Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2026/146
2026/172
2 Şubat 2026
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/146
KARAR NO: 2026/172
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:16/09/2025
NUMARASI:2023/561 2025/633
DAVA:Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ:25/08/2023
İSTİNAF KARAR TARİHİ:02/02/2026
Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA:Davacı vekili; müvekkilinin hastanelerde özellikle yoğun bakım ve ameliyathane bölümlerinde kullanılan tıbbi malzemeleri üreterek yurt içi ve yurt dışında bulunan hastanelere tedarik ettiğini,taraflar arasında, 01.01.2023 tarihli Kargo taşıma sözleşmesi akdedildiğini,sipariş üzerine üretilen üretilen tıbbi malzemelerin kargo alıcısına teslim edilmek üzere davalıya teslim edildiğini ancak ürünlerin taşıma sırasında ıslandığını, ıslanma nedeniyle ilaçların steril özelliğini kaybettiğini ve kullanımının mümkün olmadığının tespit edildiğini, söz konusu ürünler üretildikten sonra Sağlık Bakanlığı'nın UTS sistemine kaydedilmesi nedeniyle sistemden bertaraf edilmesi gerektiğinin bildirildiğini, ürünlerin bertaraf edilmesi gerektiğinden ürünlerin kullanılamaz hale geldiğinin tespiti için İstanbul 2. ATM nin 2023/268 D.İş sayılı dosyası ile tespit yaptırılmış olup,yapılan tespit ve inceleme neticesinde hazırlanan bilirkişi raporunda ürünlerin ıslanma nedeni ile bertaraf edilmesi gerektiğinin tespit edildiğini, kargoda taşınan ürün bedelinin 53.560,70- TL yine kargo taşıma ücreti 1.448,87- TL olduğunu, ürünlerin müvekkili şirket tarafından usulüne uygun şekilde ambalajlanarak sağlam bir şekilde kargo şirketine teslim edildiğini belirterek; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile ürün bedeli için 500- TL kargo nakliye ücreti için 50- TL olmak üzere toplam 550- TL tazminatın ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
TALEP ARTIRIM:Davacı vekilinin 08.07.2025 tarihli talep arttırım dilekçesi sunarak dava değerini 54.959,57-TL'ye çıkarmıştır.
CEVAP:Davalı vekili; davacının istemiyle yapılan, İstanbul 2. ATM''nin 2023/268D.İş sayılı dosyasındaki tanzim edilen bilirkişi raporunun kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili şirketin taşıma sözleşmesinden kaynaklanan bütün edimlerini eksiksiz şekilde ifa ettiğini,ürünlerin taşıma sırasında zarar gördüğünün ispatlanması gerektiğini, ürünlerin kapalı ambalaj içinde teslim edildiğini, bu durumda ilgili gönderilerde bulunduğu iddia edilen ürünlerin taşıma faaliyeti sırasında hasar gördüğünün ispatının gerektiğini, ancak davacının uyuşmazlığa konu ürünlerin müvekkili şirket tarafına sağlam bir şekilde teslim ettiğini ispatlayamadığını, davacının bahse konu gönderilerin içeriğini ve müvekkili şirket tarafına sağlam bir şekilde teslim edildiğini ispat edememesi göz önünde bulundurulduğunda, zarar gördüğü iddia edilen ürünlerin taşıma faaliyeti sırasında zarar gördüğü iddiasının kabul edilemeyeceğini belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; taraflar arasında süreklilik arz eden taşıma sözleşmesi bulunduğunu, hasara uğrayan kargoların içeriği tıbbi malzeme olup davacı tarafından alıcıya düzenlenen 11.05.2023 tarih ... nolu 53.560,70-TL tutarlı faturanın mevcut olduğunu, ilgili kargolar davalı firmanın ... şubesi tarafından alıcıya ıslak ve hasarlı olarak götürüldüğü, şube personeli ve alıcıyla birlikte düzenlenen durum tespit tutanağı "kargolar açılmaya başlandığında tıbbı