bedeli talebi yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Cari hesap alacağı talebi yönünden ise, taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verilmiştir. Buna göre, davacının ticari defterlerine göre davalıdan takip tarihi itibariyle 13.034,15 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerini ibraz etmediği, HMK. 221. maddesi gereği (BA) formlarının resen dosyaya kazandırılması gerektiği (Yargıtay 19. HD. 2013/17556 E. 2014/14166 K.), davalının BA bildirimlerine göre takibe konu faturanın davalı tarafından vergi dairesine bildirildiği, bu halde davalının BA formlarının aksini ispatlaması gerektiği, borçlunun faturayı kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği (Yargıtay 23. HD. 10/02/2016 tarih ve 2015/4576 Esas - 2016/621 Karar), davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtların aleyhine delil teşkil edeceği (Yargıtay 19.HD. 09/11/2016 tarih ve 2016/3391 Esas - 2016/14472 Karar), davalının kendi ticari defter kayıtlarının aksini yazılı delille ispatlaması gerektiği, dosyada böyle bir ispat aracının bulunmadığı, alacağın likit ve belirlenebilir olduğu anlaşılmıştır. Usulüne uygun tutulan ve delil sözleşmesi gereği itibar edilmesi gereken davacı şirketin ticari defter ve kayıtları uyarınca, davacının davalıdan 13.034,15 TL cari hesap alacağı bulunduğu sabittir. Öte yandan, fatura düzenlenmesi borçluyu temerrüde düşürücü nitelikte bir işlem olmadığından fatura tarihi faize başlangıç yapılamaz. Takip öncesi temerrüt faizi talep edilebilmesi için borçlunun alacak miktarını gösterir ve ödeme talebini içerir bir ihtarla temerrüde düşürülmesi (TBK. m. 117/1) ya da borcun ödeneceği günün tarafların anlaşmasıyla kesin olarak belirlenmesi (TBK. m. 117/2) gerekir (Yargıtay 13. HD. 2016/12778 Esas, 2019/4502 Karar). Bu itibarla, işlemiş faiz talebi yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle, cari hesap alacağı talebi yönünden davacının korunmaya değer hukuki menfaati bulunduğu kanaati ile aşağıdaki şekilde karar verilmiştir."gerekçesi ile, ''Davanın kısmen kabulüne; ... sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 13.034,15 TL yönünden iptaline, takibin 13.034,15 cari hesap alacağı için devamına, asıl alacağa (13.034,15 TL) takip tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari avans faizi uygulanmasına, aşan istemin reddine,Kabul edilen 13.034,15 TL'nin %20'sine tekabül eden 2.606,83 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı taraf ile müvekkil şirket arasında 01/04/2019 tarihli Satış Noktası Sözleşmesi imzalandığı ve sözleşme kapsamında tarafların çeşitli edim ifası yükümlülükleri altına girdiği, davalı tarafın sözleşmede kararlaştırılan yükümlülüklerini yerine getirmediği, cari hesap borcunu vadesinde ödemediğini, sözleşmede kararlaştırılan 3.000 kasakoli ürün kotasını doldurmadan ürün alımını kestiği,özen borcu maddesinde kararlaştırılan aylık 50 kasakoli ürün satışını gerçekleştiremediği gerekçeleri ile ... sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının itirazının iptali talep olunduğunu,Davalı aleyhine ... ( dosyanın önceki esas numarası ... sırasında kayıtlı olup yetki itirazı ile kaydı yapılmıştır ) sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde 38.135,00 TL Münhasır Satış ve Reklam Yeri Bedeli ile 13.034,15 TL cari hesap borcu takip konusu yapıldığını; Davalı-borçlu şirketin takibe itirazı üzerine itirazın iptali davası derdest