mahkeme 2021/886 E. 2023/1360 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/886
2023/1360
28 Eylül 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/886 Esas
KARAR NO: 2023/1360 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2018/623 Esas - 2019/895 Karar
TARİH: 13/11/2019
DAVA: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 28/09/2023
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili bankanın Kocaeli Şubesi ile davalı ... Ltd. Şti arasında GKS imzalandığını, davalı ...'ün sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığını, kredi ödemelerinin yapılmaması üzerine davalılara Kocaeli ... Noterliği'nin 03/05/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesinin keşide edildiğini ve borcun ödenmesinin talep edildiğini, ödeme yapılmaması nedeniyle İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazların haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenle itirazın iptali ile takibin devamına, davalılar aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, yetkisizlik nedeniyle usulden reddinin gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin genel işlem şartları yönünden geçersiz olduğunu, taraflar arasında geçerli bir sözleşme bulunmadığını, davacının geçersiz bir sözleşmeye dayanarak alacak talebinde bulunamayacağını, davacı banka tarafından belirlenen faiz oranının fahiş olup mutabık kalınan faiz oranı olmadığını, davacının herhangi bir temerrüt, müvekkilinin ekonomik şartlarında bozulma veya başkaca bir sebep olmaksızın gerekçe göstermeden sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini, bu işlemin hukuka aykırı bir işlem olduğunu, sözleşme örneği ibraz edilmediğinden sözleşmelerdeki imzaların sıhhati hususunun taraflarınca değerlendirilemediğini, geçerli bir kefalet sözleşmesinin mevcut olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 13/11/2019 tarih 2018/623 Esas 2019/895 Karar sayılı kararında;"....Alınan bilirkişi ek raporu taraf itirazlarını karşılar nitelikte, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğundan davanın kısmen kabulü ile, davalıların İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına konu alacağa yönelik itirazlarının; ... nolu ticari kredi hesabından kaynaklanan alacak bakımından 248.661,54 TL asıl alacak, 3.219,58 TL işlemiş faiz, 160,98 TL BSMV bakımından iptali ile takibin devamına, asıl alacak bakımından takip tarihinden itibaren yıllık %48 temerrüt faizi işletilmesine, ... nolu tek hesap kredisinden kaynaklanan alacak bakımından 10.278,36 TL asıl alacak, 3,50 TL işlemiş faiz, 1,58 TL BSMV bakımından iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %28,8 temerrüt faizi işletilmesine, ... nolu kredi kartından kaynaklanan alacak bakımından 4.179,57 TL asıl alacak, 75,99 TL işlemiş faiz, 3,80 TL BSMV bakımından iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %28,8 temerrüt faizi işletilmesine, takipten sonra kredi kartı nedeniyle 500,00 TL'nin ödenmiş olduğu anlaşıldından yaplan ödemelerin infazda nazara alınmasına, fazlaya ilişkin kısmın reddine, İİK m.67/2 kapsamında 53.322,58 TL tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir..."gerekçesi ile, Davanın KISMEN KABULÜ İLE, Davalıların İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına konu alacağa yönelik İTİRAZLARININ; 1-... nolu ticari kredi hesabından kaynaklanan alacak bakımından 248.661,54 TL asıl alacak, 3.219,58 TL işlemiş faiz, 160,98 TL BSMV bakımından iptali ile takibin devamına, asıl alacak bakımından takip tarihinden itibaren yıllık %48 temerrüt faizi İŞLETİLMESİNE, 2-... nolu tek hesap kredisinden kaynaklanan alacak bakımından 10.278,36 TL asıl alacak, 3,50 TL işlemiş faiz, 1,58 TL BSMV bakımından iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %28,8 temerrüt faizi İŞLETİLMESİNE, 3-... nolu kredi kartından kaynaklanan alacak bakımından 4.179,57 TL asıl alacak, 75,99 TL işlemiş faiz, 3,80 TL BSMV bakımından iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %28,8 temerrüt faizi İŞLETİLMESİNE, Takipten sonra kredi kartı nedeniyle 500,00 TL'nin ödenmiş olduğu anlaşıldından yaplan ödemelerin infazda nazara ALINMASINA, Fazlaya ilişkin kısmın