mahkeme 2021/2273 E. 2024/650 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/2273
2024/650
4 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/2273 Esas
KARAR NO: 2024/650 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2016/551 Esas - 2019/606 Karar
TARİHİ: 10/10/2019
DAVA: Hisse Paylarının Tespiti ve Tescili
KARAR TARİHİ: 04/04/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacılar vekili dava dilekçesi ile; davalı ... ile müvekkillerinin murisi ... kardeş olup, yaklaşık 20 yıl önce ... Tic.Ltd.Şti'ni kurduklarını, hisse ve gelir paylaşımının % 50-%50 olduğunu, şirket müdürlüğü görevini davalı ...'in yürüttüğünü, ... vefatından sonra müvekkilerinin miras kalan şirket hisselerinin kendi adlarına tescili için şirkete başvurduklarını, ancak şirket müdürü ve hissedarı olan davalılardan ...'in bu işlemlerin yapılmasını engellediğini, ...'in kızı ... adına "... Tic. A.Ş." isimli bir şirket kurduğunu, müvekkillerinin hissedarı oldukları 20 yıllık davalı şirket ... Tic. Ltd. Şti'nin tüm işlerini, işçilerini ve araç ve gereçlerini kızı adına kurduğu şirkete aktardığını ve davalı şirketin içini boşaltmaya çalıştığını, müvekkillerinin bugün itibariyle hukuken hissedarı bulundukları davalı şirketin hiçbir hakkından yararlanamadıklarını, davalı şirketin 2014 yılı Olağan Genel Kurulu'nun müvekkillerinin murisi ... vefat ettikten çok sonra yapıldığını ve müvekkillerinin bu genel kuruldan haberdar edilmediklerini beyanla öncelikle şirketi zarara uğrattığı açık ve net olan şirket müdürü davalı ...' in yönetim ve temsil görev ve yetkisinin tedbiren kaldırılarak ihtiyati tedbir yoluyla müdür ataması yapılana kadar davalı şirkete kayyum atanmasına, külli halefiyet gereği varis müvekkillerinin müteveffa ... intikal eden miras paylarından kaynaklı davalı şirkette olan hisselerinin tespiti ile bu hisselerin ticaret siciline tesciline, davalı şirketin malvar1ığının tespiti ile malvarlıklarının 3.kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili şirket tarafından TTK madde 596 ve 597'ye göre davacıların şirketteki garçak pay değerinin belirlenmesi konusunda İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/275 Esas sayılı davasını ikame ettiğini, bu davada müvekkili şirket lehine karar çıkması halinde davacıların sadece mahkemede belirlenen ... hisse değerlerini alabileceklerini, yani şirkete paydaş olamayacaklarını, anılan dosyanın bu davada bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, müvekkili ... ' in hisselerinin değerinin ne olduğunun tespitini bizzat kendilerinin istediğini ve mahkemece belirlenecek değer üzerinden devir almaya talip olduğunu, görüldüğü üzere, şirketin içini boşaltmak değil, aksine şirketin gerçek değerinin tespitini müvekkillerinin istediğini, bu nedenle şirketin içinin boşaltılması iddiasının tamamen mahkemeyi yanıltma amacı ile yazıldığını, şirketin halen bir müdürü olduğunu, müdürünün bulunduğu yerde şirkete kayyum atanmasını istemenin yerinde olmayacağını, davacıların genel kurula bizzat katıldıklarını, hazirun cetvelini imzaladıklarını beyanla davacının tedbir isteminin reddi ile tespit edilecek somut kanıtlara dayalı mesnetsiz, yersiz iş bu davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 10/10/2019 tarih ve 2016/551 Esas - 2019/606 Karar sayılı kararında; "... Tüm dosya ve deliller birlikte değerlendirildiğinde açılan dava; Limited Şirketinde miras yolu ile devir alınan şirket hisselerinin tespiti ve tescili istemine ilişkindir. Davacıların murisi ... 