Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/208
2025/238
13 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2025/208
KARAR NO:2025/238
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:19/12/2024
NUMARASI:2024/348 Esas - 2024/790 Karar
DAVA:Şirketin İhyası
İSTİNAF KARAR TARİHİ:13/02/2025
Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı tasfiye memuru ... tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA:Davacı vekili, müvekkilinin, ... Şti nezdinde kuryecilik yaparak geçimini sağladığını, müvekkilinin 01.03.1999 tarihinde işe başladığını, 22.05.2000 tarihine kadar da çalışmaya devam ettiğini, işverenin yanından askerlik nedeni ile ayrıldığını, müvekkilinin sonradan öğrendiğine göre işveren müvekkilinin girişini 01.11.1999 yılında yaptığını, halbuki müvekkilinin 01.03.1999 - 22.05.2000 tarihine kadar bir fiil davalı iş yerinde kuryecilik yaptığını, 02.11.1999 - 22.05.2000 tarihleri arası işveren nezdinde tam gün ve bilfiil çalıştığının tespiti ile çalışma süreleri boyunca ödenmeyen ... primlerinin ödenmesi için İstanbul 36 İş Mahkemesi'nin 2023/207 esas sayılı dosyası ile hizmet tesbiti davası açtığını,yargılama sırasında "şirketin tasfiyesinin sona erdiği 26.07.2002 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydı terkin edilmiştir." şeklinde işveren şirketin ticareti terk ettiği anlaşıldığından şirketin ihyası için dava açılmak üzere süre verildiğini beyanla; davanın kabulü ile ... Ltd Şirketinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:1-Davalı Tasfiye memuru ...; şirketi 09.01.1998 tarihinde kurduklarını, bu tarih itibariyle firmada kendilerinin de bir fiil kurye olarak çalışarak 04/09/2000 tarihinde tasfiye işlemlerine başladıklarını, iş yerini 2000 yılının Mayıs ayında fiilen kapattıklarını, kendisi ve diğer ortak olan kardeşinin ücretli olarak başka firmalarda çalıştıklarını, kendisinin ve kardeşinin emekli olduklarını ve herhangi bir ticari faaliyetlerinin olmadığını, Tasfiyenin 2. İlanı 16/07/2001' tarihinde, 3. ilanın 23/07/2001' tarihinde yayınlandığını,şirketin alacaklısı/borçlusu olmadığından tasfiyenin 26/07/2002 tarihinde tamamlandığını, tasfiye hükümlerine istinaden yasal olarak bütün gerekliliklerini yerine getirdiğini ve tasfiyesini tamamladığını,ekonomik krizden dolayı şirket mali sıkıntıya girdiğini, çalışanları ve paydaşlarını mağdur etmemek için borcunu/alacağını kapatıp, kendini yasal olarak sonlandırdığını, üzerinden 24 yıl geçmiş bir işlemde zaman aşım süreleri gözetilmeksizin, yasal süreç işletilerek yapılan tasfiye işlemlerinin kaldırılması için böyle bir dava açılması yasal olmadığını beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2-Davalı ... vekili; tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, Henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, bu yapılmadan şirketlerin tasfiye süreci sonuçlandırılıp, bakiyeler mevcut pay sahiplerine dağıtılmadan şirket kayıtları sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün tespit etmesinn mümkün olmadığını, TTKnın 545/1’maddesinde düzenlendiği üzere, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yapmış olup, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesi kanuna aykırı olacağını,olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan uyuşmazlıkda Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabının tasfiye memurları olduğunu, bu nedenle, “yasal hasım” konumunda bulunan müvekkilinin, “yargı giderinden" sorumlu tutulamayacağını beyanla; müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece, ihyası istenen Tasfiye Halinde ... Şti. hakkında İstanbul 36. İş Mahkemesi'nin 2023/207 esas sayılı takip dosyası yönünden ek tasfiye işlemlerinin yapılması için ihya kararı verilmesinde davacı tarafın hukuki yararı bulunduğunu, davalı tasfiye memuru ... davada zorunlu hasım konumunda olduğunu, davanın kabulü ile ihyası istenen Tasfiye Halinde ... Şti'nin son tasfiye memuru ...'ın ücretsiz olarak tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün iş bu davada zorunlu yasal hasım konumunda olduğunu, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, yargı gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olmaması gerektiğini. davalı tasfiye memurunun eksik tasfiye yapması nedeniyle davanın açılmasına neden olduğundan yargı giderlerinden sorumlu tutulması gerektiğinden davanın kabulüne, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü' nde ...-... sicil numaralı Tasfiye Halinde ... Şti'nin İstanbul 36 İş Mahkemesi'nin 2023/207 esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere TTKnın 547 maddesi gereğince ihyasına,tasfiye memuru atanmasına ,yargı giderinin davalı tasfiye memurundan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı tasfiye memuru ...; verilen kararın Yargıtay emsal kararlarına uygun olmadığını, şirketin limited şirket olduğunu, 6102 sayılı TTK, 213 sayılı VUK, 5520 sayılı Kurumlar Vergi Kanununun tasfiye hükümlerine istinaden yasal olarak bütün gerekliliklerini yerine getirdiğini ve tasfiyesini tamamladığını, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 81. ve 82. maddelerinde de bu tasfiyenin usulsüz olmasıyla ilgili bir mesnet bulunmadığını,kanuna aykırılık ve muvazaalı işlem olmadığını, ekonomik krizden dolayı şirket mali sıkıntıya girdiğini, çalışanları ve paydaşlarını mağdur etmemek için borcunu kapatıp, kendini yasal olarak sonlandırdığını, kendi menfaatleri için art niyetli olarak açılan İstanbul İş Mahkemesindeki dava mesnetsiz, SSGS Kanunundaki zamanaşımı maddelerine aykırı ve mahkemelerin iş yükünü arttırmakta, zaman ve maddi kayba neden olduğunu, üzerinden 24 sene geçmiş ve ...'den yararlanmak düşüncesiyle, gerçek olmayan, yasal olarak zaman aşımına uğramış itirazın mahkeme tarafından reddedilmesi gerektiğini, tarafının mağdur edildiğini, bu sebeplerden dolayı kararın kaldırılmasına talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava; tasfiyesi tamamlanarak sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir. TTK'nın 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının,... üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir.Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Ticaret Sicil kayıtlarında Tafiye Halinde ... Şt'nin tasfiyesinin sona erdiği 26/07/2002 tarihinde tescil edilerek sicil kaydının terkin edildiği, şirketin İstanbul 36.İş Mahkemesinin 2023/207 esas sayılı dosyada taraf olduğu; terkin edilen şirket hakkındaki davada taraf teşkili tamamlanabilmesi için davacının ihya talebinde hukuki yararı bulunmaktadır.HMK'nın 326-(1) maddesi gereğince; kanunda yazılı haller dışında, yargı gideri davada haksız çıkan taraftan alınmasına karar verilir. Tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumlu olup dava da haksız çıkan davalı tasfiye memuru aleyhine yargı giderine hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur. Açıklanan nedenlerle, şirketin sınırlı ihyasına, tasfiye memuru atanmasına, eksik tasfiye yapması nedeniyle davalı tasfiye memuru aleyhine yargı gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesinde isabetsizlik olmadığı, her ne kadar gerekçeli kararın hüküm fıkrasındaki şirketin iflas tasfiye sonucu terkin edildiği belirtilmiş ise de maddi hatanın mahallinde düzeltilebileceği değerlendirilerek davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Tasfiye memuru ... istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davacı tarafça yapılan 370-TL istinaf yargı giderinin tasfiye memurundan alınarak davacıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/02/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.