edildiğini,Yerel mahkemece yapılan yargılamada düzenlenen bilirkişi raporunda, müvekkili şirket ticari defter ve belgelerinin usulüne uygun tutulduğunun, takip tarihi itibariyle müvekkili şirketin davalılardan 13.034,15 TL cari hesap alacağı bulunduğunun, taraflar arasında 01/04/2019 tarihli Satış Noktası Sözleşmesi'nin imzalanmış bulunduğunun, sözleşmeye göre davalının aylık 50 kasakoli, toplamda 1800 kasakoli ürün satışı taahhüdü altına girdiğinin, davalı şirketin toplamda 213,5 kasa koli ürün satışını yerine getirmek suretiyle sözleşmenin özen borcu maddesine aykırı davrandığının ve kota dolmadan ürün alımını kestiğinin, 14/03/2019 tarih ... seri numarası ile 38.135,00 TL + 6.864,30 TL KDV olmak üzere toplamda 44.999,30 TL tutarlı Münhasır Satış ve Reklam Yeri Bedeli faturasının düzenlenmiş olduğunun, davalı tarafın sözleşmeye aykırı davranmasından ötürü almış olduğu rakamı iade ile yükümlü olduğunun, kıstelyevm hesabına göre iade ile yükümlü olunan rakamın 33.611,77 TL olduğunun, taraflar arasında imzalanan Satış Noktası Sözleşmesi maddelerine göre sözleşmenin sona erme şartları izah edilerek belirtildiğini, haklı davalarını ispat eder durumda olan bilirkişi raporunda takip tarihi itibari ile davalının cari hesap borcunu ödemediğinin, 44.999,30 TL bedelli Münhasır Satış ve Reklam Yeri Bedeli'nin davalıya ödendiğinin, Satış Noktası Sözleşmesi'nin özen borcu maddesinde belirlenen aylık 50 kasakoli ürün satışının gerçekleştirilemediğinin ve kota dolmadan ürün alımının kesildiğinin tespit edildiğini, Yargılama kapsamında toplanan delillere rağmen yerel mahkemenin 13.034,15-TL cari hesap alacağı yönünden davanın kabulüne, 38.135,00-TL Münhasır Satış ve Reklam Yeri Bedeli alacağı yönünden reddine karar verdiğini, buna gerekçe olarak; Dava konusu 01/04/2019 tarihli satış noktası sözleşmesinin “Sözleşmenin Süresi” başlıklı maddesinde; "a)Sözleşme'nin süresi Sözleşme'de belirtilen tarihten başlayarak 3 (üç) yıl süreli ve 1800 (bin sekiz yüz) koli kotalıdır. Süre dolmuş olmasına rağmen henüz belirlenen kotaya ulaşılmamış ise Sözleşme kota doluncaya kadar devam eder. Süre dolmamış olmasına rağmen kota dolmuş ise Sözleşme süresi tamamlanmış sayılır... ...b)Sözleşme'nin süresi veya Sözleşme kotasının dolması için geçecek zaman hiçbir şekilde taraflarca imza edildiği tarihten itibaren (5) beş yılı geçemez. MÜŞTERİ, 5 yıl olan maksimum sözleşme süresi sonuna kadar taahhüt ettiği kotayı dolduramaz ise, MÜŞTERİ, ...'den aldığı tüm Yatırım Bedellerini tamamlamadığı kota oranında derhal ve nakden ...'ye iade etmekle yükümlüdür... ...d)..., 1 (bir) ay önceden MÜŞTERİ'ye ihbarda bulunmak kaydı ile Sözleşme'yi dilediği zamanda tazminatsız olarak sona erdirme hakkına sahiptir. Böyle bir fesih durumunda, MÜŞTERİ, ...'den aldığı tüm Yatırım Bedellerini tamamlamadığı kota oranında derhal ve nakden ...'ye iade etmekle yükümlüdür..." hükümlerine yer verildiğini; bununla birlikte, genel şartların "Bildirim" başlıklı maddesinde; "Sözleşme'den kaynaklı olarak gönderilecek olan tüm ihtar, vs. gibi bildirimler yazılı olarak iadeli taahhütlü mektupla veya tercihen noter marifetiyle yapılacaktır." hükmü düzenlendiğini, Buna göre, sözleşmenin 3 yılık süresi 01/04/2022 tarihinde dolmaktadır. Belirlenen kotanın dolmadığı ise alınan bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. Sözleşmenin taraflarca feshedildiği ispat edilemediğine göre, sözleşme aynı süre ve kota ile kota doluncaya