malzemeler yağmur nedeniyle kolilerinin ıslanması neticesinde ürünlerin her ne kadar hasarlı olmadığı görülse de kolilerin kuruması nedeniyle sterilizasyon özelliğini kaybettiği belirtilmektedir. Islanma nedeniyle kolilerde patlaklık mevcuttur." şeklinde olduğunu, hasarlı kolilerin fotoğraflarının incelenmesinde ıslanma nedeniyle kolilerde oluşan deformasyonların net olarak belli olduğunu, içeriği tıbbi malzeme olan emtiaları davalının ... Şubesine orjinal sağlam ve yeterli ambalajlı şekilde teslim ettiği, emtiaların teslimat yeri ... şubesi tarafından götürüldüğünde yağmur nedeniyle kolilerin ıslandığı ve ıslanma nedeniyle kolilerde patlaklıkların tespit edildiğini, bu durumun alıcıyla birlikte durum tespit tutanağıyla kayıt altına alındığını, alıcı tarafından ıslanma nedeniyle emtiaların sterizasyon özelliğini kaybetmesi nedeniyle emtiaların teslim alınmamasıyla emtiaların davalı taşıyıcının sorumluluğunda iken taşıma sürecinde ıslanarak hasarlandığının sübuta erdiğini, davalı taşıyıcının gerekli tedbir ve önlem almadan yağmur nedeniyle ıslanmasına sebebiyet vererek hasara uğratması davranışlarının pervasızca bir davranış olarak niteleneceğinden TTK 886'ncı madde kapsamında sınırlı sorumluluk hakkını kaybedeceğini, emtiaların değeri 53.560,70-TL 'yi tazmin etmesi gerekeceğini, ıslanan ürünlerinin kullanımının sağlık açısından sorun oluşturacağı tespitini içeren rapora itibar edilerek ürün bedeli ile 1.448,87-TL navlun bedeli olmak üzere toplam 55.009,57-TL'nin 21.07.2023 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili; gönderilerin, müvekkili şirkete kapalı ambalaj içinde teslim edildiğini, ürünlerin taşıma faaliyeti sırasında hasar gördüğünün ispatı gerektiğini, davacının ürünleri sağlam teslim ettiğini ispatlayamadığını, ambalaj sorumluluğu her ihtimalde gönderene ait olup buna bağlı bir durumdan müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, hasarın ambalaj kaynaklı olduğunu, gönderici, gönderi içeriğini olası hasarlardan koruyacak bir şekilde ambalaj yapmakla yükümlü olduğunu, TTK'nın 862. maddesi gereği gönderinin ambalajlanmasında gönderici müşteri sorumlu olduğunu, kargonun bu denli hassas içeriği sahip olduğundan müvekkili şirketin haberdar olmadığını, durum tespit tutanağında,kolilerin hasarlı olmadığının görüldüğünü, kolilerde patlaklık bulunması hususunda, koli içerisinde özel ambalajında muhafaza edilen tıbbi malzemelerin tamamının zayi olduğuna dair kanaatin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili şirketin özel bir taşıma taahhüdü bulunmadığını, bu denli hassas içerikli ürünler kargoya verildi ise bu hususta göndericinin de basiretli bir tacir gibi davranmadığı kabul edilmesi gerektiğini ,yapılan incelemelerde ıslanma kaynaklı olarak tüm ürünlerin bozulduğu tespit edildiğini, zararın paket içeriğinin tamamında oluşmamış olsa dahi paket içeriğinin tamamının kullanılmaz haldeymiş gibi sayılması yönünde değerlendirmelerde bulunulduğunu, bu denli hassas, özellikli taşınması ve ambalajlanması gereken bir ürünün standart kargo taşımasına verilmesi en basit ifadeyle davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığının göstergesi olduğunu, TTK’nın 886/1 maddesi sorumluluğu sınırlama hakkının istisnaları düzenlendiğini, zarara kasten veya pervasızca sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcının bu hükümden yararlanamayacağı açıkça ifade edildiğini ancak kanun koyucu maddede geçen “pervasızca