REDDİNE, İİK m.67/2 kapsamında 53.322,58 TL tazminatın davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, yerel mahkeme kararında usul ve yasaya aykırı olan hususların bulunduğunu, Kararda yer alan anapara/asıl alacak hesaplamalarının hatalı olduğunu, takipte 1.sırada yer alan ... no.lu Ticari Krediden kaynaklanan asıl alacak tutarı 250.901,17-TL olarak talep edildiğini ancak kararda asıl alacak hatalı olarak 248.661,54-TL hesap edildiğini ve karar verildiğini, 03.05.2018 tarihli hesap kat ihtarnamesinin davalı borçlulara 04.05.2018 tarihinde tebliğ edildiğini müvekkili banka tarafından 21.06.2018 tarihinde takip başlatıldığını ve mahkemece yapılan hesaplamada takip tarihine kadar olan faiz alacağının hesap edilmediğini sadece 05.05.2018 temerrüt tarihine kadar faiz hesaplaması yapıldığını, 05.05.2018 ile takip tarihi olan 21.06.2018 arasında oluşan faiz ve eklentilerinden oluşan alacağın hesap edilmediğini ve dikkate alınmadığını, asıl alacağın hesaplamasında hata yapıldığını, diğer krediler bakımından yapılan hesaplamaların ve faiz oranları hususunda yapılan tespit ve değerlendirmelerin doğru olduğunu, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALILAR VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİ İLE, yerel mahkeme kararının eksik olup yeterli inceleme sonucu verilmediğini, yerel mahkeme kararının gerekçeli olmadığını,Yerel mahkemenin kefalete ilişkin itirazları dikkate almadığını ve kefaletin geçersiz olduğunun tespit edilmediğini, müvekkili ...'ün kefaletinin geçersizliğine dair iddiaları değerlendirmediğini, Davacı banka ile kredi borçlusu arasında imzalanan genel Kredi sözleşmesine müvekkili ... açısından asıl borçludan fazla sorumluluk yüklenmesi kefaletin yoklukla malul ve geçersiz olduğu sonucunu doğurmakla bu hususun ibraz edilen sözleşme ile açıkça anlaşıldığı halde yerel mahkemece tespit edilmemesi ve müvekkilinin borçtan 625.000,00.-TL ile asıl borçtan fazla bir meblağla sorumlu tutulmak istenmesinin hukuken kabul edilemez olup kararın kaldırılması gerektiğini,Kredi kartı ve kredili mevduat hesabına müvekkili ...'ün kefaleti olmadığını, bu kredi borçlarından sorumlu tutulamayacağını,Bilirkişi tarafından müvekkili ...'ün; ... nolu kredi kartlarından ... nolu Kredili mevduat/tek hesap kredisi borçlarına kefaleti olduğundan bahisle sorumlu olduğuna hükmettiğini, dosyaya ibraz edilen Kocaeli ...Noterliği 03.05.2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinde ; "Müteselsil kefil ... nolu ve ... nolu krediler sebebiyle müteselsilen sorumludur." şeklinde beyan ile kredi kartları borcundan dolayı kefaleti ve sorumluluğu olmadığı kabul, beyan ve ikrar edildiğini, Taraflar arasındaki sözleşmenin genel işlem şartları yönünden geçersizliğinin incelenmediğini,Hukuken geçerli bir sözleşme mevcut olmadığından sözleşmedeki hükümlerin de dikkate alınmayacağını, ancak yerel mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını,A ) Öncelikle müvekkili ...'ün kefaletine ,B )Davacı bankaca belirlenen fahiş faiz oranını kabul ederek temerrüt faizine hükmedildiğini,C ) Davacı bankaca tek taraflı olarak belirlenen ve makul süre içerisinde müvekkilime bildirilmeyen faiz oranlarını kabul ettiğini, D) Davacı tarafça tek taraflı olarak fesih beyanını dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı kapsamında değerlendirmediğini,Dönem sonu cari hesap eksterelerinin süresinde gönderilmemesi ve kesinleşen bir borç ve temerrüt olmadığının tespit edilememesinin yerinde olmadığını, Kefil aleyhine takip açılması için BK 586. Madde şartları yönünden incelemenin söz konusu olmadığını, Bilirkişinin borç hesaplamalarının hatalı olduğunu, yerel mahkemece hatalı hesaplamalara istinaden karar verildiğini,İleri sürerek yerel mahkeme kararının bozularak kaldırılmasını, dosyanın yeniden incelemeye alınmasını ve yerel mahkemede toplanmayan delillerin toplanması suretiyle talep edilen hususlarda konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasını, davacı-banka tarafından açılan davanın reddine, % 20 icra inkar tazminatı ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, genel kredi sözleşmesi ve kredi kartı sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptaline ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı bankanın Kocaeli Şubesi ile davalı asıl borçlu ... Ltd. Şti arasında 12/06/2015 tarihinde 500.000,00 TL. miktarlı GKS. İmzalandığı, sözleşmeyi davalılardan ...'