kadar 01/04/2022 tarihine kadar devam edecektir. Dolayısıyla bu tarihe kadar davalının sözleşmede belirlenen kotayı tamamlayacak şekilde ürün satın alma hakkı bulunmakta olup, davalının yükümlülüklerine uymadığından söz edilemez. " hükmünün gerekçe gösterildiğini, Yerel mahkemece taraflar arasında imzalanmış bulunan Satış Noktası Sözleşmesi Genel Şartları'nın eksik ve hatalı şekilde yorumlandığını, buna bağlı olarak davanın REDDİ kararının hatalı olduğu kanaatinde olduklarını; taraflar arasında kurulu Satış Noktası Sözleşmesinin sona erdirme başlıklı 17.1 maddesinin alt bentlerinde sözleşmeye aşırı aykırılık hallerinin sayıldığını, sözleşmenin 17.1.a bendine göre; "...'ların MÜŞTERİ'ye ariyet olarak tesliminden itibaren 3 ay içinde MÜŞTERİ'nin Sözleşmenin "IV.Özen Borcu" maddesinde haftalık/aylık ortalama olarak satmayı taahhüt ettiği miktarda ürün satışını gerçekleştirememesi ve/veya daha önceden çektiği miktarlara göre kalan süre sonuna kadar bu taahhüdü gerçekleştiremeyeceğinin ... tarafından 3 aylık süre içerisinde anlaşılması, ve/veya bu taahhüt ilk 3 aylık süre içinde gerçekleştirilmiş olmasına rağmen Sözleşme'nin süresi içinde herhangi bir dönemde optimum ortalamasının düşmesi ve takip eden bir ay içinde "IV...." maddesinde yazılı taahhüde uygun ürün satışını gerçekleştirememesi," halinin sözleşme aşırı aykırılık sayıldığını, yine sözleşmenin 17.1.e bendinde, "Müşteri'nin gerekli ödemeleri ...'nin çıkardığı fatura tarihinden itibaren, Sözleşmenin maddelerinde yazılı süre içinde yapmaması, ...nin verdiği veya ciro ettiği çeklerin bir veya birden fazlasının bankada karşılığının bulunmaması durumları Sözleşme ihlali sayılmakla birlikte ...Sözleşmede yazılı diğer haklarının yanısıra MÜŞTERİ'ye mal vermeme ve /veya peşin ödeme yapılması halinde mal verme hakkını da ayrıca sahip olacaktır" hükmünün yer aldığını, sözleşmenin 17.2 maddesinde; "Yukarıda belirtilen hallerin vukuunda ..., bu konuda ihtar keşidesini veya hüküm istihsaline gerek olmaksızın kendi kayıt ve tespitlerine dayalı olarak, Müşteri'den ceza koşulunun kendisine ödenmesini isteyebilir veya sözleşmenin kendisine yüklediği edimleri kısmen veya tamamen ifa etmeyebilir veya sadece peşin para ile mal vermek suretiyle sözleşmeye devam edebilir veya bunlardan birden fazlasını aynı anda uygulayabilir veya sözleşmeyi tek taraflı olarak ve zarara ilişkin talep ve dava hakları saklı olmak üzere haklı nedenle feshedebilir" düzenlemesinin yer aldığını, sözleşmenin 19 maddesinde akde aykırılık ve sona ermenin sonuçlarının düzenlendiğini; hükümde, sözleşmenin ... tarafından haklı bir nedenle feshedilmesi halinde de müşterinin ceza koşulunu ödemekle mükellef olacağının, sözleşmenin feshi halinde, müşterinin ayrıca ariyet aldığı ..., ....,... gibi sabit kıymetleri aynen iade edeceğinin; ayrıca varsa Reklam, Promosyon ve diğer yatırım harcamaları ve/veya Sözleşme'nin imzalandığı tarihten, feshi tarihine kadar bedelsiz olarak almış olduğu ürünlerin bedellerini, ürünlerden almış olduğu iskonto bedellerini ve var ise Sözleşme'nin imzalanmasından sonra fatura mukabili almış olduğu yatırım bedelini/bedellerini, bu konuda herhangi bir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın ödemeyi kabul ve taahhüt etiğinin; bu tutarların fesih tarihinde muaccel olacağının; alacak tutarlarının, harcamanın yapıldığı, bedelsiz ürünlerin alındığı, iskontonun yapıldığı ve yatırım bedelinin ödendiği tarihlerdeki