mahkeme 2021/1619 E. 2023/2089 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/1619
2023/2089
28 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1619 Esas
KARAR NO: 2023/2089 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2019/1052 Esas - 2021/655 Karar
TARİH: 08/07/2021
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 28/12/2023
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkil firmanın makineleri davalı sigorta şirketine sigortalattığını, ... model ... cihazın Turbo moleküler pompasında hasar meydana gelmesiyle hasar dosyası açtırıldığını, ekpertiz raporuna göre değişimin gerektiğinin bildirildiğini, ancak sigorta şirketinin kullanımdan kaynaklanan yıpranmanın teminat kapsamında kalmadığından ödeme yapılmadığını, bunun üzerine makinenin yetkili servisle yapılan görüşmede, sürekli kullanımdan kaynaklanan dolayı arızanın oluşmasının mümkün olmadığının değerlendirildiği, tekrar sigorta şirketi ile görüşme yapıldığını ve ödemenin reddedildiğini, müvekkil firma, hasarın karşılanmaması nedeniyle farklı bir serviste pompanın değiştirildiğini, poliçe kapsamında olan parça nedeniyle ödeme yapılmadığından, 10.000 TL maddi tazminat ve faizi ile birlikte yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davacının faturaya dayalı olarak açılması gereken miktarın belli olmasına karşın belirsiz alacak davası açtığından davanın reddi gerekeceğini, buna benzer Anadolu 1.ASTM nin 2018/913-2019/273 E-K sayılı dosyasıyla usulden red kararı verildiğini, poliçenin teminat limitinde olmadığından davanın reddi gerekeceğini, davacı yanın aldığı görüşün 3. Kişiler tarafından aldırılmayıp cihazın bakım ve onarımını yapan firmadan aldırıldığını, bunun da dayanak kabul edilemeyeceğini, firma bünyesinde olmayan bağımsız eksperce aldırılan raporda, zaman ve mutad kullanımın teminat kapsamında olmadığının bildirildiğinden davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 08/07/2021 tarih 2019/1052 Esas 2021/655 Karar sayılı kararında; ".....Dosyaya sunulan sigorta poliçesi incelendiğinde paket sigorta poliçesi olduğu ve Elektronik Cihaz Klozunun da poliçeye dahil edildiği, sigortalının davacı olduğu, Elektronik Cihaz Teminat dışı hallerin düzenlendiği ve sigortalı eşyanın mutad kullanılmasından doğan aşınma ve yıpranmalardan kaynaklanan bozulmaların teminat dışı hallerden olduğu, birbiriyle uyumlu ekspertiz raporu ve bilirkişi teknik raporuna göre oluşan arızaların teminat dışı hallere uygun düştüğü anlaşılmakla davanın reddi gerekmiştir...."gerekçesi ile, Davanın REDDİNE, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, yerel mahkeme kararının hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, Davanın hükmüne etki edecek 10.06.2019 tarihli yetkili servis raporlarının aslının sunulmasına rağmen dikkate alınmadığını, yerel mahkemece gerekçeli kararında “ davacı taraf her ne kadar bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde teknik servise ait görüş yazısını sunmuş ise de teknik servisten ilgili evraklar istenmiş ve servisin 12/04/2021 ve 28/06/2021 tarihli cevap yazılarında bahsedilen görüş yazısı gönderilmemiş ve 04/04/2019, 21/03/2019 ve 25/02/2019 tarihli teknik servis raporları gönderilmiştir. Bilirkişi heyeti ikinci ek raporunda anılan servis raporlarını incelemiş, sonuç olarak arızanın ekspertiz raporunda belirtildiği gibi mutad kullanımdan kaynaklanabileceği belirtilmiştir.” bu şekilde belirtildiğini, (T.C. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 1978/3710 K. 1978/5090 T. 26.6.1978) Yerel mahkeme yetkili servis olan ... Laboratuvarına bu yazının kayıtlarında olup olmadığı da sormadığını, kararın eksik ve hatalı incelemeye dayalı olarak hükme etki edecek deliller göz önüne alınmadan verildiğini, Yetkili servisin 10/06/2019 tarihli raporunda; “ Turbomoleküler pompalar üretim itibariyle uzun ömürlü cihazlardır. ... A.Ş.’de bulunan ... model ... cihazının MS bölümünde yer alan turbomoleküler pompanın kaynağı bilinmeyen, çözülmemesi halinde devamında MS bölümünün diğer parçalarına hasar vermesi muhtemel bir arızası meydana gelmiştir. Pompa ana parçalardan birisi ve tek parça olduğundan dolayı komple değişimi yapılmıştır. Cihazın bulunduğu laboratuvarın topraklama hattı, regülatörü vb. elektrik dalgalanmalarına neden olacak her türlü arızaya karşı önlemleri bulunmakta olup, mutad kullanımdan kaynaklı yıpranmaların önüne geçmek için cihazın bakımları düzenli olarak yapılmaktadır. Arızanın mutad kullanım, toz ve kir birikmesi gibi durumlardan dolayı oluşmasının mümkün olmadığı tarafımızca değerlendirilmektedir.” şeklinde inceleme ve değerlendirmede bulunulduğunu, Yerel mahkeme tarafından delil ibrazı için kesin süre verilmediğini, kesin sürenin sonuçlarının da