06/01/2015 tarihinde vefat etmiş olup davalı şirketin % 50 ortağı konumundadır.Davacılar da ...'in mirasçıları olup dosyada bulunan veraset ilamı ve ticaret sicil kayıtları ile bu hususlar sabittir. Davalı şirketin diğer ortağı olan davalı ... şirket müdürü olarak 25/11/2015 tarihinde 2015/2 ortaklar kurulu kararı alarak davacıların hisselerinin pay defterine işlenmesi talebini reddetmiş hatta bu hisselerin gerçek değerinin tespiti için İstanbul 6.ATM 2016/275 E.sayılı dosya ile dava açtığı tespit edilmiştir. Fakat TTK 596/1 mad.göre "esas sermaye payının miras, eşler arasındaki mal rejimine ilişkin hükümler " veya icra yoluyla geçmesi halinde tüm haklar ve borçlar, genel kurulun onayına gerek olmaksızın esas sermaye payını iktisap eden kişiye geçer, denilmek suretiyle davacıların miras paylarına ilişkin hisselerin doğrudan intikal söz konusu olduğu için genel kurul onayına ihtiyaç bulunmadığı ayrıca yine TTK 596/2 mad.göre iktisabın öğrenilmesinden itibaren 3 ay içerisinde payın geçtiği kişiyi onaylamanın reddedilebileceği ve yine TTK 596/4 Mad.göre 3 ay içinde açıkça ve yazılı olarak bu reddin yapılmaması durumunda onay verilmiş sayılacağı düzenlenmiş olup her ne kadar davalı ... 14/11/2015 tarihli ortaklar kurulu toplantısında iktisabı öğrendiğini beyan etmiş ise de vefat eden muris ... kardeşi olması, ayrıca Maliye, SGK ve ticaret sicil yönünden şirketin devamını gerektiren işlemlerin devam ettiği, 14/11/2015 toplantı tarihine kadar iktisabın veya mirasçıların bilinmemesinin hayatın olağan akışına ters olduğu, dürüstlük ilkesi ile bağdaşmadığı, vefat tarihi olan 06/01/2015 tarihi ile 14/11/2015 toplantı tarihi arasında herhangi bir iktisap eden kişilerin reddine dair karar alınmadığı hatta 14/11/2015 tarihli ortaklar kurulu toplantısında davacıların toplantıya katılarak oy kullandıkları, davalı şirket tarafından davacıların tanınıp kabul edilmiş olduğu, bu süreçten sonra 25/11/2015 tarihinde şirket pay defterine davacıların kaydedilmesinin reddine karar verilmesinin mümkün olmadığı, TTK 596/1 mad ve doğrudan intikal hükümleri gözetildiğinde davacıların miras payları oranında hesaplanan hisseleri uyarınca ortaklık hisselerinin tespiti ve tescili talebinin ve davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile; "Davanın KABULÜNE, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ... sicil nosunda kayıtlı ... Tic. Ltd. Şti'nin Muris ortağı ... intikal eden miras payları oranında davacılar ...'in %12,50, ... %18,75, ...'in %18,75 oranında hisse paylarının tespiti ile tesciline, kararın icrası için İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne bilgi verilmesine," karar verilmiş ve verilen karara karşı davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı .... Tic. Ltd. Şti. vekili 19/08/2021 tarihli istinaf dilekçesi ile; davanın davacılarının ..., ..., ... olduğunu, davalı tarafta ise ayrı ayrı ... ve ... Tic. Ltd. Şti. bulunduğu halde, taraflarınca hüküm kurulmadan önce mahkemeye hitaben yazdıkları 04.10.2019 günlü mazereti de içeren dilekçede, davanın davalılarından ...'in vefat ettiğinin bildirildiğini, davaya merhum müvekkili davalı ...'in mirasçılarının dahil edilmesi zorunluluğu ve lüzumuna rağmen hüküm kurulmasının doğru olmadığını, kararın bu yönüyle usule ve yasaya aykırı olduğunu, davalı ... Makina San. Tic. Ltd. Şti.'nin 25.11.2015 tarih ve 2015/2 sayılı kararı ile TTK 596/2. maddesi gereğince mirasçıların miras payları arasında muris ... payları için pay defterine kayıt talebinin reddedildiğini ve alınan bu karara istinaden davanın davalısı davalı ... Tic. Ltd. Şti. tarafından İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/275 E. sayılı dosyası ile şirket hisselerinin değerinin tespiti davasının ikame edildiğini, pay değerlerinin şirketçe rayiç değer üzerinden satın alınmasına karar verildiğini, Mahkemece bu dava dosyasının bekletici mesele yapılması talebinin reddine karar verilerek anılan hükmün kurulmasının doğru olmadığını, kararın bu yönüyle de usul ve yasaya aykırı olduğunu;İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/275 