ün Müteselsil Kefil sıfatı ile imzalamış olduğu ve kefil olunan miktarın 625.000,00 TL. Olduğu, davalı kefil ...'ün diğer davalı asıl borçlu şirketin ortağı ve yetkilisi olduğu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı alacaklı banka tarafından davalı asıl borçlu şirkete ve davalı kefile Kocaeli ... Noterliğinden çektiği 03/05/2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile ... nolu kart sebebiyle 4.697,84 TL., ... hesap nolu kredi mevduat sebebiyle 10.396,49 TL., ... hesap nolu TL. İşletme kredisi sebebiyle 279.244,09 olmak üzere toplam 294.338,42 TL. Nin "Müteselsil kefil ...'ün ... nolu ve ... nolu krediler sebebiyle müteselsilen sorumlu olduğu,'' belirtilerek tebliğden itibaren 24 saat içinde ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin asıl borçlu ve kefile 04/05/2018 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede belirtilen borcun ödenmediği belirtilerek davaya konu icra takibinin başlatıldığı anlaşılmıştır.Davaya konu İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı alacaklının, davalı/borçlular aleyhine 21/06/2018 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi, Ödeme Planları, Hesap Kat İhtarı, Hesap Hareketleri, Banka Hesap Görüntü Ve Kayıtları'na dayalı olarak, ... nolu ticari kredi hesabından kaynaklanan 250.901,17 TL asıl alacak, 3.219,58 TL işlemiş faiz, 160,98 TL faizin %5 gider vergisi olmak üzere toplam 254.281,73 TL'nin ihtarname tarihinden itibaren yıllık %48 temerrüt faizi ile birlikte, ... nolu tek hesap kredisinden kaynaklanan 10.278,36 TL asıl alacak, 31,50 TL işlemiş faiz, 1,58 TL faizin %5 gider vergisi olmak üzere toplam 10.311,44 TL'nin ihtarname tarihinden itibaren yıllık %22,8 temerrüt faizi ile birlikte, ... nolu kredi kartından kaynaklanan 4.179,57 TL asıl alacak, 75,99 TL işlemiş faiz, 3,80 TL faizin %5 gider vergisi olmak üzere toplam 4.259,36 TL'nin ihtarname tarihinden itibaren yıllık %28,8 temerrüt faizi ile birlikte toplam 268.852,53 TL.'nin ...'ün ... nolu ve ... nolu kredilerden sorumlu olduğu belirtilerek tahsilini talep ettiği, davalı/borçluların süresi içerisinde borca, faize ve tüm ferilerine itiraz etmesi neticesinde icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği ve süresi içerisinde itirazın iptali davası açıldığı görülmüştür. Mahkemece bankacı bilirkişiden kök ve 2 ek rapor alınmak suretiyle istinafa konu kararın verildiği anlaşılmıştır.
DAVALILAR VEKİLİNİN İSTİNAF SEBEPLERİ İNCELENDİĞİNDE; Mahkemece alınan bilirkişi raporunda ... nolu kredi kartı borcundan davalı kefil ...'ün asıl borçlu ile birlikte davacı alacaklı bankaya toplam 4.259,36 TL. Borçlu olduğu belirtilip mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda kredi kartı borcundan asıl borçlu davalı şirket ile birlikte davalı kefil ...'ünde sorumlu olduğu belirtilerek hüküm kurulmuş ise de itirazın iptali davasının icra takibine sıkı sıkıya bağlı olduğu ve davacı alacaklı banka tarafından gerek Kocaeli ... Noterliğinden çekilen 03.05.2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinde gerekse davaya konu icra takibinde davalı kefil ...'ün ... nolu ve ... nolu kredilerden sorumlu olduğu belirtildiği halde mahkemece HMK'nun 26/1 maddesinde ifadesini bulan taleple bağlılık ilkesine aykırı şekilde talepten fazlasına hükmedilmesi yerinde görülmemiştir.Davaya konu icra takibinde , ... nolu tek hesap kredisinden kaynaklanan toplam 10.311,44 TL'nin ihtarname tarihinden itibaren yıllık %22,8 temerrüt faizi ile birlikte tahsili talep edildiği halde mahkemece ... nolu tek hesap kredisinden kaynaklanan asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %28,8 temerrüt faizi işletilerek HMK'nun 26/1 maddesinde ifadesini bulan taleple bağlılık ilkesine aykırı şekilde talepten fazla temerrüt faizine hükmedilmesi yerinde görülmemiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda kredi miktarının 625.000,00 TL. Olarak yazıldığı, ve mahkemece verilen karar gerekçesinde de bilirkişi raporu doğrultusunda kredi miktarının 625.000,00 TL. Olarak yazıldığı, oysa dosyaya ibraz edilen GKS örneği incelendiğinde Davacı bankanın Kocaeli Şubesi ile davalı asıl borçlu ... Ltd. Şti arasında 12/06/2015 tarihinde 500.000,00 TL. miktarlı GKS. İmzalandığı, sözleşmeyi davalılardan ...'