ve zararın gerçekleşebileceği bilinciyle hareket” ibaresinin tek bir kavram olarak değerlendirilmesini ve kasta eşit bir kusur olarak yorumlanmasını gerektiğini de belirttiğini, burada kastedilen davacıya karşı bilerek işlenen kötü niyetli hareket olduğunu, müvekkili şirketin taşıma yapmak gibi olumlu bir amaca hizmet ettiğini ve karşılığında ücret hak ettiği düşünüldüğünde dava konusu emtiaların hasarlanmasında kastının bulunmadığını, taşıma konusu ürün içeriğinin tıbbi materyal olduğunu ve buna özgü taşıma işlemi yapılması gerektiğinin müvekkili şirkete bildirilmediğini, bilirkişi heyeti taşıma hukuku alanında inceleme yapmadığından bilirkişi raporunun hüküm vermeye elverişli olmadığını, uyuşmazlığın taşıma hukukuna hakim, alanında uzman bir bilirkişi tarafından değerlendirilmesi gerektiğine yönelik itirazlarının mahkeme tarafından dikkate alınmadan hüküm verildiğini, davaya konu zarar, davacı şirketin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmeyerek yeterli, koruyucu nitelikte ambalajlama yapmaması sebebiyle gerçekleştiğini, müvekkili şirketin kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava;davacı ile davalı taşıma şirketi arasında 01.01.2023 tarihinde akdedilen taşıma sözleşmesi kapsamında taşınan tıbbi ürünlerin taşıma sırasında ıslanarak kullanılamaz hale gelmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini ve ödenen navlun bedelinin iadesi istemine ilişkindir.Taraflar arasında 01.01.2023 tarihli sürekli gönderim yapan anlaşmalı müşteriler için düzenlenen Kargo Taşımacılığı Sözleşmesi akdedilmiştir.Davacı tarafından 11.05.2023 tarihinde Davalı ... A.Ş’ nin ... şubesinden ... fatura ... Gönderi kodu ile Merkez/Afyonkarahisar adresinde bulunan dava dışı ... adına, adrese teslim hizmet seçenekli 29 koli toplam 333,210 KG/DESİ olarak kargo gönderimi yapılmıştır.6102 sayılı TTK nın 875/(1) maddesinde "Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur." 876'ncı madde uyarınca ,Taşıyıcı ancak "Zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur." şeklindedir. 879'uncu maddeye göre de; "Taşıyıcı kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin, görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur."Taşıyanın sorumluluğu TTK nın 882'nci maddesinde düzenlenmiş olup , zayi olan eşyanın brüt ağırlığının her bir kilogramı başına 8.33-SDR ile sınırlanmıştır.TTK nın 886(1) maddesinde yer alan "Zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz"şeklinde düzenlenmiştir."... Davalı vekili hasarın taşıma sırasında gerçekleştiğini davacının ispat edemediğini ileri sürmekte ise de ;kargo alıcıya ulaştığında alıcı ve taşıyıcı şirket kargo şubesi yetkilileri teslim anında düzenlenen "Durum tespit tutanağında" yağmur nedeniyle kolilerin ıslandığı ve kuruduğu,ıslanma nedeniyle kolilerde patlaklıkların tespit edildiği" gibi kolilerin durumu fotoğraflanarak dosyaya sunulmuştur.Kolilerin ıslanıp kuruduğu ve patladığı tesbit edilmiştir.Davalı vekili taşınan ürün konusunda taşıtanın bilgi verilmediği ileri sürülmüş ise de; davacının süreklilik arz eden taşımaları için taraflar arasında taşıma sözleşmesi akdedilmiş,davalı taşıyıcıya alıcı adına düzenlenen e-irsaliye teslim edilmiş e-irsaliyede taşınan ürünün tıbbi malzeme olduğu bellidir.