cari ... Merkez Bankası döviz satış kuruna göre ABD Doları cinsinden hesap edileceğinin, müşterinin Sözleşme ve eklerinde yer alan yükümlülüklerini yerine getirmek hususunda temerrüde düşmesi halinde ( ki bu hususlar Sözleşme'de açıkça belirtilmiş olup müşterinin bu temerrüd hali için, ...'nin herhangi bir ihbar ve ihtarına gerek olmaksızın müşterinin yükümlülüklerini tamamen veya kısmen yerine getirmemesinin yeterli olduğunun) ...'nin, müşteriye hiçbir ihtar ve ihbarda bulunmaksızın Sözleşme'den kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmekten kısmen veya tamamen imtina edebileceğinin düzenlendiğini; sözleşmenin bildirim başlıklı 22 maddesinde; Sözleşme'den kaynaklı olarak gönderilecek olan tüm ihtar vs, gibi bildirimlerin yazılı olarak iadeli taahhütlü mektupla veya tercihen noter marifetiyle yapılacağının düzenlendiğini, Satış Noktası Sözleşmesinin yukarıda açıklana koşullarında, sözleşmeye aykırılık oluşturacak hallerin sıralandığını ( cari hesap borcunu vadesinde ödememe,özen borcu maddesine aykırılık vs ), bu hallerin oluşması halinde ...'nin seçimlik haklarının neler olduğunun, seçimlik hallere göre ...'nin herhangi bir ihbar yahut ihtara hacet kalmaksızın haklarını kullanabileceğin ( Münhasır Satış ve Reklam Yeri Bedeli iadesi, soğutucu bedelleri iadesi ) kararlaştırıldığını; sözleşmenin 22. Maddesinde ise sözleşme kapsamında ihtar yahut bildirim yapılacak ise bunun iadeli taahhütlü mektup yahut noter vasıtasıyla yapılacağının kararlaştırıldığını; izah edilen bilgiler ışığında yerel mahkemenin sözleşme şartlarını yanlış yorumladığı kanaatinde olduklarını; sözleşmenin 22.maddesinin ihtar yahut bildirim gönderilecek ise bunların şekil şartını düzenlemekte olduğunu, Davalı-borçlunun sözleşmeye aşırı derecede aykırılık oluşturan davranışı ( cari hesap borcunu vadesinde ödememe, özen borcu maddesinde belirtilen aylık 50 kasakoli ürün satışını gerçekleştirememe ) üzerine herhangi bir ihbar ve ihtara hacet olmaksızın ... sayılı icra takibinin derdest edildiğini, bu vesileyle satış noktası sözleşmesinin fesholunduğunu; ve Satış Noktası Sözleşmesi kapsamındaki hakların kullanıldığını, 13.034,15 cari hesap alacağı ile birlikte 38.135,00 TL Münhasır Satış ve Reklam Yeri Bedelinin talep olunduğunu; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun da davalı-borçlu şirketin sözleşmeye aykırı davrandığı hususunu ispat eder nitelikte olduğunu, Mahkemenin sözleşmenin feshi hususunu yanlış değerlendirdiği gibi Sözleşmenin süre maddesini de yanlış değerlendirdiğini" MÜŞTERİ, 5 yıl olan maksimum sözleşme süresi sonuna kadar taahhüt ettiği kotayı dolduramaz ise, MÜŞTERİ, ...'den aldığı tüm Yatırım Bedellerini tamamlamadığı kota oranında derhal ve nakden ...'ye iade etmekle yükümlüdür." hükmünün, Satış Noktası Sözleşmesi koşullarına uygun davranan müşterilere özgü bir düzenleme olduğunu; Satış Noktası Sözleşmesi'ne aykırı davranan davalı-borçlu şirketin almış olduğu Münhasır Satış ve Reklam Yeri Bedeli'nin tamamını iade ile yükümlü olduğunu,İleri sürerek, yukarıda izah edilen nedenlerle; İstanbul Anadolu 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/03/2022 tarih, 2020/258 E . 