ün Müteselsil Kefil sıfatı ile imzalamış olduğu ve kefil olunan miktarın 625.000,00 TL. Olduğu, davalılar vekili bilirkişi raporlarına karşı verdiği itirazlarını içerir beyan dilekçesinde TBK 589/1madde gereğince de kefilin kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktar ile sorumlu olduğu ancak bu miktarın hiçbir şekilde asıl borç tutarını geçemeyeceğinin düzenlendiğini, kredi sözleşmesinde kefilin sorumlu olduğu miktar kredi miktarından fazla olduğundan kefaletin geçersiz olduğu ileri sürülüp itiraz edildiği halde gerek mahkemece alınan ek bilirkişi raporlarında gerekse mahkemece verilen karar gerekçesinde bu itirazın değerlendirilmediği ve bu itirazın istinaf sebebi olarak ileri sürüldüğü anlaşılmıştır.HMK' nın 297/2 maddesine göre mahkemenin tarafların taleplerinin her biri hakkında karar vereceği düzenlenmiş olup, yine 297/1-c. fıkrasına göre gerekçe yazılması zorunlu bulunmaktadır. HMK' nın 297. maddesine uygun olarak verilmeyen kararın istinaf aşamasında denetlenmesine imkan bulunmamaktadır. Takip tarihinden sonra dava tarihinden önce kredi kartına 500.000,00 TL. Ödeme yapıldığı anlaşılmakla, davacı bankanın davaya dayanak takip ile yapılacak olan ödemelerin BK.md.100 hükmü uyarınca öncelikle faiz ve masraflara mahsup edilmesini istediğini açıkça beyan ettiği, bu doğrultuda mahkemece TBK. 100 hükmü gözetilerek kredi kartı borcundan kaynaklı dava tarihi itibariyle davacı bankanın alacağının tesbit edilip buna göre karar verilmesi gerekirken yukarıdaki şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Genel Kredi Sözleşmesinin Temerrüt Faizi Başlıklı 10. Maddesinde; ''...Müşteri, temerrüdün doğduğu tarihten itibaren fiili ödemeyi gerçekleştirdiği güne kadar geçecek günler için bankaca tespit edilmiş en yüksek kredi faiz oranının yıllık %50 fazlası olarak hesaplanacak oranda temerrüt faizini ödeyecektir..., hükmü düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki ticari nitelikteki genel kredi sözleşmesinde temerrüt faizinin ne şekilde belirleneceği açıkça gösterilmiştir. Temerrüt faizi oranının tespiti yönünden davacı bankanın T.C. Merkez Bankası'na bildirdiği kredi faizi oranı üzerinden değil, bilirkişi tarafından yerinde inceleme yapılarak, banka kayıtları incelenip dava konusu kredi için bankanın temerrüt tarihindeki emsal kredilerde fiilen uygulanan en yüksek faiz oranı belirlenip taraflar arasındaki sözleşmeye göre uygulanması gereken temerrüt faizi oranı saptanarak buna göre temerrüt faizi uygulanması gerekmektedir. (Yargıtay 19. HD 2018/2511 Esas 2019/3854 Karar) Bu durumda mahkemece, bankacı bilirkişi görevlendirilmek suretiyle, banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaptırılarak, yukarıdaki açıklamalar kapsamında ve davalılar vekilinin cevap ve bilirkişi raporuna yönelik verdiği itirazlarda değerlendirmek suretiyle ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. HMK.nın (Değişik:22/07/2020-7251/35md.)353/1-a6 maddesinde; "Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması." hali, kararın kaldırılarak, dosyanın mahkemesine iadesi sebepleri arasında gösterilmiştir. Dairemizin kararı doğrultusunda davacı vekilinin istinaf sebepleri bu aşamada değerlendirilmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine, Dairemizin kararı doğrultusunda davacı vekilinin istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına yönelik karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalıların istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/11/2019 tarih ve 2018/623 Esas - 2019/895 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Dairemizin kararı doğrultusunda davacının istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, karar harçlarının iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 28/09/2023 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.