hatırlatılmadığını, (T.C. YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ E. 2007/8728 K. 2008/11893 T. 27.10.2008) İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın kabulüne, hükmün kaldırılması yerine davanın yerel mahkemede tekrar görülmesine karar verilirse hükmün bozulmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, ... Paket Sigorta Poliçesinden kaynaklanan sigorta tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut olayda davacı taraf, davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı, ... poliçe numaralı ... Paket Sigorta Poliçesine konu ... seri numaralı ... model ... cihazda meydana gelen hasarın sigorta teminatı kapsamında davalıdan tahsili talep edildiği, davalı taraf ise, davacı yana ait cihazdaki hasarın zamana ve mutad kullanıma bağlı olarak ana milin yataklanmasının bozulması, milin eğilmesinden kaynaklandığından poliçe teminat limitleri kapsamı dışında kaldığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, makine mühendisi ve sigorta bilirkişilerinden oluşan heyetten kök ve 2 ek rapor alınmak suretiyle istinafa konu kararın verildiği anlaşılmıştır. Davacı taraf her ne kadar istinaf dilekçesinde delil ibrazı için kesin süre verilmediğini ileri sürmüş ise de mahkemece 13/07/2020 tarihli celsede ön inceme duruşmasının yapıldığı, aynı tarihli duruşmanın 1 nolu ara kararı gereğince taraflara HMK. 140/5 mad uyarınca dilekçelerinde gösterdikleri ancak henüz sunmadıkları belgeleri varsa mahkemeye sunmaları ve başka yerden getirilecek belgeler varsa celbi için gerekli açıklamaları yapmaları için 2'şer hafta kesin süre verilmesine, aksi halde o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarının ihtarına karar verilip hazır olan taraf vekillerine ihtarat yapıldığı anlaşıldığından davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. HMK'nın 146. maddesine göre hakim delillerden davanın yeterince aydınlandığı kanaatine varırsa tahkikatı bitirebilir. Bu hükümle birlikte bilirkişi heyetinden alınan ek rapordaki tesbitler ve ilk derece mahkemesince gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulduğu da gözetildiğinde; mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davacı vekilinin yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak eksik inceleme ile karar verildiğine yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. HMK 282 maddesinde "Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir," yasal düzenlemesi yer almaktadır. Davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri yargılama aşamasında verilen itiraz ve beyan dilekçeleri ile de ileri sürülmüş, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda ve mahkemece verilen hüküm gerekçesinde bu iddialar ve itirazlar değerlendirilmiştir. Davacı taraf her ne kadar istinaf dilekçesinde teknik servise ait 10/06/2019 tarihli raporun incelenmediğini ileri sürmüş ise de, bu yazının ...A.Ş. Firması adına ... tarafından davacı taraftan ... adına talep üzerine düzenlenmiş görüş içerdiği, mahkeme gerekçesinde de belirtildiği üzere mahkemece teknik servisten ilgili evraklar istenmiş ve servisin 12/04/2021 ve 28/06/2021 tarihli cevap yazılarında bahsedilen görüş yazısı gönderilmemiş ve 04/04/2019, 21/03/2019 ve 25/02/2019 tarihli teknik servis raporları gönderilmiştir. Bilirkişi heyeti ikinci ek raporunda anılan servis raporlarını incelemiş olup bilirkişi ikinci ek raporunda gönderilen 04/04/2019, 21/03/2019 ve 25/02/2019 tarihli servis formlarında itiraz dilekçesinde belirtilen söz konusu görüş yazısı içeriğindeki gibi dava konusu sigortalı parçanın mutat kullanım dolayısıyla arıza yapmadığını belirten bir ifadenin bulunmadığının belirtildiği, bilirkişi kök ve ek raporları birlikte değerlendirildiğinde, sigortalı emtianın üretim tarihinin 2013 olduğu, davacı sigortalı tarafından 2017 yılında 2. El olarak alındığı, ürünün ekonomik ömrü, teknik özellikleri, pompalama işlemi, yüksek performanslı 3 fazlı bir elektrik motoru ile çalıştırılan yüksek hızlı bir türbin ile dönmekte olup, mevcut tesbitlere göre zamana ve mutat kullanıma bağlı olarak ana milin yataklamasının bozulması, milin eğilmesi gibi nedenlerle arızanın oluşmuş olabileceği, arızanın ekspertiz raporunda belirtildiği gibi mutad kullanımdan kaynaklanabileceği, bu durumda hasarın poliçe teminat kapsamı dışında kaldığı belirtilmiştir. İlk Derece Mahkemesine sunulan deliller, hükme esas alınan bilirkişi rapor içeriğindeki tespitler ışığında mahkemece davanın reddine yönelik verilen hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, mahkemenin kabul ve gerekçesine yönelik davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 210,55 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 28/12/2023 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.