2022/295 Karar sayılı ilamına karşı İSTİNAF başvurumuzun kabülü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; taraflar arasındaki satış noktası sözleşmesi genel ve özel şartları kapsamında davalıya ödenen münhasır satış yeri ve yatırım bedelinin iadesi ile sözleşmeden doğan bakiye açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı yan; taraflar arasındaki satış noktası sözleşmesi uyarınca davalının aylık en az 50 kasakoli ürün alım taahhüdünü yerine getirmediği gibi, 1800 kasakoli ürün taahhüdünü de yerine getirmeden ürün alımını kestiğini, ayrıca bakiye açık hesaba konu faturaların bedellerini vadesinde ödemediğini, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, davalıya sözleşmenin başında 38.135,00-TL + KDV olmak üzere 44.999,30-TL nakit yardımı yapıldığını, davalının ayrıca 13.034,15-TL bakiye açık hesap borcu bulunduğunu, 38.135,00-TL KDV hariç nakit yardım bedelinin ve açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe haksız itiraz edildiğini ileri sürmüştür.Mahkemece takip dosyası, taraflar arasındaki sözleşme ve genel şartlar ile özel şartlar, davalı şirket tarafından kesilen münhasır satış yeri ve yatırım bedeli faturası, uyuşmazlık dönemine ilişkin davalının ba formu celbedilmiş, sözleşme ile ilgili olarak davalı şirkete HMK'nun 171 maddesi uyarınca meşruhatlı isticvap davetiyesi tebliğ edilmiş, taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, davalı defterlerini ibraz etmediği için davacı defterleri ve dosya üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu tanzim edilen rapor sonrası, davacı vekiline sözleşmenin feshedildiğine dair delillerini sunmak üzere kesin süre verilmiş, akabinde tahkikat bitirilerek, davacının sözleşmenin 22 maddesine uygun şekilde sözleşmeyi feshettiğini ispat edemediği, sözleşmenin halen ayakta olduğu ve süresinin üç yıl olduğu, bu nedenle taahhüt edilen kotanın dolup dolmayacağının belli olmadığı, münhasır satış yeri bedelinin iadesinin bu nedenle istenemeyeceği, ancak davacının 13.034,15-TL baki açık hesap alacağını talep etmekte haklı olduğu gerekçesi ile davanın 13.034,15-TL yönünden kısmen kabulüne, 38.135,00-TL'lik istemin reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; taraflar arasındaki sözleşmenin üç yıl süreli ve kotalı olduğu, sözleşmenin ya sürenin bitmesi ile veya kotanın dolması ile sona ereceği, toplam kotanın 1800 kasakoli olduğu, ancak sözleşmede ayrıca özen borcu maddesi altında aylık en az 50 kasakoli kota kararlaştırıldığı, sözleşme ile davalının özen borcuna aykırı davranması yahut fatura bedelinin vadesinde ödememesi hallerinin, sözleşmenin aşırı ihlali olarak kararlaştırıldığı, yine bu ihlallerin mevcudiyeti halinde davacıya herhangi bir ihbar veya ihtara gerek kalmaksızın sözleşmeyi fesih yetkisi tanındığı, davalının bakiye fatura borcunu ödememesi ve aylık alım kotasını doldurmadığı gibi ürün alımını kesmesi nedeniyle sözleşmenin feshedildiği, sözleşmenin feshi halinde ödenen nakdi yardımın tamamen iade edileceğinin hüküm altına alındığı, gerekçede belirtilen maddelerin mahkemece hatalı yorumlandığı, davanın tamamen kabulü gerektiği yönündedir.Dava konusu takip dosyası kapsamından, davacının davalı aleyhine 13.034,15-TL açık hesap alacağı, 661,53-TL işlemiş faiz ve 38.135,00-TL munhasır satış yeri ve yatırım bedeli alacağı toplamı 51.880,68-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlattığı, takibe yapılan itiraz üzerinde, işlemiş faiz alacağını dahil etmeksizin 51.169,15-TL asıl alacak için eldeki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.Taraflar arasındaki sözleşmenin süre başlıklı III üncü maddesinin (a) bendinde, sözleşmenin süresinin sözleşmede belirtilen tarihten başlayarak üç