E. - 2019/1022 K. sayılı 24.12.2019 günlü mahkeme kararında, şirketçe verilen 25.11.2015 tarih ve 2015/2 sayılı kararın yasal süresinde olduğu, TTK'nın 596/2. maddesi kapsamında pay defterine davacıların kayıt talebinin reddine ilişkin kararın da yerinde bulunduğu açıklamasına yer verildiğini, böylece şirket hisselerinin değerinin tespiti yoluna gidildiğini, bu durumda, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi kararının TTK 596/2. maddesi gereğince kullanılan hakkı ortadan kaldırıcı mahiyette bulunduğundan ve İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/275 E. sayılı dava dosyasında verilen kararı ile de çelişkili bulunduğundan bahisle o karara aykırı verilmiş olan Yerel mahkeme kararını istinaf etme zorunluluğunun hasıl olduğunu beyanla istinaf Yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, TTK'nın 596. maddesi uyarınca mirasen intikal eden limited şirket hisselerinin tespiti ve mirasçılar adına tescili talebine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; yargılama sırasında davalı ...'in vefat ettiği ve bu durum Mahkemeye bildirilmesine rağmen taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulduğu, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/275 Esas sayılı dosyası ile TTK'nın 597. maddesi uyarınca açılan hisselerin gerçek değerinin tespiti talepli davada Mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, bu kararın neticesinin beklenmemesi sebebiyle kararlar arasında çelişki oluştuğuna ilişkindir. Dosya kapsamı üzerinde ve Uyap sisteminden talep edilen inceleme yetkisi ile yapılan incelemeye göre; davalı ...'in Mahkemenin karar tarihinden önce 05.06.2019 tarihinde vefat ettiği, müteveffa ve davalı şirket vekili tarafından sunulan 04.10.2019 tarihli mazeret dilekçesi ile bu durumun Mahkemeye bildirildiği, Mahkemece müteveffa davalı yönünden taraf teşkili sağlanmayarak ölü kişi hakkında hüküm kurulduğu, davalı şirket tarafından İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/275 Esas sayılı dosyası ile bu davanın davacılarına karşı TTK'nın 597. maddesi uyarınca, mirasen intikal eden hisselerin değerinin tespiti talebi ile dava açıldığı ve anılan dosyada 24.12.2019 tarihli karar ile davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 55. maddesi uyarınca; taraflardan birinin ölümü hâlinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Bununla beraber hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir. 165. maddesi uyarınca ise; bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise Mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir.Somut olaya dönüldüğünde; Mahkemece yargılama sırasında vefat eden davalı ...'in mirasçılarının mirası red süreleri beklenerek sonucuna göre işlem yapılması, taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devam edilmesi, kabule göre de davalı ...'e yöneltilen dava yönünden olumlu/olumsuz bir karar verilmesi gerekirken açıklanan hususlar yerine getirilmeksizin davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.Açıklanan nedenlerle davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-4 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ... Tic. Ltd. Şti.'nin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile; İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/10/2019 tarih ve 2016/551 Esas 2019/606 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a4 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde bu davalıya iadesine, 3-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 4-Artan gider avansı olması halinde, avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 5-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 04/04/2024 tarihinde HMK'nın 353/1-a4 maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.