Ürünlerin dış ambalajında ... ile steril edildiği, doğrudan gün ışığına maruz kalmaması ve 5-35°C aralığında muhafaza edilmesi ve paketin ıslanmaması gerektiği yazılıdır. Tüm ürün özellikleri 11.05.2023 tarihli e-irsaliyede yazılıdır. Taşıma sırasında e-irsaliyenin kâğıt çıktısının araçta bulundurulması zorunludur. Eğer araç içerisinde kâğıt çıktı yok ise bu belgenin elektronik ortamda anlaşılabilir bir şekilde görüntülenmesi gerekmektedir. Davalı vekilinin taşınan ürün niteliğinden haberdar olmadıklarına ilişkin itirazı haklı olmadığı gibi, teslim sırasında emtiada hasar bulunduğuna ilişkin bir tesbiti, ihtirazı kaydı mevcut olmadığından tüm emtianın davalı taşıyıcı tarafından sağlam teslim alındığının kabulü gerekir. Davalı vekili ambalajın dışında tesbit edilen bozulma nedeniyle ambalaj içindeki ürünlerin tamamının hasarlı kabul edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğu ileri sürülmekte ise de tek tek her bir ürünün ne kadar ıslandığını tespit etmek mümkün olmadığı gibi alınan kök ve ek bilirkişi raporu içeriği, delil tesbiti raporunda; "Tek tek her bir ürünün ne kadar ıslandığını ve kontamine olduğunu tespit etmenin mümkün ve anlamlı olmayacağı; ürünlerin üzerinde sıvı ile temas ettiğine dair bir iz görülmese dahi steril olduğuna kesin olarak karar verilemeyeceği için, lot mantığı ile, sıvı sebebi ile deforme olan kolideki tüm ürünlerin sterilitesini kaybettiği kabul edileceği; tıbbi malzemenin sterilitesinin bozulduğu durumda insan hayatını riske sokması muhtemel olduğu;" yönünde tespit yapılmış olup steril edilmiş ürünlerin teker teker kontrolünün sağlanamayacağı, ambalaj içindeki her bir paketin kullanılabilir olduğunu kabul mümkün olmadığı,ürünlerin üzerinde sıvı ile temas ettiğine dair bir iz görülmese bile steril olduğuna kesin olarak karar verilemeyeceği için ürünlerin tamamının steril olmadığı kabul edileceği, tıbbi malzemenin steril olmadığı durumda insan hayatını riske sokması sözkonusu olacağından aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde değildir.Emtia tam ziya kabul edilmelidir.TTK nın 882(1) maddesi gereğince taşıyıcının sorumluluğu kg başına 8.33-SDR ile sınırlıdır. Bilirkişi raporunda yapılan sınırlı sorumluluk hesabında ürünün brüt ağırlığının 333,21 kg olduğu, 333,21 X 8,33 SDR= 2.775,63 SDR nin ürünün taşınmak üzere teslim edildiği tarihteki (11.05.2023) geçerli olan TCMB Bülten No:2023/91'e göre 1 SDR= 26,3395-TL olduğundan (2.775,64 X 26,3395)= 73.108,95-TL sorumluluk sınırı hesaplandığından davalı taşıyıcı gerçek zarardan sorumlu olacağından kusurunun derecesinin ,ağır kusurlu olması veya olmamasının sonuca bir etkisi bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle ;naylon paketlerde bulunan steril emtianın içine konulduğu dış ambalajın ıslanarak kolilerin deformasyona uğradığı belirlendiğinden davalının emtianın zarara uğrayacağını öngörebilecek tedbirli bir taşıyanın özenini göstermediği TTK nın 880(1) maddesi uyarınca fatura değerinin gerçek zararı teşkil ettiği,ürünlerin kontamine olması nedeniyle tıbbi tedavi gören hastaları hayatı tehlikeye atabilecek bir risk nedeniyle emtianın tamamının zayi olduğunun kabulü ile, TTK nın 880(3) maddesi uyarınca navlun bedelini iadesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından , karara yönelik istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 3.757,70-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 940-TL harcın mahsubu ile kalan 2.817,70-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan 60-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/02/2026
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.