yıl süreli ve 1800 kasakoli kotalı olduğu, süre dolmuş olmasına rağmen henüz belirlenen kotaya ulaşılmamış ise sözleşmenin kota doluncaya kadar devam edeceği, süre dolmamış olmasına rağmen kota dolmuş ise sözleşme süresinin tamamlanmış sayılacağı; (b) bendinde sözleşmenin süresi veya kotanın dolması için geçecek sürenin hiçbir şekilde sözleşmenin imza tarihinden itibaren beş yılı geçemeyeceği; (d) bendinde, davacının bir ay önceden davalıya ihbarda bulunmak kaydı ile sözleşmeyi dilediği zaman tazminatsız olarak sona erdirebileceği, bu durumda davalının davacıdan aldığı yatırım bedellerini tamamlandığı kota oranında nakden ve defaten davacıya iade etmekle yükümlü olduğu kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin özen borcu başlıklı IV üncü maddesinde, davalının, davacının ve ürününün haklı isim ve şöhreti ile bağdaşır şekilde satış politikasını tayin edeceğii ve satışların optimum seviyede tutulmasını sağlayacağı, optimum seviyeden kastın satışların aylık en az 50 kasakoli ... grubu ürün satışını gerçekleştirmek olduğu, aksine eylem ve işlemlerin sözleşme ihlali sayılacağı, bu miktarın hesaplanmasında resmi fatura ve irsaliye kayıtlarının esas alınacağı, kayıtlar arasında çelişki bulunması durumunda davacının defter ve kayıtlarında yer alan meblağların esas alınacağı düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin genel şartlar bölümünün sona erdirme başlıklı 18 inci maddesinin 18.1 bendinde, hangi hallerin sözleşmeye aşırı derece aykırılık teşkil edeceği düzenlenmiş olup, 18.1-a bendine göre, emanet cihazların davalıya tesliminden itibaren üç ay içerisinde, davalının sözleşmenin özen borcu maddesinde haftalık/aylık ortalama olarak satmayı taahhüt ettiği miktarda ürün satışını gerçekleştirmemesi veya daha önceden çektiği miktarlara göre gerçekleştiremeyeceğinin davacı tarafından üç aylık süreden önce anlaşılması, ve/veya bu taahhüt ilk üç aylık süre içerisinde gerçekleştirilmiş olmasına rağmen, sözleşmenin geçerliliği süresi içinde herhangi bir dönemde optimum ortalamasının düşmesi ve takip eden bir ay içerisinde özen borcu maddesindeki taahhüde uygun ürün satışı gerçekleştirilememesi halleri; 18.1-e bendinde göre davalının gerekli ödemeleri davacının çıkardığı fatura tarihinden itibaren, iş bu sözleşme maddelerinde yazılı süre içerisinde yapmaması, davacıya verdiği veya ciro ettiği çeklerin bir veya birden fazlasının karşılıksız çıkması, yapılan ödemelerin süresinde olmaması halleri sözleşmeye aşırı aykırılık kabul edilmiştir. Sözleşmenin genel şartlar kısmının 18.2 maddesine göre; sözleşmeye aşırı aykırılık halinde davacı, bu konuda ihtar çekmeye gerek olmaksızın kendi kayıt ve tespitlerine dayalı olarak sözleşmeyi tek taraflı feshedebilecektir. Sözleşmenin 19 uncu maddesine göre akde aykırılık nedeniyle sözleşmenin feshi halinde davalının, herhangi bir ihbar veya ihtara gerek kalmaksızın davacıdan münhasır satış ve reklam yeri bedeli olarak tahsil ettiği bedeli iade edeceği kararlaştırılmıştır. Genel şartların 23 üncü maddesinde, bu sözleşmeye göre gönderilecek tüm ihtar vs bildirimlerin yazılı olarak iadeli taahhütlü mektupla veya tercihen noter marifetiyle yapılacağı düzenlenmiştir. Sözleşmenin özel şartlar kısmında, kasakolilerden hangi ürünlerin bulunduğu kolilerin taahhüt edilen kasakoli hesabında ne şekilde hesaplamaya dahil dahil edileceği, hangi ürünün bulunduğu kolilerden ikisinin hesapta bir koli sayılacağı düzenlenmiş olduğu gibi, özel şartlar kısmının altıncı maddesinde 21 gün vadeli açık hesap şeklinde çalışılacağı, yedinci maddesinde ise davalıya münhasır satış yeri ve yatırım bedeli olarak 38.135,00-TL + KDV ödeneceği düzenlenmiştir. Yine sözleşmenin özel şartlar bölümünde, sözleşme hangi sebeple olursa olsun süresinden önce sona erdiği takdirde davalının, özel şartlar doğrultusunda sağladığı tüm avantaj ve imtiyazları ödeme günündeki rayiç değerleri toplamı herhangi bir ihtara gerek kalmaksızın davacıya iade edeceği kararlaştırılmıştır.Taraflar arasındaki sözleşmenin 01/04/2019 tarihli olduğu, davalının davacıdan 25/05/2019 tarihli 13.034,15-TL tutarlı satış faturası karşılığı ürün aldığı, bunun dışında 19/09/2019 takip tarihine dek başka bir alımının mevcut olmadığı husuları davalının ba formu ile davacı defterleri üzerinde yapılan incelemeden anlaşılmıştır. Ayrıca bu fatura bedelinin takip tarihine dek ödendiğine dair davalı tarafından delil sunulmamıştır. Bu fatura dosyada mevcut olmadığı gibi bilirkişi raporuna da ek yapılmamıştır. Bilirkişi tarafından bu faturaya dayalı olarak, davalının ilk üç ay için aylık elli kasakoli kotayı doldurduğu, ancak tüm sözleşme için belirlenen 1800 kasakoli taahhüdün gerçekleştirilemediği belirtilmiş olup, mahkemece, davacının sözleşmenin 22 maddesinde uygun şekilde yazılı veya noter marifetiyle sözleşmeyi feshetmediği ve sözleşmenin ayakta olduğu gerekçesi ile yatırım bedelinin iadesi talebi reddedilmiştir.Sözleşmenin özen borcu maddesinde düzenlenen aylık 50 kasakoli taahhüdü, davalının davacıdan satın alacağı kasakoli sayısına ilişkin değil, aylık ... grubu ürünlerden en az 50 kasakoli ürünün satışının yapılacağına ilişkin taahhüttür. Dolayısıyla bilirkişi raporunda davacının kestiği faturaya dayalı olarak aylık 50 koli alım taahhüdünün gerçekleştiği yönündeki tespit, sözleşmenin özen borcu maddesinde düzenlenen taahhüde aykırı davranılıp davranılmadığını ortaya koymak için yeterli değildir. Davacı tarafından sözleşmenin, sözleşmeye aşırı aykırılık nedeniyle sona erdirildiği belirtildiğine ve sözleşmenin 19 maddesinde, sözleşmenin 18 maddesinde düzenlenen aykırılık hallerinin varlığı halinde herhangi bir ihbar veya ihtara gerek kalmasızın davacının sözleşmeyi tek taraflı feshedebileceği düzenlendiğine, yine davacının davalı tarafından hem aylık 50 kasakoli ürün satışı taahhüdünün yerine getirilmediği, hem 1800 kasakolilik alım taahhüdü dolmadan ürün alımının kesildiği, hem de vadesinde ödeme yapılmadığı ileri sürüldüğüne, taraflar arasında sözleşme yapıldığı tarihten sonra düzenlenen 25/05/2019 tarihli satış faturası haricinde hem takip hem de dava tarihine dek başkaca bir ticari ilişki bulunmadığına, davalının davacıdan yaptığı ilk alımdan sonra takip tarihine dek yaklaşık dört ay boyunca başkaca bir sipariş vermemiş ve alım yapmamış olmasına, diğer ifade ile davalı tarafından sözleşmenin ifasının eylemli olarak sonlandırılmış bulunmasına, öte yandan tek fatura ile aylık 50 kasakoli ürün satışın yapılması taahhüdünün yerine getirildiği kabul edilse dahi, sözleşmenin özel şartlar kısmında yirmi bir günlük vade ile çalışılacağı belirtilmesine rağmen, 25/05/2019 tarihli fatura bedelinin 19/09/2019 takip tarihine dek ödenmemiş bulunmasına, yani sözleşmenin 18/1-e bendi uyarınca sözleşmenin aşırı ihlali durumunun gerçekleşmiş olmasına, yine davalı tarafından eylemli olarak sözleşme ilişkisini sona erdirmiş olması karşısında, 1800 kasakolilik alım tahhüdünün gerçekleşmeyeceğinin anlaşılmış olmasına, davacının da hem bakiye açık hesap tutarının hem de yatırım bedelinin iadesi amacıyla başlattığı takip ile sözleşmenin sona erdirilmesi iradesini ortaya koymuş bulunmasına göre, artık sözleşmenin sona erdiğinin kabulü gerekirken, mevcut delillere göre taraflar arasındaki ticari ilişkinin kendine özgü niteliği nazara alınmaksızın ve salt sözleşmenin genel şartlar kısmının 22 maddesinde belirtildiği şekilde fesih ihtarı gönderilmediği gerekçesi ile sözleşmenin devam ettiğinin kabulü yerinde olmamış, davacı yanın bu yöndeki istinaf sebebi yerinde bulunmuştur (benzer mahiyette bkz Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 2021/7451 esas, 2022/8416 karar sayılı ilamı). Sözleşmenin özel şartlar kısmında, sözleşme hangi sebeple olursa olsun süresinden önce sona erdiği takdirde davalının, özel şartlar doğrultusunda sağladığı tüm avantaj ve imtiyazları ödeme günündeki rayiç değerleri toplamı herhangi bir ihtara gerek kalmaksızın davacıya iade edeceği kararlaştırılmış olduğuna göre, davacı tarafından davalıya ödenmiş bulunan 38.135,00-TL münhasır satış yeri ve yatırım bedeli tutarının davacıya iadesi gerekmektedir. Mahkemece bu gerekçe ile davanın tam kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde olmamış, davacının istinaf başvurusu bu yönden de haklı bulunmuştur. Sonuç itibariyle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, yapılacak başkaca tahkikat işlemi ve toplanacak başkaca delil bulunmadığından ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurularak davanın kabulüne, davalı tarafından dava konusu takibe yapılan itirazın 51.169,15-TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin diğer koşullarla devamına, davalının hüküm altına alınan alacağın %20 si oranında inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/03/2022 tarih ve 2020/258 Esas 2022/295 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 2- Davanın KABULÜ ile; davalının...sayılı takibine yaptığı itirazın, 51.169,15-TL asıl alacak yönünden İPTALİNE, takibin 51.169,15-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yürütülecek ticari avans faizi ile DEVAMINA 3-Hüküm altına alınan 51.169,15-TL alacağın %20'sine tekabül eden 10.233,83-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:4-Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 3.495,36-TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 614,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.880,66-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvurma harcı, 614,70 TL peşin harç, 1.200,00-TL bilirkişi ücreti, 114,50-TL posta ve tebligat gideri toplamı 1.983,60-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 fıkrasına göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Arabuluculuk aşamasında suçüstü ödeneğinden ödenmesine karar verilen 1.320,00-TL arabulucuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 9-Kullanılmayan gider avansı varsa yatıran tarafa iadesine,
İSTİNAF YÖNÜNDEN:10-Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, 11-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve dosyanın istinafa gidiş dönüş gideri 109,50-TL toplamı 330,20-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 